Yerel Haberler
Zonguldak
Eşinin dayısını bıçaklayarak öldüren sanık: "Demir sopayla saldırdı, korkutmak için bıçağı savurdum" 10 Mart 2026 Salı - 18:10:06 Zonguldak’ta aralarında çıkan tartışma sonucu eşinin dayısını bıçaklayarak öldüren sanığın yargılanmasına başlandı. Sanık, maktulün demir sopayla kendisine saldırdığını iddia ederek, "Öldürme kastım yoktu. Bıçağı görür de kaçar diye düşündüm" dedi. Olay, 19 Aralık 2025 tarihinde akşam saatlerinde Zonguldak Valiliği önünde meydana geldi. Serkan Akdal (44) ile yeğeninin eşi olan Murat D. (44) arasında çıkan tartışma kavgaya dönüştü. Olayda Murat D.’nin bıçak darbeleriyle ağır yaralanan Serkan Akdal, kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. Olay sonrası kaçan ve kısa sürede yakalanan şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi. Zonguldak 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmaya tutuklu sanık Murat D., maktul Serkan Akdal’ın annesi Şirvan Akdal, olay anında maktulün yanında bulunan yaşı küçük yeğenleri B.A. (14) ile SEGBİS ile katılan Y.T.’nin (14) yanı sıra tanıklar ve taraf avukatları katıldı. Mahkemedeki savunmasında cinayeti kasten işlemediğini ve maktulün kendisine hakaretler ettiğini savunan sanık Murat D., "Olaydan 1 ay önce beraber sohbet etme amaçlı oturduk. Alkolün etkisiyle bana küfür etti. Eşime sesli mesajlar attı. Eşimin kendisinin öz yeğeni olduğunu, küfür etmemesi gerektiğini söyledim. Aradan 20-25 gün geçti olay günü kendisini gördüm. Bana yine küfürler etmeye başladı. ’Seninle görüşeceğiz oğlum’ diyerek bana sataştı. Oradan ayrıldım. Az ileride arkadaşımla karşılaştık, sahil kısmına gelerek alkol aldık. Telefonumda Serkan’ın çağrısını gördüm. Telefonuna geri döndüm, ’Sorun ne?’ dedim, yine küfür etti. Kendi öz yeğenine mi küfür ediyorsun dedim. Amacım eşimin kendisinin yeğeni olduğunu hatırlatırsam belki küfür etmeyi bırakırdı. Ancak küfürler etmeye devam etti" dedi. "Demir sopayla vurdu, rastgele savurdum" Telefon görüşmesinin ardından maktulün yanına geldiğini belirten Murat D., "Bana ’Bekle seni öldürmeye geliyorum’ dedi. Sahilden ayrılıp tam rampayı çıkarken tekrar arandım. Beni aradığında ’geldim oğlum seni öldürmeye geliyorum’ dedi. Endişe duydum. Cebimdeki bıçağı çıkardım. Bıçağı görünce korkar kaçar diye düşündüm. Kafamı bir kaldırdım. Aramızda 2-3 metre mesafe vardı. Kendisine ’Serkan gelme’ bağırarak diye ellerimi kaldırdım. Demir sopayla bana saldırdı. Sağ omuzuma demir sopayla vurdu. O refleksle ban uzaklaşması için bıçağı rastgele savurdum. Öldürme kastım yoktu. Son ana kadar canımı kurtarmak için müdahalede bulundum. Hamle yaptım. Aksi bir kastım olsaydı eylemime devam ederdim. Maktulün fazla yara almadığını düşündüğüm için için taksiye binerek eve gitmek istedim.Eşime kapıda merdivende olanları anlattım. Polise teslim olacağımı söyledim. O sıra kendimden geçmişim" şeklinde konuştu. "Geçmişte yaşadıklarımın üzüntüsünü yaşarken bu olay bana kambur oldu" Olayda kullandığı bıçağın akıbetini bilmediğini, olayın şokuyla kendini kaybettiğini söyleyen Murat D., "Daha sonra Fener’de kafayı dağıtıp amacım karakola gitmekti. Bıçağı ne yaptım bilmiyorum. Epilepsi hastasıyım. Polis arabalarını gördüm. Beni aradıklarını düşündüm. Polislerin yanına gidip orada onlara olayı anlattım. Ben geçmişte yaşadıklarımın pişmanlığını üzüntüsünü yaşarken bu olay bana kambur oldu. Serkan’ın ailesinin acılarını paylaşıyorum. Öldürme niyetim de yoktu. Bıçağı görürde cayar gider diye düşündüm. Olaydan büyük üzüntü duyuyorum" dedi. Telefondaki kişiye "Benim keyfimi bozma" demiş Serkan Akdal’ın annesi Şirvan Akdal ise sanıktan şikayetçi olduğunu söyleyerek "Olay günü ise oğlumu telefonla aradım. Oğlum da yeğenleriyle kavurma yediğini yarım saat sonra eve geleceklerini söyledi. Ancak eve gelmedi. Saat 21.00 sıralarında da aralarında olay olduğunu öğrendim. Hastanede oğlumun ölüm haberini aldım. Şikayetçiyim" dedi. SEGBİS ile duruşmaya katılan Y.T. ise dayısı Serkan Akdal ile yemek yedikleri sırada telefonunun çaldığını ve dayısının telefonun ucundaki kişiye "Benim keyfimi bozma, sen kimi öldürüyorsun" diye tepki gösterdiğini anlattı. Y.T., "Dayım ’Kendinizi savunun. Bana bir şey olmadan kimseye bir şey yapmayın’ dedi. Murat ile karşılaştılar. Bıçağı görünce dayım üstüne gitti. Dayım bıçaklanınca karşı kaldırıma geçti. Ardından Murat D., diğer kuzenim olan B.A.’ya bıçak salladı. Sonra bıraktık dayıma koştuk. Sanıktan şikayetçiyim" diye konuştu. Duruşmada diğer tanık Selim N.’nin yanı sıra Murat D.’nin eşi Zehra D. ve Serkan Akdal’ın yaşı küçük oğlu S.A. (16) da ifade verdi. Duruşmada ses kayıtları dinlendi. Olaya ilişkin kamera görüntüleri izlendi. KGYS kameralarına yansıyan görüntülerde Murat D.’nin önden yürüdüğü, arkadaşı Selim N.’nin ise arkasından ilerlediği; sanığın bir süre sonra durarak bıçağını düzelttiği görüldü. Serkan Akdal’ın üstüne gittiği Murat D.’nin bıçağı havaya kaldırdığı görüntülere yansıdı. Murat D.’nın demir sopa ile omzuna darbe aldığı, yaşanan boğuşma esnasında Akdal’ın bıçaklandığı kamera görüntülerinde yer aldı. Mahkeme başkanı sanığın tutukluluk halinin devamına karar verirken Cumhuriyet Savcısı’nın mütalaasını hazırlaması için duruşma ileri bir tarihe ertelendi.
10 Mart 2026 Salı - 13:34 Hafız adayları din görevlileri ile iftar programında bir araya geldiler Devrek’te faaliyette bulunan Gürbüzler Kur’an Kursunda eğitim öğretim gören hafız adayları din görevlileri ile iftar programında bir araya geldiler. Zonguldak’ın Devrek İlçesinde faaliyet gösteren ve bölgenin sayılı Kur’an Kursları arasında yer alan Gürbüzler Kur’an Kursunda her yıl geleneksel olarak düzenlenen iftar programında bu kez hafız adayları ile din görevlileri bir araya gelerek dayanışma ve kaynaşmanın örneği sergilendi Gürbüzler Köyündeki Kur’an Kursu yerleşkesinde düzenlenen iftar yemeğinde ilçede ve köylerde görev yapan din görevlileri iftar programında bir araya gelerek dayanışma ve kaynaşmanın örneğini sergilenirken, programa katılan davetlilere teşekkür eden Dernek Başkanı Nuri Çibasmaz," Kıymetli din görevlisi misafirlerimiz öncelikle davetimize uzaktan yakından iştirak ettiğiniz için hepinize ayrı ayrı teşekkürlerimi sunuyorum. Bölgemizin medarı iftiharı olan Gürbüzler Kur’an Kursunun her yıl geleneksel olarak düzenlemiş olduğumuz iftar programına hepiniz hoş geldiniz. Sizlerin de vermiş olduğunuz destekler ile yıllardan bu yana ayakta duran kursumuzda şimdiye kadar yüzlerce hafız ve çok sayıda değerli ilim insanları yetiştirerek bu vatana kazandırılmıştır. 41 yıldan bu yana bölgede siz kıymetli hocalarımızın zaman zaman vermiş olduğunuz eğitimler dahil ve diğer destekleriniz ile ayakta duran kursumuz inşallah daha yüzlerce hafız ve değerli ilim, bilim adamları yetiştirecektir. Davetimize iştirak ettiğiniz için tekrar tekrar hepinize teşekkürlerimi sunuyorum" diye konuştu.
Osmanlı’dan miras mesleğiyle kurban bayramına hazırlanıyor
05 Haziran 2025 Perşembe - 10:59 Osmanlı’dan miras mesleğiyle kurban bayramına hazırlanıyor Zonguldak’ın Alaplı ilçesinde atalarından kalan ve bir asırdan fazla faaliyet gösteren işin ehli ustası tarafından üretilen ve 76 farklı işlemden geçen Alaplı bıçağı, adeta jilet kadar keskin hale geliyor. Bıçakların ağzı kolay kolay ise körelmiyor. Tarihi oldukça eskilere dayanan ve geleneksel yöntemlerle imal edilen Alaplı bıçağı, kendine has özellikleriyle adından sıkça söz ettiriyor. Üretiminde kullanılan özel karışım sayesinde inşaat çivisini rahatlıkla kesebilen bıçak; kağıdı da kolaylıkla kesebiliyor. Ünü ülke sınırlarını aşan tescilli bıçak, özellikle tatilde Türkiye’ye gelen gurbetçilerden ilgi görüyor. İlçeye bağlı Yedigelli köyünde, 150 yıldır dedelerinden kalma demircilik mesleğini icra eden Yaşar Durmuş (62) bilek gücüyle sıcak demire verdiği şekillerle bayram öncesi özel siparişleri yetiştirmeye çalışıyor. Durmuş, Osmanlı dönemi demir ustalarına dayanan dükkanda babasından devraldığı mesleği atölyede sürdürmeye çalıştığı bıçakların demir ve çiviyi rahatlıkla kesebildiğini belirtti. Durmuş, küçüklüğünden beri dedelerinden kalan ata mirası bıçakçılıkla ilgileniyor. Bıçakçı, "1861 doğumlu dedemin babasından bu yana 150 yıl ve 5 kuşak bıçakçılık mesleğini yapıyoruz. Yaklaşık 50 yıldır bu atölyemde balta, bıçak, kazma da ürettim. Bu yaşımıza kadar geldik, devam ediyoruz. Meslekte çırakta yetişmiyor. Biz ne kadar istesek de herkes masa işi istiyor. Bizde bu mesleği sürdürmekten mutluyuz. Şu görmüş olduğunuz bu bıçak bizim bölgenin fasulye bıçağı diye geçiyor. Yaklaşık 2 bin derecelerde bu ocak ısındıktan sonra bu dövülerek karbon şeklinde yapılıyor. Daha sonra kurban bayramında kullanılan bıçaklara geçtik. Bıçaklarınızın uzun yıllar kullanılmasını istiyorsanız. Özelikle dövülürken çekiç darbeleri çok önemlidir. Bıçak üretiminde çekiç darbesiyle bıçak şeklini alıyor. Önemli olan bıçağa suyunu vermektir. Bütün bu işlemler bittikten sonra en son kemik ya da fiberden yaptığımız sapları takarak satışa hazır hale getiriyoruz" diye konuştu. Bir bıçağın 750 ile bin arasında çekiç darbesiyle üretildiğini belirten Durmuş, bıçak üretmenin çok hassas ve titizlik isteyen bir iş olduğunu vurguladı.
Rektör Özölçer Merkez Huzurevi sakinlerinin Kurban Bayramı’nı kutladı
05 Haziran 2025 Perşembe - 06:37 Rektör Özölçer Merkez Huzurevi sakinlerinin Kurban Bayramı’nı kutladı Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Kurban Bayramı münasebetiyle Zonguldak Merkez Huzurevini ziyaret ederek huzurevi sakinlerinin bayramını kutladı. Etkinlik kapsamında ayrıca BEUN ile Zonguldak Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü arasında "60+ Tazelenme Üniversitesi Projesi" iş birliği protokolü de imzalanarak huzurevi sakinlerinin sosyal hayata katılımını destekleyecek önemli bir farkındalığa adım atıldı. Zonguldak Merkez Huzurevinde gerçekleşen ziyarete; Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Zonguldak Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Mehmet Türkmen Köse, İl Müdür Yardımcıları, huzurevi yöneticileri ve sakinleri de katıldı. Ziyaret kapsamında BEUN Devlet Konservatuvarı Müzik Bölümü akademisyenlerinden Öğr. Gör. Cem Dertsiz, huzurevi sakinlerine Türk halk müziğinin eşsiz eserlerinden oluşan bir müzik dinletesi gerçekleştirdi. Ziyaret kapsamında, BEUN ile Zonguldak Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü arasında "60+ Tazelenme Üniversitesi Projesi İş Birliği Protokolü" de imzalandı. Protokol kapsamında yaşlı bireylerin eğitim, sosyal katılım ve yaşam boyu öğrenme imkanlarını artırmaya yönelik önemli adımlar atılması hedefleniyor. Samimi bir atmosferde gerçekleşen programda Rektör Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, üniversite olarak toplumsal sorumluluğu sadece akademik düzlemde değil, insan odaklı hizmet anlayışıyla sürdürdüklerini belirtti. Rektör Prof. Dr. Özölçer bayramlaşma programında gerçekleştirdiği konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "Bugün burada, toplumumuzun hafızasını oluşturan büyüklerimizle bir arada bulunmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Her biri birer yaşam tecrübesi, birer bilgelik abidesi olan kıymetli büyüklerimizin duasını almak, onların hayata dair paylaşımlarını dinlemek bizler için son derece kıymetlidir. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın 2025 yılını ‘Aile Yılı’ ilan etmesi, toplumun temel direği olan aile yapısının korunmasına ve kuşaklar arası bağların güçlendirilmesine verilen önemin en somut göstergesidir. Bizler de Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi olarak her zaman toplumsal ve sosyal çalışmaları öncelikli kılıyor yalnızca bilimsel araştırmalar ortaya koymakla kalmıyor; toplumsal dayanışma, insan onuruna yakışır yaşam koşulları ve kuşaklar arası iletişimin güçlenmesine yönelik sorumlulukları da gönülden üstlenmeye devam ediyoruz. Bu anlayışla gerçekleştirdiğimiz ziyaret, sadece bir bayramlaşma değil; aynı zamanda kültürel devamlılık, değer aktarımı ve sosyal dayanışmanın güçlendirilmesidir. Huzurevindeki büyüklerimiz, toplumumuzun geçmiş hafızasını taşıyan en kıymetli hazinelerimizdir. Onların yaşam tecrübelerinden öğreneceğimiz çok şey olduğunu biliyor, bu nedenle kendileriyle kurulan gönül köprülerini son derece kıymetli olduğunun altını çizmek istiyorum. Bu kapsamda, bugün imzaladığımız ’60+ Tazelenme Üniversitesi’ iş birliği protokolüyle birlikte, büyüklerimize yönelik eğitimi teşvik eden, onları sosyal hayata daha etkin katılım sağlayacak bireyler olarak destekleyen bir süreci başlatıyoruz. Bu proje, yaş almanın bir kenara çekilmek değil; yeniden öğrenmek, üretmek ve paylaşmak olduğunun da en güzel göstergesi olacak. Bu duygu ve düşüncelerle böylesine anlamlı bir projenin ortaya çıkmasında büyük katkılar sunan başta Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanımız Sayın Mahinur Özdemir Göktaş olmak üzere Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ailesine şükranlarımı sunuyorum. Bununla birlikte protokolün imzalanmasında emeği geçen başta Zonguldak Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürümüz Mehmet Türkmen Köse ve İl Müdürlüğüne de teşekkür ediyorum. Değerli büyüklerimizin Kurban Bayramı’nı en kalbî duygularımla kutluyor; kendilerine sağlık, huzur ve mutluluk diliyorum.’ Ziyaret, bayramlaşmanın ardından imzalanan protokol töreni ve günün anısına çekilen hatıra fotoğraflarıyla sona erdi.
Rektör Özölçer, Karaelmas TÖMER Kahvaltısı’nda kültür elçileriyle buluştu
05 Haziran 2025 Perşembe - 06:29 Rektör Özölçer, Karaelmas TÖMER Kahvaltısı’nda kültür elçileriyle buluştu Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Türkçe Öğretimi Uygulama ve Araştırma Merkezi (Karaelmas TÖMER) tarafından düzenlenen geleneksel kahvaltı etkinliğinde uluslararası öğrencilerle bir araya geldi. 15 Temmuz Şehitler Kampüsünde yer alan Cafe Akademide gerçekleşen kahvaltı programına Rektör Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Servet Karasu, Karaelmas TÖMER Müdürü Doç. Dr. Nuray 3.Karakaya, Müdür Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Serdar Deniz Özdemir, akademik ve idari personel ile uluslararası öğrenciler katıldı. 2024-2025 Akademik Yılı’nın sona ermesiyle Karaelmas TÖMER’den mezun olmaya hak kazanan öğrencilerle sohbet eden Rektör Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, gösterdikleri üstün başarılardan dolayı tüm öğrencileri tebrik etti. Türkçeyi öğrenerek Türkiye’deki akademik hayatlarına sağlam bir temel atan öğrencilerin, üniversitenin farklı fakültelerinde başlayacakları lisans ve ön lisans programlarında da aynı azim ve başarıyı göstereceklerine inandığını belirtti. Rektör Prof. Dr. Özölçer devam eden konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "Karaelmas TÖMER’de Türkçeyi öğrenerek mezun olan değerli öğrencilerimiz, sadece Türk dilinin zenginliğini değil, aynı zamanda Türk kültürünün değerlerini de öğrenerek birer kültür elçisi olmaktadırlar. Değerli öğrencilerimiz Üniversitemizin güzide birimlerinden Karaelmas TÖMER’de edindiği birikimlerin akademik yolculuklarında kendilerine her daim ışık olacağına yürekten inanıyorum. Türkçe konuşan, düşünen ve hisseden bireyler olarak sadece 101 yıllık köklü bir geçmişe sahip Üniversitemizi değil, emeğin ve kültürün zengin yapısını eşsiz doğal güzelliğiyle birleştiren şehrimizi ve ülkemizi de gittikleri her yerde gönül coğrafyasına taşıyacaklardır. Türkçeyi ve Türk kültürünü öğrenmek için uzak diyarlardan gelerek Üniversitemizi tercih eden öğrencilerimizle her zaman gurur duyuyoruz. Ülkemizi ve kültürümüzü kendi ülkelerinde yahut başka ülkelerde en güzel şekilde aktaracaklarını ümit ediyorum. Bu duygu ve düşüncelerle öğrencilerimizin Türkçeyi ve Türk kültürünü layıkıyla öğrenmeleri için üstün emek veren başta Karaelmas TÖMER Müdürü Doç. Dr. Nuray 3.Karakaya hocamız olmak üzere tüm akademik ve idari personelimize teşekkürlerimi sunuyorum. Kıymetli öğrencilerimize ise bundan sonraki öğrenim hayatlarında başarılar diliyor, BEUN ailesi olarak öğrencilerimize her zaman destek olmaya devam edeceğiz." Programın ardından etkinlik, günün anısına öğrencilerle birlikte hatıra fotoğrafı çekilmesiyle sona erdi.
Uzmanından bayram uyarısı: "Etin hemen tüketilmesi sindirim sistemini zorluyor"
05 Haziran 2025 Perşembe - 06:19 Uzmanından bayram uyarısı: "Etin hemen tüketilmesi sindirim sistemini zorluyor" Zonguldak’ta diyetisyen Gizem Güneş, Kurban Bayramı’nda et tüketimi konusunda dikkatli olunması gerektiğini belirterek, özellikle etlerin hemen tüketilmesinin sindirim sistemini zorladığını söyledi. Kurban kesiminin ardından etlerin en az 24 saat dinlendirilmesinin önemine dikkat çeken Güneş, "Öncelikle kurban kesildikten yaklaşık 24-48 saat mutlaka +4 derecede buzdolabında beklenmesi gerekiyor. Çünkü kurban kestikten hemen sonra tüketirsek sindirim biraz daha zorlaşıyor. Dolayısıyla bu da aslında hem midemizi hem de karaciğerimizi çok fazla yoruyor" dedi. Marine işleminin, pişirme sırasında etin yapısında oluşabilecek zararlı bileşenleri azaltabileceğini söyleyen Güneş, "Etleri marine edebiliriz. Biberiye, limon, zeytinyağı gibi malzemelerle etleri marine ederek zararlı içeriklerin oluşumunu azaltabiliriz. Zaten biberiye burada çok önemli. İçeriğindeki antioksidan içerikleri sayesinde etin oksidatif etkilerini azaltarak karaciğerimizin yükünü hafifletir" diye konuştu. "Etle birlikte yoğurt tüketimi midenin dengesini ayarlıyor" Et ile birlikte yoğurt tüketmenin uygun olmadığı yönündeki yaygın inanışın bilimsel dayanağı olmadığını belirten Güneş, "Halk arasında et ve yoğurt aynı anda yenmez dese de son yapılan araştırmalarda görüyoruz ki aslında yoğurdun içerisinde bulunan probiyotikler etin sindirimini kolaylaştırıyor. Hazımsızlığı engelliyor ve midenin pH’ını ayarlıyor. Dolayısıyla et ve yoğurt tüketimi gayet uygun. Bunun için tabii ki ev yoğurdu tercih edersek çok daha güzel olur" ifadelerini kullandı. Güneş; zerdeçal, limon ve su karışımının yağ sindirimine katkı sağlayabileceğini belirterek, "Su, zerdeçal, limonla safra sıvısını artırarak yağın sindirimini destekleyebiliriz. 1 su bardağı ılık suya 1 dilim limon, yaklaşık yarım çay kaşığı kadar da zerdeçal koyarak öğünlerinizden yarım saat önce tüketirsek safranın üretimini artırıp oradaki yağın sindirimini hızlandırabiliriz. Bu da sizi çok daha iyi hissettirir ve bayramı daha sağlıklı geçirmenizi sağlar" dedi. "Kahvaltıyı atlayanlar bayramlarda gün içerisinde yüzde 25 daha fazla yemek yiyor" Bayram sabahlarında kahvaltının atlanmaması gerektiğini vurgulayan Güneş, "Yapılan araştırmalarda görülmüş ki kahvaltıyı atlayanlar özellikle bayramlarda gün içerisinde yüzde 25 daha fazla yemek yiyor. Bu yüzden güzel, protein ağırlıklı bir kahvaltıyla başlamak çok önemli. Yumurta, bol yeşillik gibi besinlerle demir emilimini artırabiliriz. Özellikle kırmızı etle birlikte tüketilen yeşilliklere limon sıkarak C vitamini desteği sağladığımızda sindirimin daha iyi olmasını da sağlayabiliriz. O yüzden kahvaltıyı atlamamamız önemli" dedi.
Günde 20 bin kişinin düzensiz geçtiği güzergaha üst geçit tartışması
04 Haziran 2025 Çarşamba - 18:43 Günde 20 bin kişinin düzensiz geçtiği güzergaha üst geçit tartışması AK Parti İl Başkanı Mustafa Çağlayan, Zonguldak’ta son bir yıl içinde üçüncü can kaybının yaşandığı çevre yolundaki kazaların ardından yaşanan üst geçit tartışmalarıyla ilgili, "Yolun sorumluluğu 2010 yılında imzalanan protokolle belediyeye verildi. Bugün gelinen noktada ise sorumluluktan kaçılıyor" dedi. Zonguldak’ta Acılık-Gazipaşa aksında yer alan ve yaklaşık bir yıl içinde üçüncü ölümcül kazanın yaşanması sonrası Belediye Başkanı Tahsin Erdem’e yönelik eleştirileri yoğunlaştırdı. Parti binasında basın toplantısı düzenleyen AK Parti Zonguldak İl Başkanı Mustafa Çağlayan, açıklamasında sorumluluğun açıkça belediyeye ait olduğunu vurgulayarak 2010 yılında yapılan protokolü kamuoyu ile paylaştı. "Sorumluluk çok net şekilde belediyededir" Kazada hayatını kaybedenlere rahmet dileyerek açıklamasına başlayan Çağlayan, 2010 yılında CHP’li İsmail Eşref döneminde imzalanan protokolü hatırlattı. Çağlayan, "Çevre yolunda bir ölüm olduğunda, bir kayıp yaşandığında artık işin peşine düşülmeli. Herkesin, başta Zonguldak Belediyesi olmak üzere, sorumluluk alması gerekiyor" dedi. Protokole göre çevre yolundaki bakım, onarım, sinyalizasyon, tretuvar, ağaçlandırma, geçit yapıları ve yol güvenliği gibi tüm düzenlemelerin Zonguldak Belediyesi tarafından yapılması gerektiğini söyleyen Çağlayan, "Protokolle bu yolları aldınız ama gerekenleri yapmadınız" dedi. "Meclise kendi getirdikleri kararı kendileri reddediyor, sorumluluğu almak istemiyorlar" Valilik girişimiyle Karayolları tarafından yapılacak üst geçit için hazırlanan yeni protokol teklifine de değinen Çağlayan, belediyenin bu konuda geri adım attığını ifade etti. Çağlayan, "Karayolları, belediyeye bir yazı gönderiyor, ‘Üst geçit yapacağım ama bakım protokolü yapmamız lazım’ diyor. Belediye ise kendi getirdiği kararı mecliste reddediyor" dedi. Belediye Başkanının "Bizim imkanımız yok" yönündeki sözlerine atıf yapan Çağlayan, "Daha sonra Vali beyin talimatıyla kendisine teşekkür ediyoruz, duyarlılığından ve sahip çıkmasından ötürü. Vali beyin talimatıyla karayolları bu işi üstlendi. Ben yapayım dedim. Fakat üst geçidi yaparken yapılması gereken başka protokol var. Bu protokolü yapmak için de Zonguldak Belediyesi’ne bir yazı yazıyor. Diyor ki ’Ben burada üst geçidi yapacağım. Ancak bu üst geçidi yaptıktan sonra bakımlarının yapılabilmesi için seninle bir protokol yapmamız lazım.’ Bunun üzerine yaşanan süreçte belediye meclisi ne karar alıyor? Kendi getirdikleri, meclise indirdikleri kararı yine kendileri reddediyorlar. Yani bu sorumluluğu almak istemiyorlar. Aslında sorumluluğun kendilerinde olduğunu burada beyan etmiş oluyorlar fakat sorumluluk Ahmet’te olsa ne olur? Mehmet’te olsa ne olur? Canlarımız yitiyor" dedi. Bir yılda üç ölümlü kaza: 20 bin kişi bu yoldan geçiyor Tartışmaların odağındaki çevre yolu hattı, Karayolları ölçümlerine göre günlük 20 bin kişinin düzensiz şekilde kullandığı bir güzergah olarak tespit edildi. 28 Kasım 2024’te 73 yaşındaki gazeteci İbrahim Poyraz, 10 Şubat 2025’te 59 yaşındaki Mine Çetinoğlu, son olarak da 4 Haziran 2025’te 80 yaşındaki Rukiye Solmaz aynı noktada karşıdan karşıya geçerken tırların çarpması sonucu hayatlarını kaybetti. Çağlayan, ortak akılla işin yapılacağının söz konusu olduğuna dikkat çekerek, "Karayollarının yaptığı ölçümlere baktığımızda günlük düzensiz olarak 20 bin yaya hareketi var. 20 bin kişi düzensiz olarak geçiyor. Ve bu trafiğin tıkanmasına da sebep oluyor. Belediye başkanının yaptığı açıklama zaten her şeyi açıklıyor. Sorumluluk bende değil dememiş belediye başkanı. Demiş ki ’Evet, buranın yapılması lazım fakat benim imkanım yok.’ Vali Bey de diyor ki ’Biz yapalım.’ Ne kadar güzel değil mi? El birliğiyle, iş birliğiyle, ortak akılla yapılması gereken bir durum söz konusu. Değerli arkadaşlar, hizmette inat olmaz. Hizmette yarış olur. Elimizden gelen her şeyi yapalım. Bu işi ortadan ortak akılla nereye yapılması lazım, nasıl yapılması lazım bir an önce yapılmasını sağlamamız lazım. Şimdi karayolları ihalesini yaptı. İnşallah bir, bir buçuk ay içerisinde de inşa-i faaliyetleri başlayacak. Sadece köprünün yapılmasıyla kalınmayacak, yaya köprüsünün yapılmasıyla kalınmayacak. Etrafının da güvenli hale alınması lazım. Bunu da karayolları yapacak. Sorumluluk sahiplerinin sorumluluktan kaçmaması lazım" dedi. Belediye: "Yük bizim omzumuza bırakılıyor" Zonguldak Belediyesi ise yaptığı yazılı açıklamada, çevre yolu üzerindeki trafik kazalarının yalnızca bugünkü yönetimle ilişkilendirilmesini doğru bulmadı. Üst geçit projesi konusunda Karayolları ile protokole değinilen açıklamada, "Yapım Karayolları tarafından üstlenilecek olsa da, yürüyen merdivenlerin ve tüm bakım/işletme maliyetlerinin belediyece karşılanması isteniyor. Bu yük, mevcut ekonomik koşullarda belediyemiz tarafından kaldırılamaz" denildi. Belediye hizmet binasının hemen arkasında yaşanan üst geçit projesinin tartışması üzerine vatandaşlar da, "Daha kaç can yitmesi gerekiyor?" diyerek tepkilerini dile getirdi.
BEUN yeşil dönüşüm kapsamında iki yeni program açıyor
04 Haziran 2025 Çarşamba - 16:55 BEUN yeşil dönüşüm kapsamında iki yeni program açıyor Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN), sürdürülebilir kalkınma vizyonu doğrultusunda önemli bir adıma daha imza attı. Zonguldak Meslek Yüksekokulu bünyesinde "Akıllı Altyapılar Teknikerliği" ve "Yenilenebilir Enerji Teknikerliği" ön lisans programlarının açılmasına Yükseköğretim Kurulu tarafından onay verildi. 10-11 Nisan 2025 tarihlerinde Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı ev sahipliğinde gerçekleşen "Yeşil Dönüşüm Çalıştayı"nda alınan karar doğrultusunda, çevresel sürdürülebilirlik, enerji dönüşümü ve iklim değişikliğiyle mücadele alanlarında nitelikli insan kaynağı yetiştirilmesini hedefleyen 8 yeni program belirlendi. BEUN, bu doğrultuda Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu teknik altyapı ve yenilenebilir enerji alanlarına yönelik iki yeni programla eğitim kapasitesini genişletti. Zonguldak Meslek Yüksekokulu bünyesinde açılan yeni programlarla ilgili açıklamada bulunan BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Üniversitemiz, her daim sadece bugünün değil yarının da ihtiyaçlarını gözeten bir vizyonla hareket etmektedir. Yükseköğretim Kurulu tarafından onaylanan bu iki yeni program hem Üniversitemiz hem bölgemiz hem de ülkemiz için önemli bir kazanımdır. Akıllı altyapılar ve yenilenebilir enerji gibi alanlar, geleceğin mesleklerini şekillendirecek temel başlıklardır. Biz de Cumhuriyetin ilk üniversitesi olarak sürdürülebilir geleceğin inşasında önemli akademik ve toplumsal çalışmalarımızla bu dönüşüm sürecine katkı sağlamaktan ve öğrencilerimize çağın gerekliliklerine uygun yetkinlikler kazandıracak programlar sunmaktan büyük onur ve mutluluk duyuyoruz. Bu vesileyle çevre dostu teknolojilere hâkim, sürdürülebilir kalkınmayı önceleyen, nitelikli teknikerler yetiştirmeyi hedefliyoruz. Üniversitemizin çevreye duyarlı, üretken ve yenilikçi bir akademik kurum olma ilkeleri doğrultusunda kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz. Bu duygu ve düşüncelerle başta böylesine anlamlı ve vizyoner bir adımın gerçekleşmesinde bizlere destek olan Yükseköğretim Kurulu Başkanımız Sayın Prof. Dr. Erol Özvar olmak üzere tüm Yükseköğretim Kurulu ailesine şükranlarımı sunuyorum. Bununla birlikte bu süreçte emeği geçen bütün akademik ve idari personelimize de teşekkür ediyor; açılan programların sürdürülebilir yeşil bir geleceği kendine gaye edinen Üniversitemize, şehrimize ve ülkemize hayırlı olmasını temenni ediyorum."