Yerel Haberler
Yozgat
Flamingo akını bozkırı renklendirdi
05 Mart 2024 Salı - 15:09 Flamingo akını bozkırı renklendirdi Yozgat’ta tarımsal sulama amaçlı kullanılan Gelingüllü Barajı, yüzlerce flamingoya ev sahipliği yapıyor. Hava sıcaklığının mevsim normalleri üzerinde seyretmesiyle baraja akın eden flamingolar, eşsiz görüntüleriyle bozkırı renklendirdi. Göçmen kuşların göç rotasında yer alan Yozgat’ta flamingolar tarımsal sulama amacıyla kullanılan Gelingüllü Barajı’na bu yıl erken geldi. Hava sıcaklığının mevsim normalleri üzerinde seyretmesiyle yüzlerce flamingo barajı mesken tuttu. Baraja gelen yüzlerce flamingonun bir kısmı burada dinlenip beslendikten sonra tekrar koloniler halinde göç yolculuğuna devam ederken, bir kısmı da barajda kalıyor. Doğal güzellikleriyle görenleri kendilerine hayran bırakırken flamingoların bulunduğu Gelingüllü Barajı’na gelen vatandaşlar ve fotoğraf sanatçıları da anı ölümsüzleştirmek için fotoğraf çekiyor. Flamingolar dışında birçok kuş türünü de bünyesinde barındıran Gelingüllü Barajı, kartpostalları aratmayan görüntüler oluşturuyor. Bölge halkından Seyit Uslu, bu yıl flamingoların baraja erken geldiğini söyleyerek, “Hava şartlarının iyi gitmesi nedeniyle bu sene flamingolar baraja erken geldi. Kuşlar her sene buraya geliyorlar ve köyümüze renk katıyorlar. Kuşları görmek için köyümüze dışarıdan gelenler de bu manzarayı fotoğraflıyorlar, biz de onları görünce seviniyoruz” dedi.
Flamingo akını bozkırı renklendirdi
05 Mart 2024 Salı - 14:58 Flamingo akını bozkırı renklendirdi Yozgat’ta tarımsal sulama amaçlı kullanılan Gelingüllü Barajı, yüzlerce flamingoya ev sahipliği yapıyor. Hava sıcaklığının mevsim normalleri üzerinde seyretmesiyle baraja akın eden flamingolar, eşsiz görüntüleriyle bozkırı renklendirdi. Göçmen kuşların göç rotasında yer alan Yozgat’ta flamingolar tarımsal sulama amacıyla kullanılan Gelingüllü Barajına bu yıl erken geldi. Hava sıcaklığının mevsim normalleri üzerinde seyretmesiyle yüzlerce flamingo barajı mesken tuttu. Gelingüllü Barajı’na gelen yüzlerce flamingonun bir kısmı burada dinlenip beslendikten sonra tekrar koloniler halinde göç yolculuğuna devam ederken bir kısmı da barajda kalıyor. Doğal güzellikleriyle görenleri kendilerine hayran bırakırken flamingoların bulunduğu Gelingüllü Barajı’na gelen vatandaşlar ve fotoğraf sanatçıları da anı ölümsüzleştirmek için fotoğraf çekiyor. Flamingolar dışında birçok kuş türünü de bünyesinde barındıran Gelingüllü Barajı, kartpostalları aratmayan görüntüler oluşturuyor. Bölge halkından Seyit Uslu ise bu yıl flamingoların baraja erken geldiğini söyleyerek, “Hava şartlarının iyi gitmesi nedeniyle bu sene flamingolar baraja erken geldi. Kuşlar her sene buraya geliyorlar ve köyümüze renk katıyorlar. Kuşları görmek için köyümüze dışarından gelenler de bu manzarayı fotoğraflıyorlar, biz de onları görünce seviniyoruz” dedi.
Hayatını bu işe adadı, dağ dağ gezip yabani meyve ağaçlarını aşılıyor
04 Mart 2024 Pazartesi - 11:12 Hayatını bu işe adadı, dağ dağ gezip yabani meyve ağaçlarını aşılıyor Yozgat’ta yaşayan Abdullah Cırık, 9 yıldır doğadaki yabani ağaçları meyve vermesi için gönüllü olarak aşılayarak çevreye ve insanlara faydalı olmaya çalışıyor. Yozgat’ta devlet hastanesinden emekli olduktan sonra kendisini doğaya adayan 63 yaşındaki Abdullah Cırık, 9 yıldır dağ, taş ve orman alanlarını gezerek yabani ağaçları meyve vermesi için aşılıyor. Her yıl 100’lerce ağacı aşılayan Cırık, güz mevsiminde budayıp bakımını yaptığı yabani ağaçları ilkbahar mevsiminde aşılayarak ağaçların kaliteli meyve vermesini sağlıyor. Bu işi kendisine görev edinen Cırık, aşıladığı ağaçların meyve verip hayvan ve insanların faydalandığını gördüğünde ise mutlu oluyor. Doğayı çok sevdiğini ve canlılar için faydalı işler yapmak için yabani ağaçları 9 yıldır aşıladığını söyleyen Abdullah Cırık, “Yozgat’ta devlet hastanesinde çalıştıktan sonra emekli oldum. 9 yıldır bu aşı işleriyle uğraşıyorum. Doğadaki yabani armut, elma ve erik ağaçlarına iyi meyveler, merhem ağaçlarına da kiraz ve vişne aşılıyorum. Her gün olmasa da 3-4 güne bir doğada dolaşıyorum. Doğayı çok seviyorum. Bu işleri doğadaki hayvanlar ve insanlar yesin diye gönüllü olarak yapıyor. Yalnız piyasada bu işi yapmıyor. Yılda ortalama 100 tane aşı yapıyorum. Güz mevsiminde doğadaki ağaçların budamasını yapıyorum ve ağaçları hazırlıyorum, bahar mevsiminde de aşı zamanı gelince bu ağaçları aşılıyorum. Bu işi severek yapıyorum, aşılarımın tutma oranı da yüzde 90 civarında. İngiliz dili geçme ve yarma aşı yapıyorum, genellikle tutuyor.” dedi. İkamet ettiği eski TOKİ konutlarında bulunan ormanlık alandaki meyve ağaçlarını da aşıladığını belirten Cırık, “İkamet ettiğim bölge ormanlık alana sınır olduğu içi oralardaki ağaçları da aşılıyorum, komşularımız da oradaki ağaçlardan faydalanıyor. Onların da hayır duasını alıyorum” şeklinde konuştu.
Yozgat’ta kış kuraklığı çiftçiyi endişelendiriyor
01 Mart 2024 Cuma - 14:21 Yozgat’ta kış kuraklığı çiftçiyi endişelendiriyor Şubat ayında hava sıcaklığının mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi ve kuraklık nedeniyle Yozgat’ta çiftçiler, verim kaybı endişesi yaşıyor. Kentte ocak ve şubat aylarında yağışların yetersizliği çiftçileri verim konusunda endişelendiriyor. Çiftçiler Mart, Nisan ve Mayıs aylarında beklenilen yağışın gerçekleşmemesi halinde üretimde verimin düşeceğini ve kendilerini zor günlerin beklediğini düşünüyor. Yozgat Ziraat Odası Başkanı İsmail Açıkgöz, kış ve ilkbahar mevsiminde yeterince yağış olmadığı takdirde çiftçinin verim kaybının yüksek olabileceğini söyleyerek, “Yağışın durumuna göre verim kaybı yüzde 100’de olabilir, yüzde 50’de. Şu an buğday ve arpada köklenmede sıkıntı yok, güz yağmurlarıyla köklenme oldu ancak kışın kar yağmadığı için tarım arazilerinde bir su kaybı var. İnşallah mart, nisan ve mayıs yağmurlarıyla bunu telafi edebiliriz. Geçen yılın bu dönemindeki yağışı görürsek sıkıntısız bir şekilde bu yılı geçiririz ama yağış olmazsa ister istemez verim kaybı büyük olur. Bunun tereddüdü içerisindeyiz, şu an çiftçimiz gübre atarken bile tereddüt ediyor. Mart ayında yağış bekliyoruz bu açığı bu şekilde atlatacağımızı düşünüyoruz” dedi. "Kuraklık had safhada, korkuyoruz" Divanlı Mahallesinde çiftçilikle uğraşan Mikail Avcı ise yağış yetersizliğinin kendilerini endişelendirdiğini belirterek, “Yağlık ay çekirdeği ve nohut ekmek için tarlamı hazırlıyorum. Kuraklık had safhada, korkuyoruz. Şubat ayı yağışsız geçti, normalde bu ay da bu tarlaya girmek mümkün bile değildi. Nisan ve Mayıs aylarında yağış olmazsa halimiz çok kötü olur” şeklinde konuştu.
İnşaat işiyle uğraşıyordu, oğlunun tavsiyesi ile sera kurup üretime başladı
29 Şubat 2024 Perşembe - 11:08 İnşaat işiyle uğraşıyordu, oğlunun tavsiyesi ile sera kurup üretime başladı Ankara’da inşaat yapı malzemeleri işiyle uğraşan Ömer Durak, organik tarım okuyan oğlunun yönlendirmesiyle memleketi Yozgat’a gelerek 2 dönüm alana kurduğu serada üretim yapmaya başladı. Uzun süre Ankara’da inşaat yapı malzemeleri işi ile uğraşan Ömer Durak, Bartın Üniversitesi organik tarım bölümünden mezun olan ve eğitimini sürdüren oğlunun tavsiyeleriyle tarıma yönelme kararı aldı. Memleketi Yozgat’ın Sarıhacılı Mahallesine dönen ve geçen yıl 2 dönüm alana kendi imkanlarıyla 2 sera kuran Durak, burada hem oğlunun toprakla ilgilenip tecrübe kazanmasını sağlıyor hem de yetiştirdikleri ürünleri satarak aile bütçelerine destek oluyor. Yılın 8 ayında domates, biber, patlıcan, kabak, marul, salatalık ve yeşil soğan üreten Durak, ürettiği ürünleri halk pazarında vatandaşa sunuyor. Bu yıl devlet desteğinden faydalanmayı düşünen Durak, sera alanını genişleterek üretimi artırmayı da hedefliyor. “Oğlum tecrübe kazansın diye serayı kurduk” Organik tarım alanında eğitimini sürdüren oğlunun tecrübe kazanması hem de ekonomik gelir elde etmek için sera kurduklarını belirten Durak, “Geçen yıl yaklaşık 2 dönüm alanda bu serayı kurduk, ilk ürünlerimiz domates, patlıcan, kabak, biber oldu. Yazın da pazarda bu ürünleri kendi imkanlarımızla sattık. Şu an da kış mevsiminde kıvırcık, marul ve yeşil soğan üretiyorum, onları da direkt halk pazarlarında müşterilerimizin hizmetine sunuyorum. Ankara’da kendi firmam var ve dekorasyon işleri yapıyorum. Toprağa ilgim olduğu için şu an toprakla uğraşmayı tercih ettim ve kendi imkanlarımla sera kurdum. Profillerini kurup naylon brandasını çektim, hepsini ben yaptım. Burayı getiri amacıyla kurdum ancak oğlumun kendisini toprakta daha geliştirmesi ve tecrübe kazanması için böyle bir çalışma yaptık” dedi. “Devlet desteğinden yararlanıp alanımızı genişleteceğiz” Serada yılda 8 ay üretim yaptıklarını ve verimin çok iyi olduğunu da anlatan Durak, “Uzman Eller Projesi’nden faydalanmak için başvuru yaptık, destek çıkarsa seramızı bir dönüm daha genişleteceğiz. Bu zamana kadar devlet desteğinden faydalanmamıştık ama şu an faydalanıp alanımızı genişleterek üretimi artırmayı düşünüyoruz” şeklinde konuştu.