Yerel Haberler
Adana
25 Şubat 2026 Çarşamba - 12:08 Adana’da sel suları tarım arazilerini sular altında bıraktı Türkiye’nin en verimli ovalarından Çukurova’da, iklim değişikliğinin etkilerini göstermesiyle birlikte aşırı yağışlar sonucu baraj kapaklarının açılmasının ardından tarım arazileri sular altında kaldı. Bölge dronla görüntülendi. Türkiye’nin en sıcak illerinden Adana’da bu sene yaşanan aşırı ve yoğun yağışların ardından ani sıcaklık yükselmeleri sonucunda karlar eridi. Hal böyle olunca Seyhan Barajı’na gelen su miktarında artış yaşandı. Seyhan Barajı’nda su miktarının artmasının ardından kontrollü su tahliyesi yapıldı ve Yüreğir ilçesinde birçok tarla su altında kaldı. Narenciye bahçelerinde kısmi zarar Çukurova çiftçisi, aşırı yağışlar nedeniyle karpuz, domates ve birçok ürünün ekimini bekletti ancak sel suları narenciye bahçelerini göle çevirdi. Birçok ağaç suyun içinde kaldı. Bölge dronla görüntülenirken Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, konuyla ilgili İHA muhabirine açıklamalarda bulundu. "Şu an Ceyhan nehri tehlike saçıyor" 2024 ve 2025 yıllarında aşırı sıcak ve kuraklık nedeniyle arazilerin ancak 3’te 1’ini sulayabildiklerini hatırlatan Doğan, "2026’nın Ocak ayından bugüne kadar, son bir ayda inanın ki bir yıllık yağış düştü. Havaların bir sıcak, bir yağmurlu olmasıyla dağlardaki yoğun kar kütleleri eridi. Yedigöze Barajı, altındaki Çatalan Barajı ve onun altındaki Seyhan Barajı tam kapasitenin üzerine çıkınca yetkililer uyarı yaparak kapakları açmak zorunda kaldı. Önce saniyede 500 metreküp, ardından 700-800 metreküp su salındı. Dün itibarıyla Aslantaş Barajı’nın kapakları da açıldı ve şu an Ceyhan nehri tehlike saçıyor" ifadelerini kullandı. "Tarlaların ekilmemesi faciayı önledi" Suların ırmak yataklarındaki setlerin içerisinde kalmasının daha büyük bir felaketi önlediğini belirten Başkan Doğan, daha sonra şunları söyledi: "Setler yarılıp ovaya su taşsaydı sıkıntımız çok daha büyük olacaktı. Şu an ırmak yatağındaki bahçelerde hasadı yapılmamış greyfurt ve geç hasat edilen portakallar sular altında. Sular uzun süre çekilmezse narenciyenin kökleri hava alamayacağı için bitki gelişimi duracak ve yıl ağaçlar verim vermeyecek. Aslında bu sel suları Mart ortası olsaydı buralara karpuz, kavun, domates ve biber ekilmiş olacaktı. Ocak ve Şubat ayları çok yağışlı geçtiği için çiftçimiz tarlaya girip ürün ekemedi. Yağışlar ekimi engellediği için bu ürünlerdeki devasa bir zararın eşiğinden dönülmüş oldu." "Çatalan Barajı 10 metre yükseltilseydi bu sorun yaşanmazdı" Çiftçilere 19 Şubat’tan itibaren birinci, ikinci ve üçüncü derece uyarı mesajları attıklarını belirten Doğan, kalıcı çözüm içinde önerilerde bulunarak, "Bölgemizde aşırı sıcakta kuraklık, soğukta don, yağışta ise sel riski yaşıyoruz. Aslında bunun çok net bir önlemi var. Çatalan Barajı’nın gövdesi 10 metre daha yükseltilmiş olsaydı, bugün yağan bu yağmurları ve kar sularını rahatlıkla depolayabilecek, bu sel felaketini hiç yaşamıyor olacaktık. Zarar gören çiftçilerimizin Tarım İlçe Müdürlüklerine başvurularını yapmalarını bekliyoruz. Devletimizden de bu zor günlerde çiftçimize yardım eli uzatmasını talep ediyoruz" dedi.
25 Şubat 2026 Çarşamba - 11:46 Kozan’da ustaların Ramazan ayında pide mesaisi Adana’nın Kozan ilçesinde Ramazan ayıyla birlikte fırınlarda yoğun mesai başladı. Kozan Belediyesi Halk Ekmek fırınında sahurla başlayan üretim, iftar saatine sıcak ekmek ve pide yetiştirme telaşıyla aralıksız sürerken, "askıda pide" uygulaması ilçede dayanışmanın en güzel örneklerinden biri oldu. Kozan ilçesinde Belediye Halk Ekmek fabrikasında ustaların Ramazan ayında zorlu pide mesaisi sahur vakti başlayıp iftar vaktine kadar sürüyor. Öte yandan belediye tarafından ilk kez başlatılan "Askıda Ramazan pidesi" uygulaması ilçede dayanışmanın en güzel örneklerinden biri oluyor. 45 yıllık ekmek ustası Ali Öz, sabah 03.00’te işbaşı yaptıklarını belirterek iftar saatine sıcak ekmek yetiştirmek için yoğun tempoda çalıştıklarını kaydetti. Ekmek ustası İbrahim Özdemir de günlük yaklaşık 16 bin ekmek üretildiğini ifade ederek Ramazan ayında pidenin vazgeçilmez olduğunu, üretimin askıda ekmek ve pide uygulamasıyla birlikte daha da arttığını söyledi. Kozan Belediyesi Halk Ekmek Fırını sorumlusu Caner Sağlam ise sahurla başlayan üretimin iftar saatine kadar sürdüğünü belirterek, "Askıda pide uygulamasıyla günlük bin pide ihtiyaç sahipleri için ayrıca üretiliyor. Ekmek 220 gram 12,5 liradan, Ramazan pidesi ise 320 gram 20 liradan satışa sunuluyor" dedi. Kozan Belediye Başkanı Mustafa Atlı, Ramazan’ın rahmet, bereket ve paylaşma ayı olduğunu belirterek, bu mübarek günlerde birlik ve beraberliğin güçlenmesinin önemine dikkat çekti. Başkan Atlı, Ramazan boyunca iftar programlarının düzenleneceğini, Sosyal Hizmetler Müdürlüğü aracılığıyla ihtiyaç sahibi vatandaşlara gıda yardımlarının devam ettiğini ifade ederek, "Belediyeye ait halk ekmek fırınında her gün bin Ramazan pidesi, askıda pide uygulamasıyla ücretsiz olarak vatandaşlara ulaştırılacak" diye konuştu.
Tarım arazilerinden alınan emlak vergisine tepki
28 Ocak 2026 Çarşamba - 22:15 Tarım arazilerinden alınan emlak vergisine tepki Adana Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, tarım arazilerinden emlak vergisi alınmaması gerektiğini söyledi. Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, 2026 yılı itibarıyla tarımda artan maliyetlerin üreticiyi zorladığını ifade etti. Doğan, "Çiftçimiz üretimden vazgeçme noktasına gelirken, birçok belediye fiilen tarım yapılan, üzerinde hiçbir yapı bulunmayan arazilerden emlak vergisi almaya devam ediyor. Bu uygulama üreticiyi daha da çıkmaza sürüklüyor" dedi. "Tarla, bağ, bahçe ve zeytinliklerden emlak vergisi alınamaz" Mevzuatın açık olduğunu ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun 15. maddesine dikkat çeken Doğan, "Kanuna göre ekili ve dikili tarım arazileri emlak vergisinden muaftır. Tarla, bağ, bahçe ve zeytinliklerden emlak vergisi alınamaz. Bir arazinin büyükşehir sınırları içinde yer alması tek başına vergi gerekçesi değildir. İmar planında arsa olmayan ve fiilen tarım yapılan arazilerden emlak vergisi alınamaz. Buna rağmen bazı belediyeler uygulamada tarım arazilerini arsa olarak değerlendirmektedir. Bu durum üreticiler açısından ciddi mağduriyetlere yol açmaktadır. Bugün birçok belediyede tarımsal üretim yapılan araziler için emlak vergisi uygulamasıyla karşılaşıyoruz. Yüreğir Belediyesi’nde de benzer sorunların yaşandığını görüyoruz. Bu durum hukuka ve vicdana aykırıdır. Üretim yapılan alanların vergiye konu edilmesi, çiftçilerimizin yükünü artırmakta ve çözüm bekleyen bir sorun olarak karşımızda durmaktadır" ifadelerini kullandı. Bazı belediyelerin kırsal mahallelerde tarım yapılan arazilerden emlak vergisi almadığına dikkat çeken Doğan, diğer belediyelerinde bunu uygulamasını istedi. Vergi çıkarılan tarım arazileri konusunda çiftçilerin haklarını arayacaklarını söyleyen Doğan, "ÇKS kayıtları veya Tarım ve Orman Müdürlüklerinden alınacak belgelerle tarımsal faaliyeti belgeleyebilirler. Üreticilerimiz bu konuda geri adım atmayacak ve gerekirse dava açma haklarını kullanacaklardır" diye konuştu. Tarımın stratejik bir sektör olduğunun altını çizen Doğan, "Tarım arazilerinden haksız şekilde emlak vergisi alınmasına son verilmelidir. Çiftçiye yük değil, destek verilmelidir" diyerek sözlerini tamamladı.
Seyyar satıcının boşanma mücadelesi
28 Ocak 2026 Çarşamba - 10:04 Seyyar satıcının boşanma mücadelesi Adana’da yaşayan seyyar satıcı, 5 yıldır eşinden boşanmak için mücadele verdiğini anlatarak, "Eşim mahkemede bir kere ’boşanmıyorum’ dediği için boşanamıyorum. Bizim barışma şansımız sıfır. Boşanıp yeni bir hayat sürdürmek istiyorum, belki evlenirim" diyerek yardım istedi. Adana’da yaşayan seyyar satıcı Zeynettin Delen (56), 30 sene önce M.D. (50) ile evlendi. Çiftin bu evlilikten 5 çocukları dünyaya gelirken 2016 yılında aralarında geçimsizlik başladı. Geçimsizlik nedeniyle Zeynettin Delen, evi terk etti. 10 yıldır eşinden ayrı yaşayan Delen, 2021 yılında boşanma davası açtı, mahkemeye gelen M.D. ise ’boşanmıyorum’ dedi. Duruşma sonrasında mahkeme çiftin davasını düşürdü. Çocuklarıyla da görüşmeyen Zeynettin Delen, geçtiğimiz yıl yeniden 12. Aile Mahkemesi’ne boşanmak için başvurdu. 20 Ocak 2026’da görülen duruşmada mahkeme çifti yine boşamadı ve davayı 14 Mayıs 2026 tarihine erteledi. "5 çocuğum var hiçbiri aramadı" Yaşadıklarını İHA’ya anlatan Zeynettin Delen, boşanmak için mücadele verdiğini belirterek, "Eşimle 10 yıldır ayrı yaşıyorum. Boşanma davası açtım ancak eşim davada ’boşanmıyorum’ deyince hakim boşanmayı gerçekleştirmedi. Hakim bana ’eşini ikna edeceksin’ dedi ancak eşim boşanmaya ikna olmuyor. Avukat da tutamıyorum, param yok. Bizim barışma şansımız sıfır. 2 kızım evlendi, 1 tanesi beni arayıp ’hakkını helal et’ demedi. 5 çocuğum var ama 10 yıl oldu, 20 bayram geçti 1 tanesi aramadı" ifadelerini kullandı. "Boşanıp yeni bir hayat sürdürmek istiyorum" Avukatın kendisinden boşanma davası için 100 bin lira talep ettiğini öne süren Delen, "Bu büyük bir mesele değil. Ortada miras yok, maaş yok, mal, mülk yok. Ben bu kadınla anlaşamıyorum ve boşanmak istiyorum. Kanun dışı bir şey yapmıyoruz. Bu durumun çözülmesini istiyorum. Boşanıp yeni bir hayat sürdürmek istiyorum, belki evlenirim. Kısmet olursa evlenirim, nereye kadar böyle devam edecek. Milyonlarca insan boşanıyor, biz boşanamıyoruz" diye konuştu.
Kanlı pusuda ’berdel’ iddiası
28 Ocak 2026 Çarşamba - 09:59 Kanlı pusuda ’berdel’ iddiası Adana’da 16 yaşındaki Muhammet Yeşil’in öldürüldüğü, babası Bekir Yeşil’in ise yaralı kurtulduğu silahlı saldırının, ’berdel’ dayatması nedeniyle gerçekleştirildiği öne sürüldü. Oğlunu kaybeden Bekir Yeşil, "Berdel yapmazsanız hepinizi öldüreceğiz diye bize mesajlar attılar. Bunlar bizi töreye kurban etti" dedi. Gelin Berivan Yeşil ise, "Beni zorla kaçırmadılar, ben severek kaçtım. Ailem bu aileyi yok etmeye karar verdi" sözleriyle yaşananlara tepki gösterdi. Edinilen bilgiye göre, Bekir Yeşil (43), oğlu Sinan Yeşil (20) için sevdiği kızı ailesinden istemek amacıyla kızın evine gitti. Kızın babası M.N.E. ile annesi H.E., isteme sırasında evliliğe onay vermeyerek aileyi geri gönderdi. Bunun üzerine 30 Kasım 2025 tarihinde Sinan ile Berivan Yeşil kaçarak il dışında nikah kıydı. Durumu kabullenmeyen M.N.E. ve anne H.E.’nin, Bekir Yeşil’den ’berdel’ isteyerek kızlarını kendi ailelerinden biriyle evlendirmek istediği öne sürüldü. Ancak Yeşil ailesinin bu talebi kabul etmemesi üzerine kanlı bir saldırı planlandığı iddia edildi. 12 Ocak günü Yüreğir ilçesine bağlı Havut Mahallesi’ne gelen Berivan’ın ağabeyi A.E. (21), pusuya yattı. Baba Bekir ile oğlu Muhammet Yeşil (16), evden çıktıkları sırada oturdukları sitenin girişinde silahlı saldırıya uğradı. Saldırı sırasında A.E. baba ve oğluna defalarca ateş açtıktan sonra kaçtı. Baba ile oğlu kanlar içinde yere yığılırken, olay anı güvenlik kamerasına anbean yansıdı. Ağır yaralanan Muhammet Yeşil, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Baba ise 20 gün süren tedavisinin ardından taburcu edildi. Olayla ilgili Berivan’ın babası M.N.E., annesi H.E., amcası E.E. ile kuzenleri M.E. ve F.E. polis tarafından gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilenlerden F.E. adli kontrol şartıyla serbest kaldı, diğer 4 şüpheli tutuklandı. "Bunlar bizi töreye kurban etti" Tedavisinin ardından evine dönen baba Bekir Yeşil, "Biz kızı gidip istedik. Vermediler, iki üç defa istedik. Büyüklerimizi de araya koyduk ama vermediler. Ne yaptıysak, ne ettiysek vermediler. Gençler birbirini seviyor, istiyordu. Gençler dinlemiyor bir şey. Gençler tutup bırakıp kaçıp gittiler. Resmi nikahlarını yaptılar. Bundan sonra aile bize baskı yapmaya başladı ’berdel’ yapacaksınız diye. Berdel yapmazsanız hepinizi öldüreceğiz, sizi katledeceğiz diye bize mesajlar attılar. Bunlar bizi töreye kurban etti. Hayati tehlikemiz hâlâ devam ediyor. Çocuk daha yakalanmamış. Bunlar dron uçurarak bizi gözetliyorlar. Yarım kalan işlerini tamamlayacaklarını söylüyorlarmış" diye konuştu. "Oğlum kucağımda can verdi" Saldırı anını anlatan baba Yeşil, "Sabah evimden çıkarken birdenbire uzun namlulu tüfekle A.E. karşıma çıktı. İlk önce bana ateş etti, sonra oğluma ateş etti. Oğlum kucağımda vefat etti. Bu çocuk bu silaha nasıl ulaşabilir, nasıl temin etti? Aile fertleri bu işin içindedir, bu işi töreye döküp bizim infazımızı verdiler. Bizi infaz ettiler" şeklinde konuştu. Can güvenliklerinin olmadığını dile getiren Yeşil, "Pansuman olmaya bile gidemiyorum, korkuyorum. Bir şey mi olacak, bir suikast daha mı olacak onun derdindeyim, ondan korkuyorum. Bize silahlı saldırıyı düzenleyen kişi hâlâ dışarıda elini kolunu sallayarak geziyor. Buralarda geziyor, duyumlar alıyorum. Benim ve çocuklarımın can güvenliği hâlâ tehlikede. Bilmiyoruz, çaresiz bir durumdayız" dedi. "Zorla kaçırmadılar, severek kaçtım" Ailesinin evliliği kabul etmemesi üzerine Sinan ile kaçarak evlenen Berivan Yeşil ise, "Beni 5 defa istemeye geldiler, ailem ’sen kabul edersen biz bu aileyi yok edeceğiz’ dedi. Ben de vazgeçmedim, birbirimizi seviyorduk. Sinan birkaç defa bizim oralardan geçti. Babam Sinan’ı görünce ağabeyime söyleyip bir daha görürsen git kafasına sık demiş. Görümcem ile berdel yapmak istediler. Kız da istemedi, istemeyince de olayı buraya getirdiler. Ailem Sinan’ı sevmiyordu, istemedikleri için de böyle oldu. Biz kaçtıktan bir gün sonra hepsi amcamlarda toplanıp bu aileyi yok etmeye karar vermişler. Beni zorla kaçırmadılar, ben severek kaçtım. Herkes birbirimizi sevdiğimizi biliyordu. Biz 8 aydır beraberdik, ailem de biliyordu, ilk başta bir şey demediler. Sonra iş ciddiye binince böyle yaptılar. Ailem, kayınbabanı ve sizi de yok edeceğiz diye konuşuyorlardı. Can güvenliğimiz yok, bir an önce yakalansın" ifadelerini kullandı.
Kedi ezen sürücüye hayvan barınağında çalışma cezası
28 Ocak 2026 Çarşamba - 09:47 Kedi ezen sürücüye hayvan barınağında çalışma cezası Adana’da bir kişi kamyoneti ile iki kedinin üzerinden geçti, o anlar anbean güvenlik kamerasına yansıdı. Yakalanan kamyonet sürücüsü, "Hayvanseverim, fark etmedim" şeklinde savunma yaparken mahkeme 1 ay hayvan barınağından çalışması cezası verdi. Olay, 21 Ocak’ta merkez Seyhan ilçesi Döşeme Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, A.T. (46) kamyoneti ile sokakta ilerlediği sırada kedilerin üzerinden geçti. Olay anı anbean güvenlik kamerasına yansıdı. Kedileri besleyen Merve Taşgıt (28), kamera kayıtlarını gördükten durumu polise bildirdi. Bunun üzerine İlçe Emniyet Müdürlüğü Önleme ve Soruşturma Büro Amirliği ekipleri, A.T.’yi yapılan çalışmalar neticesinde yakalayıp gözaltına aldı. Şüpheli ifadesinde "Hayvanseverim, kedileri fark etmedim. Bilerek üzerlerinden geçmedim" dedi. İşlemlerinin ardından ’Hayvanları Koruma Kanununa Muhalefet’ suçundan adliyeye sevk edilen şüpheli hakim karşısına çıktı. Mahkeme şüpheliye 1 ay hayvan barınağında çalışma cezası vererek adli kontrol şartı ile serbest bıraktı. "Kamyonetin kedinin üzerinden bilerek geçtiğini gördüm" Kamyonetin üzerinden geçtiği kedilerden birini besleyen Merve Taşgıt, "Dün iş yerime geldiğimde kedinin acı içinde bağırarak yanıma geldiğini fark ettim. Arabadan indiğim anda ayağının kırık olduğunu gördüm ve apar topar veterinere götürdüm. O sırada yan dükkanlardaki esnaf, bir kamyonetin kediyi ezdiğini söyledi. Hemen durumu araştırmaya başladım ve kamera kayıtlarına ulaştım. Görüntülerde kamyonetin kedinin üzerinden bilerek geçtiğini görünce gerekli mercilere başvurduk ve şikayetçi olduk. Kedinin durumu şu an ağır, tedavi altında. Bugün ameliyat oldu" dedi. "Bu bir kaza değil, canice bir davranış" Görüntüleri gördüğünde çok sinirlendiğini anlatan Taşgıt, "O kişiyi hemen bulmak istedim. Yapılabilecek ne varsa herkesle iletişime geçtim, ulaşabildiğim her yere başvurdum. Şu an maddi manevi elimden gelen her şeyi yapmaya çalışıyorum. Devlet büyüklerimizden yardım bekliyorum. Bu olayın kesinlikle bilerek yapıldığı ortada. Videoyu izleyen herkes bunu anlayabilir. Araç normal bir şekilde ilerlerken kedileri görüyor ve sağa doğru manevra yaparak üzerlerinden geçiyor. Bu bir kaza değil, canice bir davranış. Böyle insanların toplumda serbestçe dolaşmaması gerekiyor" diye konuştu.
Seyhan Belediye Başkan Yardımcısı hakkında kaçak inşaat ve izinsiz tadilat başlattı iddiası
28 Ocak 2026 Çarşamba - 09:44 Seyhan Belediye Başkan Yardımcısı hakkında kaçak inşaat ve izinsiz tadilat başlattı iddiası Adana’da bir doktorun dubleks evine bitişik villada izinsiz tadilat yapıldığı ve site bahçesine de kaçak inşaat başlatıldığı yönünde Çukurova Belediyesine yaptığı başvurusu üzerine yapılan incelemede, Seyhan Belediyesi İmardan Sorumlu Başkan Yardımcısı İnci Makal’ın dubleks evinde izinsiz tadilat yaptığı, ayrıca evinin hemen yanına kaçak inşaat başlattığı tespit edildi. Merkez Çukurova ilçesi 100. Yıl Mahallesi Adana Konakları Sitesi’nde yaşayan bir doktor, ikiz dubleks konutun bitişiğindeki dairede başlatılan tadilat çalışmaları nedeniyle Çukurova Belediyesi Yapı Kontrol Müdürlüğü’ne izinsiz tadilat ve hemen yanına da kaçak inşaat yapıldığı yönünde geçtiğimiz yıl şubat ayında başvuruda bulundu. Başvuruda, 5 numaralı ikiz dubleks dairede oturan komşunun herhangi bir proje onayı ve ruhsat almadan binanın büyük bölümünü yıktığı, ardından site ortak alanını da kapsayacak şekilde binaya bitişik 4 katlı bir yapı inşaatına başladığını öne sürdü. "Statik denge bozuluyor, can güvenliğim tehlikede" Şikâyet dilekçesinde, ikiz dubleks yapının yalnızca bir yarısında yapılan bu müdahalenin binanın ağırlık merkezini ve taşıyıcı sistemini değiştirdiği vurgulandı. Ayrıca doktor dilekçede 1. derece deprem bölgesi olan Adana’da, resmi izin ve proje olmadan yapılan bu tür bir uygulamanın deprem yönetmeliğine aykırı olduğu ve muhtemel bir depremde can güvenliğini tehlikeye atacağını ifade etti. Belediye incelemesi: "Ruhsata aykırı inşaat tespit edildi" Çukurova Belediyesi teknik ekiplerinin başvuru üzerine yaptığı yerinde inceleme sonrası 3 Mart 2025 tarihinde hazırlanan raporda, yapıdaki tadilatın yapının statiğini bozacak nitelikte olduğu belirtildi. Ayrıca mevcut binanın bitişiğinde yaklaşık 12x6 metre ebatlarında betonarme temel atıldığı ve kolon filizlerinin bırakıldığının tespit edildiği bildirildi. Bu nedenle belediye işlemlerin 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 32. maddesi kapsamında ruhsata aykırı olduğunu belirterek, yapı tatil zaptı düzenleyip inşaatı mühürledi. 30 gün süre verildi, aksi halde yıkım ve suç duyurusu Belediye tarafından yapılan resmi tebligatta inşaatın 30 gün içinde mevzuata uygun hale getirilmemesi halinde yıkılacağı, yıkım masraflarının ilgilisinden tahsil edileceği, İmar Kanunu’nun 42. maddesi gereği para cezası uygulanacağını ve TCK 184. madde kapsamında Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunulacağı bildirildi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğü: "Yapı riskli" Çukurova Belediyesi’nin bu kararı alması üzerine Seyhan Belediyesi İmardan Sorumlu Belediye Başkan Yardımcısı İnci Makal, binanın depreme dayanıksız olduğunu belirterek, bu durumun tespit edilmesi için Adana Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğüne başvuru yaptı. Yapılan başvuru üzerine müdürlük incelemesini tamamlayıp 28 Kasım 2025’te yapı 6306 sayılı Kanun kapsamında riskli yapı olarak değerlendirildi ve yıkım kararı verildi. İtiraz üzerine üniversite ve bakanlık temsilcilerinden oluşan teknik heyetin yaptığı incelemede de riskli yapı tespiti kesinleşti. Her iki taraf da birbirinden şikayetçi olduğu için konu mahkemeye taşındı. Başkan yardımcısından "İzinsiz tadilat ya da kaçak yapı yok" açıklaması Seyhan Belediye Başkan Yardımcısı İnci Makal yaptığı yazılı açıklamada ise kamuoyunda yer alan haberlerin "eksik ve yönlendirici" olduğunu savundu. Makal açıklamasında şunlara yer verdi: "Söz konusu yapı 1998 yılında belediye iştiraki tarafından inşa edildi. 6 Şubat depremleri sonrası yapılan teknik incelemelerde ciddi taşıyıcı sistem sorunları tespit edildi. Yapılan işlemler geçici, can ve mal güvenliğini sağlamaya yönelik, koruyucu ve önleyici müdahalelerdir. Herhangi bir izinsiz yapılaşma ya da yeni inşai faaliyetin söz konusu değildir. Yapının riskli olduğu bilimsel raporlarla tescil edilmiş bir yapının normalleştirilmeye çalışılması hukuka ve bilime aykırıdır. Yetkili, kişisel itibar ve aile güvenliğini hedef alan yayınlar hakkında hukuki ve cezai haklarımızın saklı tutulduğunu belirtmek isterim." "Belediye başkan yardımcısı bunu yaparsa herkes yapar" Vatandaşlardan Selver Çaykara ise kaçak yapı ve izinsiz tadilat iddialarına tepki göstererek, "Bir belediye başkan yardımcısı bunu yaparsa herkes yapar. Onların örnek olması lazım" ifadelerini kullandı. Vatandaşlardan Nursel Çaykara ise, "Gerçekten her şeyimiz öyle. Bir belediye başkan yardımcısı bunu yaparsa başka vatandaşlar neler yapmaz. Hiç kimse işini doğru yapmıyor" diye konuştu. İsmini vermek istemeyen bir kişi ise "Kim mühürlediyse iyi yapmış. Her şeyin kanuna uygun olması lazım" dedi.