Yerel Haberler
Adana
Depremde anne ve babasını kaybeden kadından Alpargün Apartmanı kararına tepki 22 Nisan 2026 Çarşamba - 22:53:38 Adana’da 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerde 96 kişinin hayatını kaybettiği Alpargün Apartmanı’nın müteahhidi Hasan Alpargün hakkında verilen ceza, yeniden yapılan yargılamada 62 kez müebbet ve 865 yıl hapisten 22 yıl 6 aya indirildi. Binada anne ve babasını kaybeden kadın karara tepki gösterdi. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesince görülen duruşmaya tutuklu sanık Hasan Alpargün, cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katılırken, avukatlar ve bazı müştekiler duruşma salonunda hazır bulundu. Cumhuriyet savcısı, sanığın "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan 22 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması yönünde mütalaa sundu. Duruşmanın ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanık hakkında daha önce verilen "olası kastla birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan 62 kez müebbet ve 865 yıl hapis cezasını bozdu. Heyet, "olası kast" hükmünü kaldırarak sanığı "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan iyi hal indirimi uygulamaksızın 22 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırdı ve tutukluluk halinin devamına hükmetti. "Eksikliklerin gayet farkındaydı" Depremde anne ve babasını kaybeden Tuğba Şık, karara tepki göstererek, yerel mahkemenin iki kez verdiği "olası kast" kararının istinafta "bilinçli taksir"e dönüştürüldüğünü söyledi. Şık, "62 kez müebbet ve 865 yıl olan ceza 22 yıl 6 aya indirildi. Dava sürecinde avukatların yaptığı savunma ve bizlerin beyanları görmezden gelindi. Savcı, ara verip düşünmeyi bile gerek görmeden mütalaasını sundu. Biz mücadelemize devam edeceğiz. Şimdi Yargıtay’a ve gerekirse üst mahkemelere gideceğiz" dedi. Sanığın suç işlediğinin farkında olarak bu binayı yaptığını savunan Şık, "Kendisi yüksek inşaat mühendisiydi ve yaptığı eksikliklerin gayet farkındaydı. Depremin ilk günü suçunun farkında olarak Kıbrıs’a kaçmıştır" diye konuştu. Şık, sanığın önceki beyanlarını da hatırlatarak, "Daha sonra mahkemelerde, betonun kalitesizliğinden, betonun karılmadığından, Ceyhan Nehri’nden kum aldığından ve denetime gelen ekiplerin çay içip gittiklerinden bahsetmiştir" ifadelerini kullandı. Ailelerin büyük üzüntü yaşadığını dile getiren Şık, "Ben depremde annemi ve babamı kaybetmiştim. Burada 96 kişi öldü. Olası kastın çıkması için 96 kişinin heyetin önünde mi ölmesi lazım? 96 kişi sadece 10 saniye içinde öldü. Karar sonrası uyuyamadık" diyerek gözyaşlarına boğuldu.
22 Nisan 2026 Çarşamba - 15:23 Üniversite senatosu 1 günlüğüne çocukların oldu Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi senatosu, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla yönetimi çocuklara bıraktı. Üniversite senatosu, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla yönetimi 1 günlüğüne öğrencilere devretti. Evliya Çelebi Ortaokulu ile Çarkıpare Şehit Ertan Tokuş İlkokulu ve Ortaokulu öğrencileri, temsili olarak üniversite yönetiminde görev aldı. Etkinlik kapsamında üniversitenin rektörlük koltuğuna ise Aybeniz Ersoy isimli öğrenci oturdu. Bir günlüğüne rektörlük görevini üstlenen Aybeniz Ersoy, üniversite yönetimiyle ilgili temsili kararlar alarak süreci deneyimledi. Rektör Prof. Dr. Adnan Sözen, 23 Nisan’ın çocuklara armağan edilen en anlamlı bayram olduğunu belirterek, "Geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızı üniversitemizde ağırlamaktan büyük mutluluk duyduk. Bu özel günde yönetimi onlara devretmek bizim için son derece kıymetli. Çocuklar bizlerin geleceğisiniz, burayı gelecekte sizler yöneteceksiniz. Ben de küçükken 1 günlüğüne bir bankada yönetici koltuğuna oturmuştum, o anı hiç unutamam, siz de bu anı unutmayacaksınız" dedi. Konuşmaların ardından temsili rektör, temsili senato üyelerine söz vererek üniversitenin geleceğiyle alakalı fikir alışverişinde bulundu. Program sonunda öğrencilere çeşitli hediyeler takdim edildi.
22 Nisan 2026 Çarşamba - 14:24 Kozan’da ıslah edilen mera alanı dualarla açıldı, sürüler alanda otlamaya başladı Adana’nın Kozan ilçesinde ıslah çalışmaları tamamlanan mera alanı yeniden hayvancılığa kazandırıldı. Kozan ilçesi Hamamköy Kamışoba Mahallesi’nde ıslah edilen mera alanında açılış töreni düzenlendi. Programın açılışında konuşan Adana İl Tarım ve Orman Müdürü Atilla Beyazıt, meraların hayvancılık açısından en önemli kaba yem kaynaklarından biri olduğunu belirterek, "İlimiz genelinde yaklaşık 449 bin 500 dekar mera alanı bulunuyor. Bu alanlar il yüzölçümünün yaklaşık yüzde 3’üne karşılık geliyor. Meralar, hayvancılığın yanı sıra ekolojik sistem açısından da büyük öneme sahiptir" dedi. Meraların zamanla yoğun otlatma, çevresel etkiler ve plansız kullanım nedeniyle verim kaybı yaşayabildiğini ifade eden Beyazıt, Tarım ve Orman Bakanlığı koordinesinde yürütülen ıslah ve amenajman projeleriyle bu alanların yeniden verimli hale getirildiğini söyledi. Beyazıt, il genelinde bugüne kadar 51 mera ıslah projesi yürüttüklerini belirterek, "Bunların 41’i tamamlandı, 10’unda çalışmalar devam ediyor. Toplam 107 bin dekar alanda ıslah çalışması yapıldı. Bu kapsamda ot verimini artırmak için karışım ekimleri ve gübreleme çalışmaları gerçekleştiriyoruz. Ayrıca hayvanların su ihtiyacı için sıvatlar yapıyor, gölgelik alanlar oluşturuyoruz" diye konuştu. 70 hayvanı bulunan besici Atilla Konuksever ise yem tasarrufu edeceğini kaydederek meranın kendileri için avantaj olduğunu söyledi. Büyükbaş hayvancılık yapan Ömer Esen de yem katkısı nedeniyle mera alanının avantajlı olduğunu ifade ederek emeği geçenlere teşekkür etti. İlçe Müftüsü Mustafa Kaya tarafından yapılan dua ile mera alanı hizmete açılırken, üreticiler hayvanlarını otlatmaya başladı. Hamam Mahallesi’nde 245 dekar alanda yapılan ıslah çalışmasıyla daha önce verimsiz olan mera alanının yeniden hayvancılığa kazandırıldığı bildirildi.
Sedyeyle geldiği doktordan oynayarak çıktı
11 Ocak 2025 Cumartesi - 09:57 Sedyeyle geldiği doktordan oynayarak çıktı Adana’da unutkanlık ve dengede duramama şikayetiyle sedyede doktora başvuran 70 yaşındaki Nazım Diken, ameliyatla sağlığına kavuştu. Doktora kontrole gelen Diken, “Ben neşeli bir adamdım ve şuanda tekrardan o eski neşeme döndüm. Şuanda oynayabiliyorum, hatta güreşebilirim” dedi. Hatay’ın İskenderun ilçesinde yaşayan Nazım Diken (70), 6 ay önce unutkanlık, dengede duramama ve idrar kaçırma şikayetiyle hastaneye başvurdu. Bir türlü sağlığına kavuşamayan Diken’e önce Parkinson, ardından da alzaymır tanısı konuldu. Tedavilere rağmen sağlığına kavuşamayan Nazım Diken, 3 ay önce Adana’ya gelip Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Orhan Şen’e başvurdu. Tetkiklerden sonra Prof. Dr. Şen, Nazım Diken’e hidrosefali tanısı koydu. Daha sonra Prof. Dr. Orhan Şen, 70 yaşındaki adamı ameliyat etti ve Diken sağlığına kavuştu. “Şuan çok iyiyim” Kontrole gelen Nazım Diken, sağlığına kavuştuğunu ve artık oynayabildiğini söyledi. İhlas Haber Ajansı’na konuşan Diken, “Daha önce arabaya binerken eğiliyordum, binemiyordum. Şuanda Allah’a çok şükür iyiyim. Oturup, kalkabiliyorum bir sorunum yok. İdrar kaçırıyordum geçti, unutkanlık sorunum geçti. Gitmediğim yer kalmadı, spor dahi yaptım ama bir çözüm bulamadım. En son buraya geldik ve burada hocamız yaptığı tetkikler sonucu bana hidrosefali tanısı koydu. Başarılı bir ameliyat geçirdim ve onun sayesinde şuanda oynayabiliyorum, hatta güreşebilirim. Geziyorum ve arabaya binebiliyorum. Ben neşeli bir adamdım ve şuanda tekrardan o eski neşeme döndüm. 3 ay önce ameliyatımı oldum ve şuanda çok iyiyim” ifadelerini kullandı. “Hastamız sağlığına kavuştu” Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Orhan Şen ise her alzaymır ve Parkinson tanısının doğru olmadığını, uzman kişiler tarafından kontrollerin yapılması gerektiğini belirterek, şunları söyledi: “Dengesizlik, idrar kaçırma, unutkanlık şikayetiyle hastamız bize başvurdu. Daha önce gittiği doktorların bazıları Parkinson, bazıları da alzaymır tanısı koymuş. Ancak biz yaptığımız tetkiklerde hidrosefali olduğunu fark ettik. Klinik yakınmalarda hidrosefali ile uyumluydu. Öncesinden belden su alma işlemi yaptık. Su alma işleminden sonra meslektaşım Op. Dr. Ahmet Sedat Kurtar ile birlikte hidrosefali ameliyatını yaparak ‘Şant’ taktık. Ondan sonra hastamız düzeldi, şuanda sağlığına kavuştu. Her unutkanlık alzaymır veya bir Parkinson değil. Beraberinde idrar kaçırma, dengesizlik veya konuşma bozukluğu varsa mutlaka beyin sinir ve omurilik cerrahisi uzmanı görmeli” diye konuştu.
Mekke’den zemzem suyu alıp Adana’da musluk suyu ile çoğalttı
11 Ocak 2025 Cumartesi - 09:49 Mekke’den zemzem suyu alıp Adana’da musluk suyu ile çoğalttı Adana’da sahte zemzem suyu operasyonunda yakalanan iş yeri sahibinin Mekke’den aldığı zemzem suyunu çeşme suyuyla karıştırıp çoğalttığı ortaya çıktı. 5 ay içerisinde 90 milyon TL para kazanan şüpheli ifadesinde, "Bu suları sahte olduğunu düşünmüyorum. Çünkü şu ana kadar müşterilerden bana herhangi bir şikayet gelmedi” dedi. Adana Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şube Müdürlüğü ekipleri, Bilal Ç.’nin Akkapı Mahallesi’ndeki evinin deposunda zemzem suyu yaptığı bilgisini alarak operasyon yapmıştı. Yapılan operasyonda iş yeri sahibi Bilal Ç. yakalanmış ve 16 ton satışa hazır halde sahte zemzem suyu, 300 adet rulo şişe amblem etiketi ve dolum makinesi ele geçirilmişti. "Müşterilerden şikayet gelmedi" savunması Gözaltına alınan Bilal Ç.’nin ifadesinde, "Zemzem suyuna rağbet vardı, ben de bunu değerlendirip kazanca çevirmek istedim. Mekke’den gelen tırlardan zemzem suyu alıp musluk suyu karıştırdım. Yaklaşık 4-5 aydır bu işi yapıyorum. Türkiye’deki tüm zemzem sularını ben yaptım. Bu suları sahte olduğunu düşünmüyorum. Çünkü şu ana kadar müşterilerden bana herhangi bir şikayet gelmedi" dediği öne sürüldü. "Günlük 600 bin TL, 5 ayda 90 milyon TL kazanç elde edilmiş" Depoda günlük 20 ton sahte zemzem suyu üretilirken günlük 600 bin TL haksız kazanç sağladıkları belirlendi. Yaklaşık 5 aydır bu işi yaptığını belirten iş yeri sahibi Bilal Ç.’nin toplamda 90 milyon TL kazandığı iddia edildi. Gerçeğine benzesin diye aroma ve tatlandırıcı kullanmışlar Sahte zemzem suyunu gerçek gibi göstermek için suya aroma ve tatlandırıcı konulduğu öğrenildi. Üretilen sahte zemzem sularının ise Adana’dan İstanbul’a gönderildiği, buradan piyasaya sürüldüğü öğrenildi. Öte yandan, ele geçirilen 16 ton zemzem suyu imha edildi.