Yerel Haberler
Adana
Kozan’da arıların korunmasına yönelik çalışma başlatıldı 17 Mart 2026 Salı - 12:02:50 Adana’nın Kozan ilçesinde, arıların korunmasına yönelik "Arı Varsa Hayat Var, Üretim Var" projesi çerçevesinde meyve bahçelerinde bilgilendirme ve arazi çalışmaları gerçekleştirildi. Kozan İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından yürütülen "Arı Varsa Hayat Var, Üretim Var" projesi çerçevesinde ekipler sahaya indi. Üreticilerle birebir görüşen ekipler, arıların tarımsal üretimdeki hayati rolüne dikkat çekti. Çalışmalara katılan İlçe Tarım ve Orman Müdürü Mutlu Karataş da üreticilerle bir araya gelerek hem bilgilendirme yaptı hem de uygulamaları yerinde inceledi. Karataş, arıların doğanın en önemli canlıları arasında yer aldığını belirterek, dünyadaki bitkilerin büyük bir kısmının arıların yaptığı tozlaşma sayesinde meyve verdiğini ifade etti. Arıların olmadığı bir ortamda üretim ve bereketten söz edilemeyeceğini vurgulayan Karataş, bu nedenle arıların korunmasının sürdürülebilir tarım açısından büyük önem taşıdığını kaydetti. Üreticilerin bilgilendirildiği çalışmada ilaçlamanın sabah erken saatlerde veya akşam geç saatlerde, arıların uçuş yapmadığı zaman dilimlerinde yapılması gerektiği belirtilirken, arılara zarar vermeyen ya da en az zararlı ruhsatlı bitki koruma ürünlerinin tercih edilmesi istendi. Yürütülen çalışmalarda Kozan ilçe genelinde yaklaşık 300 parselde 300 üreticiye ulaşılması planlanırken, hedefe ulaşıldıktan sonra da bilgilendirme ve farkındalık çalışmalarının aralıksız süreceği bildirildi.
17 Mart 2026 Salı - 11:07 Prof. Dr. Çelik: "Onkofertilite kanser tedavisi alan hastaya gelecekteki ebeveynlik şansını koruma imkanı sunar" Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Hüsnü Çelik, onkofertilitenin kanser tedavisi alan hastaya gelecekteki ebeveynlik şansını koruma imkanı sunduğunu söyledi. Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı sorumlu öğretim üyesi Prof. Dr. Hüsnü Çelik, kanser tanısı alan hastalarda tedavi öncesi doğurganlığın korunmasının hayati önem taşıdığını vurguladı. Günümüzde cerrahi, radyoterapi ve kemoterapi gibi yöntemlerin fertilite potansiyelini önemli ölçüde azaltabildiğini belirten Prof. Dr. Çelik, "Onkofertilite, kanser tedavisi alan hastaya aynı zamanda gelecekteki ebeveynlik şansını koruma imkanı sunar. Kanser tanısı almış kişilerde üreme potansiyelinin korunması, geliştirilmesi ve kullanılması artık bir lüks değil modern onkolojik tedavilerin vazgeçilmez bir parçasıdır" dedi. Tanı alındığı andan itibaren umutsuz bir karanlığa gömülen kişilerin yanında, onlara arkadaşlık eden Onkofertiliteyi ‘karanlık bir tünelde fener tutmak’ olarak nitelendiren Prof. Dr. Hüsnü Çelik, özellikle kadınlarda meme, rahim, yumurtalık ve diğer kanser türlerinde üreme organlarının alınması ya da var olan organların uygulanacak tedavilere bağlı olarak işlevsiz hale gelme riskine dikkat çekti. Tedavi öncesinde yumurtaların toplanıp dondurulabildiğini ifade eden Çelik, "Tedavi tamamlandıktan sonra bu hücreler kullanılarak dış ortamda gebelik elde edilebilir. Kullanılan kemoterapilerin yumurtalıklar üzerindeki toksik etkisine karşı, yumurtalık dokusunun ya da yumurtaların dondurulması yöntemleriyle de doğurganlık korunabilir" şeklinde konuştu. Her hastaya bilgilendirme yapılmalı Kanser tanısı konulduğu anda, tedavi başlamış olsa dahi fertilite konusunun mutlaka gündeme getirilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Çelik, güncel kılavuzların bu konuda çok net olduğunu vurguladı. Bilgilendirme sürecinde hastanın yaşına veya mevcut çocuk sayısına, dil, din, ırk, kültür, sosyal statü, ekonomik durum, sosyal güvence gibi hiçbir şeye bakılmaksızın hareket edilmesi gerektiğini ifade eden Çelik, şu açıklamalarda bulundu: "Zaten çocukları var, bir daha istemez ya da bu hastanın böyle bir isteği olacağını sanmıyorum" gibi varsayımlar tamamen yanlıştır. Zira bu bilgilendirme hastanın zihninde yeni bir pencere açar. Hasta, kanserin dünyanın sonu olmadığını, gelecekte çocuk sahibi olma ihtimalinin devam ettiğini fark eder. Bu yaklaşımın hastanın psikolojik ve fiziksel iyilik halini artırdığı, moralini yükselttiği bilimsel çalışmalarla kanıtlanmıştır. Bu aynı zamanda son dönemlerde bir hayli popüler hale gelmiş olan bütüncül yaklaşımlara da bir örnek teşkil eder." Çocuk hastalarda bile mümkün: Doku dondurma yöntemiyle doğurganlık korunabilir Onkofertilitenin sadece mevcut kanser hastaları için değil, BRCA mutasyonu gibi genetik risk taşıyan bireyler için de bir güvence olduğunu kaydeden Prof. Dr. Çelik, henüz ergenliğe girmemiş çocuklarda uygulanan yöntemlere de değindi. Çelik, "Ergenlik öncesi çocuklarda henüz hücre üretimi başlamadığı için doku dondurma yöntemi uygulanır. Kız çocuklarında yumurtalık, erkek çocuklarında ise henüz deneysel aşamada olsa da testis dokusu dondurularak tedavi sonrası tekrar vücuda nakledilebilir. Bu yöntemle gebelik sağlanan başarılı vakalar mevcuttur" ifadelerini kullandı.
17 Mart 2026 Salı - 11:01 AOSB yeni yatırımlarla büyüyor AOSB Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Sütcü, günlük 222 bin metreküp kullanma suyu arıtma tesisi kapasitesi, 324 megawatt üretim santral gücü ve genişleyen sanayi alanlarıyla AOSB’nin Türkiye’nin en güçlü üretim merkezlerinden biri haline geldiğini söyledi. Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi (AOSB) ve Adana Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi Yönetim A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Sütcü, bölgenin altyapı kapasitesi, enerji gücü, çevre yatırımları ve devam eden projeleri hakkında kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Sütcü, AOSB’nin güçlü altyapısı, enerji yatırımları, çevre projeleri ve sanayicilere sunduğu kapsamlı hizmetlerle Türkiye’nin önde gelen üretim merkezlerinden biri haline geldiğini söyledi. Bekir Sütcü, AOSB’nin yalnızca üretim yapılan bir alan olmadığını, aynı zamanda sanayicilerin rekabet gücünü artıran güçlü bir ekosistem oluşturduğunu vurguladı. Sütcü, sanayicilerin üretim süreçlerini kesintisiz sürdürebilmeleri için altyapıdan enerjiye, eğitimden proje desteğine kadar geniş bir hizmet ağı oluşturduklarını ifade etti. Bekir Sütcü, AOSB’nin büyüme vizyonu doğrultusunda yeni yatırımların ve genişleme alanlarının planlandığını kaydetti. Genişleyen sanayi alanı Bekir Sütcü, AOSB’nin mevcut büyüklüğünün 2 bin 144 hektar olduğunu, yeni yatırımcılara kapı açmak için ilave alanların planlandığını ve bu konuda önemli adımlar atıldığını ifade etti. Bekir Sütcü, ilave alanın 284 hektar, 3. ilave alanın 599,5 hektar, 4. ilave alanın 99,35 hektar olduğunu ayrıca önerilen 5. ilave alanın 3 bin 448 hektar büyüklüğünde planlandığını kaydetti. Bekir Sütcü, bu genişleme alanlarının hayata geçmesiyle AOSB’nin yatırım kapasitesinin önemli ölçüde artacağını vurguladı. Güçlü su ve altyapı kapasitesi Sütcü, AOSB’nin sanayi üretimini destekleyen güçlü altyapı yatırımlarına sahip olduğunu, bölgede iki ayrı kullanma suyu arıtma tesisi bulunduğunu ifade etti. Bekir Sütcü, birinci kullanma suyu arıtma tesisinin 72 bin metreküp/gün, ikinci kullanma suyu arıtma tesisinin 150 bin metreküp/gün kapasiteye sahip olduğunu, bu iki tesisle birlikte AOSB’nin toplam kullanma suyu arıtma kapasitesinin 222 bin metreküp/gün seviyesine ulaştığını kaydetti. Sütcü, güçlü altyapı yatırımlarının sanayicilerin kesintisiz üretim yapabilmesi açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Çevreye duyarlı sanayi modeli Bekir Sütcü, çevre yatırımlarının AOSB’nin en önemli öncelikleri arasında yer aldığını, bölgede faaliyet gösteren firmaların atık sularını arıtmak amacıyla kurulan Atık Su Arıtma Tesisi’nin 90 bin metreküp/gün nominal hidrolik kapasiteye cevap verebilecek şekilde inşa edildiğini kaydetti. Bekir Sütcü, çevre yatırımlarının sürdürülebilir sanayi üretimi açısından kritik bir rol oynadığını vurguladı. Enerji altyapısı ve dağıtım sistemi Bekir Sütcü, AOSB’nin enerji altyapısının sanayicilere kesintisiz ve güvenilir enerji sağlamak amacıyla güçlü bir sistem üzerine kurulduğunu, elektrik dağıtım şebekesinin 8 ana dağıtım merkezi, 25 dağıtım merkezi, 135 yardımcı dağıtım merkezinden oluştuğunu ifade etti. Bekir Sütcü, bölgenin toplam kurulu gücünün 279 megawatt olduğunu kaydetti. Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Sütcü, enerji sisteminin 24 saat SCADA sistemi ile kontrol edildiğini, TEİAŞ’a ait Misis Trafo Merkezi’nden 33 fider hattı üzerinden AOSB’ye enerji sağlandığını söyledi. Yenilenebilir enerjide büyük potansiyel AOSB’de yenilenebilir enerji yatırımlarının hızla büyüdüğünü, bölgede 209 tesiste aktif güneş enerjisi santrali bulunduğunu ifade eden Bekir Sütcü, güneş enerjisi kapasitesinin 279 megawatt, kojenerasyon kapasitesinin 45 megawatt olduğunu kaydetti. Bekir Sütcü, bölgede toplam üretim santral gücünün 324 megawatt seviyesine ulaştığını, yeni projelerle güneş enerjisi kapasitesinin 281 megawatta çıkarılmasının hedeflendiğini vurguladı. Sanayiciye geniş hizmet ağı Bekir Sütcü, AOSB’nin sanayicilere birçok farklı alanda hizmet sunduğunu, bunların başında altyapı hizmetleri, enerji hizmetleri, çevre hizmetleri, itfaiye hizmetleri, imar ve ruhsat hizmetleri, enerji tedarik ve dağıtım faaliyetleri, proje destek hizmetleri, eğitim hizmetleri, AOSB Akademi faaliyetleri, beton santrali hizmetleri, vinç hizmetleri gibi çok sayıda hizmetin yer aldığını ifade etti. Bekir Sütcü, 260 metreküp/saat kapasiteli hazır beton tesisinde, 15 transmixer, 4 beton pompası ve 35 personel ile hizmet verildiğini söyledi. Sütcü, vinç hizmetleri kapsamında 3 adet 35 tonluk çift kırma mobil vinç, 1 adet 75 tonluk çift kırma mobil vinç, 27 metrelik sepetli platform ve 18 metrelik teleskopik yükleyici ile sanayicilerin ihtiyaçlarını karşıladıklarını bildirdi. Proje destek ve devlet destekleri Bekir Sütcü, AOSB Proje Destek Ofisi’nin sanayicilere önemli katkılar sunduğunu, AIP Export ve Dış Ticaret İstihbarat Merkezi’nin firmaların ihracatlarını artırmalarına ve yeni pazarlara ulaşmalarına yardımcı olan dijital bir platform olduğunu ifade etti. Bekir Sütcü, 2022-2025 yılları arasında firmalara sağlanan devlet desteklerinin toplam tutarının 732 milyon 776 bin 214 TL olduğunu kaydetti. Üniversite sanayi iş birliği Bekir Sütcü, AOSB’nin üniversitelerle güçlü bir iş birliği yürüttüğünü, 5 üniversite ile iş birliği yapıldığını, 2022-2025 yılları arasında 505 akademisyenin firma ziyaretleri gerçekleştirdiğini, 116 firma ile akademisyen eşleştirmesi yapıldığını ifade etti. Sütcü, AOSB’de 7 Ar-Ge merkezi ve 6 tasarım merkezi bulunduğunu kaydetti. Devam eden projeler Bekir Sütcü, bölgede birçok önemli projenin sürdüğünü, cadde aydınlatmalarının LED dönüşümü, yol yenileme çalışmaları, 3. ilave alan genişleme çalışması, çamur bertaraf tesisi projesi, SOGEP istihdam garantili teknik eğitim merkezi, makina ikmal bakım ve onarım istasyon merkezi projesi, dijitalleşme projeleri gibi çalışmaların devam ettiğini bildirdi. "AOSB Türkiye’nin üretim üslerinden biri" Bekir Sütcü, AOSB’nin güçlü altyapısı, enerji yatırımları ve sanayicilere sunduğu kapsamlı hizmetlerle Türkiye ekonomisine önemli katkı sağladığını, bölgenin hem Adana’nın hem de Türkiye’nin üretim gücünü artıran önemli bir sanayi merkezi olduğunu vurguladı. Başkan Bekir Sütcü, AOSB’yi daha da büyüterek sanayicilerinin rekabet gücünü artırmaya ve bölgenin üretim kapasitesini geliştirmeye devam edeceklerini sözlerine ekledi.
Cinayetleri işlemeden çifte tabancayla poz veren sanığa 35 yıl 6 ay hapis istendi
26 Ağustos 2025 Salı - 11:34 Cinayetleri işlemeden çifte tabancayla poz veren sanığa 35 yıl 6 ay hapis istendi Adana’da sosyal medyada çift tabancayla paylaştığı fotoğrafın altına ’Yolun sonuna 5 dakika’ yazdıktan sonra 2 kişiyi silahla öldürdüğü iddia edilen 17 yaşındaki D.G. hakkında, 35 yıl 6 ay hapis cezası istemiyle dava açıldı. Katil zanlısı çocuğun iddianamede yer alan savunmasında, akrabasını annesi ile zorla ilişkiye girdiği için silahla ayağına ateş etmek isterken, diğer kişiyi ise kazayla öldürdüğünü söylediği yer aldı. Yüreğir ilçesi Ulubatlı Hasan Mahallesi Eczacı Haşim Dalgıç Caddesi’ndeki bir kahvehaneye 25 Mart’ta yüzünü atkı ve kapüşonla gizleyerek giren D.G. (17) silahını çıkartıp okey oynayan annesinin halasının oğlu Erkan Savan’a (35) peş peşe ateş açtı. Saldırıda Savan ile yanındaki Ramazan Durak (40) yaralandı. Kahvehaneye gelen sağlık ekiplerince hastaneye kaldırılan Durak ve Savan, doktorların tüm müdahalesine rağmen kurtarılamadı. "Yolun sonuna 5 dakika" Olaydan sonra yakalanıp tutuklanan D.G.’nin cinayetten dakikalar önce sosyal medya hesabından, öldürdüğü akrabasının isminin baş harflerinin bulunduğu tabut emojili yüzü maskeli şekilde iki tabancayla çektirdiği bir fotoğrafını ’Yolun sonu, son 5 dakika’ notuyla paylaştığı ortaya çıktı. Cumhuriyet savcısı, katil zanlısı çocuk D.G. hakkındaki soruşturmasını tamamlayarak "Sayı ve nitelik bakımından vahim olan silah veya mermilerin satın alınması taşınması bulundurulması, kasten öldürme" suçlarından iddianame hazırladı. Adana Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilen iddianame yapılan inceleme sonunda kabul edildi. Savcı, çifte cinayet sanığı çocuğun, yaşının küçük olması nedeniyle 2 kişiyi öldürmekten 15’şer yıl, silahtan da 5 yıl 6 ay hapis olmak üzere toplam 35 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasını talep etti. "3 bin 500 liraya silah aldım" İddianamede, sanık çocuğun savunmasına, güvenlik kamera görüntüleri ile otopsi raporuna yer verildi. D.G. savunmasında, amacının Erkan Savan’ı öldürmek olmadığını, Ramazan Durak’ın ise kazayla öldüğünü söyledi. Öldürdüğü Savan’ın annesinin halasının oğlu olduğunu belirten D.G., Savan’ın ara sıra evlerine gelip kaldığını, annesi ile arasında fazla samimiyet gördüğü için şüphe duymaya başladığını iddia ederek cinayet anını şöyle anlattı: "Annem Erkan’a sürekli para veriyordu. Olaydan yaklaşık 2 ay önce Erkan gece 01.00’de evimize geldi. Evde herkes uyuyordu. Annem ve Erkan beni bakkala gönderdi. Kendilerinden şüphelendiğim için evden telefonun ses kaydını açıp çıktım. Geri geldiğimde telefonu alıp ses kaydını dinlediğimde, cinsel ilişkiye girdikleri yönünde sesler geliyordu. Annemin zorla ilişkiye girdiğini düşündüm o yüzden Erkan’a kinlendim. Ayağına sıkmak için 3 bin 500 liraya silah aldım. Daha sonra Erkan’ın bulunduğu kahvehaneye gittim. Amacım Erkan’ın ayağına sıkmaktı. Ancak, Erkan masadan kalkınca panikleyerek 5 el ateş ettim. Kurşunlardan bir kısmı Erkan’a bir kısmı da yanında olan Ramazan’a isabet etti. Ramazan’ın olay anında nasıl vurulduğunu görmedim. Erkan’ı öldürmek istememiştim, Ramazan da kazayla vuruldu." Öldürmeden önce tabutlu paylaşım yaptı İddianamenin değerlendirme bölümünde ise sanık çocuğun olay öncesi sosyal medyadan yaptığı paylaşım ile cinayeti işleyeceğine dikkat çekilerek, "Suça sürüklenen çocuğun maktul Erkan Savan’ı öldüreceğine dair yaptığı sosyal medya paylaşımları birlikte değerlendirildiğinde maktulleri öldürmek kastıyla hareket ederek vahim nitelikli tabancayla ateş ederek üzerine atılı kasten öldürme ve 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçlarını işlediği anlaşılmıştır" denildi. 2 kişinin katil zanlısı 17 yaşındaki D.G. önümüzdeki günlerde yargılanmaya başlayacak.
Cinayetleri işlemeden çifte tabancayla poz veren sanığa 35 yıl 6 ay hapis istendi
26 Ağustos 2025 Salı - 11:25 Cinayetleri işlemeden çifte tabancayla poz veren sanığa 35 yıl 6 ay hapis istendi Adana’da sosyal medyada çift tabancayla paylaştığı fotoğrafın altına ’Yolun sonuna 5 dakika’ yazdıktan sonra 2 kişiyi silahla öldürdüğü iddia edilen 17 yaşındaki D.G. hakkında, 35 yıl 6 ay hapis cezası istemiyle dava açıldı. Katil zanlısı çocuk, iddianamede yer alan savunmasında, akrabasını annesi ile zorla ilişkiye girdiği için silahla ayağına ateş etmek isterken, diğer kişiyi ise kazayla öldürdüğünü söylediği yer aldı. Yüreğir ilçesi Ulubatlı Hasan Mahallesi Eczacı Haşim Dalgıç Caddesi’ndeki bir kahvehaneye 25 Mart’ta yüzünü atkı ve kapüşonla gizleyerek giren D.G. silahını çıkartıp okey oynayan annesinin halasının oğlu Erkan Savan’a (35) peş peşe ateş açtı. Saldırıda Savan ile yanındaki Ramazan Durak (40) yaralandı. Kahvehaneye gelen sağlık ekipleri tarafından hastaneye kaldırılan Durak ve Savan, doktorların tüm müdahalesine rağmen kurtarılamadı. "Yolun sonuna 5 dikaka" Olaydan sonra yakalanıp tutuklanan D.G.’nin cinayetten dakikalar önce sosyal medya hesabından, öldürdüğü akrabasının isminin baş harflerinin bulunduğu tabut emojili yüzü maskeli şekilde iki tabancayla çektirdiği bir fotoğrafını ’Yolun sonu, son 5 dakika’ notu ve tabut fotoğrafıyla sosyal medyada paylaştığı ortaya çıktı. Cumhuriyet Savcısı, katil zanlısı çocuk D.G. hakkındaki soruşturmasını tamamlayarak "Sayı ve Nitelik Bakımından Vahim Olan Silah veya Mermilerin Satın Alınması Taşınması Bulundurulması, Kasten Öldürme" suçlarından iddianame hazırladı. Adana Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilen iddianame yapılan inceleme sonunda kabul edildi. Savcı, çifte cinayet sanığı çocuğun, yaşının küçük olması nedeniyle 2 kişiyi öldürmekten 15’er yıl, silahtan da 5 yıl 6 ay hapis olmak üzere toplam 35 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasını talep etti. "3 bin 500 liraya silah aldım" İddianamede, sanık çocuğun savunmasına, güvenlik kamera görüntüleri ile otopsi raporuna yer verildi. Sanık D.G. savunmasında, amacının Erkan’ı öldürmek olmadığını, Ramazan’ın ise kazayla öldüğünü söyledi. Öldürdüğü Savan’ın annesinin halasının oğlu olduğunu belirten D.G., Erkan’ın ara sıra evlerine gelip kaldığını, annesi ile arasında fazla samimiyet gördüğü için şüphe duymaya başladığını iddia ederek cinayet anını şöyle anlattı: "Annem Erkan’a sürekli para veriyordu. Olaydan yaklaşık 2 ay önce Erkan gece 01.00’de evimize geldi. Evde herkes uyuyordu. Annem ve Erkan beni bakkala gönderdi. Kendilerinden şüphelendiğim için evden telefonun ses kaydını açıp çıktım. Geri geldiğimde telefonu alıp ses kaydını dinlediğimde, cinsel ilişkiye girdikleri yönünde sesler geliyordu. Annemin zorla ilişkiye girdiğini düşündüm o yüzden Erkan’a kinlendim. Ayağına sıkmak için 3 bin 500 liraya silah aldım. Daha sonra Erkan’ın bulunduğu kahvehaneye gittim. Amacım Erkan’ın ayağına sıkmaktı. Ancak, Erkan masadan kalkınca panikleyerek 5 el ateş ettim. Kurşunlardan bir kısmı Erkan’a bir kısmı da yanında olan Ramazan’a isabet etti. Ramazan’ın olay anında nasıl vurulduğunu görmedim. Erkan’ı öldürmek istememiştim, Ramazan da kazayla vuruldu." "Öldürmeden önce tabutlu paylaşım yaptı" İddianamenin değerlendirme bölümünde ise sanık çocuğun olay öncesi sosyal medyadan yaptığı paylaşım ile cinayeti işleyeceğine dikkat çekilerek, "Suça sürüklenen çocuğun maktul Erkan Savran’ı öldüreceğine dair yaptığı sosyal medya paylaşımları birlikte değerlendirildiğinde maktulleri öldürmek kastıyla hareket ederek vahim nitelikli tabancayla ateş ederek üzerine atılı kasten öldürme ve 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçlarını işlediği anlaşılmıştır" denildi. 2 kişinin katil zanlısı çocuk D.G. önümüzdeki günlerde yargılanmaya başlayacak.
Adana’da 5 kişinin öldüğü yolda, muhtarlar nöbet tutan ailelere destek verdi
26 Ağustos 2025 Salı - 10:11 Adana’da 5 kişinin öldüğü yolda, muhtarlar nöbet tutan ailelere destek verdi Adana’nın Kozan ilçesinde, Kozan-Kayseri yolunda meydana gelen ve biri bebek 5 kişinin hayatını kaybettiği kazanın ardından, bölgede nöbet tutun ailelere muhtarlar da destek vererek, yolun bir an önce yapılmasını istedi. 18 Ağustos’ta Kozan-Kayseri yolu 41. kilometresi Marankeçili Mahallesi yolunda meydana gelen kazada, Engin Eldaş’ın kullandığı otomobil virajı alamayarak uçuruma yuvarlandı. Kazada sürücü, annesi Fatma Eldaş (42), Selvihan Balta, Duygu Yılmaz ve 8 aylık Defne bebek hayatını kaybetti. Karayollarının sorumluluğundaki yolun, 35 yıldır yapılmadığını ileri süren aile fertlerinin nöbetlerine muhtarlar da destek verdi. Muhtarlar, 35 yıldır tamamlanamayan yolun bitirilmesini ve ölüm virajlarına önlem alınmasını istedi. Yolun sağlıklı bir şekilde ulaşıma açılmasıyla, Akdeniz’i İç Anadolu’ya bağlayan önemli bir ticaret güzergâhının da kazandırılacağına da dikkat çekildi. "5 kişi ölünce sesimiz duyuldu" Salmanlı Mahalle Muhtarı İlyas Köse, "Yolumuzda 35 yıldır devam eden bir çalışma var. Yetkililere sorduğumuzda bir cevap alamıyoruz. 5 kişiyi kaybettik, ondan önce de birçok kaza oldu. 5 kişi ölünce sesimiz duyuldu. 35 yıldır bitmeyen bir yol hikâyesi var. Şu an yolun 41 kilometresi belirsiz durumda. 120 kilometrelik yolun yalnızca 40 kilometresi yapıldı. Geri kalan bölüm eski, bariyer yok. 5 kişi öldükten sonra levhalar dikildi. Bu yol çok önemli. Mersin ve Adana limanlarından Kayseri’ye, İç Anadolu’ya bağlanan ticari bir güzergâh" diye konuştu. "Bir makineyle düzeltilebilecek virajda 5 kişi öldü" Yukarı Keçili Mahalle Muhtarı Rafet Elbüken ise yolun yıllardır tamamlanamamasına tepki gösterdi. Elbüken, "Mahallemizde 5 kişi bu yolda hayatını kaybetti. Bizim siyasi bir sorunumuz yok, bu bir parti meselesi değil. Bir makinenin bir günde düzeltebileceği virajda 5 kişi öldü. Bu yolun yapılmaması kabul edilemez. Senelerdir uzatılıyor. Yetkililerin hızla çözüm bulmasını ve bariyer konulmasını istiyoruz" dedi. "Bu yol acilen yapılmalı" Yukarı Keçili Mahallesi’nden Ercan Kaplan ise, "Bu yolda ömrümüz geçti. Levhalar ölümlerden sonra konuldu. Görev Allah rızası için yapılır, kaza olduktan sonra değil. Biz bu yol tamamlanana kadar gece gündüz burada olacağız. Rize’den Kayseri’ye araçla çekici koysanız gelir. Biz burada her adımda vites değiştiriyoruz. Gelirken bile birkaç kaza atlattık. Artık bu yolun yapılmasını istiyoruz. Bir kaza olduğunda kendi aracıma yükledim, çektim. Adam bana ’Sen Hızır gibi geldin’ dedi. Bu yol acilen yapılmalı" diye konuştu.