Yerel Haberler
Zonguldak
Annesi ve anneannesini baltayla parçalara ayıran sanığa iki kez müebbet 13 Mart 2026 Cuma - 14:54:43 Zonguldak’ta annesi ve anneannesini baltayla parçalayarak 110 parçaya ayırarak öldüren 34 yaşındaki tutuklu sanık Rabia Çataklı, iki kez müebbet hapis cezasına çarptırıldı. 2023 yılında yaşanan olayda iddialara göre cinnet geçirerek annesi Şeyda Çataklı ile anneannesi Medine Küçükkaya’yı baltayla parçalayan 34 yaşındaki Rabia Çataklı, eşyalarıyla birlikte uzuvlarını da camdan sokağa attı. Olaydan sonra anne ve anneanne toprağa verilirken Rabia Çataklı, "üst soya ve kadına karşı canavarca hisle veya eziyet çektirerek nitelikli kasten öldürme" suçundan ayrı ayrı cezalandırılması istemiyle tutuklandı. Zonguldak 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya tutuklu sanık Rabia Çataklı ile taraf avukatları katıldı. Mahkemede Adli Tıp Kurumu’nun sanık Rabia Çataklı’nın cezai sorumluluğunun tam olduğu şeklindeki raporu okundu. Raporda, "Cezai sorumluluğunu müessir ve kişide şuur ve harekat serbestisini ortadan kaldıracak veya azaltacak mahiyet ve derecede herhangi bir akıl hastalığı ve zeka geriliği tespit edilemediği, adli dosya tetkikinde sanığın mezkur suçu işlediği sırada fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını idrak etme ve bu fiil ile ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğini ortadan kaldıracak veya azaltacak boyutta bir akli arızanın içinde olduğuna delalet edecek herhangi bir tıbbi bulgu ve belgele de rastlanmadığı, bu duruma göre Rabia Çataklı’nın 13 Ağustos 2023 tarihinde sanığı bulunduğu suça karşı cezai sorumluluğunun tam olduğu" ifadelerine yer verildi. Duruşmaya katılan Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü vekili sanığın indirim olmadan cezalandırılmasını ve tutukluluk halinin devam edilmesini talep etti. Cumhuriyet Savcısı ise rapora istinaden sanığın annesi ve anneannesine karşı işlediği "üst soya ve kadına karşı canavarca hisle veya eziyet çektirerek nitelikli kasten öldürme" suçlamasıyla iki defa ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasını talep etti. Sanık ise mütalaayı kabul etmediğini belirterek "İsteyerek ve bilerek bu eylemi yapmadım. Rahatsızlığımdan kaynaklı atak sürecinde bu olay gerçekleşti" dedi. Sanık avukatı ise suçlamaları kabul etmediklerini belirterek sanığın beraatini ya da tahliyesini talep etti. Mahkeme heyeti sanığın annesi Şeyda Çataklı, anneannesi Medine Küçükkaya’ya yönelik üstsoya ve kadına karşı kasten öldürme suçunu işlediğine belirterek iki kez müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verdi.
BEUN’da STEM Sertifikaları takdim töreni gerçekleştirildi
18 Nisan 2025 Cuma - 17:13 BEUN’da STEM Sertifikaları takdim töreni gerçekleştirildi Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesinde düzenlenen Taramalı Elektron Mikroskop (STEM) Eğitimi’ni başarıyla tamamlayan öğrenciler, sertifikalarını Rektör Özölçer’in elinden aldı. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesinde (BEUN), Dr. Öğr. Üyesi Cengiz Temiz’in koordinatörlüğünde düzenlenen ve 26-27 Aralık 2024 tarihlerinde teorik ve uygulamalı olarak gerçekleştirilen Taramalı Elektron Mikroskop (STEM) Eğitimi’nin sertifika töreni, BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’in katılımıyla Tahir Karauğuz Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Sertifika törenine BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer ile Sürekli Eğitim Merkezi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Emel Kesim, ARTMER Müdürü Sinem Çolak, Müdür Yardımcıları ile çok sayıda akademisyen ve öğrenci katıldı. Öğrencilere STEM Sertifikaları, düzenlenen törenle takdim edildi. Toplam 106 öğrencinin başarıyla tamamladığı STEM eğitimi sayesinde, katılımcılar ileri düzey mikroskobik analiz teknikleri hakkında hem teorik bilgi hem de uygulamalı deneyim edinme fırsatı yakaladı. Törende konuşan BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, bu tür eğitimlerin öğrencilerin mesleki gelişimine büyük katkı sağladığını vurgulayarak, "Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi olarak öğrencilerimizin yalnızca akademik bilgiyle değil, aynı zamanda sektörel uygulamalarla da donatılmasını çok önemsiyoruz. STEM gibi yüksek teknoloji gerektiren alanlarda verilen bu tür eğitimler, öğrencilerimizin kariyer yolculuğunda önemli birer basamak olacaktır. Bu sebeple eğitim programını başarıyla tamamlayan tüm öğrencilerimizi kutluyorum. Taramalı Elektron Mikroskop (STEM) Eğitim Programı’nın gerçekleşmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyor ve bu çalışmaların Üniversitemizde artarak devam etmesini temenni ediyorum" dedi. STEM Sertifikaları Takdim Töreni, sertifikaların takdiminin ardından gerçekleştirilen hatıra fotoğrafı çekimi ile sona erdi.
BEUN’da II. Uluslararası Filyos Sürdürülebilir Kalkınma ve Lojistik Kongresi Açılış Töreni gerçekleştirildi
17 Nisan 2025 Perşembe - 18:18 BEUN’da II. Uluslararası Filyos Sürdürülebilir Kalkınma ve Lojistik Kongresi Açılış Töreni gerçekleştirildi Zonguldak Valiliği ve Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi iş birliğinde düzenlenen "II. Uluslararası Filyos Sürdürülebilir Kalkınma ve Lojistik Kongresi Açılış Töreni" gerçekleştirildi. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Filyos Sürdürülebilir Kalkınma Uygulama ve Araştırma Merkezi ile Zonguldak Valiliği iş birliğinde gerçekleştirilen II. Uluslararası Filyos Sürdürülebilir Kalkınma ve Lojistik Kongresi Açılış Töreni Sezai Karakoç Kültür Merkezinde düzenlenen açılış töreniyle başladı. Kongre açılış törenine; Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu, BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Altyapı Yatırımları Genel Müdürü Dr. Yalçın Eyigün, Çaycuma Kaymakamı Adem Kaya, Devrek Kaymakamı Muhammed Evlice, Zonguldak İl Jandarma Komutanı Kd.Alb. Barış Cücen, Zonguldak İl Genel Meclis Başkanı Necdet Karaveli, İlçe ve Belde Belediye Başkanları, MHP İl Başkanı Çağatay İpekçi, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, Prof. Dr. Bekir Hakan Bakkal, Prof. Dr. Servet Karasu, Genel Sekreter Prof. Dr. Zehra Safi Öz, Senatörler, il protokolü, iş insanları, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan tören, BEUN Yüzüncü Yıl Tanıtım Videosu’nun izlenmesiyle devam etti. Video gösteriminin ardından açılış konuşmasını gerçekleştiren BEUN Filyos Sürdürülebilir Kalkınma Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Aykut Şarkgüneşi, Zonguldak Valiliği ve Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi iş birliğinde düzenlenen kongrenin, Filyos ve Zonguldak’ın kalkınması açısından stratejik öneme sahip olduğunu belirterek kongreye olan katkıları ve göreve geldikten sonra kongrenin devamlılık kazanması yolunda gösterdiği teşviklerinden dolayı BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’e teşekkürlerini sundu. Kongrenin açılış konuşmasını gerçekleştirmek üzere kürsüye gelen BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Filyos’un stratejik önemi ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde gerçekleştirilen doğalgaz arama çalışmalarının başarılı sonuçları vesilesiyle Zonguldak’ın bir asırdır Türkiye’nin kömür ve enerji merkezi olması rolünün pekişeceğini, bundan sonrasında ise dünyanın en önemli enerji başkentlerinden biri olarak yıldızının parlayacağını ifade etti. Göreve geldikten sonra kongrenin ikincisinin tertip edilmesi hususuna büyük önem verdiklerini aktaran Rektör Prof. Dr. Özölçer, "Filyos’ta gerçekleştirilen çalışmalar neticesinde bölge, Filyos ve Zonguldak, Türkiye’nin enerji ve sanayi alanındaki liderliğini pekiştireceği gibi bölgesel kalkınma, iktisadi ve teknolojik altyapısal gelişim ile Türkiye Yüzyılı’na yakışır biçimde sürdürülebilir gelişimin zemini hazırlanmaktadır. Kongremiz vasıtasıyla bu projeleri ve stratejik gelişim yolunda beliren bilimsel tartışmaları ele almak, bundan sonra yapılabilecekleri akademik camiada öne çıkarmak istiyoruz. BEUN olarak Türkiye’nin kalkınması hususunda özellikle enerji ve maden alanlarında gerçekleştirdiğimiz kayda değer çalışmaları sürdürmemiz, geleceğin aranılan yetkinlikteki parlak bireylerini yetiştirebilmemiz için bu tür kongre ve etkinlikler bizler için büyük bir fırsat sunuyor. Bu fırsat ve imkânların mümkün olması için büyük çaba sarf eden başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere ilgili bakanlıklarımıza, kongremize destekte bulunan Sayın Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu’na, bugün bizlerle bir arada olarak katkılarını gösteren Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Altyapı Yatırımları Genel Müdürü Sayın Dr. Yalçın Eyigün’e, il protokolümüze ve Kongre Düzenleme Kurulu ile akademisyenlerimize ve öğrencilerimize teşekkür ediyorum." sözlerine yer verdi. BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’in konuşmasının ardından açılış konuşmasını gerçekleştirmek üzere kürsüye gelen Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Altyapı Yatırımları Genel Müdürü Dr. Yalçın Eyigün, Filyos’un Zonguldak ve Türkiye’nin kalkınması yolunda son derece stratejik bir öneme sahip olduğunu belirterek, kongre kapsamında gerçekleştirilecek sunum ve tartışmalar yoluyla bu kilit rolün daha da pekişeceğini ifade edip kongrenin düzenlenmesindeki teşvik ve desteklerinden dolayı Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu ve BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’e teşekkürlerini sundu. Kongre açılış töreninin kapanış konuşmasını gerçekleştiren Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu ise Türkiye Cumhuriyeti’nin kalkınma ve enerjide dışa bağımlılığını azaltma çabaları içinde müstesna bir yeri olan Zonguldak’ın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın destekleri doğrultusunda Filyos’ta gerçekleştirilen büyük ve stratejik kalkınma hamleleri doğrultusunda daha da öne çıkacağını belirtti. Filyos’ta gerçekleştirilen çalışmalar neticesinde bölgenin enerjide merkezi bir konuma yükseleceğini ifade eden Vali Hacıbektaşoğlu, bu hususta gerçekleştirilen akademik ve bilimsel tartışma ortamına zemin hazırlayan II. Uluslararası Filyos Sürdürülebilir Kalkınma ve Lojistik Kongresi münasebetiyle BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer başta olmak üzere Kongre Düzenleme Ekibi ve katılımcılara teşekkürlerini sundu. 1.Uluslararası Filyos Sürdürülebilir Kalkınma ve Lojistik Kongresi, açılış konuşmalarının tamamlanmasının ardından günün anısına binaen çekilen hatıra fotoğrafıyla sona erdi.
Prof. Dr. Teoman Duralı’nın Adı BEUN İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesinde yaşayacak
17 Nisan 2025 Perşembe - 18:16 Prof. Dr. Teoman Duralı’nın Adı BEUN İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesinde yaşayacak Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tensipleriyle felsefenin yerli ve millî sesi, mütefekkir Türk âlimi Prof. Dr. Teoman Duralı’nın adıyla taçlandı. 16 Nisan 2025 tarihli ve 9724 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle, BEUN İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesinin adı "Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Teoman Duralı İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi" olarak ilan edildi. Söz konusu karar, 17 Nisan 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, bu anlamlı ismin üniversite çatısı altında yaşatılmasının hem bilim hem de üniversite camiası için büyük bir gurur ve mutluluk olduğunu vurguladı. Özölçer şöyle dedi: "Emeğin başkenti Zonguldak’ın gururu Merhum Prof. Dr. Teoman Duralı hocamız; sadece Türkiye’nin değil, dünyanın birçok ülkesini gezmiş, alanında değerli bilim insanları yetiştirmiş, insanlık düşüncesinin yol göstericilerinden çok kıymetli bir ilim neferidir. Derin felsefi birikimi, ilmi müktesebatı ve entelektüel duruşuyla da bizlere hem rehber hem ilham kaynağı olmuştur. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın tensipleriyle 101 yıllık köklü geçmişe sahip Üniversitemizin İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesine onun isminin verilmesi, yalnızca bir isim değişikliği değil; bir misyonun, bir duruşun ve bir vizyonun Üniversitemizde vücut bulmasıdır. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi olarak Prof. Dr. Teoman Duralı hocamızın geleneksel ve kültürel değerleriyle hemhâl olmuş entelektüel şahsiyeti ve bizlere rehber olan çalışkanlığıyla onun izinden yürüyen, düşünmeyi, sorgulamayı ve üretmeyi esas alan nesiller yetiştirmeye devam edeceğiz. Değerli Hocamızın; felsefe, tarih, sosyoloji, psikoloji, Türk dili ve edebiyatı, Batı dilleri ve edebiyatları gibi insanı ve toplumu anlamaya yönelik pek çok disiplini bir arada barındıran İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültemize adının verilmesi, Teoman Duralı’nın çok yönlü ve derinlikli akademik mirasıyla müsemma olmuştur. Bu duygu ve düşüncelerle Teoman Duralı hocamızın adını İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültemize uygun gören Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a şahsım, üniversitem ve Zonguldaklı hemşehrilerim adına şükranlarımı arz ediyorum. Bu anlamda destekleriyle her zaman yanımızda olan Yükseköğretim Kurulu Başkanımız Sayın Prof. Dr. Erol Özvar’a ve Yükseköğretim Kurulu ailesine de teşekkür ediyorum." Teoman Duralı’nın fikir dünyasının, genç akademisyenlere ve öğrencilere ilham kaynağı olacağını sözlerine ekleyen BEUN Rektörü Prof. Dr. Özölçer, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: "Teoman Duralı adıyla bütünleşecek Fakültemiz, bundan sonra büyük bir vefa duygusu ve ilmi sorumlulukla, kıymetli hemşehrimiz ve değerli aydınımız Prof. Dr. Teoman Duralı hocamızın mirasını yaşatacak ve yeni nesillere aktaracaktır."
Uzmanından uyarı: Çocuklarda uykudan uyandıran baş ağrısı ciddiye alınmalı
17 Nisan 2025 Perşembe - 11:48 Uzmanından uyarı: Çocuklarda uykudan uyandıran baş ağrısı ciddiye alınmalı Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Hastanesi Çocuk Nörolojisi Bölümü’nde görevli Dr. Öğretim Üyesi Nihal Yıldız, çocukluk döneminde sıkça karşılaşılan baş ağrısının basit bir şikâyet gibi görünse de, altında yatan nedenlerin hayati öneme sahip olabileceğine vurgu yaptı. Yıldız, "Özellikle enseden olan baş ağrıları ya da uykudan uyandıran baş ağrıları ciddiye alınması gereken çocukluk dönemi baş ağrıları bulguları olarak karşımıza çıkabilmektedir" dedi. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Hastanesi Çocuk Nörolojisi Bölümü’nde görev yapan Dr. Öğretim Üyesi Nihal Yıldız, çocukluk döneminde sıkça karşılaşılan baş ağrısı şikayetlerine dair önemli açıklamalarda bulundu. Poliklinikte 0 ila 18 yaş arası hastalarla ilgilendiklerini ifade eden Yıldız, çocuk nöroloji polikliniğine en sık başvuru nedenlerinden biri olan baş ağrısının detaylarına dikkat çekti. Baş ağrısı oranı yaşla birlikte artıyor Toplumda baş ağrısının görülme sıklığının yaş gruplarına göre değiştiğini belirten Dr. Yıldız, "Yüzde 7 ile yüzde 82’ye kadar oranlarla karşılaşabiliyoruz. Özellikle son yıllarda hasta yakınlarının ve çocukların bilinçlenmesiyle birlikte bu oranlar artıyor, polikliniğimize başvurular da buna paralel olarak yükseliyor" dedi. Baş ağrısının, beyindeki bazı sinyaller sonucu oluşan bir belirti olduğunu söyleyen Yıldız, bu durumu "akut" yani ani başlayan ve "kronik" yani uzun süren baş ağrıları olarak ikiye ayırdıklarını kaydetti. "Enseden başlayan veya uykudan uyandıran ağrılar ciddiye alınmalı" Dr. Yıldız, bazı baş ağrısı türlerinin özel olarak dikkatle ele alınması gerektiğini vurgulayarak şunları söyledi: "Sistemik bulgular ve nörolojik bulguların eşlik etmesiyle baş ağrısıyla ciddi görme bozukluğu, tansiyon yüksekliği, ani görme kayıpları, ilk kez yaşanan şiddetli ağrı, enseden başlayan ağrılar ya da uykudan uyandıran baş ağrıları eşlik ediyorsa, bunlar çocukluk döneminde mutlaka ciddiye alınmalı." 6 yaş altındaki çocuklarda dikkat şart Özellikle 6 yaş altı çocuklarda baş ağrısına ekstra dikkat edilmesi gerektiğini ifade eden Dr. Yıldız, baş ağrısının sıklığı, şiddeti, süresi ve buna eşlik eden bulantı, kusma gibi sistemik belirtilerin mutlaka sorgulanması gerektiğini dile getirdi: "Hastanın özellikle ağrıyı nasıl lokalize ettiği nasıl tarif ettiği bizim için klinikte önem arz etmektedir. Baş ağrısının öncelikli olarak akut baş ağrısıyla yani üst solunum yolu enfeksiyonu ve sinüzitte de çocuğun başı ağrıyabilir. İlaç intoksikasyonlarında da baş ağrısı da gelebilir. Ama bunun yanı sıra travma, tümör, kulak enfeksiyonu gibi daha ciddi sebeplerle de çocukların başı ağrıyabilir. Bu yüzden örneğin ateş gibi eşlik eden bulgulara sınırlandığı çocuğu aslında sistemik değerlendirmek çok önemli. Bir çocuğun eğer baş ağrısına eşlik eden bulgulara göre tanıya yönlenebiliyoruz. Bizim bölgemizde de aslında Türkiye genelinde de olmakla beraber çok sık baş ağrısı vakası polikliniğimize gelmekte. Bunların ağır tanıları olabileceği gibi aslında migren gibi birçok çocuk da yine baş ağrısı ile polikliniğe gelebilmekte. Bu yüzden eşlik eden bulgulara göre çocukların tanısına yaklaşıyoruz." Migren, gerilim tipi ve küme tipi baş ağrıları çocuklarda da görülüyor Baş ağrılarının türlerine göre ayrıldığını hatırlatan Dr. Yıldız, özellikle ergenlik dönemine yaklaşan çocuklarda erişkin tipi baş ağrılarına da rastlandığını belirtti. Yıldız, sözlerini şöyle tamamladı: "Tedaviyi ve yaklaşımımızı da buna göre belirliyoruz aslında. Baş ağrıları tabii ki başvuru zamanına göre akut olarak ayırdığımız gibi baş ağrılarını migren baş ağrısı, stres dediğimiz gerilim tipi baş ağrıları ya da erişkin yaşa daha yakın ergenlerde özellikle küme tipi başarıları gözükebiliyor. Özellikle migrenli çocuklarda baş ağrılarına baktığımız zaman bu çocuklar auralı ve aurasız dediğimiz semptomlarla gelebiliyorlar. Yani aura dediğimiz şey işte bu ışık çakmaları, görsel halüsinatif şeyler, bir şeyler duymalar gibi bulguların eşlik edebileceği gibi bulantı kusma, fotofobi, fonofobi dediğimiz ışık ve gürültüden, sesten etkilenme gibi vurgularla da migrenli çocuklar polikliniğimize başvurabilmektedir. Eğer migrense zaten çocukların tanısını koyduktan sonra buna göre tedavilerini veriyoruz, ilaç tedavilerine başlıyoruz."
Uzmanından uyarı: "Çocuklarda uykudan uyandıran baş ağrısı ciddiye alınmalı"
17 Nisan 2025 Perşembe - 11:47 Uzmanından uyarı: "Çocuklarda uykudan uyandıran baş ağrısı ciddiye alınmalı" Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Hastanesi Çocuk Nörolojisi Bölümü’nde görevli Dr. Öğretim Üyesi Nihal Yıldız, çocukluk döneminde sıkça karşılaşılan baş ağrısının basit bir şikâyet gibi görünse de, altında yatan nedenlerin hayati öneme sahip olabileceğine vurgu yaptı. Yıldız, "Özellikle enseden olan baş ağrıları ya da uykudan uyandıran baş ağrıları ciddiye alınması gereken çocukluk dönemi baş ağrıları bulguları olarak karşımıza çıkabilmektedir" dedi. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Hastanesi Çocuk Nörolojisi Bölümü’nde görev yapan Dr. Öğretim Üyesi Nihal Yıldız, çocukluk döneminde sıkça karşılaşılan baş ağrısı şikayetlerine dair önemli açıklamalarda bulundu. Poliklinikte 0 ila 18 yaş arası hastalarla ilgilendiklerini ifade eden Yıldız, çocuk nöroloji polikliniğine en sık başvuru nedenlerinden biri olan baş ağrısının detaylarına dikkat çekti. Baş ağrısı oranı yaşla birlikte artıyor Toplumda baş ağrısının görülme sıklığının yaş gruplarına göre değiştiğini belirten Dr. Yıldız, "Yüzde 7 ile yüzde 82’ye kadar oranlarla karşılaşabiliyoruz. Özellikle son yıllarda hasta yakınlarının ve çocukların bilinçlenmesiyle birlikte bu oranlar artıyor, polikliniğimize başvurular da buna paralel olarak yükseliyor" dedi. Baş ağrısının, beyindeki bazı sinyaller sonucu oluşan bir belirti olduğunu söyleyen Yıldız, bu durumu "akut" yani ani başlayan ve "kronik" yani uzun süren baş ağrıları olarak ikiye ayırdıklarını kaydetti. "Enseden başlayan veya uykudan uyandıran ağrılar ciddiye alınmalı" Dr. Yıldız, bazı baş ağrısı türlerinin özel olarak dikkatle ele alınması gerektiğini vurgulayarak şunları söyledi: "Sistemik bulgular ve nörolojik bulguların eşlik etmesiyle baş ağrısıyla ciddi görme bozukluğu, tansiyon yüksekliği, ani görme kayıpları, ilk kez yaşanan şiddetli ağrı, enseden başlayan ağrılar ya da uykudan uyandıran baş ağrıları eşlik ediyorsa, bunlar çocukluk döneminde mutlaka ciddiye alınmalı." 6 yaş altındaki çocuklarda dikkat şart Özellikle 6 yaş altı çocuklarda baş ağrısına ekstra dikkat edilmesi gerektiğini ifade eden Dr. Yıldız, baş ağrısının sıklığı, şiddeti, süresi ve buna eşlik eden bulantı, kusma gibi sistemik belirtilerin mutlaka sorgulanması gerektiğini dile getirdi: "Hastanın özellikle ağrıyı nasıl lokalize ettiği nasıl tarif ettiği bizim için klinikte önem arz etmektedir. Baş ağrısının öncelikli olarak akut baş ağrısıyla yani üst solunum yolu enfeksiyonu ve sinüzitte de çocuğun başı ağrıyabilir. İlaç intoksikasyonlarında da baş ağrısı da gelebilir. Ama bunun yanı sıra travma, tümör, kulak enfeksiyonu gibi daha ciddi sebeplerle de çocukların başı ağrıyabilir. Bu yüzden örneğin ateş gibi eşlik eden bulgulara sınırlandığı çocuğu aslında sistemik değerlendirmek çok önemli. Bir çocuğun eğer baş ağrısına eşlik eden bulgulara göre tanıya yönlenebiliyoruz. Bizim bölgemizde de aslında Türkiye genelinde de olmakla beraber çok sık baş ağrısı vakası polikliniğimize gelmekte. Bunların ağır tanıları olabileceği gibi aslında migren gibi birçok çocuk da yine baş ağrısı ile polikliniğe gelebilmekte. Bu yüzden eşlik eden bulgulara göre çocukların tanısına yaklaşıyoruz." Migren, gerilim tipi ve küme tipi baş ağrıları çocuklarda da görülüyor Baş ağrılarının türlerine göre ayrıldığını hatırlatan Dr. Yıldız, özellikle ergenlik dönemine yaklaşan çocuklarda erişkin tipi baş ağrılarına da rastlandığını belirtti. Yıldız, sözlerini şöyle tamamladı: "Tedaviyi ve yaklaşımımızı da buna göre belirliyoruz aslında. Baş ağrıları tabii ki başvuru zamanına göre akut olarak ayırdığımız gibi baş ağrılarını migren baş ağrısı, stres dediğimiz gerilim tipi baş ağrıları ya da erişkin yaşa daha yakın ergenlerde özellikle küme tipi başarıları gözükebiliyor. Özellikle migrenli çocuklarda baş ağrılarına baktığımız zaman bu çocuklar auralı ve aurasız dediğimiz semptomlarla gelebiliyorlar. Yani aura dediğimiz şey işte bu ışık çakmaları, görsel halüsinatif şeyler, bir şeyler duymalar gibi bulguların eşlik edebileceği gibi bulantı kusma, fotofobi, fonofobi dediğimiz ışık ve gürültüden, sesten etkilenme gibi vurgularla da migrenli çocuklar polikliniğimize başvurabilmektedir. Eğer migrense zaten çocukların tanısını koyduktan sonra buna göre tedavilerini veriyoruz, ilaç tedavilerine başlıyoruz."
Öğr. Gör. Karakaya’nın Projesine TÜBİTAK’tan Destek
17 Nisan 2025 Perşembe - 10:34 Öğr. Gör. Karakaya’nın Projesine TÜBİTAK’tan Destek Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Ahmet Erdoğan Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu akademisyenlerinden Öğr. Gör. Dr. Cihangir Karakaya’nın araştırmacı olarak yer aldığı "Sosyal ve Ekonomik Destek (SED) Hizmetinin Etkinliğinin Çocuk, Aile ve Meslek Elemanı Bağlamında Güçlendirilmesi" başlıklı proje, TÜBİTAK 1007 kapsamında desteklenmeye layık görüldü. Projenin yürütücülüğünü Fırat Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Sosyal Hizmet Bölümünden Dr. Öğr. Üyesi Ümran Cihan Dündar’ın yaptığı ve Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Ahmet Erdoğan Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Sağlık Bakım Hizmetleri Bölümünden Öğr. Gör. Dr. Cihangir Karakaya’nın araştırmacı olarak yer aldığı "Sosyal ve Ekonomik Destek (SED) Hizmetinin Etkinliğinin Çocuk, Aile ve Meslek Elemanı Bağlamında Güçlendirilmesi" başlıklı proje, TÜBİTAK 1007 Kamu Kurumları Araştırma ve Geliştirme Projelerini Destekleme Programı kapsamında destek almaya hak kazandı. TÜBİTAK 1007 kapsamında desteklenmeye layık görülen proje ile Sosyal ve Ekonomik Destek (SED) hizmetinden yararlanan çocukların her türlü riskten korunarak aile ortamında yetiştirilmelerini sağlamak ve aile odaklı bakım hizmetlerini yaygınlaştırmak hedefleri doğrultusunda SED hizmetinin çocuklara ve ailelere yönelik etkililiğinin artırılması ve hizmet kalitesinin geliştirilmesi amaçlanıyor. Aynı zamanda proje kapsamında yürütülen Sosyal ve Ekonomik Destek hizmetlerine ilişkin mevzuat değişikliği ve politika geliştirme süreçlerinde değerlendirilmek üzere mevcut durum tespiti, risk ile ihtiyaç analizinin ele alınması amaçlanıyor. Öğr. Gör. Cihangir Karakaya’nın araştırmacı olduğu projenin TÜBİTAK 1007 kapsamında desteklenmesinden gurur ve mutluluk duyduğunu ifade eden BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, "Üniversitemizin akademik birikimini ve topluma hizmet anlayışını bir araya getiren bu tür projeler, bizler için sadece bilimsel başarı değil, aynı zamanda toplumsal bir sorumluluğun da ifadesidir. Öğr. Gör. Dr. Cihangir Karakaya’nın araştırmacı olarak yer aldığı bu proje, çocukların ve ailelerinin yaşamlarını doğrudan etkileyen sosyal destek hizmetlerinin daha etkin ve sürdürülebilir hale getirilmesi açısından önem arz etmektedir. Özellikle dezavantajlı grupların korunması, güçlendirilmesi ve toplumla bütünleşmesi sürecinde bilimsel verilere dayalı politikaların geliştirilmesi oldukça önemlidir. Projenin TÜBİTAK tarafından desteklenmesi hem Üniversitemizin araştırma ve üretme vizyonun bir göstergesi hem de topluma dokunan bilimsel çalışmaların oldukça kıymetli olduğunun bir göstergesidir. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi olarak bizler her zaman bilimsel üretimin ve toplumsal katkı sağlamanın bilincinde olarak böylesine anlamlı projelerin ortaya çıkması için çalışmalara devam edeceğiz. Bu duygu ve düşüncelerle TÜBİTAK 1007 kapsamında desteklenmeye hak kazanan projede araştırmacı olarak yer alan Öğr. Gör. Dr. Cihangir Karakaya hocamız ile proje ekibini tebrik ediyor, çalışmalarında başarılar diliyorum" dedi.