Yerel Haberler
Zonguldak
Vali Hacıbektaşoğlu’ndan Kurban Bayramı mesajı 27 Mayıs 2026 Çarşamba - 07:32:42 Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu, Kurban Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajda birlik, beraberlik ve dayanışma vurgusu yaparak vatandaşların bayramını kutladı. Vali Hacıbektaşoğlu mesajında, bayramların toplumsal birlik duygusunun en güçlü şekilde hissedildiği özel zamanlar olduğunu belirterek şu ifadelere yer verdi; "Kıymetli Zonguldaklı Hemşehrilerim; Kurban Bayramı’na ulaşmanın huzurunu ve sevincini hep birlikte yaşıyoruz. Bayramlar; gündelik hayatın telaşı içinde çoğu zaman ertelediğimiz hatırlamaları yeniden mümkün kılan özel zamanlardır. Aile bağlarının güçlendiği, büyüklerin ziyaret edildiği, çocukların sevincine ortak olunduğu, ihtiyaç sahiplerinin gözetildiği bu günler; aynı zamanda toplumsal birlik duygusunun en güçlü şekilde hissedildiği anlardır. Kurban Bayramı’nın taşıdığı anlam; paylaşmakla eksilmeyen, aksine çoğalan iyiliği hayatın merkezinde tutabilmektir. Bir sofrayı, bir selamı, bir duayı ve imkânı paylaşabilmenin değeri; bayramların bizlere bıraktığı en kıymetli miraslardan biridir. Bayram sevincimizin hüzne dönüşmemesi için özellikle bayram süresince yola çıkacak vatandaşlarımızdan trafik kurallarına titizlikle uymalarını rica ediyorum. Emniyet kemeri kullanmak, hız sınırlarına riayet etmek ve yorgun şekilde direksiyon başına geçmemek; hem kendi hayatımız hem de sevdiklerimizin güvenliği açısından büyük önem taşımaktadır. Unutmayalım ki bayramın en güzel tarafı, sevdiklerimizle sağlık ve huzur içinde bir araya gelebilmektir. Bu mübarek günlerin; kırgınlıkların geride kaldığı, gönüllerin birbirine daha da yaklaştığı ve dayanışma duygularının güçlendiği günler olarak yaşanmasını diliyorum. Bu duygu ve düşüncelerle; başta aziz şehitlerimizin emanetleri, kahraman gazilerimiz ve aileleri olmak üzere siz değerli hemşehrilerimin, aziz milletimizin ve tüm İslam âleminin mübarek Kurban Bayramı’nı en kalbi duygularımla kutluyor; bayramın insanlığa huzur, sağlık ve esenlik getirmesini temenni ediyorum. Kurban Bayramımız mübarek olsun."
26 Mayıs 2026 Salı - 19:47 Piyade Er Recep Demirci son yolculuğuna uğurlandı İzmir’de vatani görevini yaptığı sırada hayatını kaybeden 20 yaşındaki Piyade Er Recep Demirci, memleketi Zonguldak’ın Çaycuma ilçesine bağlı Perşembe beldesinde son yolculuğuna uğurlandı. Edinilen bilgilere göre, İzmir’de görev yaptığı sırada aniden rahatsızlanan Recep Demirci, sağlık ekipleri tarafından hastaneye kaldırıldı. Burada tedavi altına alınan genç asker, doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Acı haberin ardından Demirci’nin Çaycuma ilçesi Filyos beldesindeki evinde büyük üzüntü yaşandı. Hisarönü Mahallesi Hisarkent Sitesi’nde bulunan baba ocağında asker mangasının da katılımıyla Kur’an-ı Kerim okunup helallik alındı. Recep Demirci için Perşembe beldesi Yazıbaşı Mahallesi Demirciler mevkisinde ikindi namazına müteakip cenaze töreni düzenlendi. Kılınan cenaze namazının ardından Demirci, aile mezarlığında toprağa verildi. Cenazede baba Özkan Demirci taziyeleri kabul ederken, babaannenin torununun tabutu başında ağıt yakması yürekleri dağladı. Acılı babaanne, "Biz seni terminalden davul zurnayla uğurladık. Seni burada bırakıp nasıl gideceğiz oğlum" sözleriyle gözyaşı döktü. Cenaze törenine AK Parti Zonguldak Milletvekili Ahmet Çolakoğlu, Çaycuma Kaymakamı Adem Kaya, Çaycuma Belediye Başkan Vekili Sezai Bilici, Perşembe Belediye Başkanı Turhan Okumuş, İlçe Jandarma Komutanı Binbaşı Ferhat Turunç, İlçe Emniyet Müdürü Uğur Duman, Zonguldak Sosyal Hizmetler Müdürü Mehmet Türkmen Köse, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri, daire müdürleri, askeri erkan ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Devrek Belediyesindeki yolsuzluk iddianamesinde CHP’li eski başkan ve ekibine rekor hapis talebi
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 15:18 Devrek Belediyesindeki yolsuzluk iddianamesinde CHP’li eski başkan ve ekibine rekor hapis talebi Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 30 şüpheli iddianamede, Devrek Belediyesindeki zimmet, rüşvet ve irtikap suçlamalarıyla eski Belediye Başkanı Çetin Bozkurt hakkında 177 yıla kadar, ağın merkezindeki kurum müdürleri hakkında ise yüzlerce yıla varan hapis cezaları istendi. Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame ile Devrek Belediyesinde 2019-2024 yılları arasında yaşanan usulsüzlük iddiaları yargıya taşındı. İçişleri Bakanlığı müfettişlerinin raporları, MASAK kayıtları ve şüpheli ifadelerine dayandırılan iddianamede, belediye kaynaklarının sistematik bir şekilde şahsi hesaplara aktarıldığı belirtildi. İddianamede eski Belediye Başkanı Çetin Bozkurt ile en yakınındaki kurum müdürlerinin yer aldığı suçlamaların detayları ve talep edilen cezalar yer aldı. Eski Başkan Bozkurt’a 177 yıla kadar hapis talebi İddianamede eski Belediye Başkanı Çetin Bozkurt’un ihalelere fesat karıştırdığı, müteahhitleri zorlayarak haksız menfaat temin ettiği ve personelin zimmet eylemlerine kasten göz yumarak kamu zararına neden olduğu ifade edildi. Çetin Bozkurt’un, ilçede iş yapan bir müteahhidi inşaatlarını mühürlemekle ve ruhsat vermemekle tehdit ederek güncel değeri 10 milyon lira olan bir villayı 23 bin lira rayiç bedelle annesi üzerine geçirdiği iddianamede yer aldı. İddianamede mağdur olarak yer alan müteahhit Ş.B. "Ben 2019 tarihinde bu villa için yapı ruhsatını alarak inşaata başladım. Yapının önemli bir kısmını bitirip çatısını yaptığımda Belediye 3 ay gibi bir süre boyunca bu inşaatımı sebepsiz yere mühürledi. İnşaat mühürlendiğinde ben Belediye Başkanı Çetin Bozkurt’un yanına gittim. Kendisine ‘İnşaatımı neden mühürlediniz dedim’ o da ‘eksik işlerin var, yollara zarar veriyorsun’ dedi. ‘Devrekspor’a 50 bin TL bağış yaparsan mührünü söktürtürüm’ dedi. Ben de benim herhangi bir usulsüz işim olmadığını söyleyerek Devrekspor’a da bağış yapmadığımı söyledim. Bu nedenle de 3 ay inşaatım mühürlü kaldı. Daha sonra baktım mührü bir türlü söktüremeyince Devrekspor’un banka hesabına 2020 yılında 50 Bin TL para yatırdım. 50 Bin TL’ yi yatırdıktan sonra inşaatımdaki mührü söktüler" dedi. "Belediye başkanıyım bana güvenmiyor musun?" Bir süre sonra dönemin belediye başkanı Çetin Bozkurt’un kendisini belediyeye çağırdığını ifade eden Ş.B., "Bu yaptığım tripleks villaya talip olduğunu söyledi. Benim kendisine burayı çok satma niyetim yoktu yalnız Devrek’te devam eden başka projelerim de vardı bu nedenle 2020 yılı 6 inci ayda 1 Milyon TL’ ye anlaştık. Sözleşme yapalım dedim ben Belediye Başkanıyım bana güvenmiyor musun diyerek sözleşme yapmayı reddetti zaten 6 ay içinde ödeyeceğim bunun için sözleşme mi yapacağız dedi. Ödeme konusunda da benden 6 ay süre istedi 6 ay içinde dairemi de satıp tamamını peyder pey ödeyeceğim dedi. Daireyi annesinin üzerine satın aldı ancak annesinin vekaleti ile tapuda satış işlemi kendisine yapıldı. Annesine vekaleten kendisi geldi. Tapudaki evrakları da o imzaladı. Emlak rayiç bedelini de 30 Bin TL göstermiş. Çünkü emlak rayiç bedellerini Belediye veriyordu kendi rayiç bedelini de 30 Bin TL göstermiş. Tapu masraflarını anlaşmamız gereği kendisi ödedi. Belediye Başkanı olduğu ve bana yanlış yapmayacağını düşündüğüm için herhangi bir bedel almadan tapu devrini yaptım. Ancak safrasında hiçbir ödeme yapmadı. Daha sonra Başkanlık süresi boyunca yaklaşık 4 yıl boyunca villa bedelini defalarca istememe rağmen ödemedi. Benim de ilçede başka inşaatlarım olduğu için icra takibi veya diğer yollara gidemedim. Halen daha Çetin Bozkurt’tan villa parasını istemekteyim. Şu an o villanın değeri yaklaşık 10 Milyon TL. Ben de Çetin BOZKURT’ a haber göndererek satmış olduğum villanın şu anki değeri olan 10 Milyon TL’ mi istiyorum ancak bir türlü ödeme yapmadı" dedi. Ayrıca 15 Temmuz Demokrasi Meydanı düzenlemesi işinde, daha önce Şişli Belediyesi tarafından yaptırılan işler için yeniden ihale açtırarak adrese teslim şekilde 3 milyon 515 bin liralık kamu zararına neden olduğu ve 11 milyon liralık parke ihalesini iptal ettirerek aynı işi 18 milyon liraya anlaştığı firmaya verdiği kaydedildi. Bozkurt hakkında 8 defa nitelikli zimmete iştirak, icbar suretiyle irtikap, 2 defa resmi belgede sahtecilik ve ihaleye fesat karıştırma suçlarından toplam 74 yıldan 177 yıla kadar hapis cezası istendi. Zimmet ağının merkezindeki müdüre 600 yılı aşkın hapis talebi Belediyedeki usulsüzlüklerin merkezinde yer aldığı belirtilen eski İnsan Kaynakları Müdürü Tuncay Ulupınar’ın, 9 yıl boyunca kendi maaşını fahiş şekilde yüksek göstererek 1 milyon 473 bin lirayı doğrudan zimmetine geçirdiği tespit edildi. Ulupınar’ın ayrıca sahte fazla mesai, kullanılmayan izin ücretleri ve emekli işçiler adına mükerrer kıdem tazminatı bordroları düzenleyerek tahsildarlar aracılığıyla milyonlarca lirayı elden teslim aldığı bildirildi. Etkin pişmanlıktan faydalanmak isteyen Ulupınar hakkında 79 defa nitelikli zimmet ve 55 defa resmi belgede sahtecilik suçlarından 600 yılı aşan hapis cezası talep edildi. Mali işlerde rüşvet ve sahtecilik sarmalı İddianamede Mali Hizmetler Müdürü Nafia Çakır’ın, sahte ödeme emirlerini onaylayarak zimmet eylemlerine ortak olduğu ve müteahhitlerden rüşvet aldığı yer aldı. Çakır’ın hesaplarında 1 milyon 905 bin lira şüpheli nakit girişi saptanırken, şüpheli hakkında 62 defa nitelikli zimmet ve rüşvet almak suçlarından 500 yılı aşan hapis cezası istendi. Başkan Yardımcılığı ve Mali Hizmetler Müdürlüğü görevlerinde bulunan İsmail Karademir’in ise sahte bordrolara onay vermesinin yanı sıra, emekli bir işçinin kıdem tazminatını ödemek için 30 bin lira rüşvet aldığı kaydedildi. Karademir hakkında 16 defa nitelikli zimmet, 3 defa rüşvet, icbar suretiyle irtikap ve 2 defa sahtecilik suçlarından 140 yıldan 350 yıla kadar hapis cezası talep edildi. İddianamede diğer şüpheliler hakkında belirtilen suçlar oranında cezalar talep edildi. 30 şüphelinin önümüzdeki günlerde Zonguldak 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıkması bekleniyor.
Zonguldak’ta su ürünleri kooperatifleri kafes balıkçılığına karşı eylem birliği kararı aldı
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 13:41 Zonguldak’ta su ürünleri kooperatifleri kafes balıkçılığına karşı eylem birliği kararı aldı Zonguldak’ın Karadeniz Ereğli ilçesi ile Alaplı arasında planlanan kafes balıkçılığı projesine karşı çıkan balıkçılar, düzenlenen toplantıda eylem birliği kararı aldı. Karadeniz Ereğli Su Ürünleri Kooperatifi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantıda, Bozhane balıkçı esnafı başta olmak üzere çevre il ve ilçelerden gelen balıkçılar bir araya gelerek projeye yönelik endişelerini dile getirdi. Toplantının açılış konuşmasını yapan Kooperatif Başkanı Murat Toprak, kafes balıkçılığı projesine karşı çıkışlarının bireysel değil, tamamen üyelerin talepleri doğrultusunda alındığını söyledi. Küçük ölçekli balıkçıların geçim kaynaklarının tehlikeye girebileceğine dikkat çeken Toprak, "Hepimizin bildiği gibi Karadeniz Ereğli - Alaplı arasında planlanan kafes balıkçılığı projesi bölgemizin en önemli gündem maddesi haline geldi. Küçük ölçekli balıkçılar ciddi endişeler yaşıyor. Geçim kaynağını riske atabileceği düşünülen, rekabet şartlarını ağırlaştırabileceği öğrenilen ve deniz üzerindeki faaliyet alanlarının daralmasına kaygı duyan çok sayıda üyemiz var. Hiçbir proje, balıkçı esnafımızın emeğinin ve geleceğinin önüne geçemez. Bu nedenle aldığımız karar bireysel değildir. Sizlerin iradesinin bir sonucudur. Kafes balıkçılığına karşı çıkma tutumumuz tamamen üyelerimizin talepleri sonucu şekillenmiştir. Biz gelişme, yatırım ve bölge ekonomisine katkı sağlayacak projelere karşı değiliz" dedi. Toprak, projeye karşı olmadıkları yatırımların da bulunduğunu ancak bu tür girişimlerin mevcut düzeni bozmayacak ve küçük esnafı koruyacak şekilde planlanması gerektiğini ifade etti. Sürecin şeffaf şekilde yürütüleceğini belirten Toprak, birlik ve beraberlik vurgusu yaptı. "Proje deniz ekosistemine zarar verir" Toplantıda söz alan Adnan Manaş ise kafes balıkçılığının çevresel etkilerine dikkat çekti. Manaş, denizde yoğun şekilde yapılan kafes balıkçılığının yem atıkları, balık dışkıları ve kimyasal kullanımı nedeniyle deniz kirliliğine yol açtığını belirterek, oksijen seviyesinin düşmesiyle birlikte ekosistemin zarar görebileceğini ifade etti. Kafes balıkçılığının hastalıkların yayılmasına, biyoçeşitliliğin bozulmasına ve kıyı kullanım alanlarının daralmasına neden olabileceğini dile getiren Manaş, "Bu proje hayata geçirilirse sadece balıkçılar değil, bölgedeki tüm kıyı yerleşimleri olumsuz etkilenecek" diye konuştu. Çevre ilçelerden destek Toplantıya Kozlu, Alaplı, Kocaali, Akçakoca ve Karasu’dan gelen su ürünleri kooperatif başkan ve yöneticileri katılarak Bozhane balıkçılarına destek verdi. Katılımcılar, söz konusu projenin bölge balıkçılığı ve denizcilik faaliyetlerine zarar vereceğini savundu. Akçakoca Su Ürünleri Kooperatif Başkan Yardımcısı Çağdaş Özer, "Bu proje de olursa zaten ortalama bizim yasak sahanın bittiği yerde burası başlayacak. Biz Ereğli balıkçıları ile beraber avlanmaya başladık. Şimdi buraya da sığamayacağız. Melen tarafına gitmeye başlayacağız. Orada da fazlasıyla balıkçı var" diyerek endişesini dile getirdi. Toplantı sonunda balıkçılar, kafes balıkçılığı projesine karşı ortak hareket etme ve süreci birlikte takip etme kararı aldı.
Alaplı balıkçı tezgahlarında çeşit bitti mezgit fiyatı 500 liraya çıktı
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 13:01 Alaplı balıkçı tezgahlarında çeşit bitti mezgit fiyatı 500 liraya çıktı Zonguldak’ın Alaplı ilçesinde 15 Nisan’da başlayan av yasağının ardından azalan balık çeşitliliği fiyatların hızla yükselmesine neden oldu. Zonguldak’ın Alaplı ilçesinde 15 Nisan tarihinde başlayan av yasağı, balıkçı tezgahlarındaki ürün çeşitliliğini doğrudan etkiledi. Önceki senelerde aynı dönemde yaklaşık 10 farklı türün yer aldığı tezgahlarda şu an sadece mezgit yoğunluğu yaşanıyor. Denizden çıkan ürün miktarındaki düşüş sebebiyle tezgahlarda daha çok kültür balıkları yer buluyor. Mezgitin kilogram fiyatı bir ayda 500 liraya çıktı Batı Karadeniz bölgesinde kısıtlı imkanlarla avlanan az sayıdaki tekne, günlük ortalama 10 ile 20 kasa arasında mezgit getirebiliyor. Balıkçı Veysel Yazgan, mevcut av miktarının işletme maliyetlerini karşılamakta yetersiz kaldığını söyledi. Tezgahlarda bir ay öncesine kadar 300 TL seviyesinde seyreden mezgitin fiyatı 500 TL’ye ulaştı. Diğer ürünlerden hamsi 200 TL, çupra ve levrek ise 600 TL’den alıcı bekliyor. Nadir bulunan kalkan balığı ise az sayıdaki ürün arasında yer alıyor. Süreci değerlendiren Veysel Yazgan, "15 Nisan’da av yasağımız başladı. Küçük kayıklara serbest olduğu için teknelerimiz mezgit dışında balık tutamıyor. Geçmiş yıllarda bu dönemde tezgâhlarda çok daha fazla çeşit olurdu, şimdi ise neredeyse sadece mezgit var" ifadelerini kullandı.
Gönüllerden Yükselen Türküler: BEUN’da "Bu Toprağın Sesleri" Konseri Büyük Beğeni Topladı
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 11:48 Gönüllerden Yükselen Türküler: BEUN’da "Bu Toprağın Sesleri" Konseri Büyük Beğeni Topladı Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) ev sahipliğinde, Kozlu Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü tarafından düzenlenen "Bu Toprağın Sesleri" adlı Türk halk müziği konseri, dinleyicilere hem duygusal hem de coşku dolu anlar yaşattı. Farabi Kampüsünde yer alan Sezai Karakoç Kültür Merkezinde gerçekleştirilen konser, yoğun katılımla gerçekleştirildi. Programa; BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer ve eşi Seran Özölçer Hanımefendi, Zonguldak İl Millî Eğitim Müdürü Uygar Keskin, il ve ilçe protokol üyeleri, akademik ve idari personel ile çok sayıda sanatsever katıldı. Açılış konuşmasının ardından sahne alan koro ekibi, Türk halk müziğinin seçkin eserlerini ustalıkla icra ederek dinleyicilerden büyük alkış aldı. Salonu dolduran sanatseverler, türkülere zaman zaman eşlik ederek gecenin coşkusunu hep birlikte paylaştı. Anadolu’nun zengin kültürel mirasını yansıtan eserler, dinleyicilerden büyük beğeni topladı. Program sonunda koro ekibine çiçek takdim edildi. Ardından hatıra fotoğrafı çekimiyle program sona erdi. Rektör Özölçer: "Türkülerimiz ve Şarkılarımız, Milletimizin Ortak Hafızasıdır" Konserin ardından değerlendirmelerde bulunan BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, sanatın toplumsal birlik ve kültürel süreklilik açısından taşıdığı öneme dikkat çekerek şu ifadeleri dile getirdi: "Bu Toprağın Sesleri adlı bu anlamlı programda, kültürümüzün en önemli taşıyıcı unsurlarından biri olan Türk halk müziğini hep birlikte dinlemek bizler için büyük bir mutluluk ve gurur kaynağıdır. Türkülerimiz, şarkılarımız; milletimizin hafızasını, sevinçlerini, hüzünlerini ve ortak değerlerini geleceğe taşıyan en kıymetli miraslarımızdandır. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi olarak bizler; sadece bilimsel üretimi değil, aynı zamanda kültür ve sanat alanındaki gelişimi de en az onun kadar önemli görüyoruz. Çünkü sanat, bireyin estetik dünyasını zenginleştirirken toplumsal bağları da güçlendiren evrensel bir dildir. Bu duygu ve düşüncelerle böylesine anlamlı bir organizasyona emek veren Kozlu Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü ailesine, değerli koro ekibine ve bizleri yalnız bırakmayan tüm sanatseverlere gönülden teşekkür ediyorum. Kültürü ve sanatı yaygınlaştıran Üniversitemiz, sanatı ve sanatçıyı desteklemeye, kültürel değerlerimizi yaşatmaya ve gelecek nesillere aktarmaya kararlılıkla devam edecektir."
Mustafa Sözen Filyos’un kuşlarını anlattı
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 11:42 Mustafa Sözen Filyos’un kuşlarını anlattı Bülent Ecevit Üniversitesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Sözen, "9. Çaycumalılar Buluşuyor" etkinlikleri kapsamında "Filyos’un Kuşları ve Biyoçeşitliliği" başlıklı bir söyleşi gerçekleştirdi. Kaymakam Serkan Keçeli Kültür Merkezi’nde düzenlenen söyleşiye çok sayıda davetli katıldı. Prof. Dr. Sözen, 1944 yılından bu yana bölgede yapılan kuş gözlemleri üzerine önemli bilgiler paylaşarak, Zonguldak’ın kuş çeşitliliği açısından son derece zengin bir coğrafyaya sahip olduğunu söyledi. İlk bilimsel çalışmaların 1946-1948 yılları arasında, muhtemelen Çatalağzı Termik Santrali’nde görev yapan Lain H. Ogilvie tarafından Çatalağzı ve çevresinde gerçekleştirildiğini ifade etti. Türkiye’nin göçmen kuşların önemli geçiş güzergâhlarından biri olduğunu belirten Sözen, ülkede bugüne kadar 505 kuş türünün gözlemlendiğini, bunların 300’den fazlasının ise Zonguldak’ta görüldüğünü vurguladı. Bu rakamın bölgenin doğal zenginliğini ortaya koyduğunu dile getirdi. Biyoçeşitlilik yaşamın teminatı İnsan dahil tüm canlıların besin zincirinin ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade eden Prof. Dr. Sözen, yaşamın sürdürülebilmesi için biyoçeşitliliğin korunmasının hayati önem taşıdığını söyledi. Filyos’ta endüstri bölgesi ilan edilen alanın kuşların konaklama ve üreme bölgeleri üzerinde bulunduğunu hatırlatan Sözen, yoğun girişimler sonucunda 100 hektarlık alanın proje kapsamı dışına çıkarılarak "kuş cenneti" ilan edildiğini belirtti. Bu kararın geri dönüşü olmayan önemli bir kazanım olduğunu vurgulayan Sözen, Filyos’un yalnızca kuşlar değil sürüngen türleri açısından da oldukça zengin olduğunu ifade etti. Toplumda çevre bilincinin artırılması amacıyla yürüttükleri çalışmalara da değinen Sözen, "Zonguldak’ın Biyoçeşitliliği" ve "Zonguldak Kuşları" gibi eserler yayımladıklarını belirtti. Özellikle Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Bülent Ecevit Üniversitesi ile Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü iş birliğiyle hazırlanan "Zonguldak Kuşları" kitabından 10 bin adet bastırıldığını söyleyen Sözen, bu kitapların başta okullar olmak üzere geniş kesimlere ulaştırılarak farkındalık oluşturulduğunu kaydetti. Söyleşinin sonunda salondan gelen soruları yanıtlayan Prof. Dr. Mustafa Sözen’e teşekkür eden Çaycuma Belediye Başkanı Bülent Kantarcı ise Filyos Vadisi’nde belediyeler olarak yürüttükleri "Yeşil Kuşak Projesi" hakkında bilgi verdi. Projeye destek çağrısında bulunan Kantarcı, Sözen’e günün anısına plaket takdim etti.