Yerel Haberler
Zonguldak
04 Ocak 2026 Pazar - 12:20 Madencilerin 5’inci kongresinde mevcut başkan Saraçoğlu güven tazeledi Zonguldak’ın Devrek ilçesinde faaliyet gösteren Devrek Madencileri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği tarafından gerçekleştirilen 5. Olağan Genel Kongresi’nde madenciler mevcut başkanını yeniden seçtiler. Açılış ve yoklamanın ardından divan heyetinin seçiminden sonra saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla kongreye devam edildi. Divan başkanı tarafından yönetim kurulu faaliyet raporunun okunması, işletme hesap özetlerinin okunması, denetim kurulu faaliyet raporunun okunması, yönetim ve denetlim kurulu faaliyet raporları ve işletme hesap özetlerinin görüşmeye açılması, dernek tüzüğü 12. maddesinin 1. fıkrasının değiştirilmesi, seçim ve yönetimin belirlenmesi, yönetim ve denetim seçimlerine geçilmesinin ardından dernek başkanının yeniden belirlenmesi için kapalı zarf usulü ile oylamaya geçildi. Devrek Atatürk Kültür Merkezi Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen kongreye iki aday ile girildi. Kongrede Soner Susam ve Abdullah Saraçoğlu başkanlık için seçime girerken, mevcut başkan Abdullah Saraçoğlu 382 oyun 201’ini alarak yeniden dernek başkanı seçildi. Gerçekleştirilen seçimin demokratik bir ortamda hayata geçirildiğini ifade eden Saraçoğlu, "Bizlere yeniden bu görevi layık gören tüm madenci kardeşlerime teşekkürlerimi arz ediyorum. Bundan evvel olduğu gibi bundan sonra da yönetim kurulu arkadaşlarımızla birlikte derneğimizi en iyi şekilde temsil etmeye devam edeceğiz. Tekrardan bizleri bu göreve getiren siz kıymetli mesai arkadaşlarımıza teşekkürlerimi bir borç bilirim" diye konuştu.
04 Ocak 2026 Pazar - 12:11 Zonguldak’ta pes dedirten olay; "Bana çarptı" deyip kardan adamı dövdüler Zonguldak’ın Ereğli ilçesinde bir esnafın saatlerce uğraşarak yaptığı kardan adam, gece yarısı ilginç bir saldırıya uğradı. Kardan adamın önünden geçen iki gençten biri, şaka yollu sesini değiştirerek "Yasin kurtar beni, bana çarptı" diye bağırınca, arkadaşı kardan adamı tekme tokat parçaladı. O anlar güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı. Olay, gece saat 23.45 sıralarında Karadeniz Ereğli ilçe merkezindeki bir iş yerinin önünde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, etkili olan kar yağışını fırsat bilen esnaf Tuğçe Bostancı, iş yerinin önüne büyük bir kardan adam yapmaya başladı. Akşam saatlerinde dükkanını kapatan esnaf, kardan adamı ertesi gün tamamlamak üzere yarım bıraktı. Kardan adama "Sarkıntılık" iftirası atıp saldırdılar Gece saatlerinde caddeden geçen iki genç, dükkan önündeki kardan adamı fark etti. Güvenlik kamerasına yansıyan görüntülerde; gençlerden birinin kardan adamın yanından geçerken aniden duraksadığı ve bir mizansen (kurgu) başlattığı görüldü. Gencin, ses tonunu inceltip tiyatral bir tavırla arkadaşına dönerek, "Ay Yasin aşkım kurtar beni, bana çarptı" diyerek kardan adamı şikayet etmesi ve yardım istemesi dikkat çekti. Bu çağrı üzerine diğer genç, senaryoya uyarak kardan adama saldırdı. Gövdesini parçalayıp başını yanlarında getirdiler Tekme ve yumruklarla kardan adamın gövdesini parçalayan gençler, kardan adamın baş kısmını ise kopartıp yanlarında götürerek olay yerinden uzaklaştı. "Amaçları neydi bilmiyorum umarım eğlenmişlerdir" Sabah dükkanını açmaya geldiğinde emeğinin yok olduğunu gören iş yeri sahibi Tuğçe Bostancı, güvenlik kamerası görüntülerini izleyince şaşırdı. Duruma tepki gösteren esnaf, şunları söyledi: "Bugün kardan adamı tamamlamayı düşünüyorduk. Ancak gece saldırıya uğramış. Üzüldüm ama kameradan parçaladıklarını gördüm. Amaçlarını bilemiyorum. Eğlenmek istediler herhalde ama birazcık üzücü bir durum oldu açıkçası. Kendilerini tanımıyorum. Amacınız neydi bilmiyorum ama umarım eğlenmişsinizdir diye düşünüyorum."
Madencilerin 5’inci kongresinde mevcut başkan Saraçoğlu güven tazeledi
04 Ocak 2026 Pazar - 12:20 Madencilerin 5’inci kongresinde mevcut başkan Saraçoğlu güven tazeledi Zonguldak’ın Devrek ilçesinde faaliyet gösteren Devrek Madencileri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği tarafından gerçekleştirilen 5. Olağan Genel Kongresi’nde madenciler mevcut başkanını yeniden seçtiler. Açılış ve yoklamanın ardından divan heyetinin seçiminden sonra saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla kongreye devam edildi. Divan başkanı tarafından yönetim kurulu faaliyet raporunun okunması, işletme hesap özetlerinin okunması, denetim kurulu faaliyet raporunun okunması, yönetim ve denetlim kurulu faaliyet raporları ve işletme hesap özetlerinin görüşmeye açılması, dernek tüzüğü 12. maddesinin 1. fıkrasının değiştirilmesi, seçim ve yönetimin belirlenmesi, yönetim ve denetim seçimlerine geçilmesinin ardından dernek başkanının yeniden belirlenmesi için kapalı zarf usulü ile oylamaya geçildi. Devrek Atatürk Kültür Merkezi Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen kongreye iki aday ile girildi. Kongrede Soner Susam ve Abdullah Saraçoğlu başkanlık için seçime girerken, mevcut başkan Abdullah Saraçoğlu 382 oyun 201’ini alarak yeniden dernek başkanı seçildi. Gerçekleştirilen seçimin demokratik bir ortamda hayata geçirildiğini ifade eden Saraçoğlu, "Bizlere yeniden bu görevi layık gören tüm madenci kardeşlerime teşekkürlerimi arz ediyorum. Bundan evvel olduğu gibi bundan sonra da yönetim kurulu arkadaşlarımızla birlikte derneğimizi en iyi şekilde temsil etmeye devam edeceğiz. Tekrardan bizleri bu göreve getiren siz kıymetli mesai arkadaşlarımıza teşekkürlerimi bir borç bilirim" diye konuştu.
Zonguldak’ta pes dedirten olay; "Bana çarptı" deyip kardan adamı dövdüler
04 Ocak 2026 Pazar - 12:11 Zonguldak’ta pes dedirten olay; "Bana çarptı" deyip kardan adamı dövdüler Zonguldak’ın Ereğli ilçesinde bir esnafın saatlerce uğraşarak yaptığı kardan adam, gece yarısı ilginç bir saldırıya uğradı. Kardan adamın önünden geçen iki gençten biri, şaka yollu sesini değiştirerek "Yasin kurtar beni, bana çarptı" diye bağırınca, arkadaşı kardan adamı tekme tokat parçaladı. O anlar güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı. Olay, gece saat 23.45 sıralarında Karadeniz Ereğli ilçe merkezindeki bir iş yerinin önünde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, etkili olan kar yağışını fırsat bilen esnaf Tuğçe Bostancı, iş yerinin önüne büyük bir kardan adam yapmaya başladı. Akşam saatlerinde dükkanını kapatan esnaf, kardan adamı ertesi gün tamamlamak üzere yarım bıraktı. Kardan adama "Sarkıntılık" iftirası atıp saldırdılar Gece saatlerinde caddeden geçen iki genç, dükkan önündeki kardan adamı fark etti. Güvenlik kamerasına yansıyan görüntülerde; gençlerden birinin kardan adamın yanından geçerken aniden duraksadığı ve bir mizansen (kurgu) başlattığı görüldü. Gencin, ses tonunu inceltip tiyatral bir tavırla arkadaşına dönerek, "Ay Yasin aşkım kurtar beni, bana çarptı" diyerek kardan adamı şikayet etmesi ve yardım istemesi dikkat çekti. Bu çağrı üzerine diğer genç, senaryoya uyarak kardan adama saldırdı. Gövdesini parçalayıp başını yanlarında getirdiler Tekme ve yumruklarla kardan adamın gövdesini parçalayan gençler, kardan adamın baş kısmını ise kopartıp yanlarında götürerek olay yerinden uzaklaştı. "Amaçları neydi bilmiyorum umarım eğlenmişlerdir" Sabah dükkanını açmaya geldiğinde emeğinin yok olduğunu gören iş yeri sahibi Tuğçe Bostancı, güvenlik kamerası görüntülerini izleyince şaşırdı. Duruma tepki gösteren esnaf, şunları söyledi: "Bugün kardan adamı tamamlamayı düşünüyorduk. Ancak gece saldırıya uğramış. Üzüldüm ama kameradan parçaladıklarını gördüm. Amaçlarını bilemiyorum. Eğlenmek istediler herhalde ama birazcık üzücü bir durum oldu açıkçası. Kendilerini tanımıyorum. Amacınız neydi bilmiyorum ama umarım eğlenmişsinizdir diye düşünüyorum."
Rektör Özölçer’in çevre dostu buluşu, TÜRKPATENT tarafından tescillendi
04 Ocak 2026 Pazar - 11:04 Rektör Özölçer’in çevre dostu buluşu, TÜRKPATENT tarafından tescillendi Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN), çevresel sürdürülebilirlik ve yeşil dönüşüm hedefleri doğrultusunda geliştirdiği yenilikçi çalışmalara bir yenisini daha ekledi. BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’in başvuru sahibi olduğu "Pet Şişe Boşaltma, Sıkıştırma ve Toplama Kumbarası" başlıklı buluş, Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) tarafından tescillenerek resmî koruma altına alındı. Kamusal alanlarda atık halde bulunan plastik pet şişelerin en küçük hacimde sıkıştırılarak toplanmasını sağlayan buluş, aynı zamanda şişe içerisinde kalan su ve benzeri içeceklerin özel bir haznede biriktirilerek yeşil alanların sulanmasında yeniden kullanılmasına imkân tanıyor. Harici bir elektrik enerjisine ihtiyaç duymadan çalışan sistem, çevre dostu yapısıyla döngüsel ekonomiye ve sürdürülebilir kaynak kullanımına somut katkı sunuyor. Tescillenen projede, buluş sahibi olarak BEUN Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu ile Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü akademisyenlerinden Dr. Öğr. Üyesi Onur Dündar da yer alıyor. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, sürdürülebilirliğin yalnızca bir hedef değil, aynı zamanda üniversitelerin topluma ve geleceğe karşı taşıdığı temel bir kurumsal sorumluluk olduğuna dikkat çekerek şu ifadeleri dile getirdi: "Cumhuriyetin ilk üniversitesi olmanın verdiği tarihsel sorumluluk bilinciyle, sürdürülebilir bir geleceğin inşasında hem akademik hem de toplumsal çalışmalarımızla yeşil dönüşüm sürecine güçlü katkılar sunmayı asli bir görev olarak görüyoruz. Çevreyle uyumlu, kaynakları verimli kullanan ve gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmayı amaçlayan her çalışma, üniversitemizin vizyonunun ve sorumluluk anlayışının güçlü bir yansımasıdır. Üniversitemizin çevreye duyarlı, üretken ve yenilikçi bir akademik kurum olma ilkeleri doğrultusunda kararlılıkla ilerlerken; kampüslerimizdeki geniş yeşil alanlar, enerji tasarrufu sağlayan uygulamalar, çevre dostu ulaşım politikaları ve atık yönetimi alanındaki örnek projelerimizle sürdürülebilir kampüs anlayışını somut adımlarla hayata geçiriyoruz. Bu kapsamda üniversitemizin GreenMetric Türkiye Ulusal Koordinatörlüğünü üstlenmesi ile üniversitelerimiz arasında hem çevre bilincinin artırılmasını hem de sürdürülebilir yaşam kültürünün yaygınlaştırılmasını hedefliyoruz. Plastik kirliliğiyle mücadeleye yönelik geliştirilen bu tür tescilli yenilikçi projelerin, çevresel sorunlara çözüm üretmenin yanı sıra toplumda çevre bilincini güçlendirdiğine inanıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan Hanımefendi’nin öncülüğünde yürütülen Sıfır Atık hareketi, çevreye duyarlı politikaların toplumsal karşılık bulmasında son derece önemli bir rol üstlenmektedir. Üniversitelerimizde hayata geçirilen böylesine anlamlı ve öncü projelerin, bu vizyonla birleştiğinde kalıcı etkiler ortaya koyacağına yürekten inanıyorum. Bu duygu ve düşüncelerle Yükseköğretim kurumlarına Ar-Ge ve inovasyon teknolojileri alanında sundukları değerli desteklerden dolayı Türk Patent ve Marka Kurumu Başkanımız Sayın Prof. Dr. Muhammed Zeki Durak ile Türk Patent ve Marka Kurumu ailesine teşekkür ediyorum. Kalite eksenli büyüme, ihtisaslaşma ve sürdürülebilirlik odaklı yükseköğretim politikalarıyla üniversitelerimize daima yol gösteren Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanımız Sayın Prof. Dr. Erol Özvar’a ve kıymetli YÖK ailesine de şükranlarımı sunuyorum. Bununla birlikte çevresel sürdürülebilirliğe katkı sunan kayda değer projenin tescillenmesinde ve hayata geçirilmesinde emeği geçen yine buluşun geliştirilmesine önemli katkılar sağlayan Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu ile İnşaat Mühendisliği Bölümümüz öğretim üyelerinden Dr. Öğr. Üyesi Onur Dündar hocamıza ve sürece katkı sunan herkese teşekkür ediyorum."
Zonguldak’taki çifte cinayette kahreden detay: Evine taktırdığı kamera kızı ve eşinin son anlarını kaydetti
03 Ocak 2026 Cumartesi - 11:54 Zonguldak’taki çifte cinayette kahreden detay: Evine taktırdığı kamera kızı ve eşinin son anlarını kaydetti Zonguldak’ın Kilimli ilçesinde boşanma aşamasındaki damadı tarafından kızı ve eşi öldürülen Halil Alkaç, "Sözün bittiği yerdeyiz. Evim söndü, hayatım söndü" diyerek gözyaşı döktü. Zonguldak’ın Kilimli ilçesine bağlı Şirinköy’de geçen Aralık ayında yaşanan cinayette 45 yaşındaki Tülay Ündeş, boşanma aşamasında eşi Yusuf Ü. tarafından sokak ortasında annesi Zaide Alkaç (64) ile birlikte öldürüldü. Baba Halil Alkaç’ın, damadının tehditleri nedeniyle evinin çevresine güvenlik kamerası taktırdığı ortaya çıktı. Anne ve kızın katledildiği o anlar, babanın evine taktırdığı güvenlik kameraları tarafından saniye saniye kaydedildi. Damadı Yusuf Ü.’nün (51) silahlı saldırısında eşini ve kızını kaybeden acılı baba Halil Alkaç, cinayet anını kaydeden güvenlik kamerasının hikayesini gözyaşları içinde anlattı. Alkaç, damadının sürekli tehditler savurması nedeniyle evinin her köşesine kamera sistemi kurdurduğunu, ancak o kameraların eşinin ve kızının son anlarını kaydettiğini belirtti. "Kızım 31 senedir şiddete maruz kalıyordu" Eşi ve kızının mezarı başında dualar eden ve ayakta durmakta güçlük çeken Halil Alkaç, damadı Yusuf Ü.’nün kızı Tülay’a yıllardır şiddet uyguladığını belirtti. Kızının kendisine sığındığını anlatan Alkaç, süreci şu sözlerle aktardı: "Zahide Alkaç’ın eşiyim. Tülay Alkaç’ın da babasıyım. 31 senedir evliler. Sürekli tehdit görüyor kızım, 31 senedir şiddete maruz kalıyor. Geldi, ‘Dayanamayacağım artık baba’ dedi. Ben de ‘Kesin kararlıysan ben sana bakarım. Ama kararlı değilsen 3 tane çocuğu var. Karar senin’ dedim. O da ‘Yok baba öleceğim yine gitmeyeceğim’ dedi. Kocası geldi bizi tehdit etti. Sürekli bizi tehdit etti." "En ağır şekilde cezalandırılmasını istiyorum" Hukuki süreci takip ettiklerini ancak tehditlerin hiç bitmediğini vurgulayan acılı baba, "Biz karakola başladık başvurmaya. Karakola defalarca gittim. Çaycuma’da zaten mahkeme süreci devam ediyordu. Oradan da bir cevap yok. Uzaklaştırması vardı. 6. ayda bitmiş uzaklaştırması. Ondan sonra uzaklaştığında bir daha istedik, ret verdiler" ifadelerini kullandı. Damadı Yusuf Ü.’nün kendi akrabalarına da zarar verdiğini anlatan Halil Alkaç, sözlerini şöyle sürdürdü: "Burada amcasının evini kurşunladı, babasının evini yaktı. Halasının evini taşladı, kız kardeşini bıçakladı. İlla benim canım mı yanması gerekiyordu? Ben bunu görevlilere olay günü de söyledim. ‘Yani illa dedim benim canım mı yanması gerekiyordu?’ Benim iki tane canım yandı. Evim söndü, hayatım söndü. Bundan sonra hayatım da yani ne bileyim ben bunlara ne kadar dayanabileceğim? Orada iki tane canım yatıyor. Birinden 49 yıllık evliyim, biri de 45 yaşında kızım. Yani söyleyecek çok şey var. Ama sözün bittiği yerdeyiz. En ağır şekilde cezalandırılmasını istiyorum." "Kızım korkudan intihara kalkıştı" Daha önce yaşanan bir olayı da anlatan Halil Alkaç, damadının kızını ve torunlarını korkuttuğunu belirterek şunları söyledi: "Kızım intihara kalkıştı. 4 gün Bolu’da yoğun bakımda kaldı. 35 gün de Zonguldak’ta psikiyatri tedavisi gördü üniversitede. Belgelerde hepsi de mevcut. 60 sayfa tehdit mesajıyla gittim karakola en son gittiğimde. Kızımın intihar olayı akşamı gece Yusuf Ü. geldi. Biz uykudan uyandık ‘Tülay intihara kalkıştı’ diyor. ‘Sen Tülay’ın intihara kalkıştığını nereden biliyorsun’ diye sorduğumuzda, meğerse kızımı sıkıştırmış. Zorlamış ‘geleceğim babanı vuracağım, anneni vuracağım’ diye. Çocuk da korkudan intihara kalkışmış. Torunumun kızım tarafından kışkırtılıp Yusuf Ü.’yü tehdit ettiği gibi iddialar var. Böyle bir olay yok. Oğlunu evden kovmuş. Ayağını da ayakkabılarını dahi vermemiş. 15 yaşında oğlu okula ben kendi imkanlarımla gönderiyorum. 3 tane oğlu var. Üçüne de ayrı ayrı sorabilirsiniz. Hepsini de ben büyüttüm. 31 senelik evliliklerde çocuklarda hiçbir zaman babalık yapmadı. Bu köylüye sorsunlar, bu millete sorsunlar. Yani Allah için konuşsun, herkes söylesin." "Tehditlerinden dolayı evin her tarafına kamera bağlatmıştım" Olay günü yaşananları gözyaşları içinde anlatan Alkaç, tehditler nedeniyle evinin her köşesine taktırdığı kameraların eşi ve kızının son anlarını kaydettiğini söyledi. Alkaç, "Kahvaltı hazırladım onlara, kahvaltı yaptık. Az ileride amcamın evi var. Dediler ki ‘amcam da hasta. Biz bir amcama gidip gelelim.’ Ben de dedim bir Kilimli’ye kadar gideceğim. Arabanın bir bakım işleri vardı. Buradan Kilimli’ye vardım. Daha arabayı falan göstermedim. Telefon geldi peşimden. İşte ’Zahide yengemle Tülay’ı vurdu Yusuf’ dediler. Acil geldim. Geldim burada ikisi yani oraya atıvermişler sanki köpek ölüsü gibi insan değil. Biri bir tarafta yatıyor, biri bir tarafta. Millet de seyre bakar gibi bakıyor. İki dava boşanma mahkemesine gittik. Hep tehdit, hep tehdit. Öldüreceğim, edeceğim. O tehdit ettikçe biz bildirdik. Ama maalesef. İki tane can gitti, iki tane canımız gitti. Kameralarım gösteriyor oradan. Evin kamerası gösteriyor. Hem evimin kamerası var hem köyün kamerası var. Net gösteren de benim evimin kamerası. Bunun bu tehditlerinden dolayı evini her tarafına kamera bağlattım" diye konuştu. "Daha kaç kadın ölecek" Annesini ve ablasını kaybeden Ayşe Demir (38) ise yaşananlara tepki gösterdi. Demir, "Biri benim annem, diğeri ablam olur. Hiçbir kadının sonu böyle olmamalı. Hiçbir kadın bu şekilde ölmemeli. Altıncı ayda korktuğunu belirten bir dilekçesi var. Bu dilekçeyi verdi fakat sana zarar vermiyor diye dilekçesi ret gördü. Hepsi de mesajlar, tehdit mesajları. Biz kesinlikle sesimizi duyuramadık. Ben yetim kaldım, yeğenlerim yetim kaldı, babam yalnız kaldı. Hiçbir kadının sonu böyle olmamalı. Artık birileri sesimizi duysun. Daha kaç kadın ölecek?" dedi. Olayın tanığı o anları anlattı Dehşet anlarına tanıklık eden Melahat Ündeş ise "Balkonda temizlik yapıyordum. Arabadan indi, ‘Şimdi konuşsana’ dedi. Üzerlerine ateş etti. Ben içeri kaçtım. Beni de vururdu. Ondan sonra üstlerine gelmiş, yine ateş etmiş. Köyün güvenliği yok, hiç sahibi yok. Vuran vurana ne bu? Amcasını da öldürecekti. Onu da vuracaktı, yakalayabilseydi. Bizi gelse öldürür artık o bizim yaşamımız geçti o gelirse. Canımızı tehlikede. Bizi şahitlik yaptı bizi de öldürür" diye konuştu. Edinilen bilgilere göre, olay, geçtiğimiz 24 Aralık günü Kilimli ilçesine bağlı Şirinköy’de yaşandı. İddiaya göre, olay günü Tülay Ündeş (45), birlikte yaşadığı annesi Zaide Alkaç (64) ile hasta ziyareti için akrabalarına gitti. Dönüş yolunda anne-kız, köprü üzerinde ilerledikleri sırada yaklaşık 2 yıldır boşanma aşamasında olduğu eşi Yusuf Ü. araçla yanlarına yaklaştı. Araçtan av tüfeğini aldığı iddia edilen emekli maden işçisi Yusuf Ü., "Şimdi konuş" diyerek eşi ve kayınvalidesine 7-8 el ateş etti. Evlerinin yolunda silahı görünce kaçmaya çalışan anne ve kızı, kurşunların hedefi oldu. Olayın ardından kaçan zanlı jandarma ekiplerince yakalanarak tutuklandı.
BEUN, akreditasyon başarılarına bir yenisini daha ekledi
02 Ocak 2026 Cuma - 09:30 BEUN, akreditasyon başarılarına bir yenisini daha ekledi Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN), eğitimde kalite odaklı yaklaşımını bir kez daha tescilleyerek önemli bir başarıya imza attı. BEUN Devrek Meslek Yüksekokulu bünyesinde yer alan Aşçılık Programı, Mesleki Eğitim Değerlendirme ve Akreditasyon Derneği (MEDEK) tarafından 4 yıl süreyle tam akredite edilirken, Çaycuma Gıda ve Tarım Meslek Yüksekokulu Gıda Kalite Kontrolü ve Analizi Programı ise 2 yıl süreyle koşullu akreditasyon almaya hak kazandı. MEDEK tarafından gerçekleştirilen değerlendirme süreci sonucunda elde edilen bu akreditasyonlar, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesinin mesleki eğitimde kalite, sürdürülebilirlik ve sürekli iyileştirme anlayışını benimsediğinin önemli bir göstergesi oldu. Akredite edilen programlar, eğitim-öğretim süreçlerini ulusal ve uluslararası standartlara uygun şekilde yürüttüklerini belgeleyerek öğrencilerine sunulan eğitimin niteliğini bir kez daha ortaya koydu. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, akreditasyon çalışmalarının üniversiteler açısından taşıdığı öneme dikkat çekerek şu ifadeleri dile getirdi: "Mesleki eğitimin niteliğini artırmak, sektörün beklentilerine cevap verebilen, donanımlı ve çağın gerekleriyle uyumlu mezunlar yetiştirmek üniversitemizin temel öncelikleri arasında yer almaktadır. Bu doğrultuda yürüttüğümüz kalite ve akreditasyon çalışmaları, eğitim-öğretim süreçlerimizin sürekli gelişimini sağlaması açısından büyük önem taşımaktadır. Devrek Meslek Yüksekokulumuz Aşçılık Programının dört yıl süreyle tam akredite edilmesi ve Çaycuma Gıda ve Tarım Meslek Yüksekokulumuz Gıda Kalite Kontrolü ve Analizi Programının koşullu akreditasyon alması, bu alanlarda ortaya koyduğumuz nitelikli çalışmaların apaçık bir göstergesidir. MEDEK akreditasyonu, mezunlarımızın diplomalarının ulusal ve uluslararası düzeyde tanınırlığını artırmakta, istihdam olanaklarına önemli katkılar sunmaktadır. Aynı zamanda bu süreçler, paydaşlarla olan etkileşimi güçlendirerek üniversitemizde kalite kültürünün yerleşmesine ve kurumsal gelişimin sürekliliğine katkı sağlamaktadır. Bu duygu ve düşüncelerle kalite odaklı çalışmalarımızda bizleri her daim destekleyen başta Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanımız Sayın Prof. Dr. Sayın Erol Özvar ile değerli YÖK ailesi olmak üzere kıymetli teşvikleri dolayısıyla Yükseköğretim Kalite Kurulu (YÖKAK) Başkanımız Sayın Prof. Dr. Sayın Ümit Kocabıçak ile tüm YÖKAK üyelerine teşekkürlerimi sunuyorum. Bununla birlikte iki meslek yüksekokulumuzun bünyesindeki programların akredite olmasında başta ilgi ve alakalarından dolayı MEDEK yöneticileri olmak üzere üniversitemizin uluslararası görünürlüğüne ve kaliteli eğitim ilkesine katkı sağlayan değerli akademik ve idari personelimiz ile sevgili öğrencilerimize teşekkür ediyorum."
Uluslararası Yönetim İktisat ve İşletme Dergisi’nin yeni sayısı yayımlandı
02 Ocak 2026 Cuma - 09:25 Uluslararası Yönetim İktisat ve İşletme Dergisi’nin yeni sayısı yayımlandı Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) tarafından yayımlanan "Uluslararası Yönetim İktisat ve İşletme Dergisi"nin 2025 yılı 4. sayısı okuyucuyla buluştu. 2005’te yayın hayatına başlayan ve TÜBİTAK ULAKBİM TR Dizin kapsamında indekslenerek, yılda dört sayı hâlinde çıkıp güncel ve bilimsel yayınlarla literatüre katkı sağlamaya devam eden "Uluslararası Yönetim İktisat ve İşletme Dergisi"nin 2025 yılı 4. sayısı çıktı. Derginin baş editörü olan Prof. Dr. Arzu Bayramoğlu, derginin bilimsel içeriğinin yükseltilmesi amacıyla her bir makaleye, değerlendirme aşamasında büyük bir titizlik ve özen gösterildiğini ifade etti. Prof. Dr. Arzu Bayramoğlu aynı zamanda, Türkiye’deki çeşitli üniversite ve kurumdan araştırmacı ve akademisyenin bilimsel yayınlarının yayımlandığı bu sayıda, aynı zamanda çok sayıda farklı üniversiteden öğretim üyelerinin hakem olarak görev yaptığını belirtti. Türkiye ve dünyadaki literatüre büyük katkılar sağlamayı hedefleyen derginin yeni sayısını okuyucuyla buluşturmaktan büyük bir gurur ve mutluluk duyduklarını aktaran Prof. Dr. Bayramoğlu, derginin yayımlanmasındaki desteklerinden dolayı başta Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer olmak üzere yazarlara, hakemlere, danışma kuruluna, dil redaksiyon kuruluna, yayın kuruluna, Kütüphane ve Dokümantasyon Dairesi Başkanlığına ve yayınevine teşekkürlerini sundu.