Yerel Haberler
Adana
Diyanet İşleri Başkanı Erbaş: "Yapay zeka bazı zekaları geride bırakmış durumda"
25 Nisan 2025 Cuma - 15:53 Diyanet İşleri Başkanı Erbaş: "Yapay zeka bazı zekaları geride bırakmış durumda" Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, "Birkaç gün önce ayeti yapay zekaya yazdım. Yapay zeka, hayretler içerisinde cevaplar verdi. Yapay zeka bazı zekaları geride bırakmış durumda" dedi. İrşad Hacı Nuri Çomu Kur’an Eğitim Merkezi ile Hacı Şenel Özçete Camisi merkez Seyhan ilçesinde hizmete girdi. Açılışta konuşan Hacı Nuri Çomu Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Hüseyin Nuri Çomu, geleceğe, Türkiye’ye ve ümmete yatırım yaptıklarını belirterek, bu yolda kendilerine destek verenlere teşekkürlerini sundu. "Buraya gelecek sene 30 çocuğumuzu alacağız" Açılışa katılan ve Kur’an kursu ile camide nice alimlerin yetişeceğini belirten Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, "Çok güzel bir açılıştayız, merasimlerin en hayırlısındayız. En hayırlı işin yapılacağı yerin açılış merasimi de en hayırlı yerdir. Burada nice alimler yetişecek. Ülkemizde 2 bin kadar yatılı Kur’an kursumuz var. Kur’an eğitim merkezleri onlardan biraz farklı. Yatılı Kur’an kurslarımızda hafızlık eğitimi var. Hafızlığa başlayan ve orada hafızlığını bitiren çocuklarımıza, gençlerimize hizmet ediyoruz. Burada ise hafızlığını bitirmiş olan, ortaokulunu da bitirmiş, nitelikli gençlerimizi alıyoruz. Burası Milli Eğitim Bakanlığı ile ortak bir projedir. Kanunla kuruldu burası. Türkiye’de toplamda 20 tane olacak. Burada öncelikle hafızlığı muhafaza programı yapacağız. Buraya gelecek sene 30 çocuğumuzu alacağız" ifadelerini kullandı. "Kur’an-ı Kerim’e muhtacız" Daha önce İstanbul, Ankara ve Bursa’da Kur’an eğitim merkezleri açtıklarını anlatan Erbaş, "Burada 4 yıl boyunca çocuklar medrese usulü eğitim yapacak. Öğrencilerimiz burada imam hatip lisesine de devam edecek. Bizim elimiz sürekli alim olacak öğrencilerimizin üzerinde olacak. Kur’an eğitim merkezlerimiz kanuna dayalı müessesesidir. Kur’an insanlığı karanlıklardan aydınlığa çıkartmak için gönderilen bir kitaptır. Dünyanın haline bakın, ne kadar da muhtaç Kur’an’ın hikmetine ve ahlakına muhtaç. Bin 450 sene önce ne kadar muhtaç ise şimdi de o kadar muhtaç Kur’an-ı Kerim’e muhtaçlık kıyamete kadar devam edecek. Burada Kur’an-ı Kerim’i anlayıp asrın idrakine anlatacak gençler yetişecek. Kur’an-ı Kerim’i her okuduğunuzda düşünerek okursanız, mealini okursanız bu ayet acaba yeni mi indi diye düşüneceksiniz" şeklinde konuştu. "Lisedeyken Yasin suresinin bir ayetini anlamamıştım" Erbaş, lisedeyken Yasin suresinin bir ayetini anlayamadığını belirterek, "Güneş kendisi için tayin edilmiş belirli bir yörüngeye doğru hareket etmektedir. Ama ben lisede okurken, ’Güneş sabittir.’ Bilimsel çalışmaların sonucu buydu. ’Güneş sabittir, diğer 9 gezegen onun etrafında dönmektedir.’ Diyorlardı ki ’Kur’an bilime uymuyor.’ Halbuki bilim Kur’an’a uymuyordu. Ne oldu 1982 yılında? Gökbilimciler, astronomlar tespit ettiler ki Güneş hareket etmektedir. Hatta belirli bir yörüngeye doğru" ifadelerini kullandı. "Yapay zeka bazı zekaları geride bıraktı" Birkaç gün önce ayeti yapay zekaya yazdığına dikkat çeken Erbaş, "Dedim ki, bunun hikmeti nedir? Nasıl açıklarsınız? Yapay zeka, hayretler içerisinde cevaplar verdi bana. ’Bunun bin 400 sene önce bilinmiş olması imkansız’ diyor. Yapay zeka bazı zekaları geride bırakmış durumda. ’Bunun bilinmesi mümkün değil, bilim bunu 1980’li yıllarda ancak bilebildi’ diyor. Bunun gibi nice ayetler var" değerlendirmesinde bulundu. Konuşmaların ardından kurdele kesildi. Erbaş ve beraberindekiler açılışı yapılan Kur’an eğitim merkezi ve camide incelemede bulunuldu.
Diyanet İşleri Başkanı Erbaş: "Yapay zeka bazı zekaları geride bırakmış durumda"
25 Nisan 2025 Cuma - 15:13 Diyanet İşleri Başkanı Erbaş: "Yapay zeka bazı zekaları geride bırakmış durumda" Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, "Birkaç gün önce ayeti yapay zekaya yazdım. Yapay zeka, hayretler içerisinde cevaplar verdi. Yapay zeka bazı zekaları geride bırakmış durumda" dedi. İrşad Hacı Nuri Çomu Kur’an Eğitim Merkezi ile Hacı Şenel Özçete Camisi merkez Seyhan ilçesinde hizmete girdi.Açılışta konuşan Hacı Nuri Çomu Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Hüseyin Nuri Çomu, geleceğe, Türkiye’ye ve ümmete yatırım yaptıklarını belirterek, bu yolda kendilerine destek verenlere teşekkürlerini sundu. "Buraya gelecek sene 30 çocuğumuzu alacağız" Açılışa katılan ve Kur’an kursu ile camide nice alimlerin yetişeceğini belirten Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, "Çok güzel bir açılıştayız, merasimlerin en hayırlısındayız. En hayırlı işin yapılacağı yerin açılış merasimi de en hayırlı yerdir. Burada nice alimler yetişecek. Ülkemizde 2 bin kadar yatılı Kur’an kursumuz var. Kur’an eğitim merkezleri onlardan biraz farklı. Yatılı Kur’an kurslarımızda hafızlık eğitimi var. Hafızlığa başlayan ve orada hafızlığını bitiren çocuklarımıza, gençlerimize hizmet ediyoruz. Burada ise hafızlığını bitirmiş olan, ortaokulunu da bitirmiş, nitelikli gençlerimizi alıyoruz. Burası Milli Eğitim Bakanlığı ile ortak bir projedir. Kanunla kuruldu burası. Türkiye’de toplamda 20 tane olacak. Burada öncelikle hafızlığı muhafaza programı yapacağız. Buraya gelecek sene 30 çocuğumuzu alacağız" ifadelerini kullandı. "Kur’an-ı Kerim’e muhtacız" Daha önce İstanbul, Ankara ve Bursa’da Kur’an eğitim merkezleri açtıklarını anlatan Erbaş, "Burada 4 yıl boyunca çocuklar medrese usulü eğitim yapacak. Öğrencilerimiz burada İmam Hatip Lisesi’ne de devam edecek. Bizim elimiz sürekli alim olacak öğrencilerimizin üzerinde olacak. Kur’an eğitim merkezlerimiz kanuna dayalı müessesidir. Kur’an insanlığı karanlıklardan aydınlığa çıkartmak için gönderilen bir kitaptır. Dünyanın haline bakın, ne kadar da muhtaç Kur’anın hikmetine ve ahlakına muhtaç. 1450 sene önce ne kadar muhtaç ise şimdide o kadar muhtaç Kur’an-ı Kerim’e muhtaçlık kıyamete kadar devam edecek. Burada Kur’an-ı Kerim’i anlayıp asrın idrakine anlatacak gençler yetişecek. Kur’an-ı Kerim’i her okuduğunuzda düşünerek okursanız, mealini okursanız bu ayet acaba yeni mi indi diye düşüneceksiniz" şeklinde konuştu. "Lisedeyken Yasin suresinin bir ayetini anlamamıştım" Erbaş, lisedeyken Yasin suresinin bir ayetini anlayamadığını belirterek, "Güneş kendisi için tayin edilmiş belirli bir yörüngeye doğru hareket etmektedir. Ama ben lisede okurken, ’Güneş sabittir.’, bilimsel çalışmaların sonucu buydu, ’Güneş sabittir, diğer 9 gezegen onun etrafında dönmektedir.’ Diyorlardı ki ’Kur’an bilime uymuyor.’ Halbuki bilim Kur’an’a uymuyordu. Ne oldu 1982 yılında? Gökbilimciler, astronomlar tespit ettiler ki güneş hareket etmektedir. Hatta belirli bir yörüngeye doğru" ifadelerini kullandı. "Yapay zeka bazı zekaları geride bıraktı" Birkaç gün önce ayeti yapay zekaya yazdığına dikkat çeken Erbaş, "Dedim ki, bunun hikmeti nedir? Nasıl açıklarsınız? Yapay zeka, hayretler içerisinde cevaplar verdi bana. ’Bunun 1400 sene önce bilinmiş olması imkansız.’ diyor. Yapay zeka bazı zekaları geride bırakmış durumda. ’Bunun bilinmesi mümkün değil, bilim bunu 1980’li yıllarda ancak bilebildi.’ diyor. Bunun gibi nice ayetler var" değerlendirmesinde bulundu. Konuşmaların ardından kurdele kesildi. Erbaş ve beraberindekiler açılışı yapılan Kur’an eğitim merkezi ve camide incelemede bulunuldu.
Diyanet İşleri Başkanı Erbaş’tan yağmur duası
25 Nisan 2025 Cuma - 14:29 Diyanet İşleri Başkanı Erbaş’tan yağmur duası Adana’da yağmur duası yapan Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, vatandaşları da kumarla ilgili uyararak, "Müslüman yuvaları dağıtan, toplumsal hayatta kapanmaz yaralar açan kumarı oynayamaz, oynatamaz ve oynanmasına imkan sağlayamaz" dedi. Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, çeşitli programlara katılmak üzere Adana’ya geldi. Cuma namazı için Merkez Camii’ne geçen Erbaş, hutbe irad etti. "Allah, el emeğini ve alın terini mukaddes kabul etmiştir" Alın terinin mukaddes olduğuna değinen Erbaş, "Allah’ın emirlerine ve yasaklarına riayet ederek kendisinin ve ailesinin rızkını helal ve meşru yollardan temin etmesini, kimseye yük olmadan çalışmasını bir ibadet olarak görmüştür. El emeğini ve alın terini mukaddes kabul etmiştir. Tembelliği, miskinliği, dilenmeyi, zamanı ve hayatı israf etmeyi ise yasaklamıştır. Cenab-ı Hak, ’İnsan için ancak çalıştığının karşılığı vardır ve çalıştığını da görecektir’ buyurarak bizlere dünya ve ahiret huzurunu elde etmek için çalışmayı öğütlemiştir" ifadelerini kullandı. "Müslüman kumarı oynayamaz, oynatamaz ve oynanmasına imkan sağlayamaz" Kazancın helal olması kadar, kazanç yollarının meşru olmasına da önem verilmesi gerektiğine dikkat çeken Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, "Çalışmanın, iş yeri açmanın, kazanç elde etmenin kuralları ve adabı vardır. Allah’ın haram kıldığı şeylerin alınıp satılması meşru değildir. Dolayısıyla Müslüman; akıl ve iradeyi yok eden, kazaların yaşanmasına, cinayetlerin işlenmesine sebep olan alkolü üretemez, alamaz, satamaz, kullanamaz ve kullanılmasına katkıda bulunamaz. Yuvaları dağıtan, toplumsal hayatta kapanmaz yaralar açan kumarı oynayamaz, oynatamaz ve oynanmasına imkan sağlayamaz. Malın ve ömrün bereketini götüren, emeğin ve alın terinin düşmanı olan faizi alamaz, veremez, ona aracı olamaz. Toplumsal barışı bozan karaborsacılık, tefecilik ve stokçuluk gibi haramları işleyemez, bunlardan kazanç elde edemez" diye konuştu. "İşçi ve işverenin sorumlulukları vardır" İşçilerin ve işverenlerin görev sorumlulukları olduğuna vurgu yapan Erbaş, "İslam’a göre işçi olmanın da bir takım sorumlulukları vardır. İşçi, rızkını temin ettiği iş yerini ve orada bulunan malzemeleri bir emanet olarak bilmeli, onlara asla zarar vermemelidir. İş yerindeki hiçbir eşyayı şahsi ihtiyaçları için kullanmamalı, özel bilgileri başkalarıyla paylaşmamalıdır. İşçi, çalışma saatlerine riayet etmeli, işini aksatmamalıdır. Beraber çalıştığı arkadaşlarına karşı saygılı olmalı, onların haklarını kendi hakkı gibi gözetmeli, onlara zarar verecek davranışlardan şiddetle kaçınmalıdır. İslam, işverene de birçok vazife yüklemiştir. İşveren, ucuz iş gücü adına, işçiyi ağır şartlarda, az bir ücretle çalıştıramaz, onu sosyal haklarından mahrum bırakamaz. İşveren, aynı zamanda işçinin insani ihtiyaç ve haklarını kullanmasını sağlamakla sorumludur. İşveren, işçinin dinlenme saatlerini, haftalık veya yıllık izinlerini kullanmasını da kısıtlayamaz. Onu, haksız şekilde işten çıkaramaz, ailesini ve çocuklarını mağdur edemez. Hiçbir işçi canının tehlikeye gireceği, akıl, beden ve ruh sağlığının bozulacağı bir işte istihdam edilemez" şeklinde konuştu. Hutbenin sonunda Erbaş, Çukurova’da ve birçok bölgede kuraklığın baş gösterdiğini anlatarak yağmur duası yaptı. Ayrıca Erbaş, duasında Filistin’de, Gazze’deki Müslümanlara Allah’tan yardım diledi. Erbaş daha sonra cuma namazını kıldırdı.
Diyanet İşleri Başkanı Erbaş’tan yağmur duası
25 Nisan 2025 Cuma - 14:18 Diyanet İşleri Başkanı Erbaş’tan yağmur duası Adana’da yağmur duası yapan Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, vatandaşları da kumarla ile ilgil uyararak" Yuvaları dağıtan, toplumsal hayatta kapanmaz yaralar açan kumarı oynayamaz, oynatamaz ve oynanmasına imkan sağlayamaz" dedi. Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, çeşitli programlara katılmak üzere Adana’ya geldi. Cuma namazı için Merkez Camii’ne geçen Erbaş, hutbe irad etti. "Allah, el emeğini ve alın terini mukaddes kabul etmiştir" Alın terinin mukaddes olduğuna değinen Erbaş, "Allah’ın emirlerine ve yasaklarına riayet ederek kendisinin ve ailesinin rızkını helal ve meşru yollardan temin etmesini, kimseye yük olmadan çalışmasını bir ibadet olarak görmüştür. El emeğini ve alın terini mukaddes kabul etmiştir. Tembelliği, miskinliği, dilenmeyi, zamanı ve hayatı israf etmeyi ise yasaklamıştır. Cenab-ı Hak, ‘İnsan için ancak çalıştığının karşılığı vardır ve çalıştığını da görecektir’ buyurarak bizlere dünya ve ahiret huzurunu elde etmek için çalışmayı öğütlemiştir" ifadelerini kullandı. "Müslüman kumarı oynayamaz, oynatamaz ve oynanmasına imkan sağlayamaz" Kazancın helal olması kadar, kazanç yollarının meşru olmasına da önem verilmesi gerektiğine dikkat çeken Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, "Çalışmanın, işyeri açmanın, kazanç elde etmenin kuralları ve adabı vardır. Allah’ın haram kıldığı şeylerin alınıp satılması meşru değildir. Dolayısıyla Müslüman; akıl ve iradeyi yok eden, kazaların yaşanmasına, cinayetlerin işlenmesine sebep olan alkolü üretemez, alamaz, satamaz, kullanamaz ve kullanılmasına katkıda bulunamaz. Yuvaları dağıtan, toplumsal hayatta kapanmaz yaralar açan kumarı oynayamaz, oynatamaz ve oynanmasına imkan sağlayamaz. Malın ve ömrün bereketini götüren, emeğin ve alın terinin düşmanı olan faizi alamaz, veremez, ona aracı olamaz. Toplumsal barışı bozan karaborsacılık, tefecilik ve stokçuluk gibi haramları işleyemez, bunlardan kazanç elde edemez" diye konuştu. "İşçi ve iş verenin sorumlulukları vardır" İşçilerin ve iş verenlerin görev sorumlulukları olduğuna vurgu yapan Erbaş, "İslam’a göre işçi olmanın da bir takım sorumlulukları vardır. İşçi, rızkını temin ettiği işyerini ve orada bulunan malzemeleri bir emanet olarak bilmeli, onlara asla zarar vermemelidir. İşyerindeki hiçbir eşyayı şahsi ihtiyaçları için kullanmamalı, özel bilgileri başkalarıyla paylaşmamalıdır. İşçi, çalışma saatlerine riayet etmeli, işini aksatmamalıdır. Beraber çalıştığı arkadaşlarına karşı saygılı olmalı, onların haklarını kendi hakkı gibi gözetmeli, onlara zarar verecek davranışlardan şiddetle kaçınmalıdır. İslam, işverene de birçok vazife yüklemiştir. İşveren, ucuz iş gücü adına, işçiyi ağır şartlarda, az bir ücretle çalıştıramaz, onu sosyal haklarından mahrum bırakamaz. İşveren, aynı zamanda işçinin insani ihtiyaç ve haklarını kullanmasını sağlamakla sorumludur. İşveren, işçinin dinlenme saatlerini, haftalık veya yıllık izinlerini kullanmasını da kısıtlayamaz. Onu, haksız şekilde işten çıkaramaz, ailesini ve çocuklarını mağdur edemez. Hiçbir işçi canının tehlikeye gireceği, akıl, beden ve ruh sağlığının bozulacağı bir işte istihdam edilemez" şeklinde konuştu. Hutbenin sonunda Erbaş, Çukurova’da ve birçok bölgede kuraklığın baş gösterdiğini anlatarak yağmur duası yaptı. Ayrıca Erbaş, duasında Filistin’de, Gazze’deki Müslümanlara Allah’tan yardım diledi. Erbaş daha sonra Cuma namazını kıldırdı.
Adana’da 3 can gitti, ciddi bir sebebi çıkmadı
25 Nisan 2025 Cuma - 10:06 Adana’da 3 can gitti, ciddi bir sebebi çıkmadı Adana’da 2 kişiyi öldüren kendisi de intihar ederek yaşamına son veren şüphelinin olaydan önce maktullerin hakaret ve küfürlü konuştukları iddiasıyla olayı gerçekleştirdiği ileri sürüldü. Arkasında bir çok soru bırakan sebebi de henüz net olarak belirlenemeyen olay 3 kişinin yaşamına mal oldu. Olay, 23 Nisan’da merkez Seyhan ilçesine bağlı Gürselpaşa Mahallesi’nde meydana gelmiş. İddiaya göre, Mehmet Eser, bir apartman dairesinde Mesut Savuran (37) ve Abdülhakim Demirbaş (20) ile buluştu. Kısa süre sonra taraflar arasında çıkan tartışma silahlı olaya dönüştü. Eser, üzerindeki tabancayla iki kişiye defalarca ateş etti. Vurulan Savuran ve Demirbaş olay yerinde hayatını kaybetti. Olay sonrası kaçan Eser’in, Seyhan ilçesi Reşatbey Mahallesi’nde bir apartmanda saklandığı belirlendi. Cinayet Büro Amirliği ekipleri adrese operasyon düzenledi. Polisin geldiğini fark eden Eser, binanın damına çıktı. Burada kaçacak yer bulamayan zanlı, yanında taşıdığı tabancayla başına ateş ederek intihar etti. Cinayetle ilgili yürütülen soruşturmada, Eser’in bir süredir Savuran ve Demirbaş’a husumet beslediği öğrenildi. İddiaya göre Eser’in, iki şahsın kendiyle ilgili hakaret ve küfürlü konuştuklarını duyduğu yakın çevresine , "Bana namussuzluk yaptılar" dediği öğrenildi. Bu sözlerin ardından Eser’in, cinayetin işlendiği apartman dairesine gittiği ve olayı gerçekleştirdiği ileri sürüldü.
Deprem uzmanından önemli açıklama: "Bu deprem, büyük bir depremin önünü kesmiş oldu"
25 Nisan 2025 Cuma - 09:49 Deprem uzmanından önemli açıklama: "Bu deprem, büyük bir depremin önünü kesmiş oldu" Jeofizik Yüksek Mühendisi Melih Baki, İstanbul’da yaşanan 6.2’lik depremle büyük bir enerji boşalımı olduğunu ifade ederek, "Büyük bir depremin önünü kesmiş oldu. Bundan sonra daha büyük bir deprem yerine daha küçük bir deprem olabilir" dedi. Marmara Denizi Silivri açıklarında önceki gün meydana gelen 6,2’lik deprem, birçok ilden de hissedildi. Depremin ardından onlarca artçı deprem meydana geldi. Silivri açıklarında peş peşe meydana gelen depremlerin ardından Jeofizik Mühendisleri Odası Genel Merkez Onur Kurulu Üyesi Jeofizik Yüksek Mühendisi Melih Baki, İhlas Haber Ajansı’na açıklamalarda bulundu. "Bu deprem, büyük bir depremin önünü kesmiş oldu" Yaşanan depremin ardından büyük bir enerji boşalımı olduğuna dikkat çeken Baki, "İstanbul’da meydana gelen depremler sonucu önemli bir enerji boşalımı oldu. Basıncın ne kadar azaldığını, bu depremlerin arkasının gelip gelmeyeceğine arkadaşlarımız çalışıyor. Şu husus çok önemli. Bu deprem, büyük bir depremin önünü kesmiş oldu. Büyük bir enerji boşalımı olunca bundan sonra yaşanacak deprem, daha büyük bir deprem yerine daha küçük bir deprem olabilir. Dolayısıyla bu önemli bir gelişme oldu. Bu depremin ardından yaşanacak basıncın daha büyük bir deprem üretip üretmeyeceğini araştırıyoruz" ifadelerini kullandı. "Enerji yatay boşalmadı, dik boşaldı" Bazı sosyal medya hesaplarında ’İstanbul depremi başka bölgelerdeki depremleri tetikleyecek’ açıklamalarının da asılsız olduğuna vurgu yapan Baki, "İstanbul’da yaşanan deprem başka bir depremi tetiklemez. Adana, Hatay ve Kahramanmaraş rahatladı. Silivri’de yaşanan depremin denizde olması ve enerjinin dik bir yönde boşalması büyük bir şans oldu. Çünkü yıkım ve tsunami olmadı. Enerji yatay boşalmadı, dik boşaldı" diye konuştu. "3 ilde enerji transferi var" Tunceli, Van ve Erzurum arasında deprem beklediklerini anlatan Baki, "Tunceli, Van ve Erzurum arasında bir enerji transferi var. Büyük bir deprem oluşturacak basınç yok. 5 ile 5,5 arasında bir deprem yaşanması bekleniyor ancak yıkım beklenmiyor. İstanbul’da biriken basınç ve enerji önemli derecede boşalmış oldu" dedi.