Yerel Haberler
Yozgat
Muhtar Çetin, hayırseverler ve ihtiyaç sahipleri arasında köprü oldu 27 Mayıs 2026 Çarşamba - 09:11:01 Yozgat’ın Sorgun ilçesi Osman Çavuş Mahallesi Muhtarı Ali Çetin, Kurban Bayramı’nda başlattığı anlamlı dayanışma kampanyasıyla mahalle sakinlerinin takdirini topluyor. Muhtar Çetin, kurban kesen ancak paylarını ihtiyaç sahiplerine ulaştırma imkanı bulamayan aileler ile mahalledeki dar gelirli aileleri bir araya getiren örnek bir projeye imza attı. Kurban etlerinin doğru kişilere, bozulmadan ulaştırılması için kolları sıvayan Osman Çavuş Mahallesi Muhtarı Ali Çetin, muhtarlık bürosunun önüne derin dondurucu kurdu. Bayram temizliği ve yoğunluğu içinde kurban paylarını dağıtmaya vakit bulamayan ya da kime vereceğini bilemeyen hayırsever vatandaşlar, etlerini muhtarlığa getirerek bu dondurucuda güvenle muhafaza edilmesini sağlıyor. Toplanan kurban etleri, Muhtar Çetin tarafından titizlikle tasnif edildikten sonra yine kendisi tarafından dağıtıma çıkarılıyor. Mahalledeki ihtiyaç sahibi aileleri daha önceden belirleyen Çetin, kendi şahsi aracına yüklediği kurban paylarını kapı kapı dolaşarak ihtiyaç sahiplerine teslim ediyor. Ali Çetin, "4-5 yıldır bu uygulamayı yapıyorum. Bu bayramda yine devam edeceğiz. Hatta iki dolapla yapıyorum. Buradaki amacımız insanlar kurbanlarını kesiyor dağıtacak yer bulamadığı için biz de böyle ilanen eşe dosta söylüyoruz. Bize getirip gönlünce bırakıyorlar. Biz de kurban kesmeyenleri tespit edip oraya götürüyoruz. İnsanlar apartman hayatı çok olduğu için kurban kestiklerinde verecek yer bulamadıklarını söylüyor. Eskisi gibi müstakil evler de yok. Ben iyi kötü kurban kesemeyenleri tespit ediyorum. Tespit edemediklerim de bize ulaşıyor. O şekilde kendi aracımla teslim ediyorum. Mahalle sakinleri memnunlar. Birebir ihtiyaç sahiplerine ulaşıyor. Bayramdan birkaç gün önce bile bu projemin olup olmadığını soranlar oldu" dedi.
27 Mayıs 2026 Çarşamba - 08:50 Muhtar Çetin, hayırseverler ve ihtiyaç sahipleri arasında köprü oldu Yozgat’ın Sorgun ilçesi Osman Çavuş Mahallesi Muhtarı Ali Çetin, Kurban Bayramı’nda başlattığı anlamlı dayanışma kampanyasıyla mahalle sakinlerinin takdirini topluyor. Muhtar Çetin, kurban kesen ancak paylarını ihtiyaç sahiplerine ulaştırma imkanı bulamayan aileler ile mahalledeki dar gelirli aileleri bir araya getiren örnek bir projeye imza attı. Kurban etlerinin doğru kişilere, bozulmadan ulaştırılması için kolları sıvayan Osman Çavuş Mahallesi Muhtarı Ali Çetin, muhtarlık bürosunun önüne derin dondurucu kurdu. Bayram temizliği ve yoğunluğu içinde kurban paylarını dağıtmaya vakit bulamayan ya da kime vereceğini bilemeyen hayırsever vatandaşlar, etlerini muhtarlığa getirerek bu dondurucuda güvenle muhafaza edilmesini sağlıyor. Toplanan kurban etleri, Muhtar Çetin tarafından titizlikle tasnif edildikten sonra yine kendisi tarafından dağıtıma çıkarılıyor. Mahalledeki ihtiyaç sahibi aileleri daha önceden belirleyen Çetin, kendi şahsi aracına yüklediği kurban paylarını kapı kapı dolaşarak ihtiyaç sahiplerine teslim ediyor. Ali Çetin, "4-5 yıldır bu uygulamayı yapıyorum. Bu bayramda yine devam edeceğiz. Hatta iki dolapla yapıyorum. Buradaki amacımız insanlar kurbanlarını kesiyor dağıtacak yer bulamadığı için biz de böyle ilanen eşe dosta söylüyoruz. Bize getirip gönlünce bırakıyorlar. Biz de kurban kesmeyenleri tespit edip oraya götürüyoruz. İnsanlar apartman hayatı çok olduğu için kurban kestiklerinde verecek yer bulamadıklarını söylüyor. Eskisi gibi müstakil evler de yok. Ben iyi kötü kurban kesemeyenleri tespit ediyorum. Tespit edemediklerim de bize ulaşıyor. O şekilde kendi aracımla teslim ediyorum. Mahalle sakinleri memnunlar. Birebir ihtiyaç sahiplerine ulaşıyor. Bayramdan birkaç gün önce bile bu projemin olup olmadığını soranlar oldu" dedi. (EY-
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ Bozok Üniversitesini Ziyaret Etti
16 Ocak 2016 Cumartesi - 17:45 Adalet Bakanı Bekir Bozdağ Bozok Üniversitesini Ziyaret Etti Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Bozok Üniversitesinin hızlı bir gelişim içerinde olduğunu söyledi.Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Bozok Üniversitesi Rektörlüğünü ziyaret etti. Rektörlükte düzenlenen Üniversitenin Gelişimi Toplantısına katılan Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Rektör Salih Karacabey’den bilgi aldı. Toplantı sonrası bir açıklama yapan Bakan Bozdağ, Bozok Üniversitesi’nin 2006 yılında kurulduğunu belirterek, "Bozok Üniversitesinin bilimsel rekabette güçlü ve kadro itibarıyla da imrenilen bir üniversite haline gelebilmesi için neler yapılması gerektiğini görüştük. Herkes görüşlerini ifade etti. Önümüzdeki günlerde yapacağımız çalışmaları görme imkan ve fırsatımız oldu" dedi.Bozdağ, üniversite kurulduğunda sadece 1 profesörün görev yaptığını, şimdi 35 profesörün ve 700’ün üzerinde akademik personelin bulunduğunu ifade ederek, "Bozok Üniversitesi Türkiye’nin üniversiteleri arasında parlayan bir yıldızdır. Yozgat’ın en önemli gücüdür. Yozgat’ımızı bilimde, kültürde, sanatta, sosyal alanda, ekonomik hayatta ileriye taşıyacak motor güçtür. AK Parti hükümetlerinin Yozgat’a kazandırdığı en önemli eser, Bozok Üniversitesidir. Bozok Üniversitesinin gelişmesi, güçlenmesi ve ileri noktaya taşınması için rektörlüğümüz, hocalarımız, valiliğimiz, belediyemiz, milletvekillerimiz ve hükümetimiz ile hep birlikte koşmanın, çalışmanın, ter dökmenin faydalar getireceğine inanıyoruz. Şu anda hep beraber uyum içinde çalışmalar yürütülmektedir" dedi.Bozok Üniversitesinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Yozgat’a bir hediyesi olduğunu vurgulayan Bakan Bozdağ, "Bizde üniversitemizin gelişimi için elimizden gelen gayreti göstereceğiz. Öğrenci sayımız 14 bini geçmiştir. Üniversitemize 2 bin kişilik bir yurt yapılması için çalışma başatılmıştır. 2 bin kişilik yurt yapıldığında 7 bin üzerinde öğrencimize barınma yeri sağlanmış olacak" diye konuştu.Ziyaretlerinden dolayı Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’a teşekkür eden Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Salih Karacabey, "Adalet Bakanımız Bekir Bozdağ ve milletvekillerimizin üniversitemizin gelişmesinde büyük katkıları bulunmaktadır. Kendilerine çok teşekkür ediyorum" diye konuştu.Toplantıya, Yozgat Valisi Abdulkadir Yazıcı, Milletvekilleri Abdulkadir Yazıcı, Ertuğrul Soysal, Yusuf Başer ve üniversite senato üyeleri katıldı.
Adalet Bakanı Bozdağ: "Atatürk Sağ Olsaydı Devlete Ve Hükümete Sahip Çıkardı"
16 Ocak 2016 Cumartesi - 17:06 Adalet Bakanı Bozdağ: "Atatürk Sağ Olsaydı Devlete Ve Hükümete Sahip Çıkardı" Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, CHP’nin terör olayları karşısındaki tutumunu eleştirerek, "Atatürk sağ olsaydı, devlete, hükümete sahip çıkardı" dedi.Yozgat Özel İdare Müdürlüğü tarafından alınan araçların ilçelere dağıtım törenine katılan Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, törende yaptığı konuşmada, bazı basın kuruluşlarının, CHP ve HDP’nin terörden yana tavır takındığını söyledi.Bazı basın yayın organlarının, Fransa’daki terör saldırısından sonra ’Fransa çocuklarına ağlıyor’ şeklinde, Türkiye’de terör saldırısı olduktan sonra da ’Katliam ülkesi’ manşeti attığına dikkat çeken Bozdağ, "Böyle bir şey olamaz. Muhalefet partileri, hepsi için söylemiyorum, Cumhuriyet Halk Partisi için, HDP için söylüyorum. MHP’nin duruşu farklı ama öbürlerine baktığın zaman aynı noktada duruyorlar. Şimdi soruyorum, hükümeti eleştiriyor sayın Kılıçdaroğlu, Allah için bu bölgede terör eylemi yapan teröristlere çocukları, kadınları, askeri, polisi öldüren, şehit eden teröristlere sizin söyleyecek lafınız yok mu. Niye söyleyemiyorsunuz, niye onlara bir çift kelam etmiyorsunuz, hem devleti, hem hükümeti suçluyorlar. Silahları susturun, terörü bitirin, artık hendekleri kaldırın, barikatları kaldırın defolun gidin demiyorlar. Ama milletvekilleri gidip hendeklerin arkasında olanlarla görüşmeler yapabiliyorlar. Hendeğin arkasındakilerine arkadaşlar diye hitap edilebiliyor ama Türkiye’nin hükümetine, sivilleri katleden, devlete katil diyebiliyorlar, artık böylesi yaklaşımlar karşısında da halkımızın olup biteni iyi görmesi gerekir. Ben onun için CHP’ye oy veren vatandaşlarımıza diyorum ki. Bu terörden yana duruş karşısında devletten yana, milletten yana neden duruş yapmıyorsunuz diye CHP yönetimine baskı yapın. Görüşlerinizi iletin" dedi.CHP’nin "Atatürk’ün partisiyiz" dediklerini ifade eden Bozdağ, "Onunla iftihar ediyorlar. Ben şimdi soruyorum Atatürk sağ olsaydı bu ülkenin terörle mücadelesinin yanında PKK’nın ağzından bildiri yayınlayan kendine aydın diyenlerin yanında mı olurdu. Yoksa Türkiye’nin ve hükümetin yanında mı olurdu. Kimin yanında olurdu. Atatürk, sağ olsaydı hendekleri kazan barikatları kuran, tuzakları yapan mayınlama yapan, askere, polise otomatik silahlarla saldıranları mı eleştirir onlara karşı mücadele için mücadele edenlere güç ve destek vermek için mi uğraşır, yoksa onlara karşı mücadele eden Türkiye devletini, Türkiye hükümetini mi suçlardı. Hangisini yapardı. Herhalde Türkiye devletine sahip çıkar, Türkiye hükümetine sahip çıkar, Türkiye’nin güvenlik güçlerinin arkasında dururdu. Bugünkü CHP ne yapıyor, onu en iyi CHP’li kardeşlerim değerlendirecektir. Onun için de buradan bir kez daha söylüyorum, kim kimin ağzı ile konuşursa konuşsun, biz milletin ağzı ile konuşmaya, milletin gözü ile görmeye, milletimizin gösterdiği istikamette yürümeye devam edeceğiz. Bu ülkenin huzuru için, bu ülkenin barış içerisinde yaşaması için, terörün bittiği bir Türkiye’yi inşa etmek için ne yapılması gerekiyorsa, tereddütsüz onu yapmaya devam edeceğiz" dedi.Adalet Bakanı Bozdağ, Güneydoğu’da teröre destek vermeyen vatandaşlara da teşekkür etti.Konuşmaların ardından alınan iş makinelere ilçelere dağıtımı yapıldı.
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ:
16 Ocak 2016 Cumartesi - 12:48 Adalet Bakanı Bekir Bozdağ: Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Adli Tıp Kurumu Yönetmeliğinde yapılan değişikliğin, vatandaşların sahip olduğu değer yargıları çerçevesinde cenazeleri vaktinde defnedilmesini ön gören düzenlemeler olduğunu söyledi.Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, memleketi Yozgat’ta Bozok Üniversitesi Rektörlüğünü ziyaret etti. Ziyaret öncesi basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını yanıtlayan Adalet Bakanı Bozdağ, Adli Tıp Kurumu yönetmeliğinde yapılan değişikliklerin cenazelerin defnine kolaylık sağlayan, cenazelerin usulüne uygun defninin temin amacına dönük düzenlemeler olduğunu belirterek, “Bilindiği gibi PKK terör örgütü, PKK’ya müzahir çevreler HDP, ‘devlet cenazeleri vermiyor’ şeklinde propaganda yapmıştı. Halbuki morgda bulunan cenazeler yakınlarına teklif edildiği halde yakınları tarafından alınmamış, belediyelere teklif edildiği halde belediyeler tarafından da alınmamıştır. Bunun üzerine bu cenazelerin defin işlemlerinin yapılabilmesi için Adli Tıp Kurumlarında bir değişiklik yaptık. Kimsesiz olan cenazeler 15 gün içerisinde alınmadığı takdirde ve belediyeler tarafından alınmadığı takdirde Mülki İdare Amirliği tarafından defnedileceği onlara teslim edileceğine yönelik bir değişiklik yaptık. Kimliği belli olan cenazeler için ise ailelerine almalarına yönelik teklif edilecek, aileleri aldığı takdirde 3 gün içerisinde ailelerine teslim edilecek. Ancak aileler kabul etmemesi halinde yine bu cenazeler belediyelerle beraber Mülki İdare Amirliğine teslim edilecektir. Onlar da defin işlemlerini yapacaklar. Buradaki Mülki İdare Amirliği düzenlemesini koyuşumuzun nedeni bölgedeki belediyeler yasa gereği cenazeleri defnetmek ve defin işlemlerini yapmak görevi olduğu halde maalesef bu cenazeleri almamışlardır, almayı kabul etmemişlerdir. Böyle olunca cenazelerin ortada kalmaması ve defin işlemlerinin yapılabilmesi için Mülki İdare Amirliklerine de cenazelerin teslim edileceklerini öngören değişiklik yapılmıştır” dedi."CENAZELERİ DEFNETMİYORLAR MEZBAHANELERDE TUTUYORLAR"Yönetmelik değişikliğinden sonra ailelerin cenazeleri almaya geldiklerini ifade eden Bozdağ, “HDP’li vekiller de cenazeleri o güne kadar almaya gelmedikleri halde almaya geldiler. Cenazeler ailelere teslim edildi. Ancak maalesef bu sefer aileler PKK terör örgütünün baskısı nedeniyle aldıkları cenazeleri defin yerine belediyeye teslim ettiler bu sefer. Daha önce cenazeleri almayan belediye PKK terör örgütünün baskısıyla ailelerin teslim ettikleri cenazeleri aldılar cenazeleri mezbahaneye götürüp koydular. Cenazeleri mezbahanede tutuyorlar. Öte yandan da bas bas bağırıyorlar. Devlet cenazelerimizi vermiyor işte cenazelere saygı duyulması lazım, şöyle olması lazım böyle olması lazım diye propaganda yapıyorlar. Tabi böyle bir durumda ortaya çıkınca Adli Tıp Kurumu yönetmeliğinde yeni bir değişiklik yapıldı. Cenaze nakil ve defin işlemlerine ilişkin yönetmelikte yine değişiklik yapıldı. Bu değişikliklerin temel nedeni cenazelerin usulüne uygun şekilde ailelerine teslim ve defin işlemlerinin yapılmasıdır. Cenazelerin defin edilmemesinin bizim toplumumuzda olumsuz karşılığı var. Cenazelerin vaktinde defin edilmesi son derece önemli. Yapılan değişiklikler esasında vatandaşlarımızın sahip olduğu değer yargıları çerçevesinde cenazeleri vaktine defnedilmesini ön gören düzenlemelerdir” diye konuştu.
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ:
16 Ocak 2016 Cumartesi - 12:14 Adalet Bakanı Bekir Bozdağ: Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, akademisyenlerin altına imza atıp yayınlanan bildirinin PKK terör örgütü tarafından hazırlanmış ve ona müzahir çevreler tarafından da imzası organize edilmiş bir bildiri gibi durduğunu söyledi.Memleketi Yozgat’ta Bozok Üniversitesi’ni ziyaret eden Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, ziyaret öncesi basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Akademisyenlerin yayınladığı bildiriyle ilgili yöneltilen soruyu yanıtlayan Adalet Bakanı Bozdağ, yayınlanan bu bildirinin PKK terör örgütü tarafından hazırlanmış ve ona müzahir çevreler tarafından da imzası organize edilmiş bir bildiri gibi durduğunu belirterek, “Değişik üniversitelerde görev yapan bazı akademisyen ve araştırma görevlilerinin terör örgütünün gerçekleştirdiği saldırılar nedeniyle devletin yürüttüğü terörü ortadan kaldırma vatandaşlarımızın yaşam hakkını güvence altına almak, kamu düzenini, kamu güvenliğini sağlamaya dönük operasyonlara yönelik eleştirilerini ifadelerini buradan ben bir kez daha kınadığımı ifade etmek isterim. Çünkü bu akademisyenler bölgede devam eden operasyonların neden yapıldığına dair tek bir cümle söylememişlerdir. Orada hendekleri kim kazdı, barikatları kim kurdu. Mayınları tuzakları kim yaptı. Askerimize kim otomatik silahlarla, roketlerle, el yapımı bombalarla, kanaslarla saldırıyor. Polisimize kim saldırıyor. Sivil vatandaşlarımızı kim katlediyor. Dün orada yapılan saldırıda 5 aylık bir yavrumuzu orada kim katletti. Bunlara dair en ufacık ima yolu dahi en ufacık bir cümle dahi kurmamışlardır. Ben bu akademisyenlere soruyorum siz Türkiye’de yaşıyorsanız bu sorulara lütfen cevap verin. Bu hendekleri kim kazdı, barikatları kim kurdu, mayınlı tuzakları kim yaptı, askere polise silahla kanalsa otomatik silahla roketatarla el yapımı bombalarla kim saldırıyor. Sivil vatandaşları kim öldürüyor. Lütfen cesursanız, yürekliyseniz, samimiyseniz, objektifseniz gerçekten insan haklarına inanıyorsanız bunları söyleyin. Ama maalesef bunları söylemiyorlar, devleti buradaki yaptığı yasa ve anayasa gereği görev nedeniyle suçluyorlar. Devletin yaptığı vatandaşının can güvenliğini sağlamaktır, vatandaşın mal güvenliğini sağlamaktır, kamu düzenini tesis etmektir. Kamu güvenliğini her insan gibi tesis etmektir. Bu gün Türkiye’nin diğer illerinde sorun var mı yok. Orada herhangi bir uygulama var mı yok. Peki burada niye var burada sorun var, terör var, terörün yaptığı saldırılar var. Terör eylemleri var. Herkes şunu iyi bilmesi lazım. Bu eylemler karşısında Türkiye Cumhuriyeti devletinin ve hükümetinin aldığı tedbirler meşru tedbirlerdir, yasal tedbirlerdir, doğru tedbirlerdir, yapılması gerekenlerdir. Terör bitene kadar Türkiye’nin şehirleri, ilçeleri, beldeleri, köyleri sokakları caddelerin dağları ovaları terörden temizlenene kadar Türkiye Cumhuriyeti devletin terörle kararlı bir şekilde mücadelesini devam edecektir” dedi."BU METİN KANDİL’DEN Mİ YAZILDI?"Yayınlanan bildiri ile ilgili kendi kanaatini açıklayan Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, "Bu bildiri PKK terör örgütü tarafından hazırlanmış ve ona müzahir çevreler tarafından da imzası organize edilmiş bir bildiri gibi duruyor. Çünkü bu bildiride dile getirilen görüşlere baktığınız zaman bu görüşlerin tamamı PKK terör örgütünün görüşleridir. PKK’ya müzahir çevrelerin görüşleridir. Böyle bir bildiriyi ancak PKK terör örgütü yazabilir, PKK terör örgütünün gönüllü destekçileri yazabilir. Onun için bu akademisyenler ya bildiriyi okumadan imzaladılar. Eğer okumadan imzaladılarsa felaket bir şeydir. Okumadan bir şeyin altına nasıl imza atıyorlar. Okuyarak imzaladılarsa o da daha büyük bir felakettir. Böyle bir bildirinin altına asıl bilimsel özerklikten bağımsızlıktan, objektiflikten, haktan, adaletten bahseden insanlar böyle bir bildiriden taraflı bir bildiriden sadece devleti suçlayan ve PKK terör örgütünü aklayan bir bildirinin altına nasıl imza atarlar. Belli ki kulaklarını gerçeğe kapatmışlardır, gözlerini gerçeğe kapatmışlardır. Akılları gerçeği idrak edemez durumdadır. Bir insanın kulakları gerçeğe kapalı olursa, gözleri gerçeği görmez ise aklı ile de gerçeği idrak etmezse o zaman hangi üniversitede akademisyen olursa olursun onun hiç kimseye faydası olmaz. Herkes aydınlar bildirisi diyor kusura bakmasınlar aydınlar gerçeği görendir. Terör örgütünün istediklerini gerçek diye kamuoyuna takdim eden değildir. Aydınlar gerçek kulak verendir. Ama somut gerçeğe kulak verendir. Ortada somut gerçeğe vermek yok, gerçeği görmek yok, PKK’nın gözüyle PKK’nin diliyle PKK’nın kulağıyla gerçekleri çarpıtma vardır. Türkiye Cumhuriyeti devletine büyük bir iftira vardır ve terör örgütünün alenen propagandası yapılmaktadır. Bunun kabul etmemiz mümkün değildir. O yüzden ben bu bildirinin altına imza atanları diploması olan insanlar olarak görüyorum. İsminin önünde Prof. Doç, Yrd Doç, öğretim görevlisi, araştırma görevlisi sıfatı olan insanlar olarak görüyorum. Ama bunların aydın olma özellikleri yoktur. Çünkü üniversite bitirmek diploma almak bir takım isminin önüne sıfatlar koymak bir kişinin tek başına aydın olması için yetmez. Aydın olmak aydın olmanın gereklerini yapmayı da gerektirir. Türkiye’nin gerçeklerine gözünü kapatanlar karanlığı aydınlık zannediyorlar. O nedenle ben o bildirini altına imza atanları aydın olarak görmediğimi buradan bir kez daha ifade etmek isterim. Aydınlar karanlıkta yürüyüp de kendi karanlıklarını Türkiye’ye aydınlık gibi gösteremezler. Gerçekten aydının ışığını herkese yansıtırlar. Ama maalesef terör örgütünün görüşlerini aydınlık olarak Türkiye ye takdim eden bu karanlıkta yürüyen insanları, diplomalı insanlar olarak görüyorum. Belli ki diplomalar insanları tek başına aydınlatmaya yetmiyor. Belli ki sıfatlar insanları aydın yapmaya yetmiyor. O yüzden Türkiye’nin gerçek aydınlarının da bunun karşısında sesini yükseltmesini lazım. Medyadan duyuyoruz bazıları, ‘okumadan imza attık, ben buna katılmıyorum” diyenler var. Eğer herhangi bir akademisyen bunun altına istemeden veya bu boyutunu bilmeden okumadan imza atmışsa o zaman samimiyet testi ortada imzasını geri çeker, açıklama yapar imzamı çekiyorum diyebilir. Bunu engelleyen kimse yok. Ama bu belli ki bu organize bir iş Türkiye’nin bu kadar üniversitesinde görev yapan akademisyenleri böyle bir metinin altına imzaya kim ikna etti, bu metni kim yazdı. Nerden geldi bu metin Kandilden mi yazıldı. Yoksa Türkiye’de herhangi bir üniversite demi yazıldı. Bu metni hazırlayanlar bir araya gelip cümle müzakere mi ettir. Şöyle mi yazalım dediler. Çalıştay mı düzenlediler ne yaptılar onun da Türkiye tarafından bilinmesi lazım. Kim organize etti nasıl oldu bütün bunların ortaya çıkmasında fayda vardır. Ben Türkiye’nin gerçek aydınlarının da sesini yükseltmesinin Türkiye’deki demokrasinin bir gereği olduğunu düşünüyorum” diye konuştu."CHP PKK’YA BİR CÜMLE SÖYLEYEMİYOR"CHP’yi eleştiren Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, “CHP’nin tutumunu da eleştirmekte fayda var. Çünkü CHP bölgede yaşanan terör saldırıları karşısında Türkiye Cumhuriyeti devletinin aldığı meşru tutumu, attığı meşru adımları görmezden gelen aksine bunun karşısında PKK’ya bir cümle söylemeyen ve PKK’yı adeta haklıyan yaklaşımları kabul edilemez bir durumdur. Bu bildiride yazan konuların hangisi doğru. Bu bildiri, kimin kaleminden çıkmış, şuanda bu hendekleri,barikatları orada yapanlar kimlerdir. CHP’nin buna dair bir sözü var mı? Uzaylılar mı bu barikatları kurdu hendekleri kazdı. Kim yaptı bunu CHP’nin sayın genel başkanı çıkıp açıklaması lazım. Kamuoyuna da söylemesi lazım. Ey PKK diyebiliyor mu? Türkiye’nin Cumhurbaşkanına hakarette yarışanlar PKK’nin ele başı eli kanlı teröristlerine tek bir kelime söyleye biliyorlar mı? Hergün diktatör despot diye bağırıyorlar. Ben buradan söylüyorum bu eli kanlı teröristlere bir gün olsun ey eli kanlı teröristler diye sesini yükseltiyorlar mı? Yükseltmiyorlar onun içinde ben buradan CHP’ye oy veren seçmenlere sesleniyorum. Lütfen CHP’nin Atatürk’ün kemiklerini sızlatan bu duruşu karşısında CHP’nin yönetimine tavır koyun, sesinizi yükseltin diye onlara davette bulunuyorum” ifadelerini kullandı.
Adalet Bakanı Bozdağ: “Aihm Sokağa Çıkma Yasağında Türkiye'yi Haklı Buldu”
16 Ocak 2016 Cumartesi - 12:07 Adalet Bakanı Bozdağ: “Aihm Sokağa Çıkma Yasağında Türkiye'yi Haklı Buldu” Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, bazı illerde uygulanan sokağa çıkma yasağının kaldırılması konusunda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan tedbir talebi müracaatlarının reddedildiğini belirterek, mahkemenin Türkiye’yi haklı bulduğunu söyledi.Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, terörden dolayı bazı şehirlerde uygulanan sokağa çıkma yasağının Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine taşındığını, ancak mahkemenin bunu reddettiğini belirterek, “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin verdiği karardan önce, Anayasa Mahkemesi’nin bireysel başvuru yoluyla kendine gelen tedbir taleplerini reddetti. Sokağa çıkma yasakları nedeniyle gıda, sağlık, eğitim ve benzeri ihtiyaçlara erişemedikleri ve sokağa çıkma yasağının yasal dayanağı bulunmadığı şeklinde bir takım iddialar vardı. Bu iddiaları Anayasa Mahkememiz değerlendirdi, bireysel başvuru sonucunda ve bu taleplerin reddine karar verdi. Arkasından konu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine taşındı. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de geçici tedbir taleplerini reddetti. Hem Türkiye Cumhuriyeti hükümetinin ihtiyaçları karşılama noktasında gösterdiği hassasiyet, hem de bu günden sonra vatandaşların gıda, sağlık, eğitim ve benzeri konulardaki ihtiyaçlarını karşılama noktasında hassasiyet göstereceği inancını ifade etmek suretiyle geçici tedbir kararını reddetti. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Türkiye’nin bu noktada aldığı tedbirler ve uyguladığı kararlar çerçevesinde geçici tedbir verilmesine yer olmadığını karara bağladı. Tabii bu AİHM nezdindeki davaların bittiği anlamına gelmiyor. Sadece tedbir talepleri reddedilmiştir, bu davaların esasına ilişkin incelemeler tedbir talebi olduğu için öncelikli olarak yine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde görülecektir” dedi.
Anadolu Akademisyenler Derneği'nden De Akademisyenlere Tepki
16 Ocak 2016 Cumartesi - 09:38 Anadolu Akademisyenler Derneği'nden De Akademisyenlere Tepki Anadolu Akademisyenler Derneği, ’Barış İçin Akademisyenler’ adıyla toplanan bin 128 akademisyene cevaben bildiri yayınladı.Anadolu Akademisyenler Derneği Başkanı Yrd. Doç. Dr. Mesut Sipahi, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bölünmez bütünlüğünün, sadece alanda görev alan güvenlik görevlileri, kamu personeli ve vatana gönülden bağlı vatandaşlar tarafından savunulmasının beklenmesini kabul etmenin mümkün olmadığını belirterek, “Barış için toplandığını iddia eden akademisyenler tarafından yayınlanan ve içeriğine bakıldığında bölücü terör örgütünün fikirlerini savunmaktan başka amacı olmayan, Türk Milleti’nin hissiyatı ile uzaktan yakından ilişkisi olmayan bildiriye sessiz kalmanın en basit ifade ile ’bana dokunmayan yılan bin yaşasın’ felsefesi olacağını düşünerek bu bildiriyi yayınlama gereği duydu” dedi."Yüzyıllardır Türk-İslam kültürüne, değerlerine alçakça saldırmayı vazife bilmiş, çok değil bundan yüzyıl öncesinde aziz vatan toprağını parsel parsel bölerek kendi sömürgeleri yapabilmek için çağın en modern silahları ile vatanımıza kastetmiş devletlerin akademisyenlerinin de bahsi geçen bildiriyi desteklemeleri bizim için hiç şaşırtıcı olmamıştır" şeklinde başlayan bildiri de şu görüşlere yer verildi:“Geçmişte olduğu gibi günümüzde ve muhtemelen gelecekte de birlik ve bütünlüğümüze kastedecek dahili ve harici güçler elbette olacaktır. Gazi Mustafa Kemal bunu yıllar öncesinde tespit etmiş ve gelecekte de benzer komplolar olacağı hakkında bizleri; ’İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, Dahili ve Harici bedhahların olacaktır. Bir gün, İstiklal ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkan ve şeraitini düşünmeyeceksin!’ diyerek uyarmıştı. Dünyanın neresinde olursa olsun, masum insanların günlük yaşamlarını etkileyen, kamu düzenini bozan, bu görevi ifa etmeye çalışanları hizmet vermekten alıkoyan, dolayısıyla kendi insanına her türlü zararı verebilen bu zihniyet, alçak terör zihniyetidir. Kınanması, karşı durulması gereken, suçu olmayan vatandaşların hayat düzenini bozan, bölgede terör rüzgarı estirmeye çalışan bölücü terör örgütü ve onun fikir yandaşlarıdır. Doğu ve Güneydoğu illerimizde görev yapan güvenlik güçlerimiz vatan toprağının savunulması görevlerini yapmakta, bu esnada her türlü zorlukla karşılaşmakta, hatta aziz canlarını bu dava uğruna feda etmektedirler. Kamu görevlilerimiz tehdit edilmekte, kaçırılmakta, kamu düzeninde zafiyet oluşturulmaya çalışılmaktadır. Bunun bir ileri hamlesi de yakın zamanda diğer Müslüman ülkelerde yapıldığı gibi devletin bu bölgelerde kontrolü yitirdiğini isnat ederek bu bölgelerde özerklik tesis edilmesi veyahut başka devletlerin himayesine alınması senaryolarıdır. Biz de Anadolu Akademisyenler Derneği olarak bu hassas zamanda milletimizin ve devletimizin yanında olduğumuzu belirtmek için bu bildiriyi yayınlama sorumluluğu hissettik. Varlığımız necip milletimize armağan olsun"
Bakanlar Yenidoğan Ünitesinin Açılışını Yaptı
15 Ocak 2016 Cuma - 21:40 Bakanlar Yenidoğan Ünitesinin Açılışını Yaptı Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz ve Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Yozgat’ta Bozok Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Yenidoğan ünitesini hizmete açtı.Yozgat Çalıştayına katılan Kalkınma Bakın Cevdet Yılmaz ve Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, çalıştay sonrası Bozok Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesinde yenidoğan ünitesini hizmete açtı. Bakan Yılmaz ve Bakan Bozdağ, yeni doğan ünitesin gezerek, görevli doktorlardan bilgi aldı. Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, Bozok Üniversitesinin Yozgat için çok önemli bir değer olduğunu belirterek, “Kalkınma Bakanlığı olarak Bozok Üniversite yatırımlarına ciddi bir önem ve öncelik verdik. Her fırsatta ek ödeneklerle destekledik üniversitemizi bu noktalara geldi. 2016 yılında yıllık yatırım ödeneği 63 milyon liradır” dedi.Yozgat’ta tıp alanında ki yatırımların tamamlamaya ve gelecek yıla yetiştirmeye gayret ettiklerini ifade eden Bakan Yılmaz, “Bozok Üniversitesi Tıp ile farklı bir kategoriye de geçmiş olacak. Sadece araştırma laboratuvarı için harcadığımız para 10 milyon liranın üzerindedir. Çok ciddi yatırımlar yaptık. Üniversitemizden de şimdi bunun karşılığını almamız lazım. Üniversiteler sadece eğitim kurumları ve araştırma kurumları değildir aynı zamanda kalkınma kurumlarındır. İçinde bulundukları bölgenin, yörenin gelişmesi kalkınması için katkıda bulunan kurumlardır. Çok sayıda nitelikli insanı barındıran kurumlardır. Bunun Yozgat için önemli bir değer olduğuna inanıyorum” diye konuştu.Yenidoğan ünitesinin açılışına Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın yanı sıra AK Parti Yozgat Milletvekilleri Abdulkadir Yazıcı, Ertuğrul Soysal, Yusuf Başer, Yozgat Valisi Abdulkadir Yazıcı, Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Salih Karacabey katıldı.Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, hastaneden ayrılışında, “İnşallah yakın bir zamanda tıp fakültemizi de hizmete açmaya geliriz” dileğinde bulundu
Kalkınma Bakanı Yılmaz: “Kalkınba Belli Bir Bölgeyle Değil Bütün Yörelerin Kalkınmasıyla Olur”
15 Ocak 2016 Cuma - 20:59 Kalkınma Bakanı Yılmaz: “Kalkınba Belli Bir Bölgeyle Değil Bütün Yörelerin Kalkınmasıyla Olur” Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, Türkiye’nin 2023 vizyonu ve daha ötesini gerçekleştirecekse bunu sadece belli büyük illerin, belli yörelerin kalkınmasıyla başarılamayacağını belirterek, bunun bütün illerin bütün ülkenin kalkınması ve gelişmesiyle başarılabileceğini söyledi.Adalet Bakanı Bekir Bozdağ ile Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, Yozgat ziyareti kapsamında önce Yozgat Havaalanının yapılacağı araziyi inceledi. Bakanlar daha sonra Yozgat Valiliğini ziyaret ederken, Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, Hızlı tren projesinin Yozgat’a geliyor olması devrim niteliğinde bir proje olduğunu belirterek, “Uygulamadan kaynaklanan bazı sıkıntılar bazı gecikmeler olsa da bu tür projeler aslında nesillik projelerdir. Bittiği zaman bütün bu coğrafyanın inşallah kaderini etkileyecek, ekonomik sosyal ve kültürel hayata her bakımdan çok önemli etkileri olacak bir projedir” dedi.Valilik ziyareti sonrası Grand Ser Otelde Orta Anadolu Kalkınma Ajansı (ORAN) tarafından düzenlenen Yozgat Kalkınma Vizyonu Çalıştayı’na katılan Kalkınma Bakanı Yılmaz, konuşmasına “Nereye gideceğini bilmeyen gemiye hiçbir rüzgarın faydası olmaz” sözüyle başlayarak, “Yani önce nereye gitmek istediğinizi tayin etmeniz lazım ondan önce de nerede olduğunu bilmeniz gerekiyor. Neredeyiz, nereye gitmemiz lazım, nasıl gideriz sorusudur. Bu çalışlar işte bu sorulara cevap aradığımız çalışmalardır” dedi.Kalkınma Bakanlığı olarak Türkiye 2023 vizyonunu ve ötesini gerçekleştirecekse bunu sadece belli büyük illerin, belli yörelerin kalkınması ile başaramayacağına bütün ülkenin kalkınması ve gelişmesiyle başaracağını ifade eden Bakan Yılmaz, “Her bir ilimizin her bir yöremizin potansiyelini iyi tespit ederek ve o potansiyeli yerel aktörlerle harekete geçirerek biz bu hedefleri başarabiliriz. Dolayısıyla bugün burada yapılan çalışmalar sadece Yozgat kalkınmasına değil Yozgat’ın kalkınması aracılığıyla ülkemizin kalkınmasında katkıda bulunacaktır. Biz buna kapsayıcı kalkınma diyoruz. Herkesi içine alan bütün toplumu, bütün kesimleri içine alan herkesin katkıda bulunduğu ve nimetlerinden de herkesin bütün yörelerin faydalandığı kalkınmadır. Kalkınma kavramını da böyle anlamamız lazım. Kalkınma sadece ekonomik gelişmeden ibaret değil, kalkınmanın sosyal boyutu var, çevre boyutu var, gelecek nesillere bugün sahip olduğumuz değerleri aktarabilme sorumluluğumuz var. Diğer taraftan kalkınma insani bir yaşam ortamı oluşturma ile ilgili hak ve hürriyetiyle, hukuk düzeniyle, sanatıyla kültürüyle bütün boyutlarıyla dolayısıyla en kestirme anlamında kalkınma nasıl sağlanır sorarsanız. Bir ortam oluşturma meselesidir. İnsanların ve sermayenin cezbe dildiği bir ortam oluşturduğunuz zaman kalkınmamak için hiçbir sebep yoktur. Bu da şehir ortamından ulaşıma, trafik meselesinden kentsel dönüşüme, eğitim, sağlık hizmetlerinden asayişe birçok boyutu ilgilendiriyor” diye konuştu.Konuşmaların ardından Bakan Yılmaz ve Bakan Bozdağ, katılımcıların sorularını yanıtladı.
Sorgun'da Yöresel Kilim Dokuma Ve Halıcılık Kursuna Yoğun İlgi
15 Ocak 2016 Cuma - 14:55 Sorgun'da Yöresel Kilim Dokuma Ve Halıcılık Kursuna Yoğun İlgi Yozgat’ın Sorgun İlçesine bağlı Eymir Belediyesi, Sorgun Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü ve İş-Kur İl Müdürlüğünün işbirliği ile açılan Kilim Dokuma ve Halıcılık kursuna ev hanımları yoğun ilgi gösteriyor. Halı ve Kilim el dokumacılığının makinelere yenik düştüğü günümüzde, el dokumacılığı mesleğinin yaşatılması ve vatandaşların meslek edinmesi için açılan kilim ve halı dokuma kursu özellikle ev hanımlarının vazgeçilmez tutkusu haline geldi. Her evin olmazsa olmazlarından biri olan kilim ve halı dokumaları ev hanımlarının geçim kaynağı haline geldiğini belirten Eymir Belediye Başkanı Çetin Mertoğlu “Ev hanımları hem meslek öğrenirken, hemde aile bütçesine katkıda bulunuyorlar. Yaklaşık 4 aydır devam eden kursumuza toplam 21 ev hanımı katılıyor. Burada ki amaç Eymir’deki ev hanımlarımızın ev ekonomisi ve aile ekonomisine hem katkıda bulunmak hemde kültürel ve sosyal yönlerimizi geçmişimizi tarihimizi bir adım daha öne çıkartmak adına yöresel kilim dokuma ve halıcılık kursunu açtık. Ev hanımlarımızın işlemiş olduğu halıları gördük. Gayet güzel şekilde öğrendiler”dedi.Sorgun Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü usta öğreticisi Nesrin meral ise, 30 yıldır usta öğretici olarak görev yaptığını belirterek “Daha önce nakış kilim işleri yapıyordum. Bu sene ilk defa kilim kursunda çalışıyorum. El dokumacılığında. Öğrencilerimiz ilk geldiğinde tereddütlüydüler. Bilmiyorlardı. Ama şimdi hepsi çok güzel yapıyorlar hatta kendileri model üretiyorlar. Hem sohbet ediyorlar hemde işlerini yapıyorlar. Gördüğünüz gibi çok güzel ürünler çıkarttılar. Boş zamanlarını değerlendiriyorlar”dedi.Kursiyerler ise, 4 aydır kursa geldiklerini, kilim dokuma ve halıcılık kursuna katılarak çok güzel şeyler öğrendiklerini söyledi.
Yozgat Çalıştayı Başladı
14 Ocak 2016 Perşembe - 16:34 Yozgat Çalıştayı Başladı Yozgat’ın gelişmesi ve kalkınmasına yönelik neler yapılabileceği konusunda düzenlenen 2016 Yozgat Çalıştayı başladı.Grand Ser Otel’de düzenlenen çalıştaya, Yozgat Valisi Abdulkadir Yazıcı, Belediye Başkanı Kazım Arslan, Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Salih Karacabey, kaymakamlar, daire müdürleri, üniversiteden öğretim üyelir, sivil topluk kuruluş temsilcileri katıldı. Çalıştayın açılış konuşmasını ORAN Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Kamil Daşçı, katılımcılara Yozgat’ın istatistik bilgileri aktardı. Daha sonra konuşan Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Salih Karacabey, Bir yerde gelişmeden ve kalkınmadan söz edeceksek önce insan unsuruna bakmak gerektiğini belirterek, “ Çünkü gelişmeyi sağlayan ,gelişmeye katkı veren insan olduğu gibi gelişmeden insan için gereklidir. Yaptığınız işten insan istifade etmiyorsa bunun bir anlamı yok demektir. Dolayısıyla önce insanın yeterli ve doğru eğitimi önemlidir. Bilgi yoksa bir yerde yeni fikirler ortaya çıkmayacak ve yeni gelişmeler olmayacaktır. Bilgiyi üreten insandır. Bilgiyi üretmek için çalışacak olanda iyi yetişmiş insandır. Bu sebeple üniversitelere büyük görevler düşmektedir.Son günlerde YÖK’ün yeni anlayışıyla üniversitelerimiz artık bulundukları şehirler entegrasyona yöneldiler. Üniversitelerin yeni misyonu bu oldu. Bu yönüyle Bozok Üniversitesi şehrimize çok önemli bir katkı sağlayacaktır. Bunun içinde üniversitenin de ihtiyaçları vardır. Şehrin bilgi ve kalkınma noktasından insanını yetiştirmek için üniversitenin desteğine ihtiyacımız olduğuna göre üniversitenin gelişmesini tamamlamamıza katkıda bulunmamız gerekir. Bu noktada yetkililerimizin büyük bir gayret ve özveri içerisinde olacaklarına inanıyorum” dedi.Yozgat Belediye Başkanı Kazım Arslan’da yaptığı konuşmada, yapılacak çalıştayı çok önemsediklerini ifade ederek, yapılan bu çalıştayda Yozgat’ın gelişmesine yönelik çok önemli fikirlerin çıkacağına inandığını söyledi.Yozgat Valisi Abdulkadir Yazıcı’da yaptığı konuşmada, yeni hükümet kurulduktan sonra Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, iki ayda bir Yozgat’ın problemleriyle ilgili olarak ilgili bakanların davet ederek, Yozgat’ın problemlerini yerinde tartışılması fikir alışverişinde bulunması konusunda istekleri olduğunu belirterek, “Bu okunda ilk toplantımızı Kalkınma Bakanımızla yapmak istedik. Yapılan program yarın ve öbürsü gün devam edecek. Toplantımızda özellikle Kalkınma Bakanlığı açısından ilimizde bakışı ortaya koyacağız. Yine Yozgat’ın kalkınması , gelişmesi noktasında söz sahibi olan veya sözü olan. fikri olan, başta STK ve siyasi partiler olmak üzere herkesi davet ettik. Bu iki gün içerisinde Yozgat’ta planlı kalkınma nasıl olur 2023 hedeflerine nasıl ulaşabiliriz noktasında herkes bir çalıştay disiplin içerisinde görüşlerini beyan edecek ve yarında hazırlanan raporlar sayın Kalkınma Bakanımız ve Adalet Bakanımız müştereken iletilecek. Kendileri sunulan konularda değerlendirme yapacaklar, gerekse kendi fikirlerini beyan edecekler. Amaç 2023 ün yaklaştığı dönemde planlı kalkınma ve Yozgat’ın çok yönlü kalkınması noktasında bir politika, bir hedef ve usul belirlemektir” dedi.Bu toplantıların ayda bir olmazsa iki ayda bir yapmayı hedeflediklerini ifade eden Vali Yazıcı, “Eğitim, tarım gibi ana konularda başlamak üzere sayın bakanlarımızı ilimize davet edeceğiz. Yozgat’ın problemlerini mahallinde bakanlıkların genel müdürlerinin bulunduğu ortamda toplantılar yapıp sorunları ve yapılması gerekenleri tespit edeceğiz. İnşallah yapılan bu toplantılar Yozgat’ın gelişip kalkınmasına büyük katkılar sağlayacaktır” diye konuştu.Konuşmaların ardından Yozgat’ta yapılması gereken, Yozgat’ın sorunları ve çözüm şekilleri konusunda sunulan fikirler rapor haline getirildi.