Yerel Haberler
Zonguldak
Milyonlarca yıll sonra Anadolu’nun ortadan ikiye ayrılması söz konusu olabilir 23 Mart 2026 Pazartesi - 13:30:00 Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Harita Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu ve beraberindeki akademisyenler, uydu radar verilerini inceleyerek Türkiye’yi ikiye bölen "Orta Anadolu Geçiş Zonu"nu tespit etti. Prof. Dr. Kutoğlu, "Bu gerilim bu şekilde devam ettiği sürece Türkiye’nin doğusu, Ankara’nın doğuda kalan kısmı yukarıya, batısında kalan kısmı aşağıya devam edecek ve bu milyonlarca yıllık bir süreç içerisinde bu miktar kilometrelere ulaşabilir ve neticesinde Anadolu’nun ortadan ikiye ayrılması söz konusu olabilir. Yüz binlerce yıl, milyonlarca yıldan bahsediyoruz" dedi. Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, Dokuz Eylül Üniversitesi’nden Doç. Dr. Mustafa Softa ve Fırat Üniversitesi’nden Araştırma Görevlisi Elif Akgün, uydu radar verilerinden yararlanarak Türkiye’nin yer kabuğu hareketlerini inceledi. Akademisyenlerin "Orta Anadolu Tektonik Geçiş Bölgesi’nin Saptanması: Entegre Jeodezik (GNSS/InSAR) ve Sismik Verilerden Elde Edilen Kısıtlamalar" adıyla hazırladığı çalışma uluslararası bir bilimsel dergide yayımlandı. "Orta Anadolu geçiş zonu karşımıza çıkıyor" Araştırmanın detaylarını anlatan Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, "Şimdi normalde Anadolu bloğunun doğudan Arap plakası, batıda Afrika plakasının sıkıştırmasıyla Ege denizine doğru böyle batıya doğru bir kaçış yaptığını biliyoruz zaten. İyi bilindiği üzere Anadolu bloğu, Türkiye’nin tamamını kapsayan Anadolu, Ege denizine doğru batıya doğru bir hareket yapıyor, bir kaçma hareketi yapıyor. Biz bu hareketi bileşenlerine ayırdık, kuzey ve doğuya yönlü hareketlerini ayrıştırdık. Bunun neticesinde karşımıza şöyle bir tablo çıktı. Doğu kısma göre aşağıya güneye doğru hareket ediyor ve burada ortada bir geçiş zonu karşımıza çıkıyor. Biz buradaki geçmişten günümüze meydana gelen depremleri de inceledik ve burada şunu tespit ettik: Doğu Anadolu fayı burada görüyorsunuz, Arap plakası Doğu Anadolu fayını sıkıştırıyor. Buradan da Afrika plakası daha yavaş bir hareketle sıkıştırıyor. Bunun neticesinde ortada bir gerilim bölgesi ortaya çıkıyor. Bunun da 4.5 milyon yılda yani şuradaki S şekliyle aynı zaman diliminde meydana geldiğini görüyoruz. Depremler meydana gelebilir ama ilerleyen zamanda, Anadolu’nun milyonlarca yıldan bahsediyoruz tabii ki burada, milyonlarca yıl sonra her iki tarafının birbirinden ayrışması, ortadan ikiye bölünmesi söz konusu" dedi. Antalya’dan Karadeniz Ereğli’ye sıfır hattı Türkiye’nin doğusunun kuzeye, batısının ise güneye hareket ettiğini belirten Kutoğlu, "Uzun yıllardır uydu radar verisiyle Türkiye’nin yer kabuğu hareketlerini inceliyoruz. Bu yer kabuğu hareketlerini daha derin bir analize tabi tuttuğumuzda, Ankara’nın doğusunda kalan kısmının kuzeye doğru hareket ettiğini, batısında kalan kısmının da güneye doğru hareket etmiş olduğunu tespit ettik. Tabii bunun neticesinde de Antalya’dan yukarıya doğru, Karadeniz Ereğli’ye doğru bir beyazla görmüş olduğumuz bir sıfır hattının olduğunu tespit ettik. Bu sıfır hattının doğusu yukarıya, batısı da aşağıya doğru hareket ettiği için sıfır hattı etrafında bir gerilim bölgesi meydana geliyor. Buna biz Orta Anadolu geçiş zonu adını verdik yaptığımız yayında. Bu Orta Anadolu geçiş zonu etrafında geçmiş yıllarda irili ufaklı depremler meydana gelmiş. Bu da bu hattın varlığını doğrular nitelikte. Bu durum bize şunu gösteriyor: Bu gerilim devam ettiği sürece, bu şekilde devam ettiği sürece, Türkiye’nin doğusu, Ankara’nın doğuda kalan kısmı yukarıya, batısında kalan kısmı aşağıya devam edecek ve bu milyonlarca yıllık bir süreç içerisinde bu miktar kilometrelere ulaşabilir ve neticesinde Anadolu’nun ortadan ikiye ayrılması söz konusu olabilir. İlerleyen zamanda, yüz binlerce yıl, milyonlarca yıldan bahsediyoruz, büyük gerilimler birikerek burada büyük boyutta depremlerin de meydana gelmesi söz konusu olabilir" ifadelerini kullandı. Doğu Anadolu Fayı V şeklini aldı Arap ve Afrika plakalarının hız farkının Doğu Anadolu fayını şekillendirdiğini vurgulayan Kutoğlu, "Bu yaptığımız çalışmada tespit ettiğimiz şeylerden bir tanesi de şu, Doğu Anadolu fayının bugünkü şeklini almasında da bu hareketlerin önemli bir nedeni var. Ortaya çıkan bu tablo, Arap plakasının Afrika plakasından yılda 1.2 santimetre daha hızlı hareket etmesinden kaynaklanıyor. Doğu Anadolu fayı geçmişte, Kuzey Anadolu fayına bu hareket dikkate alındığında, Kuzey Anadolu fayına dik bir konumda bulunuyor olmalı. Ama zaman içerisinde Afrika plakası hızla Anadolu’nun içerisine girerek Doğu Anadolu fayının bir V şeklini almasına neden olmuş. Tabii bu hareket devam ettiği içerisinde, devam ettiği için de zaman içerisinde Doğu Anadolu fayının kuzeyinin giderek Kuzey Anadolu fayına yaklaşması ve sonunda onunla birleşmesiyle sonuçlanabilir uzun jeolojik süreçler içerisinde. Hatay’dan yukarıya doğru da yine Kuzey Anadolu fayını kesen bir dik fay hattının meydana gelmesi söz konusu olabilir. Bu çalışma bize bu sonuçları gösterdi" şeklinde konuştu. "Tam kapanma meydana gelebilir" Plakaların hareketiyle gelecekte yeni fay oluşumlarının görülebileceğine dikkat çeken Kutoğlu son olarak "Afrika bloğu Kuzey Anadolu fayına yaklaşacak ve bir süre sonra da kapanma, tam kapanma meydana gelebilir. Ama bu süpürme neticesinde de yukarıya doğru bir yeni oluşumun meydana gelmesi söz konusu" dedi.
23 Mart 2026 Pazartesi - 13:05 Anadolu’nun ortadan ikiye ayrılması söz konusu olabilir Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Harita Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu ve beraberindeki akademisyenler, uydu radar verilerini inceleyerek Türkiye’yi ikiye bölen "Orta Anadolu Geçiş Zonu"nu tespit etti. Prof. Dr. Kutoğlu, "Bu gerilim bu şekilde devam ettiği sürece Türkiye’nin doğusu, Ankara’nın doğuda kalan kısmı yukarıya, batısında kalan kısmı aşağıya devam edecek ve bu milyonlarca yıllık bir süreç içerisinde bu miktar kilometrelere ulaşabilir ve neticesinde Anadolu’nun ortadan ikiye ayrılması söz konusu olabilir. Yüz binlerce yıl, milyonlarca yıldan bahsediyoruz" dedi. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Harita Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, Dokuz Eylül Üniversitesi’nden Doç. Dr. Mustafa Softa ve Fırat Üniversitesi’nden Araştırma Görevlisi Elif Akgün, yıllar uydu radar verilerinden yararlanarak Türkiye’nin yer kabuğu hareketlerini inceledi. Akademisyenlerin "Orta Anadolu Tektonik Geçiş Bölgesi’nin Saptanması: Entegre Jeodezik (GNSS/InSAR) ve Sismik Verilerden Elde Edilen Kısıtlamalar" adıyla hazırladığı çalışma uluslararası bir bilimsel dergide yayımlandı. "Orta Anadolu geçiş zonu karşımıza çıkıyor" Araştırmanın detaylarını anlatan Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, "Şimdi normalde Anadolu bloğunun doğudan Arap plakası, batıda şuradan Afrika plakasının sıkıştırmasıyla Ege denizine doğru böyle batıya doğru bir kaçış yaptığını biliyoruz zaten. İyi bilindiği üzere Anadolu bloğu, Türkiye’nin tamamını kapsayan Anadolu, Ege denizine doğru batıya doğru bir hareket yapıyor, bir kaçma hareketi yapıyor. Biz bu hareketi bileşenlerine ayırdık, kuzey ve doğuya yönlü hareketlerini ayrıştırdık. Bunun neticesinde karşımıza şöyle bir tablo çıktı. Doğu kısma göre aşağıya güneye doğru hareket ediyor ve burada ortada bir geçiş zonu karşımıza çıkıyor. Biz buradaki geçmişten günümüze meydana gelen depremleri de inceledik ve burada şunu tespit ettik: Şu bölgede Doğu Anadolu fayı burada görüyorsunuz, Arap plakası burada Doğu Anadolu fayını sıkıştırıyor. Buradan da Afrika plakası daha yavaş bir hareketle sıkıştırıyor. Bunun neticesinde şurada ortada bir gerilim bölgesi ortaya çıkıyor. Bunun da 4.5 milyon yılda yani şuradaki S şekliyle aynı zaman diliminde meydana geldiğini görüyoruz. Depremler meydana gelebilir ama ilerleyen zamanda, Anadolu’nun milyonlarca yıldan bahsediyoruz tabii ki burada, milyonlarca yıl sonra her iki tarafının birbirinden ayrışması, ortadan ikiye bölünmesi söz konusu." dedi. Antalya’dan Karadeniz Ereğli’ye sıfır hattı Türkiye’nin doğusunun kuzeye, batısının ise güneye hareket ettiğini belirten Kutoğlu, "Uzun yıllardır uydu radar verisiyle Türkiye’nin yer kabuğu hareketlerini inceliyoruz. Bu yer kabuğu hareketlerini daha derin bir analize tabi tuttuğumuzda, Ankara’nın doğusunda kalan kısmının kuzeye doğru hareket ettiğini, batısında kalan kısmının da güneye doğru hareket etmiş olduğunu tespit ettik. Tabii bunun neticesinde de Antalya’dan yukarıya doğru, Karadeniz Ereğli’ye doğru bir beyazla görmüş olduğumuz bir sıfır hattının olduğunu tespit ettik. Bu sıfır hattının doğusu yukarıya, batısı da aşağıya doğru hareket ettiği için sıfır hattı etrafında bir gerilim bölgesi meydana geliyor. Buna biz Orta Anadolu geçiş zonu adını verdik yaptığımız yayında. Bu Orta Anadolu geçiş zonu etrafında geçmiş yıllarda irili ufaklı depremler meydana gelmiş. Bu da bu hattın varlığını doğrular nitelikte. Bu durum bize şunu gösteriyor: Bu gerilim devam ettiği sürece, bu şekilde devam ettiği sürece, Türkiye’nin doğusu, Ankara’nın doğuda kalan kısmı yukarıya, batısında kalan kısmı aşağıya devam edecek ve bu milyonlarca yıllık bir süreç içerisinde bu miktar kilometrelere ulaşabilir ve neticesinde Anadolu’nun ortadan ikiye ayrılması söz konusu olabilir. İlerleyen zamanda, yüz binlerce yıl, milyonlarca yıldan bahsediyoruz, büyük gerilimler birikerek burada büyük boyutta depremlerin de meydana gelmesi söz konusu olabilir." ifadelerini kullandı. Doğu Anadolu Fayı V şeklini aldı Arap ve Afrika plakalarının hız farkının Doğu Anadolu fayını şekillendirdiğini vurgulayan Kutoğlu, "Bu yaptığımız çalışmada tespit ettiğimiz şeylerden bir tanesi de şu, Doğu Anadolu fayının bugünkü şeklini almasında da bu hareketlerin önemli bir nedeni var. Ortaya çıkan bu tablo, Arap plakasının Afrika plakasından yılda 1.2 santimetre daha hızlı hareket etmesinden kaynaklanıyor. Doğu Anadolu fayı geçmişte, Kuzey Anadolu fayına bu hareket dikkate alındığında, Kuzey Anadolu fayına dik bir konumda bulunuyor olmalı. Ama zaman içerisinde Afrika plakası hızla Anadolu’nun içerisine girerek Doğu Anadolu fayının bir V şeklini almasına neden olmuş. Tabii bu hareket devam ettiği içerisinde, devam ettiği için de zaman içerisinde Doğu Anadolu fayının kuzeyinin giderek Kuzey Anadolu fayına yaklaşması ve sonunda onunla birleşmesiyle sonuçlanabilir uzun jeolojik süreçler içerisinde. Hatay’dan yukarıya doğru da yine Kuzey Anadolu fayını kesen bir dik fay hattının meydana gelmesi söz konusu olabilir. Bu çalışma bize bu sonuçları gösterdi." şeklinde konuştu. "Tam kapanma meydana gelebilir" Plakaların hareketiyle gelecekte yeni fay oluşumlarının görülebileceğine dikkat çeken Kutoğlu, sözlerini şöyle tamamladı: "Anadolu.. Afrika... itibaren Anadolu bloğunu sıkıştırıyor. Bu demektir ki buradaki hareketlere., baktığımız zaman zamanında Afrika bloğu buradan Kuzey Anadolu fayına yaklaşacak ve bir süre sonra da kapanma, tam kapanma meydana gelebilir. Ama bu süpürme neticesinde de şuradan yukarıya doğru bir yeni oluşumun meydana gelmesi söz konusu."
22 Mart 2026 Pazar - 12:01 BEUN Rektörü Özölçer’den bayram ziyareti, hastalar ve sağlık çalışanlarıyla bayramlaştı Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Ramazan Bayramı münasebetiyle İbni Sina Kampüsü’nde hizmet veren BEUN Hastanesini ziyaret etti. Ziyaret kapsamında düzenlenen bayramlaşma programına hastane yönetimi ile birlikte akademik ve idari personel katıldı. Bayramın manevi atmosferini birlikte paylaşmak amacıyla gerçekleştirilen ziyarette, hastanede tedavi gören hastalar, hasta yakınları ve sağlık çalışanlarıyla yakından ilgilenen Rektör Özölçer, geçmiş olsun dileklerini ileterek moral verdi. Sağlık çalışanlarının bayramda da büyük bir özveriyle görevlerini sürdürdüğüne dikkat çeken Özölçer, emeklerinden dolayı tüm sağlık personeline teşekkür etti. Program kapsamında açıklamada bulunan Rektör Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, bayramların yalnızca dini bir vecibe değil, aynı zamanda toplumsal birlik ve beraberliğin, hoşgörü ve dayanışmanın da en güçlü simgelerinden biri olduğuna dikkat çekerek sözlerinde şu ifadelere yer verdi: "Ramazan Bayramı; paylaşmanın, yardımlaşmanın ve gönüller arasında köprüler kurmanın en güzel zamanlarından biridir. Böyle mübarek ve anlamlı günlerde; hastalarımızın, yakınlarının ve fedakârca görev yapan sağlık çalışanlarımızın yanında olmak bizler için çok kıymetlidir. Nitekim Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘Aile Yılı’ olarak ilan ettiği bu süreç, bizlere ailevi, manevi ve kültürel değerlerimize daha sıkı sarılma sorumluluğunu bir kez daha hatırlatmaktadır. Elbette ki aile, sadece aynı çatı altında yaşayan bireylerden ibaret değildir. Aile, bizler için Üniversitemiz çatısı altında kurduğumuz büyük ve güçlü bağın da adıdır. 101 yıllık köklü bir geçmişe sahip Üniversitemiz; hasta ve hasta yakınlarımızın yanında olmak, sağlık çalışanlarımızın özverili mücadelesine ortak olmak bu bağı daha da güçlendirmektedir. Bu vesileyle Hastanemizde tedavi görmekte olan tüm hastalarımıza acil şifalar diliyor, hasta yakınlarına geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Bununla birlikte değerli akademik ve idari personelimizin, öğrencilerimizin ve Zonguldaklı hemşehrilerimizin Ramazan Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyorum. Hep birlikte nice sağlıklı, huzurlu ve mutlu bayramlara erişmeyi Rabbim’den niyaz ediyorum." Bayram ziyareti, karşılıklı iyi dileklerin paylaşılması ve hatıra fotoğrafı çekilmesiyle son buldu.
Kazakistan Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Amankul’dan Rektör Özölçer’e ziyaret
06 Kasım 2024 Çarşamba - 14:56 Kazakistan Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Amankul’dan Rektör Özölçer’e ziyaret Kazakistan Cumhuriyeti’nin İstanbul Başkonsolosu Nuriddin Amankul ve beraberindeki heyet, BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’i makamında ziyaret etti. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Farabi Kampüsündeki Rektörlük makamında gerçekleşen ziyarette iş insanı Fatih Furtun da yer aldı. Amankul’un nazik ziyaretlerinden dolayı duyduğu memnuniyeti dile getiren Rektör Özölçer, konuğuyla öğrenci merkezli bir üniversite olan Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesinin uluslararası alanda gerçekleştirdikleri çalışmalar hakkında bir süre sohbet etti. Rektör Özölçer ayrıca BEUN’da öğrenim görmekte olan Kazak öğrencileri kültür elçileri olarak gördüklerini sözlerine ekleyerek iki ülke arasındaki dostane ilişkilerin ve karşılıklı kültürel etkinliklerin akademik camiada da öğrenciler ve akademisyenler arasında olumlu bir etkileşim oluşturduğunu ifade etti. Dostane misafirperverliğine ithafen BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’e teşekkürlerini sunan Kazakistan Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Amankul, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesinin akademik camiada gerçekleştirdiği kayda değer faaliyetlerini yakinen takip ettiğini dile getirdi. Özellikle nitelikli eğitim öğretim anlayışı ve yaşayan kampüsü ile Türkiye’de öncü rol model olan BEUN ile Batı Karadeniz’in eşsiz doğal güzelliğine sahip Zonguldak’ın, Kazak öğrencilerin önde gelen tercihlerinden olduğunun da altını çizdi. Ziyaret, ikili ilişkilerin güçlendirilmesi ve karşılıklı iyi niyet temennilerinin ardından günün anısına binaen hatıra fotoğrafı çekimi ile sona erdi.
Güner, mantar zehirlenmelerine karşı uyardı
05 Kasım 2024 Salı - 13:41 Güner, mantar zehirlenmelerine karşı uyardı Zonguldak İl Sağlık Müdürü Uzman Dr. Ertuğrul Güner, mantar zehirlenmelerine karşı vatandaşlara uyarılarda bulundu. Uzm. Dr. Güner, mantar zehirlenmelerinin, özellikle yağışların bol olduğu mevsimlerde görüldüğünü ifade etti. Doğal ortamlarda yetişen ve yapısında zehir bulunan mantarların taze, kurutulmuş veya konserve şeklinde çiğ veya pişirilmiş olarak yenmesi neticesinde ölümle sonuçlanabilen ciddi zehirlenmeler görülebildiğini ifade eden Güner, "Ülkemizde doğal ortamlarda zehirli mantarların yetiştiği ve halkımızın da bu mantarlara çokça rağbet ettiği bilinmektedir. Zehirlenme belirtileri mantarda bulunan zehrin niteliğine göre mantarın yenmesini takiben 2 ile 6 saat içinde ortaya çıkabilmektedir. Mantarlarda bulunan zehrin özelliğine göre ortaya çıkan belirtiler çeşitlilik gösterebilmektedir. Mantarın yenmesini takiben 2 saat içinde sersemlik, uyku hali, tansiyon düşüklüğü, bulanık görme, yüzde ve boyunda kızarma, ağızda metal tat duyusu, bulantı, kusma, terleme; bazı türlerin yenmesinden 6 saat sonra ise bulantı, kusma, ishal, ateş, çarpıntı, karın ağrısı, karaciğer-böbrek fonksiyon bozuklukları ve ölümle sonuçlanan zehirlenme belirtileri görülebilmektedir. Vatandaşlarımızın doğada yetişen mantarların ölümcül sonuçlar doğurabileceğini bilmeleri ve kesinlikle tüketmemeleri ancak tüketilmesi sonucunda bu belirtilerin görülmesi hâlinde mantarı tüketen kişilerin derhal en yakın sağlık kuruluşuna başvurmaları gerekmektedir" dedi. Ulusal Zehir Danışma Merkezi’nin zehirlenme konusunda 7/24 kesintisiz hizmet sunduğunu aktaran Güner, "İhtiyaç halinde bilgi almak isteyen vatandaşlar 114 numaralı Ulusal Zehir Danışma Merkezi’ni arayabilirler. Doğal alanlarda yetişen mantarlar yerine bandrollü kültür mantarları tercih edilmelidir. Kültür mantarları bünyelerinde zehirli maddeleri bulundurmadığından bir zehirlenme görülmesi söz konusu değildir. Ancak, bu mantarların yetiştiği ortam itibariyle, bazı mikroorganizmalar mantarların üzerinde bulunabilir. Bu mikroorganizmayla bulaşmış mantarların çiğ olarak yenmesi sonucunda çok hafif mide ve bağırsak şikâyetlerinin gelişebileceği de unutulmamalıdır. Ayrıca mantar alırken ambalajlı olan mantarlar tercih edilmeli ve ambalajında tüketiciyi bilgilendirmeye yönelik bilgilerin yer aldığı etiketlerin olup olmadığına da dikkat edilmelidir" şeklinde konuştu.
Doğuştan görme engelli genç; engelli insanlara umut oldu
05 Kasım 2024 Salı - 13:24 Doğuştan görme engelli genç; engelli insanlara umut oldu Zonguldak’ta iki koyun ile çobanlık yapmaya başlayan 25 yaşındaki görme engelli Selim Demirci, hayatını adeta koyunlarına adadı. Demirci, azmiyle engelli vatandaşlara da örnek oldu. Alaplı ilçesine bağlı Gümeli bledesinde dünyaya gelen 25 yaşındaki Selim Demirci, görme engeli sebebiyle 8 yılını İstanbul’da geçirdiğini söyledi. Veysel Vardal Görme Engelliler İlköğretim Okulu’ndan mezun olan Demirci, Türkan Sabancı Ortaokulu’nu tamamladı. İstanbul’daki eğitim hayatı sonrası ilçeye dönen Demirci, burada da Alaplı Anadolu İmam Hatip Lisesi’nde lise eğitimini tamamladı. Çiftçi bir ailenin çocuğu olduğunu ifade eden Demirci, çobanlık yapmaya karar verdi. Bir koyun ile mesleğe başlayan Demirci, hayırsever bir vatandaşın hediyesi ile iki koyuna çobanlık yapmaya devam ediyor. Çobanlık mesleğine merakı sayesinde başladığını ifade eden Selim Demirci, azmiyle de engelli vatandaşlara örnek oldu. "Koyunlarım beni tanıyor" Koyunlar ile ilgilenmenin, uğraşmanın kendisi için güzel bir uğraşı olduğunu belirten Demirci, "Hayvanlar ne kadar uzağa giderse gitsin, çağırınca gelir. Fakat şöyle bir durum var. Karınları doyunca geliyorlar. Yine de gelirler. Ünlü bir çobanımız vardı. ’Bunlar beni tanıyorlar’ diyordu. Ben onun gibi olmasam da koyunlarım beni tanıyor. Beni biliyorlar. Bazen ben olmayınca babamlar koyunlarımı otlatmaya götürür. Ama genellikle beni daha çok benimsiyorlar. Alandan uzaklaşayım, kendileri rahat bir şekilde gelip beni bulurlar" dedi. "Kendimi adeta hayvanlarıma adadım" Yakınlarının tarlalarına giderek, yamaçlara inerek hayvanlarını otlattığını söyleyen Demirci, "Bu iş engel değildir. Bir işi sevdiğiniz zaman yapabilirsiniz. Gerçekten böyle. Ben iki koyuna da bakabilirim. Üç ve daha fazlasına da bakabilirim, otlatabilirim. Yamaçlara gidip gelebiliyorum. Ailem bana ’gitme’ diyor. Sağolsunlar beni düşünüyorlar. Ben de ’hayvanlarım iyi olsun. Güzel gelişsinler. Karınları doysun’ diye gidiyorum. Zor olmuyor. Bir işi gerçekten severek yaparsanız. Hakikaten o iş size kolay geliyor. Herkesin kendine ait özelliği vardır. Ben de bu işi seviyorum. Doğuştan görme engelliyim. Kendimi bunlara adadım desem yeridir" şeklinde konuştu. İkinci koyunu kendisine hediye eden hayırsevere de teşekkür eden Demirci, "Koyunu bana hediye eden değerli büyüğüm Muharrem ağabey. Onun da kendine ait koyunları var. Bana sağolsun o koyun hediye etti" şeklinde konuştu.
Doç. Dr. Ferdi Kara’ya IEEE’den “Üstün Başarılı Genç Araştırmacı Ödülü”
05 Kasım 2024 Salı - 11:10 Doç. Dr. Ferdi Kara’ya IEEE’den “Üstün Başarılı Genç Araştırmacı Ödülü” Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümünden Doç. Dr. Ferdi Kara, Institute of Electrical and Electronics Engineers (IEEE)’den Üstün Başarı Ödülü aldı. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği öğretim üyesi Doç. Dr. Ferdi Kara “IEEE Comsoc EMEA Outstanding Young Researcher” ödülünü kazandı. Dünyanın önde gelen mühendislik ve teknoloji kuruluşlarından biri olan Institute of Electrical and Electronics Engineers Communcations Society (IEEE ComSoc) tarafından Avrupa, Orta Doğu ve Afrika’daki genç araştırmacılara (35 yaş altı) verilen ödül, IEEE ComSoc bünyesinde son üç yılda akademik yayınlar, editörlük ve konferans organizasyonu gibi profesyonel etkinliklerde olağanüstü faaliyet gösteren araştırmacılara veriliyor. Bu prestijli ödülün Doç. Dr. Ferdi Kara’ya verilme gerekçesi ise 6G teknolojileri üzerine yürüttüğü araştırmalar ve bu alanda sağladığı katkılar. BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Doç. Dr. Ferdi Kara’nın aldığı ödülle ilgili konuşarak “Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi olarak 100 yıllık tecrübemizle daima akademik, kültürel, sportif ve sosyal alanlardaki çalışmaları ve etkinlikleri destekliyoruz. Üniversitemize yakışır biçimde bu çabaların geri dönüşlerini görmek bizleri ziyadesiyle mutlu ediyor. Mühendislik Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü öğretim üyemiz Doç. Dr. Ferdi Kara’yı almış olduğu ödülden dolayı kutlayarak çalışmalarında başarılar diliyorum.” ifadelerini kullandı.