Yerel Haberler
Zonguldak
23 Mart 2026 Pazartesi - 13:30 Milyonlarca yıll sonra Anadolu’nun ortadan ikiye ayrılması söz konusu olabilir Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Harita Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu ve beraberindeki akademisyenler, uydu radar verilerini inceleyerek Türkiye’yi ikiye bölen "Orta Anadolu Geçiş Zonu"nu tespit etti. Prof. Dr. Kutoğlu, "Bu gerilim bu şekilde devam ettiği sürece Türkiye’nin doğusu, Ankara’nın doğuda kalan kısmı yukarıya, batısında kalan kısmı aşağıya devam edecek ve bu milyonlarca yıllık bir süreç içerisinde bu miktar kilometrelere ulaşabilir ve neticesinde Anadolu’nun ortadan ikiye ayrılması söz konusu olabilir. Yüz binlerce yıl, milyonlarca yıldan bahsediyoruz" dedi. Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, Dokuz Eylül Üniversitesi’nden Doç. Dr. Mustafa Softa ve Fırat Üniversitesi’nden Araştırma Görevlisi Elif Akgün, uydu radar verilerinden yararlanarak Türkiye’nin yer kabuğu hareketlerini inceledi. Akademisyenlerin "Orta Anadolu Tektonik Geçiş Bölgesi’nin Saptanması: Entegre Jeodezik (GNSS/InSAR) ve Sismik Verilerden Elde Edilen Kısıtlamalar" adıyla hazırladığı çalışma uluslararası bir bilimsel dergide yayımlandı. "Orta Anadolu geçiş zonu karşımıza çıkıyor" Araştırmanın detaylarını anlatan Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, "Şimdi normalde Anadolu bloğunun doğudan Arap plakası, batıda Afrika plakasının sıkıştırmasıyla Ege denizine doğru böyle batıya doğru bir kaçış yaptığını biliyoruz zaten. İyi bilindiği üzere Anadolu bloğu, Türkiye’nin tamamını kapsayan Anadolu, Ege denizine doğru batıya doğru bir hareket yapıyor, bir kaçma hareketi yapıyor. Biz bu hareketi bileşenlerine ayırdık, kuzey ve doğuya yönlü hareketlerini ayrıştırdık. Bunun neticesinde karşımıza şöyle bir tablo çıktı. Doğu kısma göre aşağıya güneye doğru hareket ediyor ve burada ortada bir geçiş zonu karşımıza çıkıyor. Biz buradaki geçmişten günümüze meydana gelen depremleri de inceledik ve burada şunu tespit ettik: Doğu Anadolu fayı burada görüyorsunuz, Arap plakası Doğu Anadolu fayını sıkıştırıyor. Buradan da Afrika plakası daha yavaş bir hareketle sıkıştırıyor. Bunun neticesinde ortada bir gerilim bölgesi ortaya çıkıyor. Bunun da 4.5 milyon yılda yani şuradaki S şekliyle aynı zaman diliminde meydana geldiğini görüyoruz. Depremler meydana gelebilir ama ilerleyen zamanda, Anadolu’nun milyonlarca yıldan bahsediyoruz tabii ki burada, milyonlarca yıl sonra her iki tarafının birbirinden ayrışması, ortadan ikiye bölünmesi söz konusu" dedi. Antalya’dan Karadeniz Ereğli’ye sıfır hattı Türkiye’nin doğusunun kuzeye, batısının ise güneye hareket ettiğini belirten Kutoğlu, "Uzun yıllardır uydu radar verisiyle Türkiye’nin yer kabuğu hareketlerini inceliyoruz. Bu yer kabuğu hareketlerini daha derin bir analize tabi tuttuğumuzda, Ankara’nın doğusunda kalan kısmının kuzeye doğru hareket ettiğini, batısında kalan kısmının da güneye doğru hareket etmiş olduğunu tespit ettik. Tabii bunun neticesinde de Antalya’dan yukarıya doğru, Karadeniz Ereğli’ye doğru bir beyazla görmüş olduğumuz bir sıfır hattının olduğunu tespit ettik. Bu sıfır hattının doğusu yukarıya, batısı da aşağıya doğru hareket ettiği için sıfır hattı etrafında bir gerilim bölgesi meydana geliyor. Buna biz Orta Anadolu geçiş zonu adını verdik yaptığımız yayında. Bu Orta Anadolu geçiş zonu etrafında geçmiş yıllarda irili ufaklı depremler meydana gelmiş. Bu da bu hattın varlığını doğrular nitelikte. Bu durum bize şunu gösteriyor: Bu gerilim devam ettiği sürece, bu şekilde devam ettiği sürece, Türkiye’nin doğusu, Ankara’nın doğuda kalan kısmı yukarıya, batısında kalan kısmı aşağıya devam edecek ve bu milyonlarca yıllık bir süreç içerisinde bu miktar kilometrelere ulaşabilir ve neticesinde Anadolu’nun ortadan ikiye ayrılması söz konusu olabilir. İlerleyen zamanda, yüz binlerce yıl, milyonlarca yıldan bahsediyoruz, büyük gerilimler birikerek burada büyük boyutta depremlerin de meydana gelmesi söz konusu olabilir" ifadelerini kullandı. Doğu Anadolu Fayı V şeklini aldı Arap ve Afrika plakalarının hız farkının Doğu Anadolu fayını şekillendirdiğini vurgulayan Kutoğlu, "Bu yaptığımız çalışmada tespit ettiğimiz şeylerden bir tanesi de şu, Doğu Anadolu fayının bugünkü şeklini almasında da bu hareketlerin önemli bir nedeni var. Ortaya çıkan bu tablo, Arap plakasının Afrika plakasından yılda 1.2 santimetre daha hızlı hareket etmesinden kaynaklanıyor. Doğu Anadolu fayı geçmişte, Kuzey Anadolu fayına bu hareket dikkate alındığında, Kuzey Anadolu fayına dik bir konumda bulunuyor olmalı. Ama zaman içerisinde Afrika plakası hızla Anadolu’nun içerisine girerek Doğu Anadolu fayının bir V şeklini almasına neden olmuş. Tabii bu hareket devam ettiği içerisinde, devam ettiği için de zaman içerisinde Doğu Anadolu fayının kuzeyinin giderek Kuzey Anadolu fayına yaklaşması ve sonunda onunla birleşmesiyle sonuçlanabilir uzun jeolojik süreçler içerisinde. Hatay’dan yukarıya doğru da yine Kuzey Anadolu fayını kesen bir dik fay hattının meydana gelmesi söz konusu olabilir. Bu çalışma bize bu sonuçları gösterdi" şeklinde konuştu. "Tam kapanma meydana gelebilir" Plakaların hareketiyle gelecekte yeni fay oluşumlarının görülebileceğine dikkat çeken Kutoğlu son olarak "Afrika bloğu Kuzey Anadolu fayına yaklaşacak ve bir süre sonra da kapanma, tam kapanma meydana gelebilir. Ama bu süpürme neticesinde de yukarıya doğru bir yeni oluşumun meydana gelmesi söz konusu" dedi.
23 Mart 2026 Pazartesi - 13:05 Anadolu’nun ortadan ikiye ayrılması söz konusu olabilir Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Harita Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu ve beraberindeki akademisyenler, uydu radar verilerini inceleyerek Türkiye’yi ikiye bölen "Orta Anadolu Geçiş Zonu"nu tespit etti. Prof. Dr. Kutoğlu, "Bu gerilim bu şekilde devam ettiği sürece Türkiye’nin doğusu, Ankara’nın doğuda kalan kısmı yukarıya, batısında kalan kısmı aşağıya devam edecek ve bu milyonlarca yıllık bir süreç içerisinde bu miktar kilometrelere ulaşabilir ve neticesinde Anadolu’nun ortadan ikiye ayrılması söz konusu olabilir. Yüz binlerce yıl, milyonlarca yıldan bahsediyoruz" dedi. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Harita Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, Dokuz Eylül Üniversitesi’nden Doç. Dr. Mustafa Softa ve Fırat Üniversitesi’nden Araştırma Görevlisi Elif Akgün, yıllar uydu radar verilerinden yararlanarak Türkiye’nin yer kabuğu hareketlerini inceledi. Akademisyenlerin "Orta Anadolu Tektonik Geçiş Bölgesi’nin Saptanması: Entegre Jeodezik (GNSS/InSAR) ve Sismik Verilerden Elde Edilen Kısıtlamalar" adıyla hazırladığı çalışma uluslararası bir bilimsel dergide yayımlandı. "Orta Anadolu geçiş zonu karşımıza çıkıyor" Araştırmanın detaylarını anlatan Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, "Şimdi normalde Anadolu bloğunun doğudan Arap plakası, batıda şuradan Afrika plakasının sıkıştırmasıyla Ege denizine doğru böyle batıya doğru bir kaçış yaptığını biliyoruz zaten. İyi bilindiği üzere Anadolu bloğu, Türkiye’nin tamamını kapsayan Anadolu, Ege denizine doğru batıya doğru bir hareket yapıyor, bir kaçma hareketi yapıyor. Biz bu hareketi bileşenlerine ayırdık, kuzey ve doğuya yönlü hareketlerini ayrıştırdık. Bunun neticesinde karşımıza şöyle bir tablo çıktı. Doğu kısma göre aşağıya güneye doğru hareket ediyor ve burada ortada bir geçiş zonu karşımıza çıkıyor. Biz buradaki geçmişten günümüze meydana gelen depremleri de inceledik ve burada şunu tespit ettik: Şu bölgede Doğu Anadolu fayı burada görüyorsunuz, Arap plakası burada Doğu Anadolu fayını sıkıştırıyor. Buradan da Afrika plakası daha yavaş bir hareketle sıkıştırıyor. Bunun neticesinde şurada ortada bir gerilim bölgesi ortaya çıkıyor. Bunun da 4.5 milyon yılda yani şuradaki S şekliyle aynı zaman diliminde meydana geldiğini görüyoruz. Depremler meydana gelebilir ama ilerleyen zamanda, Anadolu’nun milyonlarca yıldan bahsediyoruz tabii ki burada, milyonlarca yıl sonra her iki tarafının birbirinden ayrışması, ortadan ikiye bölünmesi söz konusu." dedi. Antalya’dan Karadeniz Ereğli’ye sıfır hattı Türkiye’nin doğusunun kuzeye, batısının ise güneye hareket ettiğini belirten Kutoğlu, "Uzun yıllardır uydu radar verisiyle Türkiye’nin yer kabuğu hareketlerini inceliyoruz. Bu yer kabuğu hareketlerini daha derin bir analize tabi tuttuğumuzda, Ankara’nın doğusunda kalan kısmının kuzeye doğru hareket ettiğini, batısında kalan kısmının da güneye doğru hareket etmiş olduğunu tespit ettik. Tabii bunun neticesinde de Antalya’dan yukarıya doğru, Karadeniz Ereğli’ye doğru bir beyazla görmüş olduğumuz bir sıfır hattının olduğunu tespit ettik. Bu sıfır hattının doğusu yukarıya, batısı da aşağıya doğru hareket ettiği için sıfır hattı etrafında bir gerilim bölgesi meydana geliyor. Buna biz Orta Anadolu geçiş zonu adını verdik yaptığımız yayında. Bu Orta Anadolu geçiş zonu etrafında geçmiş yıllarda irili ufaklı depremler meydana gelmiş. Bu da bu hattın varlığını doğrular nitelikte. Bu durum bize şunu gösteriyor: Bu gerilim devam ettiği sürece, bu şekilde devam ettiği sürece, Türkiye’nin doğusu, Ankara’nın doğuda kalan kısmı yukarıya, batısında kalan kısmı aşağıya devam edecek ve bu milyonlarca yıllık bir süreç içerisinde bu miktar kilometrelere ulaşabilir ve neticesinde Anadolu’nun ortadan ikiye ayrılması söz konusu olabilir. İlerleyen zamanda, yüz binlerce yıl, milyonlarca yıldan bahsediyoruz, büyük gerilimler birikerek burada büyük boyutta depremlerin de meydana gelmesi söz konusu olabilir." ifadelerini kullandı. Doğu Anadolu Fayı V şeklini aldı Arap ve Afrika plakalarının hız farkının Doğu Anadolu fayını şekillendirdiğini vurgulayan Kutoğlu, "Bu yaptığımız çalışmada tespit ettiğimiz şeylerden bir tanesi de şu, Doğu Anadolu fayının bugünkü şeklini almasında da bu hareketlerin önemli bir nedeni var. Ortaya çıkan bu tablo, Arap plakasının Afrika plakasından yılda 1.2 santimetre daha hızlı hareket etmesinden kaynaklanıyor. Doğu Anadolu fayı geçmişte, Kuzey Anadolu fayına bu hareket dikkate alındığında, Kuzey Anadolu fayına dik bir konumda bulunuyor olmalı. Ama zaman içerisinde Afrika plakası hızla Anadolu’nun içerisine girerek Doğu Anadolu fayının bir V şeklini almasına neden olmuş. Tabii bu hareket devam ettiği içerisinde, devam ettiği için de zaman içerisinde Doğu Anadolu fayının kuzeyinin giderek Kuzey Anadolu fayına yaklaşması ve sonunda onunla birleşmesiyle sonuçlanabilir uzun jeolojik süreçler içerisinde. Hatay’dan yukarıya doğru da yine Kuzey Anadolu fayını kesen bir dik fay hattının meydana gelmesi söz konusu olabilir. Bu çalışma bize bu sonuçları gösterdi." şeklinde konuştu. "Tam kapanma meydana gelebilir" Plakaların hareketiyle gelecekte yeni fay oluşumlarının görülebileceğine dikkat çeken Kutoğlu, sözlerini şöyle tamamladı: "Anadolu.. Afrika... itibaren Anadolu bloğunu sıkıştırıyor. Bu demektir ki buradaki hareketlere., baktığımız zaman zamanında Afrika bloğu buradan Kuzey Anadolu fayına yaklaşacak ve bir süre sonra da kapanma, tam kapanma meydana gelebilir. Ama bu süpürme neticesinde de şuradan yukarıya doğru bir yeni oluşumun meydana gelmesi söz konusu."
22 Mart 2026 Pazar - 12:01 BEUN Rektörü Özölçer’den bayram ziyareti, hastalar ve sağlık çalışanlarıyla bayramlaştı Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Ramazan Bayramı münasebetiyle İbni Sina Kampüsü’nde hizmet veren BEUN Hastanesini ziyaret etti. Ziyaret kapsamında düzenlenen bayramlaşma programına hastane yönetimi ile birlikte akademik ve idari personel katıldı. Bayramın manevi atmosferini birlikte paylaşmak amacıyla gerçekleştirilen ziyarette, hastanede tedavi gören hastalar, hasta yakınları ve sağlık çalışanlarıyla yakından ilgilenen Rektör Özölçer, geçmiş olsun dileklerini ileterek moral verdi. Sağlık çalışanlarının bayramda da büyük bir özveriyle görevlerini sürdürdüğüne dikkat çeken Özölçer, emeklerinden dolayı tüm sağlık personeline teşekkür etti. Program kapsamında açıklamada bulunan Rektör Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, bayramların yalnızca dini bir vecibe değil, aynı zamanda toplumsal birlik ve beraberliğin, hoşgörü ve dayanışmanın da en güçlü simgelerinden biri olduğuna dikkat çekerek sözlerinde şu ifadelere yer verdi: "Ramazan Bayramı; paylaşmanın, yardımlaşmanın ve gönüller arasında köprüler kurmanın en güzel zamanlarından biridir. Böyle mübarek ve anlamlı günlerde; hastalarımızın, yakınlarının ve fedakârca görev yapan sağlık çalışanlarımızın yanında olmak bizler için çok kıymetlidir. Nitekim Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘Aile Yılı’ olarak ilan ettiği bu süreç, bizlere ailevi, manevi ve kültürel değerlerimize daha sıkı sarılma sorumluluğunu bir kez daha hatırlatmaktadır. Elbette ki aile, sadece aynı çatı altında yaşayan bireylerden ibaret değildir. Aile, bizler için Üniversitemiz çatısı altında kurduğumuz büyük ve güçlü bağın da adıdır. 101 yıllık köklü bir geçmişe sahip Üniversitemiz; hasta ve hasta yakınlarımızın yanında olmak, sağlık çalışanlarımızın özverili mücadelesine ortak olmak bu bağı daha da güçlendirmektedir. Bu vesileyle Hastanemizde tedavi görmekte olan tüm hastalarımıza acil şifalar diliyor, hasta yakınlarına geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Bununla birlikte değerli akademik ve idari personelimizin, öğrencilerimizin ve Zonguldaklı hemşehrilerimizin Ramazan Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyorum. Hep birlikte nice sağlıklı, huzurlu ve mutlu bayramlara erişmeyi Rabbim’den niyaz ediyorum." Bayram ziyareti, karşılıklı iyi dileklerin paylaşılması ve hatıra fotoğrafı çekilmesiyle son buldu.
MEDEK, BEUN’da saha ziyaretlerini tamamladı
18 Ekim 2024 Cuma - 10:47 MEDEK, BEUN’da saha ziyaretlerini tamamladı Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) bünyesinde yer alan üç meslek yüksekokulunda, Mesleki Eğitim Değerlendirme ve Akreditasyon Derneği (MEDEK) tarafından saha ziyareti gerçekleştirildi. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesinde (BEUN) nitelikli akademik eğitimin sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla Türkiye’de bu sene ilk defa başlayan ön lisans programlarının akreditasyonu konusunda hedeflenen çalışmalar kararlıkla devam ediyor. Bu çalışmalar kapsamında Ahmet Erdoğan Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu, Çaycuma Meslek Yüksekokulu ve Zonguldak Meslek Yüksekokulu bünyesinde yer alan toplam dört program, Yüksek Öğretim Kalite Kurulunca (YÖKAK) ön lisans programlarını değerlendirmek üzere yetkilendirilen MEDEK, tarafından ziyaret edildi. 14-16 Ekim 2024 tarihleri arasında Ahmet Erdoğan Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Patoloji Laboratuvar Teknikleri Programı ile İlk ve Acil Yardım Programı, Çaycuma Meslek Yüksekokulu Sivil Hava Ulaştırma İşletmeciliği Programı ve Zonguldak Meslek Yüksekokulu İnşaat Teknolojisi Programı, MEDEK tarafından yapılan akreditasyon sürecinin saha ziyaretleri aşamasını başarıyla tamamlandı. Ziyaret kapsamında Mesleki Eğitim Değerlendirme ve Akreditasyon Derneği takım üyeleri; Üniversite üst yönetimi, ilgili meslek yüksekokullarının akademik ve idari personeli, öğrencileri ve dış paydaşları ile görüşmeler gerçekleştirerek yapılan çalışmaları yerinde inceledi. Görüşmelerde ön lisans programlarının kalite ve akreditasyon süreçleri hakkında değerlendirmede bulunan Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özölçer, BEUN’nun nitelikli eğitimin tescillenmesi için akreditasyon konusunda kayda değer bir çalışma gösterdiğini vurguladı. Rektör Özölçer, bununla birlikte değerlendirme sürecinin önemine dikkat çekerek, “Üniversitemizin mesleki programlarının kalite standartlarını sürdürülebilir kılmak, öğrenci ve mezunlarımızın sektördeki rekabet gücünü artırmak adına bu tür değerlendirmeler kritik öneme sahiptir. Akreditasyon sürecinde değerlendirilen ilgili programların güçlü yönlerini ve gelişim alanlarını belirleyerek, eğitim kalitemizi daha da artırmayı hedefliyoruz” ifadelerini dile getirdi.
Komşu köye geçiş için arazisini kullandılar, tepki amacıyla tel örgü çekti
18 Ekim 2024 Cuma - 09:54 Komşu köye geçiş için arazisini kullandılar, tepki amacıyla tel örgü çekti Zonguldak’tan Ereğli ilçesine bağlı Bakırlık köyünde yaşayan Kemal Demir, köydeki çalışmalar sebebiyle Işıklı köyüne gitmek isteyenlerin arazisinden geçmesi üzerine, bahçesini tel örgü ile kapattı. İlçeye bağlı Bakırlık köyünde alt ve üst yapı çalışmaları devam ederken Işıklı köyüne giden köy yolunun bir bölümüne aydınlatma direği dikildi. Güzergahı kullanmak isteyenler bu kez Kemal Demir’e ait tapulu araziden geçmeye başladı. Demir yaklaşık 15 gün önce durumu yetkililere bildirdi. Aydınlatma direğinin bulunduğu yerden taşınacağı, yolunda düzenlenerek ulaşımın sağlanacağı ifade edildi. Ancak 15 gün boyunca herhangi bir çalışma olmadığını söyleyen Demir, tepki amacıyla tapulu arazisini tel örgü ile kapattı. Bunun üzerine köye gelen jandarma ekipleri tutanak tuttu. Demir ise mevcuttaki köy yolunda düzenleme yapılması talebini yenileyerek arazisinin yol olarak kullanılmamasını istedi. Köy yolundaki düzenlemenin yapılmasının ardından tel örgüleri kaldıracağını ifade eden Demir yaşadıklarını şöyle anlattı: "Kimseyi suçlamak amaçlı konuşmuyorum. Burada altyapı ve üst yapı çalışmaları yapılırken çevre düzeni biraz karıştı. Köprüyü yanlış yerde konumlandırdılar. Işıklı köyüne giden bir yol var ancak yolda aydınlatma direği olduğu için ve bu direği de buradan kaldıramadıkları için benim kendi bahçemi kullanıyorlar. Buraya iki sefer kaymakam bey geldi. Kendilerine iki kez söyledim. Aydınlatma direğini kaldıracaklarını söylediler. Bu konunun üzerinden 15 gün geçti. Aydınlatma direğini kaldırıp yolda düzenleme yapmadıkları için ben de tapu arazimi kapattım. Şu anda halen daha düzenleme yapılmadı. Yolun yapılacağını söylüyorlar ama halen bir gelişme yok. Gelişme olmadığı için ben de yol açmıyorum. Burada çalışma başlatılırsa ben de yolu açacağım zaten. Hiçbir çalışma olmadığı için ben de tepki amacıyla bahçemi tel örgü çekip kapattım" dedi.
BEUN İlahiyat Fakültesi 2024-2025 Akademik Yılı Genel Kurul Toplantısı Gerçekleştirildi
17 Ekim 2024 Perşembe - 17:50 BEUN İlahiyat Fakültesi 2024-2025 Akademik Yılı Genel Kurul Toplantısı Gerçekleştirildi Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi İlahiyat Fakültesi 2024-2025 Akademik Yılı Genel Kurul Toplantısı, BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’in katılımıyla gerçekleştirildi. İlahiyat Fakültesinde gerçekleşen toplantıya Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Seyfullah Kara ve akademisyenler katıldı. Toplantının açılış konuşmasında İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Seyfullah Kara, 2023-2024 Akademik Yılı’nda yapılan faaliyetler hakkında kısa bir bilgi sundu. Dekan Kara daha sonra 2024-2025 Akademik Yılı’nda yapılacak olan çalışmalar, yeni akademik yılının planı, akademik ve idari personel ile öğrenci sayıları, tamamlanan ve devam eden bilimsel ve sosyal projeler ile akademik çalışmalara değindi. İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Seyfullah Kara’nın konuşmalarının ardından Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, 2024-2025 Akademik Yılı üzerine değerlendirmede bulundu. BEUN Rektörü Prof. Dr. Özölçer, konuşmasının başında yeni akademik yılın Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi ailesine hayırlı uğurlu olmasını dileyerek üniversitenin her alanda gerçekleştireceği nitelikli çalışmaların öneminin altını çizdi. Bununla birlikte Rektör Özölçer, İlahiyat Fakültesi ile birlikte Üniversitenin tüm birimlerinin hedeflerini en ileriye taşımaya her zaman üstün gayret göstereceğine inandığını belirterek, özellikle öğrencilerin çağın şartlarına uygun donanımlarla yetiştirip geleceğe en iyi şekilde hazırlanmalarının oldukça mühim olduğuna dikkat çekti. BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, konuşmasının sonunda Üniversite olarak imkânlar dâhilinde İlahiyat Fakültesine her zaman desteklerini sunacağını ifade ederek tüm akademik personele yeni akademik yılda başarılar diledi. BEUN İlahiyat Fakültesi 2024-2025 Akademik Yılı Genel Kurul Toplantısı, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’in İlahiyat Fakültesi bünyesinde ortaya koydukları üstün çalışmalarından dolayı öğretim üyelerine teşekkür belgesi takdim etmesi ve günün anısına binaen hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.