Yerel Haberler
Zonguldak
Kendisini polis olarak tanıtıp kuyumcuyu soyan zanlı tutuklandı 04 Nisan 2026 Cumartesi - 19:18:21 Zonguldak’ın Ereğli ilçesinde girdiği kuyumcuda kendisini polis olarak tanıtıp belindeki silahı göstererek "Para arabada" bahanesiyle altın bilezik çalan şahıs, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Zanlının daha önce de kendisini jandarma personeli olarak tanıtıp başka bir kuyumcuyu dolandırmaya çalıştığı ortaya çıktı. Edinilen bilgiye göre olay, Ereğli ilçesindeki bir kuyumcu dükkanında meydana geldi. İş yerine müşteri gibi gelen 25 yaşındaki İ.K., kuyumcuya belindeki tabancayı göstererek polis olduğunu söyledi. Altın bilezik almak için pazarlık yapan şahıs, "Para arabada, alıp geleyim" diyerek elindeki bilezikle birlikte dükkandan çıkıp izini kaybettirdi. İş yeri sahibinin durumu polis ekiplerine bildirmesi üzerine şüpheliyi yakalamak için geniş çaplı çalışma başlatıldı. Şüphelinin kaçma anı ise bir iş yerinin güvenlik kamerasına yansıdı. İ.K.’nin, 24 Şubat’ta Zonguldak kent merkezinde de benzer bir senaryoyu devreye soktuğu belirlendi. Ancak iş yeri sahibinin şüphelenmesi üzerine kuyumcu dükkanından ayrıldığı ortaya çıktı. Kuyumcuların korkulu rüyası haline gelen İ.K., polis ekiplerinin Kozlu ilçesinde düzenlediği operasyonla kıskıvrak yakalanarak gözaltına alındı. Emniyetteki sorgusunun ardından Ereğli Adliyesi’ne sevk edilen zanlı, çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi. Zanlının kuyumcudan çaldığı altın bilezik ise polis ekiplerince dükkan sahibine teslim edildi.
Uzmanından uyarı; kurban keserken doğru bilinen yanlışlar ciddi yaralanmalara sebep olabilir
11 Haziran 2024 Salı - 16:03 Uzmanından uyarı; kurban keserken doğru bilinen yanlışlar ciddi yaralanmalara sebep olabilir Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (ZBEÜ) Acil Tıp Anabilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi Şükran Koca, Kurban Bayramı öncesi kasapların dikkat etmesi gereken hayati noktaları vurguladı. Koca, yaraya özellikle tütün, şeker basma ve merhem sürme gibi durumların olumsuz etkilerinin altını çizdi. Dr. Koca, kurban kesiminde kullanılan bıçakların bilenmiş olması nedeniyle küçük travmaların bile büyük kesiklere yol açabileceğini belirtti. Koca, "Önemli olan yarada kanama varsa öncelikli olan kanamanın durdurulması. Temiz bir örtü ile bası istiyoruz. Bu yaraya herhangi bir ilaç, merhem sürülmesini istemiyoruz" dedi. Dr. Koca, turnike uygulamasının ve tütün veya yaprak sarma gibi geleneksel yöntemlerin bölgenin beslenmesini bozabileceğini ve daha büyük sağlık sorunlarına yol açabileceğini ifade etti. Ayrıca, enfekte olmuş etle temas etmiş bıçakların kullanılması durumunda antibiyotik tedavisine başlanması gerektiğini belirtti. Doğru bilinen yanlışlara dikkat çeken Koca, "Yanlış uygulamalar bizi en çok sorun yapanlar. En küçük travmada hastaları yedirip içirme, bizim ruhumuzda o var. ‘Kolonya dökelim, yedirip içirelim.’ Fakat biz bu dönemde sağlık kurumuna gelecekse herhangi bir şekilde yedirilip, içirilmesini istemiyoruz" diye konuştu. "Yaralanan da müdahale eden de sakin kalmalı" Dr. Koca, yaralanan kişinin ve müdahale eden kişinin sakin kalmasının önemine değindi. Koca, "Yaralanan kişinin de müdahale eden kişinin de çok sakin olması gerekiyor. Eğer sakin olmazsa bir panik olursa yaralamanın ciddiyeti de artıyor. Gereksiz müdahaleler artıyor. Gereksiz kan kayıplarına sebebiyet verebiliyoruz" dedi. Ayrıca, konuya hakim olmayan kişilerin ciddi yaralanmaları hafife alarak sağlık kuruluşuna başvuruyu engelleyebileceğini ifade etti. "İlk önereceğimiz şey yaralanmanın önlenmesidir" Kurban kesiminde koruyucu önlemlerin alınmasının ve ehil kişiler tarafından işlerin yapılmasının önemine vurgu yapan Dr. Koca, "Bu tür yaralanmalarda aslında yaralanmanın önlenmesi önemli. Keskin bıçaklarda dikkat edilmesi, ehil kişiler tarafından yapılması, bunlara dikkat edilmesi önemli. Yaralanmalardaki ilk önereceğimiz şey koruyucu önlemlerin alınması ve yaralanmanın önlenmesidir" ifadelerini kullandı. Yaralanma anında en yakın sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini belirtti. Evde bilinmedik tedavilerin uygulanmasının daha büyük sorunlara yol açabileceğini söyledi. "Bıçağı çıkartmayı önermiyoruz" Dr. Koca, kanamayı durdurmak için yapılacak en doğru yöntemin baskılı pansuman olduğunu ve evde pansuman malzemesi bulunmuyorsa temiz bir örtü ile bası yapılmasını önerdi. Yaraya şeker dökülmesi ile ilgili uygulamaları da hatırlatan Koca, "Şekeri orada biz zaten hiç istemiyoruz. Çünkü orada organizmaların üremesine sebebiyet veriyor. Kanama durdurucu yetkisi de yok. Kanamalarda yapılacak tek şey baskılı pansuman. Pansuman malzemesi evde olmayabilir. O yüzden temiz bir örtü diyoruz. Temiz bir örtü ile baskı uygulanması. İlaç, merhem sürülmesini istemiyoruz" diye ifade etti. Koca yabancı cisimlerin yerinden çıkarılmaması gerektiğini belirterek, "Bıçak dediğimiz yabancı cismi alanda çıkartmayı önermiyoruz. Kanama miktarını artırıyor. Ehil ellerde uygun şartlarda uygun tedavi ile çıkartılması gerekiyor" sözlerine yer verdi. Kurban Bayramı’nda kasapların dikkatli olmalarını ve yaralanma riskini en aza indirmek için gerekli önlemleri almalarını tavsiye eden Dr. Koca, "Kesim işlemlerinde dikkatli olunmalı, bıçaklar ehil kişiler tarafından kullanılmalı ve herhangi bir yaralanma durumunda doğru ilk yardım uygulanmalıdır" dedi. Koca, yaralanma anında sağlık kuruluşlarına başvurmanın önemini bir kez daha hatırlattı.
141 kilo kokain yakalanan geminin tutuklu 10 mürettebatı hakim karşısında
11 Haziran 2024 Salı - 12:05 141 kilo kokain yakalanan geminin tutuklu 10 mürettebatı hakim karşısında Zonguldak’ın Ereğli ilçesinde geçen yıl Kolombiya’dan kömür getiren ve polis ekiplerince yapılan operasyonda 141,5 kilogram kokain ele geçirilen geminin tutuklu 10 mürettebatı hakim karşısına çıktı. Sanıklar, kokainden haberlerinin olmadığını söyleyerek beraatlerini istedi. Mahkeme heyeti ise tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. Karadeniz Ereğli Limanı’nda geçen yıl 6 Ekim günü yaşanan olayda, limana gelen Panama bandıralı ’Phoenican’ isimli gemide uyuşturucu taşındığı ihbarıyla polis ekipleri operasyon başlattı. Kolombiya’dan gelen kömür yüklü kuru yük gemisine, Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü Zonguldak Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından gerçekleştirilen operasyonda; İzmit ilçesinden sevk edilen dalgıç polisler de katılarak deniz altından arama yaptı. Aramalarda ve ambardaki kömürlerin Ereğli’deki limana vinçlerle tahliyesi sırasında paketler halinde hazırlanmış; piyasa değeri yaklaşık 135 milyon lira olan 141,5 kilogram kokain ele geçirildi. Gemideki 10 kişilik mürettebat gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen ve aralarında Hırvatistan, Filipin, Rusya uyrukluların da bulunduğu 10 mürettebat tutuklandı. Karadeniz Ereğli Cumhuriyet Başsavcılığında hazırlanan iddianamede haklarında “Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak imal, ithal veya ihraç etmek” suçlamasıyla yirmi yıldan otuz yıla kadar hapis cezası talep edilen 10 tutuklu sanık, Karadeniz Ereğli 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıktı. Mahkemede sanıklar tercüman aracılığıyla savunmalarını yaptı Duruşmada savunma yapan geminin kaptanı M.D., Kolombiya’ya ulaşmadan önce mürettebatın tamamıyla toplantı yaptığını, güvenlik açısından deniz tarafında çift gözlem istediğini anlattı. Geminin Türkiye’ye gideceğini kısa süre içerisinde öğrendiğini anlatan M.D., “Özellikle deniz tarafında çift gözlem istedim. Bütün mürettebat yeni, herkes yeni geldi. Şirketten özel güvenlik istedim. Eğer gelseydi uyuşturucu olmazdı. Suçlamaları kabul etmiyorum” dedi. Geminin 2. Kaptanı A.A. ise gemiye yük almadan önce ambarda temizlik yapıldığını aktardı. A.A., ambarların kuru ve güvenli olduğunun kontrolünü yaptığını ifade ederek, “Kolombiya’da da bu kontrolü yapıp ambarların temiz olduğu bilgisini kaptana ulaştırmıştım. Sonrasında bu konuya ilişkin formları doldurdum. Gemiye kömür yüklemenin bittiği bilgisi bana diğer görevlilerce bildirildi. Ben de kapakların kapatılması talimatını verdim. Kolombiya’da uyuşturucu madde araması yükleme bittikten sonra yapılır. Kömür yüklemesi yapıldıktan sonra Kolombiya’da görevli ekipler ve sahil güvenlik arama yaptı. Liman görevlileri Karadeniz Ereğli’ye gelmeden önce yük taşımaya uygun olup olmama noktasında kontrollerini yapmışlardır. Kömür yükleme işi 6 gün kadar sürdü. Yükleme ise Kolombiya liman işçileri tarafından yapıldı. Bizim gemi çalışanları olarak yüke dokunmamız yasaktır. Bu kişiler gemiye geldiklerinde herhangi bir çanta ile girmeleri mümkün değildir. Suçlamaları kabul etmiyorum. Beraatimi istiyorum” ifadelerini kullandı. Geminin denizde olduğu sırada yağlama ve temizlik işlerini yapan V.F.O. ise yükleme yapıldığı sırada başkaca bir görevinin olmadığını söyledi. V.F.O., “Gemide bulunan uyuşturucu ile ilgili bir bilgim yoktur. Bu suçta hiçbir şey yapmadım ve acısını çekiyorum. 8 ay boyunca ne sebeple cezaevinde tutulduğumu bilmiyorum. Beraatimi talep ediyorum” diye konuştu. “Uyuşturucunun gemiye kömür yükleyen kişilerce konulduğunu düşünüyorum” Gemide ikinci kaptanın emri altında görev yaptığını anlatan C.K. ise “Geminin girişinde gözetmenlik görevi verildi. Gece ve gündüz 4 saatte bir gözetleme yapıyorduk. Dört saatlik gözetmenlik süremde şüpheli bir şey görmedim. Yükleme yapıldıktan sonra ambar kapakları kapatıldı. Ereğli’ye gelene kadar ambar kapakları asla açılmadı. Uyuşturucunun gemiye kömür yükleyen kişilerce konulduğunu düşünüyorum. Uyuşturucuya ilişkin bilgim yoktur” dedi. “Güvenlik zafiyeti nedeniyle uyuşturucu maddenin gemiye yerleştirildiği kanaatindeyim” Geminin üçüncü kaptanı P.G. de geminin içinde iki Kolombiyalı görevlinin olduğunu hatırlatarak, “Kolombiya limanında ambarların denetimi vardı. Liman görevlisi denetmen giriş yaptı yükleme için. Bu şu demek. Bunlar tamamen açık ve boştu. Bu denetmenler gerekli dokümanları aldı. Yükleme operasyonu günde 24 saat devam etti. Bütün bu işler Kolombiyalılar tarafından yapıldı. İki vinç kullanıyorlardı. İki yada üç gözetmen liman tarafından görevlendirilmiş üç kişi gözlem yapıyordu. Bizim gemimiz tamamen güvensizdi. Yirmi tane giriş var. Kapılar tamamen güvensiz. Açmak için metal halkalar var. Bütün bunların kapalı olması gerekirdi. Hiçbiri kapalı değildi. Güvenlik kameraları her şey kaptan tarafından emrediliyordu. Şirketten güvenlik zafiyeti sebebiyle kaptana istekte bulunuldu ancak yerine getirilmedi. Güvenlik zafiyeti nedeniyle uyuşturucu maddenin gemiye yerleştirildiği kanaatindeyim. Suçsuzum beraatimi talep ediyorum” dedi. Gemide ekipmanları ve can kurtaranları kontrol etme görevi bulunan 31 yaşındaki dördüncü kaptan A.A. da 180 metre uzunluğundaki gemide ondan fazla asma kilitsiz giriş, 20’den fazla ambara girişin bulunduğunu anlattı. Kolombiya’daki yükleme sırasında saat 17.00 ila 19.00 arasında liman işçilerinin gemiye geldiğini ve en az üç ambarda sürekli olarak kömür yüklemesi olduğunu anlatan A.A., “Kargo operasyonlarında güvenlik ekipmanları yoktu. Denizcilik kanuna göre görevler belirlenmiştir. Ama bu gemide bu görevler kesin bir şekilde ayrılmamıştı. Güvenlik ile yükleme arasındaki görevler net değildi. Gemideki görevli sayısı her gemi için farklı. Bu yüzden her şirket yönetmelik yayınlamalıdır. İşleri, yetkiyi, sorumluluğu ayırması gerekiyor. Geminin genel güvenliği, seyir. Yük Gemiye katıldığımdan beri ikinci kaptanın işlerine karışmadım. Gözetmenliğim sırasında bir tek usta denizcim vardı. Bu her zaman girişte yer alıyordu. Bana yöneltilen suçlamaları kabul etmiyorum. Bulunan uyuşturucuyla ilgili bir bilgim yok. Sadece ailem için çalışıp onların ihtiyaçlarını karşılamaya çalışıyorum. 12 yıldır denizdeyim. 4. Kaptan olmak sekiz yılımı aldı. Ailemi böyle geçindirebilirim” şeklinde konuştu. “Bütün uyuşturuculara karşıyım” Geminin başmühendisi L.P. ise makine bölümünden sorumlu olduğunu ve makinelerin teknik bölümleriyle ilgilendiğini anlattı. Kendisine yöneltilen suçlamaların temeli olmadığını, 30 yıldır bu işi yaptığını söyledi. Uyuşturucuya karşı olduğunu söyleyen L.P., “Bana yöneltilen suçlamaların temeli yok. Dürüst ve deneyimli bir mühendisim. İşlerimi görevim çerçevesinde yapıyorum. 30 yıldır bu işi yapıyorum. Bütün aşamaları geçtim. 13 yıldır başmühendisim. Hayatım boyunca hiç uyuşturucu almadım. Kullanmadım. Bütün uyuşturuculara karşıyım. Türk hükumetini savunuyorum uyuşturucuya karşı savaşta. Ama bütün bunlar kanunlara uygun yapılmalı. Bütün suçlamalar kanıta dayalı olmalı. Bu olaydan önce Kolombiya’da hiç bulunmadım. Kaptan Kolombiya’da bu olayların olduğunu biliyordu. Maalesef gerekli önlemleri almadı. Görevinde ihmali var. O da bu olaya neden oldu. Üçüncü kaptanın bahsettiği gibi Kolombiyalıların gemide kalmasına izin verdi. Kalabiliyorlar da gemide, özgürce gezebiliyordular. Rahatça gemideydiler. Çok garip. Bu iki kişi her yere rahatça girip çıkabiliyordu. Hiç kimse onları kontrol etmediği için her yere rahatça girebilirler böyle bir fikrim var. Kolombiya’daki limandayken gemiyi koruma işi yapılmadı. Güvenlik toplantısı yapılmadı. Gözetim de sıradandı. Kaptanın yeterli önlemi almadığını düşünüyorum” ifadelerine yer verdi. Tutuklu 10 sanığın savunmalarının ardından taraf avukatlarınca mahkeme heyetine sunulan flaş bellekteki görüntülerde söz konusu kömürün dışarıdan vinç ile yüklendiği izletildi. Bahse konu vinçlerde kömür taşınırken yasaklı maddenin de ambara taşınabileceği öne sürüldü. Sanık avukatları, sanıkların hangi suçu işlediklerinin tam olarak belirlenmediği, uyuşturucu maddenin ithaline ilişkin uygulama alanının bulunmadığını, uyuşturucunun tonlarca kömür arasından ele geçirildiğine dikkat çekti. Avukatlar; savunmalarında, yapılan tüm araştırmalara rağmen uyuşturucu maddeyi kömürlerin arasına bırakan failin tespit edilemediğini; parmak izi incelemesinin ise sanıklar aleyhine sonuç doğurmadığını söyledi. Cumhuriyet Savcısı duruşmada, sanıkların tutukluluk halinin devamını talep etti. Mahkeme heyeti; savunmaların ardından tanıkları dinledi. Duruşma; dinlenmeyen tanığın dinlenmesi ve dosyadaki eksik hususların giderilmesi için duruşmayı 18 Temmuz tarihine ertelendi. Duruşmayı Hırvatistan’ın Ankara Büyükelçisi Hrvoje Cvitanovic’in yanı sıra diğer ülkelerin konsolosluk görevlileri de yakından takip etti.
Alaplı Meslek Yüksek Okulu’nda mezuniyet sevinci
10 Haziran 2024 Pazartesi - 20:26 Alaplı Meslek Yüksek Okulu’nda mezuniyet sevinci Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEÜ) Alaplı Meslek Yüksek Okulu’nda 2023-2024 Akademik yılı mezuniyet töreni düzenlendi. Alaplı Kapalı salonunda düzenlenen mezuniyet törenine; Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Servet Karasu, Prof. Dr. Bekir Hakan Bakkal, Alaplı Kaymakamı Selçuk Köksal, Belediye Başkanı Nuri Tekin, Alaplı MYO Müdürü Doçent Dr. Burçin Şolt, Alaplı Milli Eğitim Müdürü Cevat Çevik, Jandarma Komutanı İbrahim Guzgun, Gençlik Spor Müdürü Zafer Şahin, Meslek Yüksekokulu öğrencilerinin bir araya geldiği mezuniyet töreninde 228 öğrenci mezun olmanın sevincini keplerini havaya atarak kutlarken, programa katılan protokol üyeleri ve yaklaşık bin 500 öğrenci yakınları da bu sevince tanıklık ettiler. ZBEÜ Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, "Bugün burada, Alaplı Meslek Yüksekokulunda öğrenimlerini tamamlayan Öğrencilerimizin bu mutlu ve gurur dolu anına eşlik etmenin kıvancını yaşıyoruz. Geleceğimizin umudu olan güzide öğrencilerimizin hayatlarını en güzel anlardan biri de sevincin ve hüznün bir arada yaşandığı mezuniyet törenleridir. Üniversitemizin bilimden teknolojiye, sağlıktan spora geniş bir yelpazede gelişimine katkı sunarak rol sunarak rol model olan ve aydınlığın timsali yegane öğrencilerimizi yetiştiren sizlere yürekten kutluyor ve teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu. Yapı Ressamlığı öğrencisi okul birincisi Alperen Ergün öğrenciler adına mezuniyet kütüğüne birincilik plaketini çaktı. Okul birincisi Alperen Ergün BEÜ Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, diğer branşlarda Muhasebe bölümünü bitiren Melike doğan, Kadir Kalemkuş Gemi makineleri işletmeciliği programına Kaymakam Selçuk Köksal tarafından başarı belgeleri takdim edildi. Programın sonunda yüzlerce öğrenci protokol üyelerinin de iştiraki mezun olmanın sevincini keplerini havaya atarak kutladılar.
Karadeniz Ereğli Bahçelievler İlköğretim Okulu’ndan anlamlı etkinlik
10 Haziran 2024 Pazartesi - 20:22 Karadeniz Ereğli Bahçelievler İlköğretim Okulu’ndan anlamlı etkinlik Karadeniz Ereğli Bahçelievler İlköğretim Okulu Müdürü Ali Demirbay, okullarının gerçekleştirdiği anlamlı etkinlikler hakkında bilgi verdi. Demirbay, “Okulumuz 2020 yılında eğitim öğretime başladı. Başladığı ilk iki yıl içerisinde pandemiden dolayı bu etkinliği yapamadık. Geçen yıldan itibaren okulumuzun son haftasında okul aile birliğimizin düzenlediği ve bizlerin de destek verdiği, çevre esnaflarının ve velilerimizin katkılarıyla düzenleniyor. Bu etkinlikler, okul aile birliği bütçesine katkı sağlamak amacıyla düzenleniyor” dedi. Geçen yıl düzenlenen etkinliklerin gelirinin Hatay’da bir ilkokula aktarıldığını belirten Demirbay, bu yılki etkinliklerin ise bir önceki hafta çocuk şenlikleriyle başladığını ve bu hafta karne alımıyla sona ereceğini söyledi. Demirbay, “Üçüncü ve dördüncü sınıflar düzeyinde 15 Temmuz şehitleri kapsamında geleneksel futbol turnuvası düzenliyoruz. Burada birinci olan çocuklarımıza kupalarını takdim ediyoruz. Öğrenci velilerimiz burada çok destek oluyorlar bize. Her sınıfta yiyecekler hazırlanır. Velilerimizin birebir çocuklarımızın önüne ikramlarıyla devam eder. Öğretmenlerimiz burada rehberdir. Öğrencilerimiz harçlıklarından biriktirdikleri paralarla katkı sağlarlar. Topluma nasıl destek olunur sosyal sorumluluk projesi kapsamında yapılır” diye ekledi. Toplanan paraların okul aile birliğine katkı olarak kullanıldığını belirten Demirbay, sınıflardaki durumu iyi olmayan çocukların velilerin beyanı üzerine belirlendiğini ve bu çocukların ihtiyacı olan gıda, kıyafet yardımı ve hediye çeklerinin ulaştırıldığını ifade etti. Bu yılki etkinliklerden elde edilecek gelirin ise öğrencilere bayram öncesi hediye çeki olarak planlandığını belirtti. Okul Aile Birliği Başkanı Burcu Tezeren de etkinlik hakkında açıklamalarda bulundu. Tezeren, "Bu etkinlik, okul aile birliğimizin çabaları ve tüm okul topluluğunun katkılarıyla hayata geçiriliyor. Geçtiğimiz yıl Hatay’daki bir ilkokula yaptığımız bağışla, yardımlaşma ve dayanışma ruhunu pekiştirdik. Bu yıl da aynı heyecan ve kararlılıkla çalışıyoruz. Velilerimizin ve esnaflarımızın desteği ile öğrencilerimize hem eğlenceli hem de öğretici bir deneyim sunuyoruz. Öğrencilerimizin harçlıklarından biriktirdikleri paralarla topluma nasıl katkı sağlayabileceklerini öğrenmeleri, bizim için büyük bir gurur kaynağı" dedi. Tezeren, etkinliğin yalnızca maddi katkılarla sınırlı kalmadığını, aynı zamanda öğrencilerin sosyal sorumluluk bilinci kazanmalarına da yardımcı olduğunu vurguladı.
Hamile köpeği tanımadıkları evin önüne terk edip kaçtılar
10 Haziran 2024 Pazartesi - 13:20 Hamile köpeği tanımadıkları evin önüne terk edip kaçtılar Zonguldak’ın Alaplı ilçesinde ölmek üzereyken hamile olduğu öğrenilen köpek, 81 plakalı otomobilin sürücüsü tarafından bir evin önüne bırakıldı. Köpeğin 3 gün boyunca ölü yavrularını karnında taşıdığı ortaya çıktı. Bir iş yerinin güvenlik kamerasına yansıyan olay sonrası Alaplı Belediyesi hamile köpeği alarak koruma altına aldı. Zonguldak ‘ın Alaplı ilçesindeki Karşıyaka Mahallesi’ne kimliği belirsiz bir kişi; otomobil içinde bulunan köpeği, bir evin kapısına yanına bırakarak, olay yerinden uzaklaştı. Bir iş yerinin güvenlik kamerasına yansıyan görüntülerde, kırmızı renkli bir otomobilin cadde üzerinde durdurmasından sonra bir kişinin otomobilin içinden köpeği alarak, bir evin kapısının önüne bıraktığı görülüyor. Köpeği bıraktıktan sonra sağa sola kontrol eden kişi, otomobiline binerek olay yerinden uzaklaşıyor. Bir süre sonra hava almak için dışarı çıktığı sırada evin önünde köpeği fark eden Ekrem Karaduman daha sonra Alaplı Zabıta Müdürlüğü’ne ulaşarak durumu anlattı. Zabıta Müdürlüğü Veteriner İşleri Müdürlüğü ekiplerine durumu haber verdi. Hamile olduğu öğrenilen köpek, bulundukları yerden alınarak tüm kontrolleri yapılması için Sokak Hayvanları Geçici Bakımevi ve Rehabilitasyon Merkezi’ne getirildi. ‘Tedavi edileceği anlayınca ağlıyordu’ Evin önüne geldiğinde hamile bir köpek karşılaştığında, duyarsız kalamadığını ifade eden Ekrem Karaduman, “Ben akşam misafirlikten geldikten sonra bir Köpeğin evin önünü kapattığını gördüm. Köpeği görünce Çocuklarda eve korkudan giremiyorlardı, sonra baktık ki hayvan ölü gibiydi. Eve geldik ve oğlum bana baba ben güvenlik kamerasına bir bakayım dedi. Sonra baktık ki, bir taksi hayvanı bırakıp çekip gidiyor, daha sonra ben buna yemek verdim, hamile olduğu belliydi zaten hatta acaba zehirlendi mi diye düşündük. Sonra yetkililere haber verdik ve durumu anlattım. Muhtemel yavrusunu doğurmaya çalışıyor ve doğuramıyor. Veteriner tarafından köpeğin başını okşayınca tedavi edileceğini anlayınca ağlamaya başladı ”diye konuştu. Köpeğin yavruları içinde ölü olarak geldiğini ifade eden Veteriner hekim Yunus Emre Demirhan, ”Duyarlı vatandaşlarımız sağ olsunlar, bize haber verdiler. Çekilen röntgende karnında 6 ölü yavru olduğu tespit ettik. 2 saat süren ameliyat sonrasında anne karnındaki yavruları aldık. Hayvan kısırlaştırma işleminin ardından bölgesine geri salınacak. Şu anlık bir sağlık problemi görünmüyor" diye konuştu.