Yerel Haberler
Zonguldak
25 Şubat 2026 Çarşamba - 13:58 BEUN’dan sürdürülebilir geleceğe akademik yatırım Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN), iklim değişikliği ve sürdürülebilirlik alanında uzman yetiştirecek yeni bir programı hayata geçiriyor. Bu kapsamda, Fen Bilimleri Enstitüsü bünyesinde "İklim Değişikliği ve Sürdürülebilirlik Ana Bilim Dalı Tezli Yüksek Lisans Programı"nın açılmasına Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından onay verildi. Yükseköğretim Kurulunun 18 Şubat 2026 tarihli Yürütme Kurulu Toplantısı’nda alınan karar doğrultusunda hayata geçirilen yeni program; iklim kriziyle mücadele, sürdürülebilir kalkınma politikaları ve çevre odaklı bilimsel çalışmalar alanında nitelikli uzmanlar yetiştirmeyi hedefliyor. Tüm dünyada etkisini her geçen gün daha fazla hissettiren iklim değişikliği, çevresel sürdürülebilirlik ve yeşil dönüşüm süreçlerine akademik düzeyde katkı sunmayı amaçlayan program; disiplinler arası yaklaşımı, güçlü akademik kadrosu ve çağın gerekliliklerine uygun müfredatıyla dikkat çekiyor. BEUN, bu adımıyla hem bölgesel kalkınmaya hem de Türkiye’nin sürdürülebilir gelecek hedeflerine önemli bir katkı sunmayı amaçlıyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, üniversitenin vizyoner yaklaşımına vurgu yaparak şu ifadeleri dile getirdi: "Üniversitemiz, bugünü şekillendirirken yarının dünyasını da inşa etme sorumluluğuyla hareket eden güçlü bir vizyonla yol almaktadır. Yükseköğretim Kurulumuz tarafından onaylanan bu yeni tezli yüksek lisans programı hem Üniversitemiz hem bölgemiz hem de ülkemiz için önemli bir kazanımdır. İklim değişikliğiyle mücadele, çevresel sürdürülebilirlik ve yeşil dönüşüm odaklı çalışmalar, geleceğin dünyasını şekillendirecek en temel ve stratejik alanlar arasında yer almaktadır. Biz de sürdürülebilir geleceğin inşasında önemli akademik ve toplumsal çalışmalarımızla bu dönüşüm sürecine katkı sağlamaktan ve öğrencilerimize çağın gerekliliklerine uygun yetkinlikler kazandıracak programlar sunmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Bu yeni program ile çevre dostu teknolojilere hâkim, sürdürülebilir kalkınmayı önceleyen ve bilimsel üretimi toplumsal faydaya dönüştürebilen uzmanlar yetiştirmeyi hedefliyoruz. Üniversitemizin kalite odaklı eğitim anlayışı doğrultusunda sürdürülebilirlik ekseninde kurgulanan ve çağın çevresel, toplumsal ve ekonomik gerekliliklerine uygun olarak yapılandırılan programlarımız sayesinde mezunlarımız; ulusal ve uluslararası alanda sürdürülebilir dönüşüme katkı sunan, alanında yetkin bireyler olacaklarını ümit ediyorum. Bu anlamlı akademik adımın hayata geçirilmesinde katkı ve desteklerini esirgemeyen Yükseköğretim Kurulu Başkanımız Sayın Prof. Dr. Erol Özvar başta olmak üzere Yükseköğretim Kurulumuzun kıymetli üyelerine teşekkürlerimi sunuyorum. Ayrıca programın hazırlık ve onay sürecinde büyük bir özveriyle çalışan tüm akademik ve idari personelimize teşekkür ediyorum. İnanıyorum ki bu program; sürdürülebilirlik vizyonumuzu daha da güçlendirecek, Üniversitemizin bilimsel üretim kapasitesine değer katacak ve şehrimizden başlayarak ülkemizin yeşil dönüşüm hedeflerine önemli katkılar sağlayacaktır. Üniversitemize, Zonguldak’ımıza ve ülkemize hayırlı olmasını temenni ediyorum."
Alaplı’da yükümlüler dışlanmayacak; protokol imzalandı
15 Ocak 2026 Perşembe - 17:24 Alaplı’da yükümlüler dışlanmayacak; protokol imzalandı Karadeniz Ereğli Cumhuriyet Başsavcılığı ile Alaplı Kaymakamlığı, Alaplı Belediye Başkanlığı ve Gümeli Belediye Başkanlığı arasında, Denetimli Serbestlik Müdürlüğü arasında, denetimli serbestlik yükümlülerin topluma kazandırılmasını ve kamu hizmetlerinde görev almasını kapsayan "Kamuya Yararlı Bir İşte Çalıştırmaya İlişkin İşbirliği Protokolü" imzalandı. 15 Ocak 2026 Perşembe günü imzalanan protokol; Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Erbaş, Alaplı Kaymakamı Selçuk Köksal, Alaplı Belediye Başkanı Nuri Tekin ve Gümeli Belediye Başkanı Aytaç Tosun tarafından imza altına alındı. İmzalanan iş birliği protokolü kapsamında, denetimli serbestlik tedbiri altında bulunan yükümlülerin, kamu kurumlarına ait uygun birimlerde ve hizmet alanlarında çalıştırılarak topluma faydalı faaliyetlerde bulunmaları amaçlanıyor. Protokol doğrultusunda yükümlüler; çevre düzenlemesi, temizlik, bakım ve onarım gibi alanlarda görev alacak. Bu sayede yükümlülerin topluma kazandırılması hedeflenirken, kamu hizmetlerinin de ek maliyet oluşturmadan yerine getirilmesi sağlanacak. Törende kısa bir değerlendirmede bulunan Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Erbaş, kamu hizmeti cezasının; yükümlünün toplumsal hayata katılımını sağlayarak iyileştirilmesini ve topluma yeniden kazandırılmasını amaçladığını belirtti. Erbaş, bu uygulamayla hem toplum vicdanının rahatlatıldığını hem de mağdurun hukuka ve topluma olan güveninin güçlendiğini ifade etti. Cumhuriyet Başsavcısı Erbaş, protokole verdikleri katkı ve desteklerden dolayı Alaplı Kaymakamı Selçuk Köksal’a, Alaplı Belediye Başkanı Nuri Tekin’e ve Gümeli Belediye Başkanı Aytaç Tosun’a teşekkür etti.
Filyos Limanı’na demiryolu hattı yapılıyor
15 Ocak 2026 Perşembe - 16:56 Filyos Limanı’na demiryolu hattı yapılıyor Zonguldak’ın en önemli projelerinden olan ve Çaycuma ilçesinin Sazköy mevkiinde bulunan Filyos Liman Projesi’ne demiryolu bağlantısı yapılması amacıyla ’Filyos Limanı ve Endüstri Bölgesi Demiryolu İltisak Hattı Bağlantısı Projesi’ kapsamında Filyos beldesinde paydaş katılım toplantısı gerçekleştirildi. Geçtiğimiz yıllarda hayata geçen ve Zonguldak’ın en önemli proje ayağı olan Filyos Projesi’ne demiryolu hattı yapılıyor. Bu bağlamda Filyos beldesinde bir toplantı gerçekleştirildi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın koordinasyonu ile yapılan Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü’nün ilgili firmalarla yer aldığı proje çerçevesinde ’Filyos Limanı ve Endüstri Bölgesi Demiryolu İltisak Hattı Bağlantısı Projesi’ ile gerçekleştirilen toplantı Filyos Belediyesi’ne ait çok amaçlı toplantı salonunda yapıldı. Toplantıya; Filyos Belediye Başkanı Erol Acar, AK Parti Belde Başkanı Abdullah Ünlütürk, Belediye Meclis üyeleri ile vatandaşlar ve firma yetkilileri katıldı. Toplantıda Filyos Limanı’na yapılması kararlaştırılan demiryolu hattı çalışmalarıyla bölge yer alan arazi sahiplerine ve ilgili kurumlara bilgilendirmeler yapıldı. Demiryolu hattının Filyos Limanı’na entegre olmasıyla birlikte bu alana lojistik anlamda değer katacağı ön planda tutuldu. Ayrıca hattın geçeceği yerlerin ise belli olduğu görüldü.
4 yaşındaki Sarp’ın su arabasının altında kaldığı kazada şoför ve şirket yetkilisi birbirlerini suçladı
15 Ocak 2026 Perşembe - 16:53 4 yaşındaki Sarp’ın su arabasının altında kaldığı kazada şoför ve şirket yetkilisi birbirlerini suçladı Zonguldak’ta park halindeki kamyonetin kayması sonucu 4 yaşındaki çocuğun hayatını kaybettiği, biri annesi 2 kişinin yaralandığı kazaya ilişkin davanın ilk duruşması görüldü. Tutuklu sanık sürücü Ömer S. el freninin çekili olduğunu savunurken, acılı baba İlker Darıcı, "Herkes bu işten yırtmanın derdinde. Ben çocuğumu sevemedim" diyerek tepki gösterdi. Zonguldak 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya ’taksirle ölüme ve birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma’ suçundan yargılanan tutuklu sanık sürücü Ömer S., tutuksuz yargılanan su firması yetkilisi İ.K., kazada hayatını kaybeden 4 yaşındaki Sarp Eymen’in babası İlker Darıcı, annesi Ömürcan Darıcı, taraf avukatları ve tanıklar katıldı. Mahkemede savunma yapan tutuklu sanık sürücü Ömer S., olay günü anaokulundan su istenmesi üzerine okula gittiğini belirterek, "Okul kapısının kapalı olduğunu görünce okul yönetimini şirket hattıyla aradım, açan olmadı. Korna çaldım, açan olmadı. Suyu bırakmak için araçtan indim. Araçta takoz olmadığı için takoz koyamadım. Okulun kapısına doğru gittim. 10-15 saniye içinde sürgülü kapıyla uğraşırken aracın kaydığını gördüm. Bağrışmaları duyunca koştum. Aracın arkasındakilere ’kaçın’ diye bağırdım. Yere düştüm. Çocuğu aracın altında görünce araçtan şahsıma ait telefonu alıp 112’yi aradım. O esnada bir kişi çocuğu aracın altından alıp, yoldan geçen bir araçla götürdü. 112’yi bekleyin dediğim halde beklemeden çocuğu site ek binaya götürdüler" dedi. "El freni çekiliydi, vites takılıydı" Kazadan sonra gerekli kontrolleri yaptığını öne süren Ömer S., "Sonra şirket aracının başka araca çarpıp çarpmadığını kontrol ettim. Dörtlüleri yakıp hastaneye doğru gittim. Araçtan indiğimde el freni çekiliydi, vites takılıydı. Gerekli önlemleri almış olmama rağmen olay sebebiyle tanzim edilen bilirkişi raporunda fren balatalarında bazı özensizlikler olduğu, el freni seviyesinin düşük olduğunu gördüm. Bunun dışında aracın neden kaydığını bilmiyorum" ifadelerini kullandı. "Daha önce de kayma yaşandı, ’tamam’ denildi" Aracın daha önce de kaydığını iddia eden sanık, "Bu olaydan kısa bir süre içerisinde ben araç içerisindeyken araçta kayma yaşandı. Araçta olduğum için müdahale ettim. Durumu da şirket yetkililerine bildirmiş olmama rağmen bana sadece ’tamam’ denildi. Ben aracın şoförüyüm. Eksiklikleri bildiriyordum ancak takoz eksikliğini bildirip bildirmediğimi hatırlamıyorum" diye konuştu. "Borcum olduğu için işten çıkarılmadım" SRC belgesi olmadığını ve borçları nedeniyle çalışmaya devam ettiğini belirten Ömer S., şunları söyledi: "B sınıfı ehliyetim var. 1 senedir çalışıyorum, SRC belgem yoktu. Trafik cezası yedikten sonra diğer sürücülerle birlikte şirket toplu SRC’ye yazılmamız gerektiği söylendi. Ben dosya yaktım. Ancak şirket yetkilileri buna rağmen beni çalıştırmaya devam etti. Araç muayeneden yeni çıkmıştı. Herhangi bir sorun olacağını düşünmemiştim. Okula 6 damacana su bırakacaktım. Okul yönetimiyle araçla okul içine kadar girebileceğim söylenmesi nedeniyle daha düz yer varken okula girmeye çalıştım. Diğer araçlarda iki kişi çalışıyor, benim araçta bir kişi çalışıyordu. Talep ettim, işten çıkmak da istedim ancak borcum olduğu için işten çıkarılma yapılmadı." Sanık avukatı ise yaşanan olayın SRC kaynaklı olmadığını ifade ederek, "Sanığın borçlarından dolayı çalışmak zorunda olduğunu, SRC eksikliklerinin işverenin hatası olduğunu düşünüyoruz. O kapı açılsaydı müvekkilim burada olmayacaktı. Güvenlik görevlisi olsaydı olay buraya gelmeyecekti. Müvekkilimin üzerine düşen her yükümlülüğü yerine getirdiğini düşünüyoruz" şeklinde savunma yaptı. Sanık avukatı, okul yönetimi hakkında da soruşturma izni istendiğini sözlerine ekledi. Mahkemede birbirlerini suçladılar Tutuksuz yargılanan su dağıtım firması yetkilisi İ.K. ise savunmasında, "Olayla alakalı Ömer beni o gün aradı. Tam olarak anlatmadan bir şeyler anlattı. Sonrasında çocukla ilgili bilgi istedim, ’alabildin mi’ dediler, sonrasında telefonlarına el konulmuş ulaşamadım. Üniversite hastanesine sevk edildiğini öğrendim, hastaneye gittiğimizde bebeğin hayatını kaybettiğini öğrendim. Ömer 1 yıl kadar bizde çalışıyordu. Olay günü aracı sanık kullanmaktadır. Şirketimizde çalışan şoförler, kendilerine teslim edilen araçları kullanırlar. Araç kendisine zimmetlidir. Bununla ilgili bir belge vermedik. Ömer bizde başladığında SRC’si yoktu, birçok kez sınava girdi ama başarılı olamadı. Aracın buna benzer bir ihtarının olup olmadığı ve bunu bize bildirip bildirmediğine emin değilim. Bizim anlaşmalı bir servis var. Bize bilgi versinler ya da vermesinler bu servise gidip yaptırabiliyorlardı" dedi. Araçların rutin muayenelerinin yapıldığını belirten İ.K., "Olayın olduğu bölge derli toplu bir bölge olduğu için tek çalışıyordu. İkinci kişiyi istemesine bir şey diyemem. Araçlar arıza yaptığı zaman servise götürüyorlardı. Yılda bir rutin muayeneleri olur. Bu muayenelerden önce de herhangi bir olumsuz durumla karşılaşmamak adına anlaşmalı olduğumuz servise götürürüz. Araçta olması gereken ekipmanların kontrolünü sağlayan bir birim yok ancak iş güvenliği uzmanı çalıştırıyoruz. Şirketimize gelen siparişlerde dağıtıcı arkadaşlara bölgedeki sayıyı sorumlu kişiye bildirerek, gelen sipariş kadar araca yükleme yapılır. 1 ton 750 kilogram kapasitesi vardır. Bu kapasiteyi aşamaz" ifadelerini kullandı. İ.K.’nin avukatı ise araç bakımlarının yapıldığını belirterek, "Araç sanki hızlı bir şekilde kayıyor, el freni çekilmiş gibi değil. Bu konuda her şey bilirkişi raporunda sabittir. SRC’nin olmaması bu durumun meydana gelmesinde etken değildir. Meydana gelen olayda gerekli önlemler alınmıştır" dedi. "Herkes bu işten yırtmanın derdinde, ben çocuğumu sevemedim" Duruşmada söz alan acılı baba İlker Darıcı, konuşmakta güçlük çekerek, sanıklara tepki gösterdi. Denizde gemi adamı olarak çalıştığını belirten baba Darıcı, "Sertifikalarım var, sertifikam olmadan asla çalışamam. Ne şoförün ne işverenin ne de okulun savunmasını kabul etmiyorum. Bir belgeniz eksik olduğunda hiçbir deniz etrafında çalışamazsınız. İş güvenliği, karşısındaki işverene nasıl yapılması gerektiğini anlatmak zorunda. Şoför okula gittiğini biliyor, bayır olduğunu biliyor. Madem bu araçta kusur olduğunu biliyorsun neden gerekli önlemi almadın? Hepsi suçlu. Herkes bu işten yırtmanın derdinde. Ben çocuğumu sevemedim. Hiçbir zaman davamdan vazgeçmiyorum. Ben adaletten yanayım. Olay esnasında şehir dışındaydım, telefonla öğrendim. Olayda ihmali olan kurumlardan ve huzurdaki tüm sanıklardan şikayetçiyim" dedi. "Gözümün önünden gitmiyor" Kazada yaralanan anne Ömürcan Darıcı ise olay anını şöyle anlattı: "Oğlum dondurma yapmak için çok fazla meyve suyu istemişti. Arabanın bayıra çıktığını biliyorum. ’Anne arkadaşıma da alabilir miyiz?’ dedi, annesine sordum ’İzin verirseniz alacağız’ dedim. Market yönüne dönmüştük. Ben düştüm, oğlum arabanın tekerleği altında kaldı. Gözümün önünden gitmiyor. Sivil bir askerin arabasıyla hastaneye götürdük. Şikayetçiyim ve şikayetimden vazgeçmiyorum. Sanık arabadan indikten çok kısa bir süre sonra kaydı. Ben el freninin çekili olup olmadığını görmedim. Sanıklardan şikayetçiyim, ayrıca kendi yaralanmamdan dolayı da şikayetçiyim. Dikkatsizliklerinden dolayı gerçekleşmiştir. Ömer S.’nin tutukluluk halinin devamını, sanık İ.K.’nin de tutuklanmasını talep ediyoruz." Tanıklar dehşet anlarını anlattı Duruşmada dinlenen görgü tanığı Rabia Y., "Çocukları okuldan aldık. İlk oğlumla ben çıktım. Arkamdan geldiler. Arabanın kaydığını fark ettim. Ben arabada biri var, geri geri geliyor sandım. Oğlumla kendimi kenara attım. Tekerin altında Sarp’ı gördüm" dedi. Tanık Serap K. ise şoföre tepki gösterdiğini belirterek, "Çocuğumu okuldan almaya gittim. Beyaz bir araç park etmiş, şoför de kapıyı zorluyordu. Panikle ’Ne yaptın sen’ diye bağırmaya başladım. İki bayanı ve çocuklarını gördüm. Şoföre çok kızdım, tepki gösterdim, camına vurdum. ’El frenini neden çekmedin’ dedim, ’Abla çektim ama kaymış’ dedi. Aracın şoförü korkmuş durumdaydı" şeklinde konuştu. Olay yerinde bulunan işitme engelli bir tanık ise, işaret dili tercümanı aracılığıyla aracın kayarken içinde kimsenin olmadığını, çocuğu aracın altından çıkardıktan sonra sivil bir araçla hastaneye götürdüklerini ve yolda çocuğun solunum zorluğu çektiğini anlattı. Duruşma ertelendi Cumhuriyet savcısı, sanık ve tanık beyanları ile diğer ifadelerin ardından mütalaasını açıkladı. Savcı, Ömer S. ve İ.K. hakkında taksirle bir kişinin ölümüne ve birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma suçundan 2 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılmalarını talep etti. Bilirkişi raporunda aracın el freninin çekili ve birinci viteste olması halinde kayma yapmayacağının belirtildiği, iş yeri sahibi İ.K.’nin de kusurlu olduğunun ifade edildiği öğrenildi. Mahkeme heyeti, sanık Ömer S.’nin üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, mevcut delil durumu nedeniyle tutukluluk halinin devamına karar verdi. Duruşma 19 Şubat tarihine ertelendi. Olay Geçtiğimiz 2 Aralık’ta Ahmet Erdoğan Anaokulu önünde yaşanan olayda 21 yaşındaki sürücü Ömer S., okul girişindeki yokuşa 67 DD 908 plakalı su dağıtım kamyonetini park etti. Sürücü su almak için aracın arkasına yöneldiği sırada eğimli zeminde kayan kamyonet yokuş aşağıya doğru hareket etti. Bu sırada anaokulundan çıkan Sarp Eymen Darıcı (4) kamyonetin altında kaldı. Kamyonet çarpmanın etkisiyle dururken, küçük çocuk yanındaki annesi ve çevredekiler tarafından kurtarılarak başka bir araçla hastaneye götürüldü. Ağır yaralı halde Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Hastanesi’nde tedavi altına alınan çocuk, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.
BEUN Hastanesinde yenilenen endokrinoloji servisi hizmete açıldı
15 Ocak 2026 Perşembe - 16:39 BEUN Hastanesinde yenilenen endokrinoloji servisi hizmete açıldı Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN), sağlık alanındaki hizmet altyapısını güçlendirmeye yönelik çalışmalarına bir yenisini daha ekledi. BEUN Hastanesi bünyesinde yer alan Genel Dahiliye ve Endokrinoloji Servisi, kapsamlı yenileme çalışmalarının tamamlanmasının ardından düzenlenen açılış programı ile hizmete açıldı. BEUN Hastanesinde gerçekleştirilen açılış programına; BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, BEUN Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Burak Bahadır, Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hande Aydemir, Obezite ve Diyabet Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Taner Bayraktaroğlu ile akademik ve idari personel, öğrenciler ve basın mensupları katıldı. Genel Dahiliye ve Endokrinoloji Servisinde gerçekleştirilen yenileme çalışmaları kapsamında; servis alanlarının tamamında duvarlar, zeminler, vitrifiye elemanları ve mobilya tefrişatı baştan sona yenilendi. Hemşire çağrı sistemleri ile hasta odalarındaki yatak başı oksijen ve vakum gaz altyapıları güncellenirken, iklimlendirme sistemleri de modern standartlara uygun şekilde yeniden yapılandırıldı. Hasta konforunu artırmaya yönelik düzenlemeler kapsamında oda planlamaları yeniden ele alındı. Bu doğrultuda dört kişilik hasta odaları kaldırılarak iki kişilik odalara dönüştürüldü. Yenilenen servis, toplam 23 yatak kapasitesiyle hizmet vermeye başladı. Açılış programında konuşan Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, üniversite hastanesinde sürdürülen yenileme ve iyileştirme çalışmalarının sağlık hizmetlerinin niteliğini artırmaya yönelik olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: "Üniversite hastanemizin sağlık hizmetleri kapasitesini güçlendirmeye kararlılıkla devam ediyoruz. Genel Dahiliye ve Endokrinoloji Servisimizin kapsamlı bir yenileme sürecinin ardından yeniden hizmete açılmasıyla birlikte hem şehrimize hem de bölgemize sunulan sağlık hizmetlerinin kalitesi daha da artacaktır. Aynı zamanda öğrencilerimiz ve genç hekimlerimiz için modern ve nitelikli bir uygulama ve eğitim ortamı oluşturulmuştur. Üniversitemizin sağlık alanındaki gelişiminde bizlere her zaman destek olan Sağlık Bakanımız Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’na ve Sağlık Bakanlığı ailesine şükranlarımı sunuyorum. Bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz bu servis; üniversitemiz, öğrencilerimiz, sağlık çalışanlarımız ve Zonguldak halkı için önemli bir kazanımdır. Servisimizin hem eğitim hem de hizmet boyutunda uzun yıllar boyunca sağlık alanına değer katacağına inanıyorum. Bu vesileyle yenilenen servisimizin bölgemize, şehrimize, üniversitemize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyor; emeği geçen herkese teşekkür ediyorum."
BEUN Hastanesinde yenilenen endokrinoloji servisi hizmete açıldı
15 Ocak 2026 Perşembe - 15:04 BEUN Hastanesinde yenilenen endokrinoloji servisi hizmete açıldı Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN), sağlık alanındaki hizmet altyapısını güçlendirmeye yönelik çalışmalarına bir yenisini daha ekledi. BEUN Hastanesi bünyesinde yer alan Genel Dahiliye ve Endokrinoloji Servisi, kapsamlı yenileme çalışmalarının tamamlanmasının ardından düzenlenen açılış programı ile hizmete açıldı. BEUN Hastanesinde gerçekleştirilen açılış programına; BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, BEUN Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Burak Bahadır, Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hande Aydemir, Obezite ve Diyabet Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Taner Bayraktaroğlu ile akademik ve idari personel, öğrenciler ve basın mensupları katıldı. Genel Dahiliye ve Endokrinoloji Servisinde gerçekleştirilen yenileme çalışmaları kapsamında; servis alanlarının tamamında duvarlar, zeminler, vitrifiye elemanları ve mobilya tefrişatı baştan sona yenilendi. Hemşire çağrı sistemleri ile hasta odalarındaki yatak başı oksijen ve vakum gaz altyapıları güncellenirken, iklimlendirme sistemleri de modern standartlara uygun şekilde yeniden yapılandırıldı. Hasta konforunu artırmaya yönelik düzenlemeler kapsamında oda planlamaları yeniden ele alındı. Bu doğrultuda dört kişilik hasta odaları kaldırılarak iki kişilik odalara dönüştürüldü. Yenilenen servis, toplam 23 yatak kapasitesiyle hizmet vermeye başladı. Açılış programında konuşan Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, üniversite hastanesinde sürdürülen yenileme ve iyileştirme çalışmalarının sağlık hizmetlerinin niteliğini artırmaya yönelik olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: "Üniversite hastanemizin sağlık hizmetleri kapasitesini güçlendirmeye kararlılıkla devam ediyoruz. Genel Dahiliye ve Endokrinoloji Servisimizin kapsamlı bir yenileme sürecinin ardından yeniden hizmete açılmasıyla birlikte hem şehrimize hem de bölgemize sunulan sağlık hizmetlerinin kalitesi daha da artacaktır. Aynı zamanda öğrencilerimiz ve genç hekimlerimiz için modern ve nitelikli bir uygulama ve eğitim ortamı oluşturulmuştur. Üniversitemizin sağlık alanındaki gelişiminde bizlere her zaman destek olan Sağlık Bakanımız Sayın Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’na ve Sağlık Bakanlığı ailesine şükranlarımı sunuyorum. Bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz bu servis; üniversitemiz, öğrencilerimiz, sağlık çalışanlarımız ve Zonguldak halkı için önemli bir kazanımdır. Servisimizin hem eğitim hem de hizmet boyutunda uzun yıllar boyunca sağlık alanına değer katacağına inanıyorum. Bu vesileyle yenilenen servisimizin bölgemize, şehrimize, üniversitemize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyor; emeği geçen herkese teşekkür ediyorum."
Alaplı Kaymakamlığı’nda kan bağışı etkinliği düzenlendi
15 Ocak 2026 Perşembe - 12:52 Alaplı Kaymakamlığı’nda kan bağışı etkinliği düzenlendi Zonguldak’ın Alaplı Kaymakamlığı’nda Kaymakam Selçuk Köksal’ın öncülüğünde düzenlenen kan bağışı etkinliği büyük ilgi gördü. Zonguldak’ın Alaplı ilçesinde, Kaymakam Selçuk Köksal öncülüğünde geleneksel olarak gerçekleştirilen kan bağışı günü büyük bir katılımla Alaplı Hükümet Konağında yapıldı. Türk Kızılay’ı tarafından organize edilen etkinlikte, vatandaşlar kan bağışında bulunarak hayat kurtarmanın mutluluğunu yaşadı. Kaymakamlık binası içinde kurulan mobil kan bağışı etkinliğin merkezi oldu. Kaymakam Selçuk Köksal , etkinliğe katılarak vatandaşlara örnek teşkil etti. Vatandaşlar ise yoğun bir ilgi göstererek, kan bağışında bulunmak için sıraya girdi. Etkinlik sırasında, Türk Kızılay’ı ekipleri kan bağışı yapmanın önemi hakkında bilgilendirmelerde bulundu. Kaymakam Köksal, yaptığı açıklamada, "Kan bağışı, insanlık için büyük bir öneme sahip. "Can ver Hayat ver’ sloganıyla bugün burada toplanarak hem dayanışmamızı güçlendiriyor hem de ihtiyaç sahiplerine umut oluyoruz" dedi. Türk Kızılay’ı sağlık ekipleri, bağışçıların sağlık kontrollerini titizlikle gerçekleştirdi. Bağış yapanlar arasında yer alan vatandaşlar, hem kan bağışının hem de etkinliğin önemine vurgu yaptı. Bağışçılar, kan bağışının hayat kurtardığını belirterek, tüm vatandaşları bu tür etkinliklere katılmaya davet etti.