Yerel Haberler
Zonguldak
Üretim fazlası 5 ton patlıcanı yüzlerce kişiye bedava dağıttılar
19 Ağustos 2024 Pazartesi - 12:19 Üretim fazlası 5 ton patlıcanı yüzlerce kişiye bedava dağıttılar Zonguldak’ın Ereğli ilçesinde Ziraat Odası Başkanı Zafer Yalman, üretim fazlası yaklaşık 5 ton patlıcanı ilçe merkezinde halka bedava dağıttı. Kdz. Ereğli Ziraat Odası Başkanı Zafer Yalman ilçeye bağlı Hamzafakıhlı Mahallesi ile Soğanlıyörük Köyü’nde toplamda 25 dönüm arazide bu yıl ilk kez patlıcan üretimi gerçekleştirdi. Yalman geçtiğimiz ay mahsul almaya başladıkları patlıcanların üretim fazlası yaklaşık 5 tonunu yüzlerce vatandaşa ücretsiz olarak dağıttı. Pazarda kilogram fiyatı 30-40 TL arasında değişen patlıcanın ücretsiz dağıtıldığına inanamayan vatandaşlar bir taraftan şaşırırken diğer taraftan da Kdz. Ereğli Ziraat Odası Başkanı Zafer Yalman’a teşekkür etti. Yalman, Kdz. Ereğli’de sadece sanayi değil tarımında yapılabildiğini göstermek için patlıcan üretimine başladıklarını ve başarılı olduklarını söyledi. Yalman, “Aşağı yukarı bir kamyona yakın Ereğli’de tarlamızda ürettiğimiz patlıcanı bugün halkımıza ücretsiz dağıttık. Allah bize verdiği müddetçe biz de bunları halkımızla paylaşacağız. Ereğli’de tarım olmaz diyenler gün geçtikçe olduğunu görecekler. Tarlalarımızı ziyaret edebilirler. 20 bin metrekare arazide ürettik. Satabildiğimizi satıyor, kalanı vatandaşa ücretsiz veriyoruz. Yeterki vatandaşımız faydalansın, ülkemizin durumu, ekonomik sıkıntılarımız belli. Alan var alamayan var. Patlıcanını alsın kurutsun kışlık yiyeceğini yapsın diye böyle bir hizmet sunduk. Kdz. Ereğli Ziraat Odası başkanı olarak bir emek harcadım, bu emeğimi de vatandaşımla paylaştım. Tüm vatandaşlarımıza afiyet olsun, helal hoş olsun." şeklinde konuştu. "Seneye biber, domates, soğan, sarımsak üreteceğiz" Kdz. Ereğli Ziraat Odası Başkanı Zafer Yalman’ı örnek çalışmasından dolayı tebrik eden üreticilerden İsmet Koç ise üretimin daha da artırılmasını temenni etti. Koç konuşmasında şu sözlere yer verdi: “Biz bugün Ereğli’de olmaz denileni yaptık. Ereğli’nin milli ve yerli patlıcanını ürettik. Bu gördüğünüz kasaların tamamı doludur. Bugün bin kişiye ücretsiz 5 ton patlıcan dağıttık. Pazarda patlıcan 30-40 lira, biz tarlada 20 liradan sattık. Elimizde ürün çok fazla. Hani diyorlar ya ’Ereğli’de tarım olmaz.’ Tarımı gerçekleştirdik. Fazlalığını da vatandaşımıza hayrına ücretsiz verdik. Ziraat Odası Başkanımızı da tebrik ediyorum, kendisini kutluyorum, devamını da bekliyorum. İnşallah seneye biber, domates, soğan, sarımsak üreteceğiz. Tarlalarımızın yüzde 80’i boş, yazıktır günahtır. Gelin beraber üretelim, beraber yiyelim. Hem Türkiye kazansın, hem biz kazanalım, hem Ereğli halkı kazansın.” Kdz. Ereğlili vatandaşların yoğun talep gösterdiği yaklaşık 5 ton patlıcan yaklaşık yarım saat içerisinde tükendi.
Küle dönen otomobilde kundaklama şüphesi: 3 araç hasar gördü
18 Ağustos 2024 Pazar - 06:35 Küle dönen otomobilde kundaklama şüphesi: 3 araç hasar gördü Zonguldak’ta bir apartmanın girişinde park halinde bulunan Mercedes marka otomobil küle döndü. Park halindeki diğer iki otomobilde de yangın sebebiyle maddi hasar meydana geldi. Ekipler, kundaklama şüphesiyle çalışma başlattı. İncivez Mahallesi Aydoğmuş Sokak üzerinde saat 04.30 sıralarında yoğun duman ve patlama sesiyle uyanan etkilenen Sahilkent Sitesi sakinleri yangın merdivenlerini kullanarak binayı tahliye etti. Yangının apartmanın girişinde park halinde bulunan otomobilde yaşandığı fark edilince 112 Acil Çağrı Merkezi’nden yardım istendi. İhbar üzerine olay yerine gelen Zonguldak Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü ekipleri yangına müdahale etti. Polis ekipleri çevrede güvenlik önlemi alırken sağlık ekipleri dumandan etkilenme ihtimaline karşı hazır bekledi. İ.Y.’ye ait 67 ADT 722 plakalı Mercedes marka otomobil yangında küle döndü. Sağ ve sol tarafında park halinde bulunan diğer iki araçta da maddi hasar meydana geldi. Yangın sebebiyle apartmanın dış cephesinde de maddi hasar meydana geldi. Ekipler, yangını söndürme çalışmalarının ardından soğutma çalışması yaparak olay yerinden ayrıldı. İl Emniyet Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme Şube Müdürlüğü’ne bağlı ekipler çevrede delil toplayarak olay yerinde incelemelerde bulundu. Bu sırada güvenlik kamerası görüntülerini izleyen ekipler; şapkalı bir şüphelinin bidon ile otopark bölümüne girdiğini, ayrılmasıyla birlikte alevlerin başladığını tespit etti. Kundaklama şüphesi üzerinde duran ekipler belirlenen eşkal üzerinde çalışma başlattı.
17 Ağustos’un yıldönümünde profesörden Pamukova-Geyve, Gemlik Körfezi, Bandırma ve İzmir’de deprem uyarısı
17 Ağustos 2024 Cumartesi - 12:33 17 Ağustos’un yıldönümünde profesörden Pamukova-Geyve, Gemlik Körfezi, Bandırma ve İzmir’de deprem uyarısı Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Geomatik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, 17 Ağustos 1999 depreminin yıl dönümünde, Türkiye’nin deprem gerçeğine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Yaşanabilecek büyük depremlere karşı hazırlıkların hızlandırılması gerektiğini vurgulayan Kutoğlu, kentsel dönüşümden risk yönetimine kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulundu. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Geomatik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, 17 Ağustos 1999 depreminin yıl dönümünde gazetecilere açıklamalarda bulundu. Kutoğlu, "17 Ağustos 1999 yılında meydana gelen İzmit yada Gölcük adıyla andığımız depremde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyoruz. Yakınlarını kaybedenlere tekrar baş sağlığı diliyoruz. 17 Ağustos’ta kırılan fay hattı Gölcük’ten başlayarak Düzce’ye kadar devam eden hat üzerinde 200 kilometre boyunca bir hattı kırdı. Artık bu fay üzerinde 200-250 yıl daha enerji birikmesi gerekiyor ki aynı büyüklükte bir deprem meydana gelsin. Hat üzerinde bu büyüklükte bir deprem beklemiyoruz. Ancak Türkiye’de yıkıcı depremlere neden olabilecek faylar mevcut. Bu faylar bize geçmişte bu çapta büyüklükte depremler meydana geldiyse kendine yeterli enerjiyi biriktirdiğinde tekrar edecekler. Yakın gelecekte yada daha uzak gelecekte deprem beklemeliyiz. Yakınlığı veya uzaklığını neye göre tayin edebiliriz. Deprem tarihi en son ne kadar geriye gidiyorsa tehlike o kadar yakın demektir. Biz fayların hareketlerini, yıllık hız miktarlarını uydu verilerinden görüntüleri işleyerek çıkartabiliyoruz. Bu geçmişteki depremlerden son meydana gelen yıkıcı depremlerden itibaren fay hızını kullanarak bir gerginlik hesabı yaptığımızda karşımıza çıkan tablo bu şekilde olacak" dedi. "Deprem için endişelenmektense bununla ilgili tedbirlerimizi almak durumundayız" Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, Marmara Bölgesi ve İzmir çevresinde yaşanabilecek büyük depremlerin daha büyük kayıplara yol açabileceğine dikkat çekti. Kutoğlu, "Koyu mavi ve açık mavi renkler enerjinin henüz birikmediğini deprem üretme enerjisinin henüz tamamlanmadığını deyim yerindeyse soğuk faylar olduğunu söyleyebiliriz. Sarıdan kırmızıya doğru gittikçe gerginliğin arttığını görüyoruz. Bunlara da yine deyim yerindeyse sıcak faylar diyebiliriz. Kırmızı renktekiler bizim için en yakın tehdit oluşturan, kırılmaya en yakın faylarımız. O anlamda baktığımız zaman doğudan başlayarak gidecek olursak Erzurum ve Erzincan, Bingöl tarafında Yedisu fayı, Batı’da Sakarya’nın güneyinde Geyve ve Pamukova hattı ve Marmara Denizi’nin içindeki faylarımızın, var olduğu söylenilen bunun üzerinde tartışmalar var. Burada gerginliklerin yüksek olduğunu görüyoruz. Deniz içerisindeki fayların gergin olduğunu görüyoruz. Bandırma üzerindeki faylarımızın diğerlerine göre daha gergin olduğunu görüyoruz. Ege Bölgesinde İzmir, Manisa çevresinde bazı faylarımızda gerginliklerin yüksek olduğunu söylemek mümkün. Burada da epey bir enerji birikmesi söz konusu. Biz sürekli ülke olarak depremlerle sınanan bir ülkeyiz. Bununla ilgili yapmamız gereken şey artık depremlerle birlikte yaşamayı öğrenmemiz gerekiyor. Ne zaman deprem olacak diye endişelenmektense bununla ilgili tedbirlerimizi almak ve artık depremlerde can kayıpları yaşamamak durumundayız. Hem yetkililerin alması gereken önlemler var. Ama öbür taraftan da vatandaşlarımızın da alması gereken önlemler var. O anlamda 1999 depreminden bu yana pek çok sayıda yasal düzenleme çıkartıldı. Kentsel dönüşüm çıkartıldı. Ancak henüz istediğimiz seviyede değiliz maalesef. Baktığımızda özellikle büyükşehirlerimizi dikkate alacak olursak Marmara ve Ege Bölgesinde hala yapı stokunun çok eksik ve bir çoğunun da mühendislik hizmeti almadan inşa edilmiş binalar olduğunu görüyoruz. Bunları hızlı bir şekilde dönüştürmemiz gerekiyor. Bu bizim artık 6 Şubat depreminden sonra meydana gelen hasar kaybettiğimiz canları geri döndürmemiz mümkün değil ama onların yanı sıra ülkemiz üzerinde büyük bir ekonomik yük getirdi" dedi. "Kentsel dönüşümde yeni yöntemler geliştirmeliyiz" Kutoğlu, vatandaşların kentsel dönüşüme ilgisini artıracak yeni yöntemlerin bulunması gerektiğini belirtti. "Allah göstermesin Marmara Bölgesinde veya İzmir çevresinde bu büyüklükte bir deprem yaşadığımız takdirde çok daha büyük kayıplarımız söz konusu olabilir. O anlamda çalışmaları biraz daha hızlandırmamız gerekiyor. Biraz daha etkili yöntemler geliştirmemiz gerekiyor. Kentsel dönüşüm anlamında, vatandaşın ilgisini artıracak yeni yöntemler bulmamız gerekiyor" ifadelerini kullanan Kutoğlu, bu sürecin hızlandırılmasının önemine dikkat çekti. "Risk yönetiminde coğrafi dağılımı sağlamalıyız" Prof. Dr. Kutoğlu, Türkiye’nin risk yönetimi stratejilerine ilişkin önemli bir uyarıda bulunarak, nüfus ve ekonomik yoğunluğun tek bir bölgede toplanmasının büyük bir risk oluşturduğunu ifade etti. "Risk azaltma anlamında baktığımız zaman risk yönetimi anlamında nüfus yoğunluğunu ve ekonomik yoğunluğu belli bir bölgede çok yüksek düzeye çıkarmak her zaman bir ülke için büyük bir risktir" dedi. "Yapıları ülke geneline yayarsak riskleri azaltmış oluruz" Kutoğlu; Türkiye’nin geniş coğrafyasını daha etkin kullanarak, ağır sanayi ve endüstriyel tesisleri sadece belli bir bölgede toplamak yerine ülke genelinde yaymanın, riskleri azaltacağını belirtti. Kutoğlu, "800 bin kilometre kare topraklarımız var. Hem nüfus yoğunluğunu hem de ağır sanayimizi, endüstriyel tesislerimizi bir bölgede Marmara veya Ege Bölgesinde toplamak yerine Türkiye coğrafyasına daha fazla yayarsak o zaman riski azaltmış oluruz. Çünkü böyle büyük bir deprem meydana geldiğinde etkilenecek tesis veya insan sayımız çok daha az olacaktır" ifadelerini kullandı. "Biyolojik afetlerde de benzer bir strateji izlenmeli" Prof. Dr. Kutoğlu, bu yaklaşımın yalnızca doğal afetler için değil, biyolojik afetler için de geçerli olduğunu vurguladı. COVID-19 pandemisinden dersler çıkarılması gerektiğini belirten Kutoğlu, "Sadece doğal afetler anlamında değil biyolojik afetler anlamında da bu bize katkı sağlayacaktır. Çünkü COVID-19 pandemisinde yaşadığımız gibi, daha az nüfusun yaşadığı şehirleri kapatmak ve etkilerini sınırlandırmak çok daha kolay olur" şeklinde konuştu. "Marmara’da şu anda yakın bir tehdit söz konusu değil" Marmara Bölgesi’nde yakın bir deprem tehdidi olmadığını belirten Prof. Dr. Kutoğlu, yine de bu konuda gerekli tedbirlerin hızla alınması gerektiğini ifade etti. Kutoğlu, "Marmara’da şu anda yakın bir tehdit söz konusu değil, ancak bu bölgeye yönelik hazırlıkları sürdürmek ve olası risklere karşı tetikte olmak büyük önem taşıyor" diyerek sözlerini tamamladı.
Kuran kursunu başarıyla tamamlayan öğrenciler lunaparkta doyasıya eğlendi
17 Ağustos 2024 Cumartesi - 12:18 Kuran kursunu başarıyla tamamlayan öğrenciler lunaparkta doyasıya eğlendi Zonguldak’ta Kuran kursunu başarıyla tamamlayan 15 öğrenci lunaparkta doyasıya eğlendi. Kozlu ilçesine bağlı Kızılcakese köyünde Diyanet İşleri Başkanlığı’nın başlattığı yaz Kur’an kurslarını tamamlayan 15 öğrenci hayırseverlerin desteği ile lunaparkta doyasıya eğlendi. Çocukların lunapark biletlerini karşılayan iş adamı Şahin Yalçın, "Çocukları sevindirmek istedik. Kur’an kursunu bitiren çocukları sevindiriyoruz. Lunaparktaki oyuncakları biniyorlar. Biz çocukluğumuzda böyle yapamamıştık içimizde kalmıştı şimdi ise çocuklara hediyemiz oldu" dedi. Kızılcakese köyü Toptaşı Camisi Yapma ve Yaşatma Sosyal Hizmetler Derneği Başkanı Kenan Tuna (41) da gazetecilere yaptığı açıklamada, "Köyümüzde yaz Kur’an kursunu hocamızın katkılarıyla özverileri ile ve madencilerimizin, hayırseverlerimizin destekleriyle tamamladık. Öğrencilerimiz Bu yıl Kur’an kursunu çok sevdi. Her gün aşkla, şevkle kursa geldi. Ayrı bir hevesle geldiler kursa. Biz de sponsorumuz Şahin beyin desteği ile bir günü çocukları ayırmak istedik. Kursta Elif harfini dahi bilmeyen 15 çocuğumuzdan 13’ü Kur’an-ı okumaya geçti. Emeği geçen herkesten Allah razı olsun" diye konuştu. Caminin din görevlisi Bilay Bayzit (30) de çocukların özverisine dikkat çekerek "Diyanet işleri başkanlığımızın başlattığı yaz Kur’an kursları sona erdi. Bizler de kurslarda çocuklarımıza en güzel şekilde Kur’an öğretmeye çalıştık. Kur’an ahlakı ile ahlaklandırmaya çalıştık. Çocukları en güzel şekilde mükafatlandırmak istedik en güzel şekilde eğlendirmek istedik. Buraya lunaparka getirdik. Hayırseverlerimizin katkılarıyla çocuklarımıza ikramlarda bulunduk. Rabbim yavrularımızı vatana millete hayırlı birer evlat eylesin" dedi. Çocuklara Kur’an öğreten Bayzit, lunaparkta da birlikte çarpışan arabalara binerek birlikte eğlendi.
Kuran kursunu başarıyla tamamlayan öğrenciler lunaparkta doyasıya eğlendi
17 Ağustos 2024 Cumartesi - 12:01 Kuran kursunu başarıyla tamamlayan öğrenciler lunaparkta doyasıya eğlendi Zonguldak’ta Kuran kursunu başarıyla tamamlayan 15 öğrenci lunaparkta doyasıya eğlendi. Kozlu ilçesine bağlı Kızılcakese köyünde Diyanet İşleri Başkanlığı’nın başlattığı yaz Kur’an kurslarını tamamlayan 15 öğrenci hayırseverlerin desteği ile lunaparkta doyasıya eğlendi. Çocukların lunapark biletlerini karşılayan iş adamı Şahin Yalçın, "Çocukları sevindirmek istedik. Kur’an kursunu bitiren çocukları sevindiriyoruz. Lunaparktaki oyuncakları biniyorlar. Biz çocukluğumuzda böyle yapamamıştık içimizde kalmıştı şimdi ise çocuklara hediyemiz oldu" dedi. Kızılcakese köyü Toptaşı Camisi Yapma ve Yaşatma Sosyal Hizmetler Derneği Başkanı Kenan Tuna (41) da gazetecilere yaptığı açıklamada, "Köyümüzde yaz Kur’an kursunu hocamızın katkılarıyla özverileri ile ve madencilerimizin, hayırseverlerimizin destekleriyle tamamladık. Öğrencilerimiz Bu yıl Kur’an kursunu çok sevdi. Her gün aşkla, şevkle kursa geldi. Ayrı bir hevesle geldiler kursa. Biz de sponsorumuz Şahin beyin desteği ile bir günü çocukları ayırmak istedik. Kursta Elif harfini dahi bilmeyen 15 çocuğumuzdan 13’ü Kur’an-ı okumaya geçti. Emeği geçen herkesten Allah razı olsun" diye konuştu. Caminin din görevlisi Bilay Bayzit (30) de çocukların özverisine dikkat çekerek "Diyanet işleri başkanlığımızın başlattığı yaz Kur’an kursları sona erdi. Bizler de kurslarda çocuklarımıza en güzel şekilde Kur’an öğretmeye çalıştık. Kur’an ahlakı ile ahlaklandırmaya çalıştık. Çocukları en güzel şekilde mükafatlandırmak istedik en güzel şekilde eğlendirmek istedik. Buraya lunaparka getirdik. Hayırseverlerimizin katkılarıyla çocuklarımıza ikramlarda bulunduk. Rabbim yavrularımızı vatana millete hayırlı birer evlat eylesin" dedi. Çocuklara Kur’an öğreten Bayzit, lunaparkta da birlikte çarpışan arabalara binerek birlikte eğlendi. (OA
Zonguldak’ta fındık bahçesinde çıkan yangın araziye sıçradı
16 Ağustos 2024 Cuma - 19:47 Zonguldak’ta fındık bahçesinde çıkan yangın araziye sıçradı Zonguldak’ta geceden bu yana fındık bahçesinde çıkan yangın sarp araziye sıçradı. Sabaha karşı söndürülen yangın, rüzgarın etkisiyle yeniden alevlendi. Ekipler, söndürülen yangının çıkış sebebini araştırılıyor. Kilimli ilçesine bağlı Radar Tepe Küme Evleri Sokak üzerinde gece 01.00 sıralarında fındık bahçesinde yangın çıktı. İhbar üzerine olay yerine sevk edilen itfaiye ekipleri yangını sabah 06.00 sıralarında söndürerek soğutma çalışması yaptı. Ancak saat 14.30 sıralarında rüzgarın da etkisiyle yeniden alevlenen bölgede yangın bu kez sarp arazideki ormanlık alana sıçradı. İhbar üzerine bölgeye Çatalağzı, Kilimli, Gelik belediyelerinin yanı sıra İl Özel İdaresi, özel kuruluşların itfaiye araçları ile su tankerleri ve arazözler sevk edildi. Kilimli Kaymakamı Necdet Özdemir, Çatalağzı Belediye Başkanı Yavuz Palabaş, AFAD İl Müdürü Ahmet Güngör, Orman Bölge Müdürlüğü yetkilileri de bölgeye giderek çalışmaları yakından takip etti. Sahil Güvenlik botu denizden yangını kontrol ederek söndürme çalışmalarına katkı sağladı. Yaklaşık 20 dönümlük arazide 5 saat süren çalışmaların ardından yangın söndürülerek soğutma çalışmaları başlatıldı. Fındık ağaçları ve ormandaki bitki örtüsünün zarar gördüğü yangının çıkış sebebi araştırılıyor.
Cankurtaranlar, 67 kişiyi boğulmaktan kurtardı
16 Ağustos 2024 Cuma - 14:07 Cankurtaranlar, 67 kişiyi boğulmaktan kurtardı Zonguldak’ta Kapuz plajında Haziran ayından ayından itibaren 67 kişi boğulmak üzereyken kurtarıldı. Zonguldak’ta Haziran ayının 10’nundan itibaren kapılarını vatandaşlara açan Kapuz plajında ilgi artarak devam ediyor. Ancak, plajda boğulma tehlikesi geçirenlerin sayısı da dikkat çekici bir seviyeye ulaştı. Kapuz Plajı’nda görev yapan cankurtaran Muzaffer Kaya, Haziran ayından bu yana 67 kişinin boğulmak üzereyken kurtarıldığını açıkladı. Kapuz Plajı cankurtaranı Muzaffer Kaya, plajda kaç kişinin boğulma tehlikesi geçirdiğini açıkladı. Cankurtaran Kaya, plajda 67 kişinin boğulma tehlikesi geçirdiğini söyleyerek, bu sayının vatandaşlar geldikçe artabileceğini dile getirdi. Kaya, “Haziran 10’nundan itibaren 67 kişiyi boğulmak üzere denizden aldık. Hala daha görev başındayız. Gelen misafirlerimizin başına bir şey gelmemesi için can kurtaran arkadaşlarımızla birlikte dört gözle izliyoruz. İnsanlar gelmeye devam ettikçe bu vakalar artış gösterir. Burada insanların başına bir şey gelmemesi için can yeleği veriyoruz. İnsanlar buraya o yüzden çok tercih ediyor. Vakaları aza düşürmek için yaptığımız bir uygulama” dedi. Kapuz Plajı’nda can güvenliğinin sağlanması için alınan önlemler ve can kurtaranların çalışmaları sayesinde, plajda yaşanabilecek tehlikeli durumlar en aza indirilmeye çalışılıyor.