Yerel Haberler
Zonguldak
27 Mayıs 2026 Çarşamba - 07:32 Vali Hacıbektaşoğlu’ndan Kurban Bayramı mesajı Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu, Kurban Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajda birlik, beraberlik ve dayanışma vurgusu yaparak vatandaşların bayramını kutladı. Vali Hacıbektaşoğlu mesajında, bayramların toplumsal birlik duygusunun en güçlü şekilde hissedildiği özel zamanlar olduğunu belirterek şu ifadelere yer verdi; "Kıymetli Zonguldaklı Hemşehrilerim; Kurban Bayramı’na ulaşmanın huzurunu ve sevincini hep birlikte yaşıyoruz. Bayramlar; gündelik hayatın telaşı içinde çoğu zaman ertelediğimiz hatırlamaları yeniden mümkün kılan özel zamanlardır. Aile bağlarının güçlendiği, büyüklerin ziyaret edildiği, çocukların sevincine ortak olunduğu, ihtiyaç sahiplerinin gözetildiği bu günler; aynı zamanda toplumsal birlik duygusunun en güçlü şekilde hissedildiği anlardır. Kurban Bayramı’nın taşıdığı anlam; paylaşmakla eksilmeyen, aksine çoğalan iyiliği hayatın merkezinde tutabilmektir. Bir sofrayı, bir selamı, bir duayı ve imkânı paylaşabilmenin değeri; bayramların bizlere bıraktığı en kıymetli miraslardan biridir. Bayram sevincimizin hüzne dönüşmemesi için özellikle bayram süresince yola çıkacak vatandaşlarımızdan trafik kurallarına titizlikle uymalarını rica ediyorum. Emniyet kemeri kullanmak, hız sınırlarına riayet etmek ve yorgun şekilde direksiyon başına geçmemek; hem kendi hayatımız hem de sevdiklerimizin güvenliği açısından büyük önem taşımaktadır. Unutmayalım ki bayramın en güzel tarafı, sevdiklerimizle sağlık ve huzur içinde bir araya gelebilmektir. Bu mübarek günlerin; kırgınlıkların geride kaldığı, gönüllerin birbirine daha da yaklaştığı ve dayanışma duygularının güçlendiği günler olarak yaşanmasını diliyorum. Bu duygu ve düşüncelerle; başta aziz şehitlerimizin emanetleri, kahraman gazilerimiz ve aileleri olmak üzere siz değerli hemşehrilerimin, aziz milletimizin ve tüm İslam âleminin mübarek Kurban Bayramı’nı en kalbi duygularımla kutluyor; bayramın insanlığa huzur, sağlık ve esenlik getirmesini temenni ediyorum. Kurban Bayramımız mübarek olsun."
Eşinin dayısını öldüren sanık 2. kez hakim karşısında
21 Nisan 2026 Salı - 12:08 Eşinin dayısını öldüren sanık 2. kez hakim karşısında Zonguldak’ta eşinin dayısı Serkan Akdal’ı bıçaklayarak öldürdüğü gerekçesiyle tutuklu yargılanan Murat D.’nin davasında mütalaa açıklandı. Zonguldak 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ikinci duruşmada, Cumhuriyet Savcısı sanık hakkında "haksız tahrik altında kasten öldürme" suçundan ceza talep etti. Duruşmada tanık olarak dinlenen taksi şoförü, olay günü maktul Serkan Akdal ile birlikte olduklarını ve maktulün bir lokalde yemek yediği sırada telefonunun arandığını; telefondaki bir kişiyle tartıştığını ifade etti. Tanık, "Arama geldiği sırada ilk önce kimin olduğunu bilmiyordu. Hatta kimsin dedi. Karşı tarafın olduğunu öğrenince bir nevi çıldırdı diyebiliriz. O zaman küfürler etti" dedi. Tanığın beyanına göre, Serkan Akdal’ın talebi üzerine Kapuz durağına gittiklerini, maktulün burada araçtan inerek birkaç parça demir sopa aldığını ve ardından Valilik önüne gitmek istediğini belirtti. Taksici, maktulün araçtan sopalarla indiğini ve "döveceğiz" şeklinde ifadeler kullandığını dile getirdi. Sanık avukatı "Meşru müdafaa sınırları içerisinde" Sanık Murat D., tanığın beyanlarına karşı maktulün kendisini olay günü aradığını ve ağır küfürler ettiğini savundu. Sanık Murat D. savunmasında, maktulün kendisine demir sopayla saldırdığını ve kendisini savunmak zorunda kaldığını belirterek "Ben evime gidecektim. Keşke bana saldırmasalardı. Kendimi savunmak durumunda olmasaydım. Bu olaylar yaşanmayacaktı. Yaşanan olaylardan dolayı üzgün ve pişmanım" dedi. Cumhuriyet Savcısı celse arasında sunduğu mütalaasında, davanın haksız tahrik hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesini istedi. Sanığın maktulü haksız tahrik altında kasten öldürdüğünü, ayrıca olay yerinde bulunan diğer mağdurlara yönelik haksız tahrik altında kasten yaralama suçunu işlediğini belirterek sanığın cezalandırılmasını ve tutukluluk halinin devamını talep etti. Sanık avukatı, müvekkilinin eyleminin meşru müdafaa sınırları içerisinde kaldığını, tek bıçak darbesinden sonra eylemine devam etmediğini ve Serkan Akdal’ın diğer iki yeğeninin darp raporlarında yaralamaya dair bulgu olmadığını savunarak mütalaaya karşı beyanda bulunmak üzere süre talep etti. Katılan avukatları da sanıktan şikayetçi olduklarını ve cezalandırılmalarını talep etti. Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. Olay Zonguldak Valiliği yakınında 18 Aralık 2025 günü yaşanan olayda, Serkan Akdal ile Murat D. (44) arasında başlayan tartışma kısa sürede kavgaya dönüştü, Murat D.’nin bıçaklı saldırısı sonucu ağır yaralanan Akdal kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Olayın ardından zanlı Murat D., "kasten öldürme" suçlamasıyla sevk edildiği mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Murat D., adliyeye sevk edildiği sırada olay anına ilişkin olarak, "3 kişi bana saldırdı, kendimi savunmak için vurdum. Yoksa ben ölecektim" ifadelerini kullandı.
BEUN Judo Takımı Türkiye Şampiyonası’na damga vurdu
21 Nisan 2026 Salı - 11:54 BEUN Judo Takımı Türkiye Şampiyonası’na damga vurdu Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Judo Takımı, Ünilig Türkiye Şampiyonası’nda 2 altın ve 3 bronz madalya kazanarak büyük başarı elde etti. Takım olarak da Türkiye üçüncüsü oldu. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN), üniversite sporlarındaki yükselişini judoda elde ettiği çok sayıda dereceyle taçlandırdı. Ünilig Judo Türkiye Şampiyonası’nda Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerinden Hatice Vandemir ve Ahmet Burak Çuhadar Türkiye şampiyonu olurken; Burak İsmail Şengür, Yunus Emre Aktaş ve Fuad İsayev Türkiye üçüncülüğü elde etti. BEUN Judo Takımı ise takım müsabakalarında Türkiye üçüncüsü olarak önemli bir başarıya imza attı. 36 Üniversiteden 172 Sporcu Tatamide Mücadele Etti Türkiye Üniversite Sporları Federasyonu tarafından, Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen Ünilig Judo Türkiye Şampiyonası, 18-19 Nisan 2026 tarihlerinde yoğun katılımla gerçekleştirildi. Organizasyonda 36 üniversiteden 100 erkek ve 72 kadın olmak üzere toplam 172 sporcu tatamiye çıkarak kıyasıya mücadele etti. Yüksek rekabet düzeyine sahne olan şampiyonada BEUN’lu sporcular; disiplinli hazırlıkları, teknik üstünlükleri ve mücadeleci ruhlarıyla dikkat çekti. Spor Bilimleri Fakültesi Antrenörlük Eğitimi Bölümü öğrencileri; Hatice Vandemir ve Ahmet Burak Çuhadar altın madalyaya uzanırken; Burak İsmail Şengür, Yunus Emre Aktaş ve Fuad İsayev sergiledikleri başarılı performansla bronz madalyanın sahibi oldu. Takım müsabakalarında elde edilen Türkiye üçüncülüğü ile birlikte BEUN, organizasyonu çok sayıda dereceyle tamamladı. Elde edilen bu başarılar, üniversitenin bireysel ve takım sporlarındaki istikrarlı yükselişinin güçlü bir göstergesi oldu. Rektör Özölçer: "Öğrencilerimizin Bu Başarıları, Üniversitemizin Spor Kültürünün Güçlü Bir Yansımasıdır" Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan BEUN Rektörü İsmail Hakkı Özölçer, elde edilen bu anlamlı başarıların üniversite adına büyük bir mutluluk vesilesi olduğunu belirterek şu ifadeleri dile getirdi: "Üniversitemizi böylesine önemli bir organizasyonda Türkiye şampiyonluğu ve üçüncülük dereceleriyle temsil eden kıymetli öğrencilerimiz Hatice Vandemir, Ahmet Burak Çuhadar, Burak İsmail Şengür, Yunus Emre Aktaş ve Fuad İsayev’i yürekten tebrik ediyorum. Ayrıca takım müsabakalarında Türkiye üçüncüsü olan Judo Takımımızı da gönülden kutluyorum. Bu başarılar; disiplinli çalışmanın, azmin ve kararlılığın en güzel tezahürüdür. Öğrencilerimizin ortaya koyduğu mücadele, bizlere büyük bir gurur yaşatmıştır. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi olarak öğrencilerimizin sadece akademik alanda değil, sportif ve sosyal alanlarda da en iyi şekilde yetişmeleri için tüm imkânlarımızı seferber etmeye devam ediyoruz. Elde edilen bu kıymetli derecelerin, üniversitemizin spor alanındaki vizyonunu daha ileriye taşıyacağına ve gelecekte daha büyük başarıların habercisi olacağına inanıyorum. Bu duygu ve düşüncelerle; genç sporcularımızı her daim destekleyen başta Gençlik ve Spor Bakanımız Sayın Dr. Osman Aşkın Bak ve Bakanlığımız olmak üzere bizlerin ve sevgili öğrencilerimizin her daim yanında olan Yükseköğretim Kurulu Başkanımız Sayın Prof. Dr. Erol Özvar ile değerli Yükseköğretim Kurulu ailesine şükranlarımı arz ediyorum. Bununla birlikte Türkiye Üniversite Sporları Federasyonu Başkanı ve Bayburt Üniversitesi Rektörü Sayın Prof. Dr. Mutlu Türkmen Hocamıza, ‘Ünilig Judo Türkiye Şampiyonası’nın başarıyla düzenlenmesine sunduğu kıymetli katkılar ve üniversite sporlarının gelişimine yönelik değerli çalışmaları dolayısıyla teşekkürlerimi sunuyorum. Şampiyonaya ev sahipliği yaparak verdiği kıymetli katkılardan dolayı Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi Rektörü Sayın Prof. Dr. Mehmet Gavgalı Hocama ve Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi ailesine teşekkür ediyorum. Değerli öğrencilerimizi müsabakaya en iyi şekilde hazırlayan Spor Bilimleri Fakültemizin kıymetli akademisyenlerine ve antrenörlerine de en kalbî duygularımla teşekkür ediyor; başarılarının devamını diliyorum. Üniversitemizi başarıyla temsil eden kıymetli öğrencilerimizi en içten duygularımla tebrik ediyor, yükseköğrenim hayatlarında ve spor kariyerlerinde kendilerine üstün muvaffakiyetler diliyorum."
Varank: "Türkiye Yüzyılı’nı mazlum milletler için de inşa etmek mecburiyetindeyiz"
20 Nisan 2026 Pazartesi - 16:46 Varank: "Türkiye Yüzyılı’nı mazlum milletler için de inşa etmek mecburiyetindeyiz" Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Sanayi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Mustafa Varank, Türkiye’nin savunma sanayisi ve enerji alanındaki tam bağımsızlık mücadelesine dikkat çekerek, kazanımların dünyada adaleti sağlamak ve mazlum milletlere umut olmak için kullanılacağını vurguladı. Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) İhtisas Akademisi, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEÜ) Sezai Karakoç Kültür Merkezi’nde Kur’an-ı Kerim tilaveti, İstiklal Marşı ve tanıtım klibinin izlenmesiyle başladı. TÜGVA Genel Başkan Yardımcısı İsmail Hakkı Karagüzel’in açılışını yaptığı programa; AK Parti Zonguldak Milletvekili Ahmet Çolakoğlu, Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu, BEÜ Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, AK Parti Zonguldak İl Başkanı Mustafa Çağlayan, TTK Genel Müdürü Muharrem Kiraz, TÜGVA Zonguldak İl Başkanı Yusuf İslam Karakurt, davetliler ve öğrenciler katıldı. Kürsüye gelen TBMM Sanayi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Mustafa Varank, vakfın gençleri dijital ekranlardan uzaklaştırıp hayatla buluşturan misyonuna teşekkür ederek gündeme dair değerlendirmelerde bulundu. Teknoloji yıkım için değil adalet için kullanılmalı çağrısı Teknolojinin kullanım amacının önemine değinen Varank, ABD ve İsrail’in yüksek teknolojiyi katliam ve yıkım için kullandığını hatırlattı. Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan acı olaylara da işaret eden Varank, teknolojinin gençler üzerindeki olumsuz etkilerinin altını çizdi. Diziler, sosyal medya ve televizyon yayınlarının toplum üzerindeki etkisini araştırmak üzere Meclis’te tüm partilerin katılımıyla yeni bir komisyon kurulacağını açıklayan Varank, "Mesela aileler olarak akşamları ekranın karşısına geçtiğimizde o 3,5 saatlik, 3 saatlik dizileri izlerken çocuğumuzun ne yaptığının farkında olmamız lazım. Bu dizilerin bu kadar uzun sürmesi doğru mu değil mi? Bu dizi senaryolarının böyle yazılması doğru mu değil mi? Bunların tamamını değerlendirmemiz, buna göre hareket etmemiz ama radikal olmamız lazım. Eğer birtakım hususların yasaklanması gerekiyorsa bundan da çekinmememiz lazım." dedi. "Kendi savunma sanayi ürünlerini üretebilen, dünya lideri Türkiye var" Türkiye’nin dışa bağımlılığını azaltma serüvenine dikkat çeken Varank, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2004 yılındaki Savunma Sanayii İcra Komitesi toplantısında aldığı kararı hatırlattı. Körfez’deki ateş çemberinde ülkelerin savunma zaafları yaşadığına dikkat çeken Varank, "Sayın Cumhurbaşkanımız 2004 yılında askerlerimizin, bakanlarımızın olduğu bir ortamda dedi ki; ’Arkadaşlar bundan sonra eğer kendimiz yapamıyorsak hiçbir ürünü çok hayati olmadığı müddetçe satın almayacaksınız. Ya oturup bunu kendiniz yapacaksınız, kendiniz üreteceksiniz ya da ben bunun satın alınmasına müsaade etmeyeceğim.’ İşte Sayın Cumhurbaşkanımızın verdiği o kararla bugün artık yüzde 80’in üzerinde dışa bağımlılığını ortadan kaldırmış, kendi savunma sanayi ürünlerini üretebilen, ihraç edebilen hatta ve hatta bunların bazılarında dünya lideri olan bir Türkiye var." ifadelerini kullandı. "Ekonominin her alanında kendi bağımsız siyasetinizi oluşturmanız lazım" Bağımsızlık vizyonunun sadece savunma sanayisi ile sınırlı olmadığını ifade eden Varank, enerjideki yerlileşme hamlesine Zonguldak’ı örnek gösterdi. Yabancı şirketlere devasa paralar ödemek yerine Türkiye’nin kendi sismik ve sondaj filolarını kurduğunu belirten Varank, bu sayede Sakarya Gaz Sahası’nda tarihi keşfin yapıldığını hatırlatarak, "Yabancı ülkelerin büyük masraflarıyla burada 2-3 sondaj yapabilirken kendi filomuzu kurarak bunun 5 katı, 6 katı, 7 katı çalışma yapabildik ve günün sonunda işte Sakarya bölgesinde gazımızı keşfettik. Eğer devletimiz o limanı inşa etmemiş olsaydı, eğer oradaki endüstri bölgesi inşa edilmemiş olsaydı, bakın bugün itibariyle bile biz o gazı karaya çıkaramazdık, kullanamazdık" şeklinde konuştu. "Adaletin dünyaya hakim olması için de biz Türkiye olarak elimizden gelen mücadeleyi vereceğiz" Savunma sanayisi ve teknolojideki dev projelerin ardında yaş ortalaması 30’un altında olan gençlerin bulunduğuna dikkat çeken Varank, inşası süren ’Türkiye Yüzyılı’nın sadece ülkenin kendi refahı için tasarlanmadığını kaydetti. Dünyadaki zulümlerin son bulması ve adaletin tesis edilmesi için mevcut kazanımların bir araç olacağını belirten Varank, "Türkiye yüzyılını inşa edeceğiz diyoruz. Türkiye yüzyılını biz sadece Türkiye için inşa etmek de istemiyoruz. İşte etrafımızda yaşanan bu katliamları görüyorsunuz. Zulümleri görüyorsunuz. Eğer bu zulümleri durdurmak gerekiyorsa eğer mazlum milletler ve devletler ya dünyada artık adalet gelmeyecek mi diye sorduğunda sizin gözünüzün içine bakıyorsa işte biz Türkiye yüzyılını sadece kendimiz için değil o mazlum milletler ve devletler içinde inşa etmek mecburiyetindeyiz. Nasıl birileri teknolojisini, sanayisini, ekonomisini katliam yapmak için kullanıyorsa işte biz de teknolojimizi, ekonomimizi ve kazanımlarımızı adaleti getirmek için kullanmak mecburiyetindeyiz. Biz inanıyoruz ve biliyoruz ki siz değerli genç kardeşlerimiz Türkiye yüzyılını inşa edecekler. İnşallah adaletin dünyaya hakim olması için de biz Türkiye olarak elimizden gelen mücadeleyi vereceğiz" sözleriyle konuşmasını tamamladı. Program soru cevap şeklinde devam etti.
Rektör Özölçer, Türkiye’nin en büyük sağlık fuarına katıldı
20 Nisan 2026 Pazartesi - 14:16 Rektör Özölçer, Türkiye’nin en büyük sağlık fuarına katıldı Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, 16-18 Nisan 2026 tarihleri arasında İstanbul TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezinde düzenlenen ve sağlık sektörünün en önemli buluşma noktalarından biri olan "Expomed Eurasia Fuarı"na katıldı. BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’e fuar ziyaretinde BEUN Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Burak Bahadır ile Hastane Müdürü Oğuzhan Bilgiç eşlik etti. Rektör Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, fuar kapsamında sağlık teknolojilerindeki son gelişmeleri yerinde inceleyerek sektör temsilcileriyle temaslarda bulundu ve olası iş birliklerine yönelik görüşmeler gerçekleştirdi. 30 yılı aşkın köklü geçmişiyle sağlık profesyonellerini bir araya getiren Expomed Eurasia Fuarı, Türkiye’nin tek, bölgenin ise en büyük ihtisas fuarı olma özelliğini taşıyor. Her yıl medikal teknolojilerden sağlık hizmetlerine kadar geniş bir yelpazede yeniliklerin sergilendiği fuar; "Üreten Sağlık", "Sağlıkta Dijitalleşme" ve "Yerli ve Milli Üretim" temalarıyla sektörün geleceğine yön veren bir platform olarak öne çıkıyor. Alanında lider firmaları, akademisyenleri ve sağlık profesyonellerini buluşturan organizasyon; bilgi paylaşımı, yenilikçi çözümler ve uluslararası iş birlikleri açısından önemli fırsatlar sunuyor. Fuar kapsamında açıklamada bulunan Rektör Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, şu sözleri dile getirdi: "Expomed Eurasia Fuarı, sağlık sektörünün küresel ölçekte nabzını tutan, yenilikçi yaklaşımların ve ileri teknolojilerin sergilendiği son derece önemli bir platformdur. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi olarak bu tür organizasyonlarda yer almak, hem sağlık alanındaki akademik birikimimizi geliştirmek hem de sektördeki güncel gelişmeleri yakından takip etmek açısından büyük önem taşımaktadır. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi olarak, güçlü akademik altyapımız ve nitelikli sağlık hizmetlerimizle ülkemizin sağlık vizyonuna katkı sunmayı sürdürüyoruz. ‘Sağlıkta dijitalleşme’ ve ‘yerli ve millî üretim’ odaklı gelişmelerin hız kazandığı bu süreçte, üniversitemizin bilgi üretme kapasitesini artırarak sağlık teknolojilerinin geliştirilmesine katkı sağlamayı hedefliyoruz. Fuarda gerçekleştirdiğimiz temasların, üniversitemiz ile sektör temsilcileri arasında yeni iş birliklerine zemin hazırlayacağına inanıyorum. Bu tür uluslararası organizasyonlar, yalnızca bilgi paylaşımını değil aynı zamanda sürdürülebilir sağlık çözümlerinin geliştirilmesini de mümkün kılmaktadır. Bu kapsamda ülkemizin sağlık sektörüne yerli ve millî ürünlerin kazandırılmasına katkı sunan herkese teşekkür ediyorum."