Yerel Haberler
Yozgat
Bu çadır sayesinde hayvan sayısını 2 katına çıkardı
26 Aralık 2023 Salı - 10:19 Bu çadır sayesinde hayvan sayısını 2 katına çıkardı Konya Ovası Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığının (KOP), “Portatif Çadır Ağıl” desteğiyle küçükbaş hayvan sayısını 300’den 580’e çıkaran üretici Abdullah Eroğlu (55), çadır ağıl sayesinde hayvanlarına daha konforlu ve sağlıklı barınma imkanı sağlıyor. Konya Ovası Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığınca, küçükbaş hayvan yetiştiriciliğinde anaç sayısının artırılıp üreticinin teşvik edilmesi ve kırmızı et üretimindeki küçükbaş hayvan payının artırılması amacıyla hazırlanan "Portatif Çadır Ağıl" projesi çerçevesinde 2017 yılında Yozgat’ta 139 üreticiye çadır ağıl desteği verildi. 2019 yılında Portatif Çadır Ağıl projesinden yararlanan Sarıkaya ilçesine bağlı Çatak köyünde küçükbaş hayvan yetiştiriciliği yapan Abdullah Eroğlu, bu proje ile hem hayvan sayısını artırdı hem de hayvanlarının daha konforlu ve sağlıklı bir şekilde barınmasını sağladı. “Hayvan sayım arttı” 4 yıl önce Sarıkaya İlçe Tarım ve Orman Müdürü Süleyman Doğan öncülüğünde "Portatif Çadır Ağıl" projesine başvurduğunu ve devlet desteğinden yararlandığını söyleyen Abdullah Eroğlu, “Benim 300 koyunum vardı, şimdi koyun sayımı 580’e çıkardım. İnşallah bu sayıyı daha da artırmayı düşünüyorum. Çadır ağıl bana çok büyük avantaj sağladı, bu çadır olmasaydı ne bu sayıya çıkabilirdim ne de hayvancılık yapabilirdim. Bu iş kapalı sistemle olmuyor, birçok sıkıntı meydana geliyor, temizliği bile çok zor oluyordu. Şimdi çadır ağılla temizliğini çok kolay yapabiliyoruz ve daha sağlıklı. Bu çadır ağılı yazın da kışında kullanabiliyorum. Yazın koyunlarım burada dinleniyor kışın da rahatlıkla koyunlarımı çadır ağılda besliyorum. Koyunlarımı daha da çoğaltmak için bu çadıra ihtiyacım var. 4 yıl önce çadır ağıl bana 13 bin liraya mal olmuştu, o zamanlar normalde 55-60 bin liraydı ama devlet desteği ile 13 bin liraya temin ettim. İlçe tarım müdürümüze çok teşekkür ediyorum, bana büyük katkıları oldu” dedi. “Üretici desteklenmeli” Türkiye’de hayvancılığın devam edebilmesi için üreticinin desteklenmesi gerektiğini de belirten Eroğlu, “55 yaşında kendimi bildim bileli ben hayvancılık işi ile uğraşıyorum. Bizim hayvanımız hiç eksik olmadı. İnşallah çocuklarıma da bu hayvancılığı miras bırakırım, bu memleketin bu hayvancılığı yapacak insanlara ihtiyacı var. İthal ile bu iş olmaz. Üretmemiz lazım, biz hep birlikte üreteceğiz. Üreticiyi desteklememiz lazım ki bu hayvancılık devam edebilsin” şeklinde konuştu.
67’lik buluşçu, YHT hatları için lazerli anti güvenlik sistemi oluşturdu
25 Aralık 2023 Pazartesi - 11:31 67’lik buluşçu, YHT hatları için lazerli anti güvenlik sistemi oluşturdu Yozgat’ın Sarıkaya ilçesinde 30 yıldır evinin bodrum katındaki atölyesinde enerji ve güvenlik sistemleri üzerine geliştirdiği birbirinden ilginç projelere bir yenisini daha ekleyen elektrik ustası Yasin Alparslan (67), Yüksek Hızlı Tren Hattı (YHT) için lazerli anti güvenlik sistemi geliştirdi. Sarıkaya ilçesine bağlı Kürkçü köyünde yaşamını sürdüren ve evinin bodrum katına kurduğu atölyesinde enerji ve güvenlik sistemleri üzerine birçok proje geliştiren Yasin Alparslan, köyünde ‘buluşçu’ olarak anılıyor. 30 yıl önce Ankara’dan köyüne dönen ve elektrik işleriyle uğraşan Alparslan, işinden arta kalan boş zamanlarında da kurduğu atölyede enerji ve güvenlik sistemleri üzerine çalışmalar yürüttü. Ömrünün yarısını proje üreterek geçiren Alparslan, hırsızlık olaylarına karşı evlere çelik ağ pencere sistemi ve ayakkabı hırsızlıklarına karşı da korumalı alarm projesi üretti. Kendi ürettiği yakıttan yüzde 60 tasarruf sağlayan kalorifer sistemi de geliştiren Alparslan, bunun yanı sıra kapkaç olaylarına karşı çanta ve güvenlik robotları geliştirdi. Demir yollarında doğal afetlerde ya da herhangi bir engelde yolcuların zarar görmemeleri için YHT hatlarına lazerli anti güvenlik sistemi de geliştirerek prototipini yapan Alparslan, kurulacak sistem sayesinde olumsuz bir durumla karşılaşılması halinde yaklaşık 5 kilometre mesafeden makinist uyarılacak. İlerleyen yaşına rağmen evinin bodrum katında projelerine devam eden Alparslan, sahip çıkılması halinde daha iyilerini de yapabileceğine inanıyor. “Yüzde 60’a varan tasarruf sağlıyor” Çocukluğunun Ankara’da geçtiğini ve memleketi Yozgat’ın Sarıkaya ilçesine 30 yaşlarında döndüğünü belirten Yasin Alparslan, köylerde elektrik tesisatı yapmaya başladığını söyledi. Doğal ve yapay hareketten elektrik enerjisi üreten makineler yaptığını da ifade eden Alparslan, “En çok enerjili güvenlik sistemleri üzerine çalıştım. Ayrıca ısıtma ile ilgili geliştirdiğim bir sıvı sistem var onunla da dereceye girdim. Bu sistemle seralarda, konutlarda ısınma olarak değerlendiriyorum. Yüzde 60’a varan bir hayli de tasarruflu oluyor” dedi. “5-10 kilometreden uyarı veriyor” Meydana gelen tren kazalarından esinlenerek demir yolları hattı için proje geliştiren Alparslan, “Dünya genelinde tren kazaları oluyor, çok üzülüyoruz. Günlerce bu iş için proje hazırladım. Yeni kazandırılan hızlı tren için de projeler hazırladım. Herhangi bir doğal afet ya da trenin önündeki engelleri haber vermek üzere tren için anti güvenlik sistemi yaptım. Lazer sistemli 5-10 kilometre mesafeli. Bu sistemle hem trafikte hem de hızlı trende kazalar en aza indirilecek, minimuma indirecek” şeklinde konuştu.
Akdağmadeni Belediyesi’nde ek zam sevinci
19 Aralık 2023 Salı - 14:05 Akdağmadeni Belediyesi’nde ek zam sevinci Akdağmadeni Belediyesi tarafından belediye bünyesinde çalışan 147 işçiye piyasa durumu göz önünde bulundurularak yüzde 55 oranında ek zam yapıldı. Akdağmadeni Belediye Başkanı Uzm. Dr. Nezih Yalçın’ın talimatıyla Belediye bünyesinde çalışan Akdağmadeni Belediyesi, işçilerinin maaşına, piyasa durumu göz önünde bulundurularak, toplu sözleşme dönemi olmamasına rağmen ek zam yapıldı. Yapılan bu ek zamlar ile birlikte belediyede çalışan en düşük işçi maaşı net 20 bin lira oldu. Düzenlenen toplantıda işçilerle bir araya gelen Akdağmadeni Belediye Başkanı Uzm. Dr. Nezih Yalçın, ilçelerinde gerçekleştirdikleri vizyon projelerinde ve çalışmalarında işçilerin inkar edilemez emeğiniz olduğunu söyledi. Bundan sonraki süreçte de aynı özveri ve gayretle, birlik beraberlik içerisinde çalışmalarına devam edeceklerini dile getiren Yalçın, "İmkanlar ölçüsünde işçilerimize en iyi şartları sunmaya gayret ediyoruz. Piyasa durumu dikkate alarak, yapmış olduğumuz planlamalar doğrultusunda toplu sözleşme dönemi olmamasına rağmen toplamda 147 işçimizin maaşına yüzde 55 oranında zam yapma kararı aldık. Ek zam düzenlemesinin çalışanlarımıza hayırlı uğurlu olmasını diliyorum’" dedi. Toplu sözleşme dönemi olmamasına rağmen böyle bir sürprizle karşılaşan işçiler büyük sevinç yaşarken yetkili sendika temsilcileri Abdullah Kocaman ve Kasım Yaman "Emek ve alın terimize her daim sahip çıkarak bizleri hiç bir şekilde zor durumda bırakmayan, desteklerini esirgemeyen Belediye Başkanımız Nezih Yalçın’a çok teşekkür ediyoruz" şeklinde konuştular. Toplantı sonunda Başkan Yalçın’a işçiler adına teşekkür plaketi taktim edildi.
Düşük maliyetle yüksek kazancın yolu, kaz üretimi
18 Aralık 2023 Pazartesi - 11:49 Düşük maliyetle yüksek kazancın yolu, kaz üretimi Dünya genelinde oldukça önemli düzeyde bir pazar potansiyeli ve ihracat imkânına sahip olan kaz yetiştiriciliğinin önemine değinen Yozgat Bozok Üniversitesi Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Akif Boz, ülke ekonomisi için yetiştiricilerin yerli ve milli kaz üretimine yönelmesi gerektiğini söyledi. Türkiye’de kaz yetiştiriciliğini geliştirmek, yerli ve milli kaz üretimini istenilen seviyeye yükselterek dünya ekonomisine kazandırılması gerektiğini söyleyen Yozgat Bozok Üniversitesi Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü Hayvan Yetiştirme ve Islahı Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Akif Boz, ülke genelinde başlatılan ıslah çalışmalarının sürdürülebilir olmasının önemine değindi. Kaz yetiştiriciliği faaliyetleri sonucunda üretilen et, tüy, yumurta ve iç organları gibi ürünlerin dünya genelinde önemli düzeyde bir pazar potansiyeline sahip olduğunu da ifade eden Boz, yetiştiricilerin yerli ve milli üretime önem vermesini istedi. “Yerli ve milli olan her şey ülkeler için artık çok değerli” Yozgat Bozok Üniversitesi olarak 2012 yılından itibaren kaz yetiştiriciliği ile ilgili saha ve ıslah çalışmalarını sürdürdüklerini anlatan Boz, “Islah çalışmaları ile birlikte özellikle yerli göne tipi kazların öncelikli olarak durumunu tespit ettik. Yumurta, et ve tüy verimi yönünden ne durumda olduğunu tespit ettikten sonra ıslah edilebilir mi diye düşünerek ıslah çalışmalarına başladık. 2023 yılı itibariyle de bir adet yerli kazdan 41 adet yumurta alabilir seviyeye kadar çalışmalarımızı getirdik. Tabii bu çalışmaların durmadan devam etmesi gerekiyor. Teknolojiyle uyumlu bir şekilde çalışmak gerekiyor. Islah çalışmalarını devam ettirdiğimiz sürece çalışmalarımız başarılı olacaktır. Bunun yanı sıra yine ülkemizdeki yetiştiricilerin aslında hepsinin çok farkında olmadığı bir durum var. Yerli ve milli olan her şey ülkeler için artık çok değerli. Yerli kazlarımızın da ülkemizdeki adaptasyon yeteneği, sürdürülebilirliği ve iklim şartlarını düşündüğümüz zaman çok önemli. Yerli ırkların bir şekilde ülkemizde geliştirilmesi ve tutulması gerekiyor. Çünkü yurt dışından gelen hayvanlarımız hastalık getirilebiliyor veya damızlık nitelikli olmadığı zaman belirli bir süre sonra verim düşüklüklerine neden olabiliyor. Bu yüzden yerli kazlarımızın üzerinde çalışmalara TAGEM ve bakanlık iş birliğiyle devam ediyoruz.” dedi. “Kazı katma değer haline getirebiliriz” Dünyada kaz yetiştiriciliğinin ekonomik değerinin son yıllarda arttığını da söyleyen Boz, “Kazlar Türkiye’de sadece eti olarak düşünülür. Fakat dünyada da Türkiye’de de yoğun olarak tüketildiği yerlerde böyle bir durum söz konusu değil. Kazlar eti için de tüketilebilirken bunun yanı sıra yenilebilir iç organları kalp, karaciğer, taşlık yine çok yüksek katma değerli bir şekilde satılabilir. Bunun yanı sıra tüyü tekstil sektörü alanında istenildiği gibi işlenebilirse çok yüksek miktarlarda satış yapılabilir ihracat imkanı da vardır. Türkiye’deki firmalarımıza da satış imkanı var. Çünkü Türkiye’deki firmalarımız yıllık 500 ila 600 ton kaz tüyünü yurt dışından ithal ediyor. O yüzden bunun Türkiye’den karşılanması açısından da önemli. Bunların yanı sıra yumurtalarını hem besin maddesi olarak hem kozmetik sanayisinde kullanabilirken ayrıca sanata dönüştürebiliriz. Tüylerini de sanata dönüştürebiliriz. Sıfır TL’lik bir katma değeri bin TL’lik bir katma değer haline getirebiliriz. Bunun için de projeler yapmaya ve sürdürülebilir hale getirmeye çalışmalıyız” şeklinde konuştu.
Jeotermal enerjiyle ısıtılan serada 4 mevsim domates üretiliyor
17 Aralık 2023 Pazar - 09:41 Jeotermal enerjiyle ısıtılan serada 4 mevsim domates üretiliyor Yozgat’ın Sorgun ilçesinde kurulan bir serada, jeotermal enerji kaynaklarından faydalanılarak dört mevsim organik domates üretimi gerçekleştiriliyor. Yılda 800 tona kadar üretimi yapılan domatesler, Avrupa ülkeleri başta olmak üzere iç piyasada da satışa sunuluyor. Jeotermal enerji kaynakları açısından zengin bir potansiyele sahip olan Yozgat’ın Sorgun ilçesinde jeotermal kaynaklar termal turizm tesisleri başta olmak üzere konut ısıtılması ve seracılık gibi alanlarda kullanılıyor. İlçeye 4 yıl önce kurulan ve jeotermal enerji ile ısıtılan 30 dekar serada, topraksız tarım uygulaması ile yılın 8 ayı hormonsuz ve organik salkım domates üretiliyor. 46 çalışanın istihdam edildiği serada üretilen domatesler Avrupa ülkelerine ihraç ediliyor. “Ürettiğimiz domatesler Avrupa sofralarını süslüyor” Domates serasında 1.5 yıldır çalıştığını söyleyen Türkan Öcal, “Daha önce ev hanımıydım, bir buçuk yıldır da bu serada çalışıyorum. Burada maddi olarak evime katkı sağlıyorum. Serada yaz kış domates üretiyoruz, bakımlarını yapıyoruz. İşimizi severek yapıyoruz. Bu ürünler yurt dışına gidiyor, ürünlerimizden memnun kalıyorlar, onlar memnun oldukça biz de mutlu oluyoruz. İlçemizde ürettiğimiz domatesler Avrupa’da sofraları süslüyor” dedi. “Aileme katkı da bulunuyorum” 4 yıldır serada çalıştığını belirten Fatoş Erdoğan ise “Burada çalışıyorum, ev hanımıydım serada çalışarak aileme katkı da bulunuyorum. İşimizden çok memnunuz, buraya gelmek isteyenlere tavsiye ederiz, seramız Sorgunlu bayanlara bir iş kapısı.” şeklinde konuştu. “Yıllık 800 ton üretim yapıyoruz” Senede 800 ton domates ihraç ettiklerini vurgulayan işletme sahibi Tuncay Sarısu da, “Seramız 30 dönüm, burada yılın 8 ayı domates üretiliyor ve hasat yapılıyor. 8 ayda 800 ton arası domates üretiyoruz. Domatesleri yurt dışına ihraç ediyoruz, şu anda da Romanya’ya ürünlerimizi gönderiyoruz. Kış sezonu hafta da bir gün hasat yapıyoruz, yazın ise 2-3 gün hasat yapıyoruz. Topraksız sera ile Yozgat Sorgun’da yetiştirdiğimiz domateslerimiz organik ve kesinlikle hormon yok. Şu anda domateslerimizi Sorgun’dan Avrupa’ya ihracat yapıyoruz. Seramızda 46 kişi çalışıyor, Büyük kısmı ev kadını, Sorgun gibi bir yerde kadınlarımıza istihdam sağlıyoruz, onlarda ailelerine destek oluyorlar, katkıları oluyor” ifadelerine yer verdi.
Sağlık çalışanlarından Gazze için “sessiz yürüyüş”
16 Aralık 2023 Cumartesi - 15:42 Sağlık çalışanlarından Gazze için “sessiz yürüyüş” Yozgat Bozok Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencileri ve sağlık çalışanları, İsrail ordusunun abluka altındaki Gazze’de bulunan hastanelere yönelik düzenlediği saldırılarına yönelik “Hekimlerden İnsanlık Adına Sessiz Yürüyüş” etkinliği düzenledi. Yozgat terminal mevkiinden bir araya gelen hekimler ve tıp fakültesi öğrencileri, İsrail’in Gazze’de sivillerin bulunduğu hastaneleri bombalamasını protesto etti. Türkiye ve Filistin bayrakları taşıyan öğrenciler, hastanelerin morga dönüşmesine tepki göstererek İsrail’i kınadı. Sessiz yürüyüş Yozgat Cumhuriyet Meydanı’nda son buldu. Tıp Fakültesi öğrencileri adına açıklama yapan 5. sınıf öğrencisi Mustafa Dursun, işgalci İsrail’in, Filistin’de yıllardır devam ettirdiği sistematik işgal ve zulmün, 7 Ekim’den bu yana soykırımdan başka hiç bir kelimeyle anlatılamayacak boyutlara kadar ulaştığını söyledi. Yaşanan katliam bütün dünyanın gözü önünde devam etmekte ve gücü yetenlerin ise sessizce izlemekle yetindiğine dikkat çeken Dursun, “İnsan hakları ve uluslararası hukuk kuralları açıkça ihlal edilerek binlerce sivil, kadın ve çocuk acımasızca katledilmiştir. Ayrıca tıbbi malzemelerin temini ve sağlık hizmetlerinin sunumu da engellenerek kuvözdeki bebeklerin dahi ölümüne neden olunmuştur. Gazze’de geçtiğimiz hafta itibariyle 283 sağlık çalışanı öldürüldü, son iki ayda Birleşmiş Milletler tarihindeki en ölümcül çatışmalar yaşandı; 7 Ekim’den bu yana İsrail tarafından bombalanan 24 farklı hastane ve hizmet dışı bırakılan 100’den fazla ambulans da dahil olmak üzere Gazze’deki sağlık tesislerine toplamda 212 saldırı düzenlendi” dedi. Gazze’deki 35 hastaneden 26’sının şu anda hizmet dışı olduğuna da değinen Dursun, “Kalan 9 hastane kısmen çalışır durumda. Bu hastaneler aynı zamanda ülke içinde yerinden edilmiş binlerce kişinin barınma ihtiyacını karşılamakta. Hekimler ve sağlık çalışanları olarak İsrail’in bu saldırılarına karşı tepki göstermeye, Gazze’deki sivillerin, çocukların, kadınların, meslektaşlarımızın ve hastaların hayatlarının korunması adına mesleğimize yakışır bir duruş ortaya koymaya kararlıyız. Buradan tüm dünyadaki hekimleri, sağlık çalışanları ve vicdan sahibi insanları harekete geçmeye, bu onurlu yürüyüşte yer alarak zulme karşı durmak adına “Sessiz Yürüyüş” kervanımızda ses olmaya davet ediyoruz” şeklinde konuştu.