Yerel Haberler
Adana
Adana’da ara tatile giren öğrenciler okul bahçesinde bayramlaştı 13 Mart 2026 Cuma - 13:21:14 ADANA (İHA) – Adana’da bin 100 öğrenci ara tatil öncesi arkadaşları ve öğretmenleriyle bayramlaştı. Adana’nın Kozan ilçesinde bulunan ve yaklaşık bin 100 öğrencinin eğitim gördüğü Halit Dağlı İlkokulu’nda ara tatil öncesinde öğretmen ve öğrenciler okul bahçesinde bir araya gelerek bayramlaştı. İlçede örnek bir etkinliğe imza atan okul yönetimi ve öğretmenler, öğrencilerin milli ve kültürel değerleri yaşayarak öğrenmesi amacıyla bayramlaşma programı düzenledi. Okul kapısında arkadaşlarını kolonya ve şeker ikram ederek karşılayan öğrenciler, daha sonra öğretmenleriyle birlikte okul bahçesinde bayramlaştı. Öğrencilerin söylediği bayram şarkıları ve oyunlar etkinliğe renkli görüntüler kattı. Okul Müdürü Seyban Karaköse, milli ve kültürel değerleri öğrencilere aktarmak amacıyla etkinliği düzenlediklerini belirterek, "Öğrencilerimizin Ramazan ayının ve bayramın coşkusunu yaşaması için eğitimcilerimizle birlikte böyle bir çalışma gerçekleştirdik. Küs olan öğrencilerin barışması, kardeşlik ve bayramlaşma duygusunun okulumuza yayılması bizleri çok mutlu etti" dedi. Öğrencilerden Asel Dila Durmuş ise küs olduğu arkadaşıyla barıştığını belirterek, bayramlaşma programı sayesinde çok mutlu olduğunu söyledi. Ayşe Beren Çelikten de okulda Ramazan Bayramı’nın coşkusunu yaşadıklarını ifade ederek, küs olduğu arkadaşına şeker verip barıştığını dile getirdi.
13 Mart 2026 Cuma - 12:07 Psikolog Giriş: "Yapay zeka psikoloğum olabilir diyorsanız yanılıyorsunuz" Klinik Psikolog Dilara Boyraz Giriş, terapinin rastgele bir sohbetten çok daha kapsamlı bir süreç olduğunu belirterek, "Güven, empati, gizlilik ve klinik uzmanlık terapinin temelini oluşturur. Belirli bir çerçevesi olan profesyonel bir süreçtir" dedi. Acıbadem Adana Hastanesi Klinik Psikoloğu Dilara Boyraz Giriş, son yıllarda birçok kişinin stres, yalnızlık veya duygusal paylaşım ihtiyacıyla yapay zeka destekli sohbet robotlarına yöneldiğine dikkat çekerek, "Yapay zeka psikoloğum olabilir diyorsanız yanılıyorsunuz. Bu sistemler psikoterapinin yerini tutamaz. Yapay zeka ile yapılan sohbetler profesyonel psikolojik destekle karıştırılmamalıdır. Çünkü psikoterapi belirli bir amacı, yöntemi ve etik çerçevesi olan profesyonel bir süreçtir" dedi. Son yıllarda psikolojik destek, yalnızlıkla baş etme veya duygusal paylaşım ihtiyacı nedeniyle birçok kişinin yapay zeka destekli sohbet robotlarını kullanmaya başladığını belirten Boyraz Giriş, "Bu sistemler bazı kullanıcılar tarafından terapist, arkadaş hatta romantik partner gibi konumlandırılabiliyor. Tamamen olumsuz bir durum olarak adlandıramayız ancak bazı riskleri de beraberinde getirebiliyor. Dijital araçlar bilgiye erişimi kolaylaştırıyor ve bazı başa çıkma yöntemlerini öğretebilse de tüm bunlar psikoterapiyle aynı şey değildir" diye konuştu. "Psikoterapi yalnızca konuşmak değildir" Psikoterapinin çoğu zaman yalnızca "dertleşmek" ya da zor bir durumda öneri almak olarak görülebildiğini belirten Boyraz Giriş, "Terapi rastgele bir sohbetten çok daha kapsamlı bir süreçtir. Güven, empati, gizlilik ve klinik uzmanlık terapinin temelini oluşturur. Belirli bir çerçevesi olan profesyonel bir süreçtir. Terapist yalnızca dinlemez; klinik değerlendirme yapar, danışanın ihtiyaçlarına odaklanır ve kanıta dayalı yöntemlerle ilerler" dedi. "Empatik görünebilir ama klinik sorumluluk taşımaz" Bugün yaygın olarak kullanılan yapay zeka sistemlerinin büyük dil modellerine dayandığını belirten Boyraz Giriş, "Bu sistemler geniş metin veri setleri üzerinden eğitilerek insan benzeri yanıtlar üretir ancak klinik sorumluluk taşımaz. Birçok sohbet robotu klinik olarak yapılandırılmış terapötik protokollere dayanmaz. Risk değerlendirmesi yapamaz, kriz anlarında inisiyatif alamaz ve etik sorumluluk üstlenemez. Bu durum yanlış veya çelişkili bilgi üretimi ve klinik risklerin gözden kaçması gibi sorunlara yol açar" diye konuştu. Aşırı onaylama ve sağlıksız bağlanma riski Yapay zeka sistemlerinin kullanıcıyla etkileşimi sürdürmek üzere tasarlandığını belirten Boyraz Giriş, "Bu durum psikoloji literatüründe ‘aşırı onaylama riski’ doğurur. Oysa psikoterapide terapist gerektiğinde empatik yüzleştirme yapar, işlevsiz düşünce kalıplarını sorgular ve terapötik sınırlar koyar. Yapay zeka robotlarının iletişimi sürdürmek adına kişiyi sürekli onaylaması kullanıcılarda sağlıksız duygusal bağlara yol açabilir. Kullanıcılar kendilerini duyulmuş ve onaylanmış hissettiklerinde saatlerce sohbet etmeye devam edebilir. Bu durum profesyonel yardım arayışını geciktirebilir ve kişinin duygusal ihtiyaçlarını gerçek sosyal ilişkiler yerine yapay zeka üzerinden karşılamasına neden olabilir" ifadelerini kullandı. Veri güvenliği de önemli Ruh sağlığına ilişkin verilerin en hassas kişisel bilgiler arasında yer aldığını hatırlatan Boyraz Giriş, "Yapay zeka destekli birçok sistem geleneksel klinik uygulamaların tabi olduğu etik ve düzenleyici çerçevelere bağlı değildir. Veri saklama ve paylaşım politikaları her zaman şeffaf olmayabildiği için kullanıcılar açısından ek risk oluşturabilir" dedi. "Bilinçli ve sınırlı kullanın" Yapay zekanın tamamen reddedilmesi ya da sınırsız biçimde güvenilmesi yerine bilinçli ve sınırlı bir kullanım yaklaşımının benimsenmesi gerektiğini belirten Giriş, "Yapay zeka sistemleri bazı durumlarda bilgiye ulaşmayı kolaylaştıran yardımcı araçlar olabilir. Ancak günlük yaşamı belirgin şekilde etkileyen duygusal sıkıntılar, ilişkisel sorunlar veya işlevsellikte düşüş gibi durumlarda yapay zeka ile konuşmaya devam etmek yerine bir ruh sağlığı uzmanına başvurulması önemlidir" diye konuştu.
13 Mart 2026 Cuma - 11:30 Yenişehirlioğlu: "Sırtlanların savaştığı bir dönemdeyiz" AK Parti Grup Başkanvekili Bahadır Yenişehirlioğlu, Adana’da Doğu Akdeniz İnşaat Müteahhit Birlikleri Federasyonu’nu’nda (DAİMFED) müteahhitlerle bir araya gelerek, "Korkunç bir savaşın dünyada zuhur ettiği, sırtlanların savaştığı bir dönemdeyiz. İş dünyamızla el ele vererek şehirlerimizin ve ülkemizin ekonomik günü daha da ileriye taşıyacağımıza olan inancımız tam" dedi. Yenişehirlioğlu, AK Parti Adana İl Başkanı Tamer Dağlı ile birlikte Doğu Akdeniz İnşaat Müteahhit Birlikleri Federasyonu’nu (DAİMFED) ziyaret etti. DAİMFED Genel Başkanı Mustafa Karslıoğlu ve yönetim kurulu üyelerinin ev sahipliği yaptığı görüşmede, inşaat ve müteahhitlik sektörünün güncel sorunları, kentsel dönüşüm projeleri ve Adana’nın ekonomik kalkınma potansiyeli masaya yatırıldı. DAİMFED Genel Başkanı Karslıoğlu, ziyaretin sektör açısından taşıdığı öneme dikkat çekerek, "İnşaat sektörü sadece bina üretmez istihdam oluşturur, yan sanayi besler, şehirleri dönüştürür. Adana bu potansiyeli fazlasıyla taşıyor. Grup Başkanvekilimiz Bahadır Yenişehirlioğlu’nun ve il başkanımız Tamer Dağlı’nın bizi bizzat ziyaret etmesi, sesimizin Ankara’da duyulduğunun en somut göstergesi. Bu buluşmanın sektörümüze ilişkin atılacak adımlara zemin hazırlayacağına inanıyoruz" ifadelerini kullandı. Bahadır Yenişehirlioğlu ise üreten ve istihdam sağlayan iş dünyasının her zaman yanlarında olduklarını vurgulayarak Adana’nın potansiyelini birlikte daha ileriye taşıyacaklarını ifade ederek, "Üreten, istihdam sağlayan ve ülkemizin büyümesine katkı sunan iş dünyamızın her zaman yanında olmayı önemsiyoruz. Adana’nın potansiyelini daha da ileri taşıyacak fikir ve çalışmalar üzerine karşılıklı değerlendirmelerde bulunduk. İş dünyamızla el ele vererek şehirlerimizin ve ülkemizin ekonomik günü daha da ileriye taşıyacağımıza olan inancımız tam" dedi. "Sırtlanların savaştığı bir dönemdeyiz" Dünyada artık zihniyetlerin değiştiğini, sırtlanların savaştığını vurgulayan Yenişehirlioğlu, "Biz elimizden gelen gayreti sarf ediyoruz, Adalet ve Kalkınma Partisi olarak ülkenin idaresi ve ulaştığımız şu zaman diliminde ülkeyi sağlıklı bir liman halinde tutabilmek için. Bu güçlü bir liderlik gerektiren dönemlerdeyiz malumunuz, etrafımız yangın yeri. Korkunç bir savaşın dünyada zuhur ettiği, füzelerin bombaların atıldığı bir savaş değil zihniyetin de ciddi manada harmanlandığı, değerler manzumesinin değiştiği bambaşka bir düzene girdiğimiz bir çağdayız. Sırtlanların savaştığı bir dönemdeyiz. Dolayısıyla canavarlaşmış insanların şerrinden Allah’a sığınmamız gerekiyor ama sebeplere sarılmak gerekiyor ve ülkenizi güçlü tutmanız icap ediyor. Bölgenizde bu kadar salim ve huzurlu kalabiliyorsak şayet, bu durup dururken olan bir mesele değil. En önemli şey ülkenin güvenliği. Biz kendi içimizde kırıp, döküp, yarıp, sarıp meselelerimizi hallederiz. Ekonomik olarak da sıkıntılarımızı biliyoruz, bunları nasıl tamamlayıp düzelteceğimizi de biliyoruz. Ama en önemlisi ülke güvenliğidir. Avrupa’nın durumu ortada, ekonomik sıkıntılar, enerji hattındaki büyük sıkıntılar, biraz önce bahsettiğimiz savaşlar dünyanın her köşesini öyle ya da böyle etkiliyor. Buna rağmen ülkemiz kalkınma noktasında yoluna devam ediyor. İşte bu güçlü bir iktidarla yapabileceğimiz bir hadise. Başka türlü olmaz. Allah Cumhurbaşkanımızdan razı olsun. Onun dirayetli duruşu, devletler bazında saygın kimliği ve ismi ve ortaya koyduğu politikalar sayesinde ciddi manada çalışmaları yürütüyoruz" dedi. AK Parti Adana İl Başkanı Tamer Dağlı da ziyarette yaptığı açıklamada Adana ekonomisinin güçlendirilmesinde iş dünyasıyla kurulacak köprülerin belirleyici rol oynayacağını vurguladı.
13 Mart 2026 Cuma - 11:08 Doğan’dan limon ithalatı değerlendirmesi: "Depoda ürünü olan üretici zorlanabilir" Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, depoda ürünü olan üreticilerin ekonomik olarak zor durumda kalmaması için gelişmelerin dikkatle değerlendirilmesinin önemli olduğunu söyledi. Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, 12 Mart 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararıyla limon ithalatında uygulanan gümrük vergisinin yüzde 54’ten yüzde 10’a düşürülmesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Doğan, bu sürecin, özellikle yüksek fiyat seviyelerinden ürün alarak depoya koyan üreticiler ve tüccarlar açısından bir belirsizlik oluşturabileceğine vurgu yaparak, ‘’Piyasaya ithalat ihtimali girdiğinde fiyatlarda bir geri çekilme yaşanabiliyor. Bu nedenle depoda ürünü olan üreticilerimizin ekonomik olarak zor durumda kalmaması için gelişmelerin dikkatle değerlendirilmesi önemlidir’’ dedi. Son yıllarda yaşanan zirai don nedeniyle üretimde düşüş yaşandığını hatırlatan Doğan, buna rağmen limon üretiminin Türkiye için önemli bir tarımsal ürün olmaya devam ettiğini söyledi. Doğan, özellikle üretim maliyetlerinin arttığı bir dönemde üreticinin korunmasına yönelik politikaların büyük önem taşıdığını dile getirdi. Başkan Doğan, "Üretici, tüketici ve piyasa dengelerinin birlikte düşünülmesi gerekir. 2024 yılında limon dalında 30-40 kuruşa kadar düştü. Çiftçi toplama maliyetini bile karşılayamadığı için ağaçlarını sökmek zorunda kaldı. O dönemde üreticiyi korumaya yönelik bir adım atılmadı, ancak fiyatlar yükselince hemen ithalat gündeme geldi. Piyasa düzenlemesi sadece tüketiciyi değil, üreticiyi de korumalıdır. Fiyat artınca ithalat kapılarının açılma kararı alınırken, limon 30 kuruşa düştüğü zaman da üreticiyi korumaya yönelik önlemler alınmalıydı" diye konuştu. Başkan Doğan, üreticilerin emeğinin karşılığını alması, tüketicinin de ürüne makul fiyatlarla ulaşabilmesi için tarımda planlı ve dengeli bir yaklaşımın büyük önem taşıdığını söyledi.
Çukurova Üniversitesi Balcalı Hastanesi’nde çalışanlar eylem başlattı
25 Eylül 2025 Perşembe - 14:16 Çukurova Üniversitesi Balcalı Hastanesi’nde çalışanlar eylem başlattı Çukurova Üniversitesi Balcalı Hastanesi’nde çalışan bin 600 işçi toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan farklarını alamayınca iş yavaşlatma eylemi başlattı. Balcalı Hastanesi’nde çalışan bin 600 işçi 696 sayılı KHK ile taşeron sisteminden kadroya geçerek 4/D statüsünde istihdam edilmeye başlandı. Bu işçiler ocak ayından bu yana toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan yaklaşık 120 bin lira farklarını alamayınca dün iş bırakma bugün de iş yavaşlatma eylemi yaptı. Çalışanlardan Sibel Özdemir, "22 yıllık sağlık çalışanıyım. Hakkımın verilmesini istiyorum. İşimi severek yapıyorum ama bu tür olaylar oldukça istemeyerek geliyorum. Bizim toplu iş sözleşmemizin geriye dönük parasını bekliyorduk. Ona güvenerek borç yaptık. Şu an 120 bin liraya yakın alacağımız var. Sağlık çalışanı olarak bizlere herkesin ihtiyacı var, bizim de işe ihtiyacımız var. Hakkımızı almak istiyoruz" dedi. Çalışanlardan Uğur Girişdağ ise, "8 aydır bekliyoruz. Sözleşmeden doğan maaş farklarımız var. Bu haklarımızın toplu halde ödenmesi gerekiyor. Ancak yönetim, para gelmediğini belirterek ödemeleri 4 taksitte yapacağını söylüyor. Bunu da rektör hocamız resmi olarak açıkladı. Bugün burada iş bırakma eylemi yaparak sesimizi duyurmaya çalışıyoruz. Her işçinin yaklaşık 120 bin lira alacağı var. Ocak ayında dolar ve altın ne kadardı. O para enflasyon karşısında zaten eridi. Şimdi 4 ay daha bekletip daha da eritecekler" diye konuştu.
Kozan Cumhuriyet Başsavcısı Akbaş:"Suç ve suçluyla mücadelede önemli kararlar alınıyor"
25 Eylül 2025 Perşembe - 11:50 Kozan Cumhuriyet Başsavcısı Akbaş:"Suç ve suçluyla mücadelede önemli kararlar alınıyor" Adana Kozan Cumhuriyet Başsavcısı Tayfun Akbaş," Kolluk kuvvetlerimiz tarafından titizlikle yürütülen soruşturmalar neticesinde suç ve suçluyla mücadelede önemli kararlar alınıyor" dedi. Kozan Cumhuriyet Başsavcısı Tayfun Akbaş, ilçedeki yerel ve ulusal basın temsilcileriyle bir araya geldi. Ziyarette, bölgedeki adli hizmetlerin güçlendirilmesi, suçla mücadelede iş birliği ve basınla sağlıklı iletişimin önemi konuşuldu. Başsavcı Akbaş, Kozan Adliyesi’nin beş ilçenin adalet yükünü taşıdığını belirterek, huzur, güven ve adaletin sağlanması için tüm kolluk kuvvetleriyle koordineli bir şekilde çalışıldığını soruşturmalarda titizlik gösterildiğini söyledi. Uyuşturucuyla mücadelede bölgede önemli adımlar atıldığına dikkat çeken Akbaş, yargılama süreçlerinin titizlikle sürdürüldüğünü vurguladı. Akbaş, ayrıca, silahla işlenen suçlara karşı adli makamların soruşturma ve yargılama aşamalarında kararlı adımlar attığını kaydetti. Özellikle ruhsatsız silah ve silahla işlenen suçlara ilişkin mevcut yasal düzenlemelerin hassasiyetle uygulandığını dile getiren Başsavcı Akbaş, "Anayasamız ve ilgili kanunlarımız çerçevesinde gereken tüm adımlar atılıyor. Kolluk kuvvetlerimiz tarafından titizlikle yürütülen soruşturmalar neticesinde suç ve suçluyla mücadelede önemli kararlar alınıyor" şeklinde konuştu. Basın mensuplarının ziyaretinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Akbaş, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi noktasında medyanın desteğinin büyük önem taşıdığını da sözlerine ekledi.
Uzmanı uyardı: "Hava kirliliği meme kanserini arttırıyor"
25 Eylül 2025 Perşembe - 10:08 Uzmanı uyardı: "Hava kirliliği meme kanserini arttırıyor" Adana’da geri dönüşüm tesisinde çıkan ve bir gün sonra söndürülebilen yangın sebebiyle havada oluşan kirlilik tedirgin etti. Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Biyomühendislik Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Rozelin Aydın, "Ülkemizin yüzde 92’si kirli hava soluyor ve yangınlar bu oranı arttırıyor. Yapılan çalışmalarda hava kirliliği ve meme kanseri arasında ilişki var, bizim bu hava kirliliğini azaltmak için caydırıcı cezalara ihtiyacımız var" dedi. Adana’nın merkez Seyhan ilçesine bağlı Küçükdikili Mahallesi’nde geçtiğimiz Pazar günü geri dönüşüm tesisinde çıkan yangın 1 gün sonra söndürüldü. Dumanların tüm Adana’dan görüldüğü yangın sebebiyle havada oluşan kirlilik insanları tedirgin etti. "Hava kalitemiz her geçen gün kötüye gidiyor" Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Biyomühendislik Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Rozelin Aydın, konuyla ilgili İhlas Haber Ajansı muhabirine açıklamalarda bulundu. Doç. Dr. Aydın, "Hava kalitemiz her geçen gün kötüye gidiyor. Her yıl hava kalitesinde yüzde 14’lere varan bir kötüleşme var. Trafik kazalarında ki ölümlerden çok üzülüyoruz ama asıl katil hava kirliliği. 2017 yılından bu yana yangınlar giderek artış gösteriyor. Araştırmalara göre, 2015 ile 2025 yılı arasında 450-500 civarı yangın çıktı. Fosil yakıtların bize en büyük zararı çevresel olarak hava kirliliğiyle karşı karşıya kalmamız oldu. Ülkemizin yüzde 92’si bu kirli havayı soluyor" ifadelerini kullandı. "Çok ciddi sağlık sorunlarına sebep oluyor" Hava kirliliğin erken ölümlere sebep olduğuna da değinen Doç. Dr. Rozelin Aydın, "Adana’da maalesef bazı ölçümler yapılamıyor. Bazı ağır metaller, furanlar, karbondioksitte artış yaşanıyor. Buda doğal olarak hem iklim değişikliğinin hızlanmasına hem de hava kirliliğine neden oluyor. Hava kirliliğine bağlı erken ölümler yaşanıyor. KOAH, akciğer ve solunum yolu hastalıkları yaşanıyor. Özellikle yaşlı bireyler, çocuklar ve hamileler daha fazla etkileniyor. Bu ağır metalleri soluyoruz. PM 2.5 ve PM 10 partikül maddeler var bunları da soluyoruz. PM 2.5 kum tanesinden daha küçük ve burun tarafından tutulamıyor, bunları soluyoruz. Böyle olunca çok ciddi sağlık sorunlarına sebep oluyor" diye konuştu. "Cezalar caydırıcı olabilmektedir" Hava kirliliğinin meme kanseriyle doğrudan ilişkili olduğunu belirten Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Biyomühendislik Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Rozelin Aydın, daha sonra şunları söyledi: "Daha da ileri yapılan çalışmalarda meme kanseriyle hava kirliliği arasında bir ilişki var. Bu yangınların söndürülmesi sırasında su, toprağa karışıyor ve bu ağır metaller ile dolu oluyor. Aslında plastiğin geri dönüşümü çok zor. Bizim tek kullanımlık plastikleri azaltmamız ve bunların kullanımını sınırlandırmamız gerekiyor. Cezalar caydırıcı olabilmektedir. 2024 yılında Temiz Hava Hakkı’nın yayınladığı rapora göre ülkemizin yüzde 92’si kirli hava soluyor. Bu yangınlarda bu oranı arttırıyor ve her geçen gün hava kirliliğine bağlı çeşitli hastalıklardan vefat ediyor."