Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Zonguldak
Devrek’te kamyonun çarptığı genç kız hayatını kaybetti
17 Nisan 2026 Cuma - 22:22:50
Zonguldak’ın Devrek ilçesinde yolun karşısına geçerken kamyonun çarptığı genç kız hayatını kaybetti.
17 Nisan 2026 Cuma - 18:25
Devrek’te dehşet anları kamerada: Tüfekle iş yerine kurşun yağdırdı
Zonguldak’ın Devrek ilçesinde bir iş yerine düzenlenen silahlı saldırı anı cep telefonu kamerasıyla anbean kaydedildi. Saldırı sırasında iş yerinde kimsenin bulunmaması facianın önüne geçti.
17 Nisan 2026 Cuma - 16:10
Zonguldak’ta tabiplerden sağlıkta şiddete tepki
Zonguldak’ta tabipler, 17 Nisan Sağlıkta Şiddete Karşı Mücadele Günü dolayısıyla yaptıkları açıklamada sağlıkta şiddete tepki göstererek görev başında hayatını kaybeden hekimleri andı. Zonguldak Tabip Odası Başkan Yardımcısı Uzman Dr. Zeynep Eskici, Atatürk Devlet Hastanesi Başhekimlik binası önünde düzenlenen basın açıklamasında, sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin kabul edilemez boyutlara ulaştığını söyledi. Eskici, Dr. Ersin Arslan başta olmak üzere Dr. Göksel Kalaycı, Dr. Ali Menekşe, Dr. Kamil Furtun, Dr. Fikret Hacıosman ve Dr. Ekrem Karakaya’yı saygıyla andıklarını belirterek, sağlıkta şiddet nedeniyle hayatını kaybeden tüm sağlık çalışanlarını unutmadıklarını ifade etti. Açıklamada ayrıca Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta okullarda yaşanan saldırılara da değinilerek, şiddetin toplumun her alanında önlenmesi gerektiği vurgulandı. Hayatını kaybeden öğretmen ve öğrenciler için taziye dilekleri iletildi. Sağlık çalışanlarına yönelik mobbing, tehdit ve fiziksel saldırıların arttığını dile getiren Eskici, mevcut durumun sürdürülemez olduğunu kaydetti. Türk Tabipleri Birliği (TTB) verilerine göre, hekimlerin yüzde 59,3’ünün şiddete uğradığını, yüzde 57,7’sinin psikolojik şiddet yaşadığını, yüzde 21,7’sinin fiziksel şiddete maruz kaldığını aktaran Eskici, hekimlerin yüzde 88,5’inin şiddet konusunda endişeli olduğunu ve yüzde 91,4’ünün yasal düzenlemeleri yetersiz bulduğunu belirtti. Eskici, sağlık sisteminde performans uygulamasının kaldırılması, güvenli çalışma ortamı oluşturulması, yeterli personel istihdamı sağlanması ve şiddete karşı caydırıcı yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti. Basın açıklamasına Zonguldak Tabip Odası Başkanı Şenol Yavuz, yönetim kurulu üyeleri ve hastanede görev yapan doktorlar katıldı.
17 Nisan 2026 Cuma - 16:09
Zonguldak ve Bartın için fırtına uyarısı
Meteoroloji Genel Müdürlüğü Analiz ve Tahmin Merkezi, Batı Karadeniz’in doğusu için fırtına uyarısında bulundu. Yapılan son değerlendirmelere göre, Zonguldak ve Bartın çevrelerinde rüzgârın 17 Nisan 2026 günü öğle saatlerinden itibaren doğu ve kuzeydoğu yönlerinden 6 ila 8 kuvvetinde (50-75 km/saat) fırtına şeklinde eseceği tahmin ediliyor. Fırtınanın aynı gün akşam saatlerinden sonra etkisini kaybetmesinin beklendiği, uyarının ise 13.00 ile 23.59 saatleri arasında geçerli olacağı bildirildi. Meteorolojik değerlendirmede, fırtına nedeniyle ulaşımda aksamalar, çatı uçması ve ağaç devrilmesi gibi olumsuzluklara karşı vatandaşların dikkatli ve tedbirli olmaları istendi.
23 Şubat 2024 Cuma - 18:36
Mogadişu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mursal’dan Rektör Özölçer’e ziyaret
Somali Mogadişu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İbrahim Mohamed Mursal ve beraberindeki heyet, ZBEÜ Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’e ziyarette bulundu. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Somali Mogadişu Üniversitesi Rektörü Prof. İbrahim Mohamed Mursal ve beraberindeki heyeti makamında ağırladı. Ziyarette Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, Prof. Dr. Bekir Hakan Bakkal, Prof. Dr. Servet Karasu, Genel Sekreter Prof. Dr. Zehra Safi Öz, Dış İlişkiler Genel Koordinatörü Doç. Dr. Murat İnce ve Dış İlişkiler Genel Koordinatör Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Dinçer Biçer de yer aldı. Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Rektör Özölçer, mevkidaşıyla iki üniversite arasında yapılabilecek ikili iş birliği ve projelere dair konuları ele aldı. Rektör Mursal ise misafirperverliğinden dolayı Rektör Özölçer’e teşekkür ederek iki üniversite arasında yapılacak iş birliğinin önemine dikkat çekti. Ziyaret, iş birliği toplantısıyla devam etti.
23 Şubat 2024 Cuma - 18:35
ZBEÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü bünyesinde iki yeni program açıldı
Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına Sosyal Bilimler Enstitüsü bünyesinde Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Tezli Yüksek Lisans ve Turizm Rehberliği Tezli Yüksek Lisans programlarının açılmasına yönelik ZBEÜ’nün başvuru teklifi Yükseköğretim Kurulu tarafından uygun görülerek kabul edildi. Üniversitenin lisansüstü programlarının çeşitliliğinin ve kapasitesinin artırılmasına yönelik çalışmaların sonucunda yeni açılan programlarla birlikte ZBEÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü bünyesindeki 25 ana bilim dalında lisansüstü program sayısı; 28’i tezli yüksek lisans, 20’si tezsiz yüksek lisans ve 10’u doktora programı olmak üzere 58’e yükseldi. Yeni programlar için öğrenci kabulü 2024-2025 eğitim-öğretim yılı güz döneminden itibaren yapılacak. ZBEÜ Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, yeni programların üniversite ve öğrenciler için hayırlı olmasını diledi.
23 Şubat 2024 Cuma - 18:34
ZBEÜ Türkiye Büyükler Salon Atletizm Şampiyonası’na damga vurdu
ZBEÜ BESYO yüksek lisans öğrencileri Melike Malkoç Özdemir, Türkiye Büyükler Salon Atletizm Şampiyonası’nda kadınlar 60 metre kategorisinde birinci, Doğukan Kilcioğlu ise erkekler 60 metre engel kategorisinde üçüncü oldu. Türkiye Büyükler Salon Şampiyonası’nda, ZBEÜ Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu mezunu olan ve aynı zamanda Sağlık Bilimleri Enstitüsü Beden Eğitimi ve Spor Anabilim Dalı yüksek lisans öğrenimlerini sürdüren milli atlet Melike Malkoç Özdemir birincilik, Doğukan Kilcioğlu ise üçüncülük elde etti. Milli sporcuların başarısında büyük payı olan antrenörleri Utku Duman da yüksek lisans öğrenimini aynı anabilim dalında sürdürüyor. Atletizm Federasyonu tarafından düzenlenen Türkiye Büyükler Salon Şampiyonası, 142 kadın ve 316 erkek sporcunun katılımı ile 17-18 Şubat tarihlerinde İstanbul’da gerçekleştirildi. Kadınlar 60 metre kategorisinde gerçekleşen yarışta, sekiz seçme serisinin ardından finale kalan ve tüm rakiplerini geride bırakan ZBEÜ öğrencisi milli atlet Melike Malkoç Özdemir, 7 saniye 60 saliselik derecesi ile altın madalyanın sahibi oldu. Şampiyonanın erkekler 60 metre engel kategorisinde yarışan ZBEÜ öğrencisi milli atlet Doğukan Kilcioğlu ise sergilediği 8 saniye 15 saliselik performans ile şampiyonayı bronz madalya ile tamamladı. ZBEÜ Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, üniversiteyi başarı ile temsil eden Melike Malkoç Özdemir, Doğukan Kilcioğlu ve Utku Duman’ı kutlayarak spor yaşamlarında ve akademik kariyerlerinde başarılarının artarak devam etmesini temenni ettiğini belirtti.
23 Şubat 2024 Cuma - 18:32
ZBEÜ öğrencilerinden judoda büyük başarı
Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi öğrencileri katıldıkları Judo Türkiye Şampiyonası’nda büyük başarı elde etti. Türkiye Üniversite Sporları Federasyonu faaliyetleri kapsamında 6-8 Şubat 2024 tarihleri arasında Erzurum Teknik Üniversitesi Kapalı Spor Salonu’nda yapılan Üniversiteler Judo Türkiye Şampiyonası’na ZBEÜ Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu öğrencileri damga vurdu. Derece alan öğrencilerden; Ayşenur Sülün 57 kg’da 3., Habib Talha Kaçar 60 kg’da 3., Miraç Akkuş 73 kg’da 3., Samet Kumtaş ise 81 kg’da 2. oldu. ZBEÜ Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, şampiyonaya katılan tüm öğrencileri ve antrenörleri tebrik ederek başarılarının devamını diledi.
23 Şubat 2024 Cuma - 17:14
Kamyonetin kasasının çarptığı çocuk hayatını kaybetti
Zonguldak’ta kamyonetin kasasının çarptığı 15 yaşındaki Yasin D. hayatını kaybetti. Acılık Caddesi’nde meydana gelen olayda iddiaya göre odun yüklü 67 ABG 538 plakalı kamyonetin sürücüsü fırına odun bırakmak için aracını park etti. Kamyonetin kasasının açılması esnasında 15 yaşındaki Yasin D. başına aldığı darbe sonucu ağır şekilde yaralandı. Çevredekilerin haber vermesi üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen sağlık ekipleri Yasin D.’ye ilk müdahaleyi yaparak Atatürk Devlet Hastanesi’ne kaldırdı. Yasin D., hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılmayarak hayatını kaybetti. Cumhuriyet Savcılığı’nın olayla ilgili başlattığı soruşturması sürüyor.
23 Şubat 2024 Cuma - 17:01
Gezici kütüphane kente törenle açıldı
Zonguldak’ta uzun zamandır merakla beklenen gezici kütüphane kente geldi. Zonguldak İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından uzun zamandır talep edilen gezici kütüphane bugün kente geldi. Sahil bandına konuşlanan kütüphane törenle çocukların hizmetine açıldı. Gezici kütüphanenin açılışını İl Kültür ve Turizm Müdürü Taner Dursun yaptı. Kütüphanenin açılışının ardından öğrenciler otobüse gezerek beğendikleri kitapları okuna fırsatı buldu. Açılışın ardından açıklama yapan İl Kültür ve Turizm Müdürü Taner Dursun, “İlimize süresiz tahsis edilen Gezici Kütüphanemiz hayırlı olsun. 2023 yılında İlimiz için istediğimiz Gezici Kütüphane talebini geri çevirmeyen Kültür ve Turizm Bakanımız Mehmet Ersoy Beyefendiye Müdürlüğümüz ve Zonguldak adına teşekkür eder, saygılar sunarım” dedi.
23 Şubat 2024 Cuma - 17:01
Sıcak havayı gören sahile akın etti
Zonguldak‘ta yazdan kalma yaşayan vatandaşlar sahile akın etti. Zonguldak‘ta hava sıcaklıklarının yükselmesi ile birlikte vatandaşlar sahile akın etti. Vatandaşlar sıcak havanın tadını güneşlenerek ve yürüyüş yaparak geçirdi. Hava sıcaklıkları 18 derecelere kadar yükseldi. Güneşli havanın önümüzdeki günlerde artarak devam etmesi bekleniyor.
23 Şubat 2024 Cuma - 16:59
Tartıştığı husumetlisin sokak ortasında bıçakladı
Zonguldak’ın Alaplı ilçesinde bir şahıs, tartıştığı kişiyi bıçaklayarak kaçtı. Kavgada göğsüne aldığı bıçak darbesi ile ağır yaralanan 40 yaşındaki Erhan S., Alaplı Devlet Hastanesi kaldırıldı. Kaçan zanlı polis tarafından yakalandı. Olay, Alaplı İlçesi Merkez Cami Arka Sokak’ta meydana geldi. İddiaya göre aralarında önceye dayalı husumet bulunan Erhan S. (40) ile Ekrem Y. (33) tartışmaya başladı. Yaşanan tartışmanın ardından, Ekrem Y. Erhan S.’yi bıçakla göğsünden yaraladı. Olayın ardından kanlar içinde yere yığılan Erhan S., olay yerine gelen 112 sağlık ekipleri tarafından Alaplı Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Göğsünden ağır yaralanan Erhan S. Alaplı Devlet Hastanesi’ndeki ilk müdahalesinin ardından Ereğli’de bulunan Özel Hastanesi’ne sevk edildi. Olay yerinden kaçan zanlı Ekrem Y. ise polis tarafından kısa sürede yakalanarak gözaltına alındı.
23 Şubat 2024 Cuma - 16:07
Bakan Tunç, “Ülkemiz o şer odaklarından temizlene temizlene bu günlere geldi”
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, millete yapılan hizmetleri hazmedemeyenlerin Türkiye’nin dünyada lider konuma yükselmesini istemeyen şer odaklarıyla mücadele etmeye ve onlara fırsat vermemeye devam edeceklerini söyledi. Zonguldak’ın Devrek ilçesinde AK Parti’nin seçim bürosunun açılışı gerçekleştirildi. Burada toplanan kalabalığa AK Parti Devrek İlçe Başkanı, İl Başkanı Mustafa Çağlayan, Zonguldak Milletvekilleri Muammer Avcı, Saffet Bozkurt ve Ahmet Çolakoğlu hitapta bulundu. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç seçim koordinasyon merkezinin hayırlı olmasını temenni ederken seçime kalan 37 günün ardından sandık başına gidileceğini vurguladı. Özcan Ulupınar ile 26. Dönemde parlamentoda birlikte görev yaptıklarını ifade eden Bakan Yılmaz Tunç, “37 gün kaldı. Hep beraber milletçe sandık başına gideceğiz. Belediye Başkanlarımızı, il genel meclis üyelerimizi, belediye meclis üyelerimizi, muhtarlarımızı seçeceğiz. Yerel yöneticilerimizi seçeceğiz. En doğru kararı bugüne kadar milletimiz 2023 Mayıs seçimlerinde verdiler. İnşallah o karar doğrultusunda da yerel seçimlerde de inşallah vereceklerdir. Devrek’in bir hemşerisi evladı olarak mutlaka burada açılışta bulunmam lazım dedim. Bartın’daki programlara giderken inşallah bu davet nedeniyle de Özcan Ulupınar’a da teşekkür ediyorum. Özcan Ulupınar hepinizin yakından tanıdığı bir isim. Ben kendisini eskiden beri tanıyorum. Parlamentoda beraber görev yaptık. Önemli belediye hizmetlerine Devrek’te imza attı. Bir buçuk dönem, iki dönem belediye başkanlığı yaptıktan sonra parlamentoda milletvekilliği görevi yaptı. Ara dönemdeki kayıp yılları inşallah 31 Mart’ta vereceğiniz karar sonrası süratli bir şekilde telafi edeceğiz” dedi. “AK Parti’nin kurulma sebebi belediyecilikteki başarısıdır” Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 1994 yılında CHP’den devraldığı İstanbul’u 4,5 yılda yaşanabilir bir şehir haline getirdiğini hatırlatan Bakan Yılmaz Tunç, AK Parti’nin kurulma sebebinin belediyecilikteki başarısı olduğuna dikkat çekti. Tunç şöyle devam etti: “Gerçek belediyecilik diyoruz. AK Parti’dir. AK Parti’nin kurulma sebebi belediyecilikteki başarısıdır. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan 1994 yılında CHP’den devraldığı belediyecilik nasıl bir belediyecilikti. Havası solunamayan, suları akmayan, çöpleri toplanamayan, yaşanılamaz hale getirilmiş bir İstanbul’du. O İstanbul’u CHP yönetiminden devraldı. 4.5 yıl gibi çok kısa bir süre içerisinde suları akan, Haliç’i temizlenen, yaşanılabilir hale getirilen, dünya projelerine adım atan bir İstanbul ortaya çıktı. İşte İstanbul’daki o başarı ne yaptı Anadolu’dan görüldü. Bu başarı Anadolu’ya dalga dalga yayıldı. CHP’nin yaşanılamaz hale getirdiği İstanbul’u yaşanılır hale getirdi dedi. 28 Şubat’ta temel hak ve özgürlüklerin kısıtlanmasından mustarip olan, demokrasi standardının çok aşağıya düşürüldüğü, siyasi krizlerin, terör olayların, faili meçhullerin zirveye çıktığı o 90’lı yılların sıkıntılarından kurtulmak isteyen milletimiz çareyi İstanbul’u kurtaran Türkiye’yi de kurtarır dedi. Recep Tayyip Erdoğan’a ‘Artık sen şu partiyi kur da seni Başbakan yapalım’ dediler. Adeta AK Parti’nin kurulmasını millet zorladı. AK Parti masa başında Recep Tayyip Erdoğan ve arkadaşlarının bir parti kuralım da milletten oy isteyelim diye kurduğu bir parti değil. Bir siyaset mühendisliğinin neticesinde kurduğu bir parti değil. Bu parti millet hareketi. Erdoğan’a ‘Sen İstanbul’da 4.5 yıl öyle başkanlık yaptın ki Türkiye’ye Başbakan olursan bu ülkeyi sıkıntılardan kurtarırsın’ diyerek AK Parti’nin kurulmasını zorladı. 14 ay gibi kısa süre içerisinde iktidara geldi. Bütün partiler sandığa gömüldü.” “Milletimiz pişman olmadı, 17 sandıkta da tercihi AK Parti’den yana kullandı” AK Parti’nin iktidara gelmesinin üzerinden 22 yıl geçtiğini, milletin pişman olmadığını ve önüne konulan 17 sandıkta da tercihini AK Parti’den, Cumhur İttifakı’ndan yana kullandığını vurgulayan Bakan Yılmaz Tunç sözlerini şöyle sürdürdü: “Milletimiz AK Parti’yi iktidara getirdikten sonra aradan 22 yıl geçti. Milletimiz pişman olmadı. Önüne konulan 17 sandıkta da tercihini AK Parti’den Recep Tayyip Erdoğan’dan yana ve son seçimlerde de Cumhur İttifakı’ndan yana kullandı. Neden? Bir sebep olmalı? Bu muhalefet partilerinin söylediği doğru olsaydı tekrar tekrar hem yerel seçimlerde hem genel seçimlerde hem referandumlarda hem Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde tekrar tekrar her sandığa gittiğinde tercihi Recep Tayyip Erdoğan’dan yana kullanır mıydı? 22 yılda Türkiye’nin kronikleşmiş sorunlarını teker teker çöze çöze bugünlere geldik. Hep siyasetimizin merkezine insanı koyduk. İnsanı güçlendirmek lazım dedik. İnsanlarımız eğitimden sağlığa, kültürden sosyal politikalara, adalete. Güvenliğe varıncaya kadar her alanda güçlü insan için çalıştık. İnsan güçlü olacak ki aile güçlü olsun, aile güçlü olacak ki toplum güçlü olsun dedik. İstikrarlı kalkınma hamleleriyle ülkemizin 81 vilayetini eser ve hizmet siyaseti vizyonuyla icraatlarla eserlerle donattık. Eser deyince Devrek’te aklımıza Veysel Atasoy aklımıza geliyor. Yine daha eskiye gidince Vedat Ali Özkan aklımıza geliyor. İşte o çizgi, o hizmet eser siyaseti 2001’den itibaren AK Parti bu siyaseti markalaştırdı. Ve istikrarlı kalkınma hamleleriyle ülkemizin her bir köşesini yatırımlarla donattık. Dünya projeleriyle milletimizi tanıştırdık. Enerjide bağımsızlığımızı ilan ediyoruz. İşte nükleer enerji, işte doğalgaz keşfi. Burada bu doğalgaz yok muydu? Vardı. Hemen karşımızda Karadeniz’de doğalgaz vardı. Ama arayan yoktu. Aramak için yabancı şirketlere ihaleler yapılıyordu. O gemiler gidiyordu oralara. Gittik ama bulamadık deniliyordu. Ne zaman yerli ve milli gemilerimizle sismik araştırma imkanlarımızı yerlileştirdiğimizde Karadeniz’de doğalgazı keşfettik. Gabar’da dağları teröristlerden temizledik petrol fışkırdı.” “Enerjide bağımsız olmadığımız müddetçe bu ülkenin kalkınması mümkün olmaz” Cari açığın büyük bir kısmını oluşturan enerji giderini azaltmanın yolunun milli enerji olduğunu aktaran Bakan Yılmaz Tunç, “Milletin alım gücünü artırmak mümkün olmaz. Cari açığımızın büyük bir kısmını oluşturan enerji giderini azaltmanın yolu milli enerji. İşte doğalgazıyla petrolüyle nükleeriyle bunu sağlamanın gayreti içerisindeyiz. Yine savunma sanayimiz yüzde 80 yabancılara muhtaçtık. Terörle mücadelede o nedenle zaafiyet oluyordu. Ama şimdi yüzde 80 yerlilik oranına ulaştı. O sayede terörle mücadele de başarılı oluyoruz. Bakın güneyimizde bir terör devleti kurdurmaya çalıştılar. Buna müsaade etmedik. 30 kilometre dışarıda güvenli bölge oluşturmak için mücadele ettik. Bu uğurda şehitler verdik. Şehitlerimize buradan rahmet diliyoruz. İnşallah onların emanetlerine sahip çıkabilmek için gece gündüz çalışmaya devam edeceğiz. İnsanımızı güçlendirmeye, istikrarlı kalkınma hamleleriyle milletimizin refahını artırmaya devam edeceğiz. Demokrasinin standartlarını artırmaya devam edeceğiz. Hep hukukun üstünlüğüne inanmaya ve adaletin tesisi ve güvenilir adalet için çalışmaya hep beraber devam edeceğiz. Dünyada hakkaniyeti savunmaya mazlumu savunmaya insan haklarını savunmaya devam edeceğiz. İç politikada dengeli hakkaniyetli dış politikamızda da Türkiye eksenini oluşturmaya devam edeceğiz. Türkiye’yi terörden arındırarak her türlü şiddetten arındırarak kadınlarımızı, çocuklarımızı koruyarak huzurlu bir geleceğe çocuklarımızın gençlerimizin daha huzurlu daha müreffeh bir geleceğe taşımanın gayreti içinde olacağız. Milletimize hizmet ederken bu hizmetleri hazmedemeyen Türkiye’nin gelişmesini kalkınmasını bölgesinde lider dünyada bir lider konuma yükselmesini istemeyen şer odaklarıyla mücadele etmeye onlara fırsat vermemeye devam edeceğiz. Gezi olaylarıyla sokakları karıştırmak isteyenler, sokakta darbe arayışına girmek isteyenler başarılı olamayınca masa başında emniyet yargı darbesiyle bunu başaracaklarını zannettiler ama başaramadılar. Sonrasında terörü azdırmaya çalıştılar yine başaramadılar. Yine 15 Temmuz hain darbe kalkışmasına giriştiler milletimizin şanlı direnişiyle, Cumhurbaşkanımızın kararlı duruşuyla karşı karşıya kaldılar ve ülkemiz o şer odaklarından temizlene temizlene bu günlere geldi. Bundan sonra da bu şer odaklarına ve onların maşaları tutan ellere hiçbir zaman fırsat vermeyeceğiz. 37 gün sonra sandık başına giderken öncelikle şehrimizi en güzel kim yönetir ona bakacağız” cümlelerine yer verdi.
23 Şubat 2024 Cuma - 14:15
Bakan Yılmaz Tunç’tan Anayasa Mahkemesi’nin Can Atalay kararı açıklaması
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Can Atalay için Anayasa Mahkemesinin verdiği kararla ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Bakan Yılmaz Tunç, "Anayasa Mahkemesi’nin henüz daha gerekçeli kararını görmedik ama karar verilmesine yer olmadığına şeklinde değil de burada yetkisizlik nedeniyle ret kararı verilmesi gerekir" dedi. Devrek ilçesinde açıklamalarda bulunan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Anayasa Mahkemesinin Can Atalay’ın milletvekilliğiyle ilgili kararına dair gerekçeli kararın henüz yayınlanmadığını belirtti. Anayasa Mahkemesinin "karar verilmesine yer olmadığı" yönünde bir karar verdiğini aktaran Tunç, gerekçeli kararın yayınlanmasının ardından yorum yapmanın daha doğru olacağını ifade etti. Anayasa’nın 84. maddesine atıfta bulunan Bakan Yılmaz Tunç, "Anayasa mahkemesinin gerekçeli kararı henüz yayınlanmadı. Gerekçeli karar gördükten sonra yorum yapmak daha doğru olur. Tabii Anayasa Mahkemesi’nin yok hükmünde değil de karar verilmesine yer olmadığına dair karar verildiğini öğrendik. Gerekçeli karar yayınlandığında da bunun hangi gerekçeyle verildiğini öğrenmiş olacağız. Burada Anayasamızın 84. Maddesi açık. 84. maddede milletvekilliğinin düşme sebepleri yazar. Orada devamsızlık nedeniyle, milletvekilliğiyle bağdaşmayan bir iş yaptığında ya da kesin hüküm nedeniyle milletvekilliği düşer. İstifa ve ölüm nedeniyle düşer. Tabii bu düşme sebeplerinden kesin hüküm nedeniyle düşme durumunda Anayasanın 85. maddesine göre Anayasa Mahkemesi’ne başvuru yapılamaz. Anayasamızın açık hükmüdür bu. Can Atalay’ın milletvekilliği de kesin hüküm nedeniyle mecliste kesin hükmün okunması nedeniyle milletvekilliği düşmüştür. Bu durumda tabii Anayasa Mahkemesi’ne başvuru yapılmıştır. Burada Anayasa Mahkemesi’nin henüz daha gerekçeli kararını görmedik ama karar verilmesine yer olmadığına şeklinde değil de burada yetkisizlik nedeniyle ret kararı verilmesi gerekir. Çünkü anayasanın açık hükmü söz konusu. Karar verilmesine, yer olmadığına karar vermenin gerekçesini ancak gerekçeli kararda görebileceğiz. Eğer Anayasa Mahkemesi’nin bu yöndeki kararı mecliste okunan kesin hükmün tartışılması nedeniyle ise burada bu doğru değildir. Kesin hüküm kalkmamıştır" dedi. "Kesin hüküm mecliste okunmuştur" TBMM genel kurulunca alınan bir karar olmadığı sürece kesin hükmün okunduğu ve milletvekilliğinin de kendiliğinden düştüğünü ifade eden Bakan Yılmaz Tunç şöyle devam etti: "Kesin hüküm mecliste okunmuştur. Ama karar verilmesine yer olmadığına ilişkin karar eğer ilgili bu konuda Anayasa’nın 85. Maddesi gereğince Anayasa Mahkemesi’ne gidemeyeceği ve ortada Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu tarafından alınan bir karar olmadığı sadece çünkü kesin hüküm okunuyor ve milletvekilliği kendiliğinden düşüyor. Milletvekilleri bir oylama yapmıyor. Dolayısıyla böyle bir işlem olmadığı için karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilse durum farklıdır. Dolayısıyla burada Anayasa Mahkemesi’nin önceki içtihatları söz konusu önceki başvurularda bu tür başvurularda ret kararı vermiştir. Ama burada farklı bir durum söz konusu. Gerekçeli karar ortaya çıktıktan sonra göreceğiz. Anayasamızın milletvekili dokunulmazlığını düzenleyen 83. maddesi açık. 83. maddesinde seçimden önce soruşturmasına başlanmış olan anayasal düzene ilişkin suçlar terör suçları dokunulmazlık kapsamın dışındadır. Dokunulmazlığın istisnasıdır. Burada da bir yargı süreci gerçekleştirmiştir. Seçimden önce başlayan Gezi olayları nedeniyle başlayan bir ceza soruşturması vardır. Yerel mahkeme istinaf ve Yargıtay bu suçu değerlendirmiştir. Ve bir kesin hükme ulaşmıştır. Dolayısıyla bu kesin hüküm de ortadan kaldırılmış değildir. Anayasa Mahkemesi’nin vermiş olduğu bireysel başvuru neticesinde verdiği ihlal kararıyla ilgili olarak da Yargıtayımız Anayasanın 83. ve 14. maddelerinin uygulanamaz hale getirilmesi nedeniyle Anayasa Mahkemesi kararına uyulmaması yönünde karar vermiştir." "İki yüksek mahkeme arasındaki görüş farkı nedeniyle bugünlere gelmiş bulunuyoruz" İki yüksek mahkeme arasındaki görüş farkı nedeniyle sürecin bu günlere geldiğini ifade eden Bakan Yılmaz Tunç "Burada iki yüksek mahkeme arasındaki görüş farkı nedeniyle bugünlere kadar gelmiş bulunuyoruz. Tabii bunun çözümü var. Bunun çözümü de yine Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yapılacak olan yasal ve anayasal değişikliklerdir. Anayasa değişikliği bir uzlaştırma, uzlaşma gerektirir. Tabii eğer bu yapılamıyorsa bu sorunun çözümü yine kanunlarımız da yapılacak değişikliklerledir. Özellikle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin ihlal kararları, Ceza Muhakemesi Kanunu’na göre yargılamanın yenilenmesi sebebi sayılır. 311. Maddeye göre. Ama Anayasa Mahkemesi kararlarıyla ilgili olarak farklı bir düzenleme vardır. Anayasa Mahkemesi’nin ihlal kararları Anayasa Mahkemesi’nin kuruluş kanununun 50. maddesinde yeniden yargılamaya karar verir ve yapılacaklara da hükmeder şeklinde bir düzenleme söz konusudur. Burada tabii adliye mahkemelerinin görev alanı ve bir kesin hükmün ortadan kaldırılması usulü yargılamanın yenilenmesiyle mümkün olabilecek bir husustur. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi Kuruluş Kanunu’nun 50. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 311. maddesinde yapılacak olan değişikliklerle bu sorun ortadan kaldırılabilir. Bu takdirde tabii Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin elindedir" ifadelerine yer verdi. 8. Yargı Paketi önümüzdeki hafta TBMM’de Sekizinci Yargı Paketi’nin Adalet Komisyonu’nda görüşmelerinin tamamlandığını ve kabul edildiğini önümüzdeki hafta meclis genel kurulunda görüşmelerinin gerçekleştirileceğini ifade eden Bakan Yılmaz Tunç, yargı hizmetlerinin etkinliğinin arttırılması, yargının hızlandırılması, hak arama yollarının genişletilmesi ve kişisel verilerin korunmasıyla ilgili önemli düzenlemelerin bu pakette yer aldığını açıkladı Meclisin çalışma takvimi nedeniyle seçim sonrası getirilecek düzenlemelerin de olacağını ifade eden Bakan Yılmaz Tunç şöyle devam etti: "Sekizinci Yargı Paketi adalet komisyonunda görüşmeleri tamamlandı ve kabul edildi. Önümüzdeki hafta meclis genel kurulunda görüşmeleri gerçekleştirilecek. Burada yargı hizmetlerinin etkinliğinin arttırılması, yargının hızlandırılması, hak arama yollarının genişletilmesi ve kişisel verilerin korunmasıyla ilgili önemli düzenlemeler var. Tabii paket seçim takvimi nedeniyle meclisin çalışma takvimi nedeniyle ikiye ayrıldı. Seçim sonrası da getireceğimiz düzenlemeler var. Özellikle Ceza Muhakemesi Kanunu’nda cezasızlık algısını ortadan kaldırmaya yönelik önemli çalışmalar var. Bunların da bu süreçte seçim sonra değerlendirileceğini umut ediyoruz. Tabii şu anda Adalet Komisyonu’nda görüşmeleri tamamlanan, 41-42 maddelik kanun teklifi komisyonda görüşmeleri tamamlandı. Genel kurulda görüşmeleri yapılacak. Burada ana hatlarıyla özellikle yargıyı hızlandıracak, sadeleştirmeye yönelik önemli düzenlemeler var. İstinaf, temyiz ve itiraz sürelerinin çok farklı farklı süreler, yedi günlük, sekiz günlük, on beş günlük bir haftalık süreler var. Tüm bunları ortadan kaldırıyoruz. Artık istinaf, itiraz ve temyiz süreleri bütün dava iki hafta olarak belirliyoruz. Yüze karşı okumadan mı yoksa tebliğ edildiğinden sonra mı başlar süre? Bu tartışmaları da ortadan kaldırıyoruz. Bütün davalar bakımından itiraz, istinaf ve temyiz süreleri iki hafta olarak belirlenecek. Yine uzun yargılamalardan dolayı vatandaşlarımız tazminat talebinde bulunuyorlardı. Anayasa Mahkemesi’ne gidiyorlardı. Tabii hem Anayasa Mahkemesi’nin buradaki dosya sayısını fazlalaştıran bir durum söz konusuydu. Hem uzun süren bir süreçti. Bunu da kısaltan vatandaşlarımızın özellikle hak arama hürriyetini genişleten Adalet Bakanlığı bünyesindeki tazminat komisyonuna müracaat edip hakkını öncelikle oradan arayabilmesiyle ilgili bir düzenleme var. Yine Ceza Muhakemesi Kanunu’ndaki koruma tedbirleriyle ilgili eğer gözaltı süresinin uzatılması ya da beraat etmiş ve öncesinde tutuklu kalmışsa, buna yönelik tazminat taleplerinin de yine tazminat komisyonu ve Ağır Ceza Mahkemesi’nden talep edilmesiyle ilgili düzenlemeler var. Yine kişisel verilerin korunmasıyla ilgili, özel hayatın korunmasıyla ilgili biliyorsunuz 2010 anayasa değişikliğiyle, kişisel verilerin korunması, anayasal güvenceye kavuşmuştur. Sonrasında yasal düzenlemeler yapmıştı. Tabii bu yasal düzenlemelerin özellikle Avrupa Birliği veri koruma tüzüğüne uyum sağlaması bakımından bir takım düzenlemeler yapılıyor. Burada özellikle vatandaşlarımızın kişisel verilerin işlendiği durumda bunların özellikle kişisel verilerin başka birilerinin eline geçmemesi anlamında birtakım müeyyideler getiriliyor. Veri sorumlularına yeni sorumluluklar ve cezai müeyyideler getiriliyor." "Küresel şirketlerden alışveriş vatandaşlarımızın kişisel verilerini korumayı amaçlayan düzenlemeler var" Özellikle küresel şirketlerden alışveriş yapan vatandaşların kişisel verilerinin bu şirketlerce işlenebildiğine değinin Bakan Yılmaz Tunç, söz konusu yargı paketinde vatandaşların kişisel verilerini korumayı amaçlayan düzenlemelerin de olduğunu belirterek şöyle devam etti: "Özellikle küresel şirketler var. Bunlardan alışveriş yapan vatandaşlarımız var. Vatandaşlarımız o şirketlerden alışveriş yaptığında kişisel verileri oralarda işlenebiliyor, bu şirketlerle yapılan sözleşmelerde. Tüm bunlarda sorumlulukları belirleyen veri sorumlularının yükümlülüklerini belirleyen bir düzenleme ve vatandaşlarımızın kişisel verilerini korumayı amaçlayan düzenlemeler var. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına itiraz müessesesi getiriyoruz. İstinaf sürecine. Yine özellikle terörle mücadele açısından hassasiyetimizi korumaya devam ediyoruz. Bu konuda Anayasa Mahkemesi’nin Türk Ceza Kanunu 220 örgüt suçları ve 314-2 silahlı örgüt suçları bakımından terör örgütü üyesi olmamakla beraber örgüt adına suç işleyen örgüt üyesi gibi cezalandırılabileceği hükmünü Anayasa Mahkemesi iptal etmişti. Şimdi burada bir boşluk doğmaması lazım. Eğer örgüt üyesi değil ama örgüt adına suç işliyorsa ceza kanunundaki o boşluğu doldurarak örgüt üyesi olmasa bile örgüt adına suç işleyen kişilerin cezasının müstakil bir suç olarak düzenlenmesini Ceza Kanunu’nda sağlayarak terörle mücadele konusunda bir zafiyetin oluşmaması noktasındaki yasal düzenleme ihtiyacını meclisimizle paylaşmıştık. Sağ olsun milletvekillerimiz de bunu teklife dönüştürdüler. Ve Adalet Komisyonumuzda görüşmeleri buna benzer usulü bir takım değişiklikler var. İşte vasi tayini bir yıldan fazla cezaevinde bulunan hükümlülere otomatik vasi tayin ediliyordu. Burada kişinin isteğine bırakılacak. Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı doğrultusunda bir düzenleme söz konu su oluyor. Yine tasarruf mevzuatı sigorta fonunun terör örgütlerine yardım yataklık yapan şirketler bakımından kayyum tayini mümkündü. Bunun özellikle organize suç örgütlerinin işlediği suçlar bakımından da kayyum tayini imkanını getiren düzenlemeler var. Çok sayıda usulü düzenlemeler de var. Tüm bunların yasalaşması durumunda hem hak arama hürriyetinin genişletilmesi hem de yargı hizmetlerinin etkinliğinin arttırılması ve kişisel verilerin korunması anlamında önemli iyileştirmeler sağlanmış olacak. Tabii önceki yargı paketlerinde de yine çok önemli Yapmıştık. İnşallah seçim sonrasında yargı reformu strateji belgemiz ve insan hakları eylem planımızla Cumhurbaşkanımız tarafından seçimden sonra kamuoyuyla paylaşacak. Orada ortaya konulan uygulamadan bizlere gelen, vatandaşlarımızdan bizlere gelen adaletin tecellisi ve güvenilir adaletin tesisi anlamında gerekli olan gerek yasal düzenlemeler gerek idari uygulamalarla ilgili yargı reformu strateji belgesi, seçim sonrası açıklanacak belgede de önemli hedefleri ortaya koyacağız ve o hedefler doğrultusunda da yeni düzenlemeleri inşallah hayata geçireceğiz." "Erzincan’daki soruşturma tüm detaylarıyla, titizlikle devam ediyor" Erzincan İliç’te meydana gelen toprak kaymasında 9 işçinin toprak altında kaldığı olaya ilişkin gazetecilerin sorularını yanıtlayan Bakan Yılmaz Tunç, hem işçilerin kurtarılması hem de yargılama sürecinin devam ettiğini söyledi. Kusurlu olduğu düşünülen kişilerin tutuklandığını ve adli sürecin de devam ettiğini belirten Bakan Tunç sözlerini şöyle tamamladı: "Erzincan İliç’te meydana gelen toprak kayması, maden sahasındaki kaymağı hepimizi derinden üzdü. Tabii orada kaybolan dokuz madencimizin, işçimizin arama çalışmaları uzun süredir devam etti. Tabii oradaki toprak kayma tehlikesi ve arama kurtarma çalışmalarındaki risk nedeniyle de bir süre ara verildi. İnşallah temennimiz bir an önce o dokuz vatandaşımıza ulaşmak. Ailelerin acısını bir kez daha paylaşıyorum. Onlara sabır diliyorum tabii bu kazanın sebepleriyle ilgili olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bir Araştırma Komisyonu kuruldu. Bu tür kazaların bundan sonra olmaması için alınması gereken tedbirler noktasında da kurulan araştırma komisyonu önemli. Hem bu kazanın nedenlerini araştıracaklar hem de bu tür kazalar meydana gelmemesi için gerekli tedbirleri yasama üyelerimiz, milletvekillerimiz araştıracaklar. Ama diğer yandan konunun adli boyutu var tabii. Hemen olay olur olmaz. İliç Cumhuriyet Başsavcılığımız soruşturma başlattı. Erzincan Cumhuriyet Başsavcılığı’mızın koordinasyonunda dört cumhuriyet savcımız görevlendirilmişti. Sekiz bilir kişi görevlendirdik. İnşaat, iş güvenliği, çevre, kimya ve bütün o alanı ilgilendiren konularla ilgili sekiz bilirkişi de olay yerinde incelemeler yaptılar. Bir ön rapor hazırladılar. Ve bu ön rapora göre kusurlu olduğu düşünülen kişiler oldu. İlk etapta sekiz kişinin kusurlu olduğu belirlendi. Bunlardan altısı tutuklamaya sevk edildi ve tutuklandılar. İkisi de adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Soruşturma devam ediyor. Tabii şirketin yabancı şirketin yabancı temsilcisiyle ilgili de tutuklama kararı verildi. Sonrasında 6 Şubat tarihi itibariyle şirketin Türkiye yöneticisi olarak atanan kişiyle ilgili olarak da ifadeleri alındı. O da adli kontrol şartıyla şu anda soruşturma kapsamında ve bu soruşturma neticesinde kusurlu olan kimlerse bu kazaya sebebiyet veren olaylar, nedenler, kişiler kimse bu tabii ki yargımız tarafından bağımsız ve tarafsız yargımız tarafından ortaya çıkarılacaktır. Bunun tabii tüm teknik boyutları incelenerek bu kazada kimler kusurlu? Bunun tespitini yargımız yapacaktır. Soruşturma şu anda tüm detaylarıyla tüm titizlikle devam ediyor. Hep beraber biz de süreci Erzincan Cumhuriyet Başsavcımız ve Cumhuriyet Başsavcımız koordinasyonunda takip ediyoruz. İlgili bakanların Enerji bakanımız, Çevre Şehircilik Bakanımız, İçişleri Bakanımız konuyla ilgili gerekli açıklamaları da zaten zaman zaman yapıyorlar. Adli süreçle ilgili de biz bilgilendirme, hem Cumhuriyet Başsavcılığımız, hem bizler yaptık. Bundan sonra da inşallah temennimiz o dokuz vatandaşımıza ulaşılması ama bundan sonra bu kazaların meydana gelmemesi için alınması gereken tedbirleri belirlemek ve bu kazaya neden olan kişileri de tabii yargımız ortaya çıkarıp soruşturma neticesinde yargılama süreci elbette ki başlayacak ve kimler sorumluysa, kimler bu kazaya sebebiyet verdiyse yargı huzur elbette ki hesabını verecektir."
22 Şubat 2024 Perşembe - 22:32
Demirtaş’ın avukatlarından “İtibar suikastı” vurgusu
Gülüç Belediye Başkanı Gökhan Mustafa Demirtaş’ın Avukatları Mehmet Karadağ ve Turan Uzun basın açıklaması yaptı. Gülüç Belediye Başkanı Gökhan Mustafa Demirtaş hakkında belediyede çalışan iki kadın kendilerine taciz yapıldığı iddiası ile suç duyurusunda bulunmuş, savcılık kadınlardan birinin iddialarını asılsız bularak “kavuşturmaya yer yoktur” kararı vermiş ve karar kesinleşmişti. Diğer kadın çalışanın iddialarına yönelik açılan mahkemenin birinci duruşması Kdz. Ereğli Adliyesi’nde görülürken, duruşma ileri bir tarihe ertelendi. “Asıl amaçları müvekkilimizin siyasi geleceğini bitirmeye yönelik” Duruşmanın ardından adliye önünde müşteki kadının avukatının basın açıklaması yapması sonrasında, Gülüç Belediye Başkanı Gökhan Demirtaş’ın Avukatları Mehmet Karadağ ile Turan Uzun’dan da yanıt geldi. Demirtaş adına açıklamayı yapan Avukat Karadağ, müvekkiline yönelik soruşturmanın başından bu yana basın yoluyla itibar suaikasti yapılmaya çalışıldığını vurguladı. Müşteki avukatının adil yargılamayı etkilemeye yönelik iddialarının doğru olmadığını belirten Karadağ “Duruşma tarihinin seçimlerden sonraya bırakılmasının kendileri için üzücü olduğunu ifade ederek asıl amaçlarının müvekkilimizin siyasi geleceğini ve kimliğini bitirmeye yönelik olduğunun açıkça göstergesidir.” Dedi. “Başından beri itibar suikasti yapılmaya çalışılıyor” Karadağ açıklamasına şu sözlere yer verdi: “Müvekkilimiz Gökhan Mustafa Demirtaş’ın 22.02.2024 tarihinde yapılan 1. Duruşma sonrasında müşteki vekilinin adliye önünde yanına 7-8 kişi alarak yapmış olduğu basın açıklaması mesleki kurallar ile bağdaşmayıp Avukatlık Kanunu’nun 40. Maddesi gereğince suç niteliği taşımaktadır. Avukatlık Mesleki Kanunu’nun; taraf olarak kesin hal bulunmadıkça basına açıklamada bulunamayacağı açık şekilde ifade edilmektedir. Açıklama yapılması mecbur olması halinde ise de bu açıklamanın adaleti etkileyecek nitelikte olmaması gerektiği kesindir. Müvekkilimize yönelik olarak soruşturmanın başından itibaren sistematik olarak itibar suikastı yapılması ve bu yönde müşteki vekilinin duruşmanın içeriği başta olmak üzere delillerin durumunu değerlendirmesi, tanıklara yönelik baskı oluşturmaya çalışması, bir kısım basın yayın kuruluşları ile birlikte soruşturma ve kovuşturmayı buraya kadar getirdiklerini beyan etmesi yargılamanın duruşma salonunda değil de bazı basın yayın kuruluşları ile birlikte kamuoyu önünde adalet mekanizması dışında yapıldığı izlenimini doğurmuştur. Hâlbuki soruşturma tarafsız ve herkese eşit mesafede olan Cumhuriyet Savcıları tarafından yapılmış ve yine kovuşturma adil bir şekilde Türkiye Cumhuriyeti Mahkemesi tarafından maddi gerçeğe ulaşmak için titizlikle yapılmaktadır. Kaldı ki soruşturma dosyasına konu olan diğer bir müştekinin iddiaları hakkında yapılan soruşturmada, bu iddiaların asılsız olduğu yönünde yargı karar vermiş ve bu karar kesinleşmiştir. Soruşturmanın başından itibaren müvekkilimizin siyasi kimliği ve soruşturma dosyasında verilmiş olan gizlilik kararı neticesinde şimdiye kadar tarafımızca hiçbir basın açıklaması yapılmamıştır. Hatta ve hatta müvekkilimizin siyasi bir parti ile bağı olması nedeniyle, siyasetin adaleti etkilediği izlenimi vermemek için bağlı bulunduğu siyasi partiden istifa etmiştir. Müvekkilimizin yasal haklarını kullanması neticesinde müracaatta bulunmasının bir mobing olduğunu kamuoyuna çarpıtarak açıklamada belirtmiştir. Müşteki vekilinin mahkemenin tüm delillerini kabul etmiş gibi kamuoyu ile paylaşması kendisini yargı mercii olarak görmekte ve hükmü kendince vermiştir. Yargılamada tanıkların dinlenilmeden cezaya hükmedileceğinden bahsederek yargılamayı etkileme çabasına içerisine girmiştir. Duruşma tarihinin seçimlerden sonraya bırakılmasının kendileri için üzücü olduğunu ifade ederek asıl amaçlarının müvekkilimizin siyasi geleceğini ve kimliğini bitirmeye yönelik olduğunun açıkça göstergesidir. Müvekkilimiz ile yapmış olduğumuz telefon görüşmesinde; hukuka aykırı, doğruları yansıtmayan ve adaleti yönlendirme niteliğindeki basın açıklamasından dolayı müşteki vekili hakkında Adalet Bakanlığına ve bağlı bulunduğu Baro Başkanlığına suç duyurusunda bulunacağını haricen öğrenmiş bulunmaktayız. Müşteki vekili tarafından yapılan, doğruları yansıtmayan, etik olmayan ve hukuka aykırı basın açıklaması sonrasında müvekkilimiz adına cevap verme ve doğru bilgilendirme zorunluluğu doğmuştur. Kamuoyuna saygıyla arz ederiz.”
22 Şubat 2024 Perşembe - 18:41
Merdiven boşluğunda çıkan yangın korkuttu
Zonguldak’ın Alaplı ilçesinde bir binanın merdiven boşluğunda çıkan yangın, apartman sakinlerine korkulu dakikalar yaşattı. Yangın, Alaplı Yeni Siteler Mahallesi’nde bulunan bir apartmanın zemin katındaki merdiven boşluğunda çıktı. Edinilen bilgiye göre, apartman sakinlerinin karton koydukları merdiven boşluğunda henüz bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı. Apartman sakinleri yangına müdahale etmeye çalıştı ama yetersiz kalınca itfaiye ekiplerinden yardım istendi. Olay yerine gelen itfaiye ekipleri yangını kısa sürede söndürdü. Çıkan yangında posta kutuları yanarak kullanılamaz hale geldi. Apartman çevresinde toplanan vatandaşlar yangını merakla gözlerle izlerken, apartman sakinlerinin yangınla ilgili herhangi bir şikayette bulunmadığı öğrenildi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder