Yerel Haberler
Yozgat
25 Şubat 2026 Çarşamba - 13:54 Akdağmadeni’nde gönülleri birleştiren proje: Hatim kumbarası Akdağmadeni İlçe Müftülüğü, Merkez Haseki Camii’nde hayata geçirdiği örnek projeyle Kur’an-ı Kerim sevgisini 7’den 70’e tüm ilçe halkıyla buluşturuyor. Akdağmadeni ilçesinde manevi iklimi güçlendirecek, cami cemaati arasındaki dayanışmayı artıracak anlamlı bir adım atıldı. Akdağmadeni İlçe Müftülüğü tarafından başlatılan ‘Hatim Kumbarası’ projesiyle, Merkez Haseki Camii artık sadece bir ibadet alanı değil, ortak bir dua halkasının merkezi haline geldi. Projenin işleyişi ise hem pratik hem de oldukça ilgi çekici. Cami içerisine yerleştirilen özel tasarımlı kumbarada, Kur’an-ı Kerim sayfaları ‘okunmuş’ ve ‘okunmamış’ şeklinde iki ayrı bölmede sunuluyor. Camiye gelen vatandaşlar, diledikleri sayfayı alıp okuduktan sonra diğer bölmeye bırakarak devam eden büyük hatme katkıda bulunuyor. Özellikle çocukların ve gençlerin projeye gösterdiği yoğun ilgi, cami koridorlarında güzel görüntüler oluşturuyor. Akdağmadeni İlçe Müftüsü Abdullah Çolak, projenin amacının Kur’an okuma alışkanlığını teşvik etmek ve cami merkezli bir birliktelik kurmak olduğunu belirtti. Müftü Çolak yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Hedefimiz; camilerimizi sadece ibadet mekânı değil, aynı zamanda Kur’an’la dirilen, bilinçlenen ve kaynaşan birer ilim ve irfan yuvası haline getirmektir. Bu projeyle cemaatimiz ortak bir hatim halkasında buluşarak eşsiz bir manevi dayanışma sergiliyor." Projenin hayata geçmesinde emeği olan din görevlilerine ve projeye sahip çıkan cami cemaatine teşekkür eden Çolak, bu güzel çalışmanın hayırlara vesile olmasını dileyerek tüm ilçe halkını bu manevi sofraya davet etti.
Yerköy’de geçmişe yolculuk
23 Kasım 2025 Pazar - 16:19 Yerköy’de geçmişe yolculuk Yozgat’ta uzun yıllardır antika ve kültürel miras üzerine çalışmalar yapan araştırmacı-yazar Osman Karaca, bu kez Yerköy’de kurduğu sergiyle vatandaşları tarihle buluşturdu. Yozgat’ın tarihi kimliğini yaşatmak amacıyla 30 yılı aşkın süredir antika topladığını belirten Karaca, sergi boyunca hem değerli eşyalarını tanıttı hem de bu eşyaların geçmişte taşıdığı anlamları ziyaretçilere aktardı. Yerköy’de kurduğu sergide; Osmanlı dönemine ait objeler, eski bakır eşyalar, mühürler, geleneksel kıyafet aksesuarları, radyolar, gaz lambaları ve farklı dönemlere ait onlarca otantik parça ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. "Çöpe atılan bir eşya bir başkası için paha biçilemez olabilir" Karaca, antikaya olan tutkusunu şu sözlerle anlattı: "Yozgat’ın tarihine ve kültürüne hizmet etmek için antika alıp satıyorum. İnsanlara unuttukları geçmişi hatırlatmaya çalışıyorum. Antika nedir derseniz; yenisi üretilmeyen, ait olduğu dönemin ruhunu taşıyan her şey antikadır. Birilerinin çöpe attığı bir eşya, aslında bir başkası için paha biçilemez bir tarih parçasıdır." Karaca, antikacılığın yalnızca alım-satım işi olmadığını vurgulayarak, "Toplumsal bir hafıza oluşturmaya çalışıyoruz. Bu eşyaların hem tarihini hem yaşanmışlıklarını anlatıyorum. Her bir parça bir dönemin tanığıdır. Onları yaşatmak hepimizin görevi" dedi. Yerköy’de düzenlenen sergi, hem ilçe halkından hem de çevre köylerden gelen ziyaretçiler tarafından büyük ilgi gördü. Sergiyi gezen vatandaşlar, özellikle unutulmaya yüz tutmuş kültürel objelerin korunarak yeni nesillere aktarılmasından memnuniyet duyduklarını ifade etti.
3 Müzik öğretmeni bir araya geldi, çocuklar söyledi, onlar ‘İyi ki öğretmenim’ dedi
23 Kasım 2025 Pazar - 10:45 3 Müzik öğretmeni bir araya geldi, çocuklar söyledi, onlar ‘İyi ki öğretmenim’ dedi Yozgat’ta görev yapan üç fedakâr müzik öğretmeni, çocuklara müziğin çok sesli dünyasını açmak amacıyla gönüllü bir girişim başlattı. Üç öğretmen bir araya gelerek, tamamen gönüllülük esasına dayanan Polifonik Çok Sesli Çocuk Korosu kurdu. Üç müzik öğretmeni, müziğin birleştirici gücünü kullanarak Yozgatlı çocukların sanatsal gelişimine katkıda bulunmayı hedefledi. Yoğun mesai saatlerinin ardından gönüllü olarak bir araya gelen öğretmenler, koro için yaptıkları seçmelerle 8-14 yaş arasındaki yetenekli öğrencileri bir çatı altında topladı. Koro ile geçtiğimiz yıl 23 Nisan’da konser veren öğrenciler sahne deneyimi yaşarken öğretmenlerini de gururlandırdı. "Çocukların sahnedeki heyecanını görünce ‘İyi ki öğretmeniz’ diyoruz" Müzik Öğretmeni Kübra Mutlu Yozgat Polifonik Çok Sesli Çocuk Korosunu 3 öğretmenin hayaliyle oluşturduklarını söyledi. Mutlu, "Koro içerisinde çocukların, müziğin birleştirici gücünü kullanarak bir disiplin ve özgüven içerisinde birlikte üretim yapmaları, müziği icra etmeleri, koro içerisinde kendilerini keşfetmelerini sağlamayı hedefledik. Biz üç öğretmen gönüllü olarak çalışıyoruz. Polifonik çok sesli koro daha önce kurulmamış. Çocuklar birbiriyle iletişim halinde olsun, özgüven kazansınlar, sahne deneyimi kazansınlar istedik. Hedefimize ulaşma yolunda sağlam adımlarla ilerliyoruz. Geçen yıl 23 Nisan’da ilk konserimizi verdik. Bizim için çok güzel bir ambiyans oldu. Öğrencilerimiz olmasaydı bizim mesleğimizin hiçbir anlamı olmazdı. Konser hazırlığı yaparken çok yoğun programlar içerisinde çalışıyoruz, çok yoruluyoruz. Çocukların sahnedeki heyecanı, özgüvenli duruşları, gülüşleri bizim bütün yorgunluğumuzu alıyor. O anda ‘İyi ki öğretmeniz, iyi ki bu işi yapıyoruz’ diye düşünüyoruz" dedi. "Konserdeki heyecanımız yaşamaya değer" Müzik Öğretmeni Belgüzar Akgül "Bu yolda çok mutlu, keyifli ve başarılı yürüdüğümüzü düşünüyorum. Mesleki anlamda konsere çıktığımız o an dizlerimizin titremesi, heyecan yaşamaya değer. Tadı hiçbir şeyle hiçbir alternatifle alınmayan şey. İnci gibi karşımıza dizildiler. Bizler eğitim aldığımız alanla onlara ne gerekiyorsa destek verdik. Güzel bir atmosfer oluşturduğumuzu düşünüyorum. Konser sonrasında öğretmenliğin hazzını hep birlikte yaşadık" ifadelerini kullandı. "Çocukların arasında ben de bir çocuğum" Müzik Öğretmeni Okan Bozkurt ise "Koromuzda piyano eşliklerini yazıyor ve düzenliyorum. Saatlerce vakit harcıyoruz, güzel bir iş çıkarmaya çalışıyoruz. Her eserde ayrı ayrı emeklerimiz var. Ben onlarla birlikte keyif alıyorum. Çocukları çok seviyorum onların arasında ben de bir çocuğum aslında. Genelde gülüyoruz, eğleniyoruz. Hocalarımdan çok şey öğrendim. Güzel bir proje yapmaya çalışıyoruz" cümlelerine yer verdi. Koroda yer alan öğrencilerden Yağmur Selin Uyar gönüllü öğretmenleri ve arkadaşları olmasa bu noktaya gelemeyeceklerini söyledi. Uyar, "Hepimiz evlerimizde şarkılar söylerdik. Burada konser ve sahne deneyimini yaşamak hepimiz için ayrı bir duygu. Başladığımızda 30 kişiydik. Şu an 50 kişiyiz. Hepimizin burada olması büyük bir başarı. Hocalarımız can bağımız, hepimiz aile gibiyiz" diyerek yaşadığı mutluluğu belirtti. Öğrenci velisi Terane Mehrevar torununu koroya getirdiğini belirtti. Mehrevar, "Torunum çok mutlu. Ondan önce ben kendim mutluyum. Böyle öğretmenler benim torunumla çalışıyor. Çocukluğumu hatırladım. Torunum evde de şarkılar söyler. Mutlu oluyorum. Öğretmenlerin zahmeti büyük. Çok teşekkür ederim" dedi. Veli Sevim Taşdemir 8 yaşındaki kızı Beren’in koroda olduğunu söyledi. Taşdemir, "Kızım koroya bu sene dahil oldu. İlimiz için çok güzel bir proje. Öğretmenlerimiz bunu gönüllülük esaslı yapıyorlar. Bu daha da kıymetli. Bizim için paha biçilemez bir değer. Kızım koroda olduğu için çok mutlu. Hocalarıma bu projeyi yaptıkları için teşekkür ediyorum" dedi. Veli Mehmet Nurdoğdu oğlu Çınar’ın koroya bu yıl dahil olduğunu ifade etti. Nurdoğdu, "Ben de her ebeveyn gibi çocuklarımın bir yeteneğe sahip olmasını isterdim. Koroya seçildiği için çok mutluyum. Burada yapılan çalışmayı görünce duygulanmamak elde değil. Kıymetli öğretmenlerimizin emekleri büyük. İnşallah güzel bir konserle bunu taçlandıracağız. Herkese teşekkür ederim" şeklinde konuştu. İlerleyen zamanda yarışmalara katılmayı hedefleyen koro ekibi, heyecanla provalarını sürdüreceklerini ifade etti.
Yozgat göçün başkenti oldu
21 Kasım 2025 Cuma - 10:29 Yozgat göçün başkenti oldu Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre Yozgat, ülkenin en çok göç veren kenti unvanını aldı. Nüfusunun yüzde 39,5’ini kaybeden Yozgat’ın il nüfusu 2024 yılı itibariyle 413 bin 161 olarak açıklandı. Yozgat Bozok Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç.Dr. Mümtaz Levent Akkol, göç olgusuna yönelik olarak yaptığı değerlendirmelerde Yozgat’ın geçmişi olan göç hikayesinin olduğuna değindi. Yurt dışında işçi olarak bulunan, ‘Gurbetçi’ dediğimiz insanları da dikkate almamız gerektiğini söyleyen Akkol, Yozgat’ın göç hikayesinin geçmişe dayandığını ifade etti. "Göç bir kez başladığında devamı gelecektir" Akkol, göçün bir kere başladığında hep devam edeceğini söyledi. Akkol sözlerini şöyle sürdürdü: "Tarihin belli bir döneminde başlamış göç hareketleri süreklilik kazanmış ve halen devam ediyor. Türkiye’nin göç veren şehirlerine baktığımızda ilk sırada Yozgat’ı görüyoruz. Bu sürpriz bir sonuç değil. Yozgat’ta itici faktörler söz konusudur. Coğrafi konumu noktasında yakın mesafe göçü söz konusudur. Göçmen ağları mevcuttur. Öncü göçmenler gerek yurt içinde gerek yurt dışında göçü teşvik edici şekilde yardım ağları da oluşturabilirler." "İş, eğitim ve sağlık imkanları önemli" Akkol, iş konusunun en önemli husus olduğunu belirterek, "Yozgat’ta iş imkanlarının özellikle geçmiş dönemde yeterli olmadığını söyleyebiliriz. Bir diğer etmen eğitim ve sağlık imkanlarıdır. Bu göçe sebebiyet verir. Çekici etmenler, göçmenlerin göç ettiği şehirleri tanımlar. Fazla iş imkanı, eğitim ve sağlık imkanlarının yeterli olması gibi. Yozgat’ın coğrafi konumu burada belirleyici. Kayseri, Ankara, Samsun gibi büyük şehirleri cazibe merkezi haline getirebilir. Bu husus nasıl tersine çevrilebilir? İtici ve çekici faktörlerin yeninden planlanmasıyla bu mümkündür. Şu an sizinle Bozok Üniversitesi Öğretim Üyesi olarak konuşuyorum. Bu eğitim imkanlarının iyileştirildiğini gösterir. Sağlık hizmetlerinde üniversite hastanesi, devlet hastanesi gibi imkanların iyileştirilmesi göçü durduracağı gibi cazibe de oluşturabilir. Önemli bir diğer husus da iş imkanlarıdır. Eğitim ve sanayiye yapılan yatırımların bir kısmının sanayiye yapılması gerekir" dedi.
Yozgat’ta 8 asırlık Çınçınlı Sultan Han ilgi bekliyor
20 Kasım 2025 Perşembe - 10:16 Yozgat’ta 8 asırlık Çınçınlı Sultan Han ilgi bekliyor Yozgat’ın Saraykent ilçesinde büyük bölümü yıkılan, duvar kaplamalarının söküldüğü ve içinin molozlarla dolduğu görülen 8 asırlık Çınçınlı Sultan Hanı ilgi bekliyor. Saraykent ilçesinde tarihi İpek Yolu üzerinde bulunan ve ‘Eski Han’ olarak da bilinen 1240-1241 yıllarında Valide Sultan Melike Mahperi Hatun tarafından yaptırılan Çınçınlı Sultan Hanı, günümüzde harap haliyle dikkat çekiyor. Dikdörtgen planlı ve doğu-batı doğrultulu inşa edilen hanın batı duvarı tamamen ortadan kalkmış durumda. Mevcut izlerden yapının birbirine bitişik tonozla örtülü dört mekandan oluştuğu anlaşılsa da iç dolgulardan dolayı hanın gerçek mimarisi tam olarak seçilemiyor. Güneybatısında müştemilat kalıntıları bulunan yapının temel seviyesinin ise bugün görünen yüzeyden çok daha aşağıda olduğu tahmin ediliyor. Dron kamerasıyla görüntülenen hanın büyük bölümünün yıkıldığı, duvar kaplamalarının söküldüğü ve yapının içinin moloz taşlarla dolduğu görüldü. Bölge sakinlerinden Hüseyin Atak, hanın geçmişte yaşadığı tahribata dikkat çekerek, "Benim çocukluğumdan beri böyle duruyor. Bu taşları sökerlerdi. Hatta burada bir tarihi hamam vardı. Böyle mermer direkleri yatıyordu. Buradan taşları sökerlerdi, evlere, işte camiye taşırlardı. Yozgat’ın Kurşunlu Camii’ne bile gittiği söyleniyor o zaman ben çocukken. Bu taşları söktüler. Yoksa bu yüzeyler düzgündü. Eskiden de koruma yoktu ama şimdi tabii koruma altında. Kimse dokunmuyor şu anda. Sit alanı oldu zaten. Üniversiteden geldiler, buranın çatı katı olduğu, 3 kat olduğu söylendi. Aşağıda iki kat daha, hatta bozulmamış odalar da olabilir diyorlar. Ziyaretçileri oluyor. Normal vatandaş çok geliyor. Biz burayı merak ettik diyorlar" şeklinde konuştu. Kayseri’den ilçeye ziyarete gelen Ömer Faruk Deliküçük ise karşılaştığı manzaranın kendisini üzdüğünü ifade ederek, "Burada bir arkadaşı ziyarete geldim. Tabii buranın da tarihi eser olduğunu duydum kaplıcaların yanında, gezmeye geldim. Fakat böyle bir harabeye dönüştüğünü, böyle bir şeyle karşılaşacağımı hiç ümit etmiyordum. Yani böyle tarihi eserlerimizin yok olmasına inanın ki üzülüyoruz. Devlet büyüklerimize de buradan sesleniyoruz. İnşallah tarihimizi gelecek kuşaklara tanıtmak için buraya el atacaklarını düşünüyorum" dedi.
Yozgat’ta 8 asırlık tarihi Çınçınlı Han Kervansarayı ilgi bekliyor
20 Kasım 2025 Perşembe - 09:16 Yozgat’ta 8 asırlık tarihi Çınçınlı Han Kervansarayı ilgi bekliyor Yozgat’ın Saraykent ilçesinde, Tarihi İpek Yolu üzerinde bulunan ve ‘Eski Han’ olarak da bilinen 1240-1241 yıllarında Valide Sultan Melike Mahperi Hatun tarafından yaptırılan Çınçınlı Sultan Hanı, günümüzde harap haliyle dikkat çekiyor. Dron kamerasıyla havadan görüntülenen hanın büyük bölümünün yıkıldığı, duvar kaplamalarının söküldüğü ve yapının içinin moloz taşlarla dolduğu görülüyor. Dikdörtgen planlı ve doğu-batı doğrultulu inşa edilen hanın batı duvarı tamamen ortadan kalkmış durumda. Mevcut izlerden yapının birbirine bitişik tonozla örtülü dört mekandan oluştuğu anlaşılsa da iç dolgulardan dolayı hanın gerçek mimarisi tam olarak seçilemiyor. Güneybatısında müştemilat kalıntıları bulunan yapının temel seviyesinin ise bugün görünen yüzeyden çok daha aşağıda olduğu tahmin ediliyor. Bölgede yaşayan Hüseyin Atak, hanın geçmişte yaşadığı tahribata dikkat çekti: "Benim çocukluğumdan beri böyle duruyor. Bu taşları sökerlerdi. Hatta burada bir tarihi hamam vardı. Böyle mermer direkleri yatıyordu. Buradan taşları sökerlerdi. Evlere işte camiye taşırlardı. Yozgat’ın Kurşunlu camiye bile gittiği söyleniyor o zaman ben çocukken. Bu taşları söktüler. Yoksa bu yüzeyler düzgündü. Eskiden de koruma yoktu ama şimdi tabii koruma altında. Kimse dokunmuyor şu anda. Sit alan oldu zaten. Yani buranın üniversiteden geldiler de buranın çatı katı olduğunu, 3 kat olduğu söylüyorlar. Aşağıda iki kat daha hatta bozulmadık odalarda var olabilir diyorlar. Ziyaretçileri oluyor. Normal vatandaş çok geliyor. Biz burayı merak ettik diyorlar. İşte bazıları biliyor burada han varmış burası mı diye" şeklinde konuştu. Kayseri’den ilçeye ziyarete gelen Ömer Faruk Deliküçük ise karşılaştığı manzaranın kendisini üzdüğünü ifade ederek şunlar söyledi: "Burada bir arkadaşı ziyarete geldim. Tabii buranın da tarihi eser olduğunu duydum kaplıcaların yanında. Gezmeye geldim. Fakat böyle bir harabeye dönüştüğünü böyle bir şeyle karşılaşacağımı hiç ümit etmiyordum. Yani böyle tarihi eserlerimizin yok olmasına inanın ki üzülüyoruz. Devlet büyüklerimize de buradan sesleniyoruz. İnşallah tarihimizi geleceklerimize tanıtmak için buraya el atacaklarını düşünüyorum."
Sorgun’da 864 kişiye kanser taraması yapıldı
19 Kasım 2025 Çarşamba - 10:14 Sorgun’da 864 kişiye kanser taraması yapıldı Sorgun İlçe Sağlık Müdürlüğü, halk sağlığını koruma ve erken teşhisin önemine dikkat çekmek amacıyla yürüttüğü kanser taraması faaliyetlerinde Ekim ayı içerisinde 864 kişiye; meme, kolorektal (kalın bağırsak) ve rahim ağzı kanseri taraması gerçekleştirdi. "Kanseri erken yakalamak çok önemli" Aile Hekimi Cemal Demir kanser taramalarına oldukça odaklandıklarını belirtti. Demir, "30 yaşından itibaren herkesten smear almaya çalışıyoruz. HPV taraması yapmaya çalışıyoruz. 40 yaştan itibaren 2 yılda bir duruma göre yılda bir mamografi yaptırmak istiyoruz. 50 yaşından itibaren her iki cinsiyette de gaitada gizli kan bakarak kolon taraması yapıyoruz. İnsanları ikna etmekte güçlük çekiyoruz. Elimizden geldiğince çevremizden örnekler veriyoruz. Kanseri erken yakaladığımızda çok basit bir müdahaleyle kurtaracağımız bir şeyi belki de sadece 5 yıllık bir ömür üzerinden konuşmak zorunda kalabiliriz" dedi. "Beslenme birçok şeyin başlangıç noktası" Demir, beslenme faktörünün önemine değinerek, "Beslenme birçok şeyin başlangıç noktası sanırım. Mesela şeker hastalığında genetik zemin olsa bile tek başına genetik zeminle alakalı değil. Beslenme, spor yapma, uyuşuk bir yaşam tarzı seçmesi belirleyici konular. Mesela ben şeker hastası olacağım belki genlerim buna müsait ama 50-60 yaşında olacağım şeyi kötü beslenerek bunu 30-40 yaşına kadar çekebiliyorum. Tek başına genetiği suçlayamıyoruz. Bunun ortaya çıkmasını da biz sağlıyoruz. Kendi bölgemden örnek vermek gerekirse az önceki hastam arabaşı çorbasının hamurunu yutmaktan çok hoşlanıyordu. Ekmek tüketmeyi çok seviyorlar. Hastalarımızın yürümelerini çok istiyorum. Hem zayıflasınlar hem kendilerini iyi hissetsinler istiyoruz" ifadelerine yer verdi. "Sorgun’un kanser tarama programlarında en yüksek seviyeye ulaştık" Sorgun İlçe Sağlık Müdürü Uzman Doktor Onur Türkön Ekim ayının Sorgun’da kanser taramaları açısından son derece verimli geçtiğini belirtti. 3 büyük tarama programında Sorgun’da daha önce ulaşılmayan oranlara çıkıldığını ifade eden Türkön, "Geçen yıl aynı dönemde yüzde 26 olan meme kanseri taraması bu yıl 254 kişiyle yüzde 66’ya ulaştı. Yine geçen yıl aynı dönemde yüzde 27 olan rahim ağzı kanseri taraması ise bu yıl 210 kişiyle yüzde 123’e ulaştı. Geçen yıl yüzde 65 olan kolorektal kanser tarama oranı ise 400 kişiyle yüzde 111 olarak gerçekleşti. Bu oranlar Sorgun’un kanser tarama programlarında bugüne kadarki en yüksek seviyeler anlamına geliyor" diyerek ulaşılan rekor düzeydeki taramaları ifade etti. "Aile sağlığı çalışanları ve hekimlerimiz vatandaşlarımıza yardımcı oluyorlar" Ayrıca Uz.Dr.Türkön, kanser tarama tetkikleri kolorektal, meme kanseri ve rahim ağzı kanserinin tamamının ücretsiz olduğunu söyledi. Tetkiklerin aile hekimliği, sağlıklı hayat merkezleri ve KETEM’lerde yapılabileceğini söyleyen Türkön, "Vatandaşlarımızın hepsi aile sağlığı merkezlerine giderek bu hizmeti alabilmektedirler. Ek olarak bu sonuçların herhangi birisinde pozitiflik tespit edilmesi durumunda gerek ulaşım gerek randevu alınması herhangi bir ihtiyaçları olduğunda aile sağlığı çalışanları ve hekimlerimiz tarafından bizlere dönüş yapılmakta ve herhangi bir ihtiyaçları olduğunda yardımcı olmaya çalışmaktayız" diyerek konuya dikkat çekti. "Kanserin erken dönemde yakalanmasını sağlamak istiyoruz" Türkön, tarama testi yapılması amacının hastanın güncel hayattaki konforunun bozulmadan sürmesini sağlamak olduğunu belirtti. Türkön, "Kanserden korunma konusunda yapabilecekleri en uygun şey sigaranın bırakılması. Tüm kanser türleri için geçerli olan bir faktör. Beslenme alışkanlıklarının değiştirilmesi kanserden korunma anlamında oldukça faydalı. Tüm bunlara rağmen genetik ve diğer faktörlere bağlı olarak kansere karşı daha erken farkındalıkları olabilmesi için aile hekimliklerine gitmeyi ve kanser taraması yaptırmayı unutmasınlar" dedi.
Yozgat’ta şehrin en merkezi noktasındaki esnaf, can güvenliğinden endişe ediyor
18 Kasım 2025 Salı - 14:47 Yozgat’ta şehrin en merkezi noktasındaki esnaf, can güvenliğinden endişe ediyor Yozgat’ın merkezi noktalarından biri olan Saat Kulesi yanındaki Aşağınohutlu Mahallesi’nde bulunan Eser İş hanında esnaf, alkol ve uyuşturucu madde kullanan şahısların burayı mesken tutması nedeniyle ciddi can güvenliği endişesi yaşadıklarını dile getirerek yetkilileri göreve çağırdı. Şehrin en işlek caddelerinden birinde yer almasına rağmen, Eser İş hanının ortak kullanım alanları ve merdiven boşlukları, iddialara göre, madde bağımlılarının ve alkol tüketenlerin uğrak yeri haline geldi. Özellikle akşam saatlerinde ve hafta sonları artan bu durum, hem iş hanı içerisinde faaliyet gösteren esnafın hem de alışveriş için gelen vatandaşların huzurunu kaçırıyor. "Esnaf, dükkanını erken kapatmak zorunda kalıyor" İş hanının yeni yönetiminde yer alan Oğuz Öcal yönetimi devraldıklarını ifade etti. Öcal sözlerini şöyle sürdürdü: "Binamızın hali çok kötü. İçeride uyuşturucu kullananlar, alkol içenler, adam bıçaklama var. Tuvaletlerimiz, binanın üst katları rezil durumda. Binaya kimse girmiyor. Saat 17.00’den sonra bayan girip çıkmıyor. Bayan çalışanlarımız, esnafımız var. Buradaki esnafın çoğu mağdur. Esnaf, dükkanını erken kilitliyor. Binamız bakımsız. Büyüklerimizden destek ve yardım bekliyoruz. Esnaf arkadaşlarımızla bundan sonrasını bize destek olanlarla yapacağız. 70-75 civarı dükkan var. 60-65’i dolu. 8-9 bayan esnaf var. Onlar öğleden sonra kilitleyip gidiyor, kalamıyor. Işıklandırmamız yok. Binanın içi zifiri karanlık. Akşam girip çıkmaya biz bile korkuyoruz." "Akşam saatlerinde alkol ve uyuşturucu kullananlar oluyor" İş hanı esnaflarından çay ocağı işleten Emin Eliaçık 35 yıldır iş hanında bulunduğunu söyledi. Eliaçık, el birliğiyle iş hanını temizlemek istediklerini belirtti. Eliaçık, "Görüntülerimiz çok kötü. Tuvaletlerimiz çok kötü. Saat kulesinin dibinde utanacak haldeyiz. Kapımızdan girilmiyor. Bayanlarımız sıkıntı çekiyor. Temizliği kendi imkanlarımızla biz yaparız. Ama bazı şeyler bizi aşıyor. Tadilat, boya bizi aşan işler, yapma imkanımız yok. Akşamları alkol ve uyuşturucu kullananlar var. Onlara hiçbir şekilde müdahale edemiyoruz. Biz de korkuyoruz. İçeride pet şişeler, alkol şişeleri, idrarlarını yapanlar var. Bunların önüne geçmek istiyoruz. Bu işe başladık. İnşallah sonunu getireceğiz" dedi. Eser İşhanı esnafı, bölgede sürekli devriye gezilmesi ve iş hanının güvenliğini sağlamaya yönelik acil önlemler alınması talebiyle Yozgat Valiliği ve İl Emniyet Müdürlüğü’ne seslendi. Esnaf, işlerini huzur ve güven içinde yapmak istediklerini belirterek, yetkililerden sorunun bir an önce çözülmesini bekliyor.