Yerel Haberler
Yozgat
25 Şubat 2026 Çarşamba - 13:54 Akdağmadeni’nde gönülleri birleştiren proje: Hatim kumbarası Akdağmadeni İlçe Müftülüğü, Merkez Haseki Camii’nde hayata geçirdiği örnek projeyle Kur’an-ı Kerim sevgisini 7’den 70’e tüm ilçe halkıyla buluşturuyor. Akdağmadeni ilçesinde manevi iklimi güçlendirecek, cami cemaati arasındaki dayanışmayı artıracak anlamlı bir adım atıldı. Akdağmadeni İlçe Müftülüğü tarafından başlatılan ‘Hatim Kumbarası’ projesiyle, Merkez Haseki Camii artık sadece bir ibadet alanı değil, ortak bir dua halkasının merkezi haline geldi. Projenin işleyişi ise hem pratik hem de oldukça ilgi çekici. Cami içerisine yerleştirilen özel tasarımlı kumbarada, Kur’an-ı Kerim sayfaları ‘okunmuş’ ve ‘okunmamış’ şeklinde iki ayrı bölmede sunuluyor. Camiye gelen vatandaşlar, diledikleri sayfayı alıp okuduktan sonra diğer bölmeye bırakarak devam eden büyük hatme katkıda bulunuyor. Özellikle çocukların ve gençlerin projeye gösterdiği yoğun ilgi, cami koridorlarında güzel görüntüler oluşturuyor. Akdağmadeni İlçe Müftüsü Abdullah Çolak, projenin amacının Kur’an okuma alışkanlığını teşvik etmek ve cami merkezli bir birliktelik kurmak olduğunu belirtti. Müftü Çolak yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Hedefimiz; camilerimizi sadece ibadet mekânı değil, aynı zamanda Kur’an’la dirilen, bilinçlenen ve kaynaşan birer ilim ve irfan yuvası haline getirmektir. Bu projeyle cemaatimiz ortak bir hatim halkasında buluşarak eşsiz bir manevi dayanışma sergiliyor." Projenin hayata geçmesinde emeği olan din görevlilerine ve projeye sahip çıkan cami cemaatine teşekkür eden Çolak, bu güzel çalışmanın hayırlara vesile olmasını dileyerek tüm ilçe halkını bu manevi sofraya davet etti.
ORAN desteği ile açıldı, eğitim, terapi ve sosyal destek veriliyor!
22 Ekim 2025 Çarşamba - 14:43 ORAN desteği ile açıldı, eğitim, terapi ve sosyal destek veriliyor! Yozgat Valisi Mehmet Ali Özkan, Yozgat Valiliği yürütücülüğünde ve Orta Anadolu Kalkınma Ajansı (ORAN) desteğiyle hayata geçirilen "Birlikte Güçlüyüz Yaşam Merkezi" ile Aile Destek Merkezi’nde (ADEM) incelemelerde bulunarak, çalışmalar hakkında bilgi aldı. Ziyaret sırasında merkezlerde sunulan eğitim, terapi ve sosyal destek faaliyetleri hakkında bilgi alan Vali Özkan, vatandaşlarla bir araya gelerek yürütülen çalışmaları değerlendirdi. Birlikte Güçlüyüz Yaşam Merkezi’nin, farklı yaş ve ihtiyaç gruplarına hitap eden kapsamlı yapısıyla dikkat çektiğini belirten Vali Özkan, merkezin dijital atölye, gastronomi alanı, fizyoterapi salonu, terapi bahçesi ve kütüphane gibi bölümleriyle hizmet verdiğini söyledi. Vali Özkan, merkezin Yozgat’ta sosyal dayanışmayı güçlendiren örnek bir proje olduğunu vurgulayarak, "Bu tür merkezler, hem bireylerin kişisel gelişimlerini destekliyor hem de toplumda birlik ve dayanışma kültürünü pekiştiriyor" dedi. ADEM’i de ziyaret eden Vali Özkan, ADEM’de düzenlenen kursların, kadınların hem meslek edinmelerine hem de aile ekonomisine katkı sağlamalarına imkan tanıdığını ifade ederek, yürütülen projelerin toplumsal refah açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Vali Özkan, "Kadınlarımızın sosyal, kültürel ve ekonomik yaşamda daha güçlü yer alabilmeleri için tüm kurumlarımızla birlikte çalışmaya devam ediyoruz. Bu merkezler, hem bireysel hem de toplumsal kalkınmanın temel taşlarından biridir" şeklinde konuştu.
’Kooperatif mağdurlarından zararlarının 100 milyona ulaştığı’ iddiası
22 Ekim 2025 Çarşamba - 10:57 ’Kooperatif mağdurlarından zararlarının 100 milyona ulaştığı’ iddiası Yozgat’ın Sorgun ilçesi Ahmet Efendi Mahallesi’nde yapımına 2018 yılında başlanan kooperatif evlerinin tamamlanmadığını belirten vatandaşlar, toplam zararlarının 100 milyon liraya ulaştığını söyleyerek konuyu yargıya taşıdı. Sorgun S.S. Doğanaltınok Yapı Kooperatifi üyesi vatandaşlar, kooperatifin eski başkanı F. D. tarafından mağdur edildiklerini iddia etti. 2018 yılında yapımına başlanan kooperatif evlerinin 3 yıl içerisinde teslimatı sözü verildiğini ancak kooperatif üyeleri aidatlarını ve peşin ödemelerini yaptığı halde kooperatife yapılan işlerin ödemelerinin yapılmadığını ileri süren vatandaşlar, ödemelerini yapan kooperatif üyelerinden dairelerini teslim alamayanlar olduğunu iddia etti. Taraflar adına açıklama yapan Avukat Hacı Mustafa Demirkol, kooperatifin 2018 yılında açıldığını ve açılışından bu yana üyelerden aktif olarak para ve aidat toplandığını ifade etti. Ancak buna rağmen kooperatifin tamamlanamadığını söyleyen Demirkol, "Şu anda mevcut kooperatif başkanımızın talebi üzerine biz kooperatifin yönetimini değiştirdik. Yönetim değiştikten sonra da kooperatif hesaplarının incelemesini yaptık. Yapılan incelemede eski kooperatif yönetiminin, özellikle kooperatif başkanının kooperatif hesaplarından kendi şahsına para aktardığını tespit ettik. Savcılığa suç duyurusunda bulunduk. Sorgun Cumhuriyet Savcılığı’nda mevcut soruşturma devam etmekte. Soruşturma biraz ağır ilerlemekte. Bizim sıkıntımız buradan geliyor. Şüphelilerin ifadesi dahi alınmış değil. Para 100 milyon lira. Tamamlanmamış daireler var. Kooperatifin mevcut borçları var. 20 milyon civarında mevcut borçları var. Eski kooperatif başkanları tüm borçların ödendiğini ve tapuların üyelere teslim edileceğini söylemesine rağmen herhangi bir girişimi olmamış. Tapular teslim edilmemiş. Bir daire birden çok kişiye satılmış. Bir daire üzerinden yüzlerce mağduriyet oluşmuş" dedi. "Haksız kazanç ve sebepsiz zenginleşmeden dolayı mahkemeye verdik" Kooperatifin yeni başkanı Abdullah Yıldırım ise, 2018 yılından 2025 yılına kadar teslimatın gerçekleşmediğini belirtti. Yıldırım, teslimat olmadığı için kooperatif başkanını değiştirme kararı aldıklarını ifade etti. Yıldırım, "2025 yılına kadar haksız kazanç, sebepsiz zenginleşmeden dolayı mahkemeye verdik. Mahkeme çok yavaş ilerlediği için çözümü de sosyal medya ve televizyonlarda aramakta bulduk" dedi. "Oğlum ve gelinimle aram bozuldu" Mağdurlardan Murat Şahbaz, "Oğlum 2 aylık düğünü oldu. Altınlarını bozdurdum. Komple getirdim buraya yatırdım. Akrabalardan borç aldık. 700 bin lira buraya ödedik. Toprak sahibinin dairesini bizim çocuğa sattı. Şimdi çocuğumla, gelinimle aram iyi değil. Çocuklar ‘Bu daire ne olacak? Bu para ne olacak?’ diye soruyor. Çocuğumun dairesi de yok, resmi hesaba da 700 bin lira para yatırdı" diye konuştu. "4 milyona yakın para ödedim" Nuri Aydın, kendisine toprak sahibinin dairesinin satıldığını ifade ederek, "4 milyona yakın para ödedim. Dairenin içine 400 bin lira para harcadım. Şu anda dairemi alamıyorum. Gereğinin yapılmasını istiyorum" dedi. Hüseyin Kaygusuz ise, "Kooperatife ilk açıldığında üye oldum. Kooperatifte kura çekilişi oldu. Kura çekilişine davet etmediler. Şu anda adıma bir daire gözükmüyor. 1 milyona yakın para ödedim. Mağdurum" şeklinde konuştu.
Akdağmadeni Orman Parkı projesinde çalışmalar başladı
21 Ekim 2025 Salı - 15:23 Akdağmadeni Orman Parkı projesinde çalışmalar başladı Yozgat’ın Akdağmadeni ilçesinde Belediye tarafından Ak Çam Konaklamalı Orman Parkı projesinde ilk etap çalışmalarına başlanıldı. Toplam 500 dönümlük alan üzerine kurulacak olan Ak Çam Konaklamalı Orman Parkı içerisinde Konaklama alanları, Restoran, Kamp ve karavan bölgeleri, karanlık gökyüzü izleme parkı, etkinlik ve festival alanları, yürüyüş rotaları, kış ve yaz aylarında gerçekleştirilecek doğa sporları tesisleri gibi birçok sosyal ve sportif alan bulunuyor. Doğayla iç içe, sürdürülebilir bir yaşam alanı oluşturma hedefiyle çalışmalarına başlanan projede sahanın yol açma ve genişletme çalışmaları da devam ediyor. Akdağmadeni Belediye Başkanı Dr. Nezih Yalçın, çalışmaları yerinde inceleyerek proje hakkında bilgi verdi. Yalçın yaptığı açıklamada, "Akdağmadeni, doğal güzellikleri, köklü tarihi geçmişi, termal kaynaklarıyla güçlü bir turizm potansiyeline sahip. Biz de bu potansiyeli harekete geçirmek, ilçemizi turizmde marka şehir haline getirmek için gayret ediyoruz. Bir taraftan tarihi tescilli yapılarımızın restorasyonları yapılıyor, diğer taraftan termal turizmde tesisleşme yolunda çalışmalarımız devam ediyor. Kırsal turizm alanında ise yıllardır verdiğimiz emeğin neticesi olarak şükür saha çalışmalarına başlamış bulunuyoruz. ‘Ak Çam Konaklamalı Orman Parkı’ sadece bir dinlenme alanı değil, aynı zamanda doğa sporlarından gökyüzü gözlemine kadar birçok farklı aktiviteyi bir arada sunacak, dört mevsim turizmi mümkün kılacak bir yaşam merkezi olacak. Her aşamasını titizlikle planladığımız bu proje tamamlandığında Akdağmadeni, turizm kenti olma yolunda çok önemli bir eşiği geçmiş olacak. İlçemizin geleceğine yön verecek bu yatırımı hep birlikte inşa ediyoruz. Yıllardır tüm vatandaşlarımız ve her kesim tarafından dile getirilen ama bu zamana kadar sadece lafta kalan önemli hedefi projelendirip hayata geçirecek ilk çalışmayı yapmakta bizlere nasip oldu. Projemizin ilk etabı olan yol açma ve genişletme çalışmalarında desteklerini esirgemeyen Orman Genel Müdürlüğü’ne ve Genel Müdürümüz Bekir Karacabey’e, Akdağmadeni Orman İşletme Müdürlüğü’ne ve Orman İşletme Müdürümüz İbrahim Korkmaz’a teşekkür ediyorum. İlçemize ve ilimize yakışır, bölgesinde tek olan bu önemli eseri etap etap tamamlayacak, Akdağmadeni’ni doğa turizmi alanında da hak ettiği yere getireceğiz" dedi.
Kerkenes kazıları Anadolu’daki Türk tarihini 2 bin 600 yıl öncesine taşıdı
21 Ekim 2025 Salı - 10:46 Kerkenes kazıları Anadolu’daki Türk tarihini 2 bin 600 yıl öncesine taşıdı Yozgat’ın Sorgun ilçesine bağlı Şahmuratlı Köyünde yer alan Kerkenes Harabeleri’nde süren kazılar Anadolu’na bilinen Türk tarihini 2 bin 600 yıl öncesine taşıdı. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın ‘Geleceğe Miras’ projesi çerçevesinde Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’nün izniyle gerçekleşen kazı çalışmalarında Prof. Dr. Şevket Dönmez Kazı Koordinatörü olarak yer alıyor. Kazı çalışmalarının tamamlandığı günde tarihe ışık tutacak nitelikte çarpıcı açıklamalar yapan Dönmez, bölgenin Türk tarihi açısından kritik önem taşıdığını belirtti. "Anadolu’da Türklerin tarihinin mimarisiyle beraber 2 bin 600 yıl öncesine uzandığını tespit ettik" Şahmuratlı Köyünün ‘Şehitlik’ adını verdiği Türkmen mezarlığı mevkiinde çalışmaları gerçekleştirdiklerini ifade eden Dönmez, çok önemli sonuçlara ulaşıldığını söyledi. Dönmez sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu bölgede daha önceki yıllarda tahrip edilmiş iki tane taş kurganı tespit ettik. Bunun mezar kompleksinde mimari içinde yapılmış olduğunu gördük. 60 metre çapında büyük bir dairesel yapı tespit ettik. Ön temizlik çalışmalarını gerçekleştirdik. Kurgan kompleksiyle dairesel yapıya jeoglif diyoruz. İlk defa şimdi Türkiye’nin kalbinde, merkezinde, Sorgun’da ortaya çıktı. Yeryüzüne taşlarla yapılan ve yükseklerden algılanabilen yeryüzü şekilleri demek. Kurgan yapıcılarının bu jeoglifi de oluşturarak aslında orada bir mezar yapısı ve yanında da kutsal bir yapı kut alanı oluşturmuş olduğunu gördük. Bu kut alanı ve kurgan birlikteliğini biz Türk-İslam bölgesinde Kazakistan ve Moğolistan’da özellikle İskit döneminde ve Göktürk döneminde çok güzel örneklerini biliyoruz. Bunun Anadolu’ya M.Ö.550’li yıllarda ve sonrasında yansımış olması İskitlerin yani bizim Proto-Türk diye tanımladığımız toplulukların Sorgun’da Kerkenes Dağında bu bölgede faaliyet gösterdiklerini gösteriyor. Anadolu’da Türklerin tarihinin mimarisiyle beraber 2 bin 600 yıl öncesine kadar uzandığını tespit etmiş bulunmaktayız." "Buranın bir devlet oluşumu temelinde tartışılması gerekli" İskitlerin bu bölgeyi bir merkez olarak seçtiklerini vurgulayan Dönmez, "Ata kültünü yaşatmak için buraya kurganlar yapmışlar. Kurganlarla ilgili detay çalışmalarımızı tamamlayamadık. Çünkü bunlar yıllar önce tahrip edilmiş ve defineciler tarafından kazılmış. Biz sadece onların kazdığı alanlardaki kurgan yapısını keşfettik. Kurgan alanıyla beraber tasarlanarak inşa edilmiş bir kut alanı tespit ettik. Anadolu arkeolojisinden bir ilk durumunda ve bu keşif Türklerin bu bölgedeki tarihini Proto-Türkler temelinde günümüzden 2 bin 600 yıl öncesine götürüyor. Bunların tabii ki sağlaması yapılacak. Kerkenes Dağı ören yerinde ve ovalık kısımda birtakım kurganların varlığı bize buranın bir merkez olduğunu da gösteriyor. Buranın bir devlet oluşumu temelinde de tartışılması gerektiğini düşünüyoruz" ifadelerini kullandı. "Burası şu an Türk tarihi bakımından en hayati en kritik bölge durumuna geldi" Ünlü tarihçi Heredot’un eserine atıfta bulunan Prof. Dr. Şevket Dönmez, "Heredot ünlü tarih kitabında İskitlerin küçük Asya’da 28 yıl hakimiyet sürdüğünü söylüyor. Perslerin gelişinden önceki sürece dayanıyor. Tam da bu kurganların olduğu sürece dayanıyor. Göçebe düşüncesinde bir bozkır devletinin de varlığını yavaş yavaş bu bölgede düşünmemiz gerekiyor. Buradaki mimari projede devlet aklı ve insan gücü lazım. Burası şu an Türk tarihi bakımından en hayati en kritik bölge durumuna geldi. Burada İskit dönemine ait bir araştırma projesi başlatılırsa ve bu bölgede Kerkenes Dağı’nın yanında belli noktalarda tespit edilirse bu bölge özellikle Demir Çağındaki Proto-Türk varlığı bakımından onun tartışılması, değerlendirilmesi ve turizm noktası olması bakımından çok önemli olabilir" dedi. Yozgat Müze Müdürü Cihat Çakır Keykavus Kalesi kazısının ikinci dönemini yaşadıklarını ve gösterilen emeklerden dolayı teşekkürlerini ifade etti. Sorgun Belediye Başkanı Erkut Ekinci ise Kerkenes’te yürütülen çalışmaların son derece önemli olduğunu belirtti. Ekinci, "Hem Sorgun’un tarihi hem de Türk tarihi için ciddi buluşlar var. Bu haberi bana getirdiklerinde ben de çok mutlu oldum. İnşallah bu çalışmalar ciddi bir hızda yine devam eder. Buradaki önemli konulardan bir tanesi Türklerin Anadolu’da bin 600 yıl önce var olduğunun kanıtı tespit edilmiş oldu. Bu çok ciddi bir buluştur, diye düşünüyorum. Sorgun ve Yozgat için de ileriki çalışmalarda buranın biraz daha gezi alanı oluşması, turizme katkı sağlaması noktasında Sorgun Belediyesi olarak desteklerimizi devam ettireceğimizi beyan etmek isterim. Hocalarımızın ihtiyaç duyacakları bir çalışma evi, idari bölümler, bir sonraki aşamada da karşılama merkeziyle ilgili bir çalışma yapılacak. O dönemde de katkılarımız devam edecek" şeklinde konuştu.
Yozgat’ta 2021 yılında yıkılıp, yerine yenisi inşa edilen statta sona yaklaşıldı
19 Ekim 2025 Pazar - 15:06 Yozgat’ta 2021 yılında yıkılıp, yerine yenisi inşa edilen statta sona yaklaşıldı Yozgat’ta 2021 yılında inşaat çalışmalarına başlanılan ancak önceki yıl yüklenici firmanın işi bırakması nedeniyle yarım kalan Şehir Stadı inşaatının ocak ayında ihalesi yenilendi. Yer teslimi sonrasında yarım kalan inşaatta sona gelindi, stadın çimleri de serilmeye başlandı. Zemine Sakarya ilinden rulo halinde getirilen 10 bin 500 metrekare hazır çim serileceği, serim işleminden sonra hava sıcaklıklarının bu şekilde devam etmesi halinde bir ay içerisinde futbol oynanabilecek duruma gelebileceği kaydedildi. Yozgat’ta temeli 65 yıl önce atılan, inşaatı yaklaşık 16 yıl süren ve 1976 yılında tamamlanan Şehir Stadyumu, yerine yenisi yapılmak üzere 2021 yılının ocak ayında yıkıldı. 500 günde tamamlanması planlanan ve yüklenici firmanın işi bırakması sonucu yeniden ihale edilen inşaatı yıl sonuna kadar tamamlanarak, futbol oynanabileceği kaydedildi. Kaba inşaatı tamamlanan ve çevre düzenleme çalışmalarına başlanılan stadın alttan ısıtmalı zemin çalışmaları sonrasında çim yerleştirme işlemi de başladı. Stat inşaatının devam etmesi, başka bir stadın bulunmaması nedeniyle ilin ligdeki temsilcisi Yozgat Belediyesi Bozokspor, ligdeki iç saha maçlarını Kırşehir’de oynuyor. Stat inşaatının tamamlanmasının ardından kırmızı*siyahlı ekip, maçlarını Yozgat’ta oynayabilecek. AK Parti Yozgat Milletvekili Süleyman Şahan, AK Parti yönetim kurulu üyeleri ile birlikte Yozgat Bozok Stadı inşaatında incelemelerde bulundu. Yetkililerden çalışmalar hakkında bilgi alan Şahan, stadın yüzde 90’lık kısmının tamamlandığını ve bir aksilik olmaması durumunda Yozgat Belediyesi Bozokspor’un müsabakalarını önümüzdeki aydan itibaren bu statta oynayacağını açıkladı. Şahan, "Şükürler olsun, çok ciddi bir mesafe aldık. Çimlerimiz serilmeye başlandı. Önümüzdeki hafta itibarıyla Allah’ın izniyle çim serim işimiz bitecek. Şu anda stadımız genel itibariyle yüzde 90’ın üzerinde tamamlanmış durumda. Bir önceki ziyaretimizde ışıklandırmayla ilgili bir talep olmuştu, o günden sonra birçok modern stadyumu inceledik. Aydınlatma sistemi ekleyeceğiz. Ekim sonu itibarıyla çim serimi biteceğini söylemiştik. Her gün süreci takip ediyoruz. Müteahhit kaynaklı bazı sıkıntılar yaşanmıştı ama bütçemizi ayarlayıp, çözüme kavuşturduk. Belki bu stat için 40 defa görüştük ve sonuç aldık. Yozgat’a yakışır bir stat ortaya çıktı. Kısa sürede maçlar bu statta oynanacak. Bugün oturakların, çimlerin serildiğini görmek bizleri mutlu etti. Dışarıdan görüntüsüyle de Yozgat’a değer bir proje. İnşallah önümüzdeki ay maçlarımızı burada hep birlikte izleyeceğiz. Takımımızın bu sezonki hedefi bir üst lige çıkmak. Bu yıl güzel bir takım kurduk. Şu an maçlarımızı Kırşehir’de oynamak zorundayız ama çimlerin toprakla kaynaşmasının ardından Yozgat’ta oynayacağız. Tüm hemşehrilerimizden takımımıza sahip çıkmalarını istiyorum. Hedefimiz bir üst lig ve büyük takımların da Yozgat’ta maç yapacağı günleri görmek" dedi.
Bozok’un sessiz tanığı: 16. yüzyıldan günümüze Çerkez Bey Türbesi
19 Ekim 2025 Pazar - 12:20 Bozok’un sessiz tanığı: 16. yüzyıldan günümüze Çerkez Bey Türbesi Yozgat’ın Çayıralan ilçesinde, Osmanlı döneminde Bozok Sancak Beyliği yapan Çerkez Bey adına 1587-1588 yıllarında inşa edilen türbe, tarihi dokusu ve mimarisiyle dikkat çekiyor. Dron ile kaydedilen görüntüler, asırlık yapının görkemini gözler önüne seriyor. Tarihi kaynaklara göre türbe, 1542 yılında Bozok’ta tımar sahibi, 1557-1558 yıllarında ise Kırşehir Sancak Beyi olan Çerkez Bey için yaptırıldı. Çayıralan’da ‘Kümbetli Cami’ olarak bilinen yapının avlusunda yer alan türbe; kare kaide üzerine sekizgen gövde, içten kubbeli ve dıştan sivri külahlı mimarisiyle Osmanlı dönemi anıt mezarlarının ayakta kalabilmiş nadide örneklerinden biri olarak kabul ediliyor. Ziyaretçilerin ortak şikayeti, türbenin kapalı olması. Türbeyi gezmeye gelen Faruk Demircan, Adana’dan geldiğini belirterek, "Adana’dan geldim. Türbeyi gezmeye geldim. Ama türbe biraz bakımsız geldi bana, kapıları kapalı. Bir vatandaş olarak kapıları en azından açık olmasını ve içerisini görmek isterdim. Değerlerimize sahip çıkılmasını istiyoruz" dedi. "Çayıralan, Selçuklu ve Osmanlı’nın ilk yerleşim yerlerinden biridir" Tarihi geçmişiyle dikkat çeken yapıya farklı şehirlerden ve hatta yurt dışından ziyaretçilerin geldiğini belirten Süleyman Kandemir ise türbenin hem Selçuklu hem de Osmanlı izlerini taşıdığını ifade etti. Kandemir, "Burası içinde bulunduğumuz mekan 1080 Selçuklu’nun Anadolu’ya fethinden sonraki kutsal mekan. Bir tarafta Selçuklu eseri. Burada da Osmanlı eseri var. 1080’de buradaki cami Selçuklular tarafından Anadolu’ya yapılan 10. camidir. İçinde bulunduğumuz ise Bozok Sancak Bey İsa Bey’in çocuğuna yaptığı türbedir. Burası gördüğünüz gibi Osmanlı usulüne göre yapılmış. Taç kapılı, mihrap kapılı, çok güzel bir kümbettir. Çayıralan Anadolu’da Selçuklu ve Osmanlı açısından ilk yerleşim yerlerinden birisidir. İki katlı altta türbe var. Üst kat ise zamanla medrese olarak kullanılmış. Ama son zamanlarda tamamen şu anda türbe olarak ziyarete açık. Anadolu’nun değişik yerlerinden yurt içinden, yurt dışından ziyaretçiler geliyor" dedi. 2005 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından tescillenerek koruma altına alınan türbe, mimari yapısı, süslemeleri ve taş işçiliğiyle tarihi değerini korurken vatandaşlar, bu kültürel mirasın daha iyi korunmasını ve tanıtılmasını talep ediyor.
Bozok’un Sessiz Tanığı: 16. Yüzyıldan günümüze Çerkez Bey Türbesi
19 Ekim 2025 Pazar - 11:26 Bozok’un Sessiz Tanığı: 16. Yüzyıldan günümüze Çerkez Bey Türbesi Yozgat’ın Çayıralan ilçesinde, Osmanlı döneminde Bozok Sancak Beyliği yapan Çerkez Bey adına 1587-1588 yıllarında inşa edilen türbe, tarihî dokusu ve mimarisiyle dikkat çekiyor. Dron ve yerden kaydedilen görüntüler, asırlık yapının görkemini gözler önüne sererken, aynı zamanda ilgisizlik, kapalı kapıları arkasından ve pencerelerinden görünen bakımsızlık nedeniyle yaşadığı yıpranmayı da ortaya koyuyor. Tarihi kaynaklara göre; türbe, 1542 yılında Bozok’ta tımar sahibi, 1557-1558 yıllarında ise Kırşehir Sancak Beyi olan Çerkez Bey için yaptırıldı. Çayıralan’da ‘Kümbetli Cami’ olarak bilinen yapının avlusunda yer alan türbe; kare kaide üzerine sekizgen gövde, içten kubbeli ve dıştan sivri külahlı mimarisiyle Osmanlı dönemi anıt mezarlarının ayakta kalabilmiş nadide örneklerinden biri olarak kabul ediliyor. "Değerlerimize sahip çıkılmasını istiyoruz" Yerli ziyaretçilerin ortak şikayeti, türbenin kapalı olması. Türbeyi gezmeye gelen Faruk Demircan, Adana’dan geldiğini belirterek şunları söyledi: "Adana’dan geldim cenaze nedeniyle. Geldiğimde merak ettim türbeyi gezmeye geldim. Ama türbe biraz bakımsız geldi bana. Kapıları kapalı. Bir vatandaş olarak kapıları en azından açık olmasını ve içerisini görmek isterdim. Değerlerimize sahip çıkılmasını istiyoruz." "Çayıralan, Selçuklu ve Osmanlı’nın ilk yerleşim yerlerinden biridir" Tarihi geçmişiyle dikkat çeken yapıya farklı şehirlerden ve hatta yurt dışından ziyaretçilerin geldiğini belirten Süleyman Kandemir ise türbenin hem Selçuklu hem de Osmanlı izlerini taşıdığını ifade etti. Kandemir, "Burası içinde bulunduğumuz mekan 1080 Selçuklu’nun Anadolu’ya fethinden sonraki kutsal mekan. Bir tarafta Selçuklu eseri. Burada da Osmanlı eseri var. 1080’de buradaki cami Selçuklular tarafından Anadolu’ya yapılan 10. camidir. İçinde bulunduğumuz ise Bozok Sancak Bey İsa Bey’in çocuğuna yaptığı türbedir. Burası gördüğünüz gibi Osmanlı usulüne göre yapılmış. Taç kapılı, mihrap kapılı, çok güzel bir kümbettir. Çayıralan Anadolu’da Selçuklu ve Osmanlı açısından ilk yerleşim yerlerinden birisidir. iki katlı altta türbe var. Üstte de ise zamanla medrese olarak kullanılmış. Ama son zamanlarda tamamen şu anda türbe olarak ziyarete açık. Anadolu’nun değişik yerlerinden yurt içinden, yurt dışından ziyaretçiler geliyor" dedi. 2005 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından tescillenerek koruma altına alınan türbe, mimari yapısı, süslemeleri ve taş işçiliğiyle tarihi değerini korurken vatandaşlar, bu kültürel mirasın daha iyi korunmasını ve tanıtılmasını talep ediyor.
Erkeklere yakıştırılan muhtarlık mesleğinin, Yozgat’taki iki kadın temsilcisinden biri
18 Ekim 2025 Cumartesi - 13:08 Erkeklere yakıştırılan muhtarlık mesleğinin, Yozgat’taki iki kadın temsilcisinden biri Yozgat’ta yaşayan Özlem Önsoy, ev hanımıyken ailesinin desteğiyle aday olduğu muhtarlık seçimlerini kazanarak Yozgat’ın iki kadın muhtarından biri oldu. Her yıl 19 Ekim’de kutlanan Muhtarlar Günü, mahalle ve köy yaşamının vazgeçilmez isimleri olan muhtarların özverili çalışmalarını ön plana çıkarıyor. Yozgat’ta görev yapan kadın muhtarlardan biri olan Özlem Önsoy, azimli kişiliğiyle örnek bir yerel yönetici profili çiziyor. Yozgat merkezde bulunan 27 mahalleden sadece ikisinde kadın muhtar görev yapıyor. Bu isimlerden biri olan Özlem Önsoy, seçimle göreve geldiği günden bu yana mahallesine hizmet etmek için gece gündüz demeden çalışıyor ve kadınların yerel yönetimlerde daha fazla temsil edilmesi gerektiğini vurguluyor. "Muhtarlık daha çok erkeklere yakıştırılan bir meslek" Bahçeşehir Mahalle Muhtarı olarak görev yapan Özlem Önsoy, muhtar olmaya eşi, ailesi ve komşularının sayesinde karar verdiğini söyledi. Önsoy, "Muhtarlık daha çok erkeklere yakıştırılan bir meslek olarak görülüyor. Gittiğimiz yerlerde eşimi muhtar sanıyorlar. Kadın muhtarlarımız çok değil. Yozgat’ta 27 mahallemiz var. 2 merkezde 2 köyde kadın muhtarlarımız var. Seçimi kazandıktan sonra aldığım geri dönüşler güzeldi. Oy vermeyenler bile ‘Sizi tanımış olsaydık oyumuzu size verirdik’ dedi. Bunları duyunca mutlu oluyorum" dedi. "İhtiyaç sahibi kişilere yardımcı oluyorum, gerekirse kendi aracımla resmi dairelere götürüyorum" Mahallede bulunan ihtiyaç sahibi kişilere elinden geldiğince yardımcı olmaya çalışan Önsoy, gerekli durumlarda resmi kurumlara kendi aracıyla vatandaşları götürdüğünü ifade etti. Önsoy, "Resmi dairelere gidemeyenler, aracı olmayanlar, oraya ulaşamayan veya haberi olmayanlar var. Çevremizden araştırarak bildiğimiz kişilere kendi aracımızla yardımcı olmaya çalışıyoruz. Yardım kuruluşları ve derneklere başvuru yapıyoruz. Ailelere yardımcı oluyorlar. Formlarını dolduruyoruz. Posta geldiğinde evlerinde bulunamayanlara evraklarını ulaştırıyorum. Önceden hep evdeydim. Şimdi daha sosyal oldum. 3 çocuğum var ikisi büyük ve olanların farkında. En küçük çocuğum 10 yaşında. O yeni yeni farkına varıyor. Onlar anneleriyle hep gurur duyuyorlardı şimdi de gurur duyuyorlardır. Kadınlar siyasette de muhtarlıkta da olmalı. Kadınlar, elinin değdiği her şeyi güzelleştiriyor" ifadelerini kullandı. "Muhtarlık gereksiz değil" Bahçeşehir Mahallesi sakinlerinden Zübeyde Caner, Muhtar Özlem Önsoy’dan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Caner, "Gece gündüz her zaman kapısını çalabileceğimiz biri. Her derdimize her sıkıntımıza koşar. Muhtarlık gereksiz değil. Muhtar bir mahallenin en büyük destekçisi diyebilirim. Her türlü sıkıntıda her şeyden önce onun kapısını çalacağız" diyerek muhtarlığın gerekli olduğuna değindi. Yukarı Çatak Mahallesi Muhtarı Harun Yozgat, "Muhtarlık demokrasinin en temellerini oluşturan şeylerden birisi. Muhtarlık belediyelerden de önce kurulmuş bir sistem. İki bayan muhtarımız var. Özlem Hanım çok aktif, pozitif bir arkadaşımız. Her zaman yanımızda. Mahalleli için kendini paralıyor, elinden geleni yapıyor. Allah sayılarını arttırsın" cümlelerine yer verdi. Çapanoğlu Mahallesi Muhtarı Necip Eröz, "Muhtarlarımıza hayırlı görevler yapmayı diliyorum. Özlem Hanıma desteğimiz tam. Yozgat’ta 27 mahallemiz var iki tane bayan adayımız vardı. İkisi de muhtar oldu. Şimdiye kadar kadın muhtar görmediklerinden şaşıranlar oluyor. Özlem Hanım mahallesine iyi şeyler yapıyor, hizmet ediyor" dedi. Köseoğlu Mahallesi Muhtarı Mithat Ceylan "Ablamız olarak ona destek çıkıyoruz, oda bize destek çıkıyor sağ olsun" derken, Mutafoğlu Mahallesi Muhtarı Ali Çankaya ise "25 senelik muhtarım. İki tane çiçeğimiz var. Biri Özlem Hanım diğeri Gülseren Hanım. Onlarla da çalışmalarımız iyi oluyor" şeklinde konuştu.