Yerel Haberler
Zonguldak
Devrek Postasının sahibi Çavuşoğlu hayatını kaybetti 15 Mart 2026 Pazar - 18:00:33 Devrek Postası Gazetesi’nin kurucusu ve Zonguldak Gazeteciler Cemiyeti Onur Kurulu Üyesi Kenan Çavuşoğlu, tedavi gördüğü Bolu’daki özel bir sağlık kuruluşunda hayatını kaybetti. 78 yaşında yaşamını yitiren Çavuşoğlu, Devrek’te düzenlenen cenaze töreninin ardından dualarla son yolculuğuna uğurlandı. 1946 doğumlu olan Kenan Çavuşoğlu, yaklaşık 65 yıl süren gazetecilik hayatı boyunca Zonguldak ve Devrek’te yerel basının gelişmesine önemli katkılar sundu. Cumhurbaşkanlığı Sürekli Basın Kartı sahibi olan Çavuşoğlu, meslek hayatı boyunca birçok gazeteciye yol göstererek tecrübelerini genç kuşaklara aktardı. Evli ve 5 çocuk babası olan Çavuşoğlu’nun vefatı, basın camiasında büyük üzüntüye neden oldu. Çavuşoğlu için Devrek’teki evinin önünde helallik alındı. Ardından Devrek Merkez Camii’nde öğle namazını müteakip cenaze namazı kılındı. Kılınan cenaze namazının ardından Çavuşoğlu’nun cenazesi dualar ve gözyaşları eşliğinde Devrek Şehir Mezarlığı’nda toprağa verildi. Cenaze törenine AK Parti Teşkilat Genel Başkan Yardımcısı ve Zonguldak Milletvekili Ahmet Çolakoğlu, Devrek Belediye Başkanı Özcan Ulupınar, Gökçebey Belediye Başkanı Vedat Öztürk, Çaydeğirmeni Belediye Başkanı Satılmış Gebeş, İYİ Parti İl Başkanı Yavuz Erkmen, CHP İl Başkan Yardımcısı Zeki Esen, Devrek İl Genel Meclis Üyeleri İsmet Bostancı ve Mustafa Yumurtacı ile birlikte ailesi ve sevenleri katıldı.
15 Mart 2026 Pazar - 13:24 İnançları imkanlarını aştı, Çaycuma’nın gençleri profesyonel takımı yendi U17 Gelişim Ligi 5. Grup’ta mücadele veren Çaycuma Gençlerbirliği takımı, rakibi Düzcespor U17 takımını 1-0 mağlup ederek mücadelesini sürdürüyor. Çaycuma’da Düzcespor U17 Takımını ağırlayan Çaycuma Gençlerbirliği U17 takımı, bu müsabakadan 13. dakikada Behlül Abalı’nın golüyle 1-0 galip ayrıldı. Küçük yaştan itibaren futbolda gelişim kaydedebilmek adına mücadele veren genç sporcular, kısıtlı imkanlara boyun eğmeyip vizyonlarını gerçeğe dönüştürdü. Çocukluk yıllarında başladıkları futbol yolculuğunda sayısız zorlukla baş başa kalan, ancak birbirlerine kenetlenmekten asla vazgeçmeyen Çaycuma ekibi, Düzce karşısında aldıkları galibiyetle yılların birikimini ve emeğini taçlandırdı. Elde edilen bu sonuç, yalnızca haneye yazılan üç puandan ibaret kalmadı. Takım, hayallerinin peşinden gitmeye tereddüt eden tüm akranları için de birer örnek oldu. Teknik Sorumlu Muammer Gökhan Akırşan yaptığı açıklamada, "Bu yola çıkarken gelişim adı altında katılım sağlarken çocuklarla inandık. Sürecin meşakkatli geçeceğini biliyorduk. İyi bir ekibi bir araya getirdik. Özellikle 16-17 yaş grubunda gerçekten bölge karmasında çok iyi çocukları bir araya getirdik. Burada biraz daha desteklenmeyi beklerdik ama kendi şartlarımızda en iyisini yapmaya çalıştık. Bugün de çocuklar sahada çok iyi mücadele ettiler. Boluspor’un ardından ligi 2. bitirirlerse gelişim liginde play-off turuna katılmaya hakları var. Daha iyi takımlarla Trabzonspor, Çaykur Rizespor gibi takımlarla oynama şansları var. Onlarla gururluyum, kendi adıma çok mutluyum" ifadelerini kullandı. Takım Kaptanı Behlül Özcan ise, "Güzel bir sezon geçirdik. Takım yeniden kuruldu. Sezon başı play-off hedefimiz vardı. Şu an bu hedefi gerçekleştirmek için bir adım daha yaklaştık. Birinci devrede iki mağlubiyet aldık. Ama hedefimizden şaşmadık. Takım arkadaşlarımla idmanlara çok iyi hazırlanıyoruz. Birlikte idman yapamamamıza rağmen takım olarak çok iyi ilerliyor. Bundan sonraki süreçte takım arkadaşlarıma güveniyorum. Bugün profesyonel takımın alt yapısına karşı galibiyetimizi de aldık. Olmayacak diye bir şey yok. Çalışmaya devam ediyoruz. Hedefimiz Trabzon, Rize gibi takımlarla oynamak" şeklinde konuştu. Çaycuma Gençlerbirliği U17 Takımı, 28 Mart günü Boluspor U17 takımı ile karşılaşacak.
15 Mart 2026 Pazar - 13:22 Çaycuma’da modifiye tutkunları, "Modifiye suç değil, yaşam tarzıdır" Zonguldak’ın Çaycuma ilçesinde modifiye tutkunları ve modifiye aksesuar satışı yapan esnaflar, son dönemde araç modifiyesine yönelik uygulanan cezaları protesto etmek amacıyla Çaycuma Atatürk Heykeli önünde bir araya geldi. Düzenlenen eylemde, modifiye kültürünün bir hobi ve yaşam tarzı olduğunu vurgulayan katılımcılar, getirilen kısıtlamaların kendilerini mağdur ettiğini ifade etti. Kalabalık bir grubun katıldığı protestoda konuşma yapan Ömer Çakmaklı, burada bulunma amaçlarının bir etkinlik düzenlemek değil, bir kültürü ve emeği savunmak olduğunu belirtti. Çakmaklı konuşmasında, Türkiye’de binlerce insanın araçlarını severek modifiye ettiğini, jant değişimi, süspansiyon düzenlemeleri ve ses sistemi kurulumu gibi çalışmaların birçok kişi için bir tutku olduğunu söyledi. Son dönemde getirilen kısıtlamalar nedeniyle modifiye ile uğraşan kişilerin suçlu gibi gösterildiğini dile getiren Çakmaklı, "Arabasıyla uğraşan, modifiye yapan, ses sistemi kuran insanlar sanki suç işliyormuş gibi muamele görüyor. Oysa burada toplanan herkesin aracında emek, para, zaman ve büyük bir tutku var. Bir jant almak için aylarca para biriktiren, bir ses sistemi kurmak için günlerce uğraşan insanlar var" dedi. Kuralların tamamen kaldırılmasını istemediklerini vurgulayan Çakmaklı, sadece herkesin aynı kefeye konulmaması gerektiğini ifade ederek, "Birkaç kişinin yaptığı yanlış yüzünden binlerce insanın emeğini, hobisini ve tutkusunu suç gibi göstermek doğru değildir" diye konuştu. Konuşmaların ardından grup, tepkilerini dile getirerek bir süre slogan attı. Eylem olaysız şekilde sona erdi.
Mavi ile yeşilin buluştuğu BEUN, spor dostu kampüs projesine başvuruda bulundu
01 Mart 2025 Cumartesi - 16:42 Mavi ile yeşilin buluştuğu BEUN, spor dostu kampüs projesine başvuruda bulundu Mavi ve yeşilin en güzel tonlarına sahip kampüsleriyle Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi, YÖK ile Gençlik ve Spor Bakanlığı ortaklığında başlayan Spor Dostu Kampüs projesine başvurusunu tamamladı. Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ile Gençlik ve Spor Bakanlığı girişimiyle başlatılan, gençlerin spor branşlarına katılmalarını ve düzenli fiziksel aktivite eylemlerinde bulunmalarını hedefleyen "Spor Dostu Kampüs" projesi hayata geçiyor. Proje kapsamında belirlenen 45 maddeden oluşan kriter, üniversitelerde gerçekleştirilecek bireysel, ulusal ve uluslararası spor müsabakaları ile yarışmalarda tesislere yönelik temel bakım, güvenlik, temizlik, altyapı gibi unsurların belirli standartlara kavuşturulması hedefleniyor. Kriterleri sağladığı incelemeler sonucunda tespit edilen üniversiteler ise proje kapsamında bayrak almaya hak kazanacak. Özellikle bilimsel ve akademik faaliyetlerin yanında kültür, sanat ve sportif camiada da adından sıklıkla söz ettiren Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi, bu başarısını son dönemde artırdığı ulusal ve uluslararası sportif faaliyetlerde elde ettiği derecelerle de taçlandırmaya devam ediyor. Bu başarıların artarak devam etmesi ve Üniversite gençlerinin bireysel olarak düzenli fiziksel aktivite ile ulusal ve uluslararası sportif faaliyetlere katılmaları açısından da geliştirmeyi hedefleyen BEUN, gerekli hazırlıklarını tamamlayarak Spor Dostu Kampüs projesine başvuruda bulundu. Başvuruyla ilgili açıklamada bulunan BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, "Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi olarak öğrencilerimizin akademik başarılarının yanı sıra Türkiye genelinde yankı uyandıran önemli sportif başarılarıyla da her zaman gurur duymaktayız. Elde edilen bu üstün başarılar, öğrencilerimizin azmi ve çalışkanlığıyla birlikte aynı zamanda BEUN’un spor alanında sağladığı güçlü altyapının ve eğitim programlarının da bir neticesidir. Üniversitemizin sahip olduğu güçlü altyapı, modern spor tesisleri, deneyimli akademisyen kadrosu, ulusal ve uluslararası müsabakalarda üstün başarılar elde eden yetiştirdiğimiz millî sporcular ve öğrencilerimize sunduğumuz nitelikli olanaklar sayesinde, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi; Türkiye’nin spor alanında tercih edilen en başarılı üniversitelerinden biri olma yolunda hızla ilerlemektedir. Şimdi ise bu kazanımlarımızı, doğayla iç içe mavi ile yeşilin en güzel tonlarıyla buluştuğu kampüslerimizle birleştirerek tüm öğrencilerimiz için sürdürülebilir bir çevrenin, sağlıklı ve kaliteli yaşamın merkezi hâline getirmeyi hedefliyoruz. Bu hedefler doğrultusunda, Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma 2030 Gündemi’ni Senato kararımızla kabul ederek üzerimize düşen tüm sorumlulukları yerine getirmeyi de taahhüt ettik. İşte bu kararlı duruşumuz ve süren hedeflerimiz sayesinde Spor Dostu Kampüs projesine başvurumuzu tamamlayarak ilgili kriterleri sağlayacağımıza ve bu kriterlerin sağlanması akabinde bayrak elde edeceğimize de canıgönülden inanıyorum. Bu projenin ortaya çıkmasında ve ülkemizde sporun ve sportif faaliyetlerin kayda değer gelişimine büyük katkıları olan başta Gençlik ve Spor Bakanımız Sayın Dr. Osman Aşkın Bak ile Gençlik ve Spor Bakanlığına, Türkiye’de üniversitelerin bilim fabrikaları olarak gelişimine destek olmasının yanı sıra öncü sportif ve sosyal çalışmalarla da bizleri destekleyen Yükseköğretim Kurulu Başkanımız Sayın Prof. Dr. Erol Özvar ve Yükseköğretim Kurulu olmak üzere proje başvuru sürecinde emek veren tüm akademik ve idari kadromuza teşekkürlerimi sunuyorum." ifadelerine yer verdi.
Yerin 200 metre altında ilk sahur
01 Mart 2025 Cumartesi - 06:32 Yerin 200 metre altında ilk sahur Zonguldak’ta maden işçileri yerin metrelerce altında Ramazan ayını karşıladı. Karaelması ülke ekonomisine kazandırmak için çalışan işçiler, sofralarındaki domates, salatalık, konserve, soğan, peynir gibi yiyeceklerle sahur yaptı. Kilimli ilçesine bağlı Gelik beldesinde Hayri Velioğlu’na ait ZMİ Enerji’nin özel maden ocağında gece vardiyasında çalışan işçiler ilk sahuru yerin metrelerce altında mesai arkadaşlarıyla yaptı. Doğayla mücadele ederek yerin 200 metre derinliğinde ’karaelmas’ tabir edilen taş kömürünü kazarak ülke ekonomisine kazandırmak bir taraftan da geçimlerini sağlamak için mücadele veren maden işçileri, sahur vakti üretime ara vererek sofralarını hazırladı. Domates, salatalık, konserve, soğan, peynir, zeytin, ekmek gibi yiyecekler ve içeceklerden oluşan masayı kurarak birbirleriyle sohbet edip bir taraftan da sahur yapan işçiler, imsak vakti geldiğinde de ezan okuyup dua etti. Kömür karasına bulanmış elleriyle ekmeklerini bölüşen madenciler, her ne kadar ailelerinden uzakta ilk sahuru karşılasalar da "Biz burada da bir aileyiz" diyerek buruk bir Ramazan mutluluğu yaşadılar. "Bizim için madenden çıkan en değerli cevher arkadaşlarımız" 15 yıllık maden işçisi Can Köseli, kazasız belasız çalışmayı dileyerek, ilk sahuru mesai arkadaşlarıyla birlikte yaptıklarını anlattı. Köseli, "Burada 15 yıllık maden işçisiyim. Son 5 yılımda da çavuş olarak çalışıyoruz. Bugün Ramazan ayının ilk günü. Allah ilk sahuru da yer altında arkadaşlarımızla birlikte yapmayı nasip etti. Peynir, domates, soğanımız, salatalığımız ve en değerlisi arkadaşlarımızla beraber sahurumuzu yapacağız. Sahurdan sonra işimize devam edeceğiz. Allah bize buradan sağ salim çıkmayı nasip etsin. Bütün madenci arkadaşlarımız kazasız belasız herkes ailesine kavuşsun. En büyük temennimiz bu. Bizim için en değerli şey amirler olarak yer altından çıkan arkadaşlarımızdır. Kömür ikinci plandadır. Önce emniyet diyoruz her zaman olduğu gibi. Biz burada bir aileyiz. İllaki ailemizden ayrı geçirmek buruk oluyor. Bir yandan iyi oluyor. Arkadaşlarımızla beraberiz. Zaten ailemizden fazla beraber vakit geçiriyoruz. Evde fazla bir zamanımız olmuyor" diye konuştu. "Ailemizden uzak kaldığımız için üzgünüz ama arkadaşlarımız yanımızda" 6 yıllık maden işçisi Uğur Polat Çelik, de buruk bir mutluluk yaşadıklarını anlatarak şöyle dedi: "6 yıllık madencilik geçmişim var. Arkadaşlarımızla birlikte ilk sahurumuzu gerçekleştirdik. Ailemizden uzak kaldığımız için biraz üzgünüz. Ama burada sağ olsun arkadaşlarımız, kardeşlerimiz ve ağabeylerimiz yanımızda olduğu için sahurumuz mutlu geçti. İlk sahuru birlikte yaptık. Domates, salatalık gibi yiyecekler tükettik. Rabbim inşallah diğer sahurlarda da birlikte yemeyi nasip eder. Tüm İslam aleminin Ramazanı mübarek olsun. Rabbim herkesin tuttuğu oruçları da kabul etsin." İşçiler sahurun ardından oruca niyetlenerek ara verdikleri üretime devam etti.
Diyetisyenden sahurda elma sirkesi tavsiyesi
28 Şubat 2025 Cuma - 18:03 Diyetisyenden sahurda elma sirkesi tavsiyesi Diyetisyen Gizem Güneş, kan şekerini dengede tutmak için sahurda elma sirkesi içilmesi gerektiğini dile getirdi. Diyetisyen Gizem Güneş Ramazan ayı öncesinde tavsiyelerde bulundu. Sahura elma sirkesi ile başlanılması gerektiğini ifade eden Diyetisyen Güneş, "Ramazan ayında beslemeyle ilgili iki temel şeyden bahsedeceğim. Öncelikle birinci temel şey kan şekerimizi denge de tutmak. Bunun için neler yapabiliriz. Öncelikle bir bardak elma sirkesi ile sahura başlamak" dedi. Güneş açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Ramazan ayında beslemeyle ilgili iki temel şeyden bahsedeceğim. Öncelikle birinci temel şey kan şekerimizi denge de tutmak. Bunun için neler yapabiliriz. Öncelikle bir bardak elma sirkesi ile sahura başlamak. Daha sonra protein ve yağ ağırlıklı öğün olarak sahuru geçirmek. Gün boyunca daha uzun tok kalmanızı sağlayacak. Onun dışında iftarınızı açarken kan şekerinizi dengelemek için ılık ballı limon suyla iftarımızı açmamız, olabildiğince yavaş başlamamız. Olabildiğince yeşilliklerle başlamamız. Kan şekerimizin dengelenmesinde özellikle uzun açlık sonrası saldırı halinde beslenmemizi engel olacaktır. Onun dışında mutlaka iftardan sonra yaklaşık 2 saat sonra bir ara öğün yapmanız çok önemli. Çünkü yine kan şekeriniz gün boyunca düştüğü için biraz yükselmiş olabilir. Yine o arada da kriz gelmeden açlık krizi bastırmadan atabileceğiniz kuru meyveler olabilir, meyve olabilir tüm bunlarla ara öğün yapmanız. Yoğurt, besinlerle desteklerseniz, formumuzu korumuş oluruz oradaki krizlerimizi engellemiş oluruz. Onun dışında mutlaka yeşilliklerle başlamamız ne kadar salata ile başlarsak kan şekerimiz o kadar yavaş yükselecektir. Karbonhidrat ağırlık geçirmemiz lazım. "
El işçiliğinin son temsilcilerinden Mithat Usta, ürettiği bastonlarıyla teknolojiye direniyor
28 Şubat 2025 Cuma - 15:02 El işçiliğinin son temsilcilerinden Mithat Usta, ürettiği bastonlarıyla teknolojiye direniyor Zonguldak’ın Devrek ilçesinde, el işçiliğiyle baston üretimi yapan 39 yaşındaki Mithat Güllüoğlu, mesleğini çocukluğundan bu yana büyük bir tutkuyla sürdürüyor. Gülüoğlu’nun kartal, yılan, kurt figürleriyle süslediği bastonlar 20 bin liraya kadar alıcı buluyor. Eski Cami Sokak’taki Bastoncular Çarşısı’nda çalışan Güllüoğlu, bir yıl boyunca dinlendirdiği kızılcık ağacından yapılan bastonlarını 750 ila 20 bin lira arasında satışa sunuyor. Güllüoğlu, mesleğe adım atış sürecini şu sözlerle anlattı: "Çocukluğumuzdan bugüne bu mesleği yapıyorum. Gerçek ustalar ağabeylerimdi. Onların yanında görerek denedim. Baktım, bende de yetenek varmış. Baston yapmaya başladım. Ağacı elime alıyorum, ne çizersem, ne istersem tamamen hayal gücümle alakalı o figürü yapabiliyorum." Teknolojiye direnerek geleneksel sanatı yaşatıyor Tamamen el işçiliğiyle baston ürettiğini vurgulayan Güllüoğlu, makine kullanmadıklarını belirterek, "Biz el emeği işçilik yapıyoruz. Yaptığımız bastonlar tamamen el işçiliğiyle oluyor. Teknolojiye de direniyoruz. Teknoloji ile de mücadele ediyoruz. Destek göremiyoruz. Kendi çabalarımızla mesleği ayakta tutmaya çalışıyoruz. Destek bekliyoruz" dedi. Sanatını icra ederken bastonlara hayvan figürleri işleyen Güllüoğlu, iguana, kaplumbağa, yılan, kurt, salyangoz, at, köpek, kartal, leylek ve kurbağa gibi farklı motiflerle ürünlerine sanatsal bir dokunuş katıyor. Geleneksel baston yapımını yaşatmak için mücadele eden Güllüoğlu, mesleğinin gelecek nesillere aktarılması için destek çağrısında bulundu.
Çağlayan; "28 Şubat’ın başına ne sıfat getirilirse getirilsin, düpedüz bir darbedir"
28 Şubat 2025 Cuma - 14:30 Çağlayan; "28 Şubat’ın başına ne sıfat getirilirse getirilsin, düpedüz bir darbedir" AK Parti İl Başkanı Mustafa Çağlayan, "Burada şunun altını kalın çizgilerle bir kez daha çiziyoruz ki 28 Şubat başına ne sıfat getirilirse getirilsin, amasız fakatsız, düpedüz bir darbedir" dedi. AK Parti İl Teşkilatı 28 Şubat’ın yıldönümünde basın açıklaması düzenlendi. Parti binasındaki açıklamaya, AK Parti İl Başkanı Mustafa Çağlayan, İl Kadın Kolları Başkanı Tülay Sayılı ve partililer katıldı. Çağlayan açıklamasında şu ifadelere yer verdi; "Bugün 28 Şubat Darbesinin 28. yıl dönümünde darbe ve darbecilik zihniyetini bir kez daha kınamak için bir araya geldik. Burada şunun altını kalın çizgilerle bir kez daha çiziyoruz ki 28 Şubat başına ne sıfat getirilirse getirilsin, amasız fakatsız, düpedüz bir darbedir. Millet iradesine silah çekilmiştir. Seçilmiş hükümet süreç içinde silahların gölgesi altında görevinden el çektirilmiştir. Sözde irtica bahanesiyle bu ülkenin öz evlatlarına sırf dini inançlarından dolayı karalama, aşağılama, işten çıkarma, fişleme ve engelleme gibi yöntemlerle topyekûn bir karanlık kampanya başlatılmıştır. Çok geniş toplum kesimleri katsayı adaletsizliği ve başörtüsü zulmü gibi hukuk dışı uygulamalarla kamusal alandan adeta silinmeye çalışılmıştır. Gençlerin hayatları karartılmıştır. İnsanların gelecekleri ellerinden alınmıştır. Darbeci zihniyet bu ülkenin vatandaşlarına yönelik gözü dönmüş bir nefretle hem toplumu hem de siyaseti dizayn etmeye çalışmıştır. Ancak aziz milletimize 1000 yıl sürecek projeler dayatanlar en net cevabı yine milletin kendisinden sandıkta aldılar. 2002 yılında iktidara gelen AK Parti, geçen yıllar içinde sadece bu ülkede altyapı atılımı yapmakla kalmamış; medyadan bürokrasiye sermayeden siyasete darbe ve vesayet odaklarını teker teker bozguna uğratmıştır. Bunların artıklarıyla da her koşulda mücadele devam etmektedir. Bugün gurur duyduğumuz, başta savunma sanayimiz gibi alanlardaki başarılar vesayet odaklarının çökertilmesinden sonra elde edilmiştir. Bu büyük dönüşümün en büyük mimarı olan Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde bu millet hukuk ve sandık yoluyla içerideki ve dışarıdaki tüm darbe yandaşı güruhların planlarını boşa çıkarmıştır. 15 Temmuz direnişi bunun en büyük nişanesidir. Yine son zamanlarda bazı çevrelerin vesayet günlerini çağrıştıran açıklamaları da bizlere 28 Şubat dönemine özlem duyanların olduğunu bir kez daha hatırlatmıştır. Dünyaya gıpta ettirecek bir demokratik seçim sonucu iş başına gelmiş Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve Cumhurbaşkanımızın sandıkta bükemedikleri bileğini demokrasi dışı hukuk dışı yollarla bükme arayışında olanların tarihten ders alması gerekmektedir. Bu ülke için taş üstüne taş koymayı bırakın bilakis milletin sırtından kazandıklarıyla millete istikamet çizmeye çalışanları da yine en iyi milletin kendisi görüyor. Bizler AK Parti olarak Allah’ın izni, milletimizin oyu ve Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın öncülüğünde bugüne kadar ülkemize hizmet üretme aşkı ve darbecilerin karşısında dik durma azmiyle durmadan çalışmaya devam edeceğiz. Milletimizin bir daha 28 Şubat gibi süreçleri tecrübe etmemesi için demokrasi bilincini ve millet iradesi fikrini her zaman canlı tutacağız."