Yerel Haberler
Zonguldak
05 Mart 2026 Perşembe - 14:32 Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Köksal Toptan, Rektör Özölçer’i makamında kabul etti Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu Üyesi ve 23. Dönem Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Köksal Toptan, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’i makamında kabul etti. Kabulde Rektör Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’e, BEUN Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Burak Bahadır eşlik etti. Görüşmede Rektör Prof. Dr. Özölçer, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesinin ulusal ve uluslararası düzeyde elde ettiği akademik başarılar, bilimsel faaliyetler ve kalite odaklı gelişim süreci hakkında kapsamlı bilgiler paylaştı. Rektör Özölçer, BEUN’un yalnızca akademik alanda değil; kamu kurumları ve özel sektörle iş birliği içerisinde yürüttüğü sosyal, kültürel, tarihi, sanatsal ve sportif projelerle de öğrencilerin çok yönlü gelişimine katkı sunduğunu ifade etti. Bölgesel kalkınmaya yönelik çalışmalar, araştırma-geliştirme projeleri ve uluslararasılaşma vizyonu çerçevesinde hayata geçirilen faaliyetler hakkında da değerlendirmelerde bulundu. Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Köksal Toptan ise nazik ziyaretlerinden dolayı Rektör Özölçer’e teşekkür ederek Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesinin son yıllarda ortaya koyduğu eğitim, mühendislik, sağlık başta olmak üzere her alandaki güçlü atılımlarla, yükseköğretim camiasında önemli bir ivme yakaladığını ifade etti. Zonguldak’ın dünyaya açılan kapısı konumundaki üniversitenin elde ettiği başarılardan büyük bir memnuniyet ve gurur duyduklarını belirten Toptan, yükseköğretimde kaliteyi esas alan bu yükselişin önemli olduğunu ifade etti. Toptan, Rektör Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer nezdinde tüm BEUN ailesini tebrik ederek üniversitenin bilimsel, akademik ve toplumsal katkılarının artarak devam etmesi temennisinde bulundu; yürütülen çalışmalarda başarı ve kolaylıklar diledi. Ziyaret kapsamında Rektör Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, BEUN’un 2022-2025 yılları arasında gerçekleştirdiği faaliyetleri ve vizyoner projeleri anlatan "Bir Asırlık Birikim, Yeni Bir Vizyon: Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi" adlı eseri Köksal Toptan’a takdim etti. Görüşme, karşılıklı iyi niyet temennilerinin paylaşılması ve günün anısına hatıra fotoğrafı çekilmesiyle sona erdi.
05 Mart 2026 Perşembe - 14:27 Rektör Özölçer’den Ankara Üniversitesi Rektör Yardımcısı Uzun’a Hayırlı Olsun ziyareti Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Ankara Üniversitesi Rektör Yardımcılığı görevine atanan Prof. Dr. Orhan Uzun’a hayırlı olsun ziyaretinde bulundu. Ankara Üniversitesinde gerçekleşen nezaket ziyaretinde Rektör Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’e, BEUN Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Burak Bahadır ile Zonguldak Teknopark Genel Müdürü Doç. Dr. Ferdi Kesikoğlu eşlik etti. Ziyaret kapsamında değerlendirmede bulunan Rektör Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, şu sözleri ifade etti: "Prof. Dr. Orhan Uzun Hocamızın iki dönem boyunca Bartın Üniversitesi Rektörlüğü görevini büyük bir özveriyle yürütmesi; üniversitenin akademik başarılarına, araştırma ekosistemine ve sosyo-kültürel gelişimine sunduğu katkılar ile Bartın’ın kalkınmasına sağladığı destekler, yükseköğretim camiamız açısından son derece kıymetlidir. Kendisinin daha önce Üniversitemizde de hem idari görevlerde hem de akademik çalışmalarda ortaya koyduğu gayret ve birikim, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesine önemli değerler katmıştır. Hocamızın bundan sonraki süreçte de Ankara Üniversitesinin hem idari yönetiminde hem de akademik çalışmalarında mühim başarılara imza atacağına, üniversitesine ve başkentimize önemli katkılar sunacağına canıgönülden inanıyorum. Yeni görevinin hayırlı ve uğurlu olmasını temenni ediyor; sağlık, huzur ve muvaffakiyetler diliyorum. Bununla birlikte Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Ünüvar Hocamızın da ortaya koyduğu vizyoner yönetim anlayışıyla hem Ankara’ya hem de köklü üniversitesine önemli kazanımlar sağladığını büyük bir gurur ve memnuniyetle takip ediyoruz. Bu güçlü akademik birikimin ve kurumsal tecrübenin, üniversiteye yeni dönemde daha büyük başarılar getireceğine inanıyor, kendilerine saygılarımı sunuyorum." Nazik ziyaretlerinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Orhan Uzun ise, Rektör Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’in göreve başladığı günden itibaren Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesinin akademik, sosyal, kültürel ve sportif alanlardaki gelişimine önemli katkılar sunduğunu ifade etti. Uzun, BEUN’un son yıllarda ortaya koyduğu akademik performans, kalite odaklı çalışmalar ve uluslararasılaşma vizyonu sayesinde yükseköğretim camiasında müstesna bir konuma ulaştığını belirterek, elde edilen başarıları takdirle takip ettiklerini dile getirdi. Bartın Üniversitesi Rektörlüğü döneminde de Rektör Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’in liderliğinde BEUN ile çeşitli iş birlikleri gerçekleştirdiklerini hatırlatan Uzun, Prof. Dr. Özölçer nezdinde tüm BEUN ailesine çalışmalarında başarı ve kolaylıklar temennisinde bulundu. Samimi bir ortamda gerçekleşen ziyarette Rektör Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, BEUN’un 2022-2025 yılları arasında gerçekleştirdiği faaliyetleri anlatan "Bir Asırlık Birikim, Yeni Bir Vizyon: Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi" adlı kitabı Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Orhan Uzun’a takdim etti. Akabinde ziyaret karşılıklı iyi niyet dileklerinin paylaşılması ve günün anısına hatıra fotoğrafı çekilmesiyle sona erdi.
İnönü Mağarası’ndaki 5 bin yıllık sır: Hastalıkları kömürle tedavi etmişler
12 Eylül 2025 Cuma - 15:37 İnönü Mağarası’ndaki 5 bin yıllık sır: Hastalıkları kömürle tedavi etmişler Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) akademisyenlerinin İnönü Mağarası’nda yürüttüğü disiplinlerarası proje, bölge tarihini yeniden yazacak bulgular ortaya koydu. Kömürün 5 bin yıl önce insanların hastalıklarında kullanıldığı ve antibiyotik direncinin de binlerce yıllık geçmişi olduğuna ulaşıldı. Arkeoloji ve mikrobiyoloji gibi iki farklı alanı bir araya getiren ve "İnönü Mağarası Kazısı Toprak Örneklerinin Antibiyotik Direnç Genlerinin Tespiti ve Metagenomik Analizi" adıyla yürütülen projeye, Ankara Üniversitesi’nden de önemli bir bilimsel katkı sağlandı. Prof. Dr. Emre Keskin ve ekibinde yer alan Esra Mine Ünal ile Ayşegül Er Gökçe, mağara katmanlarında yürüttükleri titiz çalışmalarla hem antibiyotik direnç genlerinin izini sürdü hem de önemli bakteri gruplarını da içeren geniş bir mikroorganizma haritasını başarıyla ortaya çıkardı. Kömür 5 bin yıl önce tedavide kullanılmış BEUN Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Fadile Gülden Ekmen, Zonguldak’taki kömür kullanımının bilinenin aksine 1800’lerde değil, günümüzden 5 bin yıl önce tıbbi amaçlarla kullanıldığına dikkat çekti. Ekmen, bu bulgunun tarih öncesi insanların çevrelerindeki doğal kaynakları ne kadar iyi tanıdığını gösterdiğini vurguladı. Karadeniz Ereğli ilçesindeki İnönü Mağarası’nda 2017 yılında bugüne sürdürülen çalışmalarda günümüzden 5 bin yıl öncesine ait toprak numunelerinden tespit ettikleri sonuçları paylaşan Ekmen, Uzun Mehmet’in 1800’lü yıllarda kömürü bulmasıyla başlayan sürecin aslında tarih öncesine dayandığını anlattı. Tarih öncesi insanlar bazı hastalıklarını kömürle tedavi etmiş 5 bin yıl önce insanların mide bulantısı, kusma, ishal ve karın ağrısı gibi hastalıkların tedavisinde kömür türevi malzemelerin kullanıldığının altını çizen Ekmen şöyle dedi: "Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın izni ve desteği yanında rektörümüz Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’in destekleri ve meslektaşım Doçent Dr. Hamza Ekmen’in bilimsel başkanlığında sürdürdüğümüz İnönü Mağarası kazıları 2017 yılından beri yapılıyor. Son projemizde Doç. Dr. Şükran Öztürk hocamızla çalıştığımız projede farklı bağlamlardan aldığımız toprak numunelerinde bazı analizler yaparak tarih öncesindeki insanların yaşam şartları, hastalık profilleri, beslenme alışkanlıkları gibi konulara dikkat çekmeye çalıştık. Beş tabakanın dördüncü tabakası olan ve biz arkeologların Erken Tunç Çağı olarak tanımladığımız tabakada, yaklaşık günümüzden 5 bin yıl önce insanların yaşadığı bu tabakada aldığımız toprak numunelerinde tespit ettiğimiz sonuçlar, o çağda yaşayan insanların geçirdiği hastalıkların genelde çevrede maruz kaldıkları bakterilerle ilişkili olarak gastrointestinal hastalıkları olduğunu yani mide bulantısı, kusma, ishal, karın ağrısı gibi hastalıklarla mücadele ettiklerini ve bu hastalıkların tedavisiyle ilgili de kömür türevi malzemeleri kullandıklarını bize gösterdi. Genelde bildiğimiz 1800’lerde Uzun Mehmet’in öyküsüyle başlayan kömürün keşfinin aslında bu tarihte değil, kömür türevlerinin günümüzden 5000 yıl önce bu bölgede kullanıldığını göstermesi açısından çok önemli. Kültürel olarak baktığımızda da aslında biz kömür türevlerinin yakın tarihte işte romatizma, ateş düşürmesi gibi tedavilerde uygulandığını biliyoruz. Günümüzde modern tıp da bunu kullanıyor, aktif karbon tedavisini. Ama burada aslında altı çizilmesi gereken en önemli unsur, bu tedavi biçiminin tarih öncesinden kültürel bellekle aktarılarak günümüze kadar geldiğinin altını çizmek anlamında çok önemli. Zonguldak’ta tespit edilen bir mağarada günümüzden 5 bin yıl önce yaşayan insan topluluklarının kömür türevi malzemeleri kendi hastalıklarının tedavisinde kullanıldığına dair sonuçları özetle anlatmaya çalışıyorum." "Çağımızın sorunu sanılan antibiyotik direnci binlerce yıldır var" Projenin mikrobiyolojik analizlerini yürüten Eczacılık Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Şükran Öztürk ise en çarpıcı bulgularından birinin, modern tıbbın en büyük tehditlerinden biri olarak görülen antibiyotik direncinin sadece ilaç kullanımına bağlı olmadığını ve köklerinin binlerce yıl öncesine dayandığını kanıtlamaları olduğunu ifade etti. Çevresel faktörler, mikrobiyal topluluklar, yaşam biçimi, geçirilen hastalıklar, iklim ve ekolojik unsurlar gibi pek çok faktörün antibiyotik direncini etkilediğine vurgu yapan Öztürk sözlerini şöyle tamamladı: "Tespit edilen beş katman var ve biz bu beş katmanın dördünden mikrobiyolojik olarak çalışma yapmak adına toprak numuneleri aldık. Bir diğer hedefimiz de acaba günümüzden 6300 yıllardan itibaren başlamış olan bu dönemlere ait bir antibiyotik direnci bulabilir miyiz şeklindeydi çıkış noktamız. Çünkü antibiyotik direnci çağımızın, toplumların, tüm dünyanın ve tabi elbette Türkiye’nin de en büyük sorunları arasında yer almakta. Biz bu çalışmayla şöyle bir sonuca vardık diyebiliriz. Antibiyotik direnci sadece kullanıma bağlı değil, günümüzden 6300 yıl öncesine ait bir dönemden itibaren aslında var olmuş ve sadece kullanıma bağlı değil çevresel faktörler, insan faktörleri, mikrobiyal topluluklar, yaşam biçimleri, geçirilen hastalıklar, bitkisel durum, iklim, ekolojik unsurlar gibi birçok faktörün de aslında direnci etkilediğini gördük. Özellikle 3 katmanda biz antibiyotik direnç genlerini bulduk ve bu bize gerçekten direnç genlerinin çok geçmişe dayanan bir hikayesi olduğunu gösterdi. Tehlike bu anlamda biraz daha düşündürücü hale geldi çünkü sadece kullanım değil birçok faktörün de yer aldığı bir sorun mevzu bahis. Dolayısıyla aslında tek sağlık dediğimiz o bütüncül yaklaşımı destekleyen bir sonuca varmış olduk biz mikrobiyoloji olarak."
Devrek’te üretilen aronya meyve suyu büyük ilgi görüyor
12 Eylül 2025 Cuma - 09:23 Devrek’te üretilen aronya meyve suyu büyük ilgi görüyor Zonguldak’ın Devrek ilçesinde, bir girişimci tarafından kurulan tesiste aronya meyvesinden üretilen doğal meyve suyu, tüketicilerden yoğun ilgi görüyor. İstanbul’dan 2019 yılında memleketi Devrek’e dönen girişimci Yunus Emre Topal, bölgede başlattığı aronya üretimiyle dikkat çekti. Topal, şimdi de kurduğu kooperatif aracılığıyla bu meyvenin suyunu üreterek başarısını bir adım öteye taşıdı. 2022 yılında ’Devrek’te Tarım Gençlerle Tesisleşiyor’ projesiyle BAKKA’nın BAKAP Tarımsal Sanayinin Geliştirilmesi Güdümlü Proje Desteği kapsamında Özbağı Eveyikli Köyü Tarımsal Kalkındırma Kooperatifi’ni kurdu. 850 metrekare kapalı alana kurdukları tesis ile doğal ortamda meyve suyu imal ettiklerini belirten Topal, "2019 yılında İstanbul’dan köyüme göç ederek bölgemizde çok bilinmeyen aronya meyvesi üretimine başladım ve kısa zamanda bölgede bu meyvenin tanıtılmasına destek verdiğime inanıyorum. Özbağ köyünde 850 metrekare kapalı alanda kurmuş olduğumuz tesislerimizde tamamen doğal ortamlarda imal ettiğimiz aronya meyve suyunun imalatına başladık. Aronya meyvesi, özellikle de şeker hastaları için çok büyük faydaları olan bir meyve ve diğer birçok hastalığa da doktorlar tarafından iyi geldiği ifade ediliyor. Tesislerimizde meyve suyunun üretilmesinin yanı sıra reçel, marmelat, sirke, taze meyve ve ’freeze dry’ yöntemi ile başta aronya ve diğer meyveler olmak üzere kurutulmuş ürünlerinin de imalatlarını yapmaktayız. Üretilen aronyaları tesisimizde değerlendirip talep doğrultusunda ülkemizin her bölgesinden ürün alımı yapmaktayız. İmal ettiğimiz meyve sularını Zonguldak, Bartın, Karabük, Bolu, Ankara ve İstanbul’a satıyoruz. Amacımız, inşallah en kısa süre içerisinde ülkemizin her noktasında ürünlerimizin satışını sağlamaktır. Bununla beraber çeşitli AR-GE çalışmalarımıza hız kazandırarak ileriki zamanlarda ihracata yönelik faaliyetlerimize başlayarak yurtdışına da açılmayı hedefliyoruz" şeklinde konuştu.
Acil ve 112 istasyonlarına gece denetimi
11 Eylül 2025 Perşembe - 12:36 Acil ve 112 istasyonlarına gece denetimi Zonguldak İl Sağlık Müdürlüğü tarafından Kamu Hastanelerinin acil servisleri, yoğun bakım üniteleri, 112 acil çağrı merkezinin yanı sıra 112 istasyonlarına gece saatlerinde ani denetim yapılarak sağlık çalışanları hem denetlendi hem de ziyarette bulunuldu. İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Özkan Gün, Sağlık Hizmetleri Başkanı Dr. Bilal Cin ve Kamu Hastaneleri Hizmetleri Başkanı Uzm.Dr. Pınar Menderes Turhan tarafından gece saatlerinde yapılan denetimlerde sağlık hizmetinin hizmetlerinin işleyişini yerinde görmek ve takip etmek amacıyla görevli doktorlardan ve yardımcı sağlık personellerinden bilgiler alındı. Özellikle acil servislerinin yoğunluğu ve işleyişi konularında denetim ve ziyaretlerde bulunduklarını belirten Zonguldak İl Sağlık Müdürü Uzm.Dr. Mustafa Özkan Gün şöyle dedi: "Sağlık alanında yapılan çalışmalarımızı yerinde görmek ve denetlemek için, Merkez bir no ‘lu 112 Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonunu, 112 Çağrı Merkezi Komutayı ve Atatürk Devlet hastanesi Acil Servis ve Yoğun Bakım Ünitelerini ziyaret ettik. Gerek hasta ve hasta yakınlarını ile gerekse sağlık çalışanlarımızı ile görüşerek bilgi alış verişinde bulunduk. Sağlık çalışanı arkadaşlarımızın özverili ve gayretli çalışmalarını yakından görmekten ayrıca memnuniyet duyduk. Bundan sonra denetim ve ziyaretlerimizi belirli aralıklarla devam ettireceğiz."
Anne, özel gereksinimli kızının gelinlik giyme hayalini gerçekleştirdi
11 Eylül 2025 Perşembe - 10:18 Anne, özel gereksinimli kızının gelinlik giyme hayalini gerçekleştirdi Zonguldak’ta yaşayan 50 yaşındaki Canan Kayaşimşir, gelinlik giyme hayali kuran 25 yaşındaki özel gereksinimli kızı Cemre Çınar için temsili bir düğün organize etti. Gelin arabasından pastaya kadar her detayın düşünüldüğü organizasyonda Cemre, hayallerine kavuşmanın mutluluğunu yaşadı. Zonguldak’ta yaşayan 25 yaşındaki Cemre Çınar, en büyük hayalinin gelin olmak olduğunu annesi Canan Kayaşimşir’e anlattı. Kızının bu isteğine kayıtsız kalmayan anne, gelin arabası, pasta, orkestra ve gelinlik gibi tüm detayları düşünerek bir düğün organizasyonu hazırladı. Hazırlıkların tamamlanmasının ardından anne ve kız, yakınlarını ve komşularını düğüne davet etti. Davetlilerin yoğun ilgi gösterdiği gecede Cemre Çınar, gelinliğiyle müzik eşliğinde doyasıya eğlendi. Yakınlarının da kendisini pistte yalnız bırakmadığı Çınar, gecenin ilerleyen saatlerine kadar dans etti. "Rabbim iyi ki onu bana vermiş" Kızının hayalini gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşayan anne Canan Kayaşimşir, duygularını dile getirdi. Kayaşimşir, "Özel bir çocuk olmasını kimse beklemez çocuğunun. Ama ben kızımın en çok merak ettiğim şey sesinin tonuydu. O sesin tonunu çok geç zamanda duydum. Gelinlik giymeyi çok istiyordu. Ben hayalini gerçekleştirdim, herkes geldi. Allah herkese evlat sahibi olmayı nasip etsin. Benim evladım özel. Rabbim bana Cemre’mi verdiği için o kadar mutluyum ki anlatamam size. İyi ki benim yavrum. Rabbim iyi ki onu bana vermiş" diye konuştu. "Gelin olmaya meraklıydım, gelin oldum" Hayali gerçek olan Cemre Çınar ise, "Ben gelin kalmayı çok istedim. Çok hayalimin gerçek olmasını istedim. Gelin olmaya meraklıydım. Gelin oldum" ifadelerini kullandı.