Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Zonguldak
Orman Bölge Müdürlüğü görevlilerini taşıyan araç takla attı: 3 yaralı
08 Nisan 2026 Çarşamba - 20:22:21
Zonguldak’ın Alaplı ilçesinde Orman İşletme Şefliği personelini taşıyan otomobilin takla attığı kazada 3 kişi yaralandı. Kaza, Kavakdere mevkiinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Orman İşletme personeline ait 34 ZK 7134 plakalı araç, Kocaman Orman İşletme Şefliği’ne görev için seyir halindeyken sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu kontrolden çıkarak takla attı. Kazada E.Ü., K.C. ve A.Y. yaralandı. Kazanın ardından olay yerine jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Araçta bulunan yaralılar, olay yerindeki ilk müdahalenin ardından Ereğli Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Yaralıların sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenilirken, kazayla ilgili inceleme başlatıldı.
08 Nisan 2026 Çarşamba - 11:24
Çantı tekniğiyle inşa edilen çivisiz cami 2 asırdır ayakta
Zonguldak’ta çantı tekniği ile inşa edilen 2 asırlık çivisiz cami, adeta zamana meydan okuyor. Çaycuma ilçesine bağlı Akçahatipler Köyü Merkez Camisi, çantı tekniğiyle 2 asırdır cemaatini ağırlıyor. Mimarı bilinmeyen cami, Anadolu’nun ahşap mimarisinin en güzel örneklerinden birini oluşturuyor. Cemaatin sığmaması üzerine ikinci katı da inşa edilerek hizmete açılan cami, dron ile havadan görüntülendi. Merak eden yerli ve yabancı turistlerin camiyi ziyarete geldiğini anlatan köy sakinleri, cami için gerekli desteklerin de sağlanmasını istedi. Köylüler, caminin uzun yıllar daha yaşatılması gerektiğine vurgu yaptılar. Köy azası İsmail Kızıltoprak (59) caminin bakımından kendini sorumlu hissettiğini anlatarak, "Bu civarda bir tek bizim ahşap camimiz varmış. Civar köylerde cami yokmuş. Diğer köylerden bizim köye camiye gelirlermiş. Cami 200 yıllık. Giriş katının tarihini bilen yok. Daha önce babam ve dedem camiyi onarıyordu. Şu anda ben bakıyorum. Babamın görevini aldım. Camideki tamir ve onarımları yapıyorum. Dışarısını da ahşap koruyucular kullandık. İçerisini onardık. Bu hale kadar getirdik" dedi. Caminin yapımında kullanılan ağaçların tek tek işlemden geçirildiğini büyüklerinden duyduklarını anlatan Kızıltoprak, "Kütük olarak tek tek biçmişler. Buraya dışarıdan gelen de oluyor. Burayı görmek camiyi görmek için geliyorlar. Çok da beğeniyorlar. Ne kadar çok yer gezdim. Ben 59 yaşındayım. Daha dışarıda namaz kılındığını bilmiyorum. Camimiz çok büyük ve mükemmel, tarihi bir cami" şeklinde konuştu. Camiyi büyüklerinden devraldığını ifade eden Kızıltoprak, "Yaşımız ve gücümüz elverdiği müddetçe bundan sonrası için de Allah nasip eder ömür verirse elimizden geleni yapacağız" diye konuştu.
08 Nisan 2026 Çarşamba - 11:10
Çantı tekniğiyle inşa edilen çivisiz cami 2 asırdır ayakta
Zonguldak’ta 200 yıl önce çantı tekniği ile inşa edilen çivisiz cami, adeta zamana meydan okuyor. Çaycuma ilçesine bağlı Akçahatipler Köyü Merkez Camisi, çantı tekniğiyle 2 asırdır cemaatini ağırlıyor. Kimin tarafından yaptırıldığı bilinmeyen cami, Anadolu’nun ahşap mimarisinin en güzel örneklerinden birini oluşturuyor. Cemaatin sığmaması üzerine ikinci katı da inşa edilerek hizmete açılan cami, dron ile havadan görüntülendi. Merak eden yerli ve yabancı turistlerin camiyi ziyarete geldiğini anlatan köy sakinleri, cami için gerekli desteklerin de sağlanmasını istedi. Köylüler, caminin uzun yıllar daha yaşatılması gerektiğine vurgu yaptılar. Köy azası İsmail Kızıltoprak (59) caminin bakımından kendini sorumlu hissettiğini anlatarak "Bu civarda bir tek bizim ahşap camimiz varmış. Civar köylerde cami yokmuş. Diğer köylerden bizim köye camiye gelirlermiş. Cami 200 yıllık. Giriş katının tarihini bilen yok. Daha önce babam ve dedem camiyi onarıyordu. Şu anda ben bakıyorum. Babamın görevini aldım. Camideki tamir ve onarımları yapıyorum. Dışarısını da ahşap koruyucular kullandık. İçerisini onardık. Bu hale kadar getirdik" dedi. Caminin yapımında kullanılan ağaçların tek tek işlemden geçirildiğini büyüklerinden duyduklarını anlatan Kızıltoprak, "Kütük olarak tek tek biçmişler. Buraya dışarıdan gelen de oluyor. Burayı görmek camiyi görmek için geliyorlar. Çok da beğeniyorlar. Ne kadar çok yer gezdim. Ben 59 yaşındayım. Daha dışarıda namaz kılındığını bilmiyorum. Camimiz çok büyük ve mükemmel, tarihi bir cami" şeklinde konuştu. Camiyi büyüklerinden devraldığını ifade eden Kızıltoprak, "Yaşımız ve gücümüz elverdiği müddetçe bundan sonrası için de Allah nasip eder ömür verirse elimizden geleni yapacağız" diye konuştu.
08 Nisan 2026 Çarşamba - 09:24
Prof. Dr. Durmuş Günay Kütüphanesi öğrenci ve akademisyenlerin hizmetine açıldı
Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN), bilim ve eğitimin kalbi olan kütüphanelerini çağın ihtiyaçlarına uygun şekilde geliştirmeye devam ediyor. Farabi Kampüsünde yer alan Prof. Dr. Durmuş Günay Kütüphanesinde gerçekleştirilen yenileme çalışmalarıyla oluşturulan modern oturma alanları ve Prof. Dr. Durmuş Günay anı köşesi, düzenlenen törenle hizmete açıldı. Gerçekleştirilen açılış törenine; BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Bekir Hakan Bakkal ve Prof. Dr. Servet Karasu, Genel Sekreter Prof. Dr. Zehra Safi Öz, senato üyeleri ile birlikte akademik ve idari personel katıldı. Kütüphanenin giriş katında hayata geçirilen kapsamlı düzenleme çalışmalarıyla birlikte; Prof. Dr. Durmuş Günay’ın akademik mirasını yaşatacak tanıtım ve anı köşesi oluşturulurken, öğrencilerin daha konforlu bir ortamda vakit geçirebileceği modern oturma alanları da kütüphaneye kazandırıldı. Yenilenen ödünç-iade bankosu ile hizmet süreçleri hızlandırılırken, RFID teknolojisiyle güçlendirilen altyapı sayesinde K-matik, Self-Check ve katalog tarama cihazları da kullanıcı dostu bir şekilde hizmet vermeye hazır hâle getirildi. "Kütüphanelerimiz, bilginin ışığında geleceğin inşa edildiği irfan yuvalarıdır" Açılış kapsamında değerlendirmelerde bulunan BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, gerçekleştirilen çalışmaların üniversitenin eğitim vizyonunun güçlü bir yansıması olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri dile getirdi: "Bugün burada yalnızca fiziki bir yenilenmeyi değil; bilgiye erişimi kolaylaştıran, öğrencilerimizin akademik gelişimini destekleyen ve üniversitemizin ilim yolculuğuna değer katan önemli bir dönüşümü hep birlikte hayata geçirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Kütüphanelerimiz, sadece kitapların bulunduğu alanlar değil; aynı zamanda düşüncenin, üretimin ve geleceğin inşa edildiği müstesna irfan ocaklarıdır. Modern oturma alanları ve güçlendirdiğimiz teknolojik altyapı ile öğrencilerimize daha konforlu, daha verimli ve çağın gerekliliklerine uygun bir çalışma ortamı sunmayı hedefliyoruz. Bu yönüyle kütüphanelerimiz, gençlerimizi meslek hayatlarına hazırlamada ve donanımlı bir birey olmalarına rehberlik eden en kıymetli yapılarımızdır." Rektör Özölçer konuşmasının devamında, gerçekleştirilen yatırımların önemli kazanımlar olduğuna dikkat çekerek şu sözleri ifade etti: "Geçtiğimiz günlerde Kütüphaneler Haftası gibi anlamlı bir zaman diliminde, Çaycuma Kampüsümüzde Subsea7 iş birliğiyle Açık Deniz Teknolojileri Merkezi Kütüphanesini üniversitemize kazandırmanın gururunu yaşamıştık. Bugün ise üniversitemizin en büyük kütüphanesi olan Prof. Dr. Durmuş Günay Kütüphanemizde; yeni oturma alanlarını öğrencilerimizin hizmetine sunarken, üniversitemize uzun yıllar değerli hizmetlerde bulunmuş, birçok öğrenci yetiştirmiş ve Yükseköğretim Kurulu üyeliği gibi önemli görevler üstlenmiş kıymetli hocamız Prof. Dr. Durmuş Günay adına hazırladığımız anı köşesini açmanın da bahtiyarlığını yaşıyoruz. Üniversitemizi tercih eden öğrencilerimizin, böylesine önemli görevlerde bulunmuş kıymetli hocalarımızı yakından tanımaları, onların ilmi birikimlerinden ilham almaları bizler için son derece kıymetlidir. İnanıyorum ki kütüphanelerimiz; öğrencilerimizin sadece ders çalıştıkları alanlar değil, aynı zamanda dostluklarını pekiştirdikleri, birlikte ürettikleri ve geleceklerine yön verdikleri birer yaşam merkezi olacaktır. Burada geçirilen her an, onların akademik yolculuklarına değer katacak ve hayatlarında unutulmaz izler bırakacaktır. Bu anlamlı çalışmanın hayata geçirilmesinde emeği bulunan başta Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanımız Sayın Osman Demir olmak üzere tüm kütüphane yönetimine, akademik ve idari personelimize gönülden teşekkür ediyorum. Yenilenen kütüphanemizin üniversitemize ve öğrencilerimize hayırlı olmasını diliyor, tüm öğrencilerimize yükseköğrenim hayatlarında üstün başarılar temenni ediyorum." Rektör Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’in konuşmasının ardından program kurdele kesimiyle devam etti. Akabinde katılımcılar kütüphanede gerçekleştirilen çalışmaları yerinde inceleme fırsatı buldu. Program, hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi. Modern tasarımı, güçlü teknolojik altyapısı ve öğrencilerin ihtiyaçlarına yönelik yenilikçi yaklaşımıyla Prof. Dr. Durmuş Günay Kütüphanesi, BEUN’un eğitimde kalite vizyonunun somut bir yansıması olarak dikkat çekiyor. Hayata geçirilen bu çalışma, üniversitenin bilgiye erişimi kolaylaştıran ve akademik bilgi üretimini destekleyen öncü yapısını bir kez daha ortaya koyarken, öğrencilerin geleceğine değer katacak önemli bir adım olarak öne çıkıyor.
25 Mart 2026 Çarşamba - 11:52
BEUN akademik kadrosunu 20 yeni atamayla güçlendirdi
Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN), 9 profesör ve 11 doçent olmak üzere toplam 20 akademisyenin atamasıyla bilimsel kadrosunu daha da güçlendirdi. Gerçekleştirilen atamalar, üniversitenin yükseköğretim ve araştırma alanındaki gelişimini ileriye taşıma hedefinin somut bir göstergesi olarak değerlendirildi. Rektörlük Senato Salonu’nda, BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer başkanlığında gerçekleştirilen Yönetim Kurulu Toplantısı’na; Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, Prof. Dr. Bekir Hakan Bakkal ve Prof. Dr. Servet Karasu ile Genel Sekreter Prof. Dr. Zehra Safi Öz ve üniversite senatosu üyeleri katıldı. Tören kapsamında ataması yapılan 9 profesöre cübbeleri Rektör Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer tarafından giydirilirken, 11 akademisyenin doçent kadrosuna ataması gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan Rektör Prof. Dr. Özölçer, yapılan atamaların üniversitenin kurumsal gelişimi açısından taşıdığı öneme dikkat çekerek şu ifadeleri dile getirdi: "Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi olarak, kökleri 1924 yılına uzanan ve bu yıl 102’nci yılını kutlayacağımız bu köklü ilim ocağının akademik kadrosunu her geçen gün daha da güçlendirmenin gururunu ve mutluluğunu yaşıyoruz. Gerçekleştirdiğimiz bu atamalar, üniversitemizin bilimsel üretkenliğini artırma, eğitim-öğretim kalitesini daha ileri seviyelere taşıma ve araştırma odaklı gelişimini sürdürme kararlılığının en önemli göstergelerinden biridir. Alanlarında yetkinlikleriyle öne çıkan değerli akademisyenlerimizin üniversitemize sunduğu kıymetli katkılarla birlikte, güçlü idari ve akademik kadromuzla çok daha büyük projelere imza atacağımıza yürekten inanıyorum. Nitelikli insan kaynağımız, yalnızca üniversitemizin değil, aynı zamanda şehrimizin ve ülkemizin bilimsel ve akademik gelişimine de önemli katkılar sunacaktır. Önümüzdeki süreçte hedefimiz; üniversitemizi ‘aday araştırma üniversitesi’ statüsüne taşımak, ardından da araştırma üniversitesi olma yolunda kararlılıkla ilerlemektir. Bu doğrultuda, bilimsel araştırma kapasitemizi artırarak ulusal ve uluslararası düzeyde görünürlüğümüzü artırmayı ve her geçen gün daha güçlü bir üniversite olma hedeflerimizi de kararlılıkla sürdürüyoruz. Bugün cübbelerini giyen profesörlerimiz ile doçent kadrosuna atanan kıymetli akademisyenlerimizi canıgönülden tebrik ediyor; akademik hayatlarında üstün muvaffakiyetler diliyorum. Üniversitemize kattıkları değerle nice başarılı çalışmalara imza atacaklarına yürekten inanıyor, bu sürece katkı sunan tüm çalışma arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum." Ataması gerçekleştirilen öğretim üyeleri de kendilerine duyulan güven ve verilen destek dolayısıyla Rektör Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’e teşekkürlerini sundu. Yönetim Kurulu Toplantısı, günün anısına çekilen hatıra fotoğrafı ile sona erdi.
25 Mart 2026 Çarşamba - 11:20
İHA’nın haberi ses getirdi: Yatağa bağımlı yaşlı kadın koruma altına alındı
Zonguldak’ta yatağa mahkum olan ve komşularının yardımıyla hayata tutunmaya çalışan 72 yaşındaki kadın, İhlas Haber Ajansı’nın (İHA) durumunu gündeme taşımasının ardından Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca bakım merkezine yerleştirildi. Zonguldak’ta yalnız yaşayan ve son iki aydır yatağa bağımlı hale gelen 72 yaşındaki Selvet Kalafat’ın yaşadığı mağduriyet çözüme kavuştu. Yürüme güçlüğü çekmesi nedeniyle tamamen yatağa mahkum olan Kalafat’ın vücudunda yaralar oluşmuş, yaşlı kadın beslenme güçlüğü çekerek sadece su içebilir duruma gelmişti. Hastanede yapılan muayenesinin ardından eve gönderilen Kalafat’ın bakımını, komşuları kendi kısıtlı imkanlarıyla sürdürdü. Kalafat’ın zorlu yaşam mücadelesini ve profesyonel bakıma olan ihtiyacını kamuoyuna duyurulmasının ardından, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ekipleri hızlı bir şekilde devreye girdi. Bakanlığın konuyla ilgili yürüttüğü etkili çalışma sonucunda mağduriyetin giderilmesi için gerekli adımlar atıldı. Yaşlı kadın devlet güvencesi altına alınarak bedensel engelli bireylere yönelik sunduğu donanımlı hizmetlerle bilinen Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bağlı Batman Özel Empati Bakım Merkezi’ne yerleştirilerek hak ettiği profesyonel bakıma kavuştu.
25 Mart 2026 Çarşamba - 09:58
Zonguldak’ta sis etkili oldu
Zonguldak’ta sabahın erken saatlerinden itibaren şehir merkezi ve yüksek kesimlerde etkili olan yoğun sis görüş mesafesini düşürdü. Zonguldak’ta sabahın ilk ışıklarıyla birlikte özellikle kentin yüksek kesimlerinde ve şehir merkezinde etkisini artıran yoğun sis tabakası, görüş mesafesini önemli ölçüde düşürdü. Trafikte seyreden araç sürücüleri, takip mesafesini koruyarak ve sis farlarını yakarak düşük hızda ilerlemek zorunda kaldı. Sisin etkisi sadece karada değil, denizde de kendini gösterdi. Karadeniz üzerinden gelen yoğun sis bulutları nedeniyle Zonguldak Limanı’na giriş yapmak isteyen yük gemileri liman açığında ve ağzında bekledi. Hava sıcaklığı 8 derece olarak ölçülürken, yüzde 93’e ulaşan yüksek nem oranı sisin etkisini artırdı. Rüzgarın hızının saatte 8 kilometre olduğu kentte, gün boyu yağış ihtimali ise yüzde 17 seviyelerinde seyrediyor. Meteoroloji tahminlerine göre, kentteki yağış ihtimalinin önümüzdeki çarşamba gününe kadar yüzde 20 aralığında devam etmesi beklenirken, perşembe ve cuma günleri ise havanın parçalı bulutlu olacağı öngörülüyor.
24 Mart 2026 Salı - 17:26
Spor salonunda fenalaşıp hastanede ölen hemşire 9 ay önce ölen oğlunun yanına defnedildi
Zonguldak’ta spor salonunda fenalaşınca kaldırıldığı hastanede hayatını kaybeden 47 yaşındaki hemşire Eda Kerim Tekin, son yolculuğuna uğurlandı. Tekin’in cenazesi 9 ay önce hayatını kaybeden oğlunun yanına toprağa verildi. Bahçelievler Mahallesi’nde dün akşam saatlerinde yaşanan olayda, Türk Kızılay Zonguldak Şubesi’nde görevli hemşire Eda Kerim Tekin spor salonuna geldi. Burada fenalaşan Tekin’i fark edenler durumu sağlık ekiplerine haber verdi. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Hastanesi’ne kaldırılan Tekin, tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Cenazesi aynı hastanenin morgundan alınarak Kozlu ilçesinde bulunan Aziziye Camisi’ne getirilen Tekin için cenaze töreni düzenlendi. Türk Kızılay Zonguldak Şubesi’nde 21 yıl boyunca hemşire olarak görev yapan Tekin için ikindi namazını müteakiben cenaze namazı kılındı. Tekin’in cenazesi Aşağıçayır köyü mezarlığında Serebral Palsi hastalığı nedeniyle tedavi gören ve 9 ay önce 19 yaşında hayatını kaybeden oğlu Boran Tekin’in yanına defnedildi.
24 Mart 2026 Salı - 12:57
Zonguldak’ta trafik polislerinden denetim
Zonguldak İl Emniyet Müdürlüğü trafik ekipleri tarafından gerçekleştirilen uygulamada, kurallara uymayan ve evrak eksiği bulunan sürücülere cezai işlem uygulandı. Zonguldak İl Emniyet Müdürlüğüne bağlı Trafik Tescil ve Denetleme Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından öğle saatlerinde kent merkezinde trafik denetimi gerçekleştirildi. Uygulama kapsamında güzergah üzerinden geçen araçlar durdurularak sürücülerin ehliyet, ruhsat, emniyet kemeri ve zorunlu trafik sigortası durumları tek tek kontrol edildi. Yapılan detaylı sorgulamalarda kurallara uymayan ve evraklarında eksiklik tespit edilen sürücülere cezai işlem uygulandı. Kentte trafik güvenliğini sağlamak amacıyla yapılan denetim, rutin kontrollerin tamamlanmasının ardından sona erdi.
24 Mart 2026 Salı - 12:01
BEUN’lu akademisyenin yer aldığı projeye TÜBİTAK’tan destek
Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Ereğli Eğitim Fakültesi Matematik Eğitimi Ana Bilim Dalı akademisyenlerinden Prof. Dr. İlhan Karataş’ın yürütücülüğünü üstlendiği proje, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) tarafından 4005-Yenilikçi Eğitim Uygulamaları Destekleme Programı kapsamında destek almaya hak kazandı. "Matematik Eğitiminde Teknoloji Destekli Etkinlik Tasarımı Eğitimi" başlıklı proje, matematik eğitiminde teknoloji entegrasyonunun güçlendirilmesi ve öğretmenler ile öğretmen adaylarının teknoloji destekli etkinlik tasarlama becerilerinin geliştirilmesini hedefliyor. Bu kapsamda yürütülecek eğitim faaliyetleriyle katılımcıların, çağın gereksinimlerine uygun, yenilikçi ve etkileşimli öğretim uygulamaları geliştirmelerine katkı sağlanması amaçlanıyor. Proje, matematik öğretiminde dijital araçların etkin kullanımını teşvik etmesi ve eğitimde yenilikçi yaklaşımların yaygınlaştırılmasına katkı sunması bakımından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Aynı zamanda, Ereğli Eğitim Fakültesi bünyesinde yürütülen bilimsel ve uygulamaya dönük çalışmaların ulusal destek programlarıyla güçlendiğinin somut bir göstergesi niteliği taşıyor. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, projenin TÜBİTAK tarafından desteklenmeye değer bulunmasının üniversitenin akademik vizyonunu ve eğitim alanındaki yenilikçi yaklaşımını ortaya koyduğunu ifade ederek şunları söyledi: "Matematik eğitiminde teknoloji destekli uygulamaların geliştirilmesine yönelik böylesine nitelikli bir projenin TÜBİTAK tarafından desteklenmesi, üniversitemizin eğitim-öğretim alanındaki bilimsel üretkenliğinin önemli bir göstergesidir. Ereğli Eğitim Fakültemiz bünyesinde yürütülen bu çalışmanın, öğretmenlerimizin ve öğretmen adaylarımızın çağın gerekliliklerine uygun donanımlarla yetişmesine katkı sağlayacağına inanıyorum. Bu duygu ve düşüncelerle başta ülkemizin yükseköğretim sistemine verdikleri desteklerden dolayı Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanımız Sayın Prof. Dr. Erol Özvar ve YÖK ailesine, bilimsel projelere sağladıkları kıymetli katkılar dolayısıyla TÜBİTAK Başkanımız Sayın Prof. Dr. Orhan Aydın ve TÜBİTAK ailesine teşekkürlerimi sunuyorum. Projenin yürütücüsü Prof. Dr. İlhan Karataş hocamızı tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum."
23 Mart 2026 Pazartesi - 23:35
Spor yaparken fenalaşan hemşire hayatını kaybetti
Zonguldak'ta bir salonda spor yaptığı esnada fenalaşarak hastaneye kaldırılan hemşire, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.
23 Mart 2026 Pazartesi - 13:30
Milyonlarca yıll sonra Anadolu’nun ortadan ikiye ayrılması söz konusu olabilir
Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Harita Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu ve beraberindeki akademisyenler, uydu radar verilerini inceleyerek Türkiye’yi ikiye bölen "Orta Anadolu Geçiş Zonu"nu tespit etti. Prof. Dr. Kutoğlu, "Bu gerilim bu şekilde devam ettiği sürece Türkiye’nin doğusu, Ankara’nın doğuda kalan kısmı yukarıya, batısında kalan kısmı aşağıya devam edecek ve bu milyonlarca yıllık bir süreç içerisinde bu miktar kilometrelere ulaşabilir ve neticesinde Anadolu’nun ortadan ikiye ayrılması söz konusu olabilir. Yüz binlerce yıl, milyonlarca yıldan bahsediyoruz" dedi. Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, Dokuz Eylül Üniversitesi’nden Doç. Dr. Mustafa Softa ve Fırat Üniversitesi’nden Araştırma Görevlisi Elif Akgün, uydu radar verilerinden yararlanarak Türkiye’nin yer kabuğu hareketlerini inceledi. Akademisyenlerin "Orta Anadolu Tektonik Geçiş Bölgesi’nin Saptanması: Entegre Jeodezik (GNSS/InSAR) ve Sismik Verilerden Elde Edilen Kısıtlamalar" adıyla hazırladığı çalışma uluslararası bir bilimsel dergide yayımlandı. "Orta Anadolu geçiş zonu karşımıza çıkıyor" Araştırmanın detaylarını anlatan Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, "Şimdi normalde Anadolu bloğunun doğudan Arap plakası, batıda Afrika plakasının sıkıştırmasıyla Ege denizine doğru böyle batıya doğru bir kaçış yaptığını biliyoruz zaten. İyi bilindiği üzere Anadolu bloğu, Türkiye’nin tamamını kapsayan Anadolu, Ege denizine doğru batıya doğru bir hareket yapıyor, bir kaçma hareketi yapıyor. Biz bu hareketi bileşenlerine ayırdık, kuzey ve doğuya yönlü hareketlerini ayrıştırdık. Bunun neticesinde karşımıza şöyle bir tablo çıktı. Doğu kısma göre aşağıya güneye doğru hareket ediyor ve burada ortada bir geçiş zonu karşımıza çıkıyor. Biz buradaki geçmişten günümüze meydana gelen depremleri de inceledik ve burada şunu tespit ettik: Doğu Anadolu fayı burada görüyorsunuz, Arap plakası Doğu Anadolu fayını sıkıştırıyor. Buradan da Afrika plakası daha yavaş bir hareketle sıkıştırıyor. Bunun neticesinde ortada bir gerilim bölgesi ortaya çıkıyor. Bunun da 4.5 milyon yılda yani şuradaki S şekliyle aynı zaman diliminde meydana geldiğini görüyoruz. Depremler meydana gelebilir ama ilerleyen zamanda, Anadolu’nun milyonlarca yıldan bahsediyoruz tabii ki burada, milyonlarca yıl sonra her iki tarafının birbirinden ayrışması, ortadan ikiye bölünmesi söz konusu" dedi. Antalya’dan Karadeniz Ereğli’ye sıfır hattı Türkiye’nin doğusunun kuzeye, batısının ise güneye hareket ettiğini belirten Kutoğlu, "Uzun yıllardır uydu radar verisiyle Türkiye’nin yer kabuğu hareketlerini inceliyoruz. Bu yer kabuğu hareketlerini daha derin bir analize tabi tuttuğumuzda, Ankara’nın doğusunda kalan kısmının kuzeye doğru hareket ettiğini, batısında kalan kısmının da güneye doğru hareket etmiş olduğunu tespit ettik. Tabii bunun neticesinde de Antalya’dan yukarıya doğru, Karadeniz Ereğli’ye doğru bir beyazla görmüş olduğumuz bir sıfır hattının olduğunu tespit ettik. Bu sıfır hattının doğusu yukarıya, batısı da aşağıya doğru hareket ettiği için sıfır hattı etrafında bir gerilim bölgesi meydana geliyor. Buna biz Orta Anadolu geçiş zonu adını verdik yaptığımız yayında. Bu Orta Anadolu geçiş zonu etrafında geçmiş yıllarda irili ufaklı depremler meydana gelmiş. Bu da bu hattın varlığını doğrular nitelikte. Bu durum bize şunu gösteriyor: Bu gerilim devam ettiği sürece, bu şekilde devam ettiği sürece, Türkiye’nin doğusu, Ankara’nın doğuda kalan kısmı yukarıya, batısında kalan kısmı aşağıya devam edecek ve bu milyonlarca yıllık bir süreç içerisinde bu miktar kilometrelere ulaşabilir ve neticesinde Anadolu’nun ortadan ikiye ayrılması söz konusu olabilir. İlerleyen zamanda, yüz binlerce yıl, milyonlarca yıldan bahsediyoruz, büyük gerilimler birikerek burada büyük boyutta depremlerin de meydana gelmesi söz konusu olabilir" ifadelerini kullandı. Doğu Anadolu Fayı V şeklini aldı Arap ve Afrika plakalarının hız farkının Doğu Anadolu fayını şekillendirdiğini vurgulayan Kutoğlu, "Bu yaptığımız çalışmada tespit ettiğimiz şeylerden bir tanesi de şu, Doğu Anadolu fayının bugünkü şeklini almasında da bu hareketlerin önemli bir nedeni var. Ortaya çıkan bu tablo, Arap plakasının Afrika plakasından yılda 1.2 santimetre daha hızlı hareket etmesinden kaynaklanıyor. Doğu Anadolu fayı geçmişte, Kuzey Anadolu fayına bu hareket dikkate alındığında, Kuzey Anadolu fayına dik bir konumda bulunuyor olmalı. Ama zaman içerisinde Afrika plakası hızla Anadolu’nun içerisine girerek Doğu Anadolu fayının bir V şeklini almasına neden olmuş. Tabii bu hareket devam ettiği içerisinde, devam ettiği için de zaman içerisinde Doğu Anadolu fayının kuzeyinin giderek Kuzey Anadolu fayına yaklaşması ve sonunda onunla birleşmesiyle sonuçlanabilir uzun jeolojik süreçler içerisinde. Hatay’dan yukarıya doğru da yine Kuzey Anadolu fayını kesen bir dik fay hattının meydana gelmesi söz konusu olabilir. Bu çalışma bize bu sonuçları gösterdi" şeklinde konuştu. "Tam kapanma meydana gelebilir" Plakaların hareketiyle gelecekte yeni fay oluşumlarının görülebileceğine dikkat çeken Kutoğlu son olarak "Afrika bloğu Kuzey Anadolu fayına yaklaşacak ve bir süre sonra da kapanma, tam kapanma meydana gelebilir. Ama bu süpürme neticesinde de yukarıya doğru bir yeni oluşumun meydana gelmesi söz konusu" dedi.
23 Mart 2026 Pazartesi - 13:05
Anadolu’nun ortadan ikiye ayrılması söz konusu olabilir
Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Harita Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu ve beraberindeki akademisyenler, uydu radar verilerini inceleyerek Türkiye’yi ikiye bölen "Orta Anadolu Geçiş Zonu"nu tespit etti. Prof. Dr. Kutoğlu, "Bu gerilim bu şekilde devam ettiği sürece Türkiye’nin doğusu, Ankara’nın doğuda kalan kısmı yukarıya, batısında kalan kısmı aşağıya devam edecek ve bu milyonlarca yıllık bir süreç içerisinde bu miktar kilometrelere ulaşabilir ve neticesinde Anadolu’nun ortadan ikiye ayrılması söz konusu olabilir. Yüz binlerce yıl, milyonlarca yıldan bahsediyoruz" dedi. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Harita Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, Dokuz Eylül Üniversitesi’nden Doç. Dr. Mustafa Softa ve Fırat Üniversitesi’nden Araştırma Görevlisi Elif Akgün, yıllar uydu radar verilerinden yararlanarak Türkiye’nin yer kabuğu hareketlerini inceledi. Akademisyenlerin "Orta Anadolu Tektonik Geçiş Bölgesi’nin Saptanması: Entegre Jeodezik (GNSS/InSAR) ve Sismik Verilerden Elde Edilen Kısıtlamalar" adıyla hazırladığı çalışma uluslararası bir bilimsel dergide yayımlandı. "Orta Anadolu geçiş zonu karşımıza çıkıyor" Araştırmanın detaylarını anlatan Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, "Şimdi normalde Anadolu bloğunun doğudan Arap plakası, batıda şuradan Afrika plakasının sıkıştırmasıyla Ege denizine doğru böyle batıya doğru bir kaçış yaptığını biliyoruz zaten. İyi bilindiği üzere Anadolu bloğu, Türkiye’nin tamamını kapsayan Anadolu, Ege denizine doğru batıya doğru bir hareket yapıyor, bir kaçma hareketi yapıyor. Biz bu hareketi bileşenlerine ayırdık, kuzey ve doğuya yönlü hareketlerini ayrıştırdık. Bunun neticesinde karşımıza şöyle bir tablo çıktı. Doğu kısma göre aşağıya güneye doğru hareket ediyor ve burada ortada bir geçiş zonu karşımıza çıkıyor. Biz buradaki geçmişten günümüze meydana gelen depremleri de inceledik ve burada şunu tespit ettik: Şu bölgede Doğu Anadolu fayı burada görüyorsunuz, Arap plakası burada Doğu Anadolu fayını sıkıştırıyor. Buradan da Afrika plakası daha yavaş bir hareketle sıkıştırıyor. Bunun neticesinde şurada ortada bir gerilim bölgesi ortaya çıkıyor. Bunun da 4.5 milyon yılda yani şuradaki S şekliyle aynı zaman diliminde meydana geldiğini görüyoruz. Depremler meydana gelebilir ama ilerleyen zamanda, Anadolu’nun milyonlarca yıldan bahsediyoruz tabii ki burada, milyonlarca yıl sonra her iki tarafının birbirinden ayrışması, ortadan ikiye bölünmesi söz konusu." dedi. Antalya’dan Karadeniz Ereğli’ye sıfır hattı Türkiye’nin doğusunun kuzeye, batısının ise güneye hareket ettiğini belirten Kutoğlu, "Uzun yıllardır uydu radar verisiyle Türkiye’nin yer kabuğu hareketlerini inceliyoruz. Bu yer kabuğu hareketlerini daha derin bir analize tabi tuttuğumuzda, Ankara’nın doğusunda kalan kısmının kuzeye doğru hareket ettiğini, batısında kalan kısmının da güneye doğru hareket etmiş olduğunu tespit ettik. Tabii bunun neticesinde de Antalya’dan yukarıya doğru, Karadeniz Ereğli’ye doğru bir beyazla görmüş olduğumuz bir sıfır hattının olduğunu tespit ettik. Bu sıfır hattının doğusu yukarıya, batısı da aşağıya doğru hareket ettiği için sıfır hattı etrafında bir gerilim bölgesi meydana geliyor. Buna biz Orta Anadolu geçiş zonu adını verdik yaptığımız yayında. Bu Orta Anadolu geçiş zonu etrafında geçmiş yıllarda irili ufaklı depremler meydana gelmiş. Bu da bu hattın varlığını doğrular nitelikte. Bu durum bize şunu gösteriyor: Bu gerilim devam ettiği sürece, bu şekilde devam ettiği sürece, Türkiye’nin doğusu, Ankara’nın doğuda kalan kısmı yukarıya, batısında kalan kısmı aşağıya devam edecek ve bu milyonlarca yıllık bir süreç içerisinde bu miktar kilometrelere ulaşabilir ve neticesinde Anadolu’nun ortadan ikiye ayrılması söz konusu olabilir. İlerleyen zamanda, yüz binlerce yıl, milyonlarca yıldan bahsediyoruz, büyük gerilimler birikerek burada büyük boyutta depremlerin de meydana gelmesi söz konusu olabilir." ifadelerini kullandı. Doğu Anadolu Fayı V şeklini aldı Arap ve Afrika plakalarının hız farkının Doğu Anadolu fayını şekillendirdiğini vurgulayan Kutoğlu, "Bu yaptığımız çalışmada tespit ettiğimiz şeylerden bir tanesi de şu, Doğu Anadolu fayının bugünkü şeklini almasında da bu hareketlerin önemli bir nedeni var. Ortaya çıkan bu tablo, Arap plakasının Afrika plakasından yılda 1.2 santimetre daha hızlı hareket etmesinden kaynaklanıyor. Doğu Anadolu fayı geçmişte, Kuzey Anadolu fayına bu hareket dikkate alındığında, Kuzey Anadolu fayına dik bir konumda bulunuyor olmalı. Ama zaman içerisinde Afrika plakası hızla Anadolu’nun içerisine girerek Doğu Anadolu fayının bir V şeklini almasına neden olmuş. Tabii bu hareket devam ettiği içerisinde, devam ettiği için de zaman içerisinde Doğu Anadolu fayının kuzeyinin giderek Kuzey Anadolu fayına yaklaşması ve sonunda onunla birleşmesiyle sonuçlanabilir uzun jeolojik süreçler içerisinde. Hatay’dan yukarıya doğru da yine Kuzey Anadolu fayını kesen bir dik fay hattının meydana gelmesi söz konusu olabilir. Bu çalışma bize bu sonuçları gösterdi." şeklinde konuştu. "Tam kapanma meydana gelebilir" Plakaların hareketiyle gelecekte yeni fay oluşumlarının görülebileceğine dikkat çeken Kutoğlu, sözlerini şöyle tamamladı: "Anadolu.. Afrika... itibaren Anadolu bloğunu sıkıştırıyor. Bu demektir ki buradaki hareketlere., baktığımız zaman zamanında Afrika bloğu buradan Kuzey Anadolu fayına yaklaşacak ve bir süre sonra da kapanma, tam kapanma meydana gelebilir. Ama bu süpürme neticesinde de şuradan yukarıya doğru bir yeni oluşumun meydana gelmesi söz konusu."
22 Mart 2026 Pazar - 12:01
BEUN Rektörü Özölçer’den bayram ziyareti, hastalar ve sağlık çalışanlarıyla bayramlaştı
Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Ramazan Bayramı münasebetiyle İbni Sina Kampüsü’nde hizmet veren BEUN Hastanesini ziyaret etti. Ziyaret kapsamında düzenlenen bayramlaşma programına hastane yönetimi ile birlikte akademik ve idari personel katıldı. Bayramın manevi atmosferini birlikte paylaşmak amacıyla gerçekleştirilen ziyarette, hastanede tedavi gören hastalar, hasta yakınları ve sağlık çalışanlarıyla yakından ilgilenen Rektör Özölçer, geçmiş olsun dileklerini ileterek moral verdi. Sağlık çalışanlarının bayramda da büyük bir özveriyle görevlerini sürdürdüğüne dikkat çeken Özölçer, emeklerinden dolayı tüm sağlık personeline teşekkür etti. Program kapsamında açıklamada bulunan Rektör Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, bayramların yalnızca dini bir vecibe değil, aynı zamanda toplumsal birlik ve beraberliğin, hoşgörü ve dayanışmanın da en güçlü simgelerinden biri olduğuna dikkat çekerek sözlerinde şu ifadelere yer verdi: "Ramazan Bayramı; paylaşmanın, yardımlaşmanın ve gönüller arasında köprüler kurmanın en güzel zamanlarından biridir. Böyle mübarek ve anlamlı günlerde; hastalarımızın, yakınlarının ve fedakârca görev yapan sağlık çalışanlarımızın yanında olmak bizler için çok kıymetlidir. Nitekim Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘Aile Yılı’ olarak ilan ettiği bu süreç, bizlere ailevi, manevi ve kültürel değerlerimize daha sıkı sarılma sorumluluğunu bir kez daha hatırlatmaktadır. Elbette ki aile, sadece aynı çatı altında yaşayan bireylerden ibaret değildir. Aile, bizler için Üniversitemiz çatısı altında kurduğumuz büyük ve güçlü bağın da adıdır. 101 yıllık köklü bir geçmişe sahip Üniversitemiz; hasta ve hasta yakınlarımızın yanında olmak, sağlık çalışanlarımızın özverili mücadelesine ortak olmak bu bağı daha da güçlendirmektedir. Bu vesileyle Hastanemizde tedavi görmekte olan tüm hastalarımıza acil şifalar diliyor, hasta yakınlarına geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Bununla birlikte değerli akademik ve idari personelimizin, öğrencilerimizin ve Zonguldaklı hemşehrilerimizin Ramazan Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyorum. Hep birlikte nice sağlıklı, huzurlu ve mutlu bayramlara erişmeyi Rabbim’den niyaz ediyorum." Bayram ziyareti, karşılıklı iyi dileklerin paylaşılması ve hatıra fotoğrafı çekilmesiyle son buldu.
22 Mart 2026 Pazar - 11:58
Zonguldak’ta bin 671 personelle bayram mesaisi
Zonguldak Valiliği, bayramın ikinci gününde kent genelinde vatandaşların huzuru için 229 ekip ve 1671 personelin sahada aktif görev yaptığını bildirdi. Zonguldak Valiliği, bayramın ikinci gününde il genelinde uygulanan güvenlik tedbirlerinin titizlikle sürdürüldüğünü açıkladı. Valiliğin sosyal medya hesabı üzerinden yapılan açıklamada, vatandaşların bayramı huzur içinde geçirebilmesi amacıyla toplam 229 ekip ve 1671 görevli personelin sahada aktif olarak çalışmalarına devam ettiği belirtildi. Trafikte ve tüm yaşam alanlarında kurallara uymanın hem bireysel güvenlik hem de başkalarının huzuru için büyük önem taşıdığı vurgulanan açıklamada, küçük bir ihmalin büyük üzüntülere yol açmaması için vatandaşların dikkatli olmaları istendi.
22 Mart 2026 Pazar - 10:12
Zonguldak’ta silahlı kavganın şüphelisi tutuklanarak cezaevine gönderildi
Zonguldak’ın Çaycuma ilçesinde iki arkadaş arasında çıkan silahlı kavgada 25 yaşındaki Ümit Kanoğlu hayatını kaybetti. Olayın zanlısı İsmail Ç. ise yakalanarak gözaltına alındı. Zanlı, çıkarıldığı nöbetçi mahkeme sonrasında tutuklanarak cezaevine gönderildi. Edinilen bilgiye göre, olay önceki gün Dereköseler köyünde meydana geldi. İddialara göre, Ümit Kanoğlu (25) ile arkadaşı İsmail Ç. arasında henüz bilinmeyen bir nedenle sözlü tartışma yaşandı. Zanlı İsmail Ç., tartışma sırasında aracından aldığı silahla Ümit Kanoğlu’na üç el ateş etti. Kanlar içinde yere yığılan genci görenlerin ihbarı üzerine bölgeye 112 Acil Sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından ambulansla Çaycuma Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Kanoğlu, doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamayarak hastanede hayatını kaybetti. Olayın ardından cinayetin zanlısı İsmail Ç. ise evinde jandarma tarafından yakalanarak gözaltı alındı. Şüpheli İsmail Ç.’nin jandarmadaki ifadesinin ardından adliyeye sevk edildi. Adliyedeki işlemleri sonrası nöbetçi Sulh Ceza Mahkemesi’ne sevk edilen şüpheli İsmail Ç., tutuklanarak Beycuma M Tipi Ceza İnfaz Kurumu’na gönderildi. Öte yandan hayatını kaybeden Ümit Kanoğlu ise ilçeye bağlı Dereköseler Köyü Kuyumcuoğlu Mahallesi’nde düzenlenen cenazenin ardından defnedildi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder