Yerel Haberler
Adana
Başkent Üniversitesi Adana’da sanat etkinliklerine ev sahipliği yaptı 25 Mart 2026 Çarşamba - 10:57:09 Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi, sanatın farklı disiplinlerini bir araya getiren "Berna Ateşoğlu 7. Sanat Günleri" kapsamında önemli etkinliklere ev sahipliği yaptı. Başkent Üniversitesi, sağlık alanındaki güçlü çalışmalarının yanı sıra sanat ve kültür alanındaki etkinlikleriyle de toplumsal yaşama katkı sağlamaya devam ediyor. Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde gerçekleştirilen etkinlikler, sanatın farklı alanlarını buluşturarak Adana’nın kültür ve sanat hayatını zenginleştiriyor. Kışla Sağlık Yerleşkesi’nde gerçekleştirilen etkinliklerde sergi, söyleşi programları ile sinema gösterimi sanatseverlerle buluşturuldu. Altınoran Düşünce ve Sanat Platformu tarafından düzenlenen etkinliğin açılış konuşmasını Altınoran Derneği Başkanı Yaşar Ateşoğlu yaptı. Ateşoğlu konuşmasında, "Sanat insanı insana yaklaştıran güçlü bir köprüdür. Bu buluşma yalnızca bir anma değil; üretimin, paylaşmanın ve çoğalmanın devamıdır" dedi. Program kapsamında ilk olarak fotoğraf sanatçısı Kadir Ekinci’nin doğanın ritmini ve kolektif uyumu anlatan "Kazların Senfonisi" adlı fotoğraf sergisini sanatseverlerle buluştu. Ardından Başkent Üniversitesi toplantı salonunda film gösterimi gerçekleştirildi ve sinema ile fotoğraf sanatının bir araya geldiği özel bir sanat akşamı yaşandı. Sanat Günleri kapsamında düzenlenen bir diğer etkinlikte ise Prof. Dr. Yeşim Yalçın Mendi ve Prof. Dr. Murat Zencirkıran’ın katılımıyla söyleşi programı gerçekleştirildi. İç mekan bitkilerinin tanıtımı, korunması ve kullanımına yönelik kapsamlı bilgiler katılımcılarla paylaşıldı. Aynı akşam düzenlenen fotoğrafik gösterilerde de fotoğraf sanatçıları Ergun Karadağ, Erol Özdayı ve Melih İnanlı eserlerini sanatseverlerle paylaştı.
Sarıgeçili: "Adana olarak lider duruşumuzu ve öncü çalışmalarımızı sürdürüyoruz"
25 Haziran 2025 Çarşamba - 13:13 Sarıgeçili: "Adana olarak lider duruşumuzu ve öncü çalışmalarımızı sürdürüyoruz" Eğitim-Bir-Sen Adana Şubesi tarafından düzenlenen basın toplantısında eğitim çalışanlarının sorunları, sendikal kazanımlar ve yeni döneme dair yol haritası kamuoyuyla paylaşıldı. Şube Başkanı Mustafa Sarıgeçili, "Adana olarak lider duruşumuzu ve öncü çalışmalarımızı sürdürüyoruz" dedi. Eğitim-Bir-Sen Adana Şubesi, 2024-2025 eğitim-öğretim yılının tamamlanmasının ardından eğitim gündemini ve sendikal faaliyetlerini değerlendirmek üzere 21. Geleneksel Basın Buluşması’nı öğretmenevinde gerçekleştirdi. Basın mensuplarının katılımıyla düzenlenen toplantıda Şube Başkanı Mustafa Sarıgeçili önemli değerlendirmelerde bulundu. Eğitim çalışanlarının sorunları ve talepleri dile getirildi Geride kalan eğitim-öğretim yılının ardından eğitimin tüm bileşenlerinin sorunlarını gündeme taşıyan Sarıgeçili, mali haklardan fiziki altyapıya kadar geniş bir yelpazede Eğitim-Bir-Sen’in taleplerini sıraladı. Toplantıda eğitim çalışanlarının yaşadığı ekonomik zorlukların giderilmesi için maaş artışı, yardımcı hizmetler sınıfının kaldırılarak genel idare hizmetleri sınıfına geçirilmesi, sözleşmeli ve ücretli öğretmenliğin tamamen sona erdirilmesi ve öğretmen atamalarında mülakat uygulamasının kaldırılması gibi somut öneriler dile getirildi. Yer değişikliği sürecindeki aksaklıklara da dikkat çeken Sarıgeçili, özellikle istihdamda zorluk yaşanan bölgelerde cazip teşvik mekanizmalarının devreye alınması gerektiğini vurguladı. Adana’da 11. kez yetki alındı, 12 bin üye rekoru kırıldı 2025 yılı Mayıs ayı mutabakat süreciyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Sarıgeçili, Eğitim-Bir-Sen’in Adana’da 11 yıldır aralıksız şekilde yetkili sendika olmayı sürdürdüğünü belirtti. Tüm ilçelerde yetkili olduklarının altını çizen Sarıgeçili, "Çukurova ilçemizde yeniden yetkili sendika olduk. İlk kez 12 bin üye barajını aştık. Son sekiz ayda bin 600’den fazla yeni üyemizi aramıza kattık. Bu başarı, bize daha büyük sorumluluklar yüklüyor. Adana olarak lider duruşumuzu ve öncü çalışmalarımızı sürdürüyoruz" dedi. 8. dönem toplu sözleşmeden beklentiler büyük Basın toplantısında 8. Dönem Toplu Sözleşme sürecine dair beklentiler de gündeme getirildi. Eğitim çalışanlarının öncelikli talepleri arasında, birinci dereceye gelen tüm memurlara 3600 ek göstergenin verilmesi, gelir vergisi dilimlerinin yüzde 15’e sabitlenmesi ve seyyanen zammın kalıcı hale getirilmesi yer aldı. Sendikal mevzuatın demokratikleşmesi adına 4688 sayılı yasanın değiştirilmesi gerektiğini vurgulayan Sarıgeçili, kadro bekleyen tüm kamu çalışanlarının güvenceli istihdama geçirilmesi ve kamu görevlileri için servis, kreş gibi sosyal hakların sağlanması yönündeki beklentileri de sıraladı. Sendikal mücadelenin 30. yılı dolayısıyla Ankara’da düzenlenen Memur-Sen Vefa Buluşması’na da değinen Sarıgeçili, buluşmanın sadece bir anma programı olmadığını, geçmişten bugüne emeği geçen tüm sendikacıların bir araya getirilerek sendikal birlik ruhunun güçlendirildiğini söyledi. Başkan Sarıgeçili, Eğitim-Bir-Sen Adana Şubesi’nin gerçekleştirdiği sosyal ve kültürel faaliyetleri de basın mensuplarıyla paylaştı. Memur-Sen’in başlattığı "Anayasa Değişsin, Aile Korunsun" imza kampanyası kapsamında Adana’dan 22 bin imza toplandığı, toplam 5 milyon 300 bin imzanın TBMM Başkanlığı’na sunulduğu belirtildi. Toplantının sonunda basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Başkan Sarıgeçili, Eğitim-Bir-Sen’in kamuoyunu bilgilendirme sorumluluğunu ciddiyetle yerine getirdiğini belirterek, medya ile kurulan iş birliğini önemsediklerini söyledi. Program, toplu hatıra fotoğrafı çekimi ile sona erdi.
Adana’da "Fotoğrafın Ötesinde" sergisi
25 Haziran 2025 Çarşamba - 12:01 Adana’da "Fotoğrafın Ötesinde" sergisi Adana’da "Fotoğrafın Ötesinde" sergisi açıldı, 32 eser ziyaretçilere sunuldu. Karadağ Kültür Eğitim ve Dayanışma Derneği tarafından İnsan Kültür Sanat Derneği’nin galerisinde düzenlenen Ressam Meryem Pırlak küratörlüğünde gerçekleşen fotoğraf sergisinin açılışı yapıldı. Fotoğrafların içeriğinde, göçle gelen kişilerin yaşamları ve 1925 yılından bugüne 100 yıllık bir süreçteki öyküler yer aldı. Siyah-beyaz fotoğraflar ve kültürleri yansıtan 70- ile 100 yıllık eşya ve objelerle küçük bir yaşam köşesi de sergide yer aldı. Dernek Başkanı Fatma Gülkan, bu yıl eski Yugoslavya’dan gelen atalarının göç hikâyelerinin 100.yılı olduğunu belirterek,"1925 yılında yapılan Şahoviçi Katliamında büyük acı ve yıkımlar yaşayan, çoğu anne ya da babasız olarak yola çıkan ve nereye gideceğini bilmeden, evlerinin kapısını kilitlemeden göç eden kişileri anmaktayız. Onlar hayata sıfır noktasından başlamışlar. Acılarını, yarım kalan hikâyelerini, umutlarını, yaşama tutunmalarını birbirlerini anlatmışlar. Aslında hepsi birer ’Suskun Nesil’. Türkiye’de doğan çocukları ise ’Kayıp Nesil’. Bizler onların o siyah beyaz fotoğraflarından, yaşamlarını hatırlatmak istedik. Bizim için asıl değerli olan, bu fotoğrafların 1930 sonrası binlerce kez ele alınıp, o günlerin anılması, gözyaşıyla göç sonrası çaresizliklerini konuşmaları. Unutmamak ve unutturmamak adına bu sergiyi açtık"dedi. Serginin yanı sıra araştırma ve söyleşi üzerine 100 Yıllık göç sürecinin anlatıldığı ’Suskun Nesil’ ve 14 farklı hikâyenin yer aldığı ’Mor Hırka’ adlı kitapların söyleşisi de yapıldı.
Huzurevinden izinsiz ayrıldı, 3 gün sonra ölü bulundu
25 Haziran 2025 Çarşamba - 10:09 Huzurevinden izinsiz ayrıldı, 3 gün sonra ölü bulundu Adana’da geçtiğimiz yıl temsili düğünle gelinlik giyen ve hayali gerçek olan yaşlı kadın, kaldığı huzurevinden izinsiz ayrıldıktan 3 gün sonra çalılık alanda ölü bulunmuştu. Olayla ilgili hem adli hem idari soruşturma başlatıldı. 20 Haziran Cuma günü, 83 yaşındaki Sümbül Topbaş’ın Adana’nın merkez Seyhan ilçesinde bulunan Seyhan Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi’nden izinsiz ayrıldığı öğrenildi. Huzurevi yetkilileri, ayrılışın hemen ardından 100. Yıl Polis Merkezi Amirliği’ne giderek durumu resmi olarak bildirdi. Çalılık alanda ölü bulundu Topbaş’tan haber alınamaması üzerine başlatılan aramalar sonuçsuz kaldı. Yaşlı kadın, 3 gün sonra, 23 Haziran akşamı Çukurova ilçesine bağlı Karslılar Mahallesi’nde bir çalılık alanda vatandaşlar tarafından hareketsiz şekilde bulundu. Olay yerine gelen sağlık ekipleri, Topbaş’ın hayatını kaybettiğini belirledi. Cenazesi otopsi için Adana Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Buradaki otopsinin ardından cenaze Asri Mezarlığı’na defnedildi. Valilik ve savcılık devrede Yaşlı kadının ölümü sonrası Adana Valiliği, huzurevindeki uygulamalara ilişkin idari inceleme başlattı. Aynı zamanda, kadının ölümüne ilişkin adli soruşturma da sürdürülüyor. Topbaş’ın ölümünde herhangi bir ihmal ya da dış müdahale olup olmadığının otopsi ve soruşturma raporlarıyla netlik kazanacağı belirtildi.
Üreticileri, ithal edilen güle ek gümrük vergisi istedi
24 Haziran 2025 Salı - 11:03 Üreticileri, ithal edilen güle ek gümrük vergisi istedi Yurt dışından Türkiye’ye ithal edilen güller nedeniyle yerli gül fiyatları düştü. Gül üreticileri ithalata ek gümrük vergisi getirilmesini istedi. Türkiye’nin en önemli tarım üretim merkezlerinden Adana’da gül seraları artmaya başladı. Kent genelinde her geçen yıl gül üretimi çoğalırken sabahın erken saatlerinde işçiler gülleri kesiyor, dikenlerinden ayırıyor ve paketleyip satışa hazır hale getiriyor. Adana’dan yurdun dört bir yanına gönderilen güller, dalında 2-3 liradan alıcı buluyor. Kış aylarında dalında 8-10 liradan alıcı bulan gül fiyatlarının yurt dışından ithalatın artmasıyla düşmesi üreticileri etkiledi. İhlas Haber Ajansı’na konuşan Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, "Gül genelde kış aylarında para ediyor. Şuanda güller serada kaldı. Bir demette 20 gül var ve fiyatı 100-200 lira. Şuanda gülleri çiftçi serada bıraktı. Soğan, patates ve birçok üründe destek var. Gül içinde DFİF desteği verilmeli. Yurt dışından ülkemize gül geldiği için çiftçi para kazanamıyor" dedi. "Girdi maliyetlerimiz çok arttı" Yurt dışındaki ürünlerin fiyatının düşük olduğuna dikkat çeken Doğan, "Bizler genelde yurt dışından gelen ürünlerle rekabet edemiyoruz. Mısır, Özbekistan ve İran birçok pazarımızı kaptı. Orada bir işçinin yevmiyesi 3 dolar, burada bin 200 lira. Girdi maliyetlerimiz çok arttı" diye konuştu. Gül üreticisi Kadir Ateşok ise "Hasat maliyeti getirisini karşılamadığı için şuanda gülleri bu şekilde bırakıyoruz. Yurt dışından gül ithalatı zorlaştırılırsa yerli üreticinin ürünü kıymetlenir" diye konuştu.