Yerel Haberler
Zonguldak
23 Mart 2026 Pazartesi - 13:30 Milyonlarca yıll sonra Anadolu’nun ortadan ikiye ayrılması söz konusu olabilir Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Harita Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu ve beraberindeki akademisyenler, uydu radar verilerini inceleyerek Türkiye’yi ikiye bölen "Orta Anadolu Geçiş Zonu"nu tespit etti. Prof. Dr. Kutoğlu, "Bu gerilim bu şekilde devam ettiği sürece Türkiye’nin doğusu, Ankara’nın doğuda kalan kısmı yukarıya, batısında kalan kısmı aşağıya devam edecek ve bu milyonlarca yıllık bir süreç içerisinde bu miktar kilometrelere ulaşabilir ve neticesinde Anadolu’nun ortadan ikiye ayrılması söz konusu olabilir. Yüz binlerce yıl, milyonlarca yıldan bahsediyoruz" dedi. Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, Dokuz Eylül Üniversitesi’nden Doç. Dr. Mustafa Softa ve Fırat Üniversitesi’nden Araştırma Görevlisi Elif Akgün, uydu radar verilerinden yararlanarak Türkiye’nin yer kabuğu hareketlerini inceledi. Akademisyenlerin "Orta Anadolu Tektonik Geçiş Bölgesi’nin Saptanması: Entegre Jeodezik (GNSS/InSAR) ve Sismik Verilerden Elde Edilen Kısıtlamalar" adıyla hazırladığı çalışma uluslararası bir bilimsel dergide yayımlandı. "Orta Anadolu geçiş zonu karşımıza çıkıyor" Araştırmanın detaylarını anlatan Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, "Şimdi normalde Anadolu bloğunun doğudan Arap plakası, batıda Afrika plakasının sıkıştırmasıyla Ege denizine doğru böyle batıya doğru bir kaçış yaptığını biliyoruz zaten. İyi bilindiği üzere Anadolu bloğu, Türkiye’nin tamamını kapsayan Anadolu, Ege denizine doğru batıya doğru bir hareket yapıyor, bir kaçma hareketi yapıyor. Biz bu hareketi bileşenlerine ayırdık, kuzey ve doğuya yönlü hareketlerini ayrıştırdık. Bunun neticesinde karşımıza şöyle bir tablo çıktı. Doğu kısma göre aşağıya güneye doğru hareket ediyor ve burada ortada bir geçiş zonu karşımıza çıkıyor. Biz buradaki geçmişten günümüze meydana gelen depremleri de inceledik ve burada şunu tespit ettik: Doğu Anadolu fayı burada görüyorsunuz, Arap plakası Doğu Anadolu fayını sıkıştırıyor. Buradan da Afrika plakası daha yavaş bir hareketle sıkıştırıyor. Bunun neticesinde ortada bir gerilim bölgesi ortaya çıkıyor. Bunun da 4.5 milyon yılda yani şuradaki S şekliyle aynı zaman diliminde meydana geldiğini görüyoruz. Depremler meydana gelebilir ama ilerleyen zamanda, Anadolu’nun milyonlarca yıldan bahsediyoruz tabii ki burada, milyonlarca yıl sonra her iki tarafının birbirinden ayrışması, ortadan ikiye bölünmesi söz konusu" dedi. Antalya’dan Karadeniz Ereğli’ye sıfır hattı Türkiye’nin doğusunun kuzeye, batısının ise güneye hareket ettiğini belirten Kutoğlu, "Uzun yıllardır uydu radar verisiyle Türkiye’nin yer kabuğu hareketlerini inceliyoruz. Bu yer kabuğu hareketlerini daha derin bir analize tabi tuttuğumuzda, Ankara’nın doğusunda kalan kısmının kuzeye doğru hareket ettiğini, batısında kalan kısmının da güneye doğru hareket etmiş olduğunu tespit ettik. Tabii bunun neticesinde de Antalya’dan yukarıya doğru, Karadeniz Ereğli’ye doğru bir beyazla görmüş olduğumuz bir sıfır hattının olduğunu tespit ettik. Bu sıfır hattının doğusu yukarıya, batısı da aşağıya doğru hareket ettiği için sıfır hattı etrafında bir gerilim bölgesi meydana geliyor. Buna biz Orta Anadolu geçiş zonu adını verdik yaptığımız yayında. Bu Orta Anadolu geçiş zonu etrafında geçmiş yıllarda irili ufaklı depremler meydana gelmiş. Bu da bu hattın varlığını doğrular nitelikte. Bu durum bize şunu gösteriyor: Bu gerilim devam ettiği sürece, bu şekilde devam ettiği sürece, Türkiye’nin doğusu, Ankara’nın doğuda kalan kısmı yukarıya, batısında kalan kısmı aşağıya devam edecek ve bu milyonlarca yıllık bir süreç içerisinde bu miktar kilometrelere ulaşabilir ve neticesinde Anadolu’nun ortadan ikiye ayrılması söz konusu olabilir. İlerleyen zamanda, yüz binlerce yıl, milyonlarca yıldan bahsediyoruz, büyük gerilimler birikerek burada büyük boyutta depremlerin de meydana gelmesi söz konusu olabilir" ifadelerini kullandı. Doğu Anadolu Fayı V şeklini aldı Arap ve Afrika plakalarının hız farkının Doğu Anadolu fayını şekillendirdiğini vurgulayan Kutoğlu, "Bu yaptığımız çalışmada tespit ettiğimiz şeylerden bir tanesi de şu, Doğu Anadolu fayının bugünkü şeklini almasında da bu hareketlerin önemli bir nedeni var. Ortaya çıkan bu tablo, Arap plakasının Afrika plakasından yılda 1.2 santimetre daha hızlı hareket etmesinden kaynaklanıyor. Doğu Anadolu fayı geçmişte, Kuzey Anadolu fayına bu hareket dikkate alındığında, Kuzey Anadolu fayına dik bir konumda bulunuyor olmalı. Ama zaman içerisinde Afrika plakası hızla Anadolu’nun içerisine girerek Doğu Anadolu fayının bir V şeklini almasına neden olmuş. Tabii bu hareket devam ettiği içerisinde, devam ettiği için de zaman içerisinde Doğu Anadolu fayının kuzeyinin giderek Kuzey Anadolu fayına yaklaşması ve sonunda onunla birleşmesiyle sonuçlanabilir uzun jeolojik süreçler içerisinde. Hatay’dan yukarıya doğru da yine Kuzey Anadolu fayını kesen bir dik fay hattının meydana gelmesi söz konusu olabilir. Bu çalışma bize bu sonuçları gösterdi" şeklinde konuştu. "Tam kapanma meydana gelebilir" Plakaların hareketiyle gelecekte yeni fay oluşumlarının görülebileceğine dikkat çeken Kutoğlu son olarak "Afrika bloğu Kuzey Anadolu fayına yaklaşacak ve bir süre sonra da kapanma, tam kapanma meydana gelebilir. Ama bu süpürme neticesinde de yukarıya doğru bir yeni oluşumun meydana gelmesi söz konusu" dedi.
23 Mart 2026 Pazartesi - 13:05 Anadolu’nun ortadan ikiye ayrılması söz konusu olabilir Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Harita Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu ve beraberindeki akademisyenler, uydu radar verilerini inceleyerek Türkiye’yi ikiye bölen "Orta Anadolu Geçiş Zonu"nu tespit etti. Prof. Dr. Kutoğlu, "Bu gerilim bu şekilde devam ettiği sürece Türkiye’nin doğusu, Ankara’nın doğuda kalan kısmı yukarıya, batısında kalan kısmı aşağıya devam edecek ve bu milyonlarca yıllık bir süreç içerisinde bu miktar kilometrelere ulaşabilir ve neticesinde Anadolu’nun ortadan ikiye ayrılması söz konusu olabilir. Yüz binlerce yıl, milyonlarca yıldan bahsediyoruz" dedi. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Harita Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, Dokuz Eylül Üniversitesi’nden Doç. Dr. Mustafa Softa ve Fırat Üniversitesi’nden Araştırma Görevlisi Elif Akgün, yıllar uydu radar verilerinden yararlanarak Türkiye’nin yer kabuğu hareketlerini inceledi. Akademisyenlerin "Orta Anadolu Tektonik Geçiş Bölgesi’nin Saptanması: Entegre Jeodezik (GNSS/InSAR) ve Sismik Verilerden Elde Edilen Kısıtlamalar" adıyla hazırladığı çalışma uluslararası bir bilimsel dergide yayımlandı. "Orta Anadolu geçiş zonu karşımıza çıkıyor" Araştırmanın detaylarını anlatan Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, "Şimdi normalde Anadolu bloğunun doğudan Arap plakası, batıda şuradan Afrika plakasının sıkıştırmasıyla Ege denizine doğru böyle batıya doğru bir kaçış yaptığını biliyoruz zaten. İyi bilindiği üzere Anadolu bloğu, Türkiye’nin tamamını kapsayan Anadolu, Ege denizine doğru batıya doğru bir hareket yapıyor, bir kaçma hareketi yapıyor. Biz bu hareketi bileşenlerine ayırdık, kuzey ve doğuya yönlü hareketlerini ayrıştırdık. Bunun neticesinde karşımıza şöyle bir tablo çıktı. Doğu kısma göre aşağıya güneye doğru hareket ediyor ve burada ortada bir geçiş zonu karşımıza çıkıyor. Biz buradaki geçmişten günümüze meydana gelen depremleri de inceledik ve burada şunu tespit ettik: Şu bölgede Doğu Anadolu fayı burada görüyorsunuz, Arap plakası burada Doğu Anadolu fayını sıkıştırıyor. Buradan da Afrika plakası daha yavaş bir hareketle sıkıştırıyor. Bunun neticesinde şurada ortada bir gerilim bölgesi ortaya çıkıyor. Bunun da 4.5 milyon yılda yani şuradaki S şekliyle aynı zaman diliminde meydana geldiğini görüyoruz. Depremler meydana gelebilir ama ilerleyen zamanda, Anadolu’nun milyonlarca yıldan bahsediyoruz tabii ki burada, milyonlarca yıl sonra her iki tarafının birbirinden ayrışması, ortadan ikiye bölünmesi söz konusu." dedi. Antalya’dan Karadeniz Ereğli’ye sıfır hattı Türkiye’nin doğusunun kuzeye, batısının ise güneye hareket ettiğini belirten Kutoğlu, "Uzun yıllardır uydu radar verisiyle Türkiye’nin yer kabuğu hareketlerini inceliyoruz. Bu yer kabuğu hareketlerini daha derin bir analize tabi tuttuğumuzda, Ankara’nın doğusunda kalan kısmının kuzeye doğru hareket ettiğini, batısında kalan kısmının da güneye doğru hareket etmiş olduğunu tespit ettik. Tabii bunun neticesinde de Antalya’dan yukarıya doğru, Karadeniz Ereğli’ye doğru bir beyazla görmüş olduğumuz bir sıfır hattının olduğunu tespit ettik. Bu sıfır hattının doğusu yukarıya, batısı da aşağıya doğru hareket ettiği için sıfır hattı etrafında bir gerilim bölgesi meydana geliyor. Buna biz Orta Anadolu geçiş zonu adını verdik yaptığımız yayında. Bu Orta Anadolu geçiş zonu etrafında geçmiş yıllarda irili ufaklı depremler meydana gelmiş. Bu da bu hattın varlığını doğrular nitelikte. Bu durum bize şunu gösteriyor: Bu gerilim devam ettiği sürece, bu şekilde devam ettiği sürece, Türkiye’nin doğusu, Ankara’nın doğuda kalan kısmı yukarıya, batısında kalan kısmı aşağıya devam edecek ve bu milyonlarca yıllık bir süreç içerisinde bu miktar kilometrelere ulaşabilir ve neticesinde Anadolu’nun ortadan ikiye ayrılması söz konusu olabilir. İlerleyen zamanda, yüz binlerce yıl, milyonlarca yıldan bahsediyoruz, büyük gerilimler birikerek burada büyük boyutta depremlerin de meydana gelmesi söz konusu olabilir." ifadelerini kullandı. Doğu Anadolu Fayı V şeklini aldı Arap ve Afrika plakalarının hız farkının Doğu Anadolu fayını şekillendirdiğini vurgulayan Kutoğlu, "Bu yaptığımız çalışmada tespit ettiğimiz şeylerden bir tanesi de şu, Doğu Anadolu fayının bugünkü şeklini almasında da bu hareketlerin önemli bir nedeni var. Ortaya çıkan bu tablo, Arap plakasının Afrika plakasından yılda 1.2 santimetre daha hızlı hareket etmesinden kaynaklanıyor. Doğu Anadolu fayı geçmişte, Kuzey Anadolu fayına bu hareket dikkate alındığında, Kuzey Anadolu fayına dik bir konumda bulunuyor olmalı. Ama zaman içerisinde Afrika plakası hızla Anadolu’nun içerisine girerek Doğu Anadolu fayının bir V şeklini almasına neden olmuş. Tabii bu hareket devam ettiği içerisinde, devam ettiği için de zaman içerisinde Doğu Anadolu fayının kuzeyinin giderek Kuzey Anadolu fayına yaklaşması ve sonunda onunla birleşmesiyle sonuçlanabilir uzun jeolojik süreçler içerisinde. Hatay’dan yukarıya doğru da yine Kuzey Anadolu fayını kesen bir dik fay hattının meydana gelmesi söz konusu olabilir. Bu çalışma bize bu sonuçları gösterdi." şeklinde konuştu. "Tam kapanma meydana gelebilir" Plakaların hareketiyle gelecekte yeni fay oluşumlarının görülebileceğine dikkat çeken Kutoğlu, sözlerini şöyle tamamladı: "Anadolu.. Afrika... itibaren Anadolu bloğunu sıkıştırıyor. Bu demektir ki buradaki hareketlere., baktığımız zaman zamanında Afrika bloğu buradan Kuzey Anadolu fayına yaklaşacak ve bir süre sonra da kapanma, tam kapanma meydana gelebilir. Ama bu süpürme neticesinde de şuradan yukarıya doğru bir yeni oluşumun meydana gelmesi söz konusu."
22 Mart 2026 Pazar - 12:01 BEUN Rektörü Özölçer’den bayram ziyareti, hastalar ve sağlık çalışanlarıyla bayramlaştı Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Ramazan Bayramı münasebetiyle İbni Sina Kampüsü’nde hizmet veren BEUN Hastanesini ziyaret etti. Ziyaret kapsamında düzenlenen bayramlaşma programına hastane yönetimi ile birlikte akademik ve idari personel katıldı. Bayramın manevi atmosferini birlikte paylaşmak amacıyla gerçekleştirilen ziyarette, hastanede tedavi gören hastalar, hasta yakınları ve sağlık çalışanlarıyla yakından ilgilenen Rektör Özölçer, geçmiş olsun dileklerini ileterek moral verdi. Sağlık çalışanlarının bayramda da büyük bir özveriyle görevlerini sürdürdüğüne dikkat çeken Özölçer, emeklerinden dolayı tüm sağlık personeline teşekkür etti. Program kapsamında açıklamada bulunan Rektör Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, bayramların yalnızca dini bir vecibe değil, aynı zamanda toplumsal birlik ve beraberliğin, hoşgörü ve dayanışmanın da en güçlü simgelerinden biri olduğuna dikkat çekerek sözlerinde şu ifadelere yer verdi: "Ramazan Bayramı; paylaşmanın, yardımlaşmanın ve gönüller arasında köprüler kurmanın en güzel zamanlarından biridir. Böyle mübarek ve anlamlı günlerde; hastalarımızın, yakınlarının ve fedakârca görev yapan sağlık çalışanlarımızın yanında olmak bizler için çok kıymetlidir. Nitekim Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘Aile Yılı’ olarak ilan ettiği bu süreç, bizlere ailevi, manevi ve kültürel değerlerimize daha sıkı sarılma sorumluluğunu bir kez daha hatırlatmaktadır. Elbette ki aile, sadece aynı çatı altında yaşayan bireylerden ibaret değildir. Aile, bizler için Üniversitemiz çatısı altında kurduğumuz büyük ve güçlü bağın da adıdır. 101 yıllık köklü bir geçmişe sahip Üniversitemiz; hasta ve hasta yakınlarımızın yanında olmak, sağlık çalışanlarımızın özverili mücadelesine ortak olmak bu bağı daha da güçlendirmektedir. Bu vesileyle Hastanemizde tedavi görmekte olan tüm hastalarımıza acil şifalar diliyor, hasta yakınlarına geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Bununla birlikte değerli akademik ve idari personelimizin, öğrencilerimizin ve Zonguldaklı hemşehrilerimizin Ramazan Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyorum. Hep birlikte nice sağlıklı, huzurlu ve mutlu bayramlara erişmeyi Rabbim’den niyaz ediyorum." Bayram ziyareti, karşılıklı iyi dileklerin paylaşılması ve hatıra fotoğrafı çekilmesiyle son buldu.
Yaşlı kadın, mağazanın önünde satılan montu çalıp gözden kayboldu
24 Ekim 2024 Perşembe - 14:43 Yaşlı kadın, mağazanın önünde satılan montu çalıp gözden kayboldu Zonguldak’ın Çaycuma ilçesinde meydana gelen bir olayda bir butik mağazasından yaşlı bir kadın güvenlik kameralarına aldırış etmeden mont çalıp, gözden kayboldu. Yaşanan hırsızlık anı ise an be an güvenlik kamerasına yansıdı. Olay, ilçenin Ömer Kalaycı Caddesi, hükümet konağının karşısındaki bir kıyafet mağazasında meydana geldi. Berika Miyanyedi’ye ait olan butik mağazasını 2,5 ay önce açan işyeri sahibi açtığından bu güne kadar iki kez hırsızların hedefi oldu. Bir ay önce mağazadan çorap çalınmasının ardından bir ay sonra da yaşlı bir kadın tarafından mont çalındı. Mağaza sahibinin borç alarak aldığın ve askıya astığı ürünü, kimliği belirsiz bir yaşlı kadın tarafından güvenlik kamerasına aldırış etmeden çalmasıyla birlikte olay yerinden uzaklaştı. Mağaza sahibi Miyanyedi yaşanan olayın ardından yaptığı açıklamasında durumu polise bildirdiğini ve montunu çalan yaşlı kadının bulunmasını istedi. Miyanyedi; “Ben burayı açalı 2,5 ay oldu. Geçen ayda çoraplarımı çaldılar. Çorabın çalınmasını küçük bir olay olduğu için önemsemedim. Ama bu ay yeni sergilediğim montumu yaşlı bir kadın alıyor koluna, sanki kendi malı gibi, kameralara baka baka, elini kolunu sallaya sallaya çekip gidiyor. Polise de bu konuda şikayette bulundum. Bu hırsızın bulunmasını istiyorum. Benim canım yandı, başkasının da bu konuda canı yanmasın. Bu ürün benim borç ile aldığım bir ürün. Bu yüzden bu tarzda insanların bulunmasını istiyorum” şeklinde konuştu. Öte yandan yaşanan hırsızlık anı ise mağazanın güvenlik kamerasına an ve an yansıdığı görüldü. Polis, hırsızlık olayını gerçekleştiren şüpheliyi bulmak için çalışma başlattığıifadeedildi.
BEUN “Beslenme Dostu ve Fiziksel Aktiviteyi Destekleyen İşyeri” ünvanına sahip oldu
23 Ekim 2024 Çarşamba - 17:41 BEUN “Beslenme Dostu ve Fiziksel Aktiviteyi Destekleyen İşyeri” ünvanına sahip oldu Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN), Zonguldak İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yapılan değerlendirmeler sonucunda “Beslenme Dostu ve Fiziksel Aktiviteyi Destekleyen İşyeri” ünvanı almaya hak kazandı. Sağlık Bakanlığı, çalışanların iş yerlerinde geçirdikleri zaman dilimlerinde sağlıklı beslenme alışkanlıkları ve fiziksel aktiviteyi destekleyici yeni bir davranış modeli geliştirmeleri amacıyla yürüttüğü proje kapsamında Zonguldak İl Sağlık Müdürlüğü denetim ekiplerinin yaptığı incelemeler sonucunda Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi belirlenen tüm kriterleri karşılayarak “Beslenme Dostu ve Fiziksel Aktiviteyi Destekleyen İşyeri Belgesi”ni almaya hak kazanan kurumlardan biri oldu. Bu çerçevede, BEUN Rektörlük makamında gerçekleştirilen ziyarette Zonguldak İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Ertuğrul Güner, belgeyi Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’e takdim etti. Ziyarette BEUN Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Servet Karasu, BEUN Obezite ve Diyabet Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Taner Bayraktaoğlu, Zonguldak İl Sağlık Müdürlüğü ekipleri ve Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi idari personeli yer aldı. Konuyla ilgili açıklamada bulunan Rektör Özölçer, “Üniversite olarak çalışanlarımızın sağlıklı bir iş ortamında bulunması ve onların yaşam kalitesini artırmak en önemli önceliklerimizden biridir. Bu ünvanı kazanmak, kurum olarak toplumsal sorumluluk bilinciyle hareket ettiğimizin bir göstergesidir. Sağlık Bakanlığının öncülüğünde hayata geçirilen bu projeye katkıda bulunmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz.” ifadelerini dile getirdi.
BEUN GES projesini hayata geçirdi
23 Ekim 2024 Çarşamba - 17:38 BEUN GES projesini hayata geçirdi Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Farabi Kampüsü yemekhane binası çatısına kurulan güneş enerjisi santrali ile yıllık 641 ağaç dikimine eşdeğer karbon salınımı önlenecek. Güneş enerjisi, çevreye zarar veren karbondioksit emisyonlarını en aza indirerek, küresel ısınma ve iklim değişikliğinin olumsuz etkilerini önleyen temiz, sürdürülebilir ve yenilenebilir bir enerji kaynağı. Bu sebeple güneş enerjisine yapılan yatırımlar, temiz ve sürdürülebilir bir gelecek için atılan önemli bir adım. Bu bağlamda Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesinin elektrik enerjisi tüketiminin bir kısmının yenilenebilir enerji kaynakları ile sağlanması amacıyla Farabi Kampüsü yemekhane binasının çatısına 40 kWp kurulu gücünde yenilenebilir güneş enerjisi santrali (GES) kuruldu. Toplam kurulu gücü 40 kWp olan GES ile yılda yaklaşık 54 bin 853 kWh elektrik üretileceği ve Farabi Kampüsünün yıllık enerji ihtiyacının yüzde 2,5’lik kısmının temiz, yenilenebilir enerji kaynağından karşılanacağı öngörülüyor. Bununla birlikte elektrik üretiminde fosil kaynaklı yakıt kullanımından doğan karbondioksit ve sera gazının, yenilenebilir enerji kaynaklarını kullanarak azaltılmasına bağlı olarak kurulacak güneş enerjisi tesisi ile yıllık yaklaşık 32911 kg CO emisyonunun önleneceği hesaplandı. Bu önlenen salınım değeri ise yıllık yaklaşık 641 ağaç dikimine eşdeğer. Kurulan güneş enerjisi santrali enerji tasarrufunu sağlayıp karbon salınımını azaltmanın yanı sıra elde edilecek veriler aracılığıyla panel verimini etkileyen yön, gölgeleme, toz, güneş, radyasyon seviyesi ve sıcaklık gibi birçok faktör de analiz edilecek. Böylece akademik anlamda, sistem verimini artıracak yöntemlere yönelik lisansüstü çalışmaların ve projelerin ortaya çıkartılması da hedefleniyor. BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, güneş enerjisi santralinin kurulumu ile ilgili yaptığı açıklamada “BEUN olarak her geçen gün farklı akademik alanlarda gerçekleştirdiğimiz nitelikli çalışmaların yanında bizzat kendi kampüsümüzde de son bilimsel gelişmeleri hayata geçirmekten dolayı mutluluk duyuyoruz. Farabi Kampüsü yemekhane binasına kurulumunu tamamlayıp faaliyete geçirdiğimiz güneş enerjisi santrali ile yıllık enerji ihtiyacımızın yüzde 2,5’ini sürdürülebilir kaynaklardan sağlayacağız. İlerleyen süreçte bu oranı artırmayı planladığımız gibi gelecek nesillerimize sürdürülebilir bir dünya bırakmak ve BEUN’u yeşil ve doğa dostu kampüsleri ile kendine enerji ihtiyacı bakımından yetebilen bir üniversite olarak dönüştürmek için de kararlılıkla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Buna binaen gerçekleştirmiş olduğumuz projemizin, üniversitemize ve ülkemize hayırlı olmasını temenni ediyorum.” sözlerine yer verdi.
Türkiye 1.si Zonguldak Alaplı’dan
23 Ekim 2024 Çarşamba - 16:43 Türkiye 1.si Zonguldak Alaplı’dan 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nın 101. yıldönümü etkinlikleri kapsamında Temel Eğitim Genel Müdürlüğüne bağlı resmi ortaokullar ile imam hatip ortaokullarında düzenlenen “Cumhuriyet’in Yeni Yüzyılı” konulu resim, şiir ve kompozisyon dallarında düzenlenen yarışmada Türkiye 1. incisi oldu. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nın 101. Yıldönümü Etkinlikleri kapsamında düzenlenen “Cumhuriyet’in Yeni Yüzyılı” konulu resim, şiir ve kompozisyon dallarında düzenlenen yarışmada Alaplı Kasımlı Ortaokulu 8/A sınıfı öğrencilerinden Zeynep Begüm Özsoy Türkiye 1. incisi olarak büyük bir başarıya imza attı. Alaplı Kasımlı Ortaokulu Müdürü Bahattin Duman, "Eseriyle Cumhuriyeti koruyacak, yaşatacak ve ülkesine sahip çıkacak ilim, irfan ve ahlâk sahibi; inancına, tarihine, kültürüne, ailesine, milletine ve bütün insanlığa karşı görevlerini bilen, yerine getirmeye çalışan bir neslin yetiştiğine dair inancımızı güçlendiren öğrencimizin yetiştirilmesinde büyük emeği olan ailesini, ilimizin her alanda gelişmesine destek veren ve öncülük eden İl Milli Eğitim Müdürlüğümüzü, ilçemizin eğitim alanında da ilerlemesinde destek veren Kaymakamımız Selçuk Köksal’ı, yıllardır bizlerden maddi ve manevi desteğini esirgemeyen Alaplı İlçe Milli Eğitim Müdürümüz Cevat Çevik’i, Şube Müdürlerimizi, yazısını oluşturma sürecinde rehber olan Türkçe öğretmeni Demet Yener’i, öğrencilerimizin bugünlere gelmesinde emeği olan tüm öğretmenlerimizi tebrik ediyor, öğrencilerimizin başarılarının daim olmasını diliyoruz" dedi.