Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Adana
Adana’da evin duvarına çarpan otomobil takla attı: 1 yaralı
23 Mart 2026 Pazartesi - 23:48:16
Adana’nın Kozan ilçesinden kontrolden çıkan otomobil, bir evin duvarına çarpıp takla attı. Kazada yaralanan sürücü hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. Kaza, saat 21.30 sıralarında Kozan ilçesine bağlı Arslanpaşa Mahallesi Mustafa Faik Üstün Caddesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, K.T., sağanak yağış sebebiyle kayganlaşan yolda 01 AOK 003 plakalı Volkswagen marka otomobilinin direksiyonun hakimiyetini kaybetti. Kontrolden çıkan otomobil, bir evin duvarına çarpıp takla attı. Kazayı gören vatandaşlar durumu 112 Acil Çağrı Merkezine bildirdi. Bölgeye sağlık ve polis ekibi sevk edildi. Yaralanan K.T., sağlık ekiplerince kaldırıldığı Kozan Devlet Hastanesinde yapılan müdahalenin ardından Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesine sevk edildi. Polis kazayla ilgili soruşturma başlattı.
23 Mart 2026 Pazartesi - 23:29
Trafikte bıçakla dehşet yaşatan baba-oğula 363 bin TL ceza
Adana’da trafikte önünü kestikleri otomobilin sürücüsüne bıçakla dehşet yaşatan tır şoförü baba ile oğluna toplam 363 bin TL para cezası kesildi. Olay, Seyhan ilçesi bağlı Yeşilevler Mahallesi Mehmet Akif Ersoy Caddesi’nde meydana geldi. Trafikte çıkan tartışmanın ardından tır şoförü Mehmet Necmi Z., sürücüsü ile tartıştığı otomobilin önünü kesti. Tırdan inen sürücünün oğlu Mehmetcan Z., bıçakla otomobile zarar verdi. Olay anı ise otomobilin araç içi kamerasına anbean yansıdı. Seyhan İlçe Emniyet Müdürlüğüne bağlı Suç Önleme ve Araştırma Şubesi ekipleri, saldırganları yakalamak için çalışma başlattı. Yapılan çalışmalar neticesinde baba ve oğlu, Seyhan ilçesi Gürselpaşa Mahallesi’nde yakalandı. Mehmetcan Z.’in kavga sırasında elinde bulunan bıçakta ele geçirildi. Tır sürücüsü Mehmet Necmi Z.’ya 183 bin TL, oğlu Mehmetcan Z.’ye 180 bin TL olmak üzere toplam 363 bin TL para cezası kesildi. Sürücü Mehmet Necmi Z.’in ehliyetine 2 ay el konulurken, aracı da 2 ay trafikten men edildi. Baba ve oğlunun emniyetteki işlemlerinin devam ettiği öğrenildi.
23 Mart 2026 Pazartesi - 21:00
Trafikte dehşet: Tırdaki yolcu bıçakla saldırdı
Adana’da trafikte çıkan tartışmada tırda bulunan yolcu, otomobil sürücüsünün önünü kesip bıçakla saldırarak, araca zarar verdi. Yaşananlar araç kamerasına yansıdı.
23 Mart 2026 Pazartesi - 14:52
Kepme: "Finlandiya ve ülkemiz arasında bir ilke imza atmaktan onur duyuyoruz"
İstanbul Lider Koleji İcra Kurulu Başkanı Filiz Kepme, Finlandiya’nın uygulamalı bilimler alanındaki üniversitelerinden olan Laurea’dan akademisyen heyetinin ilk kez Türkiye’de öğrencilere ‘kabul sınavı’ yapacağını açıklayarak, süreçten memnuniyet duyduğunu söyledi. Finlandiya’nın dünyaca ünlü üniversitelerinden Laurea Uygulamalı Bilimler Üniversitesi, öğrenci seçimi süreci kapsamında ilk kez Türkiye’ye bir heyet göndererek fiziksel sınav gerçekleştirecek. Bu sınav İstanbul Lider Koleji iş birliğiyle gerçekleşecek. İlk 30 öğrencinin sınav ücreti ev sahibinden Böylece Türkiye’den Finlandiya’da eğitim almak isteyen öğrenciler, Laurea’nın öğrenci kabul sürecine kendi ülkelerinde, daha erişilebilir şartlarda katılma imkanı bulacak. İstanbul Lider Kolejleri’nin sunduğu destek kapsamında ise sınava başvuran ilk 30 öğrencinin sınav giriş ücretleri kolej tarafından karşılanacak. Başvurular başladı Laurea’nın resmi duyurularına göre Türkiye başvuru dönemi 18 Mart- 1 Nisan tarihleri arasında açık olacak. Adayların başvuru evrakını sisteme yüklemeleri için son tarih ise 8 Nisan. Uygun bulunan adaylara sınav davetleri daha sonra iletilecek ve giriş sınavları 21-24 Nisan tarihleri arasında Ankara’da düzenlenecek. Laurea Uygulamalı Bilimler Üniversitesi; İşletme Yönetimi, İşletme Bilişim Teknolojileri ve Sağlık Hizmetleri alanlarında Türkiye’den başvurular kabul ediyor. Laurea Uygulamalı Bilimler Üniversitesi’ndeki bu bölümler Türkiye’de İşletme, Yönetim Bilişim Sistemleri ve Hemşirelik bölümlerine denk geliyor. Sınavın Türkiye ayağı Ankara’da Başvuru sürecinde öğrencilerden lise transkripti, lise diploması ya da mezuniyet durumunu gösteren resmi belge ve en az IELTS 6.0 veya eşdeğeri bir İngilizce yeterlilik sonucu talep ediliyor. Sınav süreci, teorik değerlendirme ve mülakat olmak üzere iki temel aşamadan oluşuyor. Laurea’nın ilgili sayfalarında, Türkiye uygulamasında sınavların Ankara’da yapılacağı ve yalnızca uygun bulunan adayların sınava davet edileceği belirtildi. "Finlandiya ve ülkemiz arasında bir ilke imza atmaktan onur duyuyoruz" İstanbul Lider Kolejleri İcra Kurulu Başkanı Filiz Kepme de sürece ilişkin değerlendirmesinde bu iş birliğinin yalnızca akademik bir sınav organizasyonu olarak değil, öğrencilerin küresel geleceklerine dokunan stratejik bir adım olarak görülmesi gerektiğini vurguladı. Kepme, "Sektörle iç içe, uluslararası ölçekte güçlü bir eğitim modeli sunan Laurea Uygulamalı Bilimler Üniversitesi’nin Türkiye’ye ilk kez bir heyet göndererek öğrenci kabul sınavı yapacak olması, eğitim dünyamız adına son derece kıymetli bir gelişmedir ve Türkiye’de bir ilktir. Gençlerimizin uluslararası eğitim fırsatlarına doğrudan erişebilmesi gerektiğine inanıyoruz. Bu nedenle ilk 30 öğrencinin sınav giriş ücretlerini karşılayarak öğrencilerimizi bu yolculukta somut biçimde desteklemek istedik. İstanbul Lider Koleji olarak gençlerimizin hayallerini ve hedeflerini desteklemek için ulusal ve uluslararası iş birliklerimize devam edeceğiz" dedi.
08 Temmuz 2025 Salı - 09:50
Hırsızlıktan 30 yıl ceza aldı, gezerken polise yakalandı
Adana’da hırsızlık suçundan 30 yıl 2 ay kesinleşmiş hapis cezasıyla aranan hükümlü polis ekipleri tarafından yakalandı. Alınan bilgiya göre, merkez Seyhan ilçesine bağlı Kuruköprü Mahallesi İnönü Caddesi’nde İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı devriye ekipleri, sokakta durumundan şüphelendiği Cengiz T.’yi (34) durdurdu. Yapılan GBT sorgusunda şahsın, "Banka veya elde ya da üstte taşınan eşyayı çekip almak suretiyle hırsızlık" suçundan Adana Asliye Ceza İlamat Masası tarafından hakkında kesinleşmiş 30 yıl 2 ay hapis cezası bulunduğunu tespit etti. Gözaltına alınan hükümlü, yasal işlemlerin yapılması için 5 Ocak Polis Merkezi Amirliği’ne teslim edildi. Polis merkezi ve adliyede işlemleri yapılan hükümlü cezaevine gönderildi.
08 Temmuz 2025 Salı - 09:46
Keneyi vücuttan çıkartırken dikkat
Son dönemlerde artan Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) vakaları ile ilgili konuşan Çocuk Hastalıkları Uzmanı Dr. Salahattin Okur, "Keneyi çıkartırken sigara basmak, kolonya dökmek ve ateş tutmak gibi yanlış yöntemler var. Bunlar, kenenin taşıdığı virüsü insan vücuduna enjekte etmesine sebep oluyor" dedi. Havaların ısınmasıyla birlikte özellikle İç Anadolu bölgesinde kene sayısı ve Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) vakaları arttı. Adana’da ise henüz bir kene vakası bildirilmedi ancak uzmanlar vatandaşlara uyarılarda bulundu. Çocukların park ve bahçelerde oyun oynarken dikkat etmesi gerektiğini, ebeveynlerin çocuklarını sürekli kontrol etmesinde fayda olduğunu belirten Okur, "Yaz aylarının gelmesiyle birlikte kene sayısı artmaya ve Kırım Kongo Kanamalı Ateşi vakaları görülmeye başlandı. Tarım işçilerinde veya kamp yapan kişilerde kene vücuda yapıştığında kızarıklık ve ateş gibi belirtiler gösteriyor. Ancak bazen de bu belirtiler ortaya çıkmıyor. Vatandaşların sürekli çocuklarını ve kendilerini kontrol etmelerini, açık renkli kıyafet giymelerini, pantolonlarını çoraplarının içine katmalarını öneriyorum" ifadelerini kullandı. "Kene tutunan kişiler uzmana görülmeli" Vücuda yapışan kenenin uzman kişiler tarafından mümkünse bir klinik ortamında vücuttan çıkartılması gerektiğini ancak kliniğe gidemediği durumlarda kişinin belirli kurallara dikkat ederek keneyi çıkartabileceğini anlatan Dr. Okur, "Keneyi çıkartırken bazı uygulanan yanlış yöntemler var. Sigara basmak, kolonya dökmek ve ateş tutmak gibi. Bu yanlış uygulamalar, kenenin taşıdığı virüsün insan vücuduna yayılmasına sebep oluyor. Kene uygun bir şekilde çıkartıldığında insanlara hastalık bulaşmayabiliyor. Ancak kene yapışan kişinin mutlaka uzman bir doktor tarafından muayene edilmesi gerekiyor" diye konuştu. "Kenenin vücuda tutunması engellenmeli" Kene yapışan kişinin mutlaka gözetim altında olması gerektiğini kaydeden Okur, daha sonra şunları söyledi: "Her kene, virüs taşımıyor. Türkiye’de 50’den fazla kene türü var. Bunların bazıları Kırım Kongo Kanamalı Ateşi, bazıları da başka hastalıklara sebep olabiliyor. Çıkartılan hastanede bu kenenin zaten hangi tür olduğu tespit ediliyor. Açık havaya gittikten sonra mutlaka kıyafetleri çıkartıp cildi kontrol etmeliler. Kenenin vücuda girip tutunmasını engellemek için önlemler alınmalı."
08 Temmuz 2025 Salı - 09:46
Adana’da firari torbacılara operasyon: 19 hükümlü yakalanıp cezaevine gönderildi
Adana’da uyuşturucu ticaretinden kesinleşmiş hapis cezası bulunan 19 firari, polisin düzenlediği operasyonlarla saklandıkları adreslerde yakalanarak cezaevine gönderildi. Alınan bilgiye göre, İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, uyuşturucu madde ticareti ve kullanımı suçlarından haklarında kesinleşmiş hapis cezası bulunan şahısların yakalanmasına yönelik geniş çaplı bir çalışma gerçekleştirdi. 30 Haziran - 7 Temmuz tarihleri arasında yürütülen operasyonlarda, haklarında 2 yıldan 18 yıla kadar değişen oranlarda kesinleşmiş hapis cezası bulunan toplam 19 firari hükümlü tespit edildi. Adresleri belirlenen şüphelilere yönelik sabaha karşı eş zamanlı baskınlar düzenlendi. Yapılan operasyonlarda hükümlüler saklandıkları evlerde kıskıvrak yakalandı. 19 hükümlü emniyet ve adliyedeki işlemlerinin ardından cezaevine teslim edildi.
08 Temmuz 2025 Salı - 09:32
Kuşaktan kuşağa üretim
AOSB Genç Sanayiciler Kurulu, 400’ü aşkın OSB içerisinde kurumsal yapıya kavuşan ilk genç sanayici oluşumu olarak öne çıkıyor. 40 yaş altı, ikinci ve üçüncü kuşak aile şirketi mensuplarından oluşan bu yapı; hem iş birliğini artırıyor hem de genç sanayicilere güçlü bir dayanışma ortamı sunuyor. Başkan Ahmet Kaan Kara, Başkan Yardımcısı Merve Sütcü ve Rıdvan Aslan ile Yönetim Kurulu üyeleri Berfin Yılmaz, Eser Aldanmaz ve Merve Tezcan Bağış’tan oluşan ekip, Adana sanayisinin geleceğine dair umut verici bir tablo çiziyor. Kara, "Başta birkaç arkadaş bir araya gelip sohbet ediyorduk. Sonra bunu neden daha organize bir yapıya dönüştürmeyelim diye düşündük. Aynı yaşta, aynı hedeflere sahip sanayiciler olarak birbirimizi tanımıyorduk. Bu platformu, hem tanışmak hem iş birliği kurmak için oluşturduk. Etkileşim, Eğitim ve tecrübe odaklı bir yapı. 140 üyemiz var. Tecrübe paylaşım toplantıları, teknik geziler ve firma ziyaretleriyle üyeler arasında güçlü bir sinerji oluşturuluyor. Üniversitelerde öğretilmeyeni sahada öğreniyoruz. Kurulun eğitim vizyonu, klasik seminer anlayışının çok ötesine geçiyor" dedi. Kara, "Amacımız para kaybederek değil, dinleyerek öğrenmek. Bu yüzden her 15 günde bir, tecrübeli sanayici büyüklerimizle bir araya geliyoruz. Onlardan müşteri ilişkilerinden finans yönetimine kadar sahaya dair bilgi alıyoruz. Bu bilgiler, üniversitelerde öğretilmeyen ama üretimin gerçeğini oluşturan bilgiler. Adana sanayisinin gücü ve dönüşümü. Adana, Türkiye’nin sanayileşme serüveninde öncü illerden biri. AOSB, özellikle son 15-20 yılda güçlü bir büyüme ivmesi yakaladı. Bu ivmenin arkasında mevcut yönetimin vizyoner bakışı var. Elektrik fiyatları avantajlı, altyapı mükemmel, çevreye duyarlılık üst seviyede. Biz de bu vizyonu sürdürebilmek için var gücümüzle çalışıyoruz" diye konuştu. Genç sanayiciler için güçlü bir dayanışma alanı Kara, özellikle Adana’ya üniversite sonrası dönen gençlerin yalnızlık hissettiğini belirterek, bu yapının oluşturduğu sosyal faydaya dikkat çekerek, "Aile şirketlerinin yüzde 85-90’ı aynı sorunları yaşıyor. Finans, üretim, insan kaynakları, pazarlama Bu platformda tüm bu konular ortak zeminde konuşuluyor. Kendini yalnız hisseden gençler, bu birliktelik sayesinde yalnız olmadıklarını görüyor. Adana’da doğan bu girişim, yakın illerde tanıtılarak Türkiye geneline yayılmak isteniyor. Kurulun nihai hedefi ise, Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu (OSBÜK) bünyesinde kurumsal bir yapı haline gelmek. TOBB’da olduğu gibi, OSBÜK bünyesinde de genç sanayicilerden oluşan kurumsal bir yapının oluşturulmasını arzuluyoruz. Her OSB’de gençleri bir araya getiren, iletişim kurmalarını ve gelişimlerini destekleyen sürdürülebilir bir ağ kurmak istiyoruz" dedi. Kara, bu desteği şu sözlerle vurguladı: "İlk adımlarımızı attığımızda bu yapının potansiyelini gördük ve Bekir Sütcü Başkanımıza fikrimizi sunduk. Sağ olsun, bizi büyük bir içtenlikle dinledi ve tüm yönetim kuruluyla birlikte güçlü bir destek sundular. Kurulumuzun oluşumu, onların gençlere duyduğu güven sayesindedir. Tüm AOSB Yönetim Kurulu’na yürekten teşekkür ediyoruz. Gelin, birlikte güç olalım. Ortak akıl ve dayanışma ile sadece Adana’yı değil, Türkiye’yi büyütelim. Gençliğin enerjisini sanayinin dinamizmine dönüştürelim."
08 Temmuz 2025 Salı - 09:30
Kuşaktan kuşağa üretim
AOSB Genç Sanayiciler Kurulu, 400’ü aşkın OSB içerisinde kurumsal yapıya kavuşan ilk genç sanayici oluşumu olarak öne çıkıyor. 40 yaş altı, ikinci ve üçüncü kuşak aile şirketi mensuplarından oluşan bu yapı; hem iş birliğini artırıyor hem de genç sanayicilere güçlü bir dayanışma ortamı sunuyor. Başkan Ahmet Kaan Kara, Başkan Yardımcısı Merve Sütcü ve Rıdvan Aslan ile Yönetim Kurulu üyeleri Berfin Yılmaz, Eser Aldanmaz ve Merve Tezcan Bağış’tan oluşan ekip, Adana sanayisinin geleceğine dair umut verici bir tablo çiziyor. Süreç Nasıl Başladı? Kara, sürecin başlangıcını şöyle anlatıyor: "Başta birkaç arkadaş bir araya gelip sohbet ediyorduk. Sonra bunu neden daha organize bir yapıya dönüştürmeyelim diye düşündük. Aynı yaşta, aynı hedeflere sahip sanayiciler olarak birbirimizi tanımıyorduk. Bu platformu, hem tanışmak hem iş birliği kurmak için oluşturduk. Etkileşim, Eğitim ve tecrübe odaklı bir yapı. 140 üyemiz var. Tecrübe paylaşım toplantıları, teknik geziler ve firma ziyaretleriyle üyeler arasında güçlü bir sinerji oluşturuluyor. Üniversitelerde öğretilmeyeni sahada öğreniyoruz. Kurulun eğitim vizyonu, klasik seminer anlayışının çok ötesine geçiyor. Kara bu yaklaşımı şöyle özetliyor: "Amacımız para kaybederek değil, dinleyerek öğrenmek. Bu yüzden her 15 günde bir, tecrübeli sanayici büyüklerimizle bir araya geliyoruz. Onlardan müşteri ilişkilerinden finans yönetimine kadar sahaya dair bilgi alıyoruz. Bu bilgiler, üniversitelerde öğretilmeyen ama üretimin gerçeğini oluşturan bilgiler. Adana sanayisinin gücü ve dönüşümü. Adana, Türkiye’nin sanayileşme serüveninde öncü illerden biri. AOSB, özellikle son 15-20 yılda güçlü bir büyüme ivmesi yakaladı. Bu ivmenin arkasında mevcut yönetimin vizyoner bakışı var. Elektrik fiyatları avantajlı, altyapı mükemmel, çevreye duyarlılık üst seviyede. Biz de bu vizyonu sürdürebilmek için var gücümüzle çalışıyoruz." Genç Sanayiciler İçin Güçlü Bir Dayanışma Alanı Kara, özellikle Adana’ya üniversite sonrası dönen gençlerin yalnızlık hissettiğini belirterek, bu yapının oluşturduğu sosyal faydaya dikkat çekerek, ""Aile şirketlerinin yüzde 85-90’ı aynı sorunları yaşıyor. Finans, üretim, insan kaynakları, pazarlama Bu platformda tüm bu konular ortak zeminde konuşuluyor. Kendini yalnız hisseden gençler, bu birliktelik sayesinde yalnız olmadıklarını görüyor. Adana’da doğan bu girişim, yakın illerde tanıtılarak Türkiye geneline yayılmak isteniyor. Kurulun nihai hedefi ise, Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu (OSBÜK) bünyesinde kurumsal bir yapı haline gelmek. TOBB’da olduğu gibi, OSBÜK bünyesinde de genç sanayicilerden oluşan kurumsal bir yapının oluşturulmasını arzuluyoruz. Her OSB’de gençleri bir araya getiren, iletişim kurmalarını ve gelişimlerini destekleyen sürdürülebilir bir ağ kurmak istiyoruz." "Bu Yapının Gerçekleşmesinde En Büyük Destek Onlardan Geldi" Kara, bu desteği şu sözlerle vurguluyor: "İlk adımlarımızı attığımızda bu yapının potansiyelini gördük ve Bekir Sütcü Başkanımıza fikrimizi sunduk. Sağ olsun, bizi büyük bir içtenlikle dinledi ve tüm yönetim kuruluyla birlikte güçlü bir destek sundular. Kurulumuzun oluşumu, onların gençlere duyduğu güven sayesindedir. Tüm AOSB Yönetim Kurulu’na yürekten teşekkür ediyoruz. Gelin, birlikte güç olalım. Ortak akıl ve dayanışma ile sadece Adana’yı değil, Türkiye’yi büyütelim. Gençliğin enerjisini sanayinin dinamizmine dönüştürelim." (FKE-
08 Temmuz 2025 Salı - 09:30
Salçalık biber sezonu başladı
Adana’da kırmızı biber hasadıyla birlikte salça sezonu da açıldı. Geçen yıl 15 lira olan fiyat bu yıl da 15 ile 20 lira arasında değişiyor.
08 Temmuz 2025 Salı - 09:25
Salçalık biber sezonu başladı
Adana’da kırmızı biber hasadıyla birlikte salça sezonu da açıldı. Geçen yıl 15 lira olan fiyat bu yıl da 15 ile 20 lira arasında değişiyor. Hazır salçalara güvenmeyip ev ekonomisine de katkı sunmak isteyen vatandaşlar, salçalık biberinin hasat edilmesiyle birlikte kent merkezindeki biber satıcılarının yolunu tuttu. Satıcılardan çuvallarla salçalık biber satın alan vatandaşların kimi türlü zahmetlerle biberleri eliyle temizlerken kimiyse biber çekim merkezlerinde elini değdirmeden temizleyip çektiriyor. Kıyıboyu Caddesi Fatih Mahallesindeki Biberciler ve Zeytinciler Pazarı ise salçalık biberlerle dolmaya başladı. Biber satıcısı Ömer Özdemir, fiyatların makul olduğunu biraz daha yükselmesine beklediğini belirterek, "Geçen sene kilogram fiyatı 15 liraya kadar düşmüştü. Bu yılda 15 ile 20 lira arasında satılıyor. Şuan salçalık biber çıktı. Ancak Karaisalı biberi çıkmadı. O da hasat edilince kilosu 20 liradan satılmaya başlar. Ancak bu fiyatlar biraz düşük. Fiyatların yükselmesini bekliyoruz" dedi. Biber almaya gelen vatandaşlar ise markette satılan salça yerine kendi yaptıkları salçayı kullanmayı istediklerini bu yüzden her yıl düzenli olarak mevsimi geldiğinde salçalık biber aldıklarını fiyatların da şimdilik uygun olduğunu söyledi. (FKE-
07 Temmuz 2025 Pazartesi - 16:42
Başkan Kıvanç: "İlk binde Adana’dan 28 firma yer aldı"
Adana’nın sanayi potansiyelinin her geçen yıl daha görünür hale geldiğini belirten Adana Sanayi Odası (ADASO) Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kıvanç, "İSO İkinci 500 listesinde yer alan firmaların bunun bir örneği. 2024 yılı itibarıyla İSO İlk 1000 listesinde toplam 28 firma ile yer aldı" dedi. İstanbul Sanayi Odası (İSO) tarafından açıklanan "Türkiye’nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu-2024" araştırmasına göre Adana’dan 12 sanayi firması listeye girdi. Bu sonuçla birlikte Adana, 2024 yılı itibarıyla İSO İlk 1000 listesinde toplam 28 firma ile yer aldı. ADASO Başkanı Zeki Kıvanç, İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu verilerine göre 2024 yılında Adana merkezli firma sayısının bir önceki yıla göre azalarak 12’ye düştüğünü belirtti. Başkan Kıvanç, "Bu yıl İkinci 500 listesinde yer alan firma sayımız azalmış gibi görünse de, bu durumun nedeni bazı firmalarımızın performanslarını artırarak İlk 500 listesine yükselmiş olmalarıdır. Nitekim 2023 yılında İSO ilk 500 listesinde 11 Adana firması yer alırken, 2024’te bu sayı 16’ya çıktı" ifadelerini kullandı. "Adana, Marmara’ya alternatif üretim üssü konumunda" Açıklamasını sürdüren Başkan Kıvanç, "Bu tablo, Adana’nın üretim gücünün sürdüğünü gösteriyor. Ancak biliyoruz ki potansiyelimiz bu sayının çok daha üzerinde. Yeni yatırım alanları, yeni yatırımlar, nitelikli üretim ve teknoloji odaklı büyüme ile bu başarıyı ileriye taşıyabiliriz. Adana’nın lojistik avantajları, genç ve dinamik iş gücü, güçlü sanayi altyapısı ile Türkiye’nin üretim merkezlerinden en önemlilerinden birisi konumunda. Adana olarak Marmara bölgesine alternatif tek üretim üssü olarak ön plana çıkıyoruz. Ümit ediyorum ki kısa sürede bu rakamların çok daha üzerinde firmamız İSO listesinde yer alacaktır. Bu yolda çalışan, üreten ve değer katan tüm firmalarımızı yürekten kutluyorum. Önümüzdeki yıllarda daha fazla sayıda firmamızın bu listelerde yer alacağına olan inancımız tamdır"diye konuştu. "Üretimden net satışlar 164,5 milyar TL’ye ulaştı" Üretimden net satış verilerini değerlendiren Kıvanç, Adana sanayisinin katma değerli üretim gücüne dikkat çekti. Kıvanç, "2023 yılında İkinci 500 listesinde 19 firmamızın üretimden net satışları yaklaşık 40,4 milyar TL iken, 2024’te listede yer alan 12 firmamızın satışları 31,1 milyar TL seviyesinde gerçekleşti. Buna rağmen asıl dikkat çekici gelişme, ilk 500 listesine yükselen firmalarımızda yaşandı. 2023’te 11 firmanın toplam satışları 82,6 milyar TL iken, 2024’te 16 firmamızın üretimden net satışları 133,4 milyar TL’ye ulaştı. 2024 yılı itibarıyla İSO İlk ve İkinci 500 listesinde yer alan toplam 28 Adana firmasının üretimden net satışları 164,5 milyar TL’ye ulaştı. Bu rakam, 2023 yılında toplamda 123 milyar TL seviyesindeydi. 2023’te daha fazla sayıda firmamız listede yer alsa da, 2024’te hem daha yüksek satış rakamlarına ulaşıldı hem de firmalarımızın büyük bölümü üst lige, yani İlk 500 listesine yükseldi. Bu tablo, Adana sanayisinin sadece genişlemekle kalmadığını, aynı zamanda üretim kapasitesi ve katma değeri açısından da güçlendiğini göstermektedir" diyerek sözlerini tamamladı.
07 Temmuz 2025 Pazartesi - 13:15
Dal: "Tarife kontenjanı uygulanması hem çiftçiyi hem de yerli sanayiciyi koruyacaktır"
Türkiye’nin en önemli tarım üretim merkezlerinden Çukurova’da ayçiçeği hasadıyla ilgili bilgi veren Güney ve Güneydoğu Bitkisel Yağ Sanayicileri Derneği Platformu (GÜNYAĞDER) Başkan Vekili Samet Dal, "Geçen yıl olduğu gibi bu yıl da tarife kontenjanı uygulanması hem çiftçiyi hem de yerli sanayiciyi koruyacaktır. Ancak en kritik nokta, bu kararın hasat süreci başlamadan önce açıklanmasıdır" dedi. Ayçiçeğinde hasat sezonunun açılmasıyla birlikte, yerli üretimin sürdürülebilirliği için kritik öneme sahip olan tarife kontenjanı uygulamasının yeniden gündeme alınması bekleniyor. Üretim tahminleri, küresel iklim şartlarının etkisi altında şekillenirken hem üretici hem de sanayici tarafında beklenti, sürdürülebilir bir piyasayı destekleyecek politikaların kararlılıkla sürdürülmesinden yana olduğu belirtildi. "1,5 milyon tonluk üretim bekliyoruz" Güney ve Güneydoğu Bitkisel Yağ Sanayicileri Derneği Platformu Başkan Vekili Samet Dal, yaptığı değerlendirmede iklim değişikliği ve yetersiz yağışlar nedeniyle rekoltede ve ürün kalitesinde düşüş yaşandığını belirtti. Dal, "Buna rağmen, bu yıl Türkiye genelinde yaklaşık 1,5 milyon tonluk üretim bekliyoruz. Türkiye’nin yıllık ayçiçeği çekirdeği ihtiyacının ithalat ve ihracat dahil yaklaşık 5 milyon ton seviyesinde. Ayçiçeği, su tüketimi düşük, getirisi yüksek, dolayısıyla çiftçilerimiz için son derece avantajlı ve verimli bir üründür. Bu nedenle üretimin desteklenmesi ve açıklanacak politikaların zamanında, öngörülebilir biçimde ilan edilmesi üretimin artması adına çiftçiyi belirsizliklerden kurtarmak adına büyük önem taşıyor" diye konuştu. "Çiftçimizin kazanması ön şartıdır " Üretim miktarının ülke ihtiyacının yalnızca yarısını karşıladığını vurgulayan Dal, "Yaklaşık 1,5 milyon ton ay çekirdeği ya da karşılığı ham ayçiçek yağı ithal ediyoruz. Bu açığın kapanması için yerli üretimin artırılması şart. Çiftçimizin kazanması ön şarttır. Bu meyanda tarımsal desteklerle birlikte uygulanacak tarife kontenjanı da üretici ve sanayiciyi dengeleyen stratejik bir araçtır" ifadelerini kullandı. "Rusya ve Ukrayna aleyhimize pozisyon alamasın" Tarife kontenjanının, şirketlerin yurtiçinden satın aldığı ayçiçeği miktarına karşılık belirli oranlarda gümrük vergisinden muaf ithalat hakkı tanıdığını hatırlatan Dal, bu uygulamanın kamu kaynaklarına yük bindirmeden, özel sektörün rekabet gücüyle sürdürülebilir fiyat oluşumuna katkı sunduğunu dile getirdi. Tarife kontenjanının Tarım ve Orman Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığı tarafından müştereken belirlendiğini vurgulayan Dal, "Türkiye, ithalatını ağırlıklı olarak Rusya ve Ukrayna’dan yapıyor. Bu uygulama, yıldan yıla düzenli hale getirilip hasat öncesinde ilan edilirse, dış ülkelerin üzerimizde fiyat baskısı oluşturmasının da önüne geçilir. Böylece hem çiftçimiz hem sanayicimiz hem de tüketicimiz kazançlı çıkar. Çukurova’dan başlayan bu bereketli sürecin tüm yurtta üreticimize hayırlı olmasını diliyoruz. Üreticinin ve yerli sanayicinin sesi olarak, bu önerimizin kamuoyunda ve yetkili kurumlarda karşılık bulmasını temenni ediyoruz"diyerek sözlerini tamamladı.
07 Temmuz 2025 Pazartesi - 10:12
Doğan: "Tarımın geleceği için nefes kredisi çiftçilerimize de verilmeli"
Adana Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, çiftçinin üretime devam edilebilmesi ve tarımın geleceği için nefes kredisinin çiftçilere de verilmesi gerektiğini söyledi. Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, 2025 yılı başında yaşanan şiddetli zirai donun ardından çiftçilerin büyük kayıplar yaşadığını ve acil destek sağlanmaması halinde üreticilerin iflasın eşiğine geleceğini belirtti. Don olayının hemen ardından başta buğday, soğan, patates, karpuz ve domates olmak üzere pek çok üründe ciddi verim kaybı yaşandığını ifade eden Doğan, "Hasadı yapılan ürünlerin önemli bir kısmı ya tarlada kaldı ya da nakliye maliyetinin dahi altında elden çıkarıldı. Çiftçimiz emeğinin karşılığını alamadığı gibi zarar etti ve borç yükü altında kaldı" dedi. Başkan Doğan, "Çukurova’da üreticilerin banka ve kooperatiflere olan borçları katlandı. Geçtiğimiz yıllarda verilen mazot ve gübre destekleri yetersiz kaldı, girdi maliyetleri her geçen gün artıyor. Üretime devam edilebilmesi ve tarımın geleceği için nefes kredisi çiftçilerimize de verilmeli" şeklinde konuştu. Tarım sektörünün sürdürülebilirliğinin gıda arz güvenliğinin teminatı olduğunu vurgulayan Doğan, "Tarım, nüfusun beslenme ihtiyacını karşılamasının yanı sıra, sanayiye hammadde sağlayarak üretim zincirine katma değer kazandırmaktadır. Aynı zamanda geniş bir istihdam alanı sunarak sosyal dengeyi destekler. Tüm yönleriyle tarım sektörü, vazgeçilmez bir stratejik alandır. Çiftçimize bugün sahip çıkmazsak yarının sofralarında ekmek bulamayız. Yetkililerden acil eylem planı için harekete geçmelerini bekliyoruz’’ ifadelerini kullandı.
07 Temmuz 2025 Pazartesi - 10:06
Adana’da cam silici tehdidi: Para alamayınca çılgına dönüyorlar
Adana’nın kırmızı ışıkta duran araçların camına aniden dayatılan bezler, ardından gelen para taleplerinde bulunan şahıslar özellikle para alamadıklarında agresif tavırlarıyla hem trafiği hem de sürücülerin güvenliğini tehdit ediyor. Yaşanan o anlardan biri de kameraya saniye saniye yansıdı.
07 Temmuz 2025 Pazartesi - 10:01
Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi 27. yılını kutladı
Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi Merkez Müdürü Prof. Dr. Birol Özer, yılda ortalama 500 bin poliklinik hizmeti sunarak 50 bin hastaya yatarak tedavi vererek 20 binin üzerinde ameliyat gerçekleştirip 3 milyondan fazla laboratuvar tetkiki yaptıkları söyleyerek, merkezin hizmet kapasitesine dikkat çekti. Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi, kuruluşunun 27. yıl dönümünü coşku ve gururla kutladı. Tören, üniversitenin kurucusu Prof. Dr. Mehmet Haberal’ın mesajının okunmasıyla başladı. Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi Merkez Müdürü Prof. Dr. Birol Özer, açılış konuşmasında, Başkent Üniversitesi’nin sağlık alanında 1980 yılında Türkiye Organ Nakli, Yanık ve Tedavi Vakfı olarak temellerinin atıldığını, 1982’de diyaliz merkezi ve 1985’te Ankara’daki ilk hastane ile hizmet ağını genişlettiğini, asıl kilometre taşının ise 1993 yılında Başkent Üniversitesi’nin kurulması olduğunu ifade etti. Üniversitenin kuruluşunu takip eden kısa süre içinde Türkiye’nin dört bir yanında uygulama ve araştırma merkezleri açıldığını belirten Prof. Dr. Özer, "Adana’daki merkez 1993-1994 yıllarına uzanan köklü bir geçmişe sahip. O dönemlerde Atatürk Parkı’nda, sadece 3-4 diyaliz makinesiyle, Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Turgut Noyan tarafından başlatılan sağlık hizmetleri, 26 Haziran 1998 tarihinde Yüreğir’de açılan 376 yatak kapasiteli hastane ile büyük bir sağlık kompleksine dönüştü. Bölge insanına son derece kıymetli bir hizmet sunuyoruz. Kalp nakli dahil her türlü tedavinin yapılabildiği bir merkeziz ve bununla gurur duyuyoruz" diyerek, sunulan sağlık hizmetinin niteliğini ve donanımını vurguladı. "Yatak kapasitesi 776’ya ulaşacak" Merkezin sahip olduğu tüm imkanların son derece yetenekli ve donanımlı sağlık personeliyle yürütüldüğünü belirten Özer, ulusal ve uluslararası düzeyde yetkin bir kadro ile çalıştıklarını da ekledi. Merkezin gelişim sürecini anlatan Prof. Dr. Özer, "2002 yılında Seyhan Hastanesi’nin bünyeye katılmasıyla birlikte yatak kapasitesi 576’ya çıkarıldı. 2006 yılında ise Kışla Yerleşkesi’nde hemodiyaliz, fizik tedavi, diş üniteleri, medikal onkoloji ve radyasyon onkolojisi gibi alanlarda yeni binalar açılarak hizmet alanı genişletildi. 2017 yılında ise Çukurova Poliklinikleri’nin devreye girmesiyle, Adana’nın batı yakasında da vatandaşlara hizmet sunulmaya başlandı. Hematoloji ve Onkoloji Hastanesi’nin de yakın gelecekte açılmasıyla birlikte, yatak kapasitesi 776’ya ulaşacak ve merkezimiz tam anlamıyla bir mükemmeliyet merkezine dönüşecektir"ifadelerini kullandı. "Yılda ortalama 500 bin poliklinik hizmeti sunuyoruz" Toplamda 10 bin 700 kişiye istihdam sağlayan kurumdan bugüne kadar 800’den fazla çalışanın emekliye ayrıldığını ve bugün itibarıyla 78 ilden gelen 2 bin 150 çalışan olduğuna değinen Özer, "Kuruluşundan bu yana merkeze 1 milyon 912 bin 212 vatandaş sağlık hizmeti almak için başvurmuş ve bu rakam Türkiye’de yaşayan her 44 kişiden birinin merkezin kapısından içeri girdiği anlamına gelmektedir. Yılda ortalama 500 bin poliklinik hizmeti sunuyor, 50 bin hastaya yatarak tedavi veriyor, 20 binin üzerinde ameliyat gerçekleştiriyor ve 3 milyondan fazla laboratuvar tetkiki yapıyoruz" diyerek merkezin hizmet kapasitesine dikkat çekti. Akademik başarılarına da değinen Özer, halihazırda 122 doçent ve profesörün merkezde görev yaptığını, 110 akademisyenin ise burada edindiği unvanlarla farklı üniversitelerde akademik hayatlarına devam ettiğini ifade etti. Aynı zamanda kampüs içerisinde bulunan Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu’nda birçok programda mesleki eğitim verildiğini, Sağlık Bakanlığı onaylı sertifikalı eğitim programlarıyla sağlık alanında profesyonel gelişime de katkı sunulduğunu kaydetti. Prof. Dr. Özer, konuşmasının sonunda kurucu Prof. Dr. Mehmet Haberal başta olmak üzere, Sağlık Kuruluşları Direktörü Ali Haberal’a, Başkent Üniversitesi Rektörü Hakan Özkardeş’e, merkezin kurulumuna katkı sağlayan Dr. Turgut Noyan’a, önceki merkez müdürü Ali Fuat Yapar’a, Başhekim Dr. Ferhat Kılınç’a ve tüm yönetici kadroya teşekkür etti. Özer, 26 yıldır aralıksız çalışan personele de özel bir parantez açarak, "Bu zorlu yolculukta hiç nefes kesmeden bizimle çalışan 26. yılını dolduran arkadaşlarıma çok teşekkür ediyorum. İyi ki varsınız, iyi ki buradasınız" diyerek sözlerini tamamladı. Törenin sonunda, bugüne kadar özveriyle görev yapan ve bu yıl 26. yılını dolduran personele plaket ve hediyeler takdim edildi. Program, yemek eşliğinde son buldu.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder