Yerel Haberler
Zonguldak
Zonguldak’ta 7 ruhsatsız maden ocağı kapatıldı
22 Aralık 2025 Pazartesi - 12:09 Zonguldak’ta 7 ruhsatsız maden ocağı kapatıldı Zonguldak’ta ekiplerce yapılan denetimlerde 7 ruhsatız maden ocağı kapatıldı. Zonguldak’ta 15-21 Aralık 2025 tarihleri arasında İl Emniyet Müdürlüğü ve İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince gerçekleştirilen uygulama ve denetimlerde çok sayıda suç unsuru ele geçirilirken, aranan şahıslara yönelik çalışmalarda önemli sonuçlar elde edildi. Yapılan denetimlerde, haklarında hapis cezası bulunan 23 kişi ile ifadeye yönelik aranan 36 kişi olmak üzere toplam 59 aranan şahıs yakalandı. Hapis cezasına göre yakalananların 17’sinin 0-5 yıl, 1’inin 5-10 yıl, 5’inin ise 10 yıl ve üzeri cezası bulunduğu bildirildi. Okul ve çevrelerine yönelik denetimler kapsamında 1.622 kişi sorgulanırken, 240 okul, 37 metruk bina, 225 umuma açık yer ve 205 servis aracı kontrol edildi. Trafik uygulamalarında ise 631 uygulama gerçekleştirilirken, 7 bin 382 araç ve 4 bin 411 kişi denetlendi. Maden ocaklarına yönelik denetimlerde 30 kontrol yapılırken, 5 ihbar değerlendirildi. Denetimler sonucunda 7 ruhsatsız maden ocağı, 60 metre ray ve 2 vinç ele geçirildi. Uyuşturucu ile mücadele kapsamında düzenlenen 12 operasyonda 3 kişi gözaltına alındı, 3 kişi tutuklandı. Operasyonlarda 2,26 gram metamfetamin, 28,38 gram sentetik kannabinoid, 20,87 gram esrar, 7 gram kannabinoid hammaddesi, 14 gram tütün ile 1 adet uyuşturucu aparatı ele geçirildi. Silah ve mühimmat denetimlerinde ise 3 tabanca, 1 kurusıkı tabanca, 14 tabanca fişeği ile 2 yivli-yivsiz tüfek ele geçirildi. Düzensiz göçle mücadele kapsamında yapılan 2 uygulamada 35 kişi sorgulanırken, bunlardan 26’sının yabancı uyruklu olduğu belirtildi.
Bayrak Şairi Arif Nihat Asya Vefatının 50. Yılında BEUN’da anıldı
22 Aralık 2025 Pazartesi - 11:30 Bayrak Şairi Arif Nihat Asya Vefatının 50. Yılında BEUN’da anıldı Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesinde (BEUN), Türk edebiyatının önemli temsilcilerinden, edebî ve fikrî mirasıyla Türk kültür hayatına derin izler bırakan "Bayrak Şairi" Arif Nihat Asya, vefatının 50. yıl dönümünde düzenlenen "Vefatının 50. Yıl Dönümünde Arif Nihat Asya’ya Vefa" başlıklı panelle anıldı. Farabi Kampüsü Doç. Dr. Ali Arslan Konferans Salonunda gerçekleştirilen panele; önceki dönem Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi (FSMVÜ) ve İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. M. Fatih Andı, FSMVÜ İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölüm Başkanı Prof. Dr. Dursun Ali Tökel ile FSMVÜ Türkçe ve Sosyal Bilimler Eğitimi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şaban Sağlık konuşmacı olarak katıldı. Yoğun ilgi gösterilen panele, BEUN Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Servet Karasu, senato üyeleri, akademik ve idari personel ile öğrenciler katıldı. Program, aziz şehitlerin anısına saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Ardından kürsüye gelen BEUN Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Servet Karasu, konuşmasında Türk edebiyatına damga vurmuş müstesna şahsiyetlerin anılmasının kültürel hafızanın canlı tutulması açısından büyük önem taşıdığını belirterek Arif Nihat Asya’yı vefatının 50. yılında anmak ve anlamak üzere programa katılan tüm konuklara teşekkür etti. Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Karasu’nun konuşmasının ardından panele geçildi. Panel, FSMVÜ İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölüm Başkanı Prof. Dr. Dursun Ali Tökel’in sunumuyla başladı. Prof. Dr. Tökel, konuşmasında Arif Nihat Asya’nın hayatına ve edebî kişiliğine dair değerlendirmelerde bulunarak; şairin 1904 yılında Çatalca’nın İnceğiz köyünde dünyaya geldiğini, çocukluk ve gençlik yıllarında yaşadığı zorlukların onun şiir dünyasını derinden etkilediğini ifade etti. Asya’nın eğitim hayatı, ailesi ve yaşamının son dönemlerine değinen Prof. Dr. Tökel, 5 Ocak 1975’te Ankara Numune Hastanesinde vefat eden şairin, ardında vatan, millet ve iman ekseninde şekillenmiş güçlü bir edebî miras bıraktığını vurguladı. Panelin ikinci konuşmacısı Prof. Dr. M. Fatih Andı, Arif Nihat Asya’nın Türk edebiyatı ve toplumsal hafıza üzerindeki etkisine dikkat çekti. Prof. Dr. Andı, konuşmasında Türk edebiyatının büyük şairlerine ait seçkin eserlerin genç kuşaklara aktarılmasının taşıdığı derin önemi vurguladı. Özellikle büyük şairlerin önemli eserlerinin bilinmesinin oldukça değerli olduğunu ifade eden Andı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kalabalık kitlelere Asya’nın "Biz kısık sesleriz Minareleri sen ezansız bırakma Allah’ım" mısralarıyla başlayan Dua şiirini okuyarak 7’den 70’e herkes tarafından bilinmesine vesile olduğunu hatırlattı. Yine bununla birlikte "Ey mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü" dizeleriyle başlayan meşhur "Bayrak" şiirinin de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve farklı liderler tarafından okunmasının önemli şair ve şiirlerin geniş kitlelerce tanınmasına katkı sağladığını dile getirdi. Panelin son konuşmacısı Prof. Dr. Şaban Sağlık ise "Türkçenin Şiir Hâli ve Arif Nihat Asya" başlıklı sunumunda, şiirin edebiyat türleri içerisindeki ayrıcalıklı konumuna vurgu yaptı. Arif Nihat Asya’nın öğretmen, şair, yazar, Mevlevi, milletvekili ve köşe yazarı kimlikleriyle çok yönlü bir şahsiyet olduğunu belirten Prof. Dr. Sağlık, "Bayrak Şairi", "Naat Şairi" ve "Fetih Marşı Şairi" unvanlarıyla Türk edebiyatında müstesna bir yere sahip olduğunu dile getirdi. Prof. Dr. Sağlık ayrıca, "Bayrak" şiirinin 1926 yılında Adana’nın kurtuluşu için bir gecede kaleme alınış sürecinin, İstiklal Marşı’nın yazılışındaki ruhani atmosferi hatırlattığını ifade etti. Panel, konuşmaların ardından BEUN Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Servet Karasu’nun panelistlere teşekkür belgelerini takdim etmesi ve hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.
Uzmanından gençlere ’hızlı zayıflama’ uyarısı
22 Aralık 2025 Pazartesi - 11:29 Uzmanından gençlere ’hızlı zayıflama’ uyarısı Zonguldak’ta diyetisyen Gizem Güneş, sosyal medyada yaygınlaşan hızlı zayıflama diyetleri ve tek tip beslenme yöntemlerinin ergenler üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Güneş, büyüme ve gelişim çağındaki çocukların bu tür uygulamalardan olumsuz etkilendiğini söyledi. Diyetisyen Gizem Güneş, ergenlik döneminin büyüme hormonu, beyin gelişimi ve fiziksel gelişimin en hızlı yaşandığı süreç olduğunu belirterek, "Bu dönemde doğru beslenme son derece önemli. Ancak sosyal medyada görülen hızlı zayıflama diyetleri ve ürünler maalesef ergenleri ve gençleri de etkiliyor" dedi. Ailelerin yasaklayıcı tutumdan kaçınması gerektiğini vurgulayan Güneş, "Öncelikle yasaklamaları kaldırmamız gerekiyor. Yasak yerine bedenimizi sevmeyi ve doğru beslenmenin ne olduğunu öğretmeliyiz. Eğer bunu ev ortamında oturtamıyorsak mutlaka bir uzmandan destek almalıyız" ifadelerini kullandı. Yanlış beslenme alışkanlıklarının ilerleyen yıllarda ciddi sağlık sorunlarına zemin hazırlayabileceğini belirten Güneş, "Bu dönemde yapılan yanlışlar, ileride ortaya çıkabilecek hastalıkların habercisi olabilir. Boy uzaması, beyin gelişimi ve özellikle kız çocuklarında adet düzensizlikleri beslenmeyle doğrudan bağlantılıdır. Beslenme ne kadar kısıtlanırsa bu süreçler o kadar olumsuz etkilenir" diye konuştu. Kendi danışanlarında da benzer sorunlarla sıkça karşılaştığını aktaran Güneş, bu durumun özellikle okul çağındaki çocuklar arasında yaygınlaştığını söyledi. Güneş, "Ebeveynler olarak çocuklarımıza bedenlerini sevmeyi öğretmeliyiz. Bu ürünler yetişkinler için bile tartışmalı iken, ergenlik dönemindeki çocuklar için çok daha tehlikelidir" dedi. Ailelere çağrıda bulunan Güneş, doğru iletişim kurulmasının ve gerekirse profesyonel destek alınmasının önemine dikkat çekerek, ergenlerin bu tür beslenme trendlerinden korunabileceğini ifade etti.
BEUN, YÖK 2025 Raporu’nda Türkiye’nin öne çıkan üniversiteleri arasında
21 Aralık 2025 Pazar - 13:21 BEUN, YÖK 2025 Raporu’nda Türkiye’nin öne çıkan üniversiteleri arasında Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN), Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından yayımlanan "Üniversite İzleme ve Değerlendirme Genel Raporu-2025" sonuçlarına göre birçok alanda gösterdiği üstün performansla Türkiye genelinde dikkat çekici bir başarıya imza attı. Üniversite; inovasyon, öğrenci yaşamı, sürdürülebilirlik ve erişilebilirlik alanlarında elde ettiği sonuçlarla üç farklı göstergede ilk 20 üniversite arasına girerken, İklim Eylemi alanında ise Türkiye 9’uncusu oldu. Raporda yer alan verilere göre BEUN, olumlu sonuçlanan patent oranında %6’lık değeriyle Türkiye genelinde 19’uncu sırada yer aldı. Bu sonuç, üniversitenin araştırma-geliştirme ve yenilikçilik kapasitesini somut verilerle ortaya koydu. 162 aktif öğrenci topluluğu ile 18’inci sırada yer alan BEUN, öğrenci katılımı ve kampüs yaşamındaki dinamizmini bir kez daha kanıtladı. Sürdürülebilirlik ve çevre bilinci konusundaki kararlı çalışmalarıyla öne çıkan BEUN, THE Impact Rankings - Climate Action (İklim Eylemi) kategorisinde aldığı 300 puanlık skor ile Türkiye genelinde 9’uncu sırada yer aldı. Bu başarı, üniversitenin iklim değişikliğiyle mücadele, çevresel sorumluluk ve sürdürülebilir kampüs politikalarının uluslararası kapsamdaki başarılı çalışmalarının bir göstergesidir. Eğitimde fırsat eşitliğini ve kapsayıcılığı temel ilke edinen BEUN, Engelsiz Bayrak uygulamaları kapsamında sahip olduğu 19 bayrak ile Türkiye genelinde 13’üncü sıraya yerleşti. Bu sonuç, üniversitenin engelli bireyler için erişilebilir ve kapsayıcı bir öğrenme ortamı oluşturma konusundaki farkındalığı ortaya koyuyor. Elde edilen başarıya ilişkin değerlendirmelerde bulunan BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, üniversitenin çok boyutlu gelişim vizyonuna vurgu yaparak şu ifadeleri dile getirdi: "Üniversitemizin YÖK tarafından yayımlanan bu kapsamlı raporda üst sıralarda yer alması, doğru stratejilerle eğitimden araştırmaya, çevresel duyarlılıktan erişilebilirliğe kadar birçok alanda emin adımlarla yürüttüğümüz çalışmaların bir sonucudur. Özellikle iklim eylemi, sürdürülebilirlik, erişilebilirlik ve inovasyon alanlarında elde edilen bu başarılar, doğaya, insana ve geleceğe karşı sorumluluğumuzun da apaçık bir göstergesidir. Akademik ve idari personelimizin özverili çalışmaları, öğrencilerimizin aktif katılımı ve kurumsal iş birliklerimiz sayesinde BEUN’u her geçen gün daha ileriye taşıyoruz. Hedefimiz; ulusal ve uluslararası ölçekte rekabet gücü yüksek, sürdürülebilir ve kapsayıcı bir üniversite vizyonunu daha görünür kılmaktır. Bu vesileyle bu süreçte üniversitelerimize sundukları destek ve yol gösterici yaklaşımları dolayısıyla Yükseköğretim Kurulu Başkanımız Sayın Prof. Dr. Erol Özvar başta olmak üzere tüm değerli YÖK ailesine teşekkürlerimi sunuyorum. Ülkemizin gelecek vizyonu doğrultusunda belirlenen yükseköğretim hedeflerine katkı sunmaya, bilimsel üretimi ve toplumsal faydayı merkeze alan çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz."
Zonguldak’ta hamsi yoğunluğu yaşandı, palamut çıkmadı
20 Aralık 2025 Cumartesi - 12:28 Zonguldak’ta hamsi yoğunluğu yaşandı, palamut çıkmadı Zonguldak Kilimli Su Ürünleri Kooperatifi Müdürü Bülent Aksu, Zonguldak’ta balıkçılık sezonuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Aksu, kentten karaya yaklaşık 500 ton hamsi çıktığını, buna rağmen ekolojik dengelerde değişim ve iklim şartları sebebiyle sezonun balıkçılar açısından zayıf geçtiğini söyledi. Aksu, Zonguldak’ta toplam 116 kamyon hamsi çıktığını belirterek, bunun yaklaşık 45 bin kasa ve 500 ton civarında bir miktara karşılık geldiğini ifade etti. Sezon başında palamut olmayacağını öngördüklerini hatırlatan Aksu, bu yıl hamsi ağırlıklı bir balıkçılık yaşandığını kaydetti. Tezgâhlarda hamsinin 100 ile 150 lira arasında satıldığını aktaran Aksu, çıkan hamsinin büyük bölümünün göç balığı olduğunu, İğneada ve Trabzon hattından Karadeniz’e yayıldığını söyledi. Hamsinin göç güzergâhına da değinen Aksu, balığın İğneada’dan başlayarak Gürcistan Batum’a kadar ilerlediğini, avcılığın da bu hatta sıralı şekilde sona erdiğini belirtti. Hamsi göç balığı, fiyatlar tezgâha yansıdı Tezgâhlarda hamsinin 100 ile 150 lira arasında satıldığını ifade eden Aksu, çıkan balıkların büyük bölümünün göç balığı olduğunu belirtti. Aksu, "Tezgâhlarda gördüğümüz balıklar göç balığı. İğneada’dan, Trabzon’dan gelen balıklar. Diğer illerden de karşılanıyor" diye konuştu. Küçük ölçekli balıkçıların şu anda mezgit avcılığı yaptığını söyleyen Aksu, avın zayıf geçtiğini ifade etti. Aksu, "Şu anda küçük ölçekli balıkçımız mezgit avcılığı yapıyor ama o da çok zayıf. Çinekopta ve lüferde de ciddi bir azalma var, onlardan da bir haber yok" dedi. Küçük ölçekli balıkçıların şu anda mezgit avcılığı yaptığını ancak bu avcılığın da zayıf geçtiğini dile getiren Aksu, çinekop ve lüferde de ciddi azalma yaşandığını söyledi. Ereğli bölgesinde görülen sınırlı yoğunluğun ise trol avcılığından kaynaklandığını ifade etti. Zonguldak’ta balık çıkış noktalarının sınırlı olduğunu belirten Aksu, "Bizim çıkış noktamız ağırlıklı olarak Ereğli ve Kilimli. Ereğli’de biraz yoğunluk oldu, o da trol avcılığından kaynaklı. Orada trolün açık olduğu bölgeler var" ifadelerini kullandı. Ekolojik denge ve iklim şartları etkili Balıkçılık sezonunun genel olarak kötü geçtiğini vurgulayan Aksu, bunun nedenini ekolojik dengelerdeki değişim ve iklim şartları olarak değerlendirdi. Aralık ayına gelinmesine rağmen deniz suyu sıcaklıklarının yüksek seyrettiğini belirten Aksu, doğal afetler ve iklim değişikliğinin balık popülasyonu üzerinde etkili olduğunu söyledi. Aksu, "Balıkçılık sezonu bu sene kötü geçti diyebiliriz. Sebep olarak ekolojik dengeler, dünyada yaşanan doğal afetler ve iklim değişikliği gösterilebilir. Aralık ayındayız ama kar yağması gerekirken deniz suyu sıcaklıkları hâlâ yüksek" dedi. Hamsi göçü Karadeniz boyunca ilerliyor Hamsinin göç rotasını da anlatan Aksu, "Hamsi göç balığıdır. İğneada’dan başlar, Karadeniz illerini sırayla dolaşır, en son Gürcistan Batum’da avcılık biter ve sezon kapanır" diye konuştu. Önümüzdeki dönemde başlayacak kalkan balığı avcılığına ilişkin de değerlendirmede bulunan Aksu, "Kalkan avcılığı başlayacak ama çok hareketli bir sezon olacağını öngörmüyoruz" diye konuştu. Geçen yıla göre beşte bir seviyesinde Önümüzdeki dönemde başlayacak kalkan balığı avcılığından da yüksek beklenti olmadığını kaydeden Aksu, bu sezonun geçen yıla kıyasla yaklaşık beşte bir oranında kaldığını ifade etti. Aksu, geçen sezon palamut, istavrit, çinekop ve hamsi gibi birçok türün bulunduğunu, bu yıl ise çeşitliliğin belirgin şekilde azaldığını sözlerine ekledi. Bu sezonu geçen yılla kıyaslayan Aksu, "Geçen seneyle karşılaştırdığımızda bu sezonu beşte bir seviyesinde değerlendirebiliriz. Geçen yıl palamut vardı, istavrit vardı, çinekop vardı, hamsi vardı. Çeşit çoktu. Bu yıl çeşitlilik ciddi şekilde azaldı" şeklinde konuştu.