Yerel Haberler
Zonguldak
Devrek’te Köylere Hizmet Götürme Birliği Toplantısı 29 Nisan 2026 Çarşamba - 19:38:33 Zonguldak’ın Devrek İlçesinde Köylere Hizmet Götürme Birliği 2026-2027 Yılı Dönem Başı Toplantısı Devrek Kaymakamı Onur Alp Bıçakçı başkanlığında toplandı. Atatürk Kültür Merkezinde(AKM) gerçekleştirilen toplantıya saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlandı ve ardından Birlik Meclis Başkanı Devrek Kaymakamı Onur Alp Bıçakçı’nın davetlilere hitabından sonra Birlik Meclisi Başkanlık Divanı seçimi gerçekleştirildi. Palan ve Bütçe Komisyonları ilke ihtisas komisyonlarının oluşturulması konularının görüşülmesi, Mülkiyeti tarım ve Orman Bakanlığına ait olan birlik tarafından Devrek Orman İşletme Müdürlüğünden kiralanan Bostandüzü Mesire alanının üçüncü kişi veya kuruluşlara üç yıldan fazla süre ilke kiralanması için Birlik Başkanı ve Birlik Encümenine yetki verilmesi hususunun görüşülerek karara bağlanması, birliğin 2025 yılı faaliyet raporunun görüşülmesi ve onaylanması, birliliğin 2025 idari kesin hesabının görüşülmesi ve onaylanması,, Birlik Encümen Başkanı ve Encümen üyelerine huzur hakkı ödenmesi hususunun görüşülerek onaylanması,2026-2027 yılı dönemi Birlik Encümen üyelerinin seçiminin gerçekleştirilmesinden sonra iki il Genel Meclis üyesi ile iki muhtarın birlik yönetiminde görev alması için seçimlere gidildi yapılan seçimde İl Genel Meclis üyeliğin İsmet Bostancı, Mustafa Yumurtacı ve birlik yönetimine Pınarönü Köyü Muhtarı Asım Başoğlu ile Hışıroğlu Köyü Muhtarı Serkan Yanaz seçildiler. Birlik üyesi olarak seçiminin ardından program sona erdi.
29 Nisan 2026 Çarşamba - 14:40 Zonguldak’ın beklediği 13 kilometrelik çevre yolu ihalesi sonuçlandı AK Parti İl Başkanı Mustafa Çağlayan, kent trafiğini rahatlatacak 13 kilometrelik dev çevre yolu projesinin ihale sürecinin tamamlandığını duyurdu. Zonguldak’ta şehir trafiğine nefes aldıracak 13 kilometrelik çevre yolu projesinin ihale süreci tamamlandı. Kentin ulaşım altyapısında bir milat olarak görülen yatırımın hayata geçtiği haberini AK Parti Zonguldak İl Başkanı Mustafa Çağlayan kamuoyu ile paylaştı. Projenin Zonguldak için önemine dikkat çeken Çağlayan, büyük bir heyecan ve mutluluk yaşadıklarını ifade etti. Çağlayan, projenin detaylarını ve teşekkürlerini içeren açıklamasında şunları söyledi: "Çok heyecanlıyız, çok mutluyuz. Emek verdik, gayret gösterdik ve hamdolsun neticesini aldık. Zonguldak’ımızın yıllardır beklediği Çevre Yolu ihalesi gerçekleştirilmiştir. 13 kilometre uzunluğundaki bu dev proje, şehir içi trafiğini önemli ölçüde rahatlatacak, hemşehrilerimizin yaşam konforunu artıracak ve şehrimizi geleceğe taşıyacaktır. Proje kapsamında; toplam uzunluğu 2x9.543 metre olan 6 adet çift tüp tünel, 2x1.111 metre uzunluğunda 8 adet çift köprü, 540 metre uzunluğunda 7 adet tek köprü, 4 adet farklı seviyeli kavşak yer almaktadır. Bu yatırım, Zonguldak’ın ulaşım altyapısında tarihi bir dönüşümün başlangıcıdır. Şehrimizin gelişimi, büyümesi ve geleceği adına atılan bu kıymetli adım için Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a, emeği geçen Ulaştırma ve Altyapı Bakanımız Sayın Abdülkadir Uraloğlun’a, Valimiz Sayın Osman Hacıbektaşoğlu‘na kıymetli Milletvekillerimiz Sayın Muammer Avcı‘ya Sayın Saffet Bozkurt‘a Sayın Ahmet Çolakoğlu‘na, Karayolları Genel Müdürümüz Sayın Ahmet Gülşen’e, bürokratlarımıza ve katkı sunan herkese gönülden teşekkür ediyorum. Zonguldak’ımıza hayırlı, uğurlu olsun."
QR kodu dolandırıcılığına karşı siber hijyen
03 Kasım 2023 Cuma - 10:42 QR kodu dolandırıcılığına karşı siber hijyen Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Karaelmas Siber Güvenlik Uygulama ve Araştırma Merkez Müdürü Dr. Öğretim Üyesi Semih Çakır, QR kod kullanımındaki artış ve buna bağlı olarak ortaya çıkan siber dolandırıcılığa dikkat çekti. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Karaelmas Siber Güvenlik Uygulama ve Araştırma Merkez Müdürü Dr. Öğretim Üyesi Semih Çakır, 1990’lı yıllarda bir otomotiv şirketinde barkod sistemi olarak uygulanmaya başlanan ve günümüzde tüm dünyada etkin bir şekilde kullanılan QR kodu sistemine karşı vatandaşları uyardı. Günümüzde otopark, yemek, alışveriş gibi bir çok alanda ödeme yöntemi olarak kullanılan QR sisteminin arka planda dolandırıcılıklara kapı araladığını ifade eden Çakır, yaşanan mağduriyetler ve riskleri anlattı. Çakır, "QR sistemleri, barkod sistemine benzer yapıya sahip. Aslen bir otomotiv firmasının ihtiyaçları için geliştirilen bu teknoloji, günümüzde birçok alanda kullanılmaya başlandı" diyerek QR kod teknolojisinin kökenine ve yaygın kullanımına vurgu yaptı. Ayrıca, "Teknoloji ve yapay zekanın artışıyla birlikte güvenlikle ilgili sorunlar da ortaya çıktı ve bu, siber dolandırıcılık faaliyetlerinde kullanılan en büyük kapılardan biri oldu" ifadeleriyle siber güvenlik risklerinin altını çizdi. "QR sistemi saldırganlar tarafından silah olarak kullanılabiliyor" Pandemi sonrası kullanımı yaygınlaşan QR kodu sisteminin siber dolandırıcılıkta çok sık kullanıldığının altını çizen Çakır şöyle devam etti: "QR sistemi aslında barkod sistemin benzer yapısı. Yani barkod sistemine benziyor QR sistemi. 1990’lü Uzakdoğu’da bir otomotiv firması kendi bünyesinde kullanmak üzere geliştirmiş teknoloji. Daha sonra otomotiv firmasından çıkıp birçok alanda bu kullanılmış günümüzde de özellikle pandemi çok yaygın kullanım oranına sahip. Ve kullanma ihtimali ile QR sistemlerinin hızlı şekilde erişim sağlanması itibariyle birçok alanda kullanılır hale geldi. Teknolojinin tabii ki avantajlarını görüyoruz. Yapay zekanın artışı çoğu alanda kullanılması ve teknolojinin zenginleştirilmesi ve bu çerçevede güvenlikle ilgili bir takımda tabii sıkıntıların var olması en büyük kapı oldu. Teknolojiye gelişiminin QR sistemde de beraberde QR’larla ilgili son özellikle siber dolandırıcılık faaliyetlerinde çok yaygın kullanılması, gün gün aslında her gün haberlerini duyuyoruz sıkıntılarını. Bu bağlamda ciddi bir risk oluşturuyor. Özellikle siber hijyeni burada vurgulamak gerekiyor. QR sistemleri şu an için saldırganlar anlamında en çok kullanılan silah olarak ifade edilebilir. QR sisteminin çıplak gözle bakıldığında anlaşılması aslında güç bir sistem. Son barkod bir sistemi. Bunu mobil cihazı üzerinde bulunan okuyucularla uygulama yazılımlarıyla okuyup bir web sayfasına yönlendirme aslında işlemi gerçekleştiriliyor. Tabii ki insanların gözle görememesi, bunun cihaz üzerinden başka bir yönlendirilmesi sonucunda birtakım sıkıntılar oluyor." QR kodları ve dolandırıcılık yöntemleri İstanbul’daki bir otoparkta yaşanan QR kodu dolandırıcılığına dikkat çeken Semih Çakır, "Son zamanlarda kimlik avı saldırılarında ve ödeme işlemlerinde QR kodları üzerinden ciddi zafiyetler ve mağduriyetler yaşandığını görüyoruz" dedi. Çakır, ödeme sayfalarının gerçek siteye gitmediğini ve siber saldırganların yönlendirdiği sahte sayfalar üzerinden mağduriyet yaşandığını belirterek vatandaşları dikkatli olmaya çağırdı. Çakır, "Özellikle son zamanlarda kimlik hava saldırılarında oltalama saldırılarında ve ödemeyle ilgili kısımlarda ciddi bir zafiyetler olduğunu, kişilerin mağdur olduğunu görmekteyiz. Özellikle İstanbul’da otopark hizmeti içerisinde araç camlarına QR’lar yapıştırıldı. Ve bununla beraber insanlara otopark ücretini ödeyebilirsiniz diye. Şimdi tabii ki hızlı ödeme imkanı sunduğu için de kişiler telefonlarıyla uygulamayı okuttular. Ancak burada yanıldıkları bir şey vardı. Ödeme sayfaları gerçek siteye gitmiyor. Yine bu siber saldırganların veyahut hackerların kullanmış oldukları web sayfa yönlendirilip oradan kimlik bilgileri ya özellikle de finansal anlamda kart bilgileri ödemeleri başta kanallarla gerçekleştirildi. Bu bir örnek. Daha sonra özellikle reklam panolarında veyahut da devlet birimlerinin camlarında, şövalyelerinde bunu görmekteyiz. Özellikle fiziki olarak herhangi afişte bir qr kodu varsa dikkat etmek gerekiyor. Çünkü oradaki qr kodu yerine başka konularak yine insanlar dolandırılabiliyor. Yine restoranlarda kullanılıyor bu QR kodu web sayfasına yönlendirip kişileri herhangi bir servis anlamında hizmet sunmak adına bunlarda da ödemeyle ilgili değiştirilebilir. İnsanlar aslında orada bir menü hizmetinden faydalanmak, ödeme üzerinden faydalanmak isterken gerçek anlamda mağdur olma durumları yine söz konusu olabiliyor. QR ilgili bahsettiğimiz aslında saldırgan yöntemleri çok fazla. Dünyada buna karşı çalışmalar sürüyor. Şimdi çıplak gözle görülmediği için yani insan gözlüğü de biz bu içeriğini göremediğimiz için uygulama bazlı da kullanıcılardan şunu isteyebiliriz. Lütfen kendi telefonlarında olan okuyucuyu kullanmaları, harici bir QR kodu okuyucusu kullanmamalarını önerebiliriz. Çünkü bu okuyucular güvenli olmayabiliyor. Bu noktada bu da risk teşkil etmekte" şeklinde konuştu. Siber dolandırıcılığa karşı önlem, siber hijyen Pandemi ile birlikte sıkça gündemde yerini tutan hijyen kavramının siber sistemlerde de kullanıldığını ifade eden Çakır, vatandaşların siber hijyen konusunda farkındalık kazanması ve özellikle QR kodları aracılığıyla yapılabilecek dolandırıcılık girişimlerine karşı dikkatli olmalarının önemini bir kez daha vurguladı. Siber hijyenle ilgili toplumsal bilinç oluşturulması gerektiğini ifade eden Çakır şöyle devam etti: "Hijyen kavramı aslında biz pandemiyle hayatımıza girdiler. Daha önce aslında vardı ama pandemiyle beraber hijyen kavramını daha çok duyar olduk. Hijyen demek mikroplardan arındırmak demek siber anlamda siber hijyen ise popüler bir kavram ile siber terim olarak kullanılmakta. Peki bunu nasıl sağlayacağız. Hijyeni normalde su ve diğer ekipmanlarla sağlarken siber hijyenin ise ilk olarak farkındalığı çok önemli. Bunu kamuoyundaki işte kamu spotu şeklinde insanlarımızı bildirmek gerekiyor. Özellikle bu bahsettiğimiz oltalama saldırılarına karşı insanlarımız özellikle işte şu an kullanılması veyahut da diğer link ortamlarında e-postalarla gelen içeriklerin tıklarken çok dikkat etmeleri gerekiyor. Tıkladıkları veyahut da yönlendirdikleri web sayfalarının gerçek web sayfa adresleri mi değil mi? Dikkatli şekilde insanlarımız yani kullanıcılarımız dikkat ederse bu noktada siber hijyen sağlamış oluruz." Zonguldak siber güvenlikte ilk üçte Zonguldak’ın siber güvenlik çalışmalarında Türkiye sıralamasında ilk üçte yer aldığına dikkat çeken Semih Çakır, başta ZBEÜ Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’e katkılarından dolayı teşekkür ederek sözlerini şöyle tamamladı: "Yani son zamanlarda teknolojinin gelişmesiyle beraber siber güvenliği her an duyduk ve duyuyoruz. Türkiye olarak da milli güvenlik unsuru haline getirdik. Dünyada getirmiş durumda. Öncelikle üniversitem adına Rektörüm Prof. İsmail Hakkı Özölçer hocama bize verdiği imkanlar, sunduğu imkanlardan dolayı teşekkür etmek istiyorum. Bizi her türlü her anda hocamız destekliyor. Öğrencilerimizle beraber çalışmalarımızı yürütüyoruz. Hocalarımızla beraber çalışmalarımızı yürütüyoruz. Bu bağlamda siber güvenlik anlamında Zonguldak; Türkiye’mizde üçüncü sırada yer almakta. Nasıl Türkiye’nin ilk onda yer aldığı gibi bizler de bu anda faaliyetlerimizi yürütüyoruz. Yine eğitim, öğretim faaliyetleri, kulüp etkinliklerimiz, dış paydaşlarımızla beraber yaptığımız faaliyetlerle bölgemizde ve Türkiye genelinde büyük projelere imza atmak istiyoruz."
Organ naklinde en çok merak edilen soruya açıklık getirdi
02 Kasım 2023 Perşembe - 13:18 Organ naklinde en çok merak edilen soruya açıklık getirdi Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erol Aktunç, kamuoyunda herkesin merak ettiği bir soruya açıklık getirdi. Aktunç, bir alıcıya yerleştirilen organın ikinci bir kez alınıp başka bir alıcıya yerleştirilmesinin mümkün olmayacağını ifade etti. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Erol Aktunç, her yıl 3-9 Kasım tarihleri arasında kutlanan Organ ve Doku Bağış Haftası öncesi gazetecilere açıklamalarda bulundu. Organ bağışının önemine dikkat çeken Aktunç, hayati sürecin önemine vurgu yaptı. Her yıl bir kaç bin adet organ bağışı yapıldığını en sık ise karaciğer ve böbrek nakillerinin yapıldığını hatırlatan Aktunç şöyle konuştu: "Organ nakli insanların herhangi bir hastalık ya da bir başka olay nedeniyle çalışmayı durduran organlarının yerine canlı ya da vefat etmiş donörlerden alınan organların yerleştirilmesi ve normal vücut yeniden sürdürülmesinin sağlanmaya çalışılması işlemidir. Organ bağışı bizim ülkemizde yıl içerisinde birkaç bin adet yapılıyor. En sık karaciğer ve böbrek nakilleri yapılmakta. Ama bunun yanında başka doku ve organların nakilleri de daha az sayı yapılmakta. En çok böbrek yetmezliği hastalarının böbrek nakli ihtiyaçları olmakta. Bir de tabii karaciğer nakli ihtiyaçları olmakta ancak bekleme sırası hiçbir zaman bağışçıların sırasından daha kısa olmuyor." "Normal bir ameliyattan daha farklı bir riski yok" Aktunç, cerrahi işleme tabi olan organ bağışının insanları korkuttuğunu ancak normal bir ameliyattan farklı bir risk olmadığını belirterek şöyle dedi: "İhtiyaç her zaman daha fazla oluyor. Çekindikleri birkaç yön olabiliyor insanların. Bir kere canlıdan organ alınması bir cerrahi işlemi gerektiriyor. Bu cerrahi işlem tabii doğal olarak insanları korkutuyor. Cerrahi işlem normal bir ameliyat şeklinde yapılıyor ve normal bir ameliyatın risklerini taşıyor. Onun dışında ek bir risk bulunmuyor. Zaten donörlerin, canlı donörlerin tamamıyla sağlıklı bireylerden oluşması gerekmekte. Bu nedenle organ alımı öncesinde donörlerin sağlık testleri vücuttaki bütün diğer organların çalışma durumları kontrol ediliyor. Bunun sonrasında da kendi istekleri olursa eğer alınabilecek olan organlar. Bunlar camdan alınabilecek organlar iki tane böbrek bir tanesi alınabiliyor. Bir de karaciğerin bir parçası. Alınıp canlıdan nakil edilebiliyor. Diğer durumda vefat eden kişilerden yapılan transplantasyonlarda başka organların da alınması mümkün. Tabii yakınlarına sorulduktan sonra canlı donörlerden organ alımı sırasında normal ameliyat riskleri mevcut. Bunun ameliyat öncesinde ameliyat ekibi zaten hastalara açıklıyor ama normal bir ameliyattan daha farklı bir riski yok. Alınan organlar canlılardan alınan organlar, böbrek ve karaciğer oluyor. İnsan normal şartlarda tek bir böbreğiyle hayatını normal hayatını sürdürebilme yeteneğine sahip. Karaciğerden alınan uygun bir parçada tekrardan karaciğerin kendini yeniden üretme kapasitesi nedeniyle belli bir süre sonra yerine konuluyor. Dolayısıyla canlı donörlerden organ alımı bu iki organın alımı konusunda normal bir ameliyatın taşıdığı risklerden daha fazla risk yok." "Alıcıdan başka alıcıya kullanılması mümkün değil" Aktunç, başka bir noktada ise "Bir donörden alınmış herhangi bir organ, alıcıya yerleştirildikten sonra, eğer fonksiyon görüyorsa, o alıcıda kalıyor" diyerek, nakledilen organın kalıcılığını ve nakil sonrası sürecin ciddiyetini anlattı. Aktunç, "Bir donörden canlı ya da vefat etmiş bir donörden alınmış herhangi bir organ bir kere bir alıcıya yerleştirildikten sonra tekrardan kullanılması mümkün değil. O alıcıdan eğer fonksiyon görüyorsa alıcının hayatının sonuna kadar o alıcıda kalıyor. O alıcıdan bir daha alınıp da başka bir alıcıya; o alıcı vefat ettikten sonra dahi kullanılması mümkün değil" diye konuştu.
Japon suşisi gitti, mancar suşi geldi
02 Kasım 2023 Perşembe - 12:02 Japon suşisi gitti, mancar suşi geldi Zonguldak’ta aşçılık atölyesi öğrencilerinin yaprak sarma hazırlarken artan malzemelerden yaptığı "Mancar Suşi"yi 500 kişinin yer aldığı etkinlikte davetlilere sunuldu. Öğrencilerin, baldo pirinç ve lahana ile hazırladıkları mancar suşi büyük beğeni topladı. Yenilikçi lezzet öğrencilerin de potansiyellerini ortaya koymuş oldu. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Devrek Meslek Yüksekokulu Aşçılık Bölümü öğrencileri, gastronomi alanında yenilikçi bir lezzete ev sahipliği yaptı. Bülent Ecevit Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Aşçılık Bölümü öğrencileri, yöresel yemeklerin yanı sıra, yenilikçiliklerini konuşturarak Türk ve Japon mutfaklarını buluşturdu. Geleneksel yaprak sarma işlemi sırasında artan lahanaları değerlendirmek adına "Mancar Suşi" fikri doğdu. Gülfem Kuru ve Şulenur Böyükaslan adındaki öğrenciler, sarmaların yan ürünü olan lahanaları kullanarak, Doktor öğretim üyesi İhsan Kazkondu’nun önerisiyle suşi yapmaya karar verdiler. Türk mutfak kültürünün bir parçası olan baldo pirinç, mancar, havuç ve salatalığın kullanıldığı bu özel suşi, hem vegan hem de sağlık dostu bir seçenek olarak dikkat çekti. "Dünya mutfağını harmanlayıp yöresel mutfağın menüsüne eklediler" Kazkondu ve öğrencilerin üzerinde çalışarak geliştirdikleri Mancar Suşi, Zonguldak’ın yöresel mutfak menüsüne eklenerek adeta bir yenilik kattı. Devrek’in geleneksel tatlarının yanı sıra, artık Mancar Suşi de gastronomi severlerin deneyim listesinde üst sıralarda yer alacak. Bu yenilikçi lezzet, yerel mutfaklara modern bir dokunuş katarken, öğrencilerin üretkenlik potansiyellerini de gözler önüne seriyor. Mancar Suşi sıfır atık vizyonuyla doğdu Gastronomi eğitimi alan öğrenciler ve eğitmenleri, bir taraftan da atıkları azaltma vizyonu ile yerel ürünlerden yeni bir yemek deneyimi sunmuş oldu. Sıfır atık ilkesini benimseyerek yerel mutfak kültürüyle uyumlu, sürdürülebilir ve yenilikçi bir yemek olan Mancar Suşi’yi ortaya koyduklarını ifade eden İhsan Kazkondu, yöresel lezzetlerin başka ülkeye ait lezzetle birleşerek ortaya yeni bir ürün çıktığının altını çizdi. Dr. Öğretim Üyesi İhsan Kazkondu, "Pratik dersleri işlerken mümkün olduğunca yöresel ürünleri kullanmaya gayret ediyoruz. Zonguldak mutfak kültürüne ait olan yöresel kültürleri. Tabi pratik dersleri işlerken uygulamaları yaparken mümkün olduğunca sıfır atık uygulamasını da göz önünde bulundurmaya çalışıyoruz. Çünkü gerçekten mutfaktaki atıkların fazla olması ülkemiz açısından büyük bir sıkıntı. Biz de bu yüzden mümkün olduğunca artan ürünlerle farklı bir ürün yaparak yemeklerde kullanıyoruz. En son öğrenciler de derste kara lahana salatası yaparken lahana arttı. Öğrenciler fikrimi sordu ne yapabileceğimiz konusunda. BEnim de aklıma suşi geldi. Suşi yapsak nasıl olur acaba diye düşünürken hemen beyin fırtınası yaptık. Sonra malzemeler elimizde vardı. Hemen bir mancar suşi yaptık. Bu yaptığımız mancar suşi bir etkinlikte sunduk. Yaklaşık 500 kişiye sunduk. Çok güzel geri dönüşler aldık. O yüzden gerçekten yöremize ait bir ürünü farklı bir ülkeye ait ürünle birleştirip füzyon oluşturmak bizim için ayrıca bir gurur verdi" diye konuştu. "Sadece maden ve doğal güzellikler değil, mutfağıyla da dikkat çekiyor" Bu gelişme, Zonguldak’ın, sadece madenleri ve doğal güzellikleriyle değil, aynı zamanda yenilikçi mutfak kültürüyle dikkat çekmeye başladı. Öğrenciler, yöresel yemeklerin modern yorumlarla buluşmasının, sadece tadım tabaklarında değil, aynı zamanda eğitimde de sınırları zorlayabileceğinin canlı bir örneğini sunmuş oldu.
Rektör Özölçer, Diş Hekimliği Fakültesinin Akademik Genel Kurul Toplantısına Katıldı
01 Kasım 2023 Çarşamba - 14:19 Rektör Özölçer, Diş Hekimliği Fakültesinin Akademik Genel Kurul Toplantısına Katıldı Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (ZBEÜ) Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Diş Hekimliği Fakültesinin 2022-2023 akademik yılı akademik genel kurul toplantısına katıldı. Diş Hekimliği Fakültesi Konferans Salonu’nda gerçekleşen toplantıya Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Emre Bodrumlu, Ağız ve Diş Sağlığı Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Mustafa Murat Koçak, Ahmet Erdoğan Sağlık Hizmetleri MYO Müdürü Prof. Dr. Sibel Koçak, Dekan Yardımcısı Profesör Dr. Baran Can Sağlam ve akademisyenler katıldı. Toplantı, Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bodrumlu’nun 2022-2023 akademik yılında fakültede gerçekleştirilen ve gelecek dönemde yapılması planlanan faaliyetler hakkındaki bilgilendirme sunumuyla başladı. DUS başarı sıralamasında devlet ve vakıf üniversiteleri arasında ZBEÜ Diş Hekimliği Fakültesinin 4. sırada yer aldığını ifade eden Prof. Dr. Bodrumlu, bu başarıda payı olan öğretim üyelerinin bilimsel performansları hakkında bilgi verdi. Toplantıda konuşan Rektör Özölçer, Diş Hekimliği Fakültesinin faaliyetlerinden memnuniyetini dile getirerek, imkânlar dâhilinde fakülteye her türlü desteği vereceklerini vurguladı. Prof. Dr. Bodrumlu ise Rektör Özölçer’e teşekkürlerini sundu. Toplantının sonunda Rektör Özölçer, 2022-2023 akademik yılında yapmış oldukları yayınlardan dolayı Diş Hekimliği Fakültesi akademisyenlerine teşekkür belgesi takdim etti.
Zonguldak’ta siber suçlarla mücadelede büyük başarı
01 Kasım 2023 Çarşamba - 14:02 Zonguldak’ta siber suçlarla mücadelede büyük başarı Zonguldak İl Jandarma Komutanlığı Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nün 2023 yılında gerçekleştirdiği faaliyetler, suç ve suçlularla mücadelenin önemini bir kez daha gözler önüne serdi. Yılın ilk 10 aylık sürecinde Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü, Cumhuriyet Başsavcılıkları ile koordineli olarak internet ve sosyal medya üzerinden işlenen suçlar çerçevesinde; Terör Örgütü Propagandası, Uyuşturucu Madde Kullanımını Özendirme, Nitelikli Dolandırıcılık gibi suçları işlediği belirlenen 179 şüpheli hakkında yasal işlem başlatıldı. Bu çalışmalarla, 94 faili meçhul siber suç olayının aydınlatılmasında başarıya ulaşıldı. Şüpheli şahıslara ait dijital materyalin incelemesi sonrasında 87 Teknik İnceleme Raporu adli makamlara sunuldu. Dolandırıcılık suçunu bilişim sistemleri kullanarak işlediği belirlenen 8 şüphelinin yakalanması için 6 farklı ilde eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi. Bu operasyonların sonucunda 6 şüpheli tutuklanırken, 2 şüpheli adli kontrol kararı ile serbest bırakıldı. Sanal Devriye faaliyetleri kapsamında, yurt dışı kaynaklı ve yurt içinde kaçak yayın yapan toplam 16 bin 723 internet sitesi tespit edildi. Bu siteler arasında 9 bin 545 yasadışı bahis sitesi, bin 911 müstehcen içerikli site, 945 uyuşturucu madde kullanımını teşvik eden site ve 4 bin 322 zararlı yazılım içeren dolandırıcılık amaçlı internet sitesi yer aldı. Tespit edilen bu siteler Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanlığı’na bildirilerek yaşanabilecek mağduriyetlerin önlenmesi hedeflendi.