Yerel Haberler
Adana
Adanalı 5 sporcudan uluslararası müsabakalarda madalya
28 Temmuz 2025 Pazartesi - 09:07 Adanalı 5 sporcudan uluslararası müsabakalarda madalya Adanalı 5 sporcu, geçtiğimiz günlerde düzenlenen çeşitli uluslararası spor organizasyonlarında madalya kazandı. Adanalı sporcular Esra Türkmen, Görkem Öçal, Zakir Kara, Muhammet Resul Özden ve Meryem Nur Tunuğ geçtiğimiz hafta düzenlenen uluslararası spor organizasyonlarında gösterdikleri üstün performansla hem Türkiye’ye hem de memleketleri Adana’ya büyük gurur yaşattı. FISU 2025 Dünya Üniversite Yaz Oyunları’nda Türkiye’yi atletizm cirit atma branşında temsil eden Adanalı milli sporcu Esra Türkmen, 59.90 metrelik atışıyla altın madalya kazandı. Avrupa Gençlik Olimpik Festivali (EYOF) 2025’te yarışan Adanalı sporcu Görkem Öçal ise bronz madalya kazandı. Aynı dönemde gerçekleştirilen European Para Youth Games 2025’te yarışan Adanalı para sporcuları Zakir Kara, T12 U20 kategorisinde 400 metre yarışında Avrupa üçüncüsü, Muhammet Resul Özden, T13 U20 kategorisi uzun atlama branşında Avrupa üçüncüsü ve Meryem Nur Tunuğ, 50 metre sırtüstü yüzme yarışında Avrupa ikincisi olarak gümüş madalya kazandı. Başarılara ilişkin değerlendirmede bulunan Adana Gençlik ve Spor İl Müdürü Mustafa Loğoğlu, "Adanalı sporcularımızın geçtiğimiz hafta uluslararası arenada gösterdiği üstün performans bizleri gururlandırdı. Sporcularımızı ve onları yetiştiren antrenörlerimizi gönülden tebrik ediyorum" dedi.
Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Doğan: "Üretmek isteyen çiftçinin önüne engeller cıkarılmamalı"
27 Temmuz 2025 Pazar - 14:59 Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Doğan: "Üretmek isteyen çiftçinin önüne engeller cıkarılmamalı" Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, "Üretmek isteyen çitçilerimizin önüne bürokratik ve mali engeller çıkarılmamalı" dedi. Doğan, yaptığı açıklamada, "Çiftçilerimiz, tarım arazilerini daha verimli hale getirmek amacıyla vasıf değişikliğine gitmek istediklerinde, Tapu Müdürlüklerine başvurmadan önce Tarım İlçe Müdürlüklerinden görüş almak zorundalar. 2024 yılı öncesine kadar ücretsiz olan bu işlem için artık 10 dönüme kadar 4.970 TL, 10 dönümden sonraki her 10 dönüm için ise 9.400 TL gibi yüksek meblağlar talep edilmektedir. Örneğin, 100 dönüm arazisini bahçe vasfına dönüştürmek isteyen bir çiftçi tam 89.570 TL ödeme yapmak zorunda kalıyor" dedi. Doğan, açıklamasını şöyle sürdürdü: "Pandemi süreci ve artan üretim maliyetleri sebebiyle zaten zor günler geçiren çiftçilerin, bu yeni uygulama ile mağduriyetlerinin daha da arttığına dikkat çekerek; "2025 yılında birçok ürün grubunda (soğan, patates, marul, karpuz, domates, biber vb.) çiftçimiz kâr edememiş, hatta kira ve girdi maliyetlerini dahi karşılayamaz hâle gelmiştir. Zaten iflasın eşiğinde olan üreticilerimizin bu tür bir ek maliyetle karşı karşıya bırakılmasının gerekçesi anlaşılamamaktadır. Üretimden uzaklaşan her çiftçi, gıda arz güvenliği açısından ülkemiz için büyük bir risktir." Doğan, "Üretmek isteyen çitçilerimizin önüne bürokratik ve mali engeller çıkarılmamalı. 2024 yılı öncesindeki ücretsiz uygulamaya geri dönülmeli, çiftçilerden bu ücretler alınmamalı, üreticiyi mağdur eden bu uygulama bir an önce sonlandırılmalıdır. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın üretimi kolaylaştıracak adımları atacağına inanıyoruz. Çiftçimizin yükü hafifletilirse üretim artar, ülkemiz kazanır" dedi.
Prof. Dr. Özkan: "40’lı yaşlarda diş kaybı alarmı nedeni erken menopoz"
27 Temmuz 2025 Pazar - 12:25 Prof. Dr. Özkan: "40’lı yaşlarda diş kaybı alarmı nedeni erken menopoz" Uzman Diş Hekimi ve Ağız Diş Çene Cerrahı Prof. Dr. Birkan Taha Özkan, özellikle menopoz sonrası dönemde kadınların diş eti hastalıklarına karşı çok daha savunmasız hale geldiğini vurgulayarak, "46 yaş menopoz çağına giren bir kadında diş kaybı riski 3 kat artıyor. Diş eti hastalıkları fark edilmeden ilerlediğinde çene kemiği kaybı ve kalıcı diş kayıplarına neden olabiliyor" dedi. Özkan, yaptığı açıklamada Sağlık Bakanlığı’nın 2025 verilerine göre Türkiye’de kadınların ortalama menopoz yaşının 49’dan 46’ya düştüğünü, bu değişim, diş ve çene sağlığı açısından sessiz ama ciddi bir tehdit barındırdığını ifade etti. Özkan, menopozu sadece adet döngüsünün sona ermesi olmadığını belirterek, "Aynı zamanda östrojen hormonunun ani azalması anlamına geliyor. Östrojen; kemik yapımı, bağ dokularının gücü, bağışıklık sistemi ve damar yapısı gibi birçok alanda etkili olduğu gibi, diş eti ve çene kemiği sağlığı açısından da hayati rol oynar. Menopoz sonrası kadınlarda diş eti çekilmesi, çene kemik kaybı ve diş kayıpları çok daha sık görülüyor. Araştırmalara göre menopoz sonrası periodontitis görülme sıklığı yüzde 58, osteoporozlu kadınlarda çene kemik kaybı hızı 4 kat fazla. Türkiye’de ise menopoz yaşı düşüyor, risk daha erken başlıyor. Güncel araştırmalar, Türkiye’de kadınların artık ortalama 46 yaşında menopoza girdiğini ortaya koyuyor. Bu yaş, dünya ortalamasının altındadır. Bu da diş ve kemik sağlığına yönelik koruyucu önlemlerin artık 40’lı yaşların başında konuşulması gerektiğini gösteriyor. Menopoz sonrası ilk 5 yılda kadınlar kemik kütlesinin yüzde 20’sini kaybedebiliyor. Bu sadece omurga ya da kalça kemiği değil; dişleri destekleyen alveolar kemiği de içeriyor. Sonuç olarak dişlerde sallanma, diş eti iltihabı, dişler arası aralıklar ve kayıplar başlıyor" diye konuştu. Özkan şöyle devam etti: "Neden östrojen azalınca dişler zarar görüyor? Östrojen, kemik yıkımını baskılayan ve yapımını destekleyen bir denge sağlar. Osteoblastları (kemik yapan hücreler) destekler. Osteoklastları (kemik yıkan hücreler) baskılar. 2025 tarihli bilimsel verilere göre, östrojen seviyesi düştüğünde osteoklast aktivitesi artıyor ve kemik yıkımı hızlanıyor. Süngerimsi yapıya sahip kemikler -özellikle çene kemiği- ilk etkilenen alanlardan biri. Yeni araştırmalar, menopoz sonrası kadınlarda çene kemiğinde yılda yüzde 3 ila yüzde 5 oranında kemik kaybı olabileceğini gösteriyor. Diş etleri neden daha savunmasız? Östrojen azalmasıyla birlikte, diş etlerinin bağ dokuları zayıflar, damar yapısı bozulur,, yenilenme kapasitesi düşer. Bu durum, bağışıklık sisteminin zayıflamasına neden olur ve diş eti enfeksiyonlarına karşı direnci düşürür. Menopoz döneminde yaygın görülen belirtiler: diş eti kanaması, diş eti çekilmesi, ağız kuruluğu, tat değişiklikleri. Bu semptomlar yaşlanmanın doğal süreci sanılsa da kemik yıkımının habercisi olabilir. Menopoz döneminde tükürük bezlerinin aktivitesi azalır. Tükürük hem ağız florasını korur hem de çürüklere karşı savunmadır. Tükürükteki bu azalma, çürük sıklığını artırır, Çürüklerin ilerleme hızını yükseltir." Özkan, erken müdahalenin hayat kurtardığına dikkat çekerek şunları kaydetti: "Menopozdan korkmayın ama hazırlıksız da yakalanmayın. Bu dönemde kemik sağlığıyla birlikte diş eti sağlığı birlikte ele alınmalı. Menopoz sonrası her 6 ayda bir diş eti muayenesi, dijital radyografik takip ile çene kemiği kaybının erken teşhisi, hormonal hassasiyeti gözeten periodontolojik bakım protokolleri, kalsiyum ve D vitamini desteği ile kemik yoğunluğunun dengelenmesi. Osteoporoz tedavisinde kullanılan bifosfonat grubu ilaçlar, çene kemiğinin yenilenmesini baskılar. Bu ilaçları kullanan kişilerde, diş çekimi veya implant sonrası çene osteonekrozu (kemik ölümü) riski ciddi oranda artar. Bifosfonat kullanan hastalar, diş hekimine mutlaka bilgi vermeli. Bu tedaviyi almayı planlayanlar, öncesinde dental muayeneden geçmeli. Kemik yoğunluğu (DEXA) ölçülerek kişiye özel dental plan oluşturulmalı." Dişlerin menopozda daha fazla ilgi beklediğine işarete eden Özkan, "Menopoz, bir son değil; yeni bir başlangıç. Ancak bu başlangıcın sağlıklı devam edebilmesi için diş ve çene sağlığınız özenli takip gerektiriyor. Unutmayın, 46 yaş menopoz çağı, 50 yaş dişsizlik kaderiniz olmasın. Menopoz teşhisi alır almaz diş hekiminize başvurun. Kaybedilen her diş, kalp hastalığı riskinizi yüzde 28; KOAH alevlenmelerini yüzde 41 artırıyor" dedi.