Yerel Haberler
Adana
Prof. Dr. Özkan: "Tekrarlayan faranjitinizin sorumlusu gömülü 20’lik dişiniz olabilir"
03 Ağustos 2025 Pazar - 10:27 Prof. Dr. Özkan: "Tekrarlayan faranjitinizin sorumlusu gömülü 20’lik dişiniz olabilir" Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Birkan Taha Özkan, "Gömülü 20 yaş dişleri sessizce iltihaplanıyor. Hasta fark etmiyor, ağrısı bile olmuyor. Ancak arka boğaz bölgesine yakınlığından sürekli bir inflamasyon oluşturuyor. Bu da hastaya yıllar süren farenjit tanıları ve yanlış tedaviler olarak geri dönüyor" dedi. Özkan, yaptığı açıklamadı "Binlerce kişi her yıl boğazındaki geçmeyen ağrının, yutkunurken oluşan yanmanın ya da sürekli tekrarlayan bademcik iltihaplarının kulak burun boğaz kaynaklı olduğunu sanarak tedavi üstüne tedavi alıyor. Ancak çoğu zaman asıl suçlu, hiç beklenmedik bir yerde saklanıyor. Gömülü 20 yaş dişleri. Geçmeyen boğaz ağrılarının önemli bir bölümü aslında gizli diş enfeksiyonlarından kaynaklanıyor. Gömülü 20 yaş dişleri sessizce iltihaplanıyor. Hasta fark etmiyor, ağrısı bile olmuyor. Ancak arka boğaz bölgesine yakınlığından sürekli bir inflamasyon yaratıyor. Bu da hastaya yıllar süren farenjit tanıları ve yanlış tedaviler olarak geri dönüyor. Boğaz kültürü temiz çıkan her hasta, mutlaka diş hekimine yönlendirilmeli. Sürekli tonsilit farenjit ve üst slunum yolu enfeksiyonu olanlar öncelikle Diş hekimi ve Ağız Diş Çene Cerrahisi Uzmanına yönlendirilmeli" diye konuştu. Özkan, "Boğazınız değil, dişiniz hastaysa ne olur?" diyerek şöyle devma etti: "Antibiyotikler geçici rahatlama sağlar, antibiyotik direnci gelişir, sonradan kullanılan antibiyotik artık etki göstermez. Boğaz pastilleri ve spreyler yalnızca yüzeysel etki gösterir. Oysa sorun ağızda büyümeye devam eder. Lenf düğümleri şişer, geniz akıntısı oluşur, bazen çene altına yayılan ağrılar başlar. Ve en önemlisi, 20’lik dişler dışarıdan bakıldığında sağlıklı gibi görünür. Çoğu zaman gömülü 20’lik dişler ağız içinde bile görülmez, röntgen çekilmeden fark edilmez. 2024’de Oral Surgery, Oral Medicine, Oral Pathology dergisinde yayımlanan bir araştırmaya göre, gömülü 20 yaş dişi bulunan hastalarda, boğaz mukozasında kronik inflamasyon görülme oranı yüzde 62. Dişin cerrahi olarak alınmasından sonraki 1 ayda, boğaz ağrılarında yüzde 85 azalma, geniz akıntısı ve öksürükte yüzde 72 düzelme ve lenf bezlerinde şişlik gerilemesi olmuştur." Özkan, Sağlık Bakanlığı’nın 1.5 milyon hasta verisi üzerinden yayımladığı 2024 raporunda ise önemli verilerin ortaya çıktığını ifade ederek, "Yılda 4+ faranjit atağı geçirenlerin yüzde 38’inde kontrolsüz gömülü 20’lik diş saptandı. Bu hastalarda diş çekimi sonrası enfeksiyon nüksü yüzde 87 azaldı. En yüksek risk grubu: 18-35 yaş arası kadınlar" dedi. Özkan, ayda birkaç kez tekrarlayan boğaz ağrısı, ağız açıklığında kısıtlılık (2 cm altı), sabahları yutkunurken zorlanma, geniz akıntısı, kronik gıcık hissi, tek taraflı çene altı veya kulak arkası ağrısı, diş eti arkasında baskı hissi, kötü Ağız kokusu ve ön dişlerde çarpıklık olanların mutlaka diş hekimine başvurması gerektiğine dikkat çekerek şöyle devam etti: "20’lik diş çekilmez ise lenfatik sistem sürekli inflamasyon altında kalır. Boğazdaki mukozal doku kendini yenileyemez. Komşu dişlerde çürüme, kemik kaybı ve apse gelişebilir. Sinüs enfeksiyonları, çene ağrısı, hatta kulak çınlamasına kadar ilerleyebilir." Özkan, tedavide izlenecek yolu ise şöyle sıraladı: "Tedaviye başlamadan önce, dişin çene içindeki konumu net olarak belirlenmelidir. Bu amaçla, panoramik röntgen ile genel kemik yapısı ve diş konumu gözlemlenir. Gerekirse 3 boyutlu dental tomografi (CBCT) sayesinde, dişin, alt çene sinirine (n. alveolaris inferior) yakınlığı, gömülülük derinliği, çene kemiği üzerindeki basısı, komşu dişlere baskısı ve hasar etkisi, çevre dokularla ilişkisi detaylı olarak analiz edilir. Bu analiz, cerrahi sırasında sinir hasarı, çene kırığı veya yumuşak doku zedelenmesi gibi riskleri en aza indirmek için kritik önem taşır. Her gömülü diş aynı şekilde çekilmez. Dişin açısı, pozisyonu ve çevre dokularla ilişkileri, tedavi sürecinin kişiye özel planlanmasını gerektirir. Bazı durumlarda sinire çok yakın olan dişlerde, siniri zedelememek için köklerin ayrılarak çıkarılması, bazı durumlarda da yalnızca kron kısmının alınarak dokunun korunması gerekebilir. İşlem, steril ameliyathane koşullarında ve ağız, diş ve çene cerrahisi uzmanı tarafından gerçekleştirilmesi tavsiye olunur. Çekim sırasında çevre dokular korunur. Komşu diş, çene siniri, dil siniri, dudak siniri, dişeti ve çene kemiği korunur. Kanama kontrol altında tutulur. Gerekiyorsa kemiği destekleyici materyaller kullanılır. Operasyon sonrası enfeksiyon riskine karşı özel önlemler alınır." Özkan, "Farenjit, Larenjit, Tonsilit tek başına ikincil bir hastalıktır. Eğer kaynağını doğru yerde aramazsanız, yıllarca gereksiz tedavilerle zaman kaybedersiniz. Oysa bir diş ve çene cerrahisi uzmanı değerlendirmesiyle bu döngü kırılabilir." uyarısında bulundu.
Adana Sanayi Odası Başkanı Kıvanç: "Temmuz ayında ihracatımız yüzde 20.7 arttı"
03 Ağustos 2025 Pazar - 10:13 Adana Sanayi Odası Başkanı Kıvanç: "Temmuz ayında ihracatımız yüzde 20.7 arttı" Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından açıklanan Temmuz 2025 ihracat verilerini değerlendiren Adana Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kıvanç, Adana’nın Temmuz ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 20,7 artışla 275 milyon 199 bin dolarlık ihracat gerçekleştirdiğini açıkladı. Başkan Kıvanç, 2025 yılının Ocak-Temmuz döneminde ise Adana’nın toplam ihracatının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4,2 artışla 1 milyar 735 milyon 594 bin dolara ulaştığını belirtti. Temmuz ayında elde edilen ihracat artışının küresel ölçekte yaşanan daralmalara rağmen önemli bir başarı olduğunu ifade eden Başkan Kıvanç, "Sanayicimizin üretim gücü, kararlılığı ve küresel pazarlardaki rekabet azmi sayesinde yılın ilk 7 ayında ihracatımızı artırmayı başardık. Temmuz ayındaki bu güçlü artış, yılın kalan ayları için de umut verici bir tablo ortaya koyuyor." dedi. Temmuzda İtalya Zirvede Temmuz ayında Adana’dan en fazla ihracat yapılan ülkenin 22 milyon 775 bin dolarla İtalya olduğunu açıklayan Başkan Kıvanç, İtalya’yı 19 milyon 523 bin dolarla İspanya ve 17 milyon 529 bin dolarla Fransa’nın takip ettiğini söyledi. Ocak-Temmuz 2025 döneminde ise en fazla ihracat gerçekleştirilen ülkeler sıralamasında 130 milyon 222 bin dolarla Irak ilk sırada yer aldı. Irak’ı 111 milyon 765 bin dolarla İtalya ve 108 milyon 102 bin dolarla Almanya izledi. Kimya Sektörü Liderliğini Sürdürüyor Temmuz ayında Adana’dan en fazla ihracat yapan sektörün 78 milyon 289 bin dolarla Kimyevi Maddeler ve Mamulleri olduğunu belirten Başkan Kıvanç, bu sektörü 41 milyon 111 bin dolarla Tekstil ve Hammaddeleri, 31 milyon 375 bin dolarla Otomotiv Endüstrisi’nin takip ettiğini ifade etti. Başkan Kıvanç, Ocak-Temmuz 2025 dönemine ilişkin sektör bazlı ihracat sıralamasına da değinerek şunları söyledi: "Yılın ilk 7 ayında 369 milyon 488 bin dolarlık ihracatla Kimyevi Maddeler ve Mamulleri sektörü ilk sırada yer aldı. 286 milyon 64 bin dolarlık ihracatla Tekstil ve Hammaddeleri ikinci, 207 milyon 164 bin dolarlık ihracatla Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri üçüncü sırada bulunuyor. Bu veriler, Adana sanayisinin hem çeşitliliğini hem de küresel pazarlarda rekabet gücünü ortaya koyuyor." Adana’nın hedefinin daha yüksek olduğunu vurgulayan Başkan Kıvanç sözlerini şöyle tamamladı; "Adana’mız, güçlü üretim altyapısı, nitelikli iş gücü ve stratejik konumuyla ihracatta çok daha yüksek rakamlara ulaşabilecek potansiyele sahiptir. Temmuz ayında elde ettiğimiz bu güçlü artış, sanayicimizin ortaya koyduğu özverinin açık bir göstergesidir. Özellikle yılın üçüncü çeyreğinde ihracatımızda artışların devam edeceğine inanıyoruz. Tüm sektörlerimizde gösterilen çabayı takdir ediyor; ihracatımıza katkı sunan tüm sanayicilerimize ve çalışanlarımıza yürekten teşekkür ediyorum."