Yerel Haberler
Zonguldak
28 Şubat 2026 Cumartesi - 17:28 16 yıllık sırrı "özel ekip" çözdü: Barajda kemikleri bulunan Ahmet Yılmaz cinayetinde 2 tutuklama Zonguldak’ta 2008 yılında "arkadaşıma gidiyorum" diyerek evinden ayrılan ve 2 yıl sonra baraj gölünde kemikleri bulunan Ahmet Yılmaz cinayetinde 16 yıl sonra dosya yeniden açıldı. Polis ekiplerinin düzenlediği operasyonda gözaltına alınan 3 şüpheliden 2’si tutuklandı. Zonguldak’ın Terakki Mahallesi’nde 2008 yılında yaşanan olayda, 39 yaşındaki Ahmet Yılmaz, "arkadaşlarıma gidiyorum" diyerek evden ayrıldı. Bir daha kendisinden haber alınamadı. Biri henüz bir aylık, diğeri 5 yaşında olan iki çocuk babası Yılmaz’ın annesi Sare Yılmaz, o dönem gözyaşları içinde oğlunun hayatından endişe ettiğini belirterek yetkililerden yardım istedi. 2 yıl sonra barajda kemikleri bulundu Kayıp ihbarından 2 yıl sonra, 2010 yılında Ulutan Barajı mevkisinde bir balıkçı tarafından insan kemikleri bulundu. Ankara Adli Tıp Kurumu’na gönderilen parçalar üzerinde yapılan DNA eşleşmesi sonucunda, 2012 yılında bu kemiklerin kayıp olarak aranan Ahmet Yılmaz’a ait olduğu kesinleşti. Ancak olayın failleri uzun süre belirlenemeyince dosya "faili meçhul" olarak rafa kalktı. Polisin titiz takibi 16 yıl sonra sonuç verdi Zonguldak Emniyet Müdürlüğü ekipleri, 16 yıldır aydınlatılamayan cinayet dosyasını yeniden açtı. Fiziki ve teknik takibi derinleştiren ekipler, elde edilen yeni deliller ışığında operasyon için düğmeye bastı. Soruşturma kapsamında K.A., T.Y. ve E.İ. isimli şahıslar gözaltına alındı. 2 tutuklama, 1 ev hapsi Emniyetteki 3 günlük sorgularının ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden K.A. ve T.Y., çıkarıldıkları mahkemece "kasten öldürme" suçlamasıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi. Diğer şüpheli E.İ. hakkında ise ev hapsi kararı verildi.
Kafkametler Karadeniz’deki fırtınada batmasıyla ilgili 3 sanık yargılanıyor
17 Kasım 2025 Pazartesi - 17:08 Kafkametler Karadeniz’deki fırtınada batmasıyla ilgili 3 sanık yargılanıyor ZONGULDAK (İHA) – Zonguldak’ta 2 yıl önce Kafkametler isimli yük gemisinin fırtınada batması sonucu 7’si kayıp 12 mürettebatın ölümüne ilişkin tutuksuz 3 sanığın yargılanmasına üçüncü duruşmada da devam etti. Türk Bayraklı Kafkametler isimli kuru yük gemisi Rusya’nın Temruk limanından aldığı yükü İzmir’in Aliağa ilçesindeki limana taşırken 19 Kasım 2023 günü Karadeniz Ereğli ilçesinde etkili olan fırtına nedeniyle askeri mendireğe çarparak battı. Geminin 12 mürettebatından 5’inin cansız bedenine ulaşıldı. Ancak yapılan tüm aramalara rağmen 7 mürettebattan bir ize rastlanmadı. Geminin enkazı ise yapılan çalışmaların ardından battığı yerden çıkartıldı. Karadeniz Ereğli Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan ve Karadeniz Ereğli Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen iddianamede gemi donatanı oldukları öğrenilen K.Ö., G.Ö. ve S.Ö. hakkında "taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma" suçlamasıyla 15 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı. Tutuksuz yargılanan sanıklar, Karadeniz Ereğli Adliyesi Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki üçüncü duruşmaya katılmazken, avukatların yanı sıra denizcilerin aileleri hazır bulundu. Halen cansız bedenine ulaşılamayan gemici Mustafa Nacar’ın annesi Gülay Nacar, oğlunun ahının yerde kalmamasını istedi. Anne Nacar, "Hepsinden şikayetçiyim. 12 kişinin hesabını kim verecek? Oğlumun ahı yerde kalmasın. Yazık günah değil mi? Kimse ceza almadı, ellerini kollarını sallayarak geziyorlar. Sorumlulardan şikayetçiyim, ceza almalarını istiyorum. Benim 1 yaşında torunum var" şeklinde konuştu. Cansız bedenine ulaşılamayan yağcı Ömer Hebip’in yakını Sinan Hebip ise SEGBİS ile katıldığı duruşmada sanıklardan şikayetçi olduğunu ifade etti. Tanık olarak dinlenen Karasu Limanı kılavuz kaptanı Aytemur G., olay günü limanın fırtına nedeniyle kapalı olduğunu, geminin limanın idari sahasına demirlemek istediğini ancak güvenli bölgeye demirlemesi yönünde tavsiyede bulunduğunu söyledi. Güleç, telsiz konuşmalarında yanlış yönlendirme ya da oyalama iddialarını kabul etmedi. Tanık Aytemur G., "Kiminle görüştüğümü bilmiyorum sanırım kaptandı. Olay günü liman idari sahasına gemi demirlemek istedi. Ben de bunun mümkün olmadığını, bunun tehlikeli olabileceğini söyledim. Bana ne yapabileceklerini sordular. Bende, gelen gemileri güvenli limanlara yönlendiriyoruz, güvenli limanlara gidebileceklerini önerdim. Liman o gün kapalıydı, liman korunaklı bir liman değil. Bizim o gün zaten gemiye gitmemiz hava şartları nedeniyle mümkün değildi. Daha sonra rota değiştirdiklerini gördük ve başkaca bir irtibatımız olmadı. Telsizle ilgili konuşmalar zaten kayıtlı, bunları mahkemeye sunduk. Geminin limana girme talebi de olmamıştır." Sanık avukatı müvekkillerinin beraatini, aksi durumda ise adli kontrol şartının kaldırılmasını istedi. Ancak mahkeme heyeti, ara kararda adli kontrol tedbirlerinin devam edilmesine, dosyadaki eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı erteledi.
Zonguldak’taki engelliler korosu türkülerle engelleri aşıyor
16 Kasım 2025 Pazar - 11:23 Zonguldak’taki engelliler korosu türkülerle engelleri aşıyor Türkiye Sakatlar Derneği (TSD) Zonguldak Şubesi, uzun yıllardır hayalini kurduğu projeyi hayata geçirdi. Şef Fethi Fidan önderliğinde kurulan ve yaklaşık 1,5 yıldır çalışmalarını sürdüren 38 kişilik engelliler korosu, verdikleri konserlerle büyük beğeni topluyor. Fidan, asıl amaçlarının engelli bireyleri sanatla hayata entegre etmek olduğunu belirtti. Türkiye Sakatlar Derneği Zonguldak Şubesi, Şef Fethi Fidan’ın öncülüğünde kurduğu koro ile engelli bireylerin hem sosyal hayata katılımını sağlıyor hem de sanatsal bir başarı hikayesi yazıyor. Geçen yıl mayıs ayında provalara başlayan koro, ilk konserini 3 Aralık’ta verdi ve halktan büyük beğeni topladı. TSD Zonguldak Şube Başkanı Hüseyin Şirin, projenin hayata geçmesindeki en büyük payın Fethi Fidan ve gönüllü saz ekibinde olduğunu belirti. Şirin, "Geçen yıl Fethi Fidan hocamızla tanışmamız sonucu bu ekibi kurduk. Şefimiz başta olmak üzere saz arkadaşlarımız, derneğimize büyük özveriyle gelip bizlere her türlü desteği veriyorlar. Hatta kendi özel araçlarıyla gelip burada oluyorlar. Bu, bizim için çok önemli" dedi. Şirin, "5 Aralık’ta Bülent Ecevit Üniversitesi Sezai Karakoç Kültür Merkezi’nde dördüncü konserimizi icra edeceğiz. Bunun akabinde Akçakoca, Ereğli gibi ilçelerde ve çevre illerde de görüşmelerimiz var. İnşallah oralarda da konserlerimizi vereceğiz" diye konuştu. "İlk amacımız engelli arkadaşlarımızın entegrasyonu" Koronun şefliğini üstlenen emekli memur Fethi Fidan ise, 26 korist ve 12 sazendeden oluşan ekiple yaklaşık bir buçuk yıldır çalıştıklarını ifade etti. Fidan, "Bizim ilk amacımız engelli arkadaşlarımızın kültür sanat faaliyetlerine entegrasyonu. Sinemaya, bir konsere bile gidemeyen arkadaşlarımız var. Onları oradan alıp salonumuza izleyici olarak getirebilmek bile çok büyük bir mutluluk. İkinci olarak da korodaki tüm arkadaşlarımızın günün birinde istenilen yerde eline mikrofon alıp, istediği türküyü söyleyebilecek seviyeye gelmeleri" dedi. Fidan, bu çabalarında önemli bir yol katettiklerini belirterek, "Şu kapıdan içeri girmeye utanan arkadaşlarımız vardı. Bu koro, onlar için çok itici bir güç, onur verici bir olay oldu. Sadece saz çalıp, türkü söylemiyoruz. Türkünün öyküsünün arkasında neler var, onlara bakıyoruz. Gerektiğinde akademik anlamda bilgiler de aktarıyorum" dedi. "Buraya hiçbir amaç gütmeden geliyoruz" Koro üyeleri ise projede yer almaktan büyük mutluluk duyduklarını dile getirdi. Koronun udilerinden olan diyaliz hastası Erol Kısa, yapılan işin Türkiye’de bir ilk olduğunu ve bunun kendilerine büyük bir sükse yaptırdığını söyledi. Gözyaşlarına hakim olamayan Kısa, "Çok güzel bir şey. Biz buraya hiçbir amaç gütmeden geliyoruz. Kendi arabamla, kendi arkadaşlarımla geliyorum. Biraz duygusalım, kusura bakmayın" ifadelerini kullandı. Emekli pazar esnafı İsmail Özyalçın ise emeklilik sonrası yaşadığı boşluğu koro ile doldurduğunu belirtti. Özyalçın, "Emekli olduktan sonra pazarda çalışmak ağır gelmeye başlamıştı. Şimdi haftada iki-üç gün buraya çalışmalara geliyorum. Arkadaşların hepsi iyi, hepsinden memnunum" dedi. Koro, mayıs ayındaki Engelliler Haftası kapsamında Akçakoca Milli Eğitim Müdürlüğü ve Akçakoca Belediyesi’nin davetlisi olarak konser vermeye hazırlanıyor.
BEUN’da şehit ve gazi yakınlarına yönelik "Sanata Teşvik ve Sanatla Yaşam Programı" hayata geçiyor
15 Kasım 2025 Cumartesi - 18:00 BEUN’da şehit ve gazi yakınlarına yönelik "Sanata Teşvik ve Sanatla Yaşam Programı" hayata geçiyor Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) ile Zonguldak Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü arasında şehit yakını, gazi ve gazi yakınlarına yönelik sanatsal eğitim ve destek faaliyetlerini kapsayan "Sanata Teşvik ve Sanatla Yaşam Programı İş Birliği Protokolü" imzalandı. Rektörlük Senato Salonu’nda düzenlenen imza törenine BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer ve Zonguldak Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Mehmet Türkmen Köse katıldı. Protokol, sanatın iyileştirici, güçlendirici ve bütünleştirici etkisinden yararlanarak katılımcıların kendilerini daha iyi ifade etmelerini sağlamak, özgüvenlerini artırmak ve onlara sosyal destek sunmak amacıyla hazırlandı. Program kapsamında BEUN tarafından sağlanacak sanatsal eğitimler ve uzmanlık desteğiyle, katılımcıların farkındalık düzeylerinin artırılması ve sanatın bir yaşam biçimine dönüşmesine katkı sağlanması hedefleniyor. İş birliği çerçevesinde üniversite ve il müdürlüğü; eğitimlerin planlanması, katılımcıların yönlendirilmesi ve gerekli akademik ile teknik desteğin sağlanması süreçlerde ortak hareket edecek. Programın odağında yer alan şehit yakını, gazi ve gazi yakınlarının sosyal hayata daha etkin katılım göstermeleri, toplumla bağlarının güçlenmesi ve sanat aracılığıyla farkındalık kazanma süreçlerinin desteklenmesi amaçlanıyor. Konuyla ilgili açıklamada bulunan BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, şu ifadeleri dile getirdi: "Sanat, insan ruhunu besleyen ve toplumsal bağları güçlendiren evrensel bir dildir. Bu protokol vasıtasıyla çok kıymetli gazilerimiz, değerli şehit ve gazi yakınlarına yönelik Zonguldak Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğümüz ile ortak olarak gerçekleştireceğimiz anlamlı bir çalışma ortaya koymak istiyoruz. Hayata geçireceğimiz bu iş birliği programıyla şehit ve gazi yakınlarının kendilerini ifade etmelerine ve sosyal hayata daha güçlü bir şekilde katılmalarına katkı sunmayı hedefliyoruz. Bu vesileyle böylesine değerli bir iş birliğinin ortaya konulmasına katkı sunan başta Zonguldak Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürümüz Mehmet Türkmen Köse ile il müdürlüğü ailesi olmak üzere, projeye emek veren herkese teşekkür ediyor; protokolün üniversitemize, il müdürlüğümüze, muhterem gazilerimize, kıymetli şehit ve gazi yakınlarına hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyorum. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi olarak, toplumun her kesimine dokunan projelerle akademik bilgi birikimimizi ve deneyimimizi paylaşmaya devam edeceğiz."