Yerel Haberler
Yozgat
Muhtar Çetin, hayırseverler ve ihtiyaç sahipleri arasında köprü oldu 27 Mayıs 2026 Çarşamba - 09:11:01 Yozgat’ın Sorgun ilçesi Osman Çavuş Mahallesi Muhtarı Ali Çetin, Kurban Bayramı’nda başlattığı anlamlı dayanışma kampanyasıyla mahalle sakinlerinin takdirini topluyor. Muhtar Çetin, kurban kesen ancak paylarını ihtiyaç sahiplerine ulaştırma imkanı bulamayan aileler ile mahalledeki dar gelirli aileleri bir araya getiren örnek bir projeye imza attı. Kurban etlerinin doğru kişilere, bozulmadan ulaştırılması için kolları sıvayan Osman Çavuş Mahallesi Muhtarı Ali Çetin, muhtarlık bürosunun önüne derin dondurucu kurdu. Bayram temizliği ve yoğunluğu içinde kurban paylarını dağıtmaya vakit bulamayan ya da kime vereceğini bilemeyen hayırsever vatandaşlar, etlerini muhtarlığa getirerek bu dondurucuda güvenle muhafaza edilmesini sağlıyor. Toplanan kurban etleri, Muhtar Çetin tarafından titizlikle tasnif edildikten sonra yine kendisi tarafından dağıtıma çıkarılıyor. Mahalledeki ihtiyaç sahibi aileleri daha önceden belirleyen Çetin, kendi şahsi aracına yüklediği kurban paylarını kapı kapı dolaşarak ihtiyaç sahiplerine teslim ediyor. Ali Çetin, "4-5 yıldır bu uygulamayı yapıyorum. Bu bayramda yine devam edeceğiz. Hatta iki dolapla yapıyorum. Buradaki amacımız insanlar kurbanlarını kesiyor dağıtacak yer bulamadığı için biz de böyle ilanen eşe dosta söylüyoruz. Bize getirip gönlünce bırakıyorlar. Biz de kurban kesmeyenleri tespit edip oraya götürüyoruz. İnsanlar apartman hayatı çok olduğu için kurban kestiklerinde verecek yer bulamadıklarını söylüyor. Eskisi gibi müstakil evler de yok. Ben iyi kötü kurban kesemeyenleri tespit ediyorum. Tespit edemediklerim de bize ulaşıyor. O şekilde kendi aracımla teslim ediyorum. Mahalle sakinleri memnunlar. Birebir ihtiyaç sahiplerine ulaşıyor. Bayramdan birkaç gün önce bile bu projemin olup olmadığını soranlar oldu" dedi.
27 Mayıs 2026 Çarşamba - 08:50 Muhtar Çetin, hayırseverler ve ihtiyaç sahipleri arasında köprü oldu Yozgat’ın Sorgun ilçesi Osman Çavuş Mahallesi Muhtarı Ali Çetin, Kurban Bayramı’nda başlattığı anlamlı dayanışma kampanyasıyla mahalle sakinlerinin takdirini topluyor. Muhtar Çetin, kurban kesen ancak paylarını ihtiyaç sahiplerine ulaştırma imkanı bulamayan aileler ile mahalledeki dar gelirli aileleri bir araya getiren örnek bir projeye imza attı. Kurban etlerinin doğru kişilere, bozulmadan ulaştırılması için kolları sıvayan Osman Çavuş Mahallesi Muhtarı Ali Çetin, muhtarlık bürosunun önüne derin dondurucu kurdu. Bayram temizliği ve yoğunluğu içinde kurban paylarını dağıtmaya vakit bulamayan ya da kime vereceğini bilemeyen hayırsever vatandaşlar, etlerini muhtarlığa getirerek bu dondurucuda güvenle muhafaza edilmesini sağlıyor. Toplanan kurban etleri, Muhtar Çetin tarafından titizlikle tasnif edildikten sonra yine kendisi tarafından dağıtıma çıkarılıyor. Mahalledeki ihtiyaç sahibi aileleri daha önceden belirleyen Çetin, kendi şahsi aracına yüklediği kurban paylarını kapı kapı dolaşarak ihtiyaç sahiplerine teslim ediyor. Ali Çetin, "4-5 yıldır bu uygulamayı yapıyorum. Bu bayramda yine devam edeceğiz. Hatta iki dolapla yapıyorum. Buradaki amacımız insanlar kurbanlarını kesiyor dağıtacak yer bulamadığı için biz de böyle ilanen eşe dosta söylüyoruz. Bize getirip gönlünce bırakıyorlar. Biz de kurban kesmeyenleri tespit edip oraya götürüyoruz. İnsanlar apartman hayatı çok olduğu için kurban kestiklerinde verecek yer bulamadıklarını söylüyor. Eskisi gibi müstakil evler de yok. Ben iyi kötü kurban kesemeyenleri tespit ediyorum. Tespit edemediklerim de bize ulaşıyor. O şekilde kendi aracımla teslim ediyorum. Mahalle sakinleri memnunlar. Birebir ihtiyaç sahiplerine ulaşıyor. Bayramdan birkaç gün önce bile bu projemin olup olmadığını soranlar oldu" dedi. (EY-
Bozok Üniversitesi Hastanesi Doğum Salonunda İlk Doğum Gerçekleşti
05 Şubat 2016 Cuma - 17:19 Bozok Üniversitesi Hastanesi Doğum Salonunda İlk Doğum Gerçekleşti Bozok Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi bünyesinde Doğum Salonu ve Pediatri Yoğun Bakım servislerinin bulunduğu Yenidoğan Ünitesi hizmete başladı.Adalet Bakanı Bekir Bozdağ ve Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz tarafından geçtiğimiz günlerde düzenlenen törenle hizmete açılan Bozok Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Yenidoğan Ünitesi’nde hasta kabulüne başlanılarak ilk doğum gerçekleştirildi. Yenidoğan ünitesinde ilk doğum Orhan ve Cemsafa Yılmaz çiftinin 3 kilo 850 gram ağırlığında Abddürrahim Alp isimin verdikleri erkek bebek oldu.Tıbbın son teknoloji imkanları ile donatılarak modern bir şekilde dizayn edilen ve bölge halkına hizmet verecek olan Doğum Salonu ve Pediatri Yoğun Bakım servislerinin bulunduğu Yenidoğan ünitesinde 5 uzman hekim ve diğer yardımcı sağlık personeli ile hizmet vereceğini belirten Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Selda Seçkin, “Bugün hastanemizde önemli ve mutlu bir güne şahitlik ediyoruz. Geçtiğimiz günlerde Adalet Bakanı Bekir Bozdağ ve Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz tarafından açılışını gerçekleştirdiğimiz Doğum Salonu ve Pediatri Yoğun Bakım servislerinin bulunduğu Yenidoğan ünitesi hastane bünyesinde önemli bir eksikliği giderdi. Doğum Salonu’nda ilk doğumumuz bugün gerçekleşti ve sağlıklı bir erkek bebeğimiz oldu. Anne de gayet sağlıklı. Biz de bu ilki yaşamaktan çok mutluyuz” dedi.Doğum Salonu’nun açılması ile normal doğum vakalarının kabul edildiğini ifade eden Prof. Dr. Seçkin, “Daha önce sadece sezaryen doğumları gerçekleşiyordu. Şimdi normal doğumları da yapacağız. Yenidoğan Ünitesi’nde de yeni doğan bebeklerin her türlü tedavileri yapılacak. Yozgatlı vatandaşlarımızı hastanemize bekliyoruz. Üniversitemiz Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi bünyesinde Doğum Salonu ve Pediatri Yoğun Bakım servislerinin bulunduğu Yenidoğan ünitesinin açılmasında emeği geçen başta üniversitemiz Rektörümüz Prof. Dr. Salih Karacabey olmak üzere hastane Başhekimimiz Yrd. Doç. Dr. Mesut Sipahi ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” diye konuştu.Üniversite Rektörü Prof. Dr. Salih Karacabey’de Doğum Salonu ve Pediatri Yoğun Bakım servislerinin
Sorgun TSO Akreditasyon Sertifikasını Aldı
05 Şubat 2016 Cuma - 15:25 Sorgun TSO Akreditasyon Sertifikasını Aldı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Akreditasyon belgesini almaya hak kazanan Sorgun Ticaret ve Sanayi Odası düzenlenen törenle Akreditasyon Sertifikasını aldı.TOBB Ankara TOBB İkiz Kuleler konferans salonunda gerçekleştirilen törene Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun sertifika almaya hak kazanan oda ve borsa başkan ve yönetim kurulu üyeleri katıldı. Törende 42 TSO ve Ticaret Borsası akreditasyon belgesini yenilerken Sorgun Ticaret ve Sanayi Odasının da yer aldığı 33 TSO ise ilk defa akreditasyon sertifikası aldı.Törende konuşan TOBB Başkanı M.Rifat Hisarcıklıoğlu, sertifika alan oda ve borsa sayınını 233’e yükseldiğini belirterek “ Bugün 5 yıldızlı olan oda ve borsalarımız, hizmet kalitesi anlamında, Londra’daki, Paris’teki, Berlin’deki oda ve borsalar seviyesine ulaşmış durumda. Onlar üyelerine hangi standartta hizmet veriyorsa, bu oda ve borsalarımız da minimum aynı seviyede hizmet veriyorlar. TOBB ailesi içindeki 365 oda ve borsanın 233’ü dünya standartları üstünde hizmet verdiklerinin en somut belgesi bu" şeklinde konuştu.Sorgun Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Üzeyir Arslan ise, üyelerine daha iyi hizmet sunmak için çalışmalarına ara vermeden devam edeceklerini söyleyerek “ Sorgun Ticaret ve Sanayi Odası, hizmet anlayışı, şeffaflık politikaları, üyeleriyle ilişkileri, bilişim altyapısı gibi çalışmaları kapsayan akreditasyon denetimi sonucunda bu belgeyi almaya hak kazandı. Oda olarak önceliğimiz Sorgun ve üyelerimizdir. Odamız, artık hizmet kalitesini A Sınıfı’na yükseltmiştir. Bu nedenle büyük bir mutluluk duyuyoruz. Bu başarıda büyük emeği olan değerli çalışanlarımıza, yönetim kurulu üyelerimize, meclis üyelerimize ve meslek komitesi üyelerimize, ayrıca bu sistemi oda/borsalarımıza kazandıran başta TOBB Yönetim Kurulu Başkanımız Sayın M.Rifat Hisarcıklıoğlu’na teşekkür ediyorum” dedi.
Cuma Hutbesinde Birlik Beraberlik Ve Kardeşlik Mesajı Verildi
05 Şubat 2016 Cuma - 15:23 Cuma Hutbesinde Birlik Beraberlik Ve Kardeşlik Mesajı Verildi Yozgat’ta Cuma hutbesinde, birlik beraberli ve kardeşlik mesajı verildi.Cuma hutbesinde İslam coğrafyasının farklı köşelerinde insanlığın utancı niteliğinde kara günler yaşandığı belirtilerek, masum Müslümanlar dayanılmaz acılar yaşadığı, akan kan bir türlü dinmediği, Türkmen, Arap ve Kürt binlerce insanın, barış umuduyla ülkemize sığındığı belirtildi.Ülkemizin de zor zamanlardan geçtiğinin ifade edildiği hutbede, “ Birliğimizi sınayan, bütünlüğümüzü hedef alan hain eller, vatanımızın bir köşesinde şiddeti tırmandırıyor. Onlarca kahraman evladımız şehit düştü. Ciğerler dağlanıyor, ailelerin boynu bükülüyor. Bugün varlığımızı seferber ederek yıkılanları yeniden inşa etmek, yorulana can, boğulana nefes, kimsesize kimse olmak, kardeşliğimizi bir daha hatırlamak durumundayız. Şimdi gözlerin feri, dillerin duası, yüreklerin cesareti olma zamanıdır. Şimdi yaraları sarma zamanıdır” ifadeleri kullanıldı.ŞEHİTLERE DUAŞehitlere dua edildiği hutbede şu sözlere yer verildi. “Milletçe şehitlerimize olan vefa borcumuzu ödeme zamanıdır. Şimdi şehit ailelerinin yaralarını sarma zamanıdır. Onların evlatları biz olalım, ellerini biz öpelim, hallerini biz soralım, dualarımızı onların dualarına katalım. Şehit eşlerinin maddi ve manevi ihtiyaçlarında yanlarında olalım. Şehitlerimizin bize emaneti olan çocuklarını bağrımıza basalım. Şehit, Rabbine kavuşmuştur, nimetlerle ikrama ermiş, ebedi mutluluğa erişmiştir. Bize düşen, onun ardında bıraktığı emanetlere bu hayatı kolaylaştırmak, hayata tutunma ve ayakta kalma gücü aşılamaktır. Şimdi terörün mağdur ettiği kardeşlerimizin yaralarını sarma zamanıdır.Evleri yakılıp yıkılan, şehirlerini terk etmek zorunda kalan, çocuklarını okula gönderemeyen, iş yerlerinin kepenklerini kapatan binlerce insanımız hayata dönmeyi bekliyor. Bugün bizim vazifemiz onlara ensar olmak, dertlerine derman olmak, halleriyle hemhal olmaktır. Bugün bizlere düşen, hayatın eski tadı ve ahengi ile akması ve hatta eskisinden daha büyük umutlar taşıması için kardeşlerimizin yanında olmaktır. Evsize ev, yuvasıza yuva, kimsesize kimse olmayı bilen milletimiz, bugün terör mağduru olan kardeşlerimizi yalnız bırakmayacaktır. Terörle örselenen ruhları tedavi edelim, toprağından koptuğu için garipleşen yüreklere dokunalım. Bu vatanın geleceği olan yavruların gözlerinin önündeki yıkıntı sahnelerini silelim, kulaklarındaki silah seslerini unutturalım”BAYIRBUCAK TÜRKMENLERİNE YARDIMCuma hutbesinde Bayırbucak Türkmenlerine yardım istenerek şu sözlere yer verildi: “Şimdi Bayır Bucak Türkmenlerinin yaralarını sarma zamanıdır. Türkmen kardeşlerimiz, son ana kadar topraklarını zalimlere karşı savunmak ve yurtlarını terk etmemek için uğraşmış, canlarını dişlerine takarak hayatta kalma mücadelesi vermiştir. Son büyük saldırı ve bombalamaların ardından ülkemize sığınan binlerce soydaşımızın ağır yaralarını sarmak için seferber olma zamanıdır. Onlara hicretin zorluklarını unutturacak, kendilerini dost ellerde hissettirecek, yitirdikleri güven ve huzur iklimine kavuşmalarını sağlayacak her türlü yardım ve desteğimiz için gün bugündür. Gün, yaraları sarma günüdür”Cami çıkışında ise cemaat yardım kampanyasına büyük ilgi gösterdi
AK Parti Yozgat Milletvekili Ertuğrul Soysal “Yozgat Sağlık Üssü Olacak”
05 Şubat 2016 Cuma - 14:54 AK Parti Yozgat Milletvekili Ertuğrul Soysal “Yozgat Sağlık Üssü Olacak” AK Parti Yozgat Milletvekili Ertuğrul Soysal, Bozok Üniversitesi Tıp Fakültesi ve 475 Yataklı Şehir Hastanesiyle Yozgat’ın sağlık üssü olacağını söyledi.AK Parti Yozgat Milletvekili Ertuğrul Soysal ve AK Parti İl Başkanı Harun Lekesiz, inşaatı devam eden 475 yataklı şehir hastanesini inceledi. Hastane inşaatının yaz kış demeden hızla sürdüğünü belirten Milletvekili Soysal, “İnşaat şuanda yüzde 60 seviyesine gelmiştir. Kaba inşaat devam ederken, içeride de tesisatlar, yapılması gereken çalışmalar sürdürülüyor. Yaklaşık 320 milyon liraya mal olacak olan hastanemiz kamu özel ortaklığı ile yapılmaktadır” dedi.Hastanenin 2017 yılının ilk aylarında hizmete açılmasının planlandığına değinen Milletvekili Soysal, “İnşaat çok hızlı sürmekte ve belki de bu yılın sonunda hizmete açılacaktır. Hastanemiz şimdiden ilimize, hayırlı uğurlu olsun” dedi.Bozok Üniversitesi Tıp Fakültesi ve Hastane inşaatının da devam ettiğini vurgulayan Milletvekili Soysal, “Tıp fakültemiz ve 200 yataklı tıp fakültesi hastanesinin de tamamlanmasıyla birlikte ilimiz bir sağlık üssüne dönüşecektir. İnşallah hastalarımız il dışına gitmek zorunda kalmadan burada tedavisini yaptıracaktır. Bunun dışında çevre illerden de ilimize sağlık hizmeti almak için gelecek insanlarımız olacaktır. Bu yapılan hizmetler ilimizin ekonomisine de önemli katkı sağlayacaktır” diye konuştu.
(Özel Haber) Türkiye'nin İlk Beşizleri Büyüdü Ekmek Beşe Çıktı Süte Su Karıştı
05 Şubat 2016 Cuma - 09:34 (Özel Haber) Türkiye'nin İlk Beşizleri Büyüdü Ekmek Beşe Çıktı Süte Su Karıştı Türkiye’nin yaşayan ilk beşizlerinin anne ve babası İbrahim-Özlem Bulut çifti, en son ne zaman aynaya baktıklarını, uykusuz geçen gecelerini ve gün doğmadan başlayan maratonlarını yorgun bedenleriyle anlattılar. Çabuk bitmesin diye sulandırılan sütler ve kilolarca alınan gıdalarla da masrafların beşe katlandığını belirten aile, çoğul çocuk düzenlemesi istedi.Muhammet Emin, Ömer Faruk, Yunus Kerem, Zeynep Muhteber ve Davut Ege. Onlar 2012 yılında prematüre olarak dünyaya gelen ve “beşi bir yerde” diye anılan Türkiye’nin ilk beşizleri. Ancak şu günlerde madde manevi zorluklar yaşadıklarını söyleyen aileleri, kendilerine uzanacak yardım elini bekliyor. 13 yıllık evli olan Bulut çifti, beşizleri ile birlikte geride bıraktıkları 3,5 yıl içerisinde kendilerini iyi hissettiren en önemli anahtarın sabır olduğunu ancak eksiklikler baş gösterdikçe kara kara düşündüklerini belirttiler.EKMEK BEŞE ÇIKTI, SÜTE SU KARIŞTIÖnceleri sadece mama ve süt ile beslenen beşizler artık yetişkin bir insan gibi gıda tüketimine başladı. Pazar tezgahlarından artık kilolarca alışverişlerin yapıldığını anlatan anne Özlem Bulut, “ Eve daha önce iki ekmek alıyordum ama şimdi beş ekmek alıyoruz. Bir kutu süt normalde bir çocuğa bir iki gün yetiyordur. Ama bizim için bir kutu süt bir öğün de bile zor yetiyor ki üstünü su ile dolduruyorum biberonlarını. Diğer paketi açmayayım bitmesin diye” dedi.“HASTANEYE GİDEMİYOR SOKAĞA ÇIKAMIYORUZ”Çocukları ile birlikte yalnız dışarı çıkmanın mümkün olmadığını hatta acil olmadığı sürece kendirinin hastaneye bile gidemediklerini aktaran anne Özlem Bulut, özellikle beşizlerden Zeynep Muhteber için endişeli. Kızının doğum sırasında beyin kanaması geçirdiğini ve buna bağlı olarak kas iskelet sisteminde kasılmalar meydana geldiğini ifade eden anne şunları söyledi: “Bağ-kur borçlarımız var. 10 bin TL’yi buldu. Çok acil bir durum olmadığı sürece doktora gitmiyoruz. Ev, dükkan kirası elektrik su faturaları ve çocukların masrafları gelirden fazla gidere yol açıyor. Zeynep’in doğum sırasında beyin kanaması geçirmişti. Ankara’da fizik - rehabilitasyon merkezine gidiyoruz ama gidemediğimiz zamanlar da oluyor. Evdeyken şikâyetçi olanlarda var. Aniden kapının önüne koyulsak nereye gideceğimizi bilmiyoruz. Çocukları yalnız başıma dışarı çıkaramıyorum. Çünkü yolun ortasına kaçıyorlar. İki üç günde bir eve gelenler artık iki üç ayda bir eve geliyorlar. Zorumuza gidiyor tabi. Mutfak dolaplarının içine giriyorlar. Çekmecelerin kulplarını çıkarttım mutfak tezgahının üzerine çıkılıyorlar. Kapıların çoğu kilitli. Bir nevi hapis hayatı yaşıyoruz.”“AYNANIN YERİNİ UNUTTUM”Zaman zaman kendini maratona katılan bir yarışçı gibi hissettiğini ama yarışın hiç bitmediğini aksine gittikçe zorlaştığını söyleyen anne Özlem Bulut, yaşadığı zorlukları şu sözler ile anlattı: “ Kendime vakit ayıramıyorum. Bazen nefes almayı bile unuttuğum oluyor. Aynanın yerini unutuyorum çocuklarını peşinden koştuğum için. Sabah 06.30’da başlayıp akşam saat 21.00’e kadar ve sonrasında da ortalık toparlama süreci olduğu için yatağa nasıl yattığımı bilmiyorum. Sürekli, “ ağlayan, anne dövdü, anne vurdu, anne döküldü” diye geçen bir gün. Bir gün sabah kalkıp da şişedeki yağın halının üstüne döküldüğünü, bardakların tamamının kırılmış halde mutfakta olduğunu bulduk.”“PSİKOLOJİK DESTEK VE ÇOĞUL ÇOCUK DÜZENLEMESİ ŞART”Zaman zaman yakın çevresinin kendilerine beş çocuğunun ileride refah bir hayat oluşturacağını söylediklerini belirten Baba İbrahim Bulut, “Bazen tanıdıklarımız bize ”bir çocukla zor baş ediyoruz” diyorlar. Gerçekten de insan son haddine geliyor sabretmenin. Bu konuda da devletimizin psikolojik desek sağlaması yapmasını bekliyoruz. Yakın dostlarımız bazen, “ senin beş oğlun var sırtın yere gelmez” diyorlar ben de, “şimdi sırtım yerden kalkmıyor. İnşallah ileride de sırtımız yere gelmez” sözleri ile karşılık veriyorum.” Marangozluk yaparak geçimini sağlamaya çalıştığını söyleyen 35 yaşındaki baba İbrahim Bulut kazancından çok giderinin olduğunu ifade ederek, “ Şuanda 3,5 yaşındalar ve bazen bana telefon ederek, “baba bana gelirken bir şeyler al” diyorlar. Bunu bir çocuğun demesi farklı. Beş çocuğun demesi başka. Bir çikolata da alsam beş tane almak durumundayım. Elimizden geldiği kadar yetinmeye çalışıyoruz ama tabii ki eksiklerimiz var. Şuanda kazancımla harcamalarım arasında başa baş gidiyorum. Devletimizin böyle ikiz üçüz çoğul çocuklu aileler için planlama yapmasını istiyoruz. Biz bir şeyleri aştık gidiyoruz ama bizden sonra da olacak böyle aileler. Bizden sonrakilerin daha rahat yaşaması için bu düzenlemenin getirilmesini bekliyoruz” dedi.“ANNELERİ ANLIYORUM”Baba İbrahim Bulut geride bıraktıkları zaman içerisinde yaşadıkları sıkıntılı süreci ise şu sözler ile özetledi: “İki kişiyiz beş çocuk var bunlara biberonla mama yedirmek zorundayız. İki elimde iki biberon ve iki çocuğa mamasını yediriyordum ama bu arada da uyukluyordum. Ben anneleri çok rahat anlamaya başladım ama babalar da beni anlar inşallah.”
Çağlayan Gençlik Merkezi Kayseri'de Yatılı Kamp Düzenlendi
04 Şubat 2016 Perşembe - 17:13 Çağlayan Gençlik Merkezi Kayseri'de Yatılı Kamp Düzenlendi Sorgun Çağlayan Gençlik Merkezi Kayseri’de öğrencilerine bir haftalık yatılı kamp düzenledi.Çağlayan Gençlik Merkezi yetkilileri öğrencilerine Kayseri Gül erkek öğrenci yurdunda bir haftalık yatılı program düzenledi. Programda izcilik eğitimi, hayvanat bahçesi gezisi, Erciyes de kayak faaliyeti, kitap okuma etkinlikleri, tarihi yer ve mekan gezileri, yüzme etkinlikleri düzenlendi.Öğrenciler bir hafta boyunca izcilik dersleri alarak izcilik faaliyetlerini öğrenmenin yanı sıra eğlencenin tadını çıkardılar. Sabah kahvaltısından sonra öğleye kadar izcilik eğitimi alan öğrenciler öğleden sonra her gün bir etkinliğe katıldılar. Gençlik Merkezi Kulüp Müdürü Özdemir Öztürk “Kayseri’de yatılı kamp düzenlememizin amacı öğrencilerimizin değişik ortamlarda yaşama kabiliyetini geliştirmek, değişik çevre ve kültürleri tanıma fırsatını sunmak ve yarıyıl tatillerini eğlenceli hale getirerek izciliği öğrencilere aşılamak ve değerlerini öğrencilere öğretmekti” dedi.Öğrenciler bu kamp sayesinde evlerinden uzak ta kendi başlarına yaşama kabiliyetlerini geliştirdiğini ifade eden Öztürk, “Öğrencilerimiz aynı zamanda hayvanat bahçesi gezisi, kayak faaliyeti, yüzme etkinlikleri, tarihi yer ve mekan gezileri ile yarıyıl tatilini çok eğlenceli geçirdiler. Kayseri’de bizleri çok iyi bir şekilde ağırlayan Kayseri Gül erkek Öğrenci Yurdu yetkililerine teşekkür ediyoruz” diye konuştu.
Sorgunlular Kan Bağışı Kampanyasına Yoğun İlgi Gösterdi
04 Şubat 2016 Perşembe - 17:12 Sorgunlular Kan Bağışı Kampanyasına Yoğun İlgi Gösterdi Türk Kızılayı Yozgat Kan Bağışı Merkezi ekipleri Sorgun ilçesinde gönüllü vatandaşlardan kan topladı.Sorgun Belediyesi’nin katkılarıyla düzenlen organizasyonla Belediye hizmet binası altında kan bağışlarını kabul eden ekipler, bir günde 50 ünite kan topladı. Belediye personellerinin ilgi gösterdiği kan bağışına Osmanlı Ocakları Sorgun Şubesi de destek verdi. Yozgat Kan Bağışı Merkezi’nde görevli Dr. Serdal Uzun, düzenli olarak Sorgun’a geldiklerini ve Sorgunlu bağışçılardan memnun olduklarını söyledi. Dr. Uzun, “Sorgunlu vatandaşlarımız kan bağışı konusunda duyarlı. Düzenli olarak kan veren vatandaşlarımız var. Duyarlılıklarından dolayı teşekkür ederiz" dedi.Kan bağışı ile ilgili bilgiler de veren Dr. Serdal Uzun, kan bağışında bulunmak isteyen her vatandaştan bağış almadıklarını, kan verebilmenin de şartları olduğunu ifade etti. Kan bağışını kabul etmeden önce personel tarafından bağışçılara çeşitli sorular yöneltilerek form imzalatıldığını dile getiren Dr. Serdal Uzun, “Yöneltilen soruları bağışçılarımızın doğru yanıtlaması gerekmektedir. Çünkü eğer sağlıklı değilseniz kan vermek size faydadan çok zarar verebilir. Kişide yorgunluk, stres, yüksek tansiyon gibi durumlar meydana gelebilir. Diyabet, kalp gibi ciddi rahatsızlıkları olan kişiler kan verme konusunda hassas olmalıdır. Çünkü bu hastaların vücutları kan üretimini sadece kendilerine yetebilecek kadar üretebilir. Bulaşıcı hastalık geçirmiş olanların da kan vermeleri sakıncalı. Yararlı olayım derken zarar verici olur. Bunun haricinde kan vermenin bir zarar yoktur" diye konuştu.