Yerel Haberler
Zonguldak
Zonguldak’ta miniklerden renkli mesaj, şapkalarıyla empati vurgusu yaptılar 09 Nisan 2026 Perşembe - 14:46:50 Zonguldak Bahçelievler İlkokulu öğrencileri, Milli Eğitim Bakanlığının nisan ayı için belirlediği "Maarifin Kalbinde Çocuk" teması kapsamında düzenlenen "Empati Fest" etkinliğinde anlamlı ve renkli görüntülere imza attı. Okulun rehberlik servisi tarafından spor salonunda organize edilen etkinlikte, öğrenciler kendi elleriyle tasarladıkları "empati şapkalarını" takarak sahneye çıktı. Arkadaşlarının farklılıklarını görebilmek ve onların duygularını daha iyi anlayabilmek amacıyla tasarlanan şapkalar, üretkenlikte sınır tanımadı. Minik öğrenciler şapkalarını oyuncak, şeker, ponpon, toka gibi çeşitli eşyalarla süsleyerek okul bahçesinde rengarenk bir atmosfer oluşturdu. Kendi sözlerini besteleyip sahnelediler Müzik ve sanatın iç içe geçtiği festivalde şapka tasarımının yanı sıra sahne performansları da büyük beğeni topladı. Öğrenciler kendi kaleme aldıkları şarkı sözlerini besteleyerek arkadaşlarına ve öğretmenlerine sundu. Etkinlik boyunca öğrenci ve öğretmenlerin zaman zaman koro, zaman zaman ise solo halinde sergiledikleri müzik performansları izleyenlerden tam not aldı. "Farklılıkları görmek ve duyguları anlamak istedik" Düzenlenen organizasyon hakkında değerlendirmelerde bulunan Bahçelievler İlkokulu Müdürü Ferit Karadayı, projenin çocukların duygu dünyasına dokunduğunu belirterek şunları kaydetti: "Milli Eğitim Bakanlığımız tarafından nisan ayı içerisinde ’Maarifin Kalbinde Çocuk’ teması belirlendi. Biz de bu tema doğrultusunda bugün okulumuzda çeşitli etkinlikler düzenliyoruz. Bu programlardan biri de Empati Fest etkinliğimiz oldu. Bu çalışmada öğrencilerimizden kendi yazdıkları şarkı sözlerini bestelemelerini istedik. Çok güzel şarkılar yazıp bestelediler ve bugün başarıyla sahnelediler. Ardından empati şapkaları yaptılar. Amacımız, çocukların birbirlerinin farklılıklarını görmesi ve duygularını anlayabilmesiydi. Bu süreci başarıyla yürüten rehberlik servisimize, emeği geçen tüm öğretmen ve öğrencilerimize teşekkür ediyor, hepsini kutluyorum."
08 Nisan 2026 Çarşamba - 11:24 Çantı tekniğiyle inşa edilen çivisiz cami 2 asırdır ayakta Zonguldak’ta çantı tekniği ile inşa edilen 2 asırlık çivisiz cami, adeta zamana meydan okuyor. Çaycuma ilçesine bağlı Akçahatipler Köyü Merkez Camisi, çantı tekniğiyle 2 asırdır cemaatini ağırlıyor. Mimarı bilinmeyen cami, Anadolu’nun ahşap mimarisinin en güzel örneklerinden birini oluşturuyor. Cemaatin sığmaması üzerine ikinci katı da inşa edilerek hizmete açılan cami, dron ile havadan görüntülendi. Merak eden yerli ve yabancı turistlerin camiyi ziyarete geldiğini anlatan köy sakinleri, cami için gerekli desteklerin de sağlanmasını istedi. Köylüler, caminin uzun yıllar daha yaşatılması gerektiğine vurgu yaptılar. Köy azası İsmail Kızıltoprak (59) caminin bakımından kendini sorumlu hissettiğini anlatarak, "Bu civarda bir tek bizim ahşap camimiz varmış. Civar köylerde cami yokmuş. Diğer köylerden bizim köye camiye gelirlermiş. Cami 200 yıllık. Giriş katının tarihini bilen yok. Daha önce babam ve dedem camiyi onarıyordu. Şu anda ben bakıyorum. Babamın görevini aldım. Camideki tamir ve onarımları yapıyorum. Dışarısını da ahşap koruyucular kullandık. İçerisini onardık. Bu hale kadar getirdik" dedi. Caminin yapımında kullanılan ağaçların tek tek işlemden geçirildiğini büyüklerinden duyduklarını anlatan Kızıltoprak, "Kütük olarak tek tek biçmişler. Buraya dışarıdan gelen de oluyor. Burayı görmek camiyi görmek için geliyorlar. Çok da beğeniyorlar. Ne kadar çok yer gezdim. Ben 59 yaşındayım. Daha dışarıda namaz kılındığını bilmiyorum. Camimiz çok büyük ve mükemmel, tarihi bir cami" şeklinde konuştu. Camiyi büyüklerinden devraldığını ifade eden Kızıltoprak, "Yaşımız ve gücümüz elverdiği müddetçe bundan sonrası için de Allah nasip eder ömür verirse elimizden geleni yapacağız" diye konuştu.
08 Nisan 2026 Çarşamba - 11:10 Çantı tekniğiyle inşa edilen çivisiz cami 2 asırdır ayakta Zonguldak’ta 200 yıl önce çantı tekniği ile inşa edilen çivisiz cami, adeta zamana meydan okuyor. Çaycuma ilçesine bağlı Akçahatipler Köyü Merkez Camisi, çantı tekniğiyle 2 asırdır cemaatini ağırlıyor. Kimin tarafından yaptırıldığı bilinmeyen cami, Anadolu’nun ahşap mimarisinin en güzel örneklerinden birini oluşturuyor. Cemaatin sığmaması üzerine ikinci katı da inşa edilerek hizmete açılan cami, dron ile havadan görüntülendi. Merak eden yerli ve yabancı turistlerin camiyi ziyarete geldiğini anlatan köy sakinleri, cami için gerekli desteklerin de sağlanmasını istedi. Köylüler, caminin uzun yıllar daha yaşatılması gerektiğine vurgu yaptılar. Köy azası İsmail Kızıltoprak (59) caminin bakımından kendini sorumlu hissettiğini anlatarak "Bu civarda bir tek bizim ahşap camimiz varmış. Civar köylerde cami yokmuş. Diğer köylerden bizim köye camiye gelirlermiş. Cami 200 yıllık. Giriş katının tarihini bilen yok. Daha önce babam ve dedem camiyi onarıyordu. Şu anda ben bakıyorum. Babamın görevini aldım. Camideki tamir ve onarımları yapıyorum. Dışarısını da ahşap koruyucular kullandık. İçerisini onardık. Bu hale kadar getirdik" dedi. Caminin yapımında kullanılan ağaçların tek tek işlemden geçirildiğini büyüklerinden duyduklarını anlatan Kızıltoprak, "Kütük olarak tek tek biçmişler. Buraya dışarıdan gelen de oluyor. Burayı görmek camiyi görmek için geliyorlar. Çok da beğeniyorlar. Ne kadar çok yer gezdim. Ben 59 yaşındayım. Daha dışarıda namaz kılındığını bilmiyorum. Camimiz çok büyük ve mükemmel, tarihi bir cami" şeklinde konuştu. Camiyi büyüklerinden devraldığını ifade eden Kızıltoprak, "Yaşımız ve gücümüz elverdiği müddetçe bundan sonrası için de Allah nasip eder ömür verirse elimizden geleni yapacağız" diye konuştu.
ZBEÜ Hemşirelik Bölümü öğrencileri üniformalarını giydi
25 Nisan 2024 Perşembe - 12:39 ZBEÜ Hemşirelik Bölümü öğrencileri üniformalarını giydi ZBEÜ Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Hemşirelik Bölümü birinci sınıf öğrencileri için bu yıl ilki düzenlenen 2023-2024 Akademik Yılı Üniforma Giyme Törenine katıldı. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü 2023-2024 Akademik Yılı Üniforma Giyme Töreni gerçekleştirildi. Sezai Karakoç Kültür Merkezi’nde düzenlenen törene ZBEÜ Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Bekir Hakan Bakkal, Prof. Dr. Servet Karasu, Genel Sekreter Prof. Dr. Zehra Safi Öz, senato üyeleri, akademisyeneler, öğrenciler ve aileler katıldı. Törenin açılışında konuşan Hemşirelik Bölümü Bölüm Başkanı Doç. Dr. Nurten Taşdemir, üniforma giyme törenin bu yıl ilkini gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşadıklarını dile getirdi. Ardından kürsüye çıkan Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sibel Koçak, ilk üniformalarını giyen öğrencilere mesleğe önemli bir adım attıklarını dile getirerek, “Bugün giyeceğiniz üniformalarınızı meslek hayatınız boyunca gururla üzerinizde taşımanızı, üniversitemizi ve ailenizi gururlandırmanızı aynı zamanda meslek hayatına çok iyi hazırlanmanızı temenni ediyorum. Sizler gerek ülkemizde gerekse dünyada bütün sağlık sistemlerine kolaylıkla uyum sağlayabilecek kabiliyette olup bununla beraber günümüzün modern sağlık sistemlerinin farkında olarak bilimin ışığında yetişecek nesillersiniz. Her birinizin kariyerlerinde çok güzel yerlere gelmenizi, ülkemize ve geleceğimize sağlık alanında katkı sağlayan bireyler olacağınıza tüm kalbimle inanıyorum. Yolunuz açık, hemşirelik mesleğine atacağınız ilk adımınız hayırlı ve uğurlu olsun” diye konuştu. ZBEÜ Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, üniversitenin sağlık alanında sunduğu nitelikli eğitimle geleceğin sağlık profesyonellerini donanımlı bir şekilde yetiştirdiklerini belirtti. Pandemi dönemiyle hemşirelik mesleğinin önemine bir kez daha şahit olunduğuna dikkat çeken Özölçer, hemşire adaylarına mesleklerini özveriyle yapmaları hususunda tavsiyelerde bulundu. Öğrencilerin meslek hayatlarına ilk adımlarını atmalarının heyecan verici bir dönem olduğunu vurgulayan Özölçer, tebrik ederek başarılarının devamını diledi. Konuşmaların ardından hemşirelik bölümü öğrencilerine Rektör Özölçer ve Senato Üyeleri tarafından üniformaları giydirildi. Toplu fotoğraf çekiminin akabinde tören sona erdi.
Kesikbaş cinayetinde tutuksuz sanıklar hakim karşısında
24 Nisan 2024 Çarşamba - 19:00 Kesikbaş cinayetinde tutuksuz sanıklar hakim karşısında Zonguldak’ta 70 yaşındaki emekli maden işçisi Mustafa Keleş’in başının kesilerek vücudundan ayrı bir yere gömülmesiyle ilgili tutuksuz yargılanan sanıklar hakim karşısına çıktı. Edinilen bilgiye göre, Çaycuma’nın Dursunlar köyünde emekli madenci 70 yaşındaki Mustafa Keleş’ın cesedi başından ayrılmış şekilde ormanda bulundu. Jandarma ekiplerinin yaptığı titiz çalışma sonucu Keleş’in baltayla kesildiği düşünülen başı, vücudundan yaklaşık 300 metre uzaktaki bir kuyuda bulundu. Köye giriş çıkışların sınırlandırıldığı ve olayla ilgili tüm şüphelilerin ifadelerinin yanı sıra parmak izlerinin de alınarak DNA örnekleriyle eşleştirildiği olayda bazı şüpheliler gözaltına alındı. 8,5 ay tutuklu kalan İbrahim K., 18 Mayıs 2023 günü görülen duruşmada somut delil bulunmaması ve sağlık durumu göz önüne alarak tahliye edildi. Zonguldak 1. Ağır Ceza Mahkemesinde devam eden yargılamada "nitelikli şekilde kasten öldürme" suçlamasıyla yargılanan 9 tutuksuz sanıktan 7’si hakim karşısına çıktı. Öldürülen Mustafa K.’nin yakınları da duruşmada hazır bulundu. İlçe Jandarma Komutanı da duruşmada tanık olarak dinlendi. Tanıklardan Kemal T., olayı halasından öğrendiğini, eve gidip ailesine anlattığını söyledi. Mahkeme heyetinin sorusu üzerine tutuksuz yargılanan babası Cihan T.’nin daha önce ev satın alma konusunda maktul Mustafa Keleş ile tartışma yaşadığını anlattı. Ölen Mustafa Keleş’in yakınlarının avukatı; sanık İbrahim K.’nin kızı D.K.’nin hiçbir husumet yokken köy sakinlerinden N.A.’nın arkasından yaklaşarak başına balyozla vurduğunu öğrendiklerini, ailenin sinsice arkadan yaklaşarak bu tarz eylemlerinin olduğunu vurgulamak istediklerini söyledi. Olay günü, İbrahim K.’nin küfe yaktığına dair tanık beyanları olduğunu söyleyen taraf avukatı, tutuksuz sanığın söz konusu suçu işlediğine dair somut deliller bulunduğunu öne sürerek tutuklanmasını talep etti. Cezaevinde 8.5 ay kaldığını bu süreçte sadece gardiyanın kendisine hangi suçtan içeriye girdiğini sorduğunu anlatan İbrahim K., “Ben de gardiyana iftira sebebiyle cezaevine girdiğimi söyledim. Koğuştan hükümlü veya tutuklulardan herhangi birisi cezaevine neden girdiğime dair bana bir soru sormadı” dedi. Tutuksuz sanık İlyas A., olayın yaşandığı yere herkesin hayvanını otlatmaya getirdiğini söyleyerek kendisine yönelik suçlamaları kabul etmedi. Mahkeme heyeti, dosyadaki eksikliklerin giderilmesi ve diğer tanıkların dinlenmesi için duruşmayı 10 Temmuz 2024 tarihine erteledi.
ZBEÜ’de 1. Uluslararası Batı Karadeniz İletişim Araştırmaları Sempozyumu başladı
24 Nisan 2024 Çarşamba - 11:55 ZBEÜ’de 1. Uluslararası Batı Karadeniz İletişim Araştırmaları Sempozyumu başladı Zonguldak’ta ilki gerçekleştirilen Uluslararası Batı Karadeniz İletişim Araştırmaları Sempozyumu’nda iletişimin önemine vurgu yapıldı. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesince farklı disiplinleri iletişim zemininde buluşturmayı amaçlayan 1. Uluslararası Batı Karadeniz İletişim Araştırmaları Sempozyumu, Farabi Kampüsü İlahiyat Fakültesi Binası Doç. Dr. Ali Aslan Konferans Salonu’nda başladı. Saygı duruşunda bulunulmasının ardından İstiklal Marşı’nın okunduğu sempozyumun açılış konuşmasını Sempozyum Düzenleme Kurulu Başkanı Doç. Dr. Tuğba Akdal yaptı. Akdal, sempozyumun düzenlenmesinde katkı sağlayanlara teşekkür etti. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekan Vekili Profesör Dr. Hamza Çeştepe fakültelerinin öğretim faaliyetlerini yenilikçilik anlayışıyla gerçekleştirdiğine vurgu yaptı. Çeştepe, “Planlama ve uygulama ölçütlerinin yerel, ulusal ve ulus ötesi ihtiyaçlar ve gelişmeler perspektifinde belirleyen ve söz konusu ölçütleri kesinlikle tutarlılık ilkeleriyle uygulamaya konan fakültemiz gerek altyapı çalışmalarını gerekse öğretim faaliyetlerini yenilikçilik anlayışıyla gerçekleştirmektedir. Fakültemizin düzenlediği Batı Karadeniz İletişim Araştırmaları Sempozyumu ile sizlerle buluşmanın ve paylaşmanın onur ve mutluluğunu yaşamaktayız” dedi. İletişimin paylaşmak, öğrenmek, sosyalleşmek gibi birçok konuda var olmanın anahtarı olduğunu belirten Çeştepe, “Hayati nitelik taşıyan ve bu yönüyle yaşamın vazgeçilmez bir gereği olarak açıkladığımız iletişim, paylaşmanın, öğrenmenin, sosyalleşmenin, keşfetmenin kendimizi ve başkalarını tanımanın, kısacası var olmanın anahtarıdır. Hem bireysel hem de toplumsal düzeyde en ufak bir konuda dahil bir sorun ve çatışma varsa nedeni en temelde iletişime dayanmakta ve çözüm yolu da dolayısıyla iletişimden geçmektedir” ifadelerine yer verdi. Çeştepe, iletişimin multidisipliner bir alan haline geldiğini ve iletişime dair çalışmaların hız kazandığını da sözlerine ekledi. ZBEÜ Rektörü Profesör Dr. İsmail Hakkı Özölçer, iletişim kavramının insanlık tarihiyle yaşıt olduğuna dikkat çekti. Özölçer, “Mühendislik ve çevre ile ilgili olduğu kadar sosyal, kültürel ve sportif faaliyetleri de önceliğine alan güzide üniversitemizde ve emeğin başkenti Zonguldak‘ta böylesi bir etkinlikle sizleri ağırlamaktan büyük mutluluk duyduğumuzu belirtmek isterim. Nitekim genel anlamda iletişim kavramının ve iletişim fakültelerinde verilen eğitimin en belirgin özelliklerinden biri disiplinler arası bir yapıya sahip olmasıdır. Dolayısıyla iletişimin çok yönlülüğünü temel alan söz konusu bu sempozyumda farklı disiplinlerin iletişim şemsiyesi altında tanık olmalı, ulusal ve uluslararası düzeyde birbirinden değerli davetli konuşmacıları ağırlamanın gururu ve mutluluğunu yaşamaktayız. İnsanlık tarihiyle yaşıt olan iletişim kavramı uygarlıkların oluşmasında ve bilginin nesiller boyunca aktarılmasında şüphesiz ki en önemli araçtır” dedi. İletişimin bireylere sosyal kişilik kazandırılmasının yanı sıra bilginin ve kültürün aktarılmasına, ihtiyaçların giderilmesinden toplum düzeninin devamlılığına pek çok işi yerine getirdiğini ifade eden Özölçer, “Özellikle son yıllarda ekonomi, eğitim, sağlık, teknoloji gibi alanlarda yaşanan toplumsal gelişmeler ve küresel etkiler meydana getiren deneyimler, iletişim ve iletişim çalışmalarının önemini daha da belirgin hale getirmiştir. Yine bununla birlikte 21. Yüzyılda yaşanan dijital dönüşümler bir yandan iletişim eğitiminde ciddi değişimler gerektirmekteyken diğer yandan da iletişim alanında faaliyet gösteren tarafların bu dönüşümün gereklerini en iyi şekilde anlamasını ve uygulamalarına yansıtmasını zorunlu kılmaktadır” diye konuştu. Sempozyum; açılış konuşmalarının ardından Profesör Dr. Nurettin Güz, Profesör Dr. Mine Demirtaş ve Doçent Dr. Nozima Muratova’nın katıldığı ilk oturumla başladı. Toplamda 16 oturumun gerçekleştirileceği sempozyum, 26 Nisan’da sona erecek.