Yerel Haberler
Zonguldak
Madenci kıyafetli bebek Zonguldak’taki 1 Mayıs yürüyüşünün simgesi oldu 01 Mayıs 2026 Cuma - 15:31:03 Zonguldak’ta 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kapsamında bir araya gelen maden işçileri ve sivil toplum kuruluşları, yağmura rağmen Madenci Anıtı’na yürüdü. Yürüyüşe madenci babasının giydirdiği madenci kıyafetiyle Asilhan bebek damga vurdu, kutlamalara katılan madenciler de zorlu şartlarını anlattı. Zonguldak’ta 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kapsamında düzenlenen yürüyüşte; sendikalar, sivil toplum örgütleri ve siyasi partiler Madenci Anıtı’na kadar yürüdü. İstasyon Caddesi’nde bir araya gelen gruplar, yağışlı havaya rağmen yürüyüşlerini sürdürdü. Emniyet birimlerinin çevrede güvenlik önlemi aldığı etkinlikte, maden işçileri de kortejdeki yerini aldı. "Belki onun da bahtında TTK’da çalışmak olur" Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Kozlu Müessese Müdürlüğü’nde görev yapan Yakupcan Aydın, kutlamalara TTK arması bulunan madenci kıyafeti giydirdiği bebeği Asilhan Aydın ile katılarak dikkat çekti. İşçilerin bayramını tebrik eden Aydın duygularını şu sözlerle ifade etti: "Öncelikle tüm işçilerin bayramını kutluyorum tebrik ediyorum. Çok farklı bir şey. Ben maden işçisiyim TTK Kozlu Müessese Müdürlüğünde çalışıyorum. Zonguldaklıyız, belki onun da bahtında TTK’da çalışmak olur. Hayırlısı olsun. Vatana, millete hayırlı bir evlat olsun." İşçiler çalışma şartlarını anlattı Maden işçilerinden Sefa Yamaç, yer altındaki zorlu mesaisinden bahsederek, "Zor şartlar altında çalışıyoruz. Yer üstü soğuk yer altı sıcaktır. Tozun, toprağın içinde çalışıyoruz" dedi. Meslekte 26 yılı geride bırakan Tezcan Öztürk ise yer altındaki dayanışmaya vurgu yaparak şunları söyledi: "Yer üstü ayrı bir dünya yer altı bir dünya. Zor şartlarda çalışıyoruz. Bizim kazancımız yer altı. Yer üstü kazancımız yok. Herkes aşağıda birbirinden sorumlu. Canla başla beraber çalışıyoruz. 1 Mayıs herkesin bayramını kutluyorum. Herkesin hakkını alıp özgürce kutlayabileceği gün diliyorum." Kutlama programı, Madenci Anıtı alanında yapılan konuşmalarla devam etti.
01 Mayıs 2026 Cuma - 15:26 Çaycuma’da 1 Mayıs Coşkusu Zonguldak’ın Çaycuma ilçesinde 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü, Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen etkinlikle kutlandı. Selüloz-İş Sendikası Çaycuma Şubesi, Belediye-İş Sendikası ve Eğitim Sen Çaycuma Temsilciliği öncülüğünde gerçekleştirilen programa çok sayıda kişi katıldı. Kutlamalara Selüloz-İş ve Belediye-İş Sendikası üyesi işçiler, Eğitim Sen ve SES üyelerinin yanı sıra Çaycuma Belediye Başkanı Bülent Kantarcı, CHP İlçe Başkanı Fahri Diler, CHP Kadın Kolları Başkanı Çiler Girgin Başoğlu, CHP Zonguldak 23. ve 24. Dönem Milletvekili Ali İhsan Köktürk, Türkiye İşçi Emeklileri Çaycuma Şube Başkanı Nizamettin Eyidoğan, Ziraat Odası Başkanı Rıza Çapkın, Köy Koop Başkanı Bayram Cura, Selüloz-İş Çaycuma Şube Başkanı Cüneyt Gümüşok, Eğitim Sen Çaycuma Temsilcisi İsmet Akyol, Çaycuma Kent Konseyi Başkanı İsmail İnam, ADD Çaycuma Şube Başkanı Nilgün Çelik ile belediye ve il genel meclisi üyeleri katıldı. Saygı duruşuyla başlayan programda konuşan Eğitim Sen Çaycuma Temsilcisi İsmet Akyol, 1 Mayıs’ın yalnızca bir bayram değil, aynı zamanda emek, özgürlük ve demokrasi mücadelesinin simgesi olduğunu belirtti. Akyol, konuşmasında işçi hakları, ifade özgürlüğü, adalet ve sosyal eşitlik konularına dikkat çekerek, insanca yaşam, güvenceli iş, örgütlenme özgürlüğü ve demokratik bir gelecek taleplerini dile getirdi. Etkinlikte söz alan Selüloz-İş Çaycuma Şube Başkanı Cüneyt Gümüşok ise 1 Mayıs’ın emeğin, alın terinin ve dayanışmanın günü olduğunu vurgulayarak, işçilerin hak mücadelesinin önemine dikkat çekti. Konuşmaların ardından katılımcılar marşlar ve sloganlar eşliğinde halay çekerek 1 Mayıs’ı kutladı. Program, birlik ve dayanışma mesajlarıyla sona erdi.
30 Nisan 2026 Perşembe - 16:21 Rektör Özölçer, Teoman Duralı’nın Çocukluk Evinde İncelemelerde Bulundu Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Türk düşünce dünyasının isimlerinden Prof. Dr. Teoman Duralı’nın çocukluk yıllarını geçirdiği evi ziyaret etti. Ziyaret, Cumhurbaşkanlığı kararıyla üniversiteye tahsis edilen ve "Teoman Duralı Felsefe-Bilim Evi ve Müze Projesi" kapsamında hayata geçirilmesi planlanan çalışmalar çerçevesinde gerçekleştirildi. Zonguldak’ın Kilimli ilçesi Kuzyaka Mahallesi’nde bulunan ve Duralı’nın hatırasını barındıran evde incelemelerde bulunan Rektör Özölçer, projenin uygulanma sürecine ilişkin yerinde değerlendirmelerde bulundu. Rektör Prof. Dr. Özölçer’e, Çatalağzı Belediye Başkanı Yavuz Palabaş da eşlik etti. Ziyarette, söz konusu yapının yalnızca fiziksel bir dönüşüm değil; aynı zamanda ilim, düşünce ve kültür hayatına yön verecek bir merkez hâline getirilmesi hedefi bir kez daha vurgulandı. Teoman Duralı’nın doğup büyüdüğü evin, onun düşünce dünyasını yansıtan yaşayan bir merkeze dönüştürülmesi amacıyla yürütülen çalışmaların, Zonguldak’ın kültürel ve entelektüel kimliğine önemli katkılar sunması bekleniyor. Proje kapsamında evin; hafıza mekânı, dijital arşiv alanları ve bilimsel etkinliklerin gerçekleştirileceği çok yönlü bir yapıya kavuşturulması planlanıyor. Teoman Duralı Felsefe-Bilim Evi ve Müze Projesi’nin hayata geçirilmesiyle birlikte Çatalağzı, Kilimli ve tüm Zonguldak için önemli bir gelişim sürecinin başlayacağı ve projenin bölgenin kültürel ve entelektüel hayatına güçlü katkılar sunacağı vurguladı. Rektör Özölçer: "Bu kıymetli mirası aslına uygun şekilde yaşatacağız" Ziyarete ilişkin değerlendirmelerde bulunan Rektör Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Prof. Dr. Teoman Duralı’nın yalnızca akademik bir şahsiyet değil, aynı zamanda bir düşünce ekolü olduğuna dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın tensipleriyle üniversitemize tahsis edilen bu kıymetli mekânda incelemelerde bulunmak üzere bugün buradayız. Merhum hocamız Prof. Dr. Ş. Teoman Duralı’nın çocukluk yıllarını geçirdiği bu ev, yalnızca bir hatıranın değil; aynı zamanda derin bir düşünce mirasının taşıyıcısıdır. Üniversite olarak hedefimiz, bu kıymetli emaneti aslına uygun şekilde koruyarak, hocamızın fikir dünyasını gelecek nesillere aktaracak yaşayan bir ilim ve düşünce merkezine dönüştürmektir." Özölçer, yürütülen çalışmaların sadece bir restorasyon süreci olmadığını, aynı zamanda Türkiye’nin düşünce hayatına kalıcı katkılar sunacak bir vizyonun parçası olduğunu ifade etti. Zonguldak’ın Kültürel Hafızasına Değer Katacak Gerçekleştirilen ziyaretin, projenin sahadaki ilerleyişine ivme kazandırması beklenirken; Teoman Duralı Felsefe-Bilim Evi ve Müze Projesi’nin tamamlanmasıyla birlikte Zonguldak’ın, bilim ve felsefe alanında da ön plana çıkan bir şehir kimliği kazanması hedefleniyor. Bu yönüyle proje, yalnızca bir vefa örneği değil; aynı zamanda geçmişten geleceğe uzanan güçlü bir kültürel köprü olma niteliği taşıyor.
30 Nisan 2026 Perşembe - 13:52 19 saniyelik çifte cinayet davasında sanığa iki kez ağırlaştırılmış müebbet hapis talebi Zonguldak’ta boşanma aşamasındaki eşi Tülay Ündeş’i ve kayınvalidesi Zaide Alkaç’ı sokak ortasında 19 saniyede av tüfeğiyle öldüren sanık Yusuf Ündeş’in yargılandığı davanın ikinci duruşması görüldü. Mütalaasını açıklayan Cumhuriyet Savcısı, sanık için iki kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep etti. Zonguldak 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ikinci duruşmaya, tutuklu sanık Yusuf Ündeş cezaevinden SEGBİS aracılığıyla katıldı. Duruşma salonunda maktullerin ailesi ile taraf avukatları katıldı. "‘Toprak toprak, Mezar Mezar’ derdi" Öldürülen Tülay Ündeş’in kardeşi Ayşe D., duruşmada tanık olarak dinlendi. Ablasının 9 aydır boşanmaya çalıştığını ve cinsel şiddet dahil her türlü şiddete maruz kaldığını belirten tanık, "Ablam yaşadıklarından ötürü 2025 yılında intihara kalkıştı, hastanede tedavi gördü. Sanık ablama üstü kapalı ’boşan da göreyim’ diyordu" dedi. Diğer tanık komşu Hayriye K. ise maktulün vücudundaki çürüklere bizzat şahit olduğunu ifade ederek, "Arkadaşım boşanmak istediğini söylediğinde sanık ona sürekli ’mezar mezar, toprak toprak’ derdi" şeklinde konuştu. "Bizi bir kere bile desteklemedi, yalan söylüyor" Sanık Yusuf Ündeş savunmasında eşine şiddet uygulamadığını öne sürüp cinayeti küçük oğlunun kendisine saldırmasına bağlayarak, "15 yaşındaki çocuğumun baba katili olmaması için eşimle kayınvalideme yalvardım. Bana ’öleceksin’ lafı üzerine tüfeği aldım, sonrasını hatırlamıyorum" iddiasında bulundu. Babasının bu sözlerine tepki gösteren küçük oğlu U.Ü. ise, "Babam bize baktığını söylüyor ama bunların hepsi yalan. Maaşından bize 10 lira bile vermedi. 13-14 yaşındaki bir çocuk olarak ona nasıl zarar verebilirim? Şikayetçiyim" dedi. Ailenin diğer üyeleri de önceki beyanlarını tekrarlayarak sanığın cezalandırılmasını istedi. Mütalaasını açıklayan savcıdan iki kez ağırlaştırılmış müebbet talebi Katılanlar vekili, olayda tahrik indirimi uygulanamayacağını, sanığın 19 saniyede cinayeti işlediğini ve bunun tasarlanarak gerçekleştirildiğini belirterek indirim uygulanmaksızın en üst sınırdan ceza istedi. Sanık avukatı ise müvekkilinin oğlunun saldırılarına uğradığını ve olayın bu sebeple yaşandığını savundu. Mütalaasını açıklayan Cumhuriyet Savcısı, sanık Yusuf Ündeş’in eşe ve kadına karşı kasten öldürme (suçlarından iki kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ile cezalandırılmasını ve tutukluluk halinin devamını talep etti. Mahkeme heyeti, sanık avukatının ek tanık dinletme talebini dosyaya yenilik katmayacağı gerekçesiyle reddetti. Sanık avukatına mütalaaya karşı savunma hazırlaması için süre veren heyet, sanığın tutukluluk halinin devamına hükmederek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.
‘Farabi Genç Ofis’ Düzenlenen törenle hizmete açıldı
13 Ekim 2023 Cuma - 22:40 ‘Farabi Genç Ofis’ Düzenlenen törenle hizmete açıldı Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi ve Gençlik ve Spor il Müdürlüğü iş birliğinde Farabi Kampüsünde yapılan ‘Farabi Genç Ofis’ düzenlenen törenle hizmete açıldı. Açılış törenine, Vali Yardımcısı Mehmet Türk, Belediye Başkan Vekili Erol Yılmaz, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Gençlik ve Spor İl Müdürü Hakan Yüksel, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Bekir Hakan Bakkal, Prof. Dr. Servet Karasu, Genel Sekreter Prof. Dr. Zehra Safi Öz, akademisyenler, daire başkanları ve çok sayıda öğrenci katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan etkinliğin açılışında konuşan Gençlik ve Spor İl Müdürü Hakan Yüksel, ‘ Farabi Genç Ofisi’n hizmete girmesinde verdiği değerli katkılardan dolayı ZBEÜ Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’e teşekkür ederek, gençlere hizmet vermeye devam edeceklerini dile getirdi. Ardından kürsüye çıkan Belediye Başkan Yardımcısı Erol Yılmaz, ofisin öğrencilere hayırlı olmasını temenni ederek, eğitim hayatlarında başarılar diledi. Açılışta konuşan ZBEÜ Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, pandemi ve deprem felaketinden sonra öğrencilerle anlamlı etkinliklerde bir araya gelmenin mutluluk verici olduğunu dile getirdi. ZBEÜ ve Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü iş birliğinde hizmete açılan ‘ Farabi Genç Ofis’in 24 saat açık olacağını dile getiren Özölçer, “Öğrencilerin kampüslerde daha fazla zaman geçirmesi, sanatsal, bilimsel ve her türlü sosyal faaliyetle iştigal olması bizim temel amacımız. Öğrencilerimiz için elimizden gelen ne varsa her daim yapmaya gayret edeceğiz ”dedi. Vali Yardımcısı Mehmet Türk ise gençlere yönelik yapılan bu tür sosyal hizmetlerin onların özgüveni ve özsaygısını arttırmaya yardımcı olması bakımından önemli olduğuna dikkat çekti. Açılış konuşmalarının ardından protokol üyeleri, Gençlik Merkezi stantlarını gezerek yapılan çalışmaları inceledi. Ardından gençlerin serbest zamanlarını değerlendirmelerine yardımcı olmak, gençleri sosyal, kültürel, sanatsal, bilimsel ve sportif faaliyetlere yönlendirmek gibi pek çok imkân sunan ve 1000 metre kare alanı kurulu ‘Farabi Genç Ofis’i hizmete açıldı. Etkinlikte Farabi Genç Ofis’in incelenmesinin ardından ‘Gençlik Buluşması’ isimli söyleşi gerçekleştirildi. Söyleşide, protokol üyeleri öğrencilerle sohbet ederek onlardan gelen soruları cevapladı. Açılış töreni kampüste halk oyunları, konser ve çeşitli etkinliklerle devam etti.
TTK’da işe başlayacak bin 500 madenci kura ile belirlendi
13 Ekim 2023 Cuma - 15:42 TTK’da işe başlayacak bin 500 madenci kura ile belirlendi Zonguldak’ta Türkiye Taşkömürü Kurumu’nda işe başlayacak olan bin 500 işçi, elektronik kura yöntemi ile belirlendi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 20 Nisan günü Karadeniz gazının devreye alındığı törende verdiği 2 bin maden işçisi alınacağı müjdesinin ardından bin 500 işçi alımı için kura çekim töreni gerçekleştirildi. Zonguldak’ta Site Spor Salonu’nda gerçekleştirilen kura çekimine Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan ile protokol üyeleri ve vatandaşlar katıldı. Saygı duruşunun ardından İstiklal Marşı’nın okunduğu törende konuşan Bakan Işıkhan, "Türkiye Taşkömürü Kurumu bünyesinde istihdam edilecek kişilerin belirleneceği bu özel günde sizlerle bir arada bulunmaktan dolayı büyük bir mutluluk duyuyorum. Bugün inşallah kurumumuz İş-Kur aracılığıyla başvurularını aldığımız Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığımız himayelerinde noter huzurunda yapılacak elektronik kura çekilişiyle Zonguldak’ta bin 500 vatandaşımızı daha iş ve aş sahibi yapacağız. Bartın’da 400, Karabük’te yüz kardeşimizi Türkiye Taşkömürü Kurumu bünyesinde istihdam edeceğiz inşallah. Özellikle Zonguldak şehrimizde ve kömürün hikayesi çok eski tarihlere dayanmakla birlikte ülkemizin ekonomik, kültürel ve toplumsal gelişiminde her zaman önemli bir yere sahip olmuştu. Taşkömürü aynı zamanda çeşitlendirilmiş enerji kaynaklarının bağımlılığımızı azaltma konusunda oldukça önemli. Sizler çok daha iyi biliyorsunuz ki madencilik bir özveri ve çaba gerektiren nadir mesleklerden bir tanesi. Maden selametle girilen, geçmiş olsun diyerek çıkılan bir ekmek kapısıdır. Madencilerimiz ellerindeki kömür karasıyla ülkemizin, milletimizin, evlatlarının ve evlatlarımızın geleceğini aydınlatan fedakar emekçilerimizdir. Bu anlamda bizim için hem kutsal hem değerli bir alanı temsil etmektedir" dedi. "TTK 9 bin personeliyle enerji sektöründe kritik bir rol oynamaktadır" 1848 yılından bu yana TTK’da kömür üretimi yapıldığına dikkat çeken Bakan Işıkhan, "1848 yılından beri ülkemizin kömür madenciliği sektöründe öncülük eden Türkiye Taşkömürü Kurumu da 9 bin personeliyle bu alın terine ev sahipliği yaparak, enerji sektöründe kritik bir rol oynamaktadır. Kurumun ülkemizin enerji ihtiyaçlarını karşılama ve istihdam noktasındaki değerli katkılarını takdirle izliyor, her geçen gün daha da büyüyerek Türkiye’nin yüz akı kurumlarımız arasında yer almaya devam edeceğine de yürekten inanıyorum. Tabii tüm bunların ötesinde iş sağlığı ve güvenliği konusu madencilik mesleği söz konusu olduğunda bizim için ayrı bir önem taşımaktadır. Bizim de öncelikli insani olarak, sonra da çalışma alanının olması nedeniyle iş sağlığı güvenliği için ayrı bir yere sahiptir. Maden işçilerimizin güvenliği ve refahı bizim için her şeyden daha önemlidir. Bu konuda bugüne kadar çok önemli konuları hayata geçirdik" ifadelerine yer verdi. "Yer altında çalışan madencilerin emeklilik yaşını 50’ye düşürdük" Yer altı maden ocaklarındaki çalışma şartlarının iyileştirildiğini ifade eden Bakan Işıkhan, şöyle dedi: "Madende çalışanlara asgari ücretin en az iki kat olarak uygulanmasını sağladık. Yer altında çalışan maden işçilerinin emeklilik yaşını 50’ye düşürdük. Maden kazalarında hayatını kaybedenlerin SGK borçlarının silinmesini, hak sahiplerine koşulsuz ölüm aylığı bağlanmasını ve yakınlarına kamuda istihdam hakkı sağladık. Yer altı madenlerinde personel takip sistemi, sığınma odaları ve oksijenli kurtarıcıların kullanılmasını zorunlu kıldık. Böyle hayati konularda tüm düzenlemeleri tereddütsüz hayata geçirerek madencilerimizin yanında olduğumuzu hep gösterdik. Enerji Bakanlığımıza da Türkiye Taşkömürü Kurumu’na da aynı şekilde iş sağlığı ve güvenliği noktasında sürekli kendilerini yenilemesi noktasında da teşekkürlerimi ifade etmek istiyorum. Gerekli İŞKUR vasıtasıyla gerekse doğrudan gerçekleştirdiğimiz işbirliği ve koordinasyon ile Türkiye Taşkömürü Kurumu’nun çalışmalarına olan desteğimizi sürdürmeye devam edeceğiz." Bakandan Filistin çağrısı Bakan Vedat Işıkhan, Filistin’de yaşananlara dikkat çekerek sözlerini şöyle tamamladı: "Özellikle hepimizi derinden sarsan önemli bir gündem. Kanayan yaramız Filistin’de şehit edilen kardeşlerimize de Allah’tan rahmet diliyorum. Gazze’deki kardeşlerimize yönelik maalesef katliam derecesine varan saldırılar söz konusu. Savaşın bile bir hukuku var. Savaşın yanında küçük bir kara parçasına sıkıştırılan Gazzelilerin elektriğini, suyunu, yemeğini kesmenin ne hukukta ne de vicdanda yeri bulunmamaktadır. Bu yüzden de tüm dünyayı insanlığa ve vicdana davet etmek istiyorum. Bu çatışmaların da bir an evvel son bulmasını Cenab-ı Allah’tan diliyorum." "Elektrikte her yıl ortalama yüzde 4,7’lik talep artışı yaşanıyor" Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ise, "Bugün burada Türkiye Taşkömürü Kurumu’na 2 bin yeni işçi alımı kura merasimi vesilesi ile sizlerle bir arada olmaktan duyduğum memnuniyeti ifade ederek sözlerime başlamak istiyorum. Nüfusu artan, ekonomisi büyüyen, üretimi ve ihracatı yıldan yıla artan Türkiye, aynı zamanda enerji talebi sürekli yükselen bir ülke. Son 20 yılda ülkemizde elektrik ve doğalgaz ihtiyacı üç kat arttı. Yalnızca elektrikte her yıl ortalama yüzde 4,7’lik bir talep artışı yaşanıyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı olarak temel görevimiz, büyük ve güçlü Türkiye’nin artan bu enerji talebini karşılamak ve bu enerjiyi kesintisiz, kaliteli ve ucuz bir şekilde vatandaşlarımıza sunmaktır. Elbette bu hedefi gerçekleştirirken enerji ithalatını azaltmayı da hedefliyoruz. Bunun için en öncelikli konumuz, yerli kaynakların tüketimi karşılama oranını yükseltmek. Bu anlamda Zonguldak, ülkemizin enerjisine enerji katan çok müstesna bir şehir. Taşkömürü başta olmak üzere zengin maden yataklarına sahip olan bu kadim şehrimiz, Türkiye Yüzyılı’nın dev keşfi Karadeniz gazının karaya çıktığı Filyos Doğalgaz İşleme Tesisi’ne de ev sahipliği yapmaktadır. Bu özellikleri ile adeta ülkemizin enerji ve tabi kaynaklar alanındaki üssü konumuna gelmiştir. Zonguldak, bu konumu ile milli enerji ve maden politikası kapsamında belirlediğimiz hedeflere ulaşmamıza her zaman olduğu gibi katkı yapmaya devam edecektir. Hepinizin malumu olduğu üzere Karadeniz’de Sakarya Gaz Sahası’nda keşfettiğimiz yerli gazımızı üretmeye başladık. Geçtiğimiz nisan ayında karaya çıkardığımız gazı, BOTAŞ hattına bağladık. Şu an için sisteme verdiğimiz günlük 4 milyon metreküplük gazla yaklaşık 1,5 milyon hanenin günlük ihtiyacını karşılayabiliyoruz. İlk aşamada bu üretim günlük 10 milyon metreküpe, birkaç yılda ise 40 milyon metreküpe çıkacak. Böylece doğalgazda dışa bağımlılığımızı yaklaşık yüzde 30 oranında azaltmış olacağız. Bunun cari açığın azaltılması noktasında da büyük katkısı olacak. Elbette hem Karadeniz’de hem de Akdeniz’de, ayrıca kara alanlarımızda yeni keşifler ve inşallah yeni müjdeler için gece gündüz çalışmaya devam ediyoruz" dedi. "2022’de yaklaşık 39 milyon ton kömür ithal ettik" Yerli ve milli kaynakların üretimiyle cari açığı gidermenin önemine dikkat çeken Bakan Bayraktar, şöyle devam etti: "Doğal gaz gibi cari açığımızı artıran diğer bir enerji kalemi de maalesef kömür ithalatı. 2022’de yaklaşık 39 milyon ton kömür ithal ettik. Bunun ekonomik karşılığı ise yaklaşık 10 milyar dolar. Bu açığı gidermenin yolu da yerli üretimden geçiyor. 2022 yılında kömür üretimimiz 105 milyon tonu aştı. Ancak bu yeterli değil. Toplam kömür rezervimizin yaklaşık 21 milyar ton olduğunu hesap ediyoruz. Dolayısıyla bu kaynağın ekonomiye kazandırılması için daha fazla çaba göstermemiz, daha fazla üretim yapmamız gerekiyor. Ülkemizde madenciliğin GSYH’deki payı 2002 yılında binde 6 iken, 2022 yılında bu oran yüzde 1,4’e yükseldi. Yani yaklaşık 2,5 kat artış oldu. Ancak hedefimiz bu oranı yüzde 5’e çıkarabilmek ve inşallah orta-uzun vadede Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda ülkemizi madende net ihracatçı yapmaktır. İnşallah sizlerin desteği ve gayretleri ile yer altındaki bu kaynaklarımızı yer üstüne çıkararak ekonomimize hep birlikte kazandıracağız." "Kendi kaynağımızı ’Çıkarmayın, üretmeyin’ demek ülkemizin enerjide dışa bağımlı olmasını istemekle eşdeğerdir" Dünyadaki çeşitli ülkelerin kömür üretimine değinen Bakan Alparslan Bayraktar şöyle devam etti: "Türkiye 2022 yılında elektrik üretiminin yaklaşık yüzde 35’ini kömür santrallerinden karşıladı. Aynı yıl küresel elektrik üretiminde kömürün payı yüzde 36,, Avrupa Birliği’nde ise yüzde 17 oldu. Bu oran, Almanya’da yüzde 33, Polonya’da yüzde 72, Çin’de ise yüzde 63 düzeyinde. Yani öyle söylendiği gibi dünya kömürden vazgeçmiyor. Hatta kapalı olan kömür santrallerini de tekrar kullanıma açıyor. Hal böyleyken bizim kendi kaynağımızı toprak altında bırakmamızı istemek,, “çıkarmayın, üretmeyin” demek ülkemizin enerjide dışa bağımlı olmasını istemekle eşdeğerdir. Biz, kim ne derse desin bu zenginliğimizi ekonomiye kazandırmaya, bu yolla ülkemizin büyümesine ve cari açığın azaltılmasına katkı sunmaya devam edeceğiz. Madenlerimiz, yerli kaynak olmalarının yanında istihdam açısından da ülkemizin vazgeçilmez zenginliğidir. Madenlerimizde yaklaşık 150 bin insanımız çalışıyor. Yeni maden sahalarını üretime açarak 10 binlerce yeni istihdam sağlamayı hedeflediğimizi de belirtmek isterim. Bu vesile ile devlet olarak ilgili tüm kurumlarımızla, bu yatırımların ve yatırım için gerekli istihdamın artmasına yönelik, tüm teşvik ve destek mekanizmalarını hayata geçirmeye devam edeceğiz. Bugün de burada madencilik sektörümüzdeki istihdamın artırılmasına yönelik önemli bir törende birlikteyiz. Sayın Cumhurbaşkanımız geçtiğimiz nisan ayında Türkiye Taşkömürü Kurumu’na 2 bin maden işçisi alınacağı müjdesini kamuoyu ile paylaşmıştı. Bizler de bu kapsamda çalışmalarımıza başladık ve nihayet bugün hem Sayın Cumhurbaşkanımızın sizlere verdiği sözü yerine getirecek olmamızın hem de bölgemize böylesine büyük bir istihdam sağlamanın verdiği mutluluk ile karşınızdayız. Birazdan toplamda 2.000 maden işçimizin alımına ilişkin ilk kura çekimini gerçekleştireceğiz. İlk etapta Zonguldak’tan bin 500 madencimizi daha TTK ailesine katmış olacağız. Önümüzdeki hafta ise Bartın için 400, Karabük Yenice ilçesi için ise 100 madencimizin daha kura çekimini bu iki şehrimizde sonuçlandıracağız. Ekmeğini taştan çıkarmak ifadesinin en somut, en müşahhas örneği olan meslek belki de madenciliktir. Alın teri ile rızkını helal yoldan kazanan madencilerimizin haklarını korumak, onların en güvenli şartlarda çalışmalarını sağlamak da bizim en büyük görevlerimizden bir tanesidir. Son yıllarda bu kapsamda yaptığımız çalışmalar da madenci kardeşlerimizin emeğine duyduğumuz saygının bir göstergesidir. Bu anlamda yaptığımız bazı düzenlemeleri de bu vesile ile hatırlatmak isterim; Madenci kardeşlerimizin maaşlarını asgari ücretin en az iki katı olacak şekilde düzenledik. Haftada 45 saat olan çalışma süresini 37,5 saat ile sınırladık. İşletmelere istihdam ettikleri personel için sigorta poliçesi yaptırma zorunluğu getirdik. Madenlerdeki iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerini katı kurallara bağladık. Ani ve habersiz denetimlerimizi artırdık. Bu kapsamda bu yıl şu ana kadar 7 bin 24 denetim gerçekleştirdik. Yıl sonuna kadar bu sayıyı 8 bine çıkarmış olacağız. Bizim enerji güvenliğimizi riske atmak gibi bir lüksümüz olamaz. Yerli kaynaklarımızı en verimli şekilde değerlendirmek zorundayız. Amacımız, yarının Türkiye’sinin bugünden çok daha güçlü, çok daha müreffeh bir ülke olmasıdır. Bu amaca ulaşmak için de var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. Elbette ülkemizin kalkınması ve hepimizin geleceği için bunları yaparken, insanı ve çevreyi hiçbir zaman göz ardı etmeyeceğiz. Önce insan, sonra çevre ve sonra maden anlayışı ile insanı önceleyen, çevreyle uyumlu ve güvenli madencilik, bizim için olmazsa olmaz hususlardan biri olmaya da devam edecek. 6 şubat depremleri bizlere gösterdi ki madencilik sektörü özel bir teşekkürü hak ediyor. Deprem felaketleri sonrası canını ortaya koyarak, kahramanca insanımızın yardımına koşan madencilerimize de bu vesile ile huzurlarınızda şükranlarımı sunuyorum. Bir can daha kurtarabilmek için gece gündüz enkaz başında çalışan madencilerimizin başarısını ülkemiz ve tüm dünya takip etti. Biz de bakanlık olarak, madencilerimizin bu tecrübesini afet koordinasyonu kapsamında kurumsal bir yapı haline getirmek için çalışmalara başladık. Allah bizlere bir daha böyle acılar ve felaketler yaşatmasın. Bir araya geldiğimiz bu önemli kura çekimi vesilesi ile bundan bir yıl önce, 14 Ekim 2022’de Amasra’da elim bir maden kazasında hayatını kaybeden 42 madencimiz başta olmak üzere tüm maden şehitlerimizi de rahmetle anmak istiyorum. Sözlerime son verirken başta Sayın Cumhurbaşkanımıza, Türkiye Yüzyılı’nı madenin de yüzyılı kılacak hedef ve vizyonu için şükranlarımı sunuyorum. Yine burada bizlerle birlikte olan sayın bakanımıza, süreçte emeği geçen kıymetli vekillerimize, belediye başkanımıza teşekkür ediyorum. Kura sonuçlarının herkese hayırlı olmasını diliyorum." Konuşmaların ardından elektronik kura çekimi gerçekleştirildi.