Yerel Haberler
Yozgat
Fatih Erbakan Yozgat’ta vatandaşlarla iftar sofrasında buluştu 04 Mart 2026 Çarşamba - 21:17:05 Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, Yozgat Belediye Başkanlığı tarafından düzenlenen geleneksel iftar programına katıldı. Yozgat Belediyesi’nin ev sahipliğinde gerçekleşen iftar organizasyonuna katılan Erbakan, vatandaşlarla selamlaştı ve Ramazan aylarını tebrik etti. İftarın ardından bir konuşma yapan Fatih Erbakan, Ramazan ayının manevi ikliminin tüm Türkiye’ye huzur getirmesini temenni etti. İftar programının ardından Erbakan ve beraberindeki heyet, Yozgat’ın tarihi mekanlarından biri olan Kayyumzade Konağı’na geçti. Erbakan, partili kurmayları, yerel yönetim temsilcileri ve teşkilat mensuplarıyla bir araya geldi. Güncel gelişmelere değinen Erbakan, bu Ramazan ayının ve bayramın zulümlerden kurtuluşa vesile olması temennisinde bulundu. "İran’a yönelik olan bu saldırıları şiddetle kınıyoruz" İran’a karşı gerçekleştirilen saldırıların vahşet niteliğinde olduğunu söyleyen Erbakan, "Komşumuz bir Müslüman ülkeye açık bir Siyonist saldırı, çok büyük bir hainlik ve vahşet sergileniyor. İran’a yönelik olan bu saldırıları en şiddetli bir şekilde kınıyoruz. İşte gerçek yüzlerini İran’da da bir kez daha gösterdiler. 170 tane kız çocuğunu bombardımanda paramparça ederek öldürdüler. İlkokulu hedef alarak gerçek vahşi yüzlerini bir kez daha Amerikan yönetimi ve Siyonizm göstermiş oldu. Tahran’da hastaneleri, hastanelerin yeni doğan ünitelerini hedef alarak zalimliklerini vahşetlerini bir kez daha gösterdiler. Tabi burada asıl mesele İran’dan sonra sıranın Türkiye’de oluşudur. Bunu çok iyi bilmemiz lazım. Amerikalı Emekli Albay Douglas Mc Gregor bir enstitüde yaptığı konuşmada diyor ki ‘İran mutlaka yok edilecek. Arkasından sıra Türkiye’nin yok edilmesine gelecek. Burada kimin ne dediği önemli değildir, İsrail’in ne istediği önemlidir. İsrail Türkiye’nin yok edilmesini istiyor’ diye bu şekilde ifade ediyor" dedi. "İran’dan sonra Türkiye’yi yutmak istiyorlar" Erbakan, "İran’dan sonra Türkiye’yi de yutmak istiyorlar. Bu noktada vefatının 15. yıl dönümünde rahmetli Erbakan hocamızı da rahmetle anıyor hayırla yâd ediyoruz. 90 yılında Birinci Körfez Savaşı çıkacağı sırada Irak’la ilgili müdahale konuları gündeme geldiği sırada dedi ki ‘Bu iş Irak’la bitmez. Irak’tan sonra Suriye, Suriye’den sonra İran, İran’dan sonra sıra Türkiye’ye gelecek’ dedi. Bugün geldiğimiz noktada ne kadar haklı olduğu ve ne kadar feraset sahibi olduğu ortaya çıkıyor" ifadelerini kullandı.
04 Mart 2026 Çarşamba - 11:58 Doç. Dr. Mustafa Özalp: "(İran-ABD-İsrail savaşı) Yapılması gereken şey müzakere masasının başlaması, diplomasiye öncelik verilmesi ve savaşın ivedilikle durdurulması" Doç. Dr. Mustafa Özalp, ABD-İsrail ile İran arasında yaşanan savaşta İran’ın ve buna paralel olarak Irak’ın istikrarsızlaşmasının dünya doğalgaz ve petrol enerji fiyatlarını yükselteceğini belirterek, "Burada yapılması gereken şey müzakere masasının başlaması, diplomasiye öncelik verilmesi ve savaşın ivedilikle durdurulması" dedi. ABD-İsrail ile İran arasında yaşanan savaşı değerlendiren Bozok Üniversitesi İktisat Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Özalp, ABD’nin İsrail’in etkisiyle İran savaşına dahil olduğunu belirterek, "Savaşın her geçen gün katlanarak büyüyeceği gözükmekte. Bölgesel bir savaş olacağının emareleri ortaya çıkmakta. İran, Körfez ülkelerindeki ABD üslerini bombalamakta. İran’ın aslında Umman Denizi’ndeki, Orta Doğu’daki ABD uçak gemilerini bombalaması lazım. İran’ın burada yapması gereken temel strateji aslında ayrı ayrı Körfez ülkelerini bombalamak yerine, bu bombaların her birini biriktirip kitlesel bir şekilde ABD’nin herhangi bir uçak gemisine saldırması İran açısından stratejik olarak daha doğru olur diye düşünüyorum. ABD’nin canı yanmadığı sürece bu savaş devam edecek. İran’ın ABD’nin canını yakması gerekiyor ve bu can yakma da muhtemelen Ortadoğu’da İran tarafından Umman Denizi yakınlarında bir ABD uçak gemisinin batırılması olarak ortaya çıkabilir" dedi. "Petrol fiyatlarının artması elektrik, altın ve gümüş fiyatlarının artmasına neden olacak" Enerjinin devletlerin refah seviyeleri açısından oldukça önemli olduğunu ifade eden Özalp, "Petrol, doğalgaz ve kömür küresel enerji tüketiminin yaklaşık yüzde 80 ile 85’ini oluşturmakta. İran’ın kapatmış olduğu Hürmüz Boğazı’na baktığımızda Umman, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Katar gibi ülkelere komşu. Bu boğazdan İran’ın, Irak’ın, Suudi Arabistan’ın, Birleşik Arap Emirlikleri’nin ve Katar’ın petrol ve doğalgazları akmakta, ithalat, ihracatı yapılmakta. Bu boğazdan dünya petrol tüketiminin yaklaşık olarak yüzde 20’si, yani 20 milyon varil, dünya doğalgaz tüketiminin yaklaşık yüzde 20’si akmakta. Bu da yaklaşık olarak 300 milyon metreküp yapmakta. Hürmüz Boğazı’ndan geçen petrol ve doğalgazın yaklaşık yüzde 80’i Asya piyasalarına, yani Çin, Hindistan ve Japonya gibi ülkelere gitmekte. Geriye kalan yüzde 20’si ise Avrupa ülkelerine akmakta. Bu çerçevede son günlerde İran’ın başlatmış olduğu, daha doğrusu İran-ABD-İsrail arasında çıkan bu kavganın sonucunda petrol fiyatları yaklaşık yüzde 10 artmış durumda. Petrol fiyatlarının artması tabii olarak elektrik fiyatlarının artmasını beraberinde getirecektir. Bu da altın ve gümüşe olan talebi arttıracaktır. Altın ve gümüş fiyatları da yükselecektir. Dolayısıyla Hürmüz Boğazı’nın 3-5 günlüğüne veya bir haftalığına kapalı olması demek, önümüzdeki günlerde petrolün varil fiyatının yaklaşık 100 dolarlara ulaşabileceği, Hürmüz Boğazı’nın iki haftalığına kapanması demek veya tıkanması demek petrolün varil fiyatının 150 dolarları bulabileceği öngörülmektedir" diye konuştu. "Müzakerelerin başlaması gerekiyor" Savaşın ekonomik ve siyasi bilançosuna değinen Doç. Dr. Mustafa Özalp, "Tabii Türkiye’miz her ne kadar olağanüstü gemileriyle Karadeniz’de, Akdeniz’de, dünyanın çeşitli ülkelerinde petrol, doğalgaz arama hususunda kendisini geçmiş yıllara göre geliştirmiş olsa da biz 2024 yılı verilerine göre yüzde 4-5 oranında tüketmiş olduğumuz doğalgazı ancak üretebiliyoruz. Doğalgazda yüzde 95 oranında Türkiye dışa bağımlı. Petrolde de yaklaşık yüzde 85 ile 90 arasında dışa bağımlı. Petrol ve doğalgazı dolara bağlı olarak ithal etmekteyiz. Uluslararası petrol fiyatlarında yaklaşık 1 dolarlık yükseliş, Türkiye ekonomisine ciddi maliyetler getirmekte. EPDK 2024 yılı verilerine göre tüketmiş olduğumuz doğalgazın yüzde 41’ini Rusya’dan ithal ettik, yüzde 22’sini Azerbaycan’dan, yüzde 13’ünü İran’dan ithal ettik. İran’dan yüzde 13-15 doğalgaz ithalatımız söz konusu. Irak’tan da yoğun miktarda petrol ithalatı yapıyoruz. İran’ın ve buna paralel olarak da Irak’ın istikrarsızlaşması dünya doğalgaz petrol enerji fiyatlarını yükseltecektir. Bu yükselen fiyatlarda Türkiye ekonomisi zarar görecektir. Burada yapılması gereken şey müzakere masasının başlaması, diplomasiye öncelik verilmesi ve savaşın ivedilikle durdurulması. Aksi takdirde İran bölünüp parçalandığı zaman biz Türkiye’nin İran sınırından İsrail’e komşu olacağız. Bizim İsrail’e komşu olmamız demek ilerleyen yıllarda İran’la Türkiye arasında çıkacak bir savaşta İran toprakları üzerinden İsrail’le savaşmamız anlamına gelir. İsrail, vekil güçleri üzerinden İran topraklarında Türkiye ile savaşmayı planlamaktadır. Türkiye’nin ivedilikle bunların önlenmesine yönelik tedbirler alması gerektiğini düşünmekteyim" dedi.
Yozgat’ta tarım ve hayvancılığa akademik dokunuş
17 Nisan 2025 Perşembe - 12:16 Yozgat’ta tarım ve hayvancılığa akademik dokunuş Yozgat Bozok Üniversitesi, tarım ve hayvancılık alanında yaptığı araştırma, inceleme ve deneme çalışmaları ile sektöre katkı sunuyor. Yozgat’ta 1925-1952 yılları arasında kurulan Beyazıtoğlu Çiftliği, tarım ve hayvancılık sektörünün gelişmesine katkı sağlıyor. 2 bin 770 dönümlük arazisi Yozgat Bozok Üniversitesi’ne tahsis edilen çiftlikte bölge çiftçisine katkı sunacak akademik çalışmalar yürütülüyor. Üniversite tarafından tarımsal araştırma alanı olarak belirlenen arazide yürütülen çalışmalar ile çiftçilere yön gösterilmesi hedefleniyor. Alanda ilk olarak kaz üretim tesisi kurularak, kaz yetiştiriciliği ve yumurta üretimine başlandı. Kanatlılarda gen araştırması, tahıl, baklagil, yem bitkileri gibi ürünlerin deneme ekimleri yapılıp, bölge için uygun tohumlar belirlenmeye çalışılıyor. Arazinin yaklaşık 500 dekarlık kısmında ise ekmeklik buğday, arpa ve tritikale üretimi yapılıyor. Yaklaşık 285 kombinasyon ekmeklik buğdayda melezleme yapılan merkezde, bölgeye uygun seleksiyon çalışmaları da yürütülüyor. Yozgat Bozok Üniversitesi Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü Başkanı, Tarımsal Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Akif Boz, tarım ve hayvancılık alanında yürütülen çalışmaların devam ettiğini belirterek, "Kanatlı hayvancılık ve büyükbaş, küçükbaş hayvancılık, arıcılık konusunda üniversitemizin desteğiyle beraber Yozgat’ta bütün çalışmalarımızı sahaya yönelik, kırsala yönelik olarak devam ettireceğiz. Bunun için yeterli ekibimiz, genç bir ekibimiz var. Bu ekibimizle beraber inşallah Yozgat’ı hak ettiği yere getirmeye çalışacağız. Bununla beraber Türkiye’mizin de ihtiyacını bu bölgemizden karşılamak için tüm çalışmalarımızı yoğunlaştıracağız" dedi.
Köylüler kuraklığı anlattı, kuruyan dere yatakları dron kamerasına yansıdı
17 Nisan 2025 Perşembe - 12:11 Köylüler kuraklığı anlattı, kuruyan dere yatakları dron kamerasına yansıdı Yozgat’ta yağışlı havalar su kaynaklarına fayda sağlamadı. Köylüleri kuraklık endişesi sarmaya başladı. Kış aylarının geride kalması ve kar sularının erimesi, yerüstü su kaynaklarına fayda sağlamadı. Sorgun ilçesine bağlı Boğazcumafakılı, Belencumafakılı, Külhüyük ve Günpınar köylerinde yaşayan vatandaşlar, 2025 yılında kuraklık endişesi yaşamaya başladı. Su kaynaklarının az olmasından endişelenen köylüler, ilkbahar aylarında yağmurun bol olmasını beklediklerini söyledi. "Su ihtiyacı konusunda büyük sıkıntılarımız var" Boğazcumafakılı köyü muhtarı Mehmet Şahin. "2000 senesinde gördüğümüz güzel bir yağış olmuştu. Baraj sularımızda epey çekilme var. Dere yatakları komple kuru. Mevsimler çok kurak geçiyor, iklimler değişti. Sulama kanallarımız da kuraklıktan dolayı azaldı. Bağ bahçe ekimi, seralarımız sondajla destekleniyor ama tam su ihtiyacı konusunda büyük sıkıntılarımız oluyor" dedi. "Köyümüzden geçen Delibaş nehrinde önceden 2 çocuk boğulmuştu ama şimdi su yok" Boğazcumafakılı köyü sakinlerinden Ali İhsan Kılıç ise, "Bundan yaklaşık 10-15 sene önce Delibaş nehrinde kimse geçemezdi. Köyümüzden 2 tane çocuk suya düştü ve öldü. Ama şimdi bir damla su yok. Bağ, bahçe ekiminde ve sulamada sıkıntı yaşıyoruz. İçmeye su bulamıyoruz. Hayvancılıkla ve tarımla uğraşıyorum. Ama boşa uğraşıyorum. Eskiden kar çok yağardı, her dereden su akardı. Şimdi dağlarda taşlarda kar yok, su yok. Akarsularla tarlamızı sulardık" dedi. "80’li yıllarda kardan dolayı okula gidemezdik" Külhüyük Köyü muhtarı Nebi Özbek çocukluk yıllarında 1 metreyi aşkın kar yağdığını ifade ederek, "80’li yıllarda biz ilkokula gidiyorduk. Kar 1 metre oluyordu. Okula gitmekte çok zorlanıyorduk. O günler geçti. Küresel bir kuraklık var. Bütün çevre köylerimizde Türkiye genelinde var. Eskiden köyümüzün altında öz vardı, su adamı götürürdü. Şu an bir damla su akmıyor. Kuraklık had safhada. Sondajla sulu tarım yapıyoruz. O da çok maliyetli oluyor. Yer altı suları da çekildi. Eskiden çeşmelerimiz de çok akardı. Şu an için su kalmadı" cümlelerini kullandı. "20 yıl önce bu akarsudan hayvanları karşıdan karşıya geçiremezdik" Hamit Seyran ise, "20 yıl önce bu akarsudan hayvanları karşıdan karşıya geçiremezdik. Hayvanlar karşıya geçmek için 2 saat beklerdi. Hızlıca giderdik, traktörümüzü yıkardık. Şu anda kuraklık nedeniyle bittik. Çevredeki bütün köyler kuraklıktan etkilendi. Allah sonumuzu hayır getirsin" dedi.
Motosiklet tutkunları, kortej eşliğinde Türkiye’nin ilk milli parkına gitti
16 Nisan 2025 Çarşamba - 14:02 Motosiklet tutkunları, kortej eşliğinde Türkiye’nin ilk milli parkına gitti Yozgat’ta Turizm Haftası kutlamaları şehir merkezinde renkli görüntülere sahne oldu. Motosiklet tutkunları konvoy yaparak Türkiye’nin ilk milli parkı olan Çamlık Milli Parkı’na gitti. Yozgat Valiliği’nin düzenlediği Turizm Haftası etkinlikleri kapsamında bir araya gelen motosiklet tutkunları, konvoy oluşturdu. Konvoyda 7’den 70’e her yaştan motorsever bir araya geldi. Kentin önemli turistik mekanlarından birisi olan Çamlık Milli Parkına giden motosiklet tutkunları, burada fotoğraf çektirdi. "Yozgat’ın, yolların buluştuğu, gönüllerin kesiştiği bir nokta olmasını istiyoruz" Etkinlikte açıklama yapan Yozgat Valisi Mehmet Ali Özkan, "Arkadaşlarımız Valilik önünden başlayıp il merkezimizin içerisinden Çamlık Milli Parkımıza geldiler. Çamlıkta doğal güzelliğin içerisinde hep beraberiz. 8 vilayete komşu olan vilayetiz. Turizmde de yolların buluştuğu, gönüllerin kesiştiği bir nokta olmak istiyoruz. Kültür ve Turizm Bakanlığı ve diğer bakanlıklarımızın nezdinde çalışmalarımıza devam ediyoruz. İnşallah bir gün gelecek Yozgat, gönüllerin kesiştiği, merak edilen, özlenen bir coğrafya olmanın yanında gitmek istenen güzide coğrafyalardan biri haline gelecek. Turizmde de hak ettiği yeri bulacak" ifadelerine yer verdi. "Türkiye’nin ilk milli parkı olan Çamlık Milli Parkımızı geziyoruz" Yozgat Kültür ve Turizm Müdürü Hüseyin Çiftçi ise "Bugün Yozgat’taki motorcu arkadaşlarımızla beraber Türkiye’nin ilk milli parkı olan Çamlık Milli Parkımızı geziyoruz. Hafta içi Sarıkaya Roma Hamamı’na öğrenci arkadaşlarımızla birlikte iç turizmi canlandırmak, şehrimizin güzelliklerini canlandırmak ve öğrenci arkadaşlarımıza tanıtmak amacıyla etkinliklerimiz olacak" diye konuştu. Etkinliğe katılan motosiklet tutkunları ise duygularını ifade ederek vatandaşları Yozgat’a davet etti.