Yerel Haberler
Adana
Çukurova’da çocuk parkına çirkin saldırı
20 Şubat 2025 Perşembe - 15:55 Çukurova’da çocuk parkına çirkin saldırı Çukurova Belediyesi Şambayadı Mahallesi Çocuk Parkı kullanılamaz hale geldi. Parka büyük zarar veren kimliği belirlenemeyen saldırganlar bankları söktü, salıncakları bozdu, oyun alanlarını yakıp yıktı, spor aletlerine zarar verdi. Yeni dikilen fidanlara da acımayan saldırganlar, çocukların oyun parkını ellerinden aldı. Çukurova Belediyesi’nin Şambayadı Mahallesi’ndeki çocuk parkına kimliği belirsiz kişi ya da kişilerce büyük zarar verildi. Çukurova Belediyesi’nin Park ve Bahçeler Müdürlüğü’ne bağlı denetim ekipleri mahalledeki parka gittiklerinde korkunç manzarayla karşılaştı. Park Bahçeler Müdürlüğü ekipleri ve Şambayadı Mahallesi Muhtarı Ayşe Soylu’nun ihbarda bulunması üzerine gelen polis ekipleri parkın kullanılamaz hale getirildiğini tespit etti. Oyun alanı yakıldı, fidanlar söküldü Henüz geçtiğimiz hafta yeni bakımı yapılan parka saldırganlar acımadı. Bankları sökülen parkın, çocuk salıncakları kullanılamaz hale getirildi. Oyun alanlarını da yakıp yıkan saldırganlar, yeni dikilen fidanları söktü. Parka ciddi oranda maddi zarar meydana geldiği tespit edildi. "Saldırıyı şiddetle kınıyorum" Çukurova Belediye Başkanı Emrah Kozay, "Biz çocuklarımız aileleriyle birlikte iyi vakit geçirsin, nefes alsın diye parklar yaparken, yepyeni, pırıl pırıl parkımızın getirildiği hale bakın. Gerçekten çok üzücü. Bu saldırganları şiddetle kınıyorum. Ekiplerimiz parklarımızı kurmak, bakımını yapmak için çok çalışıyor. Bu yapılan Çukurova’ya, Çukurovalı hemşehrilerimize, özellikle çocuklarımıza büyük bir saygısızlık. Bizlerin emeğine de saygısızlık. Güzelim alana zarar verip, parkı çocuklarımızın elinden aldılar. Yapılan büyük bir ayıptır, kötülüktür. Biz parkımızı en kısa sürede yeniden kurup çocuklarımızın yüzünü yine güldüreceğiz. Evlatlarımızın oyun alanını bu hale getirenleri kınıyor, halkımızın vicdanına havale ediyoruz. Daha yaşanabilir bir Çukurova için yürekten çalışmaya devam edeceğiz" diye konuştu.
AK Parti Çukurova İlçe binasına pompalı tüfekle saldıran sanık: "Saldırıyı cezaevine girmek için yaptım"
20 Şubat 2025 Perşembe - 14:46 AK Parti Çukurova İlçe binasına pompalı tüfekle saldıran sanık: "Saldırıyı cezaevine girmek için yaptım" Adana’da AK Parti Çukurova İlçe Başkanlığı’na girip gitar çantasında taşıdığı pompalı tüfekle ateş açan ve 9 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılması istenen 25 yaşındaki Erdem Kaya’nın (25) yargılanmasına devam edildi. Sanık Kaya, savunmasında, cezaevine girmek için AK Parti Çukurova ilçe başkanlığı binasına saldırıyı gerçekleştirdiğini söyledi. 06 Şubat 2023 depremleri nedeniyle tedbiren boşaltılan AK Parti Çukurova İlçe Başkanlığı’na 20 Nisan 2023’te Erdem Kaya tarafından pompalı tüfekle ateş açıldı. Olaydan sonra yakalanıp tutuklanan ve ara kararla tahliye edilen Kaya hakkında "siyasi partiler veya meslek kuruluşlarının kullanımında olan bina, tesis veya eşyaya zarar verme" suçundan 4 yıl, "silahla tehdit" suçundan ise 5 yıl olmak üzere toplamda 9 yıla kadar hapis istemiyle Adana 38. Asliye Ceza Mahkemesi’nde açılan davanın ikinci duruşması yapıldı. Duruşmaya, başka suçtan tutuklu bulunan Kaya, psikolojik sorunlar nedeniyle tedavi gördüğü Elazığ R Tipi Cezaevi’nden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katıldı. Sanığın babası İ.K., annesi H.K, müşteki AK Parti Çukurova İlçe Başkan yardımcısı M.Ç. ile taraf avukatlarının da hazır bulunduğu duruşmada, sanık Kaya, cezaevine girmek için AK Parti Çukurova ilçe başkanlığına saldırı gerçekleştirdiğini belirtti. Yıllardır psikolojik tedavi gördüğünü, bu nedenle zaman zaman hafıza kaybı yaşadığını ve olayları hatırlamadığını ifade eden ve akli dengesi yerindedir raporu verilen Kaya, olay gününü de hatırlamadığını iddia ederek savunmasında şunları söyledi: "Hatırladığım kadarıyla o gün kuzenime kız istemeye gidiyorduk. Giderken kuzenimle aramda bir tartışma yaşandı ve bana küfür etti. Ben de sinirlenip eve döndüm. Ben ve kardeşim bir süre önce evimizin önünde silahlı saldırıya uğradık. Saldırıyı yapanlara karşı kin besliyordum. Onlara karşılık vermemek için cezaevine girmem gerektiğini düşündüm. Yolda gelirken haberlerde CHP binasına silahlı saldırı yapıldığını görmüştüm. Ben de böyle bir olaya karışırsam içeri girerim diye düşünerek, eve gelip, psikolojik ilaçlarımı içtikten sonra evimizin yakınında bulunan AK Parti Çukurova İlçe Başkanlığı binasına gidip pompalı tüfekle ateş açtım. Saldırıyı sadece cezaevine girmek için yaptım. Kimseye zarar verme gibi bir düşüncem yoktu.’’ Sanık avukatı Mahmut Elegel, müvekkili Kaya hakkında, Adana Ekrem Tok Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi tarafından verilen cezai ehliyeti tam raporunu kabul etmediklerini söyledi. Av. Elegel, müvekkilinin psikolojik sorunları bulunduğunu, bu nedenle de ağır ilaçlar kullandığını belirterek, "Müvekkilim yaklaşık 10 yıla yakındır psikolojik tedavi görmektedir. Olay sonrası da kendisini 6. Kattaki evlerinden atarak intihar girişiminde bulundu. Böyle bir insanın akli dengesi nasıl yerinde olabilir? Adana Dr Ekrem Tok Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nden gelen cezai ehliyeti tam raporunu kabul etmiyoruz. Tüm bu hususlar dikkate alınarak İstanbul Adli Tıp Kurumu’ndan yeniden rapor alınmasını talep ediyoruz" dedi. Müşteki AK Parti Çukurova İlçe Başkan Yardımcısı aynı zamanda yönetim kurulu üyesi M.Ç. sanıktan şikayetçi olduklarını söyledi. Sanığın olayı bilinçli bir şekilde yaptığını belirten M.Ç., ’’Saldırıyı yaptığı yer İlçe Başkanımızın makam odası ve toplantı yaptığımız yerdir. Neden başka yer değil de buraya ateş açtı? Kendisinin isteyerek, hedef alarak, bilinçli bir şekilde saldırıyı yaptığını düşünüyoruz.’’diyerek cezalandırılmasını istedi. Mahkeme hakimi, sanık Kaya’ya Adana Dr Ekrem Tok Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nden gelen raporda cezai ehliyetinin tam olduğunu söyleyerek, söz hakkı verdi. Sanık Kaya,’’Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum. Burada bana karşı söylenen ’kasıtlı yaptı’ suçlamasıyla beni rencide ediyorlar. Zaten psikolojim bozuk. Beni suçlayarak daha çok psikolojimi bozdular. Saldırıyı kasıtlı yapmadım. Cahillik ettim. Pişmanım’’ dedi. Mahkeme hakimi, İstanbul Adli Tıp Kurumu’ndan yeniden rapor alınması talebini reddederek, sanık Erdem Kaya’nın mevcut halinin devamına karar verip, duruşmayı eksikliklerin tamamlanması için ileri bir tarihe erteledi.
Seyhan Belediyesi şeffaflık ve hesap verebilirlikte yeni dönem başlatıyor
20 Şubat 2025 Perşembe - 14:35 Seyhan Belediyesi şeffaflık ve hesap verebilirlikte yeni dönem başlatıyor Seyhan Belediyesi, şeffaflık ve hesap verebilirlik doğrultusunda önemli bir adım atarak belediye bütçesini halkın bilgisine sunuyor. Belediye Başkanı Oya Tekin’in liderliğinde hayata geçirilen bu uygulama, Seyhanlıların kamu kaynaklarının kullanımı konusunda doğrudan bilgi sahibi olmasını ve yerel yönetime etkin katılım sağlamasını amaçlıyor. Başkan Oya Tekin, seçim öncesinde verdikleri ‘şeffaf ve hesap verebilir belediyecilik’ sözünü yerine getirmek için somut adımlar attıklarını belirterek, "Vatandaşlarımızın en temel hakkı olan bilgilendirme yükümlülüğümüzü yerine getiriyoruz. Belediyemizin gelir-gider tablosunu, borç durumunu ve bütçeye ilişkin detayları her ay güncelleyerek web sitemiz (www.seyhan.bel.tr) üzerinden kamuoyuyla paylaşıyoruz. Seyhanlılar, şeffaf belediyeciliğin gereği olarak bu verilere doğrudan erişim sağlayabilecek. Çünkü gerçek denetim makamı halktır" dedi. Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, ekonomik zorluklara rağmen Seyhan halkına adil, etkin ve verimli hizmet sunmaya devam edeceklerini vurgulayarak, "Kamunun her kuruşunu en doğru şekilde kullanmak ve halkımızın beklentilerine yanıt verebilmek için çalışıyoruz. Halkımızın güveni ve katılımı ile şeffaf ve hesap verebilir bir belediyeciliği hayata geçiriyoruz" diye konuştu. Seyhan Belediyesi, katılımcı yönetim anlayışının gereği olarak halkın sürece aktif dahil olması için geri bildirim mekanizmalarını da güçlendirecek. Belediye web sitesinde yayınlanan bütçe verileriyle ilgili olarak vatandaşların sorularını ve önerilerini sunabilecekleri platformlar oluşturulacak. Bu uygulama ile Seyhan Belediyesi, demokratik değerlere dayalı, şeffaf ve hesap verebilir bir modeli hayata geçirerek Adana’da yeni bir yerel yönetim hamlesi başlatıyor.
Prostat hastalıkları ile ilgili 10 yanlış inanış
20 Şubat 2025 Perşembe - 11:30 Prostat hastalıkları ile ilgili 10 yanlış inanış Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Tayfun Şahinkanat, prostatın sadece yaşlı erkekleri etkilediği düşüncesinin yanlış olduğunu belirterek, "İleri yaşlarda daha sık görülse de genç erkekleri de etkileyebilir" dedi. Tüm hastalıklarda olduğu gibi prostat hastalıkları hakkında da doğru bilgilere sahip olmak, erken teşhis ve etkili tedavi yönünden büyük önem taşıyor. Medline Adana Hastanesi Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Tayfun Şahinkanat, prostat hastalıkları hakkında toplumda yanlış bilinen inanışlar hakkında bilgiler verdi. Prof. Dr. Şahinkanat, prostatın sadece yaşlı erkekleri etkilediği düşüncesinin yanlış olduğunu belirterek, "Prostat hastalıkları genellikle ileri yaşlarda daha sık görülse de genç erkekleri de etkileyebilir. Özellikle prostatit (prostat iltihabı), 30-50 yaş arasındaki erkeklerde yaygındır. Ayrıca genetik yatkınlık, sağlıksız beslenme ve çevresel faktörler, genç yaşlarda da prostat sorunlarına yol açabilir. İyi huylu prostat büyümesi (BPH), erkeklerin yarısında yaşla birlikte görülen doğal bir süreçtir ve kanserle doğrudan bir bağlantısı yoktur. Ancak hem BPH hem de prostat kanseri benzer belirtiler gösterebilir, bu nedenle düzenli kontrollerle farkın belirlenmesi gerekir. Hayat boyu prostat kanseri erkeklerde en sık rastlanan kanserdir. Aile öyküsü olan erkeklerde ise prostat kanseri riski daha yüksektir ve daha erken yaşlarda (40 yaş üzeri) görülür. Yaş, beslenme alışkanlıkları, hormon seviyeleri ve çevresel faktörler bu konuda önemli rol oynar" dedi. Prostat Spesifik Antijen (PSA) testi, prostat kanseri riskini değerlendirmede kullanılan önemli bir başlangıç test olduğunu kaydeden Şahinkanat, "Ancak tek başına kesin bir tanı koymaz. PSA seviyesi, enfeksiyon, iyi huylu prostat büyümesi cinsel boşalma (24 saat içerisindeki) veya diğer prostat hastalıkları nedeniyle de yükselebilir. Kesin tanı ise sadece prostat biyopsisi ile konur. Prostat kanseri erken evrelerde belirti vermeyecektir. İleri evrelerde idrar yapmada zorluk, kemik ağrıları ve kanlı idrar gibi belirtiler görülebilir. Bu yüzden belirti olmasa bile 50 yaşından sonra (Aile öyküsü varsa 40-45 yaşından itibaren) düzenli kontroller yapılmalıdır" diye konuştu. Prostat hastalıklarının cinsel yaşamı tamamen bitirdiğini düşüncesinin yanlış olduğunu ifade eden Şahinkanat, "Prostat hastalıkları cinsel işlevleri etkileyebilir ancak bu bir kural değildir. Özellikle erken teşhis ve uygun tedavi ile cinsel yaşamı sürdürebilmek mümkündür. Cerrahi müdahale veya bazı ilaçlar geçici ya da kalıcı etkiler oluşturabilir, ancak bu durum kişiden kişiye değişir. Prostat kanseri tedavi seçenekleri hastalığın evresine, hastanın yaşına ve genel sağlık durumuna göre değişir. Erken evre kanserlerde aktif izlem, radyoterapi veya odaklanmış tedaviler gibi farklı yöntemler tercih edilebilir. Ameliyat, her hasta için zorunlu değildir. Herşeyin fazlasının zararlı olabileceği unutulmamalıdır. Su içmek genel sağlık için oldukça faydalıdır ancak tek başına prostat hastalıklarını önlemez. Sağlıklı bir beslenme tarzı benimsemek, düzenli egzersiz ve sigara gibi zararlı alışkanlıklardan kaçınmak, prostat sağlığı için daha etkili yöntemlerdir. Prostat hastalıkları sadece idrarla ilgili belirtiler göstermez. İyi huylu prostat büyümesi zamanında tedavi edilmez ise böbrek yetmezliğine neden olabilir. Özellikle prostat kanseri, ilerleyen evrelerde sırt ve kemik ağrıları, yorgunluk ve kilo kaybı gibi belirtiler de gösterebilir" dedi. Prof. Dr. Tayfun Şahinkanat, prostat muayenesinin acı verici olmadığının altını çizerek, "Prostatın parmakla muayenesi kısa süren, ciddi bir ağrıya yol açmayan ve hayati önem taşıyan bir kontroldür. Dijital rektal muayene (Parmakla yapılan muayene) veya kan testleri sayesinde erken teşhis mümkündür, bu yüzden bu kontrolleri ertelememek gerekir" dedi.
Kirasını 2 gün geciktirince silahlı saldırıya uğrayan kadın: "Can güvenliğim yok"
20 Şubat 2025 Perşembe - 10:17 Kirasını 2 gün geciktirince silahlı saldırıya uğrayan kadın: "Can güvenliğim yok" Adana’da kiraladığı iş yerinden çıkmadığı iddiasıyla silahlı saldırıya uğrayıp ayağından vurulan genç kadın, "İki gün kirayı geciktirdiğim için gelip sıktılar. Ağabeyimin taksisini kundakladılar. Can güvenliğim yok" dedi. Silahlı saldırıyı gerçekleştiren şahsın ise olaydan sonra sosyal medya hesabından, "Bana herkes ’başının çaresine bak’ diyor. Bende gittim başımın çaresine istediğim gibi baktım" paylaşımı yapması pes dedirtti. Edinilen bilgiye göre olay, merkez Seyhan ilçesi Gazipaşa Mahallesi’nde 16 Şubat’ta meydana geldi. Hatun Umaç (21), 6 ay önce iş yerini İdris İ.’den kiraladı. Genç kadın, kiraladığı iş yerine annesi Yeliz (47) ve babası Bülent (47) ile kokoreççi açtı. İddiaya göre, iş yeri sahibi İdris İ., geçtiğimiz ay Hatun Umaç’a iş yerinden çıkması gerektiğini söyledi. Tartışma yaşandı Bunun üzerine taraflar arasında tartışma yaşandı ve Hatun Umaç, "Burayı kiralarken beni çıkartmayacaksınız kiralayacağım demiştim. O nedenle çıkmıyorum" dedi. Bu ay ise Hatun Umaç, 2 gün kirayı geciktirince İdris İ., yeğeni Fırat T. ile birlikte 16 Şubat Pazar günü dükkana geldi. Silahla vurdular Kirayı geciktirme ve dükkandan çıkma mevzusu nedeniyle taraflar arasında yeniden çıkan tartışma sonucu İdris İ., av tüfeğiyle hem dükkana ateş açtı, hem de Hatun, Yeliz ve Bülent Umaç’ı vurup motosiklet kaçtı. Taksiyi kundakladılar Hastaneye kaldırılan Umaç ailesinden Yeliz ve Bülent Umaç çifti, tedavilerinin ardından taburcu edilirken ayağından yaralanan Hatun Umaç’ın tedavisi sürüyor. Olaydan iki gün sonra ise kimliği belirsiz bir şüpheli, akşam saatlerinde Hatun Umaç’ın ağabeyi Aras Umaç’ın taksisini restoranın önünde park halindeyken kundaklayıp olay yerinden kaçtı. İhbar üzerine bölgeye sevk edilen itfaiye ekipleri yangını söndürürken, taksi ise demir yığınına döndü. ‘Başımın çaresine istediğim gibi baktım’ paylaşımı Tüm bu yaşananların ardından İdris İ., sosyal medya hesabından kendi videosunu yayınlayıp, "Bana herkes ’başının çaresine bak’ diyor. Bende gittim başımın çaresine istediğim gibi baktım. Olayın iç yüzü budur. Beni tahrik etmişlerdir. Tahrikten dolayı bu olay oldu" paylaşımı yaptı. "Can güvenliğimiz yok" Polis ekiplerinin saldırganları yakalamak için çalışması sürerken ayağından vurulan Hatun Umaç, gazetecilere konuştu. İş yeri sahibiyle husumet yaşadığını anlatan Umaç, "İdris İ., kirayı iki gün geciktirdiğim için beni dükkandan çıkarmaya çalıştı. Karakola giderek kendisi hakkında şikayette bulundum. Canıma bir zarar gelirse bu kişinin sorumlu olacağını söyledim. Üzerine iki gün sonra adam elinde silahla gelerek hem dükkanıma sıktı hem geldi ayağıma sıktı. Olayda annem ve babam da yaralandı. Ayağımdan vuruldum, ikinci ameliyatımı olacağım" dedi. "Şikayetçiyim ve davamdan asla vazgeçmeyeceğim" Can güvenliği olmadığını ve korku yaşadığını söyleyen Umaç, "Ağabeyimin taksisini de ateşe verdiler. Abimi tuzağa düşürüyorlar, taksi içindeki eşyalarını alıp arabayı yakıyorlar. Ailemizin can güvenliği yok. Hastanedeyim ama korkudan uyuyamıyorum. Her yerde de fuhuş yaptığımı söylemiş. Benim namusuma da laf atmasın. Bu sefer bu durum gerçekten namus davasına döner. Şikayetçiyim ve davamdan asla vazgeçmeyeceğim" ifadelerini kullandı.
Alkol aldıktan sonra direksiyon başına geçti, elektrikli bisiklet sürücüsünü öldürdü
20 Şubat 2025 Perşembe - 10:15 Alkol aldıktan sonra direksiyon başına geçti, elektrikli bisiklet sürücüsünü öldürdü Adana’da elektrikli bisiklet sürücüsünü öldüren gencin alkol aldıktan sonra direksiyon başına geçtiği öne sürüldü. Kazadan 4 saat sonra saklandığı evde yakalanan genç 0.90 promil alkollü çıktı. Yakalanan sürücü çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Kaza, 18 Şubat günü Seyhan ilçesi Yurt Mahallesi Alparslan Türkeş Bulvarı’nda meydana geldi. Aydın Uslu (52) 01 AUA 337 plakalı elektrik bisikletiyle ilerlediği sırada Şükrü D. (22) kullandığı 01 AVE 828 plakalı hafif ticari araca arkadan çarptı. Çarpmanın etkisiyle Aydın Uslu yola savrulurken, hafif ticari araç ise elektrik direğine çarptı. Hafif ticari araç sürücüsü Şükrü D., kazanın ardından aracından inerek yanındaki 2 arkadaşıyla birlikte kaçtı. Kaza ise anbean güvenlik kameralarına yansıdı. İhbar üzerine bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen sağlık ekipleri, Aydın Uslu’nun hayatını kaybettiğini belirledi. Aydın Uslu Küçükoba Mezarlığında toprağa verildi. Asayiş Şube Müdürlüğüne bağlı Cinayet Büro Amirliği ekipleri, kaza yerinden kaçan Şükrü D.’yi yakalamak için çalışma başlattı. Yapılan çalışmalarda polis Şükrü D.’nin sosyal medya hesabından alkol alırken fotoğrafı buldu. Şüpheli saklandığı ikametinde yakalandı. "4 saat sonra yakalandı, 0.90 promil alkollü çıktı" Kazadan 4 saat sonra yakalanan Şükrü D.’nin yapılan alkol testinde 0.90 promil alkollü olduğu saptandı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Şükrü D. çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. (CNK-FKE-
Belediye otobüs sürücüsünü ve bir çocuğu öldüren PKK yandaşları 11 yıl sonra ceza aldı
20 Şubat 2025 Perşembe - 08:31 Belediye otobüs sürücüsünü ve bir çocuğu öldüren PKK yandaşları 11 yıl sonra ceza aldı Adana’da terör örgütü PKK’nın yönlendirmesiyle belediye otobüsünü taşlayarak otobüs sürücüsünü öldürüp, bir çocuğun da ölümüne neden oldukları iddia edilen 10 sanıktan 2’si 25’er yıl, biri 20 yıl hapis cezasına mahkum edildi Yüreğir ilçesi Süleyman Vahit Caddesi’nde 17 Kasım 2013’te 27 yaşındaki Ali Köse yönetimindeki 122 numaralı Levent- Balcalı hattında yolcu taşıyan belediye otobüsü, PKK yandaşları olduğu belirtilen grup tarafından düzenlenen gösteri sırasında taşlandı. Başına taş isabet eden sürücü Ali Köse, kaçmak isterken, aracın kontrolünü kaybetti ve yol kenarındaki İbrahim Taşkıran’a çarptı. Taşkıran ölünce, iddiaya göre, göstericiler araçtan indirdiği başından yaralı şoförü öldüresiye dövdü. Kafatasında ve vücudunun çeşitli yerlerinde kırıklar oluşan Ali Köse, öldüğü sanılarak olay yerinde bırakıldı. Olaya müdahale eden polisler tarafından ağır yaralı olarak Adana Numune Hastanesi’ne götürülen sürücü Köse, yaşamını yitirdi. Otobüs sürücüsü Ali Köse ile yol kenarındaki İbrahim Taşkıran’ın ölümünün ardından olay tarihinde 14 yaşında olan M.A. ile Y.D. tutuklandı. Yapılan soruşturma sonunda yaşları 13 ile 15 arasında olan çocuklar M.A., D.D., Y.D., O.B., N.T., M.B., A.K., H.Ö., S.Ş. ve O.S. hakkında, "Görevi Yaptırmamak İçin Direnme, Kamu Malına Zarar Verme, Kasten Öldürme, Kasten Yaralama, Terör Örgütü Propagandası Yapmak, Kanuna Aykırı Toplantı ve Yürüyüşlere Silahsız Katılarak İhtara Rağmen Kendiliğinden Dağılmama, Toplantı ve Yürüyüşlere Yasadışı Örgütlere Ait Araç, Gereç, İşaret, Üniforma Taşıyarak, Yasadışı Sloganlar Atarak Katılma" suçlarından Adana 1.Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. Dava dosyası daha sonra açılan Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. Yargılama sırasında tutuklu olan sanıklar M.A. ve Y.A. adli kontrol şartıyla tahliye edildi. Yaklaşık 11 yıl süren dava sonuçlandı. Karar duruşmasına tamamı tutuksuz olan olay zamanı 13-14 yaşlarında olan şu anda ise 24-25 yaşlarındaki sanıklardan bazıları ile tarafların avukatları katıldı. Son savunmaları sorulan sanıklardan M.A., eski savunmalarını tekrarlayıp suçlamaları kabul etmeyerek, "Ben bu eyleme katılmadım. Atılı suçlamalarla hiç bir ilgim yoktur. Ben daha önceki savunmamda belirttiğim üzere o saatte babamın 19 Mayıs mahallesindeki iş yerindeydim." Diyerek beraatini istedi. Sanık Y.D. da suçlamayı kabul etmedi. Eski savunmalarını tekrarlayan Y.D., "Ben olay tarihinde 12-13 yaşlarında bir çocuktum. Daha önceki savunmalarımda belirttiğim gibi kardeşlerimle birlikte halamlara çay içmeye gitmiştik. Kardeşlerim dışarı çıkmak isteyince onları yalnız bırakmak istemediğim için bende onlarla dışarıya çıktım. Cadde de olayların olduğunu ve belediye otobüsünün birine çarptığını gördüm, sonrasında tedirgin olup eve geri girdim. Suçlamaları kabul etmiyorum" dedi. Sanık D.D. da, olayın üzerinden çok zaman geçtiği için olayı hatırlamadığını belirterek, önceki savunmalarının doğru olduğunu belirtti. Mahkeme savcısı esas hakkındaki mütalasında, sanıklar M.A. ile D.D.’nin otobüs sürücüsü Ali Köse’nin öldürülmesi yönünden müebbet, yaşı küçük çocuk İbrahim Taşkıran’ın ölümüne neden olmak suçundan ise ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmalarını, verilecek hükümde yaş indirimi uygulanmasını ve hükümle birlikte tutuklanmalarını istedi. Sanıklardan Y.D.’nın ise olay tarihinde alınan doktor ve sağlık kurulu raporlarına göre 12 yaşını doldurmadığı gerekçesiyle ceza tertibine yer olmadığına karar verilmesini, 7 sanığın ise ‘kasten öldürme’ suçlarından beraatlerini istedi. Ayrıca, tüm sanıkların ‘Terör örgütü propagandası yapmak’ suçundan beraat, diğer suçlardan ise zaman aşımı nedeniyle davalarının ayrı ayrı düşürülmesini talep etti. Mahkeme heyeti, sanıklardan M.A. ile D.D.’ye otobüs sürücüsü Ali Köse’yi öldürme suçundan önce ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi. Cezaları olay tarihinde yaşlarının küçük olması ve duruşmadaki iyi halleri nedeniyle 15 yıla indirildi. Ayrıca, her iki sanık, İbrahim Taşkıran’ın ölümüyle ilgili olarak da önce ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum edilirken, olay tarihinde yaşlarının küçük olması ve iyi hallerinden dolayı cezaları 10’ar yıla düşürüldü. Toplamda 25’er yıl hapis cezası verilen 2 sanığın adli kontrol kararları da kaldırıldı. Sanık Y.D. ise otobüs sürücüsü Ali Köse’nin öldürülmesi ve İbrahim Taşkıran’ın ölümü ile ilgili olarak toplamda 20 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı. Heyet, tüm sanıkların ‘Terör örgütü propagandası yapmak’ suçundan suçu işlediklerinin sabit olmaması nedeniyle beraatlerine ayrıca diğer suçlardan davalarının ise zaman aşımı nedeniyle düşürülmesine de karar verdi.