Yerel Haberler
Adana
12 Mart 2026 Perşembe - 13:39 Yüreğir Belediyesi’nden kadın istihdamına destek Yüreğir Belediyesi, kadın istihdamını artırmaya yönelik çalışmaları kapsamında 30 kadın işçi alımı için noter huzurunda kura çekimi gerçekleştirdi. Kura çekim töreni Atatürk Kültür Merkezi’nde yoğun katılımla düzenlendi. Şeffaflık ve eşitlik ilkesi doğrultusunda gerçekleştirilen kura çekimi, Adana 23. Noterliği gözetiminde yapıldı. Törende başvuruda bulunan adaylar arasından 30 asil ve 30 yedek aday kura ile belirlendi. Kura çekim törenine Yüreğir Personel Hizmetleri ve İmar Ticaret A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Rukiye Alpay Çinkılıç da katılarak süreci yerinde takip etti. Çinkılıç, kadınların çalışma hayatında daha fazla yer almasının önemine dikkat çekerek, belediye olarak kadın istihdamını destekleyen projelere devam edeceklerini ifade etti. Yüreğir Belediye Başkanı Ali Demirçalı, kadın istihdamının artırılmasının hem toplumsal kalkınma hem de yerel ekonomi açısından büyük önem taşıdığını belirterek, "Kadınların üretimde, hizmette ve çalışma hayatının her alanında daha güçlü şekilde yer almasını önemsiyoruz. Belediyemiz bünyesinde gerçekleştirdiğimiz bu alım da kadın emeğini destekleme ve fırsat eşitliğini güçlendirme hedefimizin bir parçasıdır. Şeffaf bir şekilde, noter huzurunda gerçekleştirdiğimiz kura ile belirlenen çalışanlarımızın Yüreğir’e değer katacağına inanıyorum. Kadınların ekonomik hayata katılımını artıracak projeleri hayata geçirmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Kura sonucunda belirlenen asil adayların gerekli işlemleri tamamlamalarının ardından görevlerine başlayacakları, yedek adayların ise ihtiyaç halinde değerlendirileceği bildirildi.
12 Mart 2026 Perşembe - 13:38 Beta Enerji’nin hedefi halka arz Türkiye’nin öncü transformatör markalarından Beta Enerji, sürdürülebilir büyüme yolculuğunda yeni bir dönüm noktası için gün sayıyor. 130 milyon dolarlık yatırımıyla Avrupa’nın en büyük enerji kampüslerinden birini hayata geçiren şirket, halka arzla birlikte küresel enerji dönüşümünün merkezinde yer almayı hedefliyor. Yaklaşık yarım asırlık sanayi tecrübesine sahip Beta Enerji, bugün Adana’dan dünyaya uzanan üretim ve ihracat gücünü halka arz ile taçlandırmaya hazırlanıyor. Gelecek hedefleri hakkında açıklamalarda bulunan Beta Enerji Yönetim Kurulu Üyesi ve İcra Kurulu Başkanı Yusuf Cenk Dağsuyu, şirketi enerji sektörünün şampiyonlar ligine çıkarmaya ve Beta markasını bir dünya markası yapmaya hazırlandıklarını belirtti. Halka arz için Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) onayını beklediklerini ifade eden Yusuf Cenk Dağsuyu, "Halka arz kararımızın temelinde, şirketimizi kişilerden bağımsız, sistem temelli ve şeffaf bir yönetim yapısıyla üçüncü nesle güçlü bir kurumsal miras olarak aktarma vizyonu yatıyor. Uluslararası kurumsal yönetim standartlarını benimseyerek, finansal dayanıklılığımızı özkaynaklarımızla perçinlemeyi hedefliyoruz. Türkiye’nin enerji arz güvenliğini destekleyen yerli ve milli bir güç olarak, yatırımcıların bu büyüme hikayesine ortak olmalarını hedefliyoruz" dedi. "Enerji arz güvenliği savunma sanayi kadar kritik hale geldi" Elektrifikasyonun artık ülkeler için savunma sanayi kadar kritik bir arz güvenliği meselesi haline geldiğini vurgulayan Yusuf Cenk Dağsuyu, küresel konjonktürün transformatöre olan ihtiyacı hiç olmadığı kadar artırdığını belirtti. Dağsuyu, enerjinin iletiminde alternatifi olmayan transformatörün, bugün dünya ekonomisinin en stratejik bileşeni olduğunu ifade ederek sektörün geleceğine dair şunları söyledi: "Dünyada devam eden jeopolitik gerilimler, bölgesel savaşlar ve küresel stres ortamı, özellikle Rusya-Ukrayna savaşının tetiklediği enerji kriziyle birlikte ülkelerin enerjide arz güvenliği ve bağımsızlık arayışını hayati bir noktaya taşıdı. Enerji artık ulusal güvenlik meselesi olarak ele alınıyor. Bununla birlikte ABD ve Avrupa’da 40-50 yıllık elektrik şebekeleri ekonomik ömrünü tamamlarken, bu altyapının akıllı şebeke uyumlu modern sistemlerle yenilenmesi gerekiyor. Afrika başta olmak üzere birçok bölgede ise hala yeni altyapı yatırımı ihtiyacı çok yüksek. Yani küresel ölçekte hem yenileme hem de sıfırdan kurulum kaynaklı çift yönlü bir talep söz konusu. Yeşil dönüşüm, elektrikli araçlar, veri merkezleri ve yapay zekânın artan enerji ihtiyacı da bu tabloyu hızlandırıyor. Tüm bu gelişmeler, elektrifikasyon sektörünü küresel stratejilerin merkezine yerleştiriyor." "Artan talebi karşılayacak donanıma sahibiz" Beta Enerji olarak bu büyük dönüşümün tam merkezinde olduklarını belirten Dağsuyu, "Türkiye’nin yerli ve milli üretim gücünü temsil ederken, Avrupa’nın tek çatı altındaki en büyük enerji komplekslerinden biri olan Beta Enerji ve Teknoloji Kampüsü ile global ölçekteki bu talebi karşılayacak donanıma sahibiz. Tüm bu küresel gelişmeler, ürünlerimize olan talebin önümüzdeki uzun yıllar boyunca kesintisiz ve artarak devam edeceğini gösteriyor" dedi. "Enerji AVM’sini yeni kampüsümüzde başardık" Dağsuyu, yaklaşık 130 milyon dolar değerinde yatırımla hayata geçirdikleri yeni kampüs ile ilgili çarpıcı rakamlar da paylaşarak, "Eski tesisimizde yıllık 6 bin adedin üzerinde olan dağıtım trafosu kapasitemiz, yeni kampüsümüzle 25 bin adedin üzerine ulaşacak. Güç transformatörlerinde ise kapasitemizi yaklaşık 30 kat artırmayı hedefliyoruz. Artık 1000MVA/1000kV gücündeki devasa üniteleri üretebilecek kabiliyetteyiz. Hedefimiz müşterinin tüm ihtiyacını tek noktadan karşıladığı bir ’enerji AVM’si’ kurgulamaktı, yeni kampüsümüzle bunu başardık" ifadelerini kullandı. "İhracatta ülke sayısını 5 yılda 130’un üzerine çıkarmayı hedefliyoruz" Beta Enerji’nin uluslararası pazarlardaki başarısına da dikkat çeken Dağsuyu, ihracatta ülke sayısını 5 yılda 130’un üzerine çıkarmayı hedeflediklerini anlatarak şunları söyledi: "Kurulduğumuz günden bugüne 6 kıtada 80’den fazla ülkeye ihracat gerçekleştirdik ve toplam satışlarımızın içindeki ihracat payını yüzde 56 seviyesine ulaştırdık. 2025 yılında 2,3 milyar TL ihracat geliri elde ettik, toplam ciromuz ise 4,3 milyar TL oldu. Yeni kampüsümüzün tam kapasiteyle devreye girmesiyle birlikte, bu başarıyı çok daha ileriye taşıyarak ihracat yaptığımız ülke sayısını kısa vadede 100’ün, 5 yıl içinde ise 130’un üzerine çıkarmayı öngörüyoruz. Özellikle Amerika Kıtası, Avrupa Birliği, İngiltere, Balkan Ülkeleri, Suudi Arabistan, Suriye ve Ukrayna odak noktamızda yer alıyor. Turquality programının sağladığı ivmeyle de Amerika ve Avrupa pazarlarında en bilinen enerji markalarından biri olma yolunda varlığımızı her geçen gün daha da güçlendireceğiz." "Yeni teknoloji ve ürün yatırımlarını hızlandırmayı planlıyoruz" Beta Enerji’nin küresel rekabetteki en büyük kozunun Ar-Ge ve dijitalleşme olduğunu vurgulayan Yusuf Cenk Dağsuyu, 2010 yılında başlayan inovasyon yolculuğunu 2017’de Ar-Ge Merkezi belgesiyle taçlandırarak kurumsal bir ekosisteme dönüştürdüklerini belirtti. Ar-Ge stratejilerini, daha az enerji kaybı, daha uzun ömür ve akıllı şebeke çözümleri üzerine kurguladıklarını ifade eden Dağsuyu "Yeni nesil güç transformatörlerinden yüksek gerilim anahtarlama ürünlerine kadar geniş bir yelpazede, tasarımdan üretime, testlerden satış sonrası süreçlere kadar uzanan döngüyü dijital üretim sistemlerimizle hızlandırıyoruz. TÜBİTAK destekli projelerimizle transformatörleri sadece birer ekipman olmaktan çıkarıp, uzaktan izlenebilen ve yapay zeka ile erken uyarı veren akıllı çözümlere dönüştürdük. Üniversite-sanayi iş birliklerimiz sayesinde nitelikli genç beyinleri ekosistemimize dahil ediyor, patent ve ürün çıktılarımızla yeşil dönüşüm odaklı projelerimizi küresel pazarlarda fark oluşturacak şekilde geliştiriyoruz. Adana’daki Ar-Ge merkezimiz, sadece şirketimize değil, bölgenin teknoloji yatırımlarına ve tedarik zinciri gelişimine de yön veren bir üs konumunda. Önümüzdeki dönemde de yeni nesil güç transformatörleri, yüksek gerilim anahtarlama ürünleri, test altyapıları ve dijital üretim sistemleri, yapay zeka uygulamaları, verimlilik artırıcı üretim teknolojileri ve akıllı şebeke çözümleri alanında Ar-Ge faaliyetlerimizi hızlandırmayı hedefliyoruz" dedi. Küresel ticaretin yeni anayasası olarak kabul edilen "Sınırda Karbon Düzenlemesi"ne tam uyum stratejisini, sürdürülebilir büyümenin merkezine yerleştirdiklerini belirten Dağsuyu, "Yeni kampüsümüzü dünyanın en prestijli yeşil bina sertifikası olan LEED standartlarında hayata geçirdik. Yeni kampüsümüzde güneş paneli gücümüzü 8 MW’a çıkararak enerji üretimini yaklaşık 16 kat artırıyoruz. Bu hamleyle enerji ihtiyacımızın yüzde 100’ünü kendi ürettiğimiz temiz kaynaktan karşılayarak karbon nötr yolunda önemli bir adım atacağız. 2030 vizyonumuz kapsamında, emisyonlarımızı yüzde 30 azaltmayı, su tüketimini yüzde 20 düşürmeyi ve ambalaj atıklarımızı tamamen geri dönüştürülebilir hale getirmeyi amaçlıyoruz" diye konuştu. "İnsan odaklı dönüşüme öncülük ediyoruz" Beta Enerji ve Teknoloji Kampüsü ile mevcut çalışan sayısını yaklaşık bin 200 kişiye çıkarmayı hedeflediklerini belirten Yusuf Cenk Dağsuyu, halka açık bir şirket olmanın verdiği kurumsal güçle mühendislik ve teknoloji alanında en yetkin beyinleri bünyelerine katmayı amaçladıklarını söyledi. Sanayide "insan odaklı" dönüşümün öncülüğünü üstlendiklerini ifade eden Dağsuyu, "Yeni kampüsümüzü aynı zamanda nitelikli iş gücü için bir cazibe merkezi olarak kurguladık. Yaklaşık 20 bin metrekarelik dev bir alanı tamamen çalışanlarımızın sosyal ihtiyaçlarına ayırdık. Konaklama tesislerinden modern eğitim merkezlerine, spor komplekslerinden ailece vakit geçirilebilecek sosyal mekanlara kadar her ayrıntıyı, çalışan mutluluğunu ve sadakatini önceliklendirerek tasarladık. Yeni nesil açık ofis düzeni ve ergonomik iş birliği alanlarımızla, çalışanlarımıza çalışma alanının ötesinde bir yaşam alanı sunuyoruz. Bu yatırım, hem Adana ekonomisine sağladığımız katma değeri pekiştirecek hem de küresel rekabetteki en büyük gücümüz olan insan kaynağımızı geleceğe hazırlayacak" ifadelerini kullandı.
Vali resti çekti: "Adana’yı karalayan dizi, film çekilmesine müsaade etmiyorum"
29 Eylül 2025 Pazartesi - 15:20 Vali resti çekti: "Adana’yı karalayan dizi, film çekilmesine müsaade etmiyorum" Gerekli müdürlüğe talimat verdiğini belirten Adana Valisi Yavuz Selim Köşger, "Adana’nın imajını bozma konusunda bu tür filmlere dizilere bundan sonra müsaade yok. Adana’yı karalayan bir dizi çekilmesine müsaade etmiyorum" dedi. Adana Valiliği’nde Asayiş ve Güvenlik Değerlendirme Toplantısı düzenlendi. Toplantı sonrasında açıklamalarda bulunan Vali Yavuz Selim Köşger, 2024 ve 2025 yılı Ağustos aylarının asayiş olaylarının verilerini açıkladı. Verilerin ardından Vali Köşger, şehri karalayan bir dizi çekilmesine müsaade etmeyeceğini ilan etti. "Kasten yaralama arttı, cinayet düştü" Vali Köşger," Kişilere karşı işlenen suçlar çerçevesinde, konut dokunulmazlığının ihlali 13’den 17’ye yükselmiştir. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu 16’dan 15’ye düşmüştür. Çocuğun cinsel istismarı 31’den 32’ye yükselmiştir. Kasten yaralama olayları 684’den 699’a yükselmiştir. Cinsel saldırı 15’den 16’ya yükselmiştir. Kasten öldürme olayları Ağustos 2024’te 7 iken, Ağustos 2025’te 6’ya düşmüştür. Tehdit suçu 664’ten 653’e düşmüştür. Cinsel taciz 21’den 19’a düşmüştür. Kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçu 77’den 79’a yükselmiştir" dedi. Suçlarla ilgili istatistik verileri tek tek paylaşan Vali Köşger,"Toplam olay sayısı 2024 Ağustos ayında 390 iken, 2025 Ağustos ayında 284 olarak gerçekleşmiş. Malvarlığına karşı işlenen 9 önemli suç kapsamındaki olay sayılarında 106 olay azalış meydana gelmiştir. Malvarlığına karşı işlenen suçlarda toplam olay sayısında kaydedilen yüzde 27’lik azalma, bu alandaki önleyici tedbirlerin ve hızlı müdahale mekanizmalarının etkisini ortaya koymaktadır. Bununla birlikte, suç türlerine göre dağılım incelenerek düşüş eğiliminin kalıcı hâle gelmesi için hedefe yönelik çalışmaların sürdürülmesi önem taşımaktadır" diye konuştu. Adana’da Suriyeli sayısının da 182 bine düştüğüne değinen Köşger, geçtiğimiz ayda birkaç defa organize bir şekilde Suriye’ye dönmek isteyen vatandaşları gönderdiklerini söyledi. "Adana’nın imajını bozan film ve dizilere bundan sonra müsaade yok" Adana’nın suç algısındaki imajına değinen Vali Köşger, "Bu işler çok kısa sürede oluşmuş bir şey değil. Adana ile ilgili maalesef o televizyon dizileriyle başlayan, belki daha öncesinde süre gelen bir şey var. Sosyal olaylar 1 günde 5 günde oluşmadığı gibi, değiştirmekte çok kolay olmuyor. Geldiğimde beri dile getiriyorum, Adana’nın imajını değiştirmememiz lazım. Adana’nın hak etmediği bir imaj var. Adana insanları ürettiği huzurla bölüştüğü paylaştığı her türlü kardeşçe bir arada birçok unsuru bir arada yaşayabildiği nadir şehirlerden bir tanesidir. Adana’nın imajını hep beraber düzelteceğiz. Ben Kültür Müdürlüğüne şu talimatı verdi. Adana’da bundan sonra Adana’nın imajını bozacak bir dizi, sinema filmi yapılmasını müsaade etmeyeceğiz. Adana’nın film platformu, doğal mekan olarak kullanarak Adana’yı karalayan bir dizi çekilmesine müsaade etmiyorum. Adana’nın imajını bozma konusunda bu tür filmlere dizilere bundan sonra müsaade yok" şeklinde konuştu.
Elde, kolda veya ayakta görülen her ağrı fıtık habercisi değil
29 Eylül 2025 Pazartesi - 10:27 Elde, kolda veya ayakta görülen her ağrı fıtık habercisi değil Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Orhan Şen, elde, kolda veya ayakta görülen her ağrının bel veya boyun fıtığına işaret etmediğini belirterek, vatandaşların bu konuda bilinçli olması gerektiğini söyledi. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte son yıllarda el, kol veya ayakta uyuşma şikayetleri de arttı. Hal böyle olunca insanların çoğu, kendi tanılarını internetten kendi kendisine koymaya ve orada yazan tedavileri uygulamaya başladı. Ancak uzmanlar elde, kolda veya boyunda görülen her ağrının bel veya boyun fıtığına işaret etmediğini belirterek bilgi verdi. Sağlıkta doğru tanının önemine dikkat çeken Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Orhan Şen, konuyla ilgili İhlas Haber Ajansı’na açıklamalarda bulundu. "Radyolojik görüntüyü kuvvet kaybıyla değerlendirmeliyiz" Prof. Dr. Şen, uyuşma çeşitlerinden bahsederek, "El ve ayakta olan uyuşma veya ağrı, her zaman boyun, bel fıtığının habercisi değil. Bunların bulgusu değil. Boyun fıtığına bağlı uyuşmalar genelde kürek kemiğinin oradan batar tarzda bir ağrı olur ve o ağrı elinize, parmağınıza kadar boylu boyunca gelir. Böyle bir ağrı varsa bu boyun fıtığına bağlı bir uyuşma olabilir. Bunda da öncelikle radyolojik görüntüde fıtığı görüp, muayenede kuvvet kaybı, his kaybı var mı ona bakmanız gerekiyor. Bel fıtığında ise kalçanın içerisinde sanki bıçak batmış gibi dayanılmaz bir ağrı ve bu ağrı topuğa kadar inen bir ağrı şeklindedir. Bunun da yine fıtık olduğunu söylememiz için radyolojik görüntüde fıtığı görmek, muayenede kuvvet kaybını belirlemek gerekiyor" ifadelerini kullandı. "Belirtiler bazen karışabilir" Karpal tünel sendromu belirtilerinin fıtık belirtileriyle karıştırıldığını vurgulayan Prof. Dr. Şen, "Karpal tünel sendromu adını verdiğimiz el bileğinde sinir sıkışması olabilir ve o gece uykudan uyandırır. Araç kullanırken elini uzun süre direksiyonda tutarsanız uyuşma olabilir. Bunlar ama karpal tünel sendromuna bağlı bir uyuşmadır, fıtıkla hiçbir ilgisi yoktur. Bazen dirsek seviyesinde tuzak nöropati olur bu da dirsekten aşağı bir ağrı olur, bunun da hiçbir şekilde fıtıkla alakası yok" diye konuştu. Prof. Dr. Şen, doğru tanıyı koyup tedaviye başlamak için hastayı görmek, dinlemek ve bütüncül yaklaşmak gerektiğine de dikkat çekti.
Yastık altındaki sır: Diş perisi çocukların diş sağlığına nasıl katkı sağlıyor
29 Eylül 2025 Pazartesi - 09:40 Yastık altındaki sır: Diş perisi çocukların diş sağlığına nasıl katkı sağlıyor Uzman Diş Hekimi ve Ağız Diş ve Çene Cerrahı Prof. Dr. Birkan Taha Özkan, dünya genelinde yaygın olan ’diş perisi’ efsanesinin ve dişlerin kaybedilmesiyle ilgili kültürel ritüellerin, çocukların ağız sağlığına dikkat etmeleri konusunda beklenmedik bir müttefik olduğunu açıkladı. Prof. Dr. Birkan Taha Özkan yaptığı açıklamada, "Diş perisi efsanesi, çocukların düşen süt dişlerini yastıklarının altına koymaları ve gece boyunca diş perisinin gelerek dişi alıp yerine küçük bir hediye bırakması esasına dayanır. Bu efsane, özellikle Batı kültürlerinde yaygın olsa da, dünyanın farklı bölgelerinde dişlerin kaybedilmesiyle ilgili benzer ritüeller bulunmaktadır. Bu ritüeller, çocuklara diş kaybının doğal ve olumlu bir süreç olduğunu öğretirken, aynı zamanda dişlerine daha iyi bakmaları için bir motivasyon kaynağı oluşturuyor" dedi. "Bilimsel kanıtlar diş perisini destekliyor mu" Özkan, diş perisiyle ilgili yapılan çalışmalar olduğuna dikkat çekerek şöyle devam etti: "Son yıllarda yapılan bilimsel araştırmalar, diş perisi efsanesinin ve diş ritüellerinin çocukların diş sağlığı bilincini artırmada önemli bir rol oynadığını gösteriyor. Bilimsel bir çalışmaya göre, diş perisi ritüeline katılan çocukların, katılmayanlara göre diş fırçalama alışkanlığı ve ağız hijyeni seviyesi daha yüksek bulunmuştur. Bu çalışma, diş perisi efsanesinin çocukların davranışlarını olumlu yönde etkileyebileceğini gösteren önemli bir kanıt sunuyor. Diş perisi, çocuklara diş kaybının korkulacak bir şey olmadığını, aksine kutlanacak bir olay olduğunu gösteriyor. Bu durum, çocukların diş hekimi ziyaretlerine daha olumlu yaklaşmalarına ve diş tedavilerinden korkmamalarına yardımcı oluyor. Çocuklar, diş perisine sunacakları dişin temiz ve sağlıklı olması gerektiğini biliyorlar. Bu durum, onları dişlerini düzenli olarak fırçalamaya ve ağız hijyenlerine dikkat etmeye teşvik ediyor." "Ebeveynlere altın değerinde tavsiyeler" Özkan, ebeveynlere diş perisi efsanesini çocuklarının diş sağlığına özen göstermelerini sağlamak için nasıl kullanabilecekleri konusunda şu tavsiyelerde bulundu: "Çocuklarınızın düşen süt dişlerini yastıklarının altına koymalarına izin verin ve onlara küçük bir hediye bırakın. Bu, onların diş kaybını olumlu bir deneyim olarak görmelerini sağlayacaktır. Diş fırçalama alışkanlığını destekleyin. Çocuklarınıza diş perisinin diş fırçalama alışkanlığına dikkat ettiğini söyleyin ve onları dişlerini düzenli olarak fırçalamaya teşvik edin. Diş hekimi kontrollerini eğlenceli hale getirin. Diş hekimi ziyaretlerini oyunlarla ve hikayelerle çocuklarınız için daha keyifli hale getirin. Bu, onların diş hekimi korkusunu azaltacaktır. Ağız ve diş sağlığı eğitimine önem verin. Çocuklarınıza ağız ve diş sağlığının önemini anlatın ve onlara doğru diş fırçalama tekniklerini öğretin. Bu, onların gelecekte sağlıklı dişlere sahip olmalarını sağlayacaktır." Özkan, diş perisi efsanesinin çocukların ağız sağlığına özen göstermelerini sağlamak için bize sunulan değerli bir hediye olduğunu belirterek, "Bu fırsatı değerlendirerek, çocuklarımızın sağlıklı gülüşlere sahip olmalarına ve parlak bir gelecek inşa etmelerine katkıda bulunalım" diyerek sözlerini tamamladı.