Yerel Haberler
Zonguldak
Zonguldak’taki okullarda polis nöbeti başladı 20 Nisan 2026 Pazartesi - 09:49:53 Zonguldak’taki öğrenciler güvenlik önlemleri kapsamında okullara polis kontrolünde giriş yaparken velilerin okul bahçesine girişleri tamamen yasaklandı. Zonguldak İl Emniyet Müdürlüğü, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’daki okul saldırılarının ardından kentteki eğitim kurumlarında güvenlik seviyesini artırdı. Bahçelievler İlkokulunda görevlendirilen polis memuru, mesai saatleri boyunca okul giriş ve çıkışlarını denetlemeye başladı. Uygulamanın ilk gününde okulun tüm kapıları kapalı tutuldu. Yeni protokol kapsamında öğrenci ve öğretmenler haricindeki kişilerin okul sahasına girmesine izin verilmeyecek. Veliler, çocuklarını bahçe kapısından sınıflarına yolcu etti. Öğrenciler binaya polis kontrolünde giriş yaparken, emniyet ekipleri okul çevresindeki denetimlerini gün boyu sürdürecek. Velilerin bahçeye girişi engellendi Okula Türk bayraklarıyla gelen öğrenciler, İstiklal Marşı töreni öncesinde saldırılarda hayatını kaybeden akranlarını andı. Törenin ardından ders başı yapan öğrenciler için okul idareleri ve emniyet birimleri arasında kurulan koordinasyon hattı sürdürülüyor. Emniyet yetkilileri, benzer güvenlik uygulamalarının şehir genelindeki diğer okullarda da hayata geçirileceğini açıkladı. Okul çevresinde şüpheli görülen şahıslara yönelik Genel Bilgi Toplama (GBT) kontrolleri devam ediyor. "Kolluk kuvvetlerinin burada olması içimizi rahatlatıyor" Öğrenci velisi Yasemin Ağaoğlu, tedirginlik yaşamaya devam etse de kolluk kuvvetlerinin okul çevresinde olmasından dolayı huzur duyduğunu belirterek şöyle dedi: "Tedirginlik devam etse kolluk kuvvetlerinin burada olması içimizi rahatlatıyor. Çocuklar okuldayken dışarıda güvenli ortam sağlanmış oluyor. Öğrendik bütün gün okulda olacakmış. Uygulamanın dönem sonuna kadar olması daha iyi. Bugün de göndermeyi düşünmüyordum. Polisi görmesem göndermeyecektim."
19 Nisan 2026 Pazar - 20:51 Aşçı adayı lise öğrencileri günde 10 bin kişi için yemek hazırlıyor Alaplı Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi bünyesinde kurulan Taşımalı Yemek Üretim Atölyesi’nin modern mutfağı düzenlenen törenle hizmete açıldı. Son teknoloji cihazlarla donatılan ve hijyenik koşullarda faaliyet gösteren yemekhanede, her gün yüzlerce kişiye yemek hazırlanıyor. Halihazırda 1500 öğrenciye ve 20 okula sıcak öğle yemeği ulaştırılan tesiste, ihtiyaç halinde günlük 10 bin kişilik yemek üretim kapasitesine ulaşılabiliyor. Açılış, ülke genelinde okullarda yaşanan üzücü olaylar nedeniyle sade bir şekilde gerçekleştirilirken, törende konuşan Okul Müdürü Tevfik Cengiz Demirci, Milli Eğitim Bakanlığı’nın üretim odaklı eğitim anlayışı doğrultusunda bu tür atölyelere önem verdiğini belirtti. Demirci, "Sene başından itibaren burada hizmet veriyoruz. Öğrencilerimizin mesleki becerilerini geliştirdiği bu mutfakta aynı zamanda ilçemizdeki okullara da sıcak yemek ulaştırıyoruz. İhtiyaç halinde 10 bin kişilik kapasitemiz mevcut. Destek veren herkese teşekkür ediyorum" dedi. Alaplı Kaymakamı Selçuk Köksal ise yapılan hizmetin önemine dikkat çekerek, "Bu denli hijyenik şartlarda yemek hazırlanması ve öğrencilere ulaştırılması bizleri memnun ediyor. Emeği geçen öğretmenlerimize, öğrencilerimize ve tüm yetkililere teşekkür ediyorum." ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından açılış kurdelesi; Kaymakam Selçuk Köksal, İlçe Milli Eğitim Müdürü Cevat Çevik ve Alaplı Müftüsü Dr. Yılmaz Çelik tarafından kesildi. Program, yemekhanenin gezilmesi ve yapılan ikramlarla sona erdi
Bakan Tunç: “AK Parti öncesi demokrasinin standartlarıyla bugünkü arasında büyük fark var”
17 Şubat 2024 Cumartesi - 14:14 Bakan Tunç: “AK Parti öncesi demokrasinin standartlarıyla bugünkü arasında büyük fark var” Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, kalkınma hamleleri ile güçlenen Türkiye’nin enerjide bağımsız olmayı sürdüreceğini belirterek AK Parti öncesi demokrasinin standartlarıyla bugünkü standartlar arasında büyük farklar olduğunu söyledi. Bir dizi ziyaretler için Zonguldak’ın Alaplı ilçesine gelen Bakan Tunç, Sivil Toplum Kuruluşu temsilcileri ile bir araya geldi. 31 Mart seçimlerine az bir zamanın kaldığını ifade eden Tunç, “43 gün sonra milletimiz sandık başına gidecek ve belediye başkanlarını, meclis üyelerini, il genel meclis üyelerini ve muhtarları seçecek. İnşallah bu seçimler hem ülkemiz için hem Zonguldak’ımız ve tüm ilçeleri ve Alaplı’mız için hayırlı uğurlu olur inşallah. Bütün temennimiz bu. Alaplı halkının da en doğru kararı vereceğine biz yürekten inanıyoruz. Gerçek belediyecilik diyoruz. Tabii gerçek belediyecilik Recep Tayyip Erdoğan belediyeciliğidir. Yani 1994’te İstanbul’da Cumhuriyet Halk Partisi’nin yönetiminde yaşanılamaz hale getirilen, havası solunamayan, suları akmayan, çöpleri toplanamayan, çöp dağlarının patladığı, işçilere maaş ödenmediği için çöplerin toplanamadığı için dezenfekte edildiği sahada zararlı olmasın diye çukur, çamurdan ibaret bir İstanbul’u CHP yönetiminden devralıp, 4,5 yıl gibi kısa bir süre içerisinde yani şiir okuduğu için hapse atıldığı ve belediye başkanlığı elinden alındığı süreye kadar geçen dört buçuk yıl içerisinde İstanbul’u yaşanılır hale getir Recep Tayyip Erdoğan’ın belediyeciliği gerçek belediyeciliktir” dedi. “AK Parti olarak bugüne kadar belediyeler arasında, partiler arasında bir ayrım yapmıyoruz” diyen Tunç, “Ancak şunu iyi bilmek lazım her belediyenin nüfusa göre bir payı vardır. Herkese aynı şekilde nüfusuna oranla bütçeden bir pay veririz. Onu harcar ama bunun yanı sıra öyle belediye başkanları vardır ki bakanlarla, iktidarla uyumlu çalıştığında proje ürettiğinde aynı masa etrafında bulunup teşkilatıyla beraber kafa kafaya verdiğinde o şehir daha farklı projelere adım atar ve şehrin hem ima altyapısıyla, üstyapısıyla güzelleşmesi, insanların müreffeh bir şehirde hayat sürmesi hem de geleceğe yönelik, özellikle gençlerimizin, çocuklarımızın istihdam alanlarını arttırma noktasında ve hükümet yatırımlarının da burada önünün açılması noktasında yerel merkezi hükümet arasındaki uyum çok önemli. İnşallah 31 Mart’taki yapılan seçimlerde 1 Nisan’dan itibaren Alaplı’mızda, Ereğli’mizde, Zonguldak’ımızın diğer ilçe merkezde olduğu gibi nasıl Zonguldak il merkezinde şu geçtiğimiz beş yıldaki değişimi hep beraber gördük. Tünelleri, meydan düzenlemeleri, Uzun Mehmet Cami’sinden tutun da sahil düzenlemesi, ırmak, dere ıslahları, bir anda bir atılım sağlanmış oldu. İşte bu uyumun meyveleri. Bunu inşallah Zonguldak’ımızın Alaplısı’nda, Ereğli’sinde ve diğer ilçelerde de bu uyum inşallah sağlanmış olacak” ifadelerine yer verdi. AK Parti’nin 21 yıldır iktidarda bulunduğunu ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde hep siyasetin merkezine insanı koyduklarını ifade eden Tunç, “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın dedik. Bunu sadece bir slogan olarak ya da parti programına yazarak seçim beyannamesini yazmakla kalmadı. Bunu uygulamaya dönüştürdük, hayata dönüştürdük. Önce insan dedik, güçlü insan olacak dedik. Güçlü aile için, insanın güçlü olması lazım. Aile güçlü olacak ki toplum güçlü olsun dedik ve eğitimden sağlığa sosyal politikalardan adalete her alanda insanımızı güçlendirmenin gayreti içerisinde olduk” diye konuştu. Tunç, “İstikrarlı kalkınma hamleleriyle ülkemizi enerjide bağımsız, doğalgazıyla işte bölgemiz enerji üssü olmaya devam ediyor. Maden kömürüyle başlayan serüvenimiz şimdi doğal gazla devam ediyor. Bartın’ımız, Karabük, Yenicemiz, Zonguldak’ımız ve her köyümüzde maden emeklisi var. Hem bir taraftan Türkiye Taş Kömürü Kurumu’nu daha da geliştirerek, kapatmadan, bu bölge için önemli. Hem o faaliyeti devam ettirelim, hem de Filyos bir doğal gaz üssü, enerji üssü olarak ülkemizin enerjisine katkı vermeye devam etsin. Yani enerjinin başkenti olarak Zonguldak’ımız yine o başkentliğini sürdürmeye devam ediyor. Tabii diğer alanlarda da istihdam noktasındaki çalışmaları da inşallah devam ettireceğiz” şeklinde konuştu. Türkiye’de AK Parti öncesi demokrasinin standartlarıyla bugünkü standartlar arasında büyük farklar olduğunu aktaran Tunç, “Yani bir vesayetçi anlayışı tarihe gömdük. Darbeci milletimizin desteğiyle tarihe gömdük. Temel hak ve özgürlüklerin alanını genişlettik ve ülkemizi yüksek standartlı demokrasiye kavuşturmanın gayreti içerisinde olduk. İnşallah yeni anayasa hedefimizle bu yüksek standartlı demokrasiyi milletimizin desteğiyle inşallah parlamentoda bu uzlaşmada sağlanırsa kavuşturmanın gayreti içerisinde olacağız. Dünyada da adaleti, hakkaniyeti, mazlumun hakkını, hukuku, insan haklarını savunmaya ve Türkiye ekseni bir dış politikayı oluşturmanın gayreti içerisinde olacağız. Çocuklarımızı her türlü tehlikeden koruyarak, kadınlarımızı her türlü şiddetten koruyarak gençlerimizi her türlü kötülükten korumak için tedbirler almaya ve Türkiye’yi huzurlu bir geleceğe kavuşturmanın gayreti içerisinde çalışmalarımızı sürdüreceğiz” dedi. Konuşmanın ardından Bakan Tunç, esnaf ziyaretleri gerçekleştirdi.
Adalet Bakanı Tunç: "Danıştay’ın karar verdiği göreve iade dosyaları yeniden incelenecek"
17 Şubat 2024 Cumartesi - 14:08 Adalet Bakanı Tunç: "Danıştay’ın karar verdiği göreve iade dosyaları yeniden incelenecek" Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Danıştay 5. Dairesi tarafından FETÖ’den ihraç edilen yargı mensuplarının göreve iadesi kararı ile ilgili, “HSK olarak yeniden bir inceleme başlattık ve bu inceleme neticesinde de bu dosyalar yeniden değerlendiriecek” dedi. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç bir dizi ziyaretler için Zonguldak’ın Alaplı ilçesine gitti. Burada açıklamalarda bulunan Bakan Tunç, olağanüstü hal çerçevesinde 2016 yılından itibaren 4006 hakim ve savcının meslekten ihraç edildiğini hatırlatarak, "Bunlardan dava açanlardan 387’sinin mesleğe iadesine karar verdi Danıştay. Bu karar gereğince de mesleklerine geri dönmüş oldular. Tabii burada özellikle temyiz süreci, Danıştay İdari Dava Dairelerinde devam eden dosyalar da söz konusu. İlk derece olarak Danıştay’da devam eden ilgili dairede devam eden de 64 dosya var. Bin 286’sının da temyizi devam ediyor. Dava açılan dosyalarla alakalı olarak Hakimler ve Savcılar Kurulu özellikle iadesine karar verilmiş olan 387 davayla ilgili olarak da itirazları o zaman içerisinde yapılmış, temyiz süreçleri sağlanmıştı. Temyizde devam eden kesinleşmeyen dosyalarda söz konusu. Şimdi tabii bu 387 iade kararı sonrasında da yani yaklaşık 2021, 2022 ve 2023 yıllarını kapsayan dönemlerde bu kararlar verilmişti. Şimdi bu kararın neticesinde mesleklerine geri dönen 387 isimle alakalı olarak Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) olarak biz yeniden bir inceleme başlattık ve bu inceleme neticesinde de yeniden bu dosyalar incelenecek. Bir hatalı karar olmamasına özen gösteriliyor” dedi. FETÖ ile mücadeledeki kararlılıktan hiçbir zaman taviz verilmeyeceğini ifade eden Tunç, “Çünkü bu bizim kırmızı çizgimiz. Tüm terör örgütleriyle mücadelemizi sürdürdüğümüz gibi özellikle FETÖ’nün devlet kurumlarından özellikle yargı, emniyet gibi bu noktalarda özellikle bu hassasiyetin korunmasını istiyoruz. Cumhurbaşkanımız da sorular üzerine Danıştay kararıyla ilgili olarak gerekli açıklamaları yapmıştı ve Hakimler ve Savcılar Kurulumuz da bu dosyalarla ilgili olarak yeniden inceleme başlattı . Bu inceleme neticesinde eğer bir soruşturmaya dönüşecek olan dosyalar varsa yine bunun kararını verecek olan tabii ki Hakimler ve Savcılar Kurulu Teftiş Kuruludur ve ilgili dairesidir. Teftiş kurulunun incelemeleri neticesinde bu süreci hep beraber takip ediyoruz” diye konuştu. “Temennimiz bir an önce o canlara ulaşılması” Erzincan’ın İliç ilçesinde meydana gelen maden kazası ile ilgili değerlendirmede bulunan Tunç, şunları söyledi: “Erzincan’daki maden kazası hepimizi derinden sarstı. Şuanda 9 canımızı enkaz altından kurtarma çalışmaları devletimizin ilgili kurum ve kuruluşları tarafından devam ediyor. Temennimiz bir an önce o canlara ulaşılması. Tabii kazada kimin kusuru var, bu kazanın nedenleri nedir, hemen bir adli soruşturma başlatmıştık. Çalışma Bakanlığımız ve diğer Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığımız kendi idari soruşturmalarını başlattıkları gibi özellikle bu kazaya neden olan sebepler ve kimlerin bunda kusuru varsa ortaya çıkarılması anlamında adli soruşturma Erzincan Cumhuriyet Başsavcılığımızın koordinasyonunda İliç Cumhuriyet Başsavcılığımızca görevlendirilen 4 savcımız soruşturmayı başlatmışlardı ve 8 bilirkişi görevlendirildi.” “Kimlerin sorumluluğu varsa yargı huzurunda hesabını vereceklerdir” Bilirkişinin hazırladığı rapor neticesinde 8 gözaltının yapıldığını hatırlatan Tunç, “Şirketin yabancı firmanın başkan yardımcısı olarak görev yapan şahsın da aralarında bulunduğu, orada saha sorumlusu ve oradaki operasyonlardan görevli iş güvenliğinden sorumlu şirket firma yetkilileriyle ilgili olarak da 8 gözaltı vardı. Bu 8 kişi ön kusur durum raporuna göre savcılığa ve ardından sorguya sevk edildiler. 6’sı hakkında tutuklama kararı verildi. İkisi hakkında da adli kontrol kararı verildi. Burada tabii süreci hep beraber takip ediyoruz. Bu kaza hepimizi derinden üzdü. Erzincanlı hemşerilerimizi derinden sarstı. Bu tür kazaların bir daha meydana gelmemesi için gerekli tedbirlerin alınması noktasında Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Meclis Araştırma Komisyonu da kuruldu. Türkiye Büyük Millet Meclisi yasama olarak bir taraftan onlar araştıracak diğer taraftan yargımız soruşturmayı titizlikle takip ediyoruz. Bilirkişiler de incelemelerine devam ediyorlar ve bu süreç içerisinde kimlerin sorumluluğu varsa bu faciayı kim sebep olmuşsa tabii ki elbette ki yargı huzurunda hesabını vereceklerdir. Tabii ki temennimiz 9 canımızın bir an önce toprak altından çıkarılması. Bütün dileğimiz onların kavuşmak” şeklinde konuştu. Yargı paketi hakkında da bilgi veren Tunç, “Adalet Bakanlığı olarak yargının hızlandırılması, vatandaşlarımızın yargı hizmetlerinden daha etkin bir şekilde yararlanabilmesi anlamında gerek bu uygulamayla ilgili olarak gerekse de mevzuatla ilgili olarak iyileştirmelerimizi yapmaya devam ediyoruz. Daha önce yargı reformu strateji belgesi kapsamında 7 tane yargı paketi önceki yasama döneminde hayata geçirilmişti. Bu da onun devamı. Sekizinci yargı paketi olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunuldu. Önümüzdeki günlerde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde görüşmelerine başlanacak. Burada yargıyı hızlandıracak, yargı hizmetlerinin etkinliğini arttıracak, hak arama hürriyetini daha da güçlendirecek. Kişisel verilerin ve özel hayatın korunmasına yönelik önemli düzenlemeler var. Yaklaşık 70 maddeden oluşan bir pakettir. İçerisinde önemli hususlar var. Özellikle yargıyla ilgilendiren önemli hususlar var” ifadelerini kullandı. “Biliyorsunuz kanun yollarında belli süreler vardır” diyen Bakan Tunç, “İşte her davada süre farklıdır. Bazı davalarda temyiz süresi 8, bazı davalarda 7, bazılarında 15 gündür. Dolayısıyla bu da bir karışıklığa neden oluyor. Yani özellikle hem avukatların takibi açısından hem vatandaşlarımızın takibi açısından temyiz sürelerini itiraz sürelerini kaçırmaları acaba o davada kaç gündü tartışmalarını o karışıklıkları sona erdirecek bir madde düzenlememiz var. Bütün davalarda temyiz itiraz ve istinaf süreçlerinde kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde itiraz ya da temyiz yoluna başvurulabilecek. Bu ortadaki karışıklığı, hak kayıplarının önüne geçilecek bir düzenleme. Bunun yanı sıra tabii kişisel verilerin korunmasıyla ilgili özel hayatın korunmasıyla ilgili bir düzenleme var. Biliyorsunuz küresel şirketler artık tabii müşterilerinin kimlik bilgilerini alarak işlemler yapıyorlar. Bunlar tabii yurt dışı kaynaklı şirketler de olabiliyor. Burada vatandaşlarımızın özellikle kişisel verilerinin korunması anlamında birtakım güvencelere ihtiyaç duyuluyordu. Bu güvenceleri ortaya koyan, kişi özel nitelikteki kişisel verilerin korunmasını daha etkin sağlayabilecek madde düzenlemeleri var. Yine Anayasa Mahkemesi’nin süreç içerisinde İptal ettiği hususlar var. Terör örgütü üyesi olmamakla birlikte terör örgütü adına suç işleyen kişilerin cezalandırılmasına yönelik maddede Anayasa Mahkemesi kanunilik ilkesi açısından maddeyi iptal etmişti. Burada tabii ki bizim terörle mücadeledeki kararlılığımızdan taviz vermemiz mümkün değil. Hem Anayasa Mahkemesi kararının gerekçelerini dikkate alarak hem de terör örgütü üyesi olmamakla beraber terör örgütü adına suç işleyen kişilerin cezasız kalmaması anlamında onların özellikle ceza kanununda belli bir ceza terör örgütü üyeliğinin cezasını sağlayacak şekilde bir düzenleme yapıyoruz. Bu da terörle mücadeledeki kararlılığımızı ortaya koyan önemli bir düzenleme” ifadelerine yer verdi. Uzun yargılamalardan dolayı Anayasa Mahkemesi’nin önüne giden çok sayıda dosyanın bulunduğunu aktaran Tunç, “Tabii bizim hedefimiz uzun yargılamaları ortadan kaldırmak, özellikle vatandaşlarımızın adil yargılanma hakkı bakımından yargıyı daha da hızlandıracak, daha etkinliğini artıracak düzenlemeleri de hayata geçiriyoruz. Vatandaşlarımızın uzun yargılamalardan dolayı Anayasa Mahkemesi’ne başvurması nedeniyle Anayasa Mahkemesine başvurmadan önce bir ara mekanizma dediğimiz Adalet Bakanlığı bünyesinde Tazminat Komisyonuna başvurup, hakkını orada öncelikle arayabilmesi anlamında. Tabi o karara karşı da eğer tatmin olmuyorsa Anayasa Mahkemesi yolu yine açık. Yine Ağır Ceza Mahkemelerimizin vermiş olduğu kararlar vardı. Özellikle soruşturmadaki koruma tedbirleri bakımından hak ihlalinde bulunduğunu iddia edenler Ağır Ceza Mahkemesine başvuruyorlardı. Maddi manevi tazminat için. Burada da yine Adalet Bakanlığı Tazminat Komisyonuna başvurma imkanını getiriyoruz. Burada hükmün açıklanmasının geri bırakılması diye bir müessese var ceza hukukumuzda. Anayasa Mahkemesi hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıyla ilgili olarak bir itiraz yolunun olmaması, bir kanun yolunun olmaması nedeniyle bir İptal kararı vermişti. Bununla ilgili de hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının istinaf kanun yolunu açarak burada da hak arama yolunu genişletme noktasındaki düzenlemeler içeriyor bu pakette” dedi.
Prof. Dr. Durmuş Günay Kütüphanesinden Çevre ve Sürdürülebilirliğe yeni bir adım
16 Şubat 2024 Cuma - 14:59 Prof. Dr. Durmuş Günay Kütüphanesinden Çevre ve Sürdürülebilirliğe yeni bir adım Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Prof. Dr. Durmuş Günay Kütüphanesi, “Çevre, Sürdürülebilirlik ve Kütüphaneler-Yeşil Kütüphane Posteri” sayfasına kabul edildi. IFLA (Uluslararası Kütüphane Dernekleri ve Kurumları Federasyonu), çevre konularında farkındalığı artırmak ve kütüphanelerin sürdürülebilirlik çabalarına katkıda bulunmak amacıyla aktif olarak çalışmalar yürütüyor. Bu anlamda, Prof. Dr. Durmuş Günay Kütüphanesi, yeşil kütüphane kavramını vurgulayan bir poster hazırladı. Bu poster hem İngilizce hem de Türkçe yayınlanarak IFLA’nın "Çevre, Sürdürülebilirlik ve Kütüphaneler" başlıklı web sayfasına dahil edilmek üzere kabul edildi. ZBEÜ yanında Türkiye’deki diğer üniversiteler de bu önemli konuya dikkat çekmek için kendi posterlerini gönderdiler. Şu ana kadar Türkiye’den yedi üniversitenin posterleri IFLA tarafından değerlendirilerek yayınlandı. Bu posterler; kütüphanelerin çevresel etkisini azaltma, enerji verimliliğini artırma, geri dönüşümü teşvik etme gibi sürdürülebilirlik ilkelerini vurguluyor. IFLA çeşitli girişimlerde bulunarak kütüphanelerin çevresel sürdürülebilirlik konusunda çalışmalarını teşvik ediyorken posterler hem kütüphanelerde çalışanlara hem de ziyaretçilere çevre dostu uygulamalar ve sürdürülebilirlik bilinci hakkında bilgi veriyor. Bu şekilde kütüphaneler toplumun sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmasına yardımcı olacak ve çevresel etkilerini en aza indirerek gelecek kuşaklara daha temiz ve yaşanabilir bir dünya bırakmaya katkıda bulunacak.
Zonguldak’ta Kentsel Sit Alanı için yeni imar planı onaylandı
16 Şubat 2024 Cuma - 14:52 Zonguldak’ta Kentsel Sit Alanı için yeni imar planı onaylandı Zonguldak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, Yayla Mahallesi Kentsel Sit Alanı ve Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanında yer alan eğitim tesisleri için hazırlanan yeni imar planı değişikliklerinin, Karabük Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu tarafından 29 Aralık 2023’te incelenmek üzere onaylandığını duyurdu. İlgili plan değişikliği, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 29 Ocak 2024’te resmi olarak onaylandı. 1/5000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım ve 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı Değişikliğini kapsıyor. Onaylanan plan değişiklikleri, 15 Şubat 2024’ten itibaren 30 gün süreyle Zonguldak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nün ilan panosunda ve resmi web sitesinde halkın incelemesine açık olacak. Yapılan açıklamada şöyle denildi: "Zonguldak İli, Merkez İlçesi, Yayla Mahallesi Kentsel Sit Alanı ve Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı içerisinde kalan "Eğitim Tesisleri"ne ilişkin 1/5000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım ve 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı Değişikliği teklifinin Karabük Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu tarafından 29.12.2023 tarihinde alınan 334 sayılı kararı ile değerlendirilmek üzere Bakanlığımıza (Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü) sunulduğu, söz konusu İmar Planı Değişikliği Teklifinin Bakanlık Makamının 29.01.2024 tarih ve 8636731 sayılı Olur’u ile 1 No.lu Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 109. Maddesi uyarınca onaylandığı belirtilerek, mevzuat gereğince 30 gün süre ile plan paftalarının ve plan açıklama raporlarının askıya çıkarılması, plan yapılan yere bilgilendirme tabelasının konulması ve muhtarlık binalarında plan değişikliğinin askıya çıktığı yerin belirtilerek bilgilendirme ilanının asılması talimatlandırılmıştır. Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca 29.01.2024 tarihinde onaylanan KNİP:671044928 PİN numaralı 1/5000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı değişikliği ve KUİP:671044929 PİN numaralı 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı değişikliği paftaları ile plan açıklama raporları, Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 33’üncü maddesi gereğince 15.02.2024 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 30 (Otuz) gün süre ile 15.03.2024 tarihi mesai bitimine kadar Zonguldak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü Hizmet Binasının Zemin katında bulunan ilan panosunda askıya çıkarılmış olup, eş zamanlı olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nün web sitesinde (https://zonguldak.csb.gov.tr/) ilan edilmiştir. Söz konusu plana ilişkin yapılacak itirazlar ise 30 günlük askı süresi içerisinde Valiliğimize (Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü) yapılabilecektir."