Yerel Haberler
Zonguldak
27 Mayıs 2026 Çarşamba - 07:32 Vali Hacıbektaşoğlu’ndan Kurban Bayramı mesajı Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu, Kurban Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajda birlik, beraberlik ve dayanışma vurgusu yaparak vatandaşların bayramını kutladı. Vali Hacıbektaşoğlu mesajında, bayramların toplumsal birlik duygusunun en güçlü şekilde hissedildiği özel zamanlar olduğunu belirterek şu ifadelere yer verdi; "Kıymetli Zonguldaklı Hemşehrilerim; Kurban Bayramı’na ulaşmanın huzurunu ve sevincini hep birlikte yaşıyoruz. Bayramlar; gündelik hayatın telaşı içinde çoğu zaman ertelediğimiz hatırlamaları yeniden mümkün kılan özel zamanlardır. Aile bağlarının güçlendiği, büyüklerin ziyaret edildiği, çocukların sevincine ortak olunduğu, ihtiyaç sahiplerinin gözetildiği bu günler; aynı zamanda toplumsal birlik duygusunun en güçlü şekilde hissedildiği anlardır. Kurban Bayramı’nın taşıdığı anlam; paylaşmakla eksilmeyen, aksine çoğalan iyiliği hayatın merkezinde tutabilmektir. Bir sofrayı, bir selamı, bir duayı ve imkânı paylaşabilmenin değeri; bayramların bizlere bıraktığı en kıymetli miraslardan biridir. Bayram sevincimizin hüzne dönüşmemesi için özellikle bayram süresince yola çıkacak vatandaşlarımızdan trafik kurallarına titizlikle uymalarını rica ediyorum. Emniyet kemeri kullanmak, hız sınırlarına riayet etmek ve yorgun şekilde direksiyon başına geçmemek; hem kendi hayatımız hem de sevdiklerimizin güvenliği açısından büyük önem taşımaktadır. Unutmayalım ki bayramın en güzel tarafı, sevdiklerimizle sağlık ve huzur içinde bir araya gelebilmektir. Bu mübarek günlerin; kırgınlıkların geride kaldığı, gönüllerin birbirine daha da yaklaştığı ve dayanışma duygularının güçlendiği günler olarak yaşanmasını diliyorum. Bu duygu ve düşüncelerle; başta aziz şehitlerimizin emanetleri, kahraman gazilerimiz ve aileleri olmak üzere siz değerli hemşehrilerimin, aziz milletimizin ve tüm İslam âleminin mübarek Kurban Bayramı’nı en kalbi duygularımla kutluyor; bayramın insanlığa huzur, sağlık ve esenlik getirmesini temenni ediyorum. Kurban Bayramımız mübarek olsun."
Zonguldak’ta ’okul saldırısı’ şakasının sonu ev hapsi oldu
16 Nisan 2026 Perşembe - 14:12 Zonguldak’ta ’okul saldırısı’ şakasının sonu ev hapsi oldu Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde ve Kahramanmaraş’ta meydana gelen okul saldırılarının ardından Zonguldak’ta WhatsApp grubuna tehdit içerikli fotoğraf paylaştığı iddia edilen 17 yaşındaki lise öğrencisi, tutuklama talebiyle sevk edildiği mahkemece ev hapsine (konutu terk etmeme) çarptırıldı. Başsavcılık, olayların ardından ’sanal devriye’ faaliyetlerinin sıkılaştırılması talimatını verdi. Okul saldırılarının ardından tüm Türkiye’de güvenlik hassasiyeti en üst seviyeye çıkarken, Zonguldak’ta yaşanan olayda emniyet ve adli makamlar taviz vermedi. Lise öğrencisi 17 yaşındaki B.T.A., iddiaya göre WhatsApp grubunda diğer illerdeki saldırıları paylaşım yaptı. İhbar üzerine Zonguldak Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şube Müdürlüğü ekipleri operasyon düzenledi. Evinden 6 adet mermi çıktı Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla gözaltına alınan şüphelinin evinde yapılan aramada, odasındaki dolabın içerisinde 6 adet kuru sıkı tabanca mermisi bulundu. B.T.A.’nın olayda kullandığı değerlendirilen cep telefonuna da adli bilişim incelemesi yapılmak üzere el konuldu. Emniyette "şaka", savcılıkta "pişmanım" savunması Gözaltına alınan B.T.A.’nın emniyetteki sorgusunda eylemini "şaka yaptım" diyerek savunduğu, odasında bulunan mermileri ise köyünden ’hatıra’ maksadıyla getirdiğini öne sürdüğü öğrenildi. B.T.A.; savcılıktaki sorgusunda ise amacının kimseyi korkutmak olmadığını belirterek, "Bu kadar olay yaşanırken bu insanların silahla nasıl ortalıklarda gezdiğini belirterek, ‘Biz de mi saldıralım’ yazdım. Çok pişmanım" sözleriyle kendini savundu. Öte yandan şüphelinin daha önce başka bir lisede eğitim gördüğü, ancak sınıf içerisinde torpil patlatması nedeniyle disiplin kuruluna sevk edilerek mevcut okuluna gönderildiği de ortaya çıktı. Tutuklama talebiyle sevk edildi, ev hapsi aldı Çocuk Şube Müdürlüğündeki işlemlerinin ardından Zonguldak Adliyesine sevk edilen B.T.A., savcılık sorgusunun ardından eyleminin niteliği göz önüne alınarak tutuklama talebiyle Sulh Ceza Hakimliğine sevk edildi. Hakimlik, şüpheli hakkında "konutu terk etmeme" (ev hapsi) adli kontrol hükümlerinin uygulanmasına karar verdi. Başsavcılıktan tavizsiz ’sanal devriye’ talimatı Yaşanan sürecin ardından Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığının, ülke genelindeki benzer olayları da göz önünde bulundurarak son derece hassas bir süreç yürüttüğü kaydedildi. Başsavcılık tarafından emniyet birimlerine, sanal devriye faaliyetlerinin artırılması ve tehdit, panik veya provokasyon içerikli paylaşımların sıkı takibe alınarak anında yasal işlem başlatılması yönünde kesin talimat verildiği öğrenildi.
Zonguldak’ta menenjit şüphesiyle vefat eden 14 yaşındaki Çağla toprağa verildi
15 Nisan 2026 Çarşamba - 17:25 Zonguldak’ta menenjit şüphesiyle vefat eden 14 yaşındaki Çağla toprağa verildi Zonguldak’ta menenjit ön tanısıyla tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitiren 14 yaşındaki ortaokul öğrencisi Çağla Savaş’ın cenazesi defnedildi. Zonguldak ’ta menenjit ön tanısıyla Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Hastanesi çocuk yoğun bakım servisinde tedavi gören Gazi Mustafa Kemal Ortaokulu öğrencisi 14 yaşındaki Çağla Savaş hayatını kaybetti. Otopsi işlemlerinin ardından hastane morgundan alınan cenaze, helallik alınmak üzere evine götürüldü. Çağla Savaş’ın cenazesi evinden alınarak Karaelmas Mahallesi Marangoz Ahmet Caddesi üzerinde bulunan Akçabağlık Camisi’ne getirildi. İkindi vakti kılınan cenaze namazının ardından Savaş’ın cenazesi toprağa verildi. Cenaze törenine Savaş’ın ailesi, yakınları ve sevenlerinin yanı sıra CHP Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu, Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem, AK Parti Zonguldak İl Başkanı Mustafa Çağlayan, CHP Zonguldak İl Başkanı Devrim Dural ile siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri katıldı. Cenazede Çağla Savaş’ın kız arkadaşları ile öğretmenleri de gözyaşı döktü. Beyin ameliyatının ardından entübe edilmişti Çağla Savaş, 4 Nisan tarihinde yüksek ateş ve baş ağrısı şikayetiyle Zonguldak Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi’ne başvurdu. Edinilen bilgiye göre uygulanan tedavinin ardından taburcu edilen öğrenci, ertesi gün durumunun kötüleşmesi üzerine aynı hastaneye tekrar götürüldü ve benzer işlemlerin ardından yeniden evine gönderildi. Bilinç kaybı, şiddetli baş ağrısı ve ateş şikayetlerinin sürmesi üzerine 8 Nisan’da Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Hastanesi’ne sevk edildi. Menenjit ön tanısıyla tedavi altına alınan Savaş, 10 Nisan’da kafa içi basıncı düşürmek amacıyla ameliyat edildi. Operasyonun ardından entübe edilen öğrenci, yaklaşık bir hafta süren yoğun bakım tedavisinin ardından sabah saatlerinde kurtarılamadı.
Zonguldak’ta eğitimciler Şanlıurfa’daki okul saldırısını protesto etti
15 Nisan 2026 Çarşamba - 14:50 Zonguldak’ta eğitimciler Şanlıurfa’daki okul saldırısını protesto etti Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde bir lisede 16 kişinin yaralandığı silahlı saldırı, Zonguldak’ta eğitim sendikaları tarafından düzenlenen eylemle protesto edildi. Zonguldak’ta görev yapan eğitimciler, Şanlıurfa’nın Siverek ilçesindeki Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde eski bir öğrenci tarafından gerçekleştirilen silahlı saldırıyı kınamak amacıyla iş bırakma eylemi düzenledi. Zonguldak Defterdarlığı önünde bir araya gelen Kamu-Sen’e bağlı Eğitim-Sen üyeleri ve çok sayıda öğretmen, 10 öğrenci, 4 öğretmen, 1 polis memuru ile 1 kantin işletmecisinin yaralandığı olaya tepki gösterdi. Şahin Ören: "Bu hain saldırıyı en güçlü şekilde kınıyoruz" Kamu-Sen İl Temsilcisi ve Türk Eğitim-Sen Zonguldak Şube Başkanı Şahin Ören, grup adına yaptığı açıklamada, "Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde bir öğrencinin gerçekleştirdiği silahlı saldırı sonucunda, öğretmen ve öğrencilerimizin de aralarında bulunduğu 16 vatandaşımızın yaralanmış olması hepimizi derinden sarsmıştır" dedi. Ören, "Bu hain saldırıyı en güçlü şekilde kınıyoruz. Yaralanan eğitimcilerimize, öğrencilerimize, polisimize acil şifalar diliyor, ailelerine ve tüm eğitim camiamıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz" ifadelerini kullandı. Diğer sendikalar da yürüyüş yaparak tepkilerini gösterdi.
Cesedi su kuyusunda bulunan 17 yaşındaki Hasret’in katil zanlısına müebbet hapis cezası talebi
15 Nisan 2026 Çarşamba - 13:53 Cesedi su kuyusunda bulunan 17 yaşındaki Hasret’in katil zanlısına müebbet hapis cezası talebi Zonguldak’ta 17 yaşındaki genç kızı kuyuya atan şüpheliye ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi. Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığı, Çaycuma ilçesinde 17 yaşındaki Hasret Akkuzu’nun cansız bedeninin geçen 19 Ekim günü Helvacılar köyü yakınlarındaki 4 metre derinliğindeki su kuyusunda bulunmasına ilişkin tahkikatı tamamladı. İddianamede tutuklu şüpheli 42 yaşındaki Deniz B. hakkında "çocuğa ve kadına karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi. Diğer şüpheliler A.B., N.B. ve E.S. hakkında ise "çocuğa ve kadına karşı kasten öldürmeye yardım etme" suçundan 20’şer yıla kadar hapis cezası talep edildi. Maktulün şikayeti üzerine şüpheli hakkında açılan dava dosyaya eklendi İddianamede ikilinin yaklaşık 5 yıl önce tanıştığı, maktulün şüphelinin çocuğuna bakıcılık yaptığı ve eşinin kıskançlığı sebebiyle evden ayrılarak ailesiyle arasını düzelttiği bilgisine de yer verildi. Şüphelinin 2,5 yıl önce maktulü sevdiğini söylediği ancak başka birisi ile ilişkisi olduğunu öğrenmesi üzerine sosyal medya üzerinden tehdit, hakaret ve ısrarlı takibe başladığı öne sürüldü. Hasret Akkuzu’nun 3 Ocak 2025 tarihindeki şikayeti üzerine Çaycuma 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nde kamu davası açıldığı ve Deniz B.’nin bu dosya kapsamında 2 Temmuz 2025’te Aydın Ceza İnfaz Kurumu’na girmesiyle aralarındaki husumetin büyüdüğü ifade iddia edildi. Söz konusu açılan dava da cinayet dosyasına eklendi. Cinayet zanlısı maktulün boğazını 5 dakika sıktığını itiraf etti Şüpheli Deniz B.’nin 3 Ekim 2025’te cezaevinden izinli çıkarak Çaycuma’ya geldiği ve HTS kayıtlarına göre maktul ile 4-12 Ekim tarihlerinde Hasret Akkuzu ile mesajlaştığı kaydedildi. İddianamede, zanlının E.S.’den aldığı araçla buluştuğu; Akkuzu’dan mahkemede gerçeği anlatmasını istediği belirtildi. Şüphelinin savcılıktaki ifadesinde, "Maktul bana tepki gösterdi ve tekme atmaya çalıştı. Tartışma sırasında kendimi kaybederek maktulün boğazına sarıldım. Yere düşmesinin ardından yaklaşık 3-5 dakika boyunca boğazını sıktım ve öldüğünü fark ettim" şeklinde ifade verdiği de iddianamede yer aldı. Şüpheli ağabeyinin evinden aldığı çekiçle kuyunun kilidini kırdı Olay sonrası cesedi önce çalılık alana, ardından aracın bagajına taşıyan Deniz B.’nin, Perşembe beldesindeki su kuyusuna gittiği tespit edildi. Kuyunun kilitli olması sebebiyle bedeni çimenlik alana bırakan şüphelinin, gece saatlerinde ağabeyi A.B. ve yengesi N.B.’nin ikametine gittiği, burada A.B.’nin aracın içini kontrol ettiği bildirildi. İkametten aldığı çekiçle dönerek kilidi kıran zanlının cesedi kuyuya attığı, aracı bırakıp maktulün telefonunu asfalta fırlattığı aktarıldı. Şüpheli E.S.’nin ise aracı yıkamacıya götürdüğü dosyada yer aldı. İddianamede bu yaşananların ardından D.B.’nin izinli çıktığı cezaevine gitmek üzere yeniden Aydın’a gittiği belirtildi. "Hasret’i öldürdüm, kurtuldum" Kızılbel köyünde yaşayan ailenin geçen yıl 13 Ekim tarihindeki kayıp başvurusu üzerine ormanlık alanda bulunan aracın bagajında Hasret Akkuzu’nun babasına ait vesikalık fotoğraf ele geçirildi. Ertesi gün cesedin su kuyusunda bulunmasının ardından şüpheli Deniz B., 22 Ekim’de Aydın’da yakalanarak 24 Ekim’de tutuklandı. Gözaltına alınan A.B., N.B. ve E.S. ise 3 Aralık’ta tahliye edildi. Şüpheli A.B.’nin ifadesinde, Deniz B.’nin olay sonrası kendisine, "Hasret’i öldürdüm, kurtuldum" dediği belirtildi. Hasret’in tırnaklarında zanlının DNA’sı tespit edildi Adli Tıp Kurumu 1. Adli Tıp İhtisas Kurulu raporunda maktulün boyna basıya bağlı asfiksi (boğulma) sonucu öldüğü, giysilerinde ve tırnak içinde Deniz B.’ye ait DNA profili tespit edildiği aktarıldı. İl Jandarma Komutanlığı teknik incelemesinde zanlının internette olayla ilgili arama yaptığı kayıtlara geçti. Zonguldak 3. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilen iddianamede, şüpheli E.S. hakkında ayrıca "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçundan 5 yıla kadar hapis istendiği kaydedildi.
Zonguldak’ta Modern Ortodontik Tedavi Dönüşümü: BEUN Bölgeye Hizmet Sunuyor
15 Nisan 2026 Çarşamba - 11:44 Zonguldak’ta Modern Ortodontik Tedavi Dönüşümü: BEUN Bölgeye Hizmet Sunuyor Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ortodonti Anabilim Dalı, tanıdan tedavi planlamasına uzanan süreçte güncel teknolojileri kullanarak ortodontik tedavi hizmetlerini sürdürüyor. Anabilim Dalı Kliniği’nde diş, çene ve yüz bozukluklarının ortodontik tedavileri, üç boyutlu değerlendirme imkanı sunan yapay zeka destekli ağız içi tarayıcılar sayesinde yüksek doğrulukla gerçekleştiriliyor. Klinikte sabit ve hareketli aygıtlarla ortodontik tedavilerin yanı sıra, üç boyutlu yazıcılar aracılığıyla bireye özgü ortodontik ağız içi aygıt tasarımları ve şeffaf hizalayıcı uygulamaları da yapılıyor. Bölgesel anlamda önemli bir ihtiyaca yanıt veren klinik, Zonguldak başta olmak üzere Bartın, Karabük, Kastamonu ve Düzce’yi kapsayan geniş bir coğrafyada ortodontik tedavi hizmeti sunuyor. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Ortodonti Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Orhan Çiçek, ortodontik tedavinin yalnızca dişlerin düzeltilmesiyle sınırlı olmadığını belirterek, ‘‘Ortodontik tedavi; çenelerin boyut ve konumuna yönelik iskeletsel bozuklukların da değerlendirilip tedavi edilebildiği kapsamlı bir süreçtir. Özellikle çocukluk döneminde yapılan erken müdahaleler, ileri yaşlardaki cerrahi gereksinimi azaltabilmektedir. Her ne kadar erken yaşta yapılan müdahaleler kalıcı sonuçlar açısından önemli olsa da, ortodontik tedaviler her yaş grubunda doğru klinik ve radyografik değerlendirme sonucunda uygulanabilmektedir.’’ dedi. Tedavi sürecine de değinen Dr. Çiçek, ortodontik tedavilerin genellikle 1 ile 2 yıl sürdüğünü, ancak bazı vakalarda daha uzun sürebileceğini ve tedavi sonrası sonuçların korunması için de pekiştirme aygıtlarını kullanmanın büyük önem taşıdığını ifade etti. Ayrıca tedavi süreci boyunca ağız hijyeninin iyi olması gerektiğini vurgulayarak; sert, yapışkan ve asitli gıdalardan uzak durulmasının tedavi başarısı açısından kritik olduğuna dikkat çekti. Anabilim Dalı’nda hem uzmanlık eğitimi hem de ortodontik tedavi hizmetlerinin dijital teknolojilerle desteklenen çağdaş bir anlayışla sürdürüldüğü belirtildi.
Zonguldak’ta Turizm Haftası’nın 50. yılı kutlandı
15 Nisan 2026 Çarşamba - 11:11 Zonguldak’ta Turizm Haftası’nın 50. yılı kutlandı Zonguldak’ta 15-22 Nisan tarihleri arasında kutlanan Turizm Haftası etkinlikleri, Valilik önündeki Atatürk Anıtı’na çelenk sunulmasıyla başladı. Zonguldak’ta Turizm Haftası’nın 50. yılı, 15-22 Nisan tarihleri arasında düzenlenen tören ve etkinliklerle kutlanıyor. Valilik önündeki Atatürk Anıtı’na çelenk sunulmasıyla başlayan program, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla devam etti. Törende İl Kültür ve Turizm Müdürü Taner Dursun tarafından anıta çelenk sunuldu. "Turizm evrensel bir değerdir" Törende konuşan İl Kültür ve Turizm Müdürü Taner Dursun, turizmin ekonomik bir faaliyetin ötesinde toplumları kaynaştıran ve kültürler arası köprü kuran evrensel bir değer olduğuna dikkati çekti. Zonguldak’ın sanayi kimliğinin yanı sıra turizmde de yükselen bir destinasyon olma yolunda ilerlediğini belirten Dursun, "Yaylalarımız, şelalelerimiz, mağaralarımız ve sahillerimiz Zonguldak’ı cazip hale getiriyor" ifadelerini kullandı. Dursun, kentin doğal güzelliklerinin ekoturizm ve doğa sporları için fırsatlar sunduğunu, kültürel değerlerin de önemli bir turizm unsuru olduğunu sözlerine ekledi. Filyos Tios Antik Kenti ve Kadıoğlu Mozaikleri turizme kazandırılıyor Kentteki kazı ve restorasyon çalışmalarına değinen İl Müdürü Dursun, Filyos Tios Antik Kenti ve Ereğli İnönü Mağarası’ndaki kazıların sürdüğünü, Kadıoğlu Mozaikleri için hazırlanan ziyaretçi merkezinin ise tamamlanma aşamasında olduğunu bildirdi. Madencilik tarihi turizme entegre ediliyor Endüstriyel miras turizminin Zonguldak için önemini vurgulayan Taner Dursun, "Fener Bölgesi, Varagel Tüneli, Üzülmez Kültür Vadisi, Maden Müzesi ve Kömür Deneyim Ocağı gibi alanlar gelişimimizi destekliyor" dedi. Dursun ayrıca, "Karaelmas Ekspresi" projesinin de kente ilgiyi artırdığını kaydetti. Etkinlikler kapsamında Ekin Uzunlar konser verecek Turizm Haftası etkinliklerinin şehir geneline yayılacağını aktaran Dursun, 17-19 Nisan tarihlerinde düzenlenecek "Yaşayan Miras Şöleni" ile el sanatları ve geleneksel oyunların vatandaşlarla buluşacağını açıkladı. Etkinlikler kapsamında Karadeniz müziğinin sevilen ismi Ekin Uzunlar’ın konser vereceği ve Ankara Devlet Tiyatrosu’nun "Eyvah Nadir" adlı oyununun sahneleneceği bildirildi. Program, halk oyunları ve mehter takımı gösterisiyle sona erdi.
Zonguldak’ın son ayakkabı imalatçısı 26 yıllık atölyesinde teknolojiyle yarışıyor
15 Nisan 2026 Çarşamba - 10:58 Zonguldak’ın son ayakkabı imalatçısı 26 yıllık atölyesinde teknolojiyle yarışıyor Zonguldak’ta çocuk yaşta öğrenmeye başladığı ayakkabı imalatçılığını 26 yıllık atölyesinde sürdüren 54 yaşındaki Engin Bir, teknolojiyle yarışıyor. Kendisinden başka imalat ustası bulunmayan kentte mesleğini yaşatmaya çalışan Bir, "Teknolojiyi takip ettik, hiç geri kalmadık. Bu şekilde ayakta kalmayı başardık" dedi. Zonguldak’ta 11 yaşında ayakkabı imalatçılığına başlayan 54 yaşındaki Engin Bir, Dilaver Mahallesi’ndeki bir atölyede çalışmaya başladı. Burada mesleğini öğrenerek geliştiren Bir, yıllar sonra Asma Mahallesi’nde ustasından devraldığı atölyesinde 26 yıldır ayakkabı imalatçılığı yapıyor. Bir, il genelinde ayakkabı imalatı yapan son usta olarak zamana direniyor. Meslek hayatına çocuk yaşta adım attığını anlatan Bir, işine duyduğu tutkunun başarısındaki temel etken olduğunu vurguladı. Sürekli gelişen teknolojiye de ayak uydurduğunu belirten deneyimli usta, süreci şu sözlerle anlattı: "Bu mesleğe 11 yaşımda başladım, çocuk yaşlarında ve 42 yılı aşkın devam etmekteyim. Severek yapıyorum. Bir işi severek yaparsanız başarı kaçınılmaz olur, her zaman peşinden gelir. Biz de severek yaptık. Teknolojiyi takip ettik, hiç geri kalmadık. Bu şekilde ayakta kalmayı başardık. Ustamdan devraldım, 26 yıl oldu. 26 yıldır da kendi iş yerim olarak devam ediyorum." "Bizden sonra bu işi yapan yok" Eski yıllardaki iş yoğunluğunu özlemle yad eden zanaatkar, çıraklık dönemlerindeki hareketliliğin zamanla kaybolduğuna değindi: "80’li yıllarda, 90’lı yıllarda iş daha fazlaydı çıraklık yıllarımızda. Daha sonra 2000’li yıllarda yine iyiydi, gün geçtikçe meslekte pek talep olmadı. Öğrenen anlamında talep olmadı. Şu an son temsilcileri biz diyebiliriz. İmalat olarak Zonguldak’ta yok. İlçelerde de bildiğim kadarıyla yok. Bir tek imalatçı olarak ben varım. 26 yıldır imalat yapıyorum. Başka da bu işi yapan yok. Tamirci arkadaşlarımız var ama imalatçı olarak yok." "Ham maddeyi İstanbul’dan bulabiliyoruz" Şehirdeki ham madde sıkıntısının üretimi zorlaştırdığına dikkat çeken Bir, tedarik sürecinde yaşadıkları değişimi şu ifadelerle aktardı: "Ham maddeye biz İstanbul piyasasından erişiyoruz. Öyle Zonguldak şartlarında bu işi yapmak zor. ’Hadi’ dediğinizde her malzemeye ulaşma şansınız yok. İstediğiniz deriyi bazen bulamayabiliyorsunuz. Onun için Zonguldak şartlarında zor bu işi yapmak. Ham maddeyi satan malzemeciler önceden Zonguldak’ta vardı ama onlar da bıraktı. Artık biz sadece İstanbul’a kaldık. Düzenli olarak şu an hep İstanbul piyasasından alışveriş yapıyoruz. Deri de olsun, tabanı olsun, yan malzemesi olsun tamamen İstanbul piyasasından alıyoruz." "İstanbul’dan bile gelen müşterimiz var" Seri üretim yerine butik ve özenli çalışmayı tercih ettiğini belirten usta, modayı ve fuarları yakından takip ederek ayakta kaldıklarını ifade etti: "Bizimkisi seri değil. Bir günde benim hiçbir işe bakmasam yapacağım 8 çift ayakkabı. Tabii biz bunun daha azını yapıyoruz, daha özen gösteriyoruz. Talep görüyor, görmese zaten başaramayız, bu şekilde yürütemeyiz. Sürekli ben gündemi takip ettiğim için müşteri de bunu biliyor. Gelip sorabiliyor ’Abi yeni bir şey var mı, ne çıkarttın?’ o şekilde sorabiliyor. Sürekli fuarları takip ediyoruz. Yan sanayi fuarlarını, modelistleri takip ediyoruz. Yoksa bu işi başarmanız zor. Özel imalat yaptıran, Zonguldak il dışından gelen, bazen yeri oluyor ki İstanbul’dan bile gelen müşterimiz var." Orijinal kalıplarla kusursuz tamir İmalatın yanı sıra mesaisinin büyük bölümünü ayakkabı tamirine ayırdığını da sözlerine ekleyen Engin Bir, kalıpları ellerinde bulundurmanın avantajını müşterilerine yansıttığını söyledi: "Tamir için de sık müşterimiz var. Yarı yarıya işimiz de tamirden. Tamirde de sürekli yeniliği takip ettiğimiz için, imalatçı olduğumuz için, taban değişecekse yeni model ayakkabıların kalıbı da bizde olduğu için orijinal bir şekilde tabana değişip verebiliyoruz. Bundan da müşterimiz memnun kalıyor. 26 yıldır kendi iş yerim olarak buradayım ve yapabildiğim kadar bu mesleği yapmayı düşünüyorum, götürmeyi düşünüyorum. Sağlık sıhhat ne gösterir bilemeyiz. Sağlığımız elverdiği sürece mesleğimi yapmayı düşünüyorum."
Ayakkabı imalatçısı 26 yıllık atölyesinde teknolojiyle yarışıyor
15 Nisan 2026 Çarşamba - 10:52 Ayakkabı imalatçısı 26 yıllık atölyesinde teknolojiyle yarışıyor Zonguldak’ta çocuk yaşta öğrenmeye başladığı ayakkabı imalatçılığını 26 yıllık atölyesinde sürdüren 54 yaşındaki Engin Bir, teknolojiyle yarışıyor. Kendisinden başka imalat ustası bulunmayan kentte mesleğini yaşatmaya çalışan Bir, "Teknolojiyi takip ettik, hiç geri kalmadık. Bu şekilde ayakta kalmayı başardık" dedi. Zonguldak’ta 11 yaşında ayakkabı imalatçılığına başlayan 54 yaşındaki Engin Bir, Dilaver Mahallesi’ndeki bir atölyede çalışmaya başladı. Burada mesleğini öğrenerek geliştiren Bir, yıllar sonra Asma Mahallesi’nde ustasından devraldığı atölyesinde 26 yıldır ayakkabı imalatçılığı yapıyor. Bir, il genelinde ayakkabı imalatı yapan son usta olarak zamana direniyor. Meslek hayatına çocuk yaşta adım attığını anlatan Bir, işine duyduğu tutkunun başarısındaki temel etken olduğunu vurguladı. Sürekli gelişen teknolojiye de ayak uydurduğunu belirten deneyimli usta, süreci şu sözlerle anlattı: "Bu mesleğe 11 yaşımda başladım, çocuk yaşlarında ve 42 yılı geçiktir devam etmekteyim. Severek yapıyorum. Bir işi severek yaparsanız başarı kaçınılmaz olur, her zaman peşinden gelir. Biz de severek yaptık. Teknolojiyi takip ettik, hiç geri kalmadık. Bu şekilde ayakta kalmayı başardık. Ustamdan devraldım, 26 yıl oldu. 26 yıldır da kendi iş yerim olarak devam ediyorum." "Bizden Sonra Bu İşi Yapan Yok" Eski yıllardaki iş yoğunluğunu özlemle yad eden zanaatkar, çıraklık dönemlerindeki hareketliliğin zamanla kaybolduğuna değindi: "80’li yıllarda, 90’lı yıllarda iş daha fazlaydı çıraklık yıllarımızda. Daha sonra 2000’li yıllarda yine iyiydi, gün geçtikçe meslekte pek talep olmadı. Öğrenen anlamında talep olmadı. Şu an son temsilcileri biz diyebiliriz. İmalat olarak Zonguldak’ta yok. İlçelerde de bildiğim kadarıyla yok. Bir tek imalatçı olarak ben varım. 26 yıldır imalat yapıyorum. Başka da bu işi yapan yok. Tamirci arkadaşlarımız var ama imalatçı olarak yok." "Ham Maddeyi İstanbul’dan bulabiliyoruz" Şehirdeki ham madde sıkıntısının üretimi zorlaştırdığına dikkat çeken Bir, tedarik sürecinde yaşadıkları değişimi şu ifadelerle aktardı: "Ham maddeye biz İstanbul piyasasından erişiyoruz. Öyle Zonguldak şartlarında bu işi yapmak zor. ’Hadi’ dediğinizde her malzemeye ulaşma şansınız yok. İstediğiniz deriyi bazen bulamayabiliyorsunuz. Onun için Zonguldak şartlarında zor bu işi yapmak. Ham maddeyi satan malzemeciler önceden Zonguldak’ta vardı ama onlar da bıraktı. Artık biz sadece İstanbul’a kaldık. Düzenli olarak şu an hep İstanbul piyasasından alışveriş yapıyoruz. Deri de olsun, tabanı olsun, yan malzemesi olsun tamamen İstanbul piyasasından alıyoruz." "İstanbul’dan bile gelen müşterimiz var" Seri üretim yerine butik ve özenli çalışmayı tercih ettiğini belirten usta, modayı ve fuarları yakından takip ederek ayakta kaldıklarını ifade etti: "Bizimkisi seri değil. Bir günde benim hiçbir işe bakmasam yapacağım 8 çift ayakkabı. Tabii biz bunun daha azını yapıyoruz, daha özen gösteriyoruz. Talep görüyor, görmese zaten başaramayız, bu şekilde yürütemeyiz. Sürekli ben gündemi takip ettiğim için müşteri de bunu biliyor. Gelip sorabiliyor ’Abi yeni bir şey var mı, ne çıkarttın?’ o şekilde sorabiliyor. Sürekli fuarları takip ediyoruz. Yan sanayi fuarlarını, modelistleri takip ediyoruz. Yoksa bu işi başarmanız zor. Özel imalat yaptıran, Zonguldak il dışından gelen, bazen yeri oluyor ki İstanbul’dan bile gelen müşterimiz var." Orijinal Kalıplarla Kusursuz Tamir İmalatın yanı sıra mesaisinin büyük bölümünü ayakkabı tamirine ayırdığını da sözlerine ekleyen Engin Bir, kalıpları ellerinde bulundurmanın avantajını müşterilerine yansıttığını söyledi: "Tamir için de sık müşterimiz var. Yarı yarıya işimiz de tamirden. Tamirde de sürekli yeniliği takip ettiğimiz için, imalatçı olduğumuz için, taban değişecekse yeni model ayakkabıların kalıbı da bizde olduğu için orijinal bir şekilde tabana değişip verebiliyoruz. Bundan da müşterimiz memnun kalıyor. 26 yıldır kendi iş yerim olarak buradayım ve yapabildiğim kadar bu mesleği yapmayı düşünüyorum, götürmeyi düşünüyorum. Sağlık sıhhat ne gösterir bilemeyiz. Sağlığımız elverdiği sürece mesleğimi yapmayı düşünüyorum."