Yerel Haberler
Zonguldak
Zonguldak’ta yeşil sahada çifte mutluluk 26 Nisan 2026 Pazar - 19:03:55 Zonguldak’ın Çaycuma ilçesine bağlı Filyos beldesinde Süper Amatör Lig’e yükselme maçında Muslu Belediyespor’da forma giyen Birkan Şengün, takımın 2 golünü kaydettiği maç sonunda kız arkadaşı olan Edanur Keserci’ye evlilik teklifi ederek yüzük taktı. Filyos Sentetik Stadyumu’nda oynanan Muslu Belediyespor ile Çaycumagücüspor’un Süper Amatör Lig’e yükselme maçı sonrasında yeşil sahada ilginç görüntüler yaşandı. Muslu Belediyespor’un 23 numaralı futbolcusu Birkan Şengün, 2-1 galip geldikleri maçta takımın gollerini kaydetti. Maçtan galip ayrılan Muslu Belediyespor takımı ve futbolcuları sevinçlerini yaşadığı sırada Birkan Şengün, kız arkadaşı Edanur Keserci’yi sahaya getirerek takım arkadaşlarınında hazır bulunduğu sahada yüzük taktı ve evlilik teklifi etti. O sırada tribünde olan taraftarlar ise ’Benimle evlenirmisin’ pankartı açarak Birkan Şengün ve Edanur Keserci çiftine destek verdi. Şengün’ün kız arkadaşı Edanur Keserci ise beklemediği bir olayla karşılaşırken şaşkına uğrayınca erkek arkadaşı Birkan Şengün’ün teklifi karşısında ‘Evet’ yanıtı verdi. Evlilik teklifinin ardından duygu ve düşüncülerini paylaşan Birkan Şengün, "Benim için çok güzel bir gün. Sağ bek olarak maça geçtiğimde ilk golümü attım ve sonrasında forvete geçerek de gereğini yaptım. İki gol ile maçı aldık, takımca herkes güzel oynadı. Kız arkadaşıma da evlilik teklifi ettim. İki kutlama bir arada oldu. Şu an hayatımın en güzel günü. Tüm takımı tebrik ederim" dedi. Evlilik teklifini erkek arkadaşı Birkan Şengün’den alan Edanur Keserci ise, "Ben çok mutluyum ve şaşkınım. Birkan’ı ve bizi tebrik ediyorum" şeklinde konuştu.
26 Nisan 2026 Pazar - 14:41 BEUN’dan Teoman Duralı’ya Vefa: Çocukluk Evi Müze Oluyor Türk düşünce dünyasının öncü isimlerinden, felsefenin yerli ve millî sesi, mütefekkir Prof. Dr. Ş. Teoman Duralı’nın hatırası, doğup büyüdüğü topraklarda yeniden hayat buluyor. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesinin (BEUN) girişimleriyle hazırlanan "Teoman Duralı Felsefe-Bilim Evi ve Müze Projesi", Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tensipleriyle kabul edilerek resmiyet kazandı. 24 Nisan 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 11201 sayılı kararnameyle; Zonguldak’ın Kilimli ilçesi KuzyakaMahallesi’nde bulunan ve Prof. Dr. Teoman Duralı’nın çocukluk yıllarını geçirdiği ev; eğitim, kültür ve müze faaliyetlerinde kullanılmak üzere Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesine tahsis edildi. Böylece Türkiye’de bir filozofun çocukluğunu geçirdiği evin bilimsel ve entelektüel bir merkeze dönüştürülmesi yönünde önemli bir adım atılmış oldu. Projenin temel amacı; Ş. Teoman Duralı’nın düşünce dünyasını, onun yetiştiği mekânda yaşatarak gelecek nesillere aktarmak. Bu yönüyle proje yalnızca bir müze değil, aynı zamanda yaşayan bir düşünce merkezi olma özelliği taşıyor. Kuzyaka’daki bu yapı, yılın 365 günü aktif olacak şekilde; akademi ile halkı buluşturan, Zonguldak’ı felsefe ve bilim alanında temsil edecek dinamik bir mekân olarak tasarlandı. Müze bünyesinde oluşturulacak hafıza mekânında, Prof. Dr. Teoman Duralı’nın şahsi eşyaları, el yazması notları ve zengin kütüphanesi titizlikle korunarak sergilenecek; böylece ziyaretçilere yalnızca bir yaşam öyküsü değil, bir düşünce evreni deneyimleme imkânı sunulacak. Bu anlamlı dönüşüm, aynı zamanda Prof. Dr. Duralı’nın doğup büyüdüğü topraklara duyduğu derin bağlılığın da somut bir yansıması niteliği taşıyor. Nitekim Duralı, Zonguldak’a olan aidiyetini şu sözlerle dile getirir: "Ben doğma büyüme Zonguldaklı olduğumdan ötürü buraya duygularla bağlı bir kişiyim. Yeşilin maviyle karıştığı dünya güzeli bir yöreden çıktım ve bununla ömür boyu gurur duydum. Hayatımda hiçbir yer bana Zonguldak’tan daha güzel görünmedi." Projenin Kalbi: Hafıza Mekânı, Dijital Arşiv ve Açık Bilim Projede öne çıkan başlıklar, Türkiye’de örneğine az rastlanır bir vizyon ortaya koyuyor: Hafıza Mekânı: Duralı’nın kişisel eşyaları, el yazmaları ve kütüphanesi sergilenerek genç kuşaklara ilham veren bir atmosfer oluşturulacak. Dijital Arşiv: "Bir Filozofun Anatomisi" projesiyle tüm eserler dijital ortama aktarılacak, kavramsal bir veri tabanı kurulacak. Halka Açık Bilim: Seminerler, paneller ve "Düşünce Atölyeleri" ile akademik bilgi toplumla buluşturulacak. Düşünce Merkezi: Yerel kültür ile bilimsel düşünceyi harmanlayan, eleştirel düşünmeyi teşvik eden bir platform oluşturulacak. Sürekli Dinamik Yapı: Sergiler, okuma grupları ve etkinliklerle yaşayan bir enstitü modeli hayata geçirilecek. BEUN’dan Duralı’ya Fahri Doktora ile Aziz Hatırasına Değer Bilimsel Etkinlikler ve Faaliyete Geçen Çalışmalar Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi de Duralı’nın mirasını yaşatmak adına önemli adımlar attı. 28 Nisan 2016 tarihinde 66. Hükûmet Millî Eğitim Bakanı, 28. Dönem AK Parti Ordu Milletvekili ve dönemin Üniversite Rektörü Prof. Dr. Mahmut Özer başkanlığında toplanan senato kararıyla Türkiye’de ilk kez biyoloji felsefesi çalışmalarını başlatan ve Türk düşünce hayatına yön veren katkıları dolayısıyla Duralı’ya, fahri doktora payesi verilmesi kararlaştırıldı. Bu anlamlı paye, 6 Nisan 2017 tarihinde düzenlenen törenle kendisine takdim edildi. Yine aynı gün üniversite bünyesinde açılan Teoman Duralı Çalışma Salonu, onun akademik mirasının kurumsal düzeyde yaşatılmasının ilk somut adımlarından biri oldu. 2022-2025 yılları arasında ise BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’in öncülüğünde Duralı’nın düşünce dünyasını daha geniş kitlelere ulaştırmak amacıyla kapsamlı etkinlikler düzenlendi. "Tanıklarla Teoman Duralı’nın Düşünce Dünyası" paneli, "Görgü ve Bilgi Arasında: Teoman Duralı’yıAnlamak" başlıklı program, "Metafizik Sonrası Metafizik Tartışmaları - Yeni Ontolojilere Doğru" etkinliği ve 77’nci doğum yılı dolayısıyla gerçekleştirilen "Bir Şair, Bir Seyyah, Bir Kaşif, Bir Filozof Teoman Duralı" paneli ile "Bir Filozofun Dünya Nöbeti: Teoman Duralı" sergisi; onun fikir mirasını çok boyutlu bir perspektifle ele aldı. Prof. Dr. Duralı’nın Adı ve Mirası Yaşatılıyor Rektör Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer döneminde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tensipleriyle 16 Nisan 2025 tarihli ve 9724 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi kapsamında, üniversitenin İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesine Teoman Duralının adı verildi ve bu karar 17 Nisan 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Bunun yanı sıra Haziran 2025’te Duralı’nın vasiyeti doğrultusunda üniversite bünyesinde Felsefe Bölümü açıldı ve 2025-2026 akademik yılı itibarıyla ilk öğrencilerini bünyesine kattı. Bugün hayata geçirilen Teoman Duralı Felsefe-Bilim Evi ve Müze Projesi ise tüm bu çalışmaların zirve noktası olarak; Duralı’nın yalnızca hatırasını değil, düşünce dünyasını da yaşayan bir mirasa dönüştürmeyi hedefliyor. Rektör Özölçer: "Bu eser; ilme vefa, geleceğe yapılan güçlü bir yatırımdır" Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü İsmail Hakkı Özölçer, projenin kabulüne ilişkin yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri dile getirdi: "Enerjinin ve sanayinin başkenti Zonguldak’ımızın yetiştirdiği mümtaz bir ilim ve fikir insanı olan merhum Prof. Dr. Ş. Teoman Duralı hocamızın aziz hatırasını, bizzat çocukluğunu geçirdiği mekânda yaşatacak bu kıymetli projenin hayata geçmesi bizler için tarifsiz bir gurur ve derin bir vefa vesilesidir. Bu çalışma yalnızca bir yapının tahsisi değil; aynı zamanda ilme, irfana, düşünceye ve köklü medeniyet birikimimize sahip çıkmanın güçlü bir nişanesidir. Hocamız; derin felsefi birikimi, disiplinlerarası yaklaşımı ve yetiştirdiği kıymetli öğrencileriyle sadece ülkemizin değil, insanlık düşünce tarihinin de müstesna şahsiyetlerinden biri olmuştur. Onun fikir dünyasını çocukluğunu geçirdiği evde yaşatmak; geçmiş ile gelecek arasında sahih, güçlü ve kalıcı bir köprü kurmak anlamına gelmektedir. Bu yönüyle Teoman Duralı Felsefe-Bilim Evi ve Müze Projesi, üniversitemizin ilmi vizyonunu toplumla buluşturan, yaşayan ve üreten bir düşünce merkezi olacaktır. Bu anlamlı projenin hayata geçirilmesinde yüksek tensipleriyle bizleri onurlandıran Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a şahsım, üniversitemiz ve Zonguldaklı hemşehrilerimiz adına sonsuz şükranlarımı arz ediyorum.Süreç boyunca anlamlı gayretleri ve destekleri ile bizleri onurlandıran 29. TBMM Başkanımız Sayın Mustafa Şentop’a içtenlikle teşekkür ediyorum. Süreç boyunca desteklerini esirgemeyen Yükseköğretim Kurulu Başkanımız Sayın Prof. Dr. Erol Özvar’a ve Yükseköğretim Kurulu ailesine en içten teşekkürlerimi sunuyorum. Ayrıca bu kıymetli projenin fikirden uygulamaya uzanan her aşamasında büyük bir özveriyle çalışan Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi ailemize gönülden teşekkür ediyorum. Hocamızın kıymetli emaneti olan değerli evladı, Medipol Üniversitesi akademisyenlerinden Dr. Öğr. Üyesi Deniz Duralıile hocamızın muhterem ailesine destekleri ve katkıları dolayısıyla şükranlarımı sunuyorum. Yine hocamızın seçkin talebelerinden, ülkemizin yetiştirdiği müstesna ilim insanlarından İstanbul Medeniyet Üniversitesi Bilim Tarihi Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. İhsan Fazlıoğlu’na ve şehrimizin değerli iş insanlarından, merhum hocamızın kıymetli öğrencilerinden Veysel Bircan’a da bu süreçte verdikleri katkılar için en kalbî duygularımla teşekkür ediyorum. İnanıyorum ki bu müstesna eser; yalnızca Üniversitemizin ve Zonguldak’ımızın değil, ülkemizin düşünce hayatına yön veren, gençlerimize ilham olan, ilmi üretimi teşvik eden bir merkez hâline gelecek; hocamızın mirası, burada yetişecek nesillerle yaşamaya devam edecektir. Bu çok kıymetli eserin başta Üniversitemiz olmak üzere Zonguldak’ımıza, yükseköğrenim camiamıza ve ülkemize hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyorum." Zonguldak, Felsefenin Yeni Adresi Olmaya Hazırlanıyor Teoman Duralı Felsefe-Bilim Evi ve Müze Projesi, sadece bir anma değil; geleceğe kurulan güçlü bir köprü. Bu adım, Zonguldak’ı sanayi ve ekonominin dışında bir "ilim ve kültürşehri" kimliğiyle öne çıkaracak olup, Türkiye’de bilim ve felsefe kültürünün güçlenmesine de önemli katkı sağlayacağı öngörülüyor.
Kadına yönelik şiddet basın önünde özürle son buldu
22 Aralık 2023 Cuma - 12:49 Kadına yönelik şiddet basın önünde özürle son buldu Zonguldak’ta yaşayan Hüseyin Şaşmaz, tartışma sonucu tokat attığı S.K. isimli kadından ve tüm kadınlardan basın önünde özür dileyerek uzlaştı. Geçen 14 Temmuz günü yaşanan olayda Hüseyin Şaşmaz, Kapuz Caddesi’nde S.K. isimli kadının işyerine gitti. Burada tartışma sonucu birbirlerine tokat atan iki taraf; birbirinden şikayetçi oldu. Dosya uzlaştırma bürosuna gönderildi.S.K.’nın avukatı Şerife Bektaş Maltaynman, müvekkilinden ve tüm kadınlardan basın önünde özür dilemesi halinde uzlaşabileceklerini söyledi. S.K.’ya özür mesajları bile gönderdiğini ancak herhangi bir dönüş olmadığını anlatan Hüseyin Şaşmaz, basın önünde özür dileyerek şöyle dedi: "Bir anlık tatsızlık oldu. Önemli bir şey değildi aslında. O bana tokat attı ben ona tokat attım. Yaklaşık iki senedir tanışıyoruz. Sevdiğim bir ablamdı. Tartışma sonrası birbirimizden şikayetçi olduk. Şimdi uzlaştık. İş uzamadı. Uzamaması da iyi oldu. Kendisinden de özür diledim, mesajlar attım ancak bana dönmedi. Giderim elini öperim benim ablam sonuçta. Yaptığım davranıştan dolayı, kendisinden ve tüm kadınlardan özür dilerim." "Maddi yaptırımı olamayacağını söyleyip özür dilenmesini istedi" Avukat Şerife Bektaş Maltaynman, yaşanan şiddet olayı sonrasında gelen uzlaşma teklifine maddi yaptırım yerine herkese örnek olacak bir davranış istediklerini söyleyerek şu ifadelere yer verdi: "Hüseyin Bey’in müvekkilime yönelik şiddetlerin sonucunda müvekkilim her ne kadar kendisine özür mesajı da atmış olsa; yapılan eylemin sadece kendine değil, bütün kadınlara yönelik olduğunu, bir birey olarak kadının var olma savaşı içinde. Çünkü bir iş yeri sahibiydi. Var olma savaşı içinde bu şiddet olgularının her zaman her yerde rastlandığını bu amaçla uzlaşma konusu teklifi bize geldiğinde bu eylemin maddi herhangi bir yaptırımı olamayacağını çünkü yapılan eylemin sadece kendine değil, bütün kadınlara toplumun kadına bakış açısına yönelik olduğunu düşündüğü için kendisinden kendisi nazarında tüm kadınlardan şiddet uygulandığı için özür dilenmesini istedi. Ve bence de çok güzel bir şeydi. Çünkü artık toplumun hakikaten bütün sorunlarının şiddet yerine iletişim kurarak çözmesi gerektiğinin zamanı geldi diye düşünüyorum. Ve bu yapılan uzlaşmanın da buna örnek olmasını diliyorum. Çünkü gelişmiş bir insanın şiddet yani sonuçta belki çok küçük gelebilir. İnsanlara ama çocuğa şiddetle, kadına şiddet devam eden bir süreçte sonuçta savaşlar oluyor ve yine ölen insanlar oluyor. Umarım bütün dünyada bütün şiddet eylemleri sona erer. Ve bu da ilk adımı olur diye düşünüyorum." Taraflar basın önünde özür diledikten sonra Uzlaştırma Bürosu’na giderek imzalarını attı. Dosya da böylelikle kapanmış oldu. Uzlaştırmacı Nagihan Öztürk ise tarafları uzlaştırmaktan memnun olduğunu, böylece uzun ve meşakkatli olabilecek yargılama sürecine girmeden sürecin sonlandığını, en önemlisinin de tarafların sulh olmasıyla toplum barışına uzlaşma ile katkı sağlanmış olduğunu dile girerek, uzlaştırma müessesinin haklılık haksızlık endeksinden ziyade barış ortamı sağladığını belirterek taraflara teşekkür etti.
Zonguldak’ta yeni ücretsiz otopark alanı açılıyor
21 Aralık 2023 Perşembe - 18:35 Zonguldak’ta yeni ücretsiz otopark alanı açılıyor Zonguldak Belediyesi, şehir sakinlerine kolaylık sağlamak amacıyla önemli bir adım attı. Yapılan açıklamaya göre, Acılık Caddesi üzerinde Pazartesi günleri Sosyete Pazarı olarak kullanılan alan, Pazartesi günleri dışında yeni bir işleve bürünecek. Acılık Caddesi’ndeki sosyete pazarı olarak kullanılan alan; Pazartesi günleri haricinde ücretsiz otopark olarak hizmet verilecek. Belediyenin bu kararı, özellikle otopark sıkıntısı çeken şehir sakinleri için büyük bir rahatlama sağlayacak. Sosyete Pazarı’nın haftanın sadece bir günü işlev görmesi ve diğer günlerde boş kalması, bu alanın daha etkin kullanılması için bir fırsat sunmuş oldu. Belediye yetkilileri, bu yeni düzenlemeyle hem trafik akışının rahatlamasını hem de park yeri bulma konusundaki zorlukların azalmasını hedefliyor. Ayrıca, bu yeni uygulamanın yarından itibaren geçerli olacağı belirtildi. Zonguldak Belediyesi’nin bu hamlesi, şehir içi ulaşım ve park problemlerine yönelik çözüm odaklı yaklaşımının bir örneği olarak görüldü. Ücretsiz otopark alanının, hem sürücüler hem de çevre esnafı için olumlu sonuçlar getirmesi bekleniyor. Belediye, bu tür yenilikçi adımlarla şehir yaşamını daha yaşanabilir hale getirmeyi amaçlıyor. Sürücüler ve vatandaşlar otopark sorununa katkı sağlayan Zonguldak Belediye Başkanı Ömer Selim Alan ve ekibine teşekkür etti.
Durmuş Günay Kütüphanesi’ne erişilebilirlik bayrağı
21 Aralık 2023 Perşembe - 15:53 Durmuş Günay Kütüphanesi’ne erişilebilirlik bayrağı Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (ZBEÜ) Prof. Dr. Durmuş Günay Kütüphanesine Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Zonguldak Valiliği tarafından verilen Erişilebilirlik Belgesi ve Erişilebilirlik logolu bayrak için takdim töreni düzenlendi. Törene ZBEÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, Genel Sekreter Prof. Dr. Zehra Safi Öz, Zonguldak Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Mehmet Türkmen Köse, Zonguldak Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdür Yardımcısı Vekili Evren Erkadam, Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanı Osman Demir, Erişilebilirlik Denetleme Kurulu üyeleri, Engelli Öğrenci Birimi Koordinatörü Hakan Kalyon ile kütüphane personeli katıldı. Törende konuşan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, ZBEÜ olarak mekânda, eğitimde, sosyokültürel faaliyetlerde erişilebilirlik adına Engelli Öğrenci Birimi Koordinatörlüğü ve ilgili birimlerin yaptığı çalışmalar ile engellilere yönelik tüm faaliyetleri desteklediklerini ifade etti. ZBEÜ’nün bu yıl YÖK Engelsiz Üniversite Ödülleri kapsamda 7 birimi için "Mekânda Erişim Bayrak Ödülü", 4 eğitim birimi için “Eğitimde Erişilebilirlik” ve Yeşil Bayrak olmak üzere toplam 11 bayrak almaya hak kazanarak 95 üniversite arasında Türkiye 5.’si olduğunu dile getiren Kutoğlu, Prof. Dr. Durmuş Günay Kütüphanesinin aldığı belge ve bayrakla toplam belge sayısının üçe yükseldiğini vurguladı. Kutoğlu, bu süreçte verdiği tüm desteklerden dolayı başta ZBEÜ Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’e, “Erişilebilirlik Belgesi ve Erişilebilirlik Bayrağı” almaya hak kazanan, Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanı ve yöneticilerine, Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığına, Engelli Öğrenci Birimi Koordinatörlüğü ve Prof. Dr. Durmuş Günay Kütüphanesinin personeline teşekkürlerini sundu.
Kaçak ocakta göçükte kalan madenci hastanede yaşam mücadelesi veriyor
21 Aralık 2023 Perşembe - 15:50 Kaçak ocakta göçükte kalan madenci hastanede yaşam mücadelesi veriyor Zonguldak’ta kaçak olarak işletilen maden ocağında meydana gelen göçükten arkadaşlarının yardımıyla kurtarılan 52 yaşındaki maden işçisi Kemal Dadandı’nın hastanedeki tedavisi sürüyor. Ailenin şikayetçi olduğu ocak sahibi olduğu iddia edilen K.A. ile arazi sahibi E.Ç. ise ifadelerinde suçlamaları kabul etmezken adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Edinilen bilgiye göre geçen 18 Aralık günü Bağlık Mahallesi’nde kaçak olarak işletilen maden ocağında meydana gelen göçükte 52 yaşındaki Kemal Dadandı toprak altında kaldı. Arkadaşlarının elleriyle ve küreklerle kazıyarak 4 saatlik çalışma sonucu kurtardığı 3 çocuk babası Kemal Dadandı, otomobil ile Atatürk Devlet Hastanesi’ne getirildi. Burada ilk müdahalesi yapılan Dadandı, ZBEÜ Hastanesi’ne sevk edildi. Ayaklarında ve kalçasında çok sayıda parçalı kırık meydana gelen Dadandı’nın tedavi süreci sürüyor. Ailenin şikayetçi olduğu ocak sahibi olduğu iddia edilen K.A. ile arazi sahibi E.Ç.’nin; Taksirle bir kişiyi yaralama suçundan ifadeleri alınarak adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. "Bağırarak yerimi söyledim" Hasta yatağında dehşet anlarını anlatan Kemal Dadandı "Ayın 18’inde ikinci vardiyaya geldim. Dört kişi ocağa girdik. Kazı yapıyorduk. Arkadaşım kömürü doldurdu. Bende kazarken üst taraf bir anda göçtü. Kendim daracık bir alana sıkıştım. Sadece konuşabiliyordum. Bağırarak yerimi arkadaşlarıma söyledim. Arkadaşlarım dört saatlik çalışmayla beni oradan çıkarttılar. İşveren gelmedi. Apar topar beni hastaneye bıraktılar. O günden beri beni ne arayan var ne soran var" şeklinde konuştu. "Eşimin belden aşağısı kırık" Kemal Dadandı’nın 51 yaşındaki eşi Dilek Dadandı, eşinin hastanede yaşam mücadelesi verirken ocak sahiplerinin bir kez olsun aramadığını hatta olayı da "iskeleden düştü" şeklinde ifadeler vererek anlattıklarını ileri sürerek yaşananlara tepki gösterdi. Dilek Dadandı, "Eşim ocakta göçük altında kalıyor. ’iskeleden düştü, hastaneye taşıdık’ deniliyor. Ambulans bile çağrılmıyor. İşi bilen adam bile çağrılmıyor. İlk başta olacak işler en son oluyor. Eşimin bütün ayakları kırık. Belden aşağısı kırık. Bir ameliyat geçirdi. Bir ameliyatı daha var. Kaç ameliyat geçirecek belli değil. Bu ameliyatlar sonucunda ne olacak belli değil. Eşime ne bir telefon ne bir arayan ne bir ilgi hiçbir şey yok. Karakolda, hastanede olsun doğru olmayan ifade var. En azından bunu yapmayın" diye konuştu. "Sonuna kadar şikayetçiyiz" Dilek Dadandı, eşinin olayın sorumlularından şikayetçi olduğunu anlatarak sözlerini şöyle tamamladı: "Tavan göçüyor. Elleriyle kazarak çıkartıyorlar. Kendi araçlarıyla özel araçlarıyla hastaneye getiriyorlar. Ambulans falan yok. Niye çağrılmadığını biz de soruyoruz. Belki bu derece kırığı olmayabilirdi. Hadi ondan da geçtim. Ne bir arayan ne soran yok. Sadece iş arkadaşları geliyor. Şikayetçiyiz. Eşim şikayetçi oldu. Sonuna kadar şikayetçiyiz. Çünkü onların ocağında bu olay oldu. Eşim ölebilirdi de. Zaten ilk akşam eşimden ümidimiz yoktu. Ben bir şey beklemiyorum. Ben sadece bir insan sana o kadar emek vermiş bir kişiye gelmeyerek, aramayarak bu kadar ilgisiz olabilir mi? Bu adama burada geçmiş olsun demeyerek bu kadar eşime değersizliğini hissettirmek hak mı?"