Yerel Haberler
Adana
12 Mart 2026 Perşembe - 13:39 Yüreğir Belediyesi’nden kadın istihdamına destek Yüreğir Belediyesi, kadın istihdamını artırmaya yönelik çalışmaları kapsamında 30 kadın işçi alımı için noter huzurunda kura çekimi gerçekleştirdi. Kura çekim töreni Atatürk Kültür Merkezi’nde yoğun katılımla düzenlendi. Şeffaflık ve eşitlik ilkesi doğrultusunda gerçekleştirilen kura çekimi, Adana 23. Noterliği gözetiminde yapıldı. Törende başvuruda bulunan adaylar arasından 30 asil ve 30 yedek aday kura ile belirlendi. Kura çekim törenine Yüreğir Personel Hizmetleri ve İmar Ticaret A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Rukiye Alpay Çinkılıç da katılarak süreci yerinde takip etti. Çinkılıç, kadınların çalışma hayatında daha fazla yer almasının önemine dikkat çekerek, belediye olarak kadın istihdamını destekleyen projelere devam edeceklerini ifade etti. Yüreğir Belediye Başkanı Ali Demirçalı, kadın istihdamının artırılmasının hem toplumsal kalkınma hem de yerel ekonomi açısından büyük önem taşıdığını belirterek, "Kadınların üretimde, hizmette ve çalışma hayatının her alanında daha güçlü şekilde yer almasını önemsiyoruz. Belediyemiz bünyesinde gerçekleştirdiğimiz bu alım da kadın emeğini destekleme ve fırsat eşitliğini güçlendirme hedefimizin bir parçasıdır. Şeffaf bir şekilde, noter huzurunda gerçekleştirdiğimiz kura ile belirlenen çalışanlarımızın Yüreğir’e değer katacağına inanıyorum. Kadınların ekonomik hayata katılımını artıracak projeleri hayata geçirmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Kura sonucunda belirlenen asil adayların gerekli işlemleri tamamlamalarının ardından görevlerine başlayacakları, yedek adayların ise ihtiyaç halinde değerlendirileceği bildirildi.
12 Mart 2026 Perşembe - 13:38 Beta Enerji’nin hedefi halka arz Türkiye’nin öncü transformatör markalarından Beta Enerji, sürdürülebilir büyüme yolculuğunda yeni bir dönüm noktası için gün sayıyor. 130 milyon dolarlık yatırımıyla Avrupa’nın en büyük enerji kampüslerinden birini hayata geçiren şirket, halka arzla birlikte küresel enerji dönüşümünün merkezinde yer almayı hedefliyor. Yaklaşık yarım asırlık sanayi tecrübesine sahip Beta Enerji, bugün Adana’dan dünyaya uzanan üretim ve ihracat gücünü halka arz ile taçlandırmaya hazırlanıyor. Gelecek hedefleri hakkında açıklamalarda bulunan Beta Enerji Yönetim Kurulu Üyesi ve İcra Kurulu Başkanı Yusuf Cenk Dağsuyu, şirketi enerji sektörünün şampiyonlar ligine çıkarmaya ve Beta markasını bir dünya markası yapmaya hazırlandıklarını belirtti. Halka arz için Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) onayını beklediklerini ifade eden Yusuf Cenk Dağsuyu, "Halka arz kararımızın temelinde, şirketimizi kişilerden bağımsız, sistem temelli ve şeffaf bir yönetim yapısıyla üçüncü nesle güçlü bir kurumsal miras olarak aktarma vizyonu yatıyor. Uluslararası kurumsal yönetim standartlarını benimseyerek, finansal dayanıklılığımızı özkaynaklarımızla perçinlemeyi hedefliyoruz. Türkiye’nin enerji arz güvenliğini destekleyen yerli ve milli bir güç olarak, yatırımcıların bu büyüme hikayesine ortak olmalarını hedefliyoruz" dedi. "Enerji arz güvenliği savunma sanayi kadar kritik hale geldi" Elektrifikasyonun artık ülkeler için savunma sanayi kadar kritik bir arz güvenliği meselesi haline geldiğini vurgulayan Yusuf Cenk Dağsuyu, küresel konjonktürün transformatöre olan ihtiyacı hiç olmadığı kadar artırdığını belirtti. Dağsuyu, enerjinin iletiminde alternatifi olmayan transformatörün, bugün dünya ekonomisinin en stratejik bileşeni olduğunu ifade ederek sektörün geleceğine dair şunları söyledi: "Dünyada devam eden jeopolitik gerilimler, bölgesel savaşlar ve küresel stres ortamı, özellikle Rusya-Ukrayna savaşının tetiklediği enerji kriziyle birlikte ülkelerin enerjide arz güvenliği ve bağımsızlık arayışını hayati bir noktaya taşıdı. Enerji artık ulusal güvenlik meselesi olarak ele alınıyor. Bununla birlikte ABD ve Avrupa’da 40-50 yıllık elektrik şebekeleri ekonomik ömrünü tamamlarken, bu altyapının akıllı şebeke uyumlu modern sistemlerle yenilenmesi gerekiyor. Afrika başta olmak üzere birçok bölgede ise hala yeni altyapı yatırımı ihtiyacı çok yüksek. Yani küresel ölçekte hem yenileme hem de sıfırdan kurulum kaynaklı çift yönlü bir talep söz konusu. Yeşil dönüşüm, elektrikli araçlar, veri merkezleri ve yapay zekânın artan enerji ihtiyacı da bu tabloyu hızlandırıyor. Tüm bu gelişmeler, elektrifikasyon sektörünü küresel stratejilerin merkezine yerleştiriyor." "Artan talebi karşılayacak donanıma sahibiz" Beta Enerji olarak bu büyük dönüşümün tam merkezinde olduklarını belirten Dağsuyu, "Türkiye’nin yerli ve milli üretim gücünü temsil ederken, Avrupa’nın tek çatı altındaki en büyük enerji komplekslerinden biri olan Beta Enerji ve Teknoloji Kampüsü ile global ölçekteki bu talebi karşılayacak donanıma sahibiz. Tüm bu küresel gelişmeler, ürünlerimize olan talebin önümüzdeki uzun yıllar boyunca kesintisiz ve artarak devam edeceğini gösteriyor" dedi. "Enerji AVM’sini yeni kampüsümüzde başardık" Dağsuyu, yaklaşık 130 milyon dolar değerinde yatırımla hayata geçirdikleri yeni kampüs ile ilgili çarpıcı rakamlar da paylaşarak, "Eski tesisimizde yıllık 6 bin adedin üzerinde olan dağıtım trafosu kapasitemiz, yeni kampüsümüzle 25 bin adedin üzerine ulaşacak. Güç transformatörlerinde ise kapasitemizi yaklaşık 30 kat artırmayı hedefliyoruz. Artık 1000MVA/1000kV gücündeki devasa üniteleri üretebilecek kabiliyetteyiz. Hedefimiz müşterinin tüm ihtiyacını tek noktadan karşıladığı bir ’enerji AVM’si’ kurgulamaktı, yeni kampüsümüzle bunu başardık" ifadelerini kullandı. "İhracatta ülke sayısını 5 yılda 130’un üzerine çıkarmayı hedefliyoruz" Beta Enerji’nin uluslararası pazarlardaki başarısına da dikkat çeken Dağsuyu, ihracatta ülke sayısını 5 yılda 130’un üzerine çıkarmayı hedeflediklerini anlatarak şunları söyledi: "Kurulduğumuz günden bugüne 6 kıtada 80’den fazla ülkeye ihracat gerçekleştirdik ve toplam satışlarımızın içindeki ihracat payını yüzde 56 seviyesine ulaştırdık. 2025 yılında 2,3 milyar TL ihracat geliri elde ettik, toplam ciromuz ise 4,3 milyar TL oldu. Yeni kampüsümüzün tam kapasiteyle devreye girmesiyle birlikte, bu başarıyı çok daha ileriye taşıyarak ihracat yaptığımız ülke sayısını kısa vadede 100’ün, 5 yıl içinde ise 130’un üzerine çıkarmayı öngörüyoruz. Özellikle Amerika Kıtası, Avrupa Birliği, İngiltere, Balkan Ülkeleri, Suudi Arabistan, Suriye ve Ukrayna odak noktamızda yer alıyor. Turquality programının sağladığı ivmeyle de Amerika ve Avrupa pazarlarında en bilinen enerji markalarından biri olma yolunda varlığımızı her geçen gün daha da güçlendireceğiz." "Yeni teknoloji ve ürün yatırımlarını hızlandırmayı planlıyoruz" Beta Enerji’nin küresel rekabetteki en büyük kozunun Ar-Ge ve dijitalleşme olduğunu vurgulayan Yusuf Cenk Dağsuyu, 2010 yılında başlayan inovasyon yolculuğunu 2017’de Ar-Ge Merkezi belgesiyle taçlandırarak kurumsal bir ekosisteme dönüştürdüklerini belirtti. Ar-Ge stratejilerini, daha az enerji kaybı, daha uzun ömür ve akıllı şebeke çözümleri üzerine kurguladıklarını ifade eden Dağsuyu "Yeni nesil güç transformatörlerinden yüksek gerilim anahtarlama ürünlerine kadar geniş bir yelpazede, tasarımdan üretime, testlerden satış sonrası süreçlere kadar uzanan döngüyü dijital üretim sistemlerimizle hızlandırıyoruz. TÜBİTAK destekli projelerimizle transformatörleri sadece birer ekipman olmaktan çıkarıp, uzaktan izlenebilen ve yapay zeka ile erken uyarı veren akıllı çözümlere dönüştürdük. Üniversite-sanayi iş birliklerimiz sayesinde nitelikli genç beyinleri ekosistemimize dahil ediyor, patent ve ürün çıktılarımızla yeşil dönüşüm odaklı projelerimizi küresel pazarlarda fark oluşturacak şekilde geliştiriyoruz. Adana’daki Ar-Ge merkezimiz, sadece şirketimize değil, bölgenin teknoloji yatırımlarına ve tedarik zinciri gelişimine de yön veren bir üs konumunda. Önümüzdeki dönemde de yeni nesil güç transformatörleri, yüksek gerilim anahtarlama ürünleri, test altyapıları ve dijital üretim sistemleri, yapay zeka uygulamaları, verimlilik artırıcı üretim teknolojileri ve akıllı şebeke çözümleri alanında Ar-Ge faaliyetlerimizi hızlandırmayı hedefliyoruz" dedi. Küresel ticaretin yeni anayasası olarak kabul edilen "Sınırda Karbon Düzenlemesi"ne tam uyum stratejisini, sürdürülebilir büyümenin merkezine yerleştirdiklerini belirten Dağsuyu, "Yeni kampüsümüzü dünyanın en prestijli yeşil bina sertifikası olan LEED standartlarında hayata geçirdik. Yeni kampüsümüzde güneş paneli gücümüzü 8 MW’a çıkararak enerji üretimini yaklaşık 16 kat artırıyoruz. Bu hamleyle enerji ihtiyacımızın yüzde 100’ünü kendi ürettiğimiz temiz kaynaktan karşılayarak karbon nötr yolunda önemli bir adım atacağız. 2030 vizyonumuz kapsamında, emisyonlarımızı yüzde 30 azaltmayı, su tüketimini yüzde 20 düşürmeyi ve ambalaj atıklarımızı tamamen geri dönüştürülebilir hale getirmeyi amaçlıyoruz" diye konuştu. "İnsan odaklı dönüşüme öncülük ediyoruz" Beta Enerji ve Teknoloji Kampüsü ile mevcut çalışan sayısını yaklaşık bin 200 kişiye çıkarmayı hedeflediklerini belirten Yusuf Cenk Dağsuyu, halka açık bir şirket olmanın verdiği kurumsal güçle mühendislik ve teknoloji alanında en yetkin beyinleri bünyelerine katmayı amaçladıklarını söyledi. Sanayide "insan odaklı" dönüşümün öncülüğünü üstlendiklerini ifade eden Dağsuyu, "Yeni kampüsümüzü aynı zamanda nitelikli iş gücü için bir cazibe merkezi olarak kurguladık. Yaklaşık 20 bin metrekarelik dev bir alanı tamamen çalışanlarımızın sosyal ihtiyaçlarına ayırdık. Konaklama tesislerinden modern eğitim merkezlerine, spor komplekslerinden ailece vakit geçirilebilecek sosyal mekanlara kadar her ayrıntıyı, çalışan mutluluğunu ve sadakatini önceliklendirerek tasarladık. Yeni nesil açık ofis düzeni ve ergonomik iş birliği alanlarımızla, çalışanlarımıza çalışma alanının ötesinde bir yaşam alanı sunuyoruz. Bu yatırım, hem Adana ekonomisine sağladığımız katma değeri pekiştirecek hem de küresel rekabetteki en büyük gücümüz olan insan kaynağımızı geleceğe hazırlayacak" ifadelerini kullandı.
12 Mart 2026 Perşembe - 13:24 AOSB’nin Sanayi Gençlik Koşusu 10 Mayıs’ta Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi, üretim kültürünü sosyal yaşamla buluşturan vizyoner çalışmaları kapsamında "Sanayi Temalı Gençlik Koşusu" düzenliyor. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı kapsamında organize edilen 4. Sanayi Gençlik Koşusu, 10 Mayıs 2026 Pazar günü Adana Merkez Park’ta gerçekleştirilecek. Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi, sadece üretim, istihdam ve ihracat gücüyle değil; sosyal yaşamı destekleyen, gençleri harekete geçiren organizasyonlarıyla da dikkat çekmeye devam ediyor. Bu kapsamda düzenlenecek olan "Sanayi Temalı Gençlik Koşusu", Adana’da sanayi ile spor arasında güçlü bir bağ kurulmasına katkı sunacak. 5 kilometre ve 10 kilometre kategorilerinde gerçekleştirilecek koşu, 10 Mayıs 2026 Pazar günü Merkez Park’ta yapılacak. Toplam 200 bin lira ödülün verileceği organizasyonun, gençlerin yanı sıra sporseverleri, sanayi çalışanlarını ve geniş katılımlı bir kent dinamizmini aynı etkinlikte buluşturması hedefleniyor. "Sanayiyi hayatın her alanıyla bütünleştiren bir anlayışla hareket ediyoruz" Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi Bölge Müdürü Ersin Akpınar, organizasyona ilişkin yaptığı değerlendirmede, AOSB’nin üretimi yalnızca ekonomik kalkınmanın değil, aynı zamanda sosyal gelişimin de merkezine yerleştiren bir anlayışla yol aldığını kaydetti. Akpınar, "Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi olarak biz, sanayiyi yalnızca fabrikaların içinde büyüyen bir güç olarak görmüyoruz. Sanayinin; eğitimle, çevreyle, sosyal yaşamla, gençlikle ve sporla da bütünleşmesi gerektiğine inanıyoruz. Düzenlediğimiz Sanayi Temalı Gençlik Koşusu da bu vizyonun güçlü bir yansımasıdır" dedi. "Sanayinin disiplini, sporun centilmenliğiyle buluşacak" Etkinliğin taşıdığı mesaja dikkat çeken Ersin Akpınar, sanayi kültürünün disiplin, azim, süreklilik ve hedef odaklı çalışma anlayışıyla şekillendiğini; sporun da aynı değerleri centilmenlik, dayanıklılık ve ortak heyecan üzerinden topluma taşıdığını ifade etti. Akpınar, "Bu organizasyonda sanayinin disiplinini sporun centilmenliğiyle buluşturuyoruz. Üretimin gücünü, gençliğin enerjisiyle aynı atmosferde bir araya getiriyoruz. Bu koşu, yalnızca bir spor etkinliği değil; aynı zamanda çalışma azmini, dayanışmayı, hedefe odaklanmayı ve birlikte başarma kültürünü temsil eden anlamlı bir buluşmadır" diye konuştu. "AOSB, üretimin yanında yaşam kültürüne de yatırım yapıyor" Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi’nin yıllardır sanayicilere sunduğu güçlü altyapı, çevre yatırımları, eğitim kurumları ve sosyal projelerle örnek bir model ortaya koyduğunu belirten Akpınar, bu anlayışın spor organizasyonlarıyla daha görünür hale geldiğini vurguladı. Ersin Akpınar, "AOSB bugün sadece üretim yapan bir merkez değil; yaşam kültürüne yatırım yapan, gençleri destekleyen, sosyal birlikteliği önemseyen güçlü bir ekosistemdir. Bölgemizin sporla anılması, gençlik enerjisiyle yan yana gelmesi ve kentimizin sosyal hayatına doğrudan katkı sunması bizim için son derece kıymetlidir" ifadelerini kullandı. "Gençlerimizi ve tüm Adana’yı bu heyecana ortak olmaya davet ediyoruz" Sanayi Temalı Gençlik Koşusu’nun geniş katılımlı bir şehir etkinliğine dönüşmesini hedeflediklerini belirten Akpınar, organizasyonun yalnızca yarışma yönüyle değil, taşıdığı birliktelik ruhuyla da ön plana çıkacağını söyledi. Akpınar, "Başta gençlerimiz olmak üzere, sporla ilgilenen tüm vatandaşlarımızı, sanayi camiamızı ve Adana’nın bu ortak heyecana katkı sunmak isteyen tüm kesimlerini koşumuza davet ediyoruz. İnanıyoruz ki bu etkinlik, AOSB’nin üretim gücünü sosyal dinamizmle buluşturan örnek organizasyonlardan biri olarak hafızalarda yer edecektir" dedi.
TOBB Nefes Kredisi yeniden başlıyor
01 Ekim 2025 Çarşamba - 15:18 TOBB Nefes Kredisi yeniden başlıyor Adana Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kıvanç, KOBİ’lerin en büyük sıkıntısının finansmana erişim olduğunu belirterek, "Özellikle kredi büyümesine getirilen sınırlamalar, işletmelerimizin kaynak bulmasını zorlaştırmaktadır. Bu dönemde sağlanan yeni Nefes Kredisi, işletmelerimiz için gerçekten nefes olacaktır" dedi. KOBİ’lere uygun şartlarda finansman imkanı sağlayan TOBB Nefes Kredisi yeniden başlıyor. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), Kredi Garanti Fonu (KGF) ve bankaların iş birliğiyle hayata geçirilen uygulamanın yeni dönem başvuruları 2 Ekim 2025 itibarıyla alınacak. Nefes Kredisi kapsamında işletmelere 6 ay anapara ödemesiz, azami 36 ay vadeli kredi imkanı sunulacak. 24 aya kadar yüzde 33, 24 ay üzerinde ise yüzde 32 faiz oranı uygulanacak. Bir firma en fazla 1,5 milyon TL kredi kullanabilecek. Kredinin toplam hacmi ise 25 milyar TL olarak belirlendi. Başvurular, belirli bankaların şubelerine yapılabilecek. Konu ile ilgili açıklamada bulunan Adana Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kıvanç, kredinin önemine dikkat çekerek şunları söyledi: "Temmuz ayında sağlanan bir önceki Nefes Kredisi kapsamında 23 bin 515 firmaya toplam 30 milyar TL destek verilmişti. Bu rakam, iş dünyamızın bu tür kaynaklara ne kadar ihtiyaç duyduğunu açıkça göstermektedir. Ekonomimizin lokomotifi olan KOBİ’lerimizin en büyük sıkıntısı finansmana erişimdir. Özellikle kredi büyümesine getirilen sınırlamalar, işletmelerimizin kaynak bulmasını zorlaştırmaktadır. Bu dönemde sağlanan yeni Nefes Kredisi, işletmelerimiz için gerçekten nefes olacaktır. Nakit akışını korumak, üretim ve istihdamın sürdürülebilmesi, yatırımların ertelenmeden devam edebilmesi açısından büyük önem taşıyor. Üretim çarklarının dönmesi, ülkemizin büyümesi ve ihracatının artması için KOBİ’lerimizin güçlü olması gerekiyor. Bu nedenle sağlanan her destek, sadece firmalarımıza değil, aynı zamanda Türkiye ekonomisine katkı sunmaktadır."
Yalnız kalmıştı, yavruyken kurtardığı ’sincap’ dostu oldu
01 Ekim 2025 Çarşamba - 11:46 Yalnız kalmıştı, yavruyken kurtardığı ’sincap’ dostu oldu Adana’nın Kozan ilçesinde 6 çocuk babası Hacı Hasan Kaplan (65), köyünde yavruyken bulduğu sincap Kibar’la yaşamını sürdürüyor. Yüzde 70 engelli olan ve yalnız kalan Kaplan, "Evlatlarım bana bakmıyor ama sincabım hal hatır soruyor gibi, kapı açık istese gider ama o da beni bırakmıyor" dedi. 4 yıl önce sağlık sorunları nedeniyle köyden ilçe merkezine taşınmak zorunda kalan 65 yaşındaki yüzde 70 engeli bulunan Hacı Hasan Kaplan ile yavruyken kapısında bulup beslediği sincapla dost oldu. Kibar ismini verdiği sincaptan bir an ayrılmayan, devletten aldığı engelli maaşı ve hayırseverlerin desteğiyle hayatına devam eden Kaplan, bir süre önce işitme cihazını da çaldırdı. Güçlükle duyan Kaplan, 6 çocuğu olmasına rağmen yalnızlığını ve sincapla arasında olan bağını İHA muhabirine anlattı. Hayırseverlerin desteğiyle yıllık 40 bin TL olan ev kirasının ödendiğini ve engelli aylığıyla geçindiğini anlatan Hacı Hasan Kaplan, "6 evladım var ama yok. Yalnız yaşıyorum. En son ayağımdan ameliyat oldum. Sincap can yoldaşım, sağ kolum, arkadaşım oldu" diye konuştu. "Kapı açık istese gider ama o da beni bırakmıyor" Kibar’ın kendisini hiç yalnız bırakmadığının altını çizen Kaplan, "4 yıldır tedavi amaçlı Kozan’da kalıyorum. Allah rızası için eşyalarımı hep hayırseverler karşıladı. Herkese minnettarım. Yüzde 70 engelli bir vatandaşım. Sincabı köyde kapının önünde ufacıkken buldum. Köpek falan vardı. Sincabı önce sütle, sonra kırıntılarla besledim. Bana alışınca beni benimsedi. Doğaya bırakamıyorum. Kapı açık istese gider ama o da beni bırakmıyor. Köyden buraya gelirken de benle geldi" şeklinde konuştu. "Özel yatağı var, orada yatar" Kaplan, "Yalnız yaşıyorum. En son 9 ay önce ayağımdan ameliyat oldum. Sincap can yoldaşım, sağ kolum, arkadaşım oldu. Akşam özel yatağı var, orada yatar. Sabah kalkar, cibinlik altından kulağımı gıdıklar, oyun ister. Eskiden dostum çoktu, yıkıldım, eş de dost da kalmadı. Allah rızası için tanımadığım kişiler gelir gider, sağ olsunlar. Benim evlatlarım dönüp bana bakmıyor ama sincabım hal hatır soruyor gibi hâli var. Sevildiğini biliyor. Sincabımın bir tüyü bile kopmasın, ben öleyim. O kadar çok seviyorum onu" ifadelerini kullandı. İşitme cihazı çalınmış Askerlik zamanında sağ kulağımda işitme kaybı olduğuna değinen Kaplan, "Kozan Kaymakamlığı sağ olsun işitme cihazımı aldı ama geçen sene masanın üzerinden çaldılar. Şimdi 3-5 kez söylemeden işitemiyorum" diyerek sözlerini tamamladı.
Yalnız kalmıştı, yavruyken kurtardığı ’sincap’ dostu oldu
01 Ekim 2025 Çarşamba - 11:30 Yalnız kalmıştı, yavruyken kurtardığı ’sincap’ dostu oldu Adana’nın Kozan ilçesinde yaşayan 6 çocuk babası Hacı Hasan Kaplan(65), köyünde yavruyken bulduğu sincabı ’Kibar’la yaşamını sürdürüyor. Yüzde 70 engelli olan ve yalnız kalan Kaplan," Evlatlarım bana bakmıyor ama sincabım hal hatır soruyor gibi, kapı açık istese gider ama o da beni bırakmıyor" dedi. 4 yıl önce sağlık sorunları nedeniyle köyden ilçe merkezine taşınmak zorunda kalan 65 yaşındaki yüzde 70 engeli bulunan Hacı Hasan Kaplan ile yavruyken bulup köpeklerden koruyup besleyip büyüttüğü sincapla dost oldu. Kibar ismini verdiği sincaptan bir an ayrılmayan , devletten aldığı engelli maaşı ve hayırseverlerin desteğiyle hayatına devam eden Kaplan, bir süre önce işitme cihazını da çaldırdı. Güçlükle duyan Kaplan, 6 çocuğu olmasına rağmen yalnızlığını ve sincapla arasında olan bağını anlattı. Hayırseverlerin desteğiyle yıllık 40 bin TL olan ev kirasının ödendiğini ve engelli aylığıyla geçindiğini anlatan Hacı Hasan Kaplan, "6 evladım var ama yok. Yalnız yaşıyorum. En son ayağımdan ameliyat oldum. Sincap can yoldaşım, sağ kolum, arkadaşım oldu" diye konuştu. "Kapı açık istese gider ama o da beni bırakmıyor" Kibar’ın kendisini hiç yalnız bırakmadığının altını çizen Kaplan "4 yıldır tedavi amaçlı Kozan’da kalıyorum. Allah rızası için eşyalarımı hep hayırseverler karşıladı. Herkese minnettarım. Yüzde 70 engelli bir vatandaşım.Sincabı köyde kapının önünde ufacıkken buldum. Köpek falan vardı. Sincabı önce sütle, sonra kırıntılarla besledim. Bana alışınca beni benimsedi. Doğaya bırakamıyorum. Kapı açık istese gider ama o da beni bırakmıyor. Köyden buraya gelirken de benle geldi" şeklinde konuştu. "Özel yatağı var, orada yatar" Kaplan " Yalnız yaşıyorum. En son 9 ay önce ayağımdan ameliyat oldum. Sincap can yoldaşım, sağ kolum, arkadaşım oldu. Akşam özel yatağı var, orada yatar. Sabah kalkar, cibinlik altından kulağımı gıdıklar, oyun ister. Eskiden dostum çoktu, yıkıldım, eş de dost da kalmadı. Allah rızası için tanımadığım kişiler gelir gider, sağ olsunlar. Benim evlatlarım dönüp bana bakmıyor ama sincabım hal hatır soruyor gibi hâli var. Sevildiğini biliyor .Sincabımın bir tüyü bile kopmasın, ben öleyim. O kadar çok seviyorum onu" ifadelerini kullandı. İşitme cihazı çalınmış Askerlik zamanında sağ kulağımda işitme kaybı olduğuna değinen Kaplan" Kozan Kaymakamlığı sağ olsun işitme cihazımı aldı ama geçen sene masanın üzerinden çaldılar. Şimdi 3-5 kez söylemeden işitemiyorum" diyerek sözlerini tamamladı. (BRL-HİV-
Bölge sakini dert yandı: Çukurova Uluslararası Havalimanı servisleri Çukurova’dan geçmiyor
01 Ekim 2025 Çarşamba - 10:01 Bölge sakini dert yandı: Çukurova Uluslararası Havalimanı servisleri Çukurova’dan geçmiyor Çukurova Uluslararası Havalimanı servislerinin Adana’da alınan karar gereği Çukurova ilçesinden geçmemesi, vatandaşları mağdur etti. Vatandaşlar, servislerin bir an önce ilçelerinden geçmesini istediğini söyledi. Türkiye’nin gökyüzüne açılan 58. kapısı Çukurova Uluslararası Havalimanı 10 Ağustos 2024’ten bu yana Çukurova bölgesinin turizm ve ticaret potansiyeline katkı sağlıyor. Havalimanı açıldığı günden bu yana Havamaş servisleri Mersin’in Silifke ilçesinden Hatay’ın Antakya ilçesine kadar hizmet veriyor. Ancak servisler, Adana’da izin alamadıkları gerekçesiyle sadece Seyhan ve Ceyhan ilçelerinde hizmet verebiliyor. Hal böyle olunca havalimanını en çok kullananlardan Adana’nın Çukurova ilçesindeki vatandaşlar mağdur oldu. "Bizler mağduruz" İhlas Haber Ajansı’na konuşan Mehmet Tuğ, "Biz havalimanını sürekli kullanıyoruz. Bu servisler Turgut Özal Bulvarı, Süleyman Demirel Bulvarı ve Çukurova ilçesinden neden geçmiyor. Bizler mağdur oluyoruz. Yetkililerden bir an önce çözüm bekliyoruz" dedi. Vatandaşlardan İmdat Sevimli, "Eskiden havalimanı şehir merkezine yakındı ancak artık havalimanı şehir merkezine uzak. Güzel bir yatırım oldu ancak gidişimiz çok zor. Çukurova ilçesinden Havamaş servisleri geçmiyor ve bizler mağdur oluyoruz. Buraya yetkililerin bir an önce çözüm bulmasını bekliyoruz" diye konuştu. "Vatandaş mağdur" Güzelyalı Mahalle Muhtarı Gökalp Güngör ise havalimanının isminin ’Çukurova’ olduğunu ancak servislerin ’Çukurova’dan geçmediğini belirterek, "Bu servislerin Çukurova ilçesinden geçmemesi bizleri zorluyor. Vatandaşlar, Havamaş servisleri neden Çukurova’dan geçmiyor diyorlar ve sıkıntı yaşıyorlar" ifadelerini kullandı. "Çok sıkıntılıyız" Toros Mahalle Muhtarı Sibel Polat ise "Eskiden havalimanı için geliş-gidiş sorunu yoktu ancak artık böyle sorun var. Havamaş, gerekli izinleri almadığı için Çukurova ilçesinden geçmiyor. Çok sıkıntılıyız ve biran önce bu soruna çözüm bulunmasını istiyoruz. İmza toplayıp kaymakamlığa ilettik ama herhangi bir çözüm olmadı" dedi.
Uzmanı uyardı: "Soğuk algınlığı ya da virüs için doğrudan ilaç yok bağışıklığı güçlü tutalım"
01 Ekim 2025 Çarşamba - 09:39 Uzmanı uyardı: "Soğuk algınlığı ya da virüs için doğrudan ilaç yok bağışıklığı güçlü tutalım" Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Dr. Mustafa Kemal Olgun, son günlerde artan soğuk algınlığı şikayetleriyle ilgili, "Virüs ya da soğuk algınlığı için doğrudan bir ilaç yok. Bu nedenle bağışıklık çok önemli. Sağlıklı beslenme, vitamin ve mineral desteğiyle vücudu güçlü tutmalıyız" dedi. Özem Medline Adana Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Dr. Olgun, son günlerde sıcaklık farkından dolayı vatandaşların yatağa düştüğünü ifade etti. Özellikle Adana’da hava sıcaklıklarının 60 derecelerden 30 derecelere kadar gerilediğine dikkat çeken Dr. Olgun, vücudun bu değişime uyum sağlamak için doğal bir direnç geliştirdiğini kaydetti. Olgun, "Vücudumuz yeni iklime uyum sağlarken hormonal dengelerimizi kullanıyor. Kortizon hormonu, tiroid hormonları devreye giriyor. Bu süreçte demir, magnezyum ve çinko gibi minerallere ihtiyaç duyuyoruz" diye konuştu. "Ateş 39-40’a çıkarsa sorun var demektir" Nezle ile gribi birbirinden ayırmak gerektiğini vurgulayan Olgun, "Şu anda soğuk algınlığından kastımız nezledir. Nezle, vücudun yeni iklime adaptasyonu demektir. Grip ise virüs kaynaklı bir hastalıktır. Eğer ateş 39-40 dereceye çıkıyorsa sorun var demektir" diye konuştu. "Bağışıklık sistemi çok önemli" Bağışıklık sisteminin önemine vurgu yapan Olgun, "Virüs ya da soğuk algınlığı için doğrudan bir ilaç yok. Bu nedenle bağışıklık çok önemli. Sağlıklı beslenme, vitamin ve mineral desteğiyle vücudu güçlü tutmalıyız. Kan tahliliyle demir, magnezyum ve çinko seviyelerimizi kontrol ettirmekte fayda var. Bazı kişiler soğuk algınlığını hafif burun akıntısıyla atlatıyor. Bağışıklığı zayıf olanlar ise ağır geçirerek yatağa düşüyor" diyerek sözlerini tamamladı.