Yerel Haberler
Zonguldak
Zonguldak İl Genel Meclisi başkanlık seçiminde ’geçersiz oy’ gerginliği 01 Nisan 2026 Çarşamba - 15:19:21 Zonguldak İl Genel Meclisi başkanlık seçiminde ’isimler yanlış yazıldığı’ gerekçesiyle 3 oyun geçersiz sayılması ve oturumu mevcut başkanın yönetmesi, mecliste tartışmalara neden oldu. İl Genel Meclisi toplantı salonunda jandarma ekiplerinin güvenlik önlemleri altında yapılan seçimde, Necdet Karaveli ile CHP’den Hayrettin Kartal yarıştı. 16’şar üyeye sahip grupların katıldığı oylamada, pusulalara isimlerin "Hayrettin Kaltal" ve "Nejdet Karaveli" şeklinde harf hatasıyla yazılması gerekçesiyle Kartal’a verilen 2, Karaveli’ye verilen 1 oy divan tarafından geçersiz kabul edildi. Meclis oturumunu, aynı zamanda seçime giren Necdet Karaveli’nin yönetmesine CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz itirazlarda bulundu. Yavuzyılmaz ve beraberindeki partililer, Karaveli’nin oturuma başkanlık edip karar verme yetkisinin bulunmadığını savunarak başkanlık kürsüsü önünde itirazlarını sürdürdü. Karşılıklı tartışmaların büyümesi ve salonda seslerin yükselmesi üzerine jandarma ekipleri araya girerek tarafları yatıştırdı. Divan kurulunun seçimi 15-14’lük sonuçla Necdet Karaveli’nin kazandığını duyurmasının ardından Karaveli’yi destekleyen meclis üyeleri salondan ayrılırken, CHP grubunun kürsü önündeki tepkisi sürdü. Meclisin birinci başkan vekili katip ve encümen seçimlerinin yapılabilmesi için salona geldi. Meclisin devam ettirilmek istemesine rağmen CHP’liler kapıyı içerden tutup "Direne Direne Kazanacağız" sloganları attı. AK Partililer ise CHP’lilerin kapıyı tutması sebebiyle salona giremedi. 2024 yılında yapılan seçimlerde de Karaveli, 15 oya karşı 17 oy alarak il genel meclisi başkanı seçilmişti.
01 Nisan 2026 Çarşamba - 10:53 Boyundaki şişlik ve yutma güçlüğü kanser belirtisi olabilir Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Hastanesi Kulak Burun Boğaz Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Deniz Baklacı, baş ve boyun kanserlerine dikkat çekerek ağızda iyileşmeyen yara, ses kısıklığı ve boyunda şişlik gibi belirtilerin önemsenmesi gerektiğini vurguladı. Dr. Deniz Baklacı, baş ve boyun kanserlerinin ağız içi, dil, dudak, diş eti, yanak içi, bademcikler, dil kökü, boğaz, gırtlak, burun, sinüsler ve tükürük bezlerini kapsayan geniş bir bölgeden oluştuğunu belirtti. Baklacı, "Ağız içi, dil, dudak, diş eti, bademcik, dil kökü, yutak, gırtlak, burun, sinüsler, geniz ve tükürük bezlerini içeren geniş bir alanı içermekte. Tabii baş boyun kanserleri dediğimizde kitlesel bir hastalıktan ziyade hastanın yemesini, yutmasını, konuşmasını, sosyal yaşamını etkileyecek önemli hastalıklardan bahsediyoruz. Bu açıdan baş boyun kanserleri oldukça önemli bir yer teşkil etmekte" dedi. Sigara ve alkol birlikteliği riski katlıyor Tütün ürünlerinin kullanımının baş boyun kanserlerinde iki ana risk faktörü olduğunu ifade eden Dr. Baklacı, "Tabii bu iki faktör bir araya geldiğinde riski çok daha fazla artırmakta. Bunun dışında son yıllarda bazı viral ajanların da baş boyun kanserlerinde etkili olduğu gösterilmiş. Bunlardan ilki Epstein-Barr virüs, bu geniz eti kanserlerinde; diğeri de Human Papilloma Virus, bu da yine dil kökü, bademcik kanserlerinde etiyolojik faktör olarak gösterilmiş. Bunun dışında kötü ağız hijyeni, tekrarlayan ağız içi travmalar özellikle ağız içi kanserlerinde önemli bir faktör. Güneşe maruziyet, cilt, dudak gibi baş boyun bölgesi kanserlerinde yine önemli bir risk faktörü olarak karşımıza çıkıyor" ifadelerini kullandı. "Semptomları gözle görülebiliyor ve fark edilebiliyor" Baş ve boyun kanserlerinin semptomlarının gözle görülebildiğini ve fark edilebildiğini belirten Baklacı, "Baş boyun kanserleri aslında bu açıdan biraz şanslı olduğumuz bir alan. Çünkü semptomlar gözle görülebiliyor ve fark edilebiliyor. Ne gibi semptomlar? Ağız içinde geçmeyen yaralar, boyunda giderek büyüyen şişlikler, yeme yutma güçlükleri, ses kısıklıkları. Bunun dışında burun kanamaları, tek taraflı burun tıkanıklıkları veya kulakta nedeni bilinmeyen ağrılar, bunlar genelde baş boyun kanserlerinin habercisi olarak karşımıza çıkıyor" diye belirtti. "Hedef sadece tümörü yok etmek değil, fonksiyonları korumak" Hastanın detaylı kulak, burun ve boğaz muayenesiyle birlikte çeşitli tanı yöntemlerine de başvurduklarını söyleyen Baklacı, "Öncelikle hasta bize başvurduğunda genel bir detaylı kulak burun boğaz muayenesi yapılıyor hastaya. Onun dışında göremediğimiz belli alanlar var; burun, geniz, yutak, gırtlak gibi alanları. Bunları daha çok endoskopik görüntüleme yöntemleriyle görmeye çalışıyoruz. Tanı şüpheli lezyondan biyopsi ile konuluyor. Biyopsi olmazsa olmazımız. Bunlar genelde lokal anestezi altında hastayı genelde uyutmaya gerek kalmadan aldığımız biyopsiler. Ancak derin alanlardaki biyopsilerde mutlaka hastaları uyutuyoruz ve derin bir muayene yapıyoruz. Onun dışında görüntülemeden faydalanıyoruz; ultrason, tomografi, MR, PET BT gibi görüntüleme tetkiklerinden de hastalığın evresini veya yaygınlığını tespit edebiliyoruz. Baş boyun kanserlerinde temel hedef aslında tamamen hastalığın yok edilmesi değil. Hastalığın tedavisinin yanı sıra fonksiyonların korunması da önemli. Ne gibi fonksiyonlar? Yeme yutma, solunum, konuşma gibi veya hastanın sosyal çevresiyle ilişkisini sağlayabileceği fonksiyonların korunması esas" şeklinde konuştu. "Merkezimiz, baş boyun kanseri hastalarının en yoğun tedavi edildiği merkezlerden birisi" Baş ve boyun kanserlerinde şikayetlerin "nasılsa geçer" diye geçiştirilmemesi gerektiğinin altını çizen Dr. Baklacı, şöyle devam etti: "Şimdi baş boyun kanseriyle gelen bir hastada öncelikle dediğim gibi temel muayeneler, endoskopik görüntülemeler ve diğer görüntüleme tetkikleri altında hastalığın yaygınlığı, evresi belirleniyor. Bu aşamadan sonra aslında kişiye özel tedavi, hastalığın evresi, hastanın yaşı, genel durumuna göre tedavi modalitelerinden biri veya birkaçı seçiliyor. Bunlar arasında cerrahi, radyoterapi, kemoterapi, bazı immünmodülatör ajanlar veya immünoterapi ajanları, hedefe yönelik tedaviler tedavi seçenekleri arasında. Bunu hastalığın evresi ve dediğim gibi hastanın genel durumu belirliyor. Merkezimizde bu açıdan bütün teknolojik altyapı veya diğer modaliteler açısından uzman ekip bulunmakta. Merkezimiz bu bölgedeki baş boyun kanseri hastalarının en yoğun tedavi edildiği merkezlerden bir tanesi. En büyük farkımız ise ’Tümör Konseyi’ uygulamamızdır." "Şikayetleriniz 3 haftayı aşıyorsa vakit kaybetmeyin" Bartın, Karabük, Bolu, Düzce gibi çevre illerdeki meslektaşlarla da iletişim halinde olmayı istediklerini ve hedeflediklerini belirten Deniz Baklacı, "Bu açıdan sadece kendi hastalarımız değil, bölgedeki meslektaşlarımızla da iletişim içinde olmayı istiyoruz ve bunu hedefliyoruz. Baş boyun kanserli hastaların yönetilmesi, yönlendirilmesi veya tedavinin meslektaşlarımıza bilgilendirilmesi anlamında çaba sarf ediyoruz. Baş boyun kanserli hastalarımızda aslında en önemli üzerinde durmamız gereken konu mevcut şikayetlerin ’nasılsa geçer’ tarzında geçiştirilmemesi. Eğer üç haftayı geçen bir ses kısıklığı, boyunda şişlik, ağızda geçmeyen yara, yutma güçlüğü gibi şikayetler varsa bir uzmanın değerlendirilmesi oldukça önemli. Diğer açıdan baş boyun kanserleri önlenebilir kanserler. Sigara, tütün ürünlerinin kullanımının azaltılması, alkol tüketiminin azaltılması oldukça önemli. Ağız içi hijyenine dikkat edilmesi ve güneş ışınlarından korunması yine baş boyun kanserlerini önleyici faktörler olarak söyleyebiliriz." Baklacı, her Çarşamba günü ücretsiz olarak Baş-Boyun Kanseri Polikliniği hizmeti verdiklerine dikkat çekti. Baklacı, hastaların randevu alarak gelebileceğini randevu alamayanların ise doğrudan polikliniğe başvurabileceğini sözlerine ekledi.
"Türkiye Cumhuriyeti’nin İlk Yıllarında Macarlar Sergisi ve Konferansı" düzenlendi
02 Temmuz 2024 Salı - 16:36 "Türkiye Cumhuriyeti’nin İlk Yıllarında Macarlar Sergisi ve Konferansı" düzenlendi Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesinde “Türkiye Cumhuriyeti’nin İlk Yıllarında Macarlar” başlıklı sergi ve konferans gerçekleştirildi. 2024 Macar-Türk Kültür Yılı kapsamında Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi tarafından düzenlenen ve Macar Ulusal Müzesi ile Liszt Enstitütüsü Macar Kültür Merkezi’nin paydaş olarak yer aldığı “Türkiye Cumhuriyeti’nin İlk Yıllarında Macarlar” başlıklı sergi ve konferansı gerçekleştirildi. Sezai Karakoç Kültür Merkezinde düzenlenen açılış törenine Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, Genel Sekreter Prof. Dr. Zehra Safi Öz, senato üyeleri, Liszt Enstitüsü Macar Kültür Merkezi Kültür Ataşesi Gerg Koavcs, il protokolü, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklâl Marşı’nın okunmasıyla başlayan tören açılış konuşmalarıyla devam etti. Açılış konuşmasını gerçekleştiren BEÜN İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi ve Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. Yücel Namal, Türkler ile Macarların tarihi kökenleri itibarıyla dost ve kardeş iki millet olduğunu ifade ederek 2024 yılının Türk-Macar Kültür Yılı olması münasebetiyle düzenlemiş oldukları “Türkiye Cumhuriyeti’nin İlk Yıllarında Macarlar” sergi ve konferansından büyük bir mutluluk ve gurur duyduklarını ifade etti. Tarihi olarak özellikle önde gelen Macar asker ve uzmanların 1848 Devrimlerinin yenilgisi sonrasında Osmanlı Devleti’ne sığınarak Rusya’ya karşı dostça himaye edilmeleriyle dostluğun başka bir boyuta evrildiğini sözlerine ekleyen Namal, Türk Kurtuluş Savaşı sırasında Macar kamuoyundaki kuvvetli Türk taraftarlığı ve desteğinin de yeni kurulan cumhuriyetin dost ve kardeşliğiyle pekiştirildiğini belirtti. Liszt Enstitüsü Macar Kültür Merkezi Kültür Ataşesi Gerg Kovacs, Zonguldak’a ilk kez yıllar önce öğrenci olarak geldiğini ve o zaman gördüğü güzellik karşısında buraya tekrar gelmeyi hep istemiş olduğunu ifade etti. Bugün düzenlenen organizasyonun bu sebeple hem Türk-Macar ilişkileri hem de kendisi açısından büyük bir önem taşıdığını belirten Kovacs, bir mimar olarak kendisinin de uzun süre Macaristan’da Osmanlı döneminden kalan eserleri incelediğini, iki millet arasındaki dostluğun ise Macarların Habsburglara karşı verilen 1848 Özgürlük Savaşı’nda yenilgiye uğramaları nedeniyle Osmanlı’ya sığındıklarında büyük bir iyi niyet ve destek görmeleriyle pekiştiğini belirtti. Bu dostluğun ve himayeye duyulan minnetin Macarlar tarafından unutulmadığını sözlerine ekleyen Kovacs, şöyle dedi: "Macarlar ve Türkler arasındaki ilişkilerin hikayesi, tarihi çok uzun bir geçmişe dönüyor. Osmanlı Dönemi’nden sonra Macarlar ve Türkler arasında yine bir yaklaşma başladı. Habsburglara karşı olan çeşitli ayaklanma, çeşitli savaşlar. Macaristan’dan çıkmak zorundaydılar. Osmanlı’da yeni ev bulmuşlar. Eğer Tekirdağ’a gidersek orada Rakoczi ve paydaşlarının evlerini görebiliriz. O hala çok güzel bir müze olarak korunuyor. Ve biz Macarlar için çok gurur verici. Yada 1848 ve 1849 Özgürlük Savaşı’nın önemli bir figürü. Lajos Kossuth evi. Hala çok güzel bir şekilde korunuyor." Kovacs; 1. Dünya Savaşı’ndan sonra Macarlar ve Türkler arasındaki ilişkinin bir kat daha arttığını ifade ederek, "Çünkü 1923’te kurulmuş olan Türkiye Cumhuriyeti ilk dostluk anlaşmasını Macaristan ile imzaladı. Bunun 100. yıl dönümünü bu sene boyunca kutluyoruz. Geçen sene 18 Aralık 2023’te Macaristan’da dostluk anlaşmasının yüzüncü yılı törenle kutlandı. Macaristan ve Türkiye arasında bir kültür yılı başlamış. Bu kültür yılı esnasında sadece Macar Kültürü Türkiye’de değil, Türkiye’nin kültürü Macaristan’da tanıtılıyor. 100. yıldönümüne ithafen yüz etkinlik düzenlenmesine karar verildi. İki ülkenin Kültür Bakanlıkları tarafından. Şu anda Macar Türk kültür yılının 87 etkinliği gerçekleştirilmiş ve Türkiye’nin 15 şehrinde bu gerçekleşmiş oldu. Bu bizim için de çok güzel bir fırsat. Bu güzel ülkenin her noktasını görmüş olabiliriz, tanışmış olabiliriz." BEÜN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer de bu yıl 100. yaşını büyük bir gurur ve mutlulukla kutladıkları Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesinin, 2024 Türk-Macar Kültür Yılı kapsamında gerçekleştirdiği “Türkiye Cumhuriyeti’nin İlk Yıllarında Macarlar” adlı sergi ve konferanstan büyük bir kıvanç duyduklarını ifade etti. 19. Yüzyıldan itibaren özellikle Osmanlı’ya sığınan Macarlar vesilesiyle iki millet arasında resmi düzeyde artan dostluk ve ilişkilerin I. Dünya Savaşı’nda da Avusturya-Macaristan İmparatorluğu ile Osmanlı Devleti’nin aynı ittifakta yer almalarıyla pekiştiğini, Türk Kurtuluş Savaşı sürecinde ise Macarların Türklere büyük bir destek sunarak Türkler lehine kamuoyu oluşturmaya çalıştığını sözlerine ekleyen Özölçer, bu dostluğun yüzüncü yılı kapsamında ilan edilen 2024 Türk-Macar Kültür Yılı çerçevesinde BEÜN olarak böyle bir organizasyona ev sahipliği yapmaktan gurur duyduklarını belirtti. Rektör Özölçer sözlerini organizasyonun gerçekleştirilmesinde katkılarını sunan Liszt Enstitüsü Macar Kültür Merkezine ve Kültür Ataşesi Gerg Kovacs’a, Macar Ulusal Müzesi’ne ve BEÜN Tarih Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Yücel Namal’a teşekkürlerini sunarak sonlandırdı. Açılış konuşmalarının ardından BEÜN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Kovacs ve Namal’a teşekkür belgesi takdiminde bulundu. Ardından fuaye alanına geçilerek kurdele kesimiyle sergi açılışı yapıldı. Kültür Ataşesi Gerg Kovacs’ın, sergi hakkında Rektör Özölçer’e ve protokol üyelerine bilgi vermesinin ardından etkinlik sona erdi.
Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk yıllarında Macarlar Sergisi ve Konferansı düzenlendi
02 Temmuz 2024 Salı - 16:30 Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk yıllarında Macarlar Sergisi ve Konferansı düzenlendi Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesinde “Türkiye Cumhuriyeti’nin İlk Yıllarında Macarlar” başlıklı sergi ve konferans gerçekleştirildi. 2024 Macar-Türk Kültür Yılı kapsamında Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi tarafından düzenlenen ve Macar Ulusal Müzesi ile Liszt Enstitütüsü Macar Kültür Merkezi’nin paydaş olarak yer aldığı “Türkiye Cumhuriyeti’nin İlk Yıllarında Macarlar” başlıklı sergi ve konferansı gerçekleştirildi. Sezai Karakoç Kültür Merkezinde düzenlenen açılış törenine Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, Genel Sekreter Prof. Dr. Zehra Safi Öz, senato üyeleri, Liszt Enstitüsü Macar Kültür Merkezi Kültür Ataşesi Gerg Koavcs, il protokolü, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Saygı duruşu ve İstiklâl Marşı’nın okunmasıyla başlayan tören açılış konuşmalarıyla devam etti. Açılış konuşmasını gerçekleştiren BEUN İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü öğretim üyesi ve Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. Yücel Namal, Türkler ile Macarların tarihi kökenleri itibarıyla dost ve kardeş iki millet olduğunu ifade ederek 2024 yılının Türk-Macar Kültür Yılı olması münasebetiyle düzenlemiş oldukları “Türkiye Cumhuriyeti’nin İlk Yıllarında Macarlar” sergi ve konferansından büyük bir mutluluk ve gurur duyduklarını ifade etti. Tarihi olarak özellikle önde gelen Macar asker ve uzmanların 1848 Devrimlerinin yenilgisi sonrasında Osmanlı Devleti’ne sığınarak Rusya’ya karşı dostça himaye edilmeleriyle dostluğun başka bir boyuta evrildiğini sözlerine ekleyen Namal, Türk Kurtuluş Savaşı sırasında Macar kamuoyundaki kuvvetli Türk taraftarlığı ve desteğinin de yeni kurulan cumhuriyetin dost ve kardeşliğiyle pekiştirildiğini belirtti. Liszt Enstitüsü Macar Kültür Merkezi Kültür Ataşesi Gerg Kovacs, Zonguldak’a ilk kez yıllar önce öğrenci olarak geldiğini ve o zaman gördüğü güzellik karşısında buraya tekrar gelmeyi hep istemiş olduğunu ifade etti. Bugün düzenlenen organizasyonun bu sebeple hem Türk-Macar ilişkileri hem de kendisi açısından büyük bir önem taşıdığını belirten Kovacs, bir mimar olarak kendisinin de uzun süre Macaristan’da Osmanlı döneminden kalan eserleri incelediğini, iki millet arasındaki dostluğun ise Macarların Habsburglara karşı verilen 1848 Özgürlük Savaşı’nda yenilgiye uğramaları nedeniyle Osmanlı’ya sığındıklarında büyük bir iyi niyet ve destek görmeleriyle pekiştiğini belirtti. Bu dostluğun ve himayeye duyulan minnetin Macarlar tarafından unutulmadığını sözlerine ekleyen Kovacs, şöyle dedi: "Macarlar ve Türkler arasındaki ilişkilerin hikayesi, tarihi çok uzun bir geçmişe dönüyor. Osmanlı Dönemi’nden sonra Macarlar ve Türkler arasında yine bir yaklaşma başladı. Habsburglara karşı olan çeşitli ayaklanma, çeşitli savaşlar. Macaristan’dan çıkmak zorundaydılar. Osmanlı’da yeni ev bulmuşlar. Eğer Tekirdağ’a gidersek orada Rakoczi ve paydaşlarının evlerini görebiliriz. O hala çok güzel bir müze olarak korunuyor. Ve biz Macarlar için çok gurur verici. Yada 1848 ve 1849 Özgürlük Savaşı’nın önemli bir figürü. Lajos Kossuth evi. Hala çok güzel bir şekilde korunuyor." Kovacs; 1. Dünya Savaşı’ndan sonra Macarlar ve Türkler arasındaki ilişkinin bir kat daha arttığını ifade ederek, "Çünkü 1923’te kurulmuş olan Türkiye Cumhuriyeti ilk dostluk anlaşmasını Macaristan ile imzaladı. Bunun 100. yıldönümünü bu sene boyunca kutluyoruz. Geçen sene 18 Aralık 2023’te Macaristan’da dostluk anlaşmasının yüzüncü yılı törenle kutlandı. Macaristan ve Türkiye arasında bir kültür yılı başlamış. Bu kültür yılı esnasında sadece Macar Kültürü Türkiye’de değil, Türkiye’nin kültürü Macaristan’da tanıtılıyor. 100. yıldönümüne ithafen yüz etkinlik düzenlenmesine karar verildi. İki ülkenin Kültür Bakanlıkları tarafından. Şu anda Macar Türk kültür yılının 87 etkinliği gerçekleştirilmiş ve Türkiye’nin 15 şehrinde bu gerçekleşmiş oldu. Bu bizim için de çok güzel bir fırsat. Bu güzel ülkenin her noktasını görmüş olabiliriz, tanışmış olabiliriz." BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer de bu yıl 100. yaşını büyük bir gurur ve mutlulukla kutladıkları Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesinin, 2024 Türk-Macar Kültür Yılı kapsamında gerçekleştirdiği “Türkiye Cumhuriyeti’nin İlk Yıllarında Macarlar” adlı sergi ve konferanstan büyük bir kıvanç duyduklarını ifade etti. 19. Yüzyıldan itibaren özellikle Osmanlı’ya sığınan Macarlar vesilesiyle iki millet arasında resmi düzeyde artan dostluk ve ilişkilerin I. Dünya Savaşı’nda da Avusturya-Macaristan İmparatorluğu ile Osmanlı Devleti’nin aynı ittifakta yer almalarıyla pekiştiğini, Türk Kurtuluş Savaşı sürecinde ise Macarların Türklere büyük bir destek sunarak Türkler lehine kamuoyu oluşturmaya çalıştığını sözlerine ekleyen Özölçer, bu dostluğun yüzüncü yılı kapsamında ilan edilen 2024 Türk-Macar Kültür Yılı çerçevesinde BEUN olarak böyle bir organizasyona ev sahipliği yapmaktan gurur duyduklarını belirtti. Rektör Özölçer sözlerini organizasyonun gerçekleştirilmesinde katkılarını sunan Liszt Enstitüsü Macar Kültür Merkezine ve Kültür Ataşesi Gerg Kovacs’a, Macar Ulusal Müzesi’ne ve BEUN Tarih Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Yücel Namal’a teşekkürlerini sunarak sonlandırdı. Açılış konuşmalarının ardından BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Kovacs ve Namal’a teşekkür belgesi takdiminde bulundu. Ardından fuaye alanına geçilerek kurdele kesimiyle sergi açılışı yapıldı. Kültür Ataşesi Gerg Kovacs’ın, sergi hakkında Rektör Özölçer’e ve protokol üyelerine bilgi vermesinin ardından etkinlik sona erdi. (OA
BEUN ile BARÜ arasında Kütüphane ve Bilgi Paylaşım Protokolü imzalandı
02 Temmuz 2024 Salı - 16:26 BEUN ile BARÜ arasında Kütüphane ve Bilgi Paylaşım Protokolü imzalandı Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) ile Bartın Üniversitesi arasında Kütüphane ve Bilgi Paylaşım Protokolü imzalandı. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi ve Bartın Üniversitesi bünyesinde görev yapan akademik ve idari personel ile öğrencilerin kütüphanelerindeki bilgi kaynaklarından ortaklaşa yararlanmasını sağlamak amacıyla imzalanan protokolle, akademik ve idari personel ile öğrenciler karşılıklı olarak her iki üniversitenin kütüphanelerinden yararlanabilecek. Rektörlük Senato Salonu’nda gerçekleşen törende BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer ile BARÜ Rektörü Prof. Dr. Orhan Uzun protokol metnini imzaladı. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, imzalanan protokolün hayırlı olmasını dileyerek, iki üniversite arasındaki iş birliğinin artarak devam edeceğini belirtti. Rektör Özölçer, “Bu protokol, üniversitelerimiz arasında bilgi ve kaynak paylaşımını artırarak, akademik çalışmaların daha verimli bir şekilde yürütülmesini sağlayacaktır. Öğrencilerimiz ve personelimiz, daha geniş bir bilgi ağına erişim imkânına sahip olacak ve yapacakları araştırmalarında basılı ve elektronik kaynaklardan en kapsamlı bir şekilde faydalanabilecekler. Bu iş birliğinin, akademik başarıyı ve araştırma kalitesini artıracağına inanıyor, bu tür iş birliklerinin üniversiteler arasında dayanışmayı her daim güçlendireceğini düşünüyorum” dedi.
Vali Osman Hacıbektaşoğlu; "İlimiz genelinde suç ve suçlularla mücadelede önemli adımlar atıldı"
02 Temmuz 2024 Salı - 15:05 Vali Osman Hacıbektaşoğlu; "İlimiz genelinde suç ve suçlularla mücadelede önemli adımlar atıldı" Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu; Haziran ayına ait il genelindeki asayiş ve güvenlik konularına ilişkin açıklamalarda bulundu. Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu’nun Valilik binasında düzenlediği basın toplantısına İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Cezmi Yalınkılıç, İl Emniyet Müdürü Sinan Ergen, TCSG 86 Bot Komutanı Vekili Teğmen Recep Çalışkan da hazır bulundu. İl genelinde suç ve suçlularla mücadelede önemli adımlar atıldığını ve kamu düzeninin sağlanması ile vatandaşların huzurunun korunması için büyük çaba sarf edildiğini açıklayan Hacıbektaşoğlu, halkın desteğinin her zaman büyük bir motivasyon kaynağı olduğunu belirtti. Vali Hacıbektaşoğlu, Kurban Bayramı tatili süresince il genelinde yaşanan yoğunluklara dikkat çekerek, güvenlik güçlerinin 151 ekip ve bin 75 personel ile mesai mefhumu gözetmeksizin gerekli tedbirleri aldığını belirtti. Hacıbektaşoğlu, "İlimizde 62 yaralanmalı kaza meydana gelmiş, 124 vatandaşımız yaralanmıştır. Yaralı vatandaşlarımızdan 1’i tüm müdahalelere rağmen hastanede hayatını kaybetmiştir" dedi. Haziran ayı genel asayiş ve suçlarla mücadeleye yönelik operasyonları açıklayan Vali Hacıbektaşoğlu; Haziran ayında gerçekleştirilen bir terör operasyonunda bir şüphelinin gözaltına alındığını duyurdu. Hacıbektaşoğlu; organize, kaçakçılık, narkotik ve aranan şahıslara ilişkin şu verileri paylaştı: "Terör Olaylarında 2024 Haziran ayında gerçekleştirilen 1 operasyonda 1 şahıs gözaltına alınmıştır. Organize Suçlarla Mücadelede 2024 Haziran ayında gerçekleştirilen 1 operasyonda 8 şahıs gözaltına alınmış, bu şahıslardan 4’ü adli kontrol şartıyla serbest bırakılmış, 4’ü ise güvenlik güçlerinden salıverilmiştir. Kaçakçılık suçlarında 2024 Haziran ayında gerçekleştirilen 4 operasyonda, 11 şahıs gözaltına alınmış, 1’i tutuklanmış, 1’i ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştır. 9 şahsa adli ve idari işlem yapılmıştır. Yapılan operasyonlarda 14 litre alkollü içki, 6 adet eski eser, 1.277 sikke ele geçirilmiştir. Narkotik suçlarında 2024 Haziran ayında gerçekleştirilen 56 operasyonda 38 şahıs gözaltına alınmış, 13’ü tutuklanmış, 12’si ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştır. Yapılan operasyonlarda 455 gram esrar, 5 gram eroin, 20 gram kokain, 1 kilo 580 gram bonzai, 272 gram metamfetamin, 496 adet ecstasy, 37 gram kenevir tohumu, 72 adet sentetik ecza, 81 adet kenevir kökü ele geçirilmiştir. 2024 Haziran ayında 223 bin 928 şahıs sorgulaması yapılmış, bu sayı 2023 Haziran ayına göre yüzde 103,77 oranında artmıştır. Denetimler sonucunda haklarında yakalama kararı bulunan 235 şahıs yakalanmıştır." Vali Hacıbektaşoğlu; KADES ve Kadına El Kalkamaz eğitimleri kapsamında kayıtlı kişi sayısını yüzde 16 artarak 22 bin 926’ya ulaştığını duyurdu. Hacıbektaşoğlu, 641 olay meydana geldiğini; 514 önleyici tedbir kararı verildiğini açıkladı. Hacıbektaşoğlu; siber suçlarla mücadelede bin 287 sosyal medya hesabının incelendiğini, terör iltisaklı 96 hesap tespit edildiğini ifade etti. 13 operasyonda 24 şahsın gözaltına alındığını açıkladı. 2024 Haziran ayında maden ocaklarına yönelik 117 denetim yapıldığını ifade eden Hacıbektaşoğlu; 2023 Haziran ayına kıyasla denetimlerin yüzde 14,71 arttığını ifade etti. Denetimler sonucunda ruhsatsız işletilen 27 ocağın kapatıldığını; 12 adli ve idari işlem yapılarak 25 ton kömürün ele geçirildiğini kaydeden Vali Hacıbektaşoğlu şöyle devam etti: "2024 Haziran ayında kişilere karşı meydana gelen önemli suçlar arasında çocuğun cinsel istismarı, cinsel taciz, konut dokunulmazlığının ihlali, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, cinsel saldırı, kişilerin huzur ve sükûnunu bozma, kişilere hakaret, tehdit, kasten yaralama, kasten öldürme suçları olmak üzere toplam 514 olay gerçekleşmiş, bu olayların yüzde 97’si aydınlatılmıştır. Mal varlığına karşı meydana gelen suçlar arasında işyerinden ve kurumdan hırsızlık, evden hırsızlık, otodan hırsızlık, oto hırsızlığı, yağma (gasp), motosiklet hırsızlığı, dolandırıcılık olayları olmak üzere toplam 100 olay gerçekleşmiş, bu olayların %55’i aydınlatılmıştır. (Tahkikat süreçleri devam etmektedir.) 2024 Haziran ayı itibariyle ilimiz genelinde tescilli araç sayısı 185 bin 976 olurken bu sayı 2023 Haziran ayına göre yüzde 7 oranında artmıştır. Haziran ayı boyunca kontrol edilen araç/şahıs sayısı 94.082 olurken, bu sayı 2023 Haziran ayına kıyasla %52,34 oranında artmıştır. TCSG 86 Bot Komutanlığına bağlı sahil güvenlik güçlerimiz tarafından son bir ayda denizden 553 saat, karadan ise 515 saat faaliyet icra edilmiş, 2023 Haziran ayına kıyasla yüzde 156 oranında artış gerçekleşmiştir. Yapılan faaliyetlerde 43 balıkçı teknesi, 76 özel tekne, 3 gezi teknesi, 5 ticari gemi denetlenmiş, 745 şahıs sorgusu yapılmıştır. 2 arama kurtarma ve 1 tıbbi tahliye faaliyeti yürütülmüştür." Zonguldak Havalimanı’nda son bir ayda 16 iç hat 40 dış hat olmak üzere toplamda 56 uçuş gerçekleştirildiğinin altını çizen Vali Hacıbektaşoğlu açıklamalarını şöyle tamamladı: "Zonguldak Havalimanı’nda son bir ayda iç hat 16, dış hat 40 olmak üzere toplamda 56 uçuş gerçekleşmiştir. Son bir ayda iç hatlardan toplam 3 bin 55, dış hatlardan ise toplam 11 bin 797 yolcu uçuş gerçekleştirmiştir. 2023 Haziran ayına kıyasla yolcu trafiğinde toplamda yüzde 2.26’lık bir artış olmuştur. Bayram tatili süresince iç hat 6, dış hat 14 olmak üzere toplamda 20 uçuş gerçekleşmiştir. Yolcu trafiğinde ise bayram süresince 5.323 yolcu uçuş gerçekleştirmiştir. Zonguldak Valiliği olarak ilimizde huzur ve güven ortamını sağlamak için Emniyet, Jandarma ve Sahil Güvenlik güçlerimizin özverili çalışmaları devam etmektedir. Vatandaşlarımızın huzur ve güvenliği bizler için en öncelikli konudur. Halkımızın desteğiyle, suç ve suçlularla mücadelemiz kararlılıkla sürdürülmektedir. Hep birlikte daha güvenli, huzurlu ve yaşanabilir bir Zonguldak için el birliğiyle çalışmaya devam edeceğiz."
Tarımsal ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu’ndan 80 milyon Euro’luk hibe
02 Temmuz 2024 Salı - 13:17 Tarımsal ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu’ndan 80 milyon Euro’luk hibe Tarımsal ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu’nun, IPARD III programında 2. Başvuru Çağrı ilanı yayımlandı. Zonguldak İrtibat Ofisi’nden yapılan açıklamada yatırımcılara toplam 80 milyon Euro’luk hibe desteği sağlanacak. Zonguldak İrtibat Ofisinden yapılan açıklamada, hibe bütçesinin 80 milyon Euro olduğu açıkladı. 2024 yılı itibariyle 7 yıl boyunca uygulanacak olan IPARD III Programında, başvuru yapılacak olan projelerde ön hazırlık sürecinin kolaylaştırılması ve inceleme aşamasının hızlandırılması hedefiyle ilk kez yıllık çağrı takviminin yayınlandığı ifade edildi. Mart kamuoyunda paylaşılan ilanı "Tarım ve Balıkçılık Ürünlerinin İşlenmesi ve Pazarlanması ile İlgili Fiziki Varlıklara Yönelik Yatırımlar" başlığıyla yayımlandı. Projelerin 5 Nisan ila 14 Haziran tarihleri arasında kabul edileceği, başvurular çerçevesinde Zonguldak’ta yatırım bütçesinin 67 milyon lira olduğu öğrenildi. İlanda 5 projenin başvurusu alındı. İkinci başvuru çağrı ilanında ise "Çiftlik Faaliyetlerinin Çeşitlendirilmesi ve İş Geliştirme Tedbiri" başlığı altında sunulacak projeler için "Bitkisel Üretimin Çeşitlendirilmesi, İşlenmesi ve Pazarlanması", "Arıcılık ve Arı Ürünlerinin Üretimi, İşlenmesi ve Pazarlanması", "Zanaatkarlık ve Yöresel Ürün İşletmeleri", "Kırsal Turizm ve Yenileme Faaliyetleri", "Kültür Balıkçılığı", "Makine Parkları", "Yenilenebilir Enerji Tesisleri" destekleri sağlanacak. Yapım işleri, makine-ekipman alımları, hizmet alımları ve görünürlük harcamaları desteklenecek giderler arasında yer alacak. Çiftlik Faaliyetlerinin Çeşitlendirilmesi ve İş Geliştirme Tedbirinde hibe oranının yüzde 60 olduğu; genç çiftçiler ve sertifikalı organik tarım üreticileri için bu oran yüzde 70’e çıkabileceği ifade edildi. Uygun harcama tutarında ise 500 bin Euro’ya kadar olan başvuruların destekleneceği kaydedildi. Atık yönetimi, yenilenebilir enerji ve döngüsel ekonomi (atık malzemelerin verimli şekilde yeniden kullanımı) ile ilgili harcamalar için yüzde 10 ilave hibe desteği sağlanacağı ancak toplam hibe oranının yüzde 75’i geçemeyeceği vurgulandı. Yatırımcıların, proje başvurularının online sistem kayıtlarını 12 Temmuz-16 Ağustos tarihleri arasında https://onlinebasvuru.tkdk.gov.tr/ internet sitesi üzerinden yapabileceği, başvuru paketlerinin de 29 Ağustos 2024 tarihine kadar Zonguldak İrtibat Ofisi’ne teslim edileceği belirtildi.
Yağlı direk yarışları nefesleri kesti, büyük ödülü kimse alamadı
01 Temmuz 2024 Pazartesi - 20:04 Yağlı direk yarışları nefesleri kesti, büyük ödülü kimse alamadı Zonguldak’ın Kozlu ilçesinde Kabotaj Bayramı etkinlikleri kapsamında düzenlenen yağlı direk yarışında kimse büyük ödülü kazanamadı. Zonguldak Valiliği, Kozlu Kaymakamlığı ve Kozlu Belediyesi tarafından 1 Temmuz Kabotaj Bayramı nedeniyle Kozlu limanında etkinlikler düzenlendi. Kozlu limanındaki etkinliklere Vali Yardımcısı Muammer Balcı, Liman Başkanı Ahmet Mert ve vatandaşlar katıldı. Etkinlikler saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Günün anlam ve önemini belirten konuşmayı yapan Liman Başkanı Ahmet Mert, “Kabotaj Kanunu ile Türk denizciliğinde Türk kara sularında denizcilik ve sefer hakkı Türk vatandaşlarına ve Türk milletine verilmiştir. O günden bugüne 98 yıldır Denizcilik ve Kabotaj Kanunu ile kutlanmaktadır” dedi. Ardından tekne yarışları, bot yarışları ve ördek kapma yarışları yapıldı. Yarışmalarda dereceye giren katılımcılara çeşitli ödüller verildi. Öte yandan, Kabotaj Bayramı’nın olmazsa olmazı yağlı direk yarışması nefesleri kesti. Katılımcılar 20 bin liralık büyük ödülü almak için yağlı direkte Türk bayrağı almaya çalıştı. Ancak günün sonunda kimse Türk bayrağını alamadı. Yağlı direkte kimse bayrağı almayınca hakem kararı ile katılımcılara teselli ücreti verildi. Program Kozlu Folklor, Meksika ve Bulgaristan halk oyunları gösterisinin ardından son buldu.