Yerel Haberler
Zonguldak
04 Mart 2026 Çarşamba - 16:08 Zonguldak’ta ilkokulda "Ramazan Sokağı" kuruldu Milli Eğitim Bakanlığınca hayata geçirilen "Maarifin Kalbinde Ramazan" projesi kapsamında, Zonguldak Fener İlkokulu’nda oluşturulan "Ramazan Sokağı" renkli görüntülere sahne oldu. Okul koridorlarının geleneksel motiflerle süslendiği etkinlikte, öğrenciler hem eğlendi hem de kültürel değerleri yerinde öğrendi. Fener İlkokulu öğrencilerinin hazırladığı programda, Ramazan davulcusu geleneği manilerle yaşatılırken, sergilenen Hacivat-Karagöz oyunu büyük beğeni topladı. Etkinliğe Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu, eşi Güney Hacıbektaşoğlu ve İl Milli Eğitim Müdürü Uygar Keskin katılarak öğrencilerin heyecanına ortak oldu. "Çocukluğumuza, ilkokul günlerimize döndük" Okulda kurulan Ramazan Sokağı’nı gezen ve öğrencilerle sohbet eden Vali Osman Hacıbektaşoğlu, etkinliğin kendisini duygulandırdığını ifade ederek şöyle konuştu: "Fener İlkokulumuza Ramazan Sokağı etkinliği için geldik. Öğretmenlerimiz ve çocuklarımız çok güzel etkinlik hazırlamışlar. Daha ilk girerken çocukluğumuza, ilkokul günlerimize götürdü. Çok teşekkür ediyorum. Burada keyif aldık. Burada önemli olan çocuklarımızın ramazanı anlaması hissetmesi, ne olduğunu öğrenmesidir. Tabi ki evde ailelerimiz tekne orucuyla başlıyoruz. Sahura kalkmak arzusu, çocuklardan bunu tek tek dinledik." "Milli ve manevi değerler nakşediliyor" İl Milli Eğitim Müdürü Uygar Keskin ise bakanlık genelgesi doğrultusunda Ramazan ayı boyunca okullarda benzer etkinliklerin süreceğini belirterek şu bilgileri verdi: "Maarifin Kalbinde Ramazan etkinlikleri kapsamında bu gün Fener İlkokulumuzdayız. Milli Eğitim Bakanlığımızın genelgesi kapsamında okullarımızda ramazan boyunca etkinliklerimiz icra ediliyor. Ramazan Sokağı açılışını yaptık. Bakanlığımızın genelgesi doğrultusunda birçok etkinlik yapılıyor. Tamamen gönüllülük esasına göre öğrencilerimiz, velileri tarafından icra ediliyor. Ramazanın milli ve manevi değerlerini çocuklarımıza nakşetmek, bu kapsamda saygı, sevgi, merhamet gibi birçok değer öğrencilerimizin yapmış olduğu bu etkinlikle buluşmuş oluyor." Programın sonunda Vali Hacıbektaşoğlu ve beraberindekiler, etkinlikte görev alan öğrencilere çeşitli hediyeler takdim etti.
Limana yanaşabilmeleri için balıkçılardan 150 dolar isteyen belediyeye tepki
06 Ekim 2025 Pazartesi - 14:12 Limana yanaşabilmeleri için balıkçılardan 150 dolar isteyen belediyeye tepki Zonguldak’ın Karadeniz Ereğli ilçesinde belediyeye ait balıkçı limanında dolar üzerinden alınan ücretler balıkçıların tepkisine neden oldu. İddiaya göre limana yanaşmak isteyen balıkçılardan 150 dolar yanaşma ücreti, su ihtiyacını karşılamak isteyenlerden ise 8 dolar su ücreti talep ediliyor. ilçede balıkçılar, geçim mücadelesi verdikleri bir dönemde belediye işletmesinde yüksek ve döviz cinsinden ücretlerin alınmasının adil olmadığını ifade ederek duruma tepki gösterdiler. Yalova İli Deniz Ürünleri Avcıları Üreticileri Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Baykan, uygulamaya sert tepki gösterdi. Ereğli doğumlu olduğunu belirten Baykan, yıllar önce belediye limanının balıkçılar tarafından da kullanılabileceği sözünün verildiğini hatırlatarak, "Ben aslen Karadeniz Ereğli doğumluyum. Yıllar önce belediyenin işlettiği bu liman balıkçılara da açık olacaktı. Şimdi geldik, su almak istiyoruz 8 dolar, gemiyi yanaştırmak istiyoruz 150 dolar diyorlar. Biz Türkiye Cumhuriyeti’nde yaşıyoruz, hangi memleketteyiz de belediyemiz bize bunu yapıyor? Madem ücret alacaksınız Türk lirası isteyin. Dolar nedir, ben doları nereden bulayım?" dedi. Baykan, uygulamanın doğru olmadığını ifade ederek, "Burada onlarca tekne var, hepsi buradan ekmek yiyor. Bu tekneler yüzen fabrika gibi Ereğli ekonomisine ciddi katkı sağlıyor. Çarşısından lokantasına kadar herkes faydalanıyor. Şu anda 100’e yakın kayık var. Şimdiye kadar dolar alınmazdı da şimdi ne değişti? Rus gemilerinden dolar alınıyorsa bir şey demem ama kendi vatandaşımızdan alınması kabul edilemez. Allah’ın suyuna 8 dolar istemek nedir? TL teklif ediyoruz, kabul edilmiyor. Böyle bir uygulamayı Türkiye’nin hiçbir yerinde görmedim" diye konuştu. Baykan ayrıca, belediye yetkililerine ulaşamadıklarını da belirterek, "Belediye başkan yardımcısına gidiyoruz, ‘başkanın talimatı’ diyor. 30 yıllık başkan, neden böyle bir karar aldı anlamış değiliz" ifadelerini kullandı.
Gazzeli hemşireden Cumhurbaşkanı Erdoğan’a "Gazze" teşekkürü
06 Ekim 2025 Pazartesi - 14:04 Gazzeli hemşireden Cumhurbaşkanı Erdoğan’a "Gazze" teşekkürü Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi’nde (BEUN) "Gazze’de Çocuk Olmak" adlı programda konuşan Gazzeli ameliyat hemşiresi İman Uygun, Türkiye’nin desteğine dikkat çekerek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a teşekkür etti. BEUN’da "Gazze’de Çocuk Olmak" adlı program düzenlendi. Dünya Çocuk Günü etkinlikleri çerçevesinde Sezai Karakoç Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen programda Gazze’de gönüllü olarak görev yapan Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi Çocuk Cerrahisi AD Başkanı Prof. Dr. İbrahim Uygun, Gazze Ahli Arab Hastanesi Ameliyathane Hemşiresi İman Uygun ile Diyarbakır Memorial Dicle Hastanesinde görevli Op. Dr. Taner Kamacı konuşmacı olarak katıldı. BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Gazze’dek insanlık dramına dikkat çekerek, "Oyuncak yerine moloz tutan minik eller, ninniler yerine siren sesleriyle uyuyan bebekler; Gazze’de dram, Gazze’de acı var. Filistin’de kan ve gözyaşı hakimdir. İsrail’in Filistinli kardeşlerimize özellikle çocuklara yönelik uyguladığı bu zulmü bu tarifsiz vahşeti şiddetli kınıyoruz" dedi. Milli İstihbarat Teşkilatı’nın operasyonuyla Türkiye’ye gelen Gazzeli ameliyat hemşiresi İman Uygun, Gazze’de yaşadıklarını gazetecilere anlattı. BEUN İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Mustafa Sezer’in tercümanlığıyla Gazze’de çocukların ve ailelerin soykırıma uğradığını ifade eden Uygun şöyle dedi: "Yarın 7 Ekim olacak. Ve iki yıl geçti. Gazze’de çektiğimiz sıkıntıların ardından. Biz orada yaşadıklarımızı, Gazzelilerin yaşadığı sıkıntıları bugün dile getirmeye çalışacağız. Gazze’de yaşananlar kelimelerle tarif edilecek boyutta değil. Aileler, çocuklar tamamen ortadan kaldırıldı. Çocukların yaşadığı sıkıntıların haddi hesabı yok. Onun için oradaki kimi zaman 7 kişilik aileler ve daha fazla sayıdaki aileler tamamen yok edilecek şekilde bir soykırım yaşandı. Onun için bizler kelimelerle tarif edemeyecek kadar aciz kalıyoruz. Sinemizde çok büyük üzüntü, sıkıntı yaşıyoruz. Bize getirilen vakalardan yola çıkarak konuşursak elini, kolunu kaybeden çocukları biz operasyon yapmak zorunda kaldık. Ağlamaya mecali olmayan 4 aylık çocukla ilgilenmiştik. Ellerinde ve kollarında yanıklar içerisindeydi. Yine 9 aylık hamile bir anne şehit olmuştu. Karnından çocuğunu sağ salim çıkartabilmiştik. Gözlerimizle gördük ve bizzat yaşadık. Daha bunun gibi birçok sıkıntıları canlı bir şekilde yaşadık." "Türkiye Gazze’ye dost bir ülkeydi" Türkiye’nin Gazze’ye olan desteğine de değinen İman Uygun, "Öncelikle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a Gazzeliler adına büyük teşekkür etmek istiyorum. Çünkü 7 Ekim’den beri Türkiye Gazze’ye dost bir ülkeydi. Gerek tıbbi heyetler göndermesi gerekse tıbbi ilaç sevkiyatı noktasında başka destekler noktasında Türkiye’nin hatırı sayılır bir şekilde Gazze’ye sahip çıktığını görüyoruz. Bunu muhakkak söylememiz gerekiyor. Bu manada Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a şükranlarımı Gazzeliler adına iletmek istiyorum. 3 yıl içerisinde Gazze ile ilgili gerek tıbbi heyetler gönderilmesi ile ilgili Almanya, Belçika özellikle Türkiye gibi ülkelerin bize sahip çıkması çok önemli bir husus. Bu da kamuoyunun güçlü bir desteğinin olduğunu özellikle son zamanda Sumud Filosu’nun Gazze’ye yola çıkmasının da büyük destek olduğunu söylemeliyim. Artık insanlık vicdan ve merhamet olarak tek bir ses haline gelmiştir. Gazze’ye sahip çıkmaktadır. Bu da siyonizmin sonunun geldiğini göstermektedir" şeklinde konuştu. Programda Taner Kamacı ile İman Uygun’un eşi Prof. Dr. İbrahim Uygun da Gazze’de yaşadıklarını katılımcılara anlattı.
Cam kemik hastası oğluna akülü araç alabilmek için örgü örüyor
05 Ekim 2025 Pazar - 20:03 Cam kemik hastası oğluna akülü araç alabilmek için örgü örüyor Zonguldak’ın Çaycuma ilçesinde yaşayan Serpil Kaya, cam kemik hastası oğlu Mehmet Kaya’ya akülü araç alabilmek için el emeği örgülerini satarak geçimini sağlıyor. Yenimahalle mevkiinde yaşayan Serpil Kaya, Çaycuma Kaymakamlığı ile Belediye Başkanlığı’nın kendisine yer tahsis etmesi üzerine 3-4 yıldır el işi ürünler üretiyor. Kaya, çanta ve bez bebek gibi örgü ürünlerini satarak hem evinin geçimini hem de yüzde 93 engelli oğlu Mehmet Kaya’nın bakımını üstleniyor. Epilepsi, kas ve psikolojik rahatsızlıklarla da mücadele eden oğlunun tedavi sürecini anlatan Kaya, bazı günler yalnızca bir ürün satabildiğini belirterek şöyle konuştu: "Ben burada el örgüsü yapıp, satıyorum. Kaymakamımızın, belediye başkanımızın ve zabıtaların göstermiş olduğu yer ile birlikte el emeklerini satmaya uğraşıyorum. Bunlarla geçimini sağlıyorum. Engelli maaşıyla evimizin kirasını, devletin vermiş olduğu bez yardımı var. Benim çocuğum ayda 4 paket bez kullanıyor. Bugün sadece bir bebek sattık, o parayla eve gideceğiz. Burada çanta, bebek yapıp satmaya uğraşıyorum. Oğlumun rahatsızlığı ise kromozom fazlalığı var. Aynı zamanda epilepsi ile kas hastalığı var. Psikiyatri sorunlarımız var." Oğlunun daha önce engelli bakım maaşı aldığını ancak kesildiğini belirten Kaya, "Oğlum dünyaya geldiğinde bitkisel haldeydi. Onu bu hale kadar ben getirdim. Daha önce bakım maaşı alıyordum ama geçtiğimiz ay alamadım. Engelli maaşı olarak 11 bin TL alıyordum, şu anda 5 bin TL kaldı. Oğlumun engel oranı yüzde 93" dedi. Yetkililere seslenen anne Kaya, "Oğlum cam kemik hastası olduğu için yere düştüğünde kemikleri kırılıyor. Uzun süre yürüyemiyor. Akülü bir araca ihtiyacımız var. Burada el emeğiyle geçinmeye çalışıyoruz ama her gün satış olmuyor. Benim tek isteğim oğlum için akülü araç" ifadelerini kullandı.
Karadeniz Ereğli’de minik okurlardan "Heybemde Kitap Var" projesi
04 Ekim 2025 Cumartesi - 14:06 Karadeniz Ereğli’de minik okurlardan "Heybemde Kitap Var" projesi Zonguldak’ın Ereğli ilçesinde bulunan İzmirlioğlu İlkokulu 3/B sınıfı öğrencileri, kitap okuma alışkanlığını güçlendirmek ve üretkenliğe dönüştürmek amacıyla "Heybemde Kitap Var" adlı bir projeye imza attı. Sınıf öğretmeni Şadiye Çakır rehberliğinde yürütülen proje kapsamında öğrenciler, her ay belirlenen bir kitabı okuyarak okuduklarını drama, resim, şiir, afiş, kukla ve tiyatro gibi sanatsal yöntemlerle ifade edecek. Yıl boyunca devam edecek proje sonunda öğrenciler, kendi hikâye kitaplarını yazarak hem okurluktan yazarlığa geçiş yapacak hem de üretkenliklerini ortaya koyacak. Projenin en dikkat çeken yönlerinden biri, kitap okuma etkinliklerinin okul dışına taşınması oldu. Öğrenciler Anıtkabir’de, trende, karavanda, hastanede, otobüs durağında ve parklarda kitap okuyarak "her yerde kitap okunabilir" mesajı verecek. Böylece kitap okuma kültürünün geniş kitlelere yayılması ve çocukların farklı sosyal deneyimler kazanması hedefleniyor. Haziran ayında düzenlenecek proje sergisiyle öğrencilerin yıl boyunca hazırladığı çalışmalar okul topluluğu ve velilerin beğenisine sunulacak. Proje kapsamında okunan kitaplar ise ihtiyaç sahibi okullara bağışlanacak. Sınıf Öğretmeni Şadiye Çakır, öğrencilerinin projeye olan ilgisinden duyduğu mutluluğu dile getirerek, "Çocuklarımız kitapların büyülü dünyasında yeni serüvenlere çıkıyor. Her biri hayal gücünü kullanarak kitaplardan ilham alıyor ve kendi üretimlerini ortaya koyuyor. Onların yazarlığa adım atması biz öğretmenler için büyük bir gurur kaynağı" dedi. İzmirlioğlu İlkokulu Müdürü Cem Akbaş ise projenin öğrenciler için önemli bir kazanım olacağını belirterek, "Heybemde Kitap Var Projesi, çocuklarımızın hem akademik hem de kişisel gelişimine katkı sağlayacak. Amacımız sadece kitap okuyan değil; düşünen, yazan ve üreten bireyler yetiştirmek. Öğretmenlerimiz ve velilerimizle birlikte bu sürecin her aşamasında öğrencilerimizin yanında olacağız" ifadelerini kullandı. Proje kapsamında öğrenciler her ay farklı bir kitabı okuyacak. Ekim ayında Anıl Basılı’nın "Nohut Adam", kasımda Alexander McCall Smith’in "Çubuk Makarna Düğümü", aralıkta Mert Arık’ın "Ayvayı Yedik Lokantası", ocakta yine Mert Arık’ın "Çantamdan Fil Çıktı", şubatta Cary Fagan’ın "Bu İşte Bir Köstebek Var", martta Aytül Akal ve Mavisel Yener’in "Zıplayan Şiirle", nisanda Ergün Kazanır’ın "Operasyon Nohut-Pilav" ve mayıs ayında Mert Arık’ın "Uzaya Giden Tren" kitapları okunacak. Projeyle birlikte öğrencilerin kitap sevgisini yaşamın merkezine yerleştirmesi ve yazarlığa ilk adımlarını atması amaçlanıyor.
Sumud Filosu’na destek için Zonguldak’tan Karadeniz’e açıldılar
03 Ekim 2025 Cuma - 18:38 Sumud Filosu’na destek için Zonguldak’tan Karadeniz’e açıldılar ZONGULDAK (İHA) – Zonguldak’ın Kilimli Limanı’nda İsrail’in Gazze’deki katliamı ve Sumud Filosu’na müdahalesi protesto edildi. Kilimli Limanı’nda Filistin’e Destek Platformu adına açıklama Kamuran Aşkar, "Dünyanın bu suskunluğu çoğu çocuk ve kadın 66 bin 500’den fazla insanı katleden, hastaneleri, okulları, ibadethaneleri dahi bombalayan soykırımcıyı, kandan beslenen katil sürüsünü cesaretlendiriyor. Tarihin hiçbir döneminde ve dünyanın başka hiçbir yerinde katilin, soykırımcının bu kadar desteklendiği başka örnek yoktur" ifadelerini kullandı. İsrail’in Gazze’ye insani yardım götüren Sumud Filosu’na uluslararası sularda saldırdığını belirten Aşkar, "Katil İsrail ordusu, Gazze’ye insani yardım ulaştırmak için yola çıkan Sumud Filosu’na uluslararası sularda barbarca saldırdı. Sivil gemilere müdahale edildi, yardım taşıyan gönüllüler hedef alındı. Bu, sadece bir saldırı değil; hukukun, vicdanın ve insanlık onurunun açıkça çiğnenmesidir. Bütün dünya bilsin ki, İsrail ancak güçten anlar, kınama ve diplomatik suskunluk onu durdurmaz. Buradan Kilimli Limanından açıkça sesleniyoruz. İslam ülkelerinin liderleri Gazze’yi yalnız bıraktınız. Sumud’u yalnız bıraktınız. Sizin suskunluğunuz İsrail’in cesaretidir" dedi. Kalabalık grup, açıklamanın ardından limandan teknelerle Karadeniz’e açılarak Sumud Filosu’na destek verdi.