Yerel Haberler
Zonguldak
Enişteye yeğenine istismar davasında 15 yıl hapis cezası 07 Mayıs 2026 Perşembe - 22:01:06 Zonguldak’ta 13 yaşındaki yeğenine cinsel istismarda bulunduğu iddiasıyla yargılanan enişte, 15 yıl 7 ay hapis cezasına çarptırıldı. Karadeniz Ereğli 1. Ağır Ceza Mahkemesi, 13 yaşındaki M.D.’ye cinsel istismar suçundan yargılanan H.K. hakkındaki kararını açıkladı. Mahkeme heyeti, sanığa 15 yıl 7 ay 7 gün hapis cezası verdi. Yaklaşık 15 ay süren davanın ardından açıklama yapan anne Yasemin D. ve baba Volkan D., kararın başkalarına da emsal teşkil ettiğini söyledi. Adaletin yerini bulduğunu belirten Yasemin D., kızının okulundaki rehber öğretmenin durumu fark ederek polise bildirmesiyle konudan haberdar olduklarını ve sürecin başladığını söyledi. Yasemin D., sanığın dört ayrı suç dosyasından yargılandığını belirtti. Aile hukuk mücadelesine devam edecek Yasemin D., kızının bu süreçte büyük bir cesaret örneği sergilediğini ifade ederek, "Kızım Ereğli’de bir okula gidiyordu. Rehber öğretmeninin şikayeti üzerine karakoldan çağrıldık. Kızımın eniştem, öz ablamın eşi tarafından istismar edildiği bilgisini karakoldan aldık ve zorlu süreç bizim için başlamıştı. Tam olarak 1 sene 3 ay olmuştu bu süreçte. Bu süreçte gitgellerimiz oldu. Sonrasında bugün adaletimiz şaşmadı, beklediğimiz karar çıktı. Çok şükür çocuğa istismar suçundan kendisi 15 yıl 7 ay ceza aldı. Adalet bir kere daha yerini buldu. İnanıyorduk yüce adalete. Hiç şüphemiz yoktu bu konuda. Bu konuyla alakalı davalarımız devam etmekte. Bir üst mahkemelere müracaatlarımız söz konusu. Yetkililere gerekli cezaların verilmesini, bu cezalarda indirim olmamasını talep ediyorum. Benim kızım kahraman. Adını söylemekten çekinmeyeceğim. Benim kızım bir kahraman, çünkü o boyun bükmedi, susmadı. Tehdit edildi, annesinin öldürülmesiyle tehdit edildi. Babasının öldürülmesiyle tehdit edildi. Ama kızım eninde sonunda uzun bir süreçten sonra kendi özgüvenini toplayarak konuşmaya karar verdi" dedi. "Kimse korkmasın" İstismar vakalarında sessiz kalınmaması gerektiğini vurgulayan anne Yasemin D., ailelere uyarılarda bulundu. Yasemin D., "Hiç kimse korkmasın. En ufak bir istismar edildiğinde hemen annelerine, babalarına, gerekli mevkilere, polis olur, jandarma olur mutlaka gitsinler çekinmesinler. Adalet er ya da geç yerini buluyor. Bundan hiç şüpheleri olmasın. Annelere, babalara da şunları söylemek istiyorum. En önemlisi olarak bunu söylemek istiyorum. Aman amcasıdır öpsün. Aman eniştesidir sevsin. Aman gezmeye götürsün demesin. Biz böyle yaptık. Aman eniştesidir, iyi geliyordur dedik gönderdik. Çok samimiydik. Sonucunu çok ağır ödedik ama çok şükür gereken cezayı aldığını düşünüyorum. Davanın burada kapanmayacağını, yargı sürecini de diğer açtığımız davalarla devam ettireceğimi bildirmek istiyorum. Daha üst mahkemelere gideceğiz. Başka davalardan şikayetçi olacağız. Bu kişinin sadece benim kızımla da tabii ki kalmadığını şu anda sadece söylemek istiyorum" şeklinde konuştu.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 19:14 Barış Manço’ya benzeyen sesiyle sosyal medyayı sallayan okul müdürü o anları anlattı Zonguldak’ta düzenlenen "90’lar Konseri"nde öğrencileriyle birlikte sahneye çıkan ve sesi usta sanatçı Barış Manço’ya benzetilerek sosyal medyada viral olan Kozlu Ortaokulu Müdürü İbrahim Uğur Metin ile öğrenci velileri, o unutulmaz geceyi anlattı. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Sezai Karakoç Kültür Merkezi’nde Kozlu Ortaokulu İz Çocuk Korosu’nun sahne aldığı 90’lar Konseri’nin yankıları sürüyor. Gecede mikrofonu eline alarak sergilediği performansla büyük alkış toplayan ve sosyal medyada ilgi odağı olan Okul Müdürü İbrahim Uğur Metin, gösterilen teveccühe mütevazı bir yanıt verdi. İHA muhabirine konuşan Müdür Metin, eğitimin bir bütün olduğuna dikkat çekerek, "Bu tür çalışmalar Anadolu’nun birçok okulunda yapılıyor. Çok değerli öğretmenlerimiz, sevgili öğrencilerimizi hayata hazırlamaya çalışıyor. Bizler ummanda bir katreyiz" ifadelerini kullandı. "Şiddet haberlerinden sonra ilaç gibi geldi" Kozlu Ortaokulu’nda 3 yıldır öğrenci velisi olan Seher Taner, idareci ve öğretmenlerle uyum içinde olduklarını belirterek, sahnedeki performansın kendilerine moral olduğunu söyledi. Taner, "Bu okulun velisi olmaktan son derece memnunum. Gerek idareciler, gerek öğretmenlerimizle hep fikir alışverişindeyiz. Son zamanlardaki okul saldırıları ve olaylardan sonra bence hep böyle haberler duymalıyız. Keyif verici, ilham verici şeyler duymak istiyoruz" dedi. Müdür Metin’in sesinin Barış Manço’ya benzetilmesinin kendilerini duygulandırdığını vurgulayan Taner, "Gözlerimiz doldu. O 90’lar ruhunu bize keyifle yansıttı. Kendisi çok naif, kibar ve nazik bir insan. Çok güzel bir etkinlik oldu. Son zamanlarda okullarla ilgili yaşanan üzücü olayların ardından bu bize adeta ilaç gibi geldi" şeklinde konuştu. Konsere gidememenin pişmanlığını yaşadı Öte yandan etkinliğin kapısına kadar gelip işleri nedeniyle geri dönmek zorunda kalan öğrenci velisi Özgür Kuru ise o tarihi atmosferi kaçırmanın üzüntüsünü yaşadı. Sosyal medyaya yansıyan görüntüleri izlediğinde büyük bir tebessüm ve ardından pişmanlık hissettiğini belirten Kuru, "Ülkemizde okullarda yaşanan sıkıntılardan sonra böyle tebessüm ettiren güzel videoların gelmesi ilçemiz ve ülkemiz adına çok güzel bir şey. Hatta o gün konsere bir arkadaşımızı bıraktım. Bizi davet etti ancak iş yoğunluğu sebebiyle katılamadım. Videoları izleyince ’Keşke o atmosferi biz de yaşasaydık’ dedim ve o anları kaçırmanın pişmanlığını yaşadım. Okullarımız ve ülkemiz için çok güzel bir anı olmuş. Öğretmenlerimize sevgilerimi sunuyorum, hepsinin sesine ve yüreğine sağlık" dedi.
Kekeç, asırlık Filyos iskelesinin hikayesini kaleme aldı
27 Temmuz 2023 Perşembe - 13:15 Kekeç, asırlık Filyos iskelesinin hikayesini kaleme aldı Zonguldaklı araştırmacı yazar İbrahim Kekeç, bir asır önce hayata geçirilen Filyos İskelesi’ni kaleme aldı.Cumhuriyet’in ilk yıllarında hayata geçirilen Filyos İskelesi’ne beldede hayata geçirilen demiryolu hattı inşasında kullanılacak malzemelerin getirildiğini anlatan araştırmacı yazar İbrahim Kekeç, şu ifadelere yer verdi:“Karadeniz’in incisi ve gözde sahil beldelerinden Filyos. Son yıllarda adını yeni liman ve doğal gaz ile duyursa da iskeleleriyle de dikkat çeken bir belde. İskelelerin birisi Cumhuriyet’in ilk yıllarında, diğeri de 1947 yılında yapıldı. Bizim konumuz ise ilk iskele. Adı iskele olsa bile Zonguldak’tan Ankara’ya kadar uzanan geniş bir coğrafyanın yazgısını değiştiren muhteşem bir eserdi o. Bu önemli iskeleye giden yolun ilk adımı, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün direktifleriyle başlayan ülkemizi demir ağlarla örme seferberliğiyle atıldı. “Kömüre giden demiryolu” adındaki bugünkü Zonguldak-Ankara demiryolu da bu kapsamdaydı. Irmak’tan(Kırıkkale) başlayıp Çankırı ve Safranbolu üzerinden Filyos’a uzanan Irmak-Filyos demiryolu hattı öncelik kazanmış, inşası da 1927 yılı Şubat ayında İsveç-Danimarka grubu NOHAB’a verilmişti. Filyos’tan başlayacak hattın inşasında kullanılacak malzemelerin deniz yoluyla getirilebilmesi önce bir iskele kurulması gerekiyordu. Sahilin bugünkü istasyona en yakın yerinde asırlık iskelenin kurulumu gerçekleştirildi. Filyos iskelesine dair detaylı bilgilere hattın yüklenicisi NOHAB tarafından yayınlanan bir eserde ulaştık. Söz konusu eserde, iki adet mekanik vincin üzerinde bulunduğu, 123 metre uzunluğunda ve 6.9 metre genişliğinde ahşap iskele inşa edildiğinden söz edilmektedir.1 Şubat 1929‘da meydana gelen fırtına sırasında, dalgaların 56 metresine zarar verdiği, aynı zamanda akıntıyla birlikte büyük miktarda kum çekilmesiyle derinlik yükseldiği, kalan 67 metrelik kısmın ihtiyaçlara cevap verdiği için tahrip olmuş kısmın yeniden yapılmasına gerek kalmadığı belirtilmiştir. 1931-1932 kışındaki fırtınalarda dalgakıran çevresindeki tüm plajda suda sınırı 14 metre olan kumun yine hareket ettiği, bu sebeple 45.8 metrelik bir dalgakıran yapıldığı ifade edildikten sonra “Ayrıca gemilerin açık denizde demirlemesi gerekiyordu, malzemeler buradan mavnalara indirilirdi ve iskelelere taşınırdı. Buradan vagonlara boşaltılır, vagonlarla hatlara götürülürdü.” denilmiştir. 1931 yılı Demiryollar mecmuasında ise 19.1.931 de başlayıp iki gün süren Ereğli kömür havzasını pek mühim zararlara duçar eden fırtınanın Zonguldak istikametinde ve Filyos balast ocağı önündeki sahilde kumları süpürüp altından esaslı ana toprak meydana çıkaracak kadar etkili olduğu kaydedilmiştir.1940 yılı Demiryollar dergisinde de 1939 yılı yapılan işler listesinde “Filyos ahşap iskelesinin tulânî kirişleri ile döşemesi tebdil edildi.” bilgisi yer almaktadır.”‘Medeniyetin ilk kapısı’Lokomotif ve vagonların da gemilerle getirilip iskeleden Filyos’a çıkartıldığına yer veren Kekeç şöyle devam etti:“Muhtelif malzemelerin yanı sıra lokomotif ve vagonlar da gemilerle getirilip, iskeleden Filyos’a çıkarıldı. Lokomotif ve vagonların bakım-onarımları için Filyos’a bir de atölye(depo)yapıldı. 1 Şubat 1931 tarihinde hayata veda eden Romanya doğumlu Halil Bey de Filyos Depo müdürlerinden biriydi. Bir köy olan Filyos, demiryolu çalışanları, bina ve tesisleriyle hızla canlanıyor, bambaşka bir görünüme kavuşuyordu. Demiryolu inşasının başladığı üçüncü yılında 1930 yılında köyden nahiye statüsüne yükseldi. Filyos’tan başlayan demiryolu inşası hızla ilerledi. Filyos- Balıkısık kesimi 1 Temmuz 1930 tarihinde Filyos İstasyonunda gerçekleştirilen törenle açıldı. Halkın büyük ilgi gösterdiği törene Zonguldak Valisi Akif Bey, Bartın, Safranbolu ve Devrek kaymakamları ve Devlet Demiryollarını temsilen Filyos İşletme Müfettiş Vekili Tevfik Bey katıldı. Konuşmalar sırasında, asırlarca medeniyet eli değmemiş zümrüt vadilerin kısa zamanda en mühim medeniyet vasıtalarıyla teçhiz edildiğinin belirtildiği törenin ardından ilk tren davetlilerle birlikte Balıkısık’a doğru yola çıktı. İstasyonlarda treni coşkuyla karşılayan halk, medeniyet vasıtası trenle seyahat edebilecek olmanın mutluluğunu yaşadı.”“Filyos-Irmak-Ankara hattı büyük bir törenle hizmete açıldı”12 Kasım 1935 tarihinde Karadeniz ile Ankara’nın demiryolunun görkemli bir törenle birbirine bağlandığına dikkat çeken araştırmacı yazar İbrahim Kekeç, “Ve beklenen asıl büyük gün gelmişti. En güzel gün batımlarına ev sahipliği yapan Filyos, takvim yaprakları 12 Kasım 1935’i gösterdiğinde göz kamaştırıcı bir güneşle uyanıyor, tarihi bir güne tanıklık ediyordu. The New York Times Gazetesi’nin “Yeni Türkiye‘nin tarihinde en önemli gün” dediği gibi bu coğrafyada yeni bir güneş doğuyordu. Çünkü Karadeniz ile Ankara, hatta Akdeniz, çelik yürekler ve nasırlı ellerin döşediği raylarla birbirine bağlanıyordu. Filyos- Irmak-Ankara hattı, Filyos’ta Bayındırlık Bakanı Ali Çetinkaya’nın da katıldığı büyük bir törenle hizmete açıldı. Bakan Çetinkaya, gelin gibi süslenen tören alanındaki hattın önemiyle ilgili konuşmasında “Bu kömür yolu, Anadolu yaylasında kurulan ve kurulacak olan ağır endüstrimiz ve demiryollarımızı besleyecek enerjinin şah damarıdır. Bundan dolayıdır ki yolun takip ettiği istikamet de ancak bu gayeye varılmak için seçilmiştir.” dedikten sonra iskeleyi işaret eden Çetinkaya “7 Şubat 1927 senesinde İsveç-Danimarka grubuna verilen hattın inşasına 13 Haziran 1927 tarihinde Filyos’tan başlanmış ve bu suretle şu önümüzde görülen iskele ve sair tesisat kurulmuştur.” diye konuşur. Hat boyunca kurulacak olan fabrikalarla, bayındırlık ve refahın artacağını da vurgulayan Çetinkaya konuşmasını Atatürk’e seslenerek tamamlar: “Ey Türk’ün göz bebeği Kemal Atatürk: Karadeniz’in bu güzel kıyılarından sana binlerle minnet ve selam.” 1935 yılı 29 Ekim kutlamaları çerçevesinde Demiryolları başarılarının gösterildiği Devlet Demiryolları Genel Müdürlüğü önüne kurulan tenvirat kulesine Filyos yazıldı” ifadelerine yer verdi.“Ankara’ya ilk kömür Filyos’tan”1927 yılında inşa edilen Filyos iskelesinin adeta bir liman görevi gördüğünün altını çizen İbrahim Kekeç, “Ankara’nın Zonguldak kömürüne ilk kez kavuşması da Filyos iskelesiyle gerçekleşir. İskelenin kurulumuna müteakip devamındaki demiryolu hattı 1935 yılında Ankara’ya bağlanınca Atatürk’e takdim edilmek üzere numune bir vagon kömür de Filyos’taki törenden sonra Ankara’ya götürülür. Filyos’ta bir iskelenin kurulması ve devamındaki demiryolu hattının Karabük, Eskipazar, Çankırı ve Ankara’ya kadar ulaşması deniz yolu ile emtia ticaret ile yolcu taşımacılığını da beraberinde getirdi. Denizcilik İşletmeleri Filyos’a bir acente açtı. Karadeniz gemileri bazı seferlerinde Filyos iskelesine uğruyor, iç kesimlerden trenlerle gelen yolcularını alıyordu. Yolcu taşımacılığının yanı sıra iskeleyle birlikte Filyos’ta emtia ticareti de gelişti. Gemilerle gelen mallar ile trenlerle gelen malların buluşma noktası Filyos İskelesi olmuştu. İskelede ticaret yapan yerli halktan biri de Nevzat Türkçelik’ti. Hem emtia ticareti yapıyor, hem de Denizcilik Acentesi olarak hizmet veriyordu. Bir diğer kişi ise ünlü iş insanı Vehbi Koç’tur. Vehbi Koç’un, Karabük’te üretilen kok kömürünü trenle Filyos İskelesine de getirip buradan piyasaya sattığı gazete ilanından anlaşılmaktadır. 1937 yılında temeli atılan Karabük Demir Çelik Fabrikasının inşası sırasında Karabük’ün demiryolu bağlantılı en yakın lojistik kapısı yine Filyos iskelesiydi. Atatürk’ün “Demiryolları bir ülkeyi medeniyet ve refah nurlarıyla aydınlatan kutsal bir meş’aledir.” vecizesinde ifade ettiği gibi demiryolu demek, medeniyet ve refah demekti. Filyos iskelesi de refah ve medeniyete açılan ilk kapıydı. Asırlık iskelenin ardından 1947 yılında yine Filyos’ta Sümerbank tarafından bir iskele yapıldı. Karadeniz’in azgın dalgalarına meydan okuyarak günümüze kadar ayakta kalmaya başaran Filyos iskelesi, şimdilerde yüzücülerin atlayışlarında tramplen vazifesi görüyor. Deniz, kum ve güneşin dekorlarını tamamlayan efsunlu güzelliğiyle de fotoğraf tutkunlarının kadrajına giriyor. Emekliliğindeki bu yeni rolünü de çok sevmişe benziyor” ifadelerine yer verdi.
Alaplı’da öğrenciler hem Kur’an öğreniyor hem spor yapıyor
27 Temmuz 2023 Perşembe - 11:39 Alaplı’da öğrenciler hem Kur’an öğreniyor hem spor yapıyor Zonguldak’ın Alaplı Gençlik Merkezi ve İlçe Müftülüğü işbirliğiyle düzenlenen kursa katılan öğrencilere” Okul öncesi din öğretimi projesi” doğrultusunda camide 7-16 yaş grubunda 20 çocuğa, oyunlarla Kur’an-ı Kerim öğretiliyor.Zonguldak’ın Alaplı Gençlik ve spor müdürlüğü tarafından başlattığı "Okul öncesi din öğretimi projesi” projesi kapsamında, Alaplı merkez mahallelerdeki Kur’an kurslarına katılan öğrencilerin, sportif ve sanatsal etkinliklerle buluşmasını sağlıyor.Gençlik merkezlerine katılan öğrencilerin, çeşitli etkinliklerden yararlanmasının amaçlandığı proje çerçevesinde, Alaplı Gençlik Merkezi gönüllüleri, Çağlayan Camisine gelerek dini bilgiler öğreniyorlar, hem de çeşitli sportif etkinliklerle vakitlerini en iyi şekilde değerlendiriyorlar. Kur’an-ı Kerim eğitiminin yanında, gönüllü eğitmenler eşliğinde sportif ve sanatsal etkinliklere katılan öğrenciler, Kur’an kursu sonrasında gönüllerince eğleniyor. Proje kapsamında gönüllüler, Çağlayan Camii Kur’an kurslarında eğitim gören yaklaşık 20 öğrenciyle, bir araya geldi. Kurulan oyun parkurunda sportif faaliyetler gerçekleştiren çocuklar, doyasıya eğlendi. Oyun sonunda öğrencilere çikolata ikram edildi.Kur’an Kursuna gelen tüm öğrencilere dini bilgiler ve Kur’an-ı Kerim’in öğretildiğini ifade eden Gençlik ve spor İlçe Müdürü Zafer Can, "Aynı zamanda öğrencilerimizin sıkılmasın diye Alaplı Gençlik Merkezi olarak sportif etkinlikler düzenliyoruz. Bu etkinlikler öğrencilerimizin çok hoşuna gidiyor. Etkinliğin düzenlemesinde emeği geçenlere teşekkür ederiz" dedi.Kur’an kursuna gelen öğrenciler ise yapılan etkinliklerden memnun olduklarını belirterek, Alaplı Gençlik Merkezi yetkililerine teşekkür etti.