Yerel Haberler
Adana
26 Nisan 2026 Pazar - 13:11 Atıl bina kadınlar için sanat merkezine dönüştü Adana’nın Feke ilçesinde atıl durumdaki bir bina, Kaymakamlık öncülüğünde restore edilerek sanat merkezine dönüştürüldü. İlçenin ilk kadın kaymakamı Feyza Yılmaz’ın öncülüğünde hayata geçirilen proje, kadınlar ve gençleri sanatla buluşturdu. 67 yaşındaki Elif Özata yarım kalan hayallerini tuval başına geçerek elinde fırçası ile gerçekleştirdi. Milli Eğitim Bakanlığı’na ait atıl durumda kullanılmayan bina, Feke Kaymakamlığı koordinesinde, belediye, kurumlar ve hayırsever iş adamı Mehmet Kaya’nın desteğiyle yenilenerek sanat merkezi ve kitap kafe olarak hizmete açıldı. İlçede ilk olma özelliği taşıyan merkez, 7’den 70’e herkesin kullanımına sunularak sanatta gençlerin yeteneklerinin keşfedilmesi için öncü oldu. Sanat merkezinin açılışına Kaymakam Feyza Yılmaz, Feke Belediye Başkan Yardımcısı Ahmet Arık, kurum müdürleri, siyasi parti temsilcileri ve çok sayıda davetli katıldı. Açılış kurdelesinin kesilmesinin ardından sergilenen tablolar incelendi, keman eğitimcileri mini konser verdi, katılımcılar ebru sanatı ve tuval boyama etkinlikleri ile renkli görüntüler oluşturdu. "Gençlere destek vermekten gurur duyuyoruz" İlçenin ilk kadın kaymakamı Feyza Yılmaz ise atıl bir binayı sanat merkezine dönüştürmenin mutluluğunu yaşadıklarını ifade ederek, projeye destek veren tüm kurumlara ve hayırseverlere teşekkür etti. Yılmaz, "Gençlerin ve kadınların sanatla geliştiği bir Feke için çalışıyoruz ve gururluyuz" dedi. Açılışı yapılan merkezde ücretsiz kütüphane kafe, resim atölyesi ve ebru sanatı başta olmak üzere birçok alanda eğitimler yer alırken proje ile gençlerin sanata yönlendirilmesi ve yeteneklerinin keşfedilmesi hedefleniyor. 67 yaşında hayalini gerçekleştirdi 67 yaşında tuvalin başına oturarak çocukluk hayalini gerçekleştiren Elif Özata ise, "İlçemizin ilk kadın kaymakamı sayesinde çok heyecanlıyım. Okul döneminde çok güzel resimler yapardım. Şimdi kızımız gibi oldu, evladım gibi bizi çok mutlu etti" diye konuştu. İlçe sakinlerinden Gülcan Özer, 2000’li yıllarda eşinin memuriyeti nedeniyle ilçeden ayrıldığını ifade ederek, "Eğitimin yaşı, sınırı yoktur diyerek üniversiteyi kazandım ve bitirdim. İlgim güzel sanatlaraydı. Bu sanat beni ruhsal ve gelişim olarak iyileştirdi. Şimdi lisans 4. sınıf öğrencisiyim, başarıyla bitiriyorum ve burada da sanatımı devam ettirme imkânı olacak. Kaymakam hanımın bu öncülüğüyle birçok kişi burada resim ve sanat atölyelerinde kendini geliştirerek hayallerine kavuşmuş olacak" dedi. Gençlerden Meryem Gezer ise ortaokuldan sonra ilçeden ayrıldığını ve Adana’da güzel sanatlar okuduğunu belirterek, "Yeni mezun oldum, üniversiteye hazırlanıyorum. Feke’de sanat önemsenmezdi ama şimdi yavaş yavaş yayılıyor ve uygulanıyor. Bu da bizi mutlu etti" diye konuştu. Yaklaşık 16 bin nüfuslu, kırsal yapısıyla bilinen Feke ilçesinde ilk kez açılan sanat merkezi, köylü kadınların yarım kalan hayallerini gerçeğe dönüştürdüğü bir adres oldu.
26 Nisan 2026 Pazar - 12:38 Atıl bina kadınlar için sanat merkezine dönüştü Adana’nın Feke ilçesinde atıl durumdaki bir bina, Kaymakamlık öncülüğünde restore edilerek sanat merkezine dönüştürüldü. İlçenin ilk kadın kaymakamı Feyza Yılmaz’ın öncülüğünde hayata geçirilen proje, kadınlar ve gençleri sanatla buluşturdu. 67 yaşındaki Elif Özata yarım kalan hayallerini tuval başına geçerek elinde fırçası ile gerçekleştirdi. Milli Eğitim Bakanlığı’na ait atıl durumda kullanılmayan bina, Feke Kaymakamlığı koordinesinde, belediye, kurumlar ve hayırsever iş insanı Mehmet Kaya’nın desteğiyle yenilenerek sanat merkezi ve kitap kafe olarak hizmete açıldı. İlçede ilk olma özelliği taşıyan merkez, 7’den 70’e herkesin kullanımına sunularak sanatta gençlerin yeteneklerinin keşfedilmesi için öncü oldu. Sanat merkezinin açılışına Kaymakam Feyza Yılmaz, Feke Belediye Başkan Yardımcısı Ahmet Arık, kurum müdürleri, Siyasi parti temsilcileri ve çok sayıda davetli katıldı. Açılış kurdelesinin kesilmesinin ardından sergilenen tablolar incelendi, keman eğitimcileri mini konser verdi, katılımcılar ebru sanatı ve tuval boyama etkinlikleri ile renkli görüntüler oluşturdu. "Gençlere destek vermekten gurur duyuyoruz" İlçenin ilk kadın kaymakamı Feyza Yılmaz ise atıl bir binayı sanat merkezine dönüştürmenin mutluluğunu yaşadıklarını ifade ederek, projeye destek veren tüm kurumlara ve hayırseverlere teşekkür etti. Yılmaz, "Gençlerin ve kadınların sanatla geliştiği bir Feke için çalışıyoruz ve gururluyuz." dedi. Açılışı yapılan merkezde ücretsiz kütüphane kafe, resim atölyesi ve ebru sanatı başta olmak üzere birçok alanda eğitimler yer alırken proje ile gençlerin sanata yönlendirilmesi ve yeteneklerinin keşfedilmesi hedefleniyor. 67 yaşında hayalini gerçekleştirdi 67 yaşında tuvalin başına oturarak çocukluk hayalini gerçekleştiren Elif Özata ise, "İlçemizin ilk kadın kaymakamı sayesinde çok heyecanlıyım. Okul döneminde çok güzel resimler yapardım. Şimdi kızımız gibi oldu, evladım gibi bizi çok mutlu etti" diye konuştu. İlçe sakinlerinden Gülcan Özer, 2000’li yıllarda eşinin memuriyeti nedeniyle ilçeden ayrıldığını ifade ederek, "Eğitimin yaşı sınırı yoktur diyerek üniversiteyi kazandım ve bitirdim. İlgim güzel sanatlaraydı. Bu sanat beni ruhsal ve gelişim olarak iyileştirdi. Şimdi lisans 4. sınıf öğrencisiyim, başarıyla bitiriyorum ve burada da sanatımı devam ettirme imkânı olacak. Kaymakam hanımın bu öncülüğüyle birçok kişi burada resim ve sanat atölyelerinde kendini geliştirerek hayallerine kavuşmuş olacak" dedi. Gençlerden Meryem Gezer ise ortaokuldan sonra ilçeden ayrıldığını ve Adana’da güzel sanatlar okuduğunu belirterek, "Yeni mezun oldum, üniversiteye hazırlanıyorum. Feke’de sanat önemsenmezdi ama şimdi yavaş yavaş yayılıyor ve uygulanıyor. Bu da bizi mutlu etti" diye konuştu. Yaklaşık 16 bin nüfuslu, kırsal yapısıyla bilinen Feke ilçesinde ilk kez açılan sanat merkezi, köylü kadınların yarım kalan hayallerini gerçeğe dönüştürdüğü bir adres oldu.
Adana Emniyet Müdürüne, saz kursunu bitiren kızlardan mini konser
06 Aralık 2024 Cuma - 09:54 Adana Emniyet Müdürüne, saz kursunu bitiren kızlardan mini konser Adana polisi “Gücümüz Sevgimiz” projesi çerçevesinde 15 kız öğrenciye saz çalmayı öğretti. Kurs sonunda saz hediye edilen öğrenciler İl Emniyet Müdürü Ahmet Hakan Arıkan’a makamında mini bir konser verdi. Adana Emniyet Müdürlüğü Toplum Destekli Polislik Şube Müdürlüğü tarafından 2024 yılı içerisinde Çocuk ve Gençler Sosyal Koruma ve Destek Programı (ÇOGEP) kapsamında hazırlanan "Gücümüz Sevgimiz" isimli projesiyle Yüreğir ilçesi Vehbi Necip Savaşan Ortaokulunda 15 kız öğrenciye İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Halk Eğitim Merkezi ortaklığı ile "Saz Kursu" açıldı. Kursta kullanılacak sazlar proje kapsamında alınarak çocuklara hediye edildi. Kurs ile çocukların suçtan uzak durmalarına, sosyal bağlar kurmalarına, bilişsel işlevlerini, el-göz koordinasyonu ve motor becerilerini ve öz güvenlerini artırarak kendilerini geliştirmelerine katkı sağlamak amaçlandı. 3 ay süren kurs sonunda saz çalmayı öğrenen öğrencileri İl Emniyet Müdürü Arıkan, makamında kabul etti. Kız öğrenciler Arıkan’a sazları ile mini bir konser verdi. “Müzik aleti çalmak sizi bambaşka yerlere götürecek Arıkan, ”Küçük yaşta enstrüman çalmanız, bir müzik aletini çalmanız çok keyifli bir şey. Gelecek yaşamınızda mutlaka müzik aleti çalma aktivitesiniz değerlendirmenizi istiyorum. Müzik aleti çalmak isiz bambaşka yerlere götürecek. Biz çok keyif aldık bu vermiş olduğunuz konserden. Bundan sonra ki konserlerde farklı parçalar farklı melodiler bekliyoruz. Hepinize teşekkür ediyorum” sözlerine yer verdi. “Çok heyecanlıyım” Kursa çok hevesli katıldığını belirten Nazmiye Gül Ergül (10),” Saz çalmaya gittikçe ilgim arttı. Burada mini konser vereceğiz. Burada olduğum için çok mutluyuz. Saz çalmayı devam ettirmeyi planlıyorum. Çok heyecanlıyım, elim ayağım titriyor, kalbim güm güm atıyor. Çok mutluyum, bu mini konseri çok beklemiştik” dedi. “Bu imkanı sundukları için teşekkür ediyorum” Nur Sima Sümbül (10), “Kendimi daha da geliştirmek istiyorum. Burada mini konser vereceğiz çok mutluyum. Bu imkanı sundukları için çok teşekkür ediyorum. Polisler bize saz hediye ettiği için çok teşekkür ederim, çok mutluyum” sözlerine yer verdi.
Prof. Dr. Taşova: “Dünyada her gün 3 bin 500 kişi hepatitten ölmekte”
06 Aralık 2024 Cuma - 09:45 Prof. Dr. Taşova: “Dünyada her gün 3 bin 500 kişi hepatitten ölmekte” Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Yeşim Taşova, hepatitlerin dünya genelinde artış gösterdiğini belirterek, “Her gün dünyada 3 bin 500 kişi hepatit B ve C kaynaklı ölmekte. Dünyada 250 milyondan fazla kişi hepatit B, 50 milyondan fazla kişi hepatit C ile enfekte. Türkiye’de ise her 3 kişiden 1’i hepatit B, her 2 kişiden 1’i hepatit C ile enfekte. Bu sayılar buz dağının görünen kısmı” dedi. Hepatit, viral bir enfeksiyonun neden olduğu karaciğer iltihabı olarak biliniyor. A, B, C, D ve E tipleri olarak adlandırılan beş ana hepatit virüsü bulunuyor. Bu 5 tip, neden oldukları hastalıklar ve salgın potansiyeli nedeniyle son yıllarda dünya üzerinde büyük bir endişe kaynağı olmaya başladı. Her gün 3 bin 500 ölüm var Dünya Sağlık Örgütü’nün nisan ayında yayınladığı rapora göre ise her gün hepatit B ve C enfeksiyonları sebebiyle 3 bin 500 kişi hayatını kaybediyor. Ayrıca uzmanlara göre ülkemizde ise çoğu henüz tanı almamış yaklaşık 3.5 milyon hepatit B hastası, 750 bin de hepatit C hastası olduğu tahmin ediliyor. “Birçok kişi taşıyıcı olduğunu bilmeden yaşıyor” Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Yeşim Taşova, konuyla ilgili İhlas Haber Ajansı’na açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. Taşova, hepatit B ve C hastalarına ulaşılmada büyük sıkıntı yaşandığını belirterek, “Hepatitler halen önemini koruyan hastalıklardır. Hepatit B aşı ile önlenebilir ancak hepatit C’de aşı yoktur fakat gelişmiş tedavisi vardır. Buradaki en büyük sorunumuz hastalara ulaşabilme. Birçok kişi hepatit B ve C olduğunu bilmeden yaşamaktadır. Bulaşıcı olduğu için aile fertleri dahil birçok kişiye de hastalığı bulaştırabilmektedirler. Her gün dünyada 3 bin 500 kişi hepatit B ve C kaynaklı ölmektedir” ifadelerini kullandı. “Sayılar buz dağının görünen kısmı” Türkiye’de her 3 kişiden 1’inin hepatit B ile enfekte olduğunu ancak bu sayıyı ’Buz dağının görünen kısmı’ olarak tanımlayan Prof. Dr. Taşova, şunları söyledi: “Halihazırda dünyada 250 milyondan fazla kişi hepatit B, 50 milyondan fazla kişi hepatit C ile enfektedir ancak bu sayılar buz dağının görünen kısmı. Türkiye’de ise her 3 kişiden 1’i hepatit B ile enfektedir, yani taşıyıcı durumundadır. Erişkin yaş grubunda bu 2 milyondan fazla kişiye denk geliyor. Hepatit B ile tanı olan hastaların ancak 4’te 1’ine tanı koyabiliyoruz. Bu kişilerin de 5’te 1’i tedaviye ulaşıyor. Bu kişilerin tedavi olması durumunda karaciğer kanseri ve siroz olmasının önüne geçiliyor. Hepatit C’de ise daha da sıkıntılı bir durum var. Her 2 kişiden 1’inin Türkiye’de hepatit C olduğunu biliyoruz ancak en önemli sorun tanı konulamıyor çünkü hastalar hayatlarına hiçbir semptom göstermeden devam ediyor. Daha sonra da karaciğer kanseriyle bu hastalar karşımıza geliyor.” “Bütün dünyada artış var” Hepatit C tedavisi olan kişinin karaciğer kanseri ve siroz olma riskinin azaldığına dikkat çeken Prof. Dr. Taşova, “Hepatit C’de yeni tedavilerle hastanın durumuna göre 8-12 hafta arasında hap tedavisi ile kurtulmak mümkün. Yeter ki tanı konsun. Hepatit B’nin de tedavisi var ve üzerinde çalışıyoruz. Tedaviye başlayan kişinin siroz ve karaciğer kanseri olma riski çok aza indirgenebiliyor. Bütün dünyada hepatitlerde artış var” ifadelerini kullandı. “Tedavi olmak halk sağlığı açısından önemli” Tedavi olmanın halk sağlığı açısından önemine vurgu yapan Prof. Dr. Yeşim Taşova, “2016 yılında Dünya Sağlık Örgütü ‘hepatit B ve C’yi ortadan kaldıralım’ atağına geçti. Bu atakla birlikte hepatit B’nin yüzde 95 azaltılması, hepatit C’nin yüzde 85 azaltılması hedefleniyor. Buradaki amaç yüzde 65 ölümleri azaltmak, yüzde 90 tedaviye tanı koymak. Bu kişileri tespit edip tedavi olmalarını sağlamak halk sağlığı açısından çok önemli. Ülkemizde de bu program çerçevesinde yenidoğan çocukların aşılanması çok güzel bir şekilde gidiyor. Aynı zamanda gebelerin takip edilmesi devam ediyor” dedi. “Önlemler alınmalı” Hepatit bulaşının önüne geçilmesi için yapılması gerekenleri anlatan Taşova, şunları söyledi: “Damar içi uyuşturucu kullananların ortak enjektör kullanması engellenmeli. Bütün uyuşturucuların azaltılması gerekiyor çünkü uyuşturucu riskli davranışa yol açıyor. Hepatit B özellikle cinsel yolla ve kan yoluyla geçebilen bir hastalıktır. Vatandaşların hem testini yaptırması hem de kan ve cinsel sıvılarla bulaşın engellenmesi gerekiyor. Ayrıca bilinen ve temizliği olan diş hekimleriyle çalışılması, kadınların manikür, pedikür yaparken kendi aletlerinin olması ya da kuaförlerinden sterilizasyon istenilmesi, ortak diş fırçası kullanılmaması gibi önlemler almak gerekiyor.”
Ölen kadının günlüğü koca şiddetini ortaya çıkardı
06 Aralık 2024 Cuma - 09:39 Ölen kadının günlüğü koca şiddetini ortaya çıkardı Hatay’da 7 yıl önce intihar eden kadının ablası, kız kardeşinin 8 aylık evliyken eşi tarafından öldürüldüğünü öne sürdü. Öldürüldüğü iddia edilen kadının günlüğünde eşinin kendisine yaptığı işkenceler ortaya çıkarken "Ağzıma silah dayayıp öldürmekle tehdit ettin sustum" notu dikkat çekti. Medine Kara, A.K. ile henüz 8 aylık evliyken Hatay’ın Dörtyol ilçesinde kaldığı evinde 8 Eylül 2017 tarihinde ipte asılı olarak bulundu. Dönemin savcısının olay yerinde yaptığı klasik otopsi raporunda, Medine Kara’nın "doku bozukluğu" tespit edildi, iki bacak kaval kemiği seviyesinde ’morarmış alan’ ve sırt boyun alt kısmında kızarıklar olduğuna belirtilmiş. Kara’nın 1 ay sonra gelen Adana Adli Tıp Grup Başkanlığındaki otopsi raporunda ise asılmaya bağlı öldüğü tespit edildi. Raporun ardından Dörtyol Cumhuriyet Savcılığı takipsizlik kararı verdi. Koca işkencesi günlükte ortaya çıktı Medine Kara’nın ölümünden kısa süre sonra tuttuğu günlük ortaya çıktı. Günlükte ise Medine’nin eşi A.K. tarafından gördüğü işkence ortaya çıktı. Medine Kara’nın günlüğünde, "Bacağımdaki o bıçak izlerini ömrümün sonuna kadar unutmam emin ol. Defalarca beni tehdit ettin. Evime ruhsatsız silah getirerek defalarca beni o silahla tehdit ettin. Ben ayrılalım dediğimde aileni öldürür seni öldürürüm diye o silahla defalarca tehditler savurdun. Ağzıma silahı dayayıp öldürmekle tehdit ettin sustum" notları dikkat çekti. Bu notların ardından Medine Kara’nın kocası A.K.’ye ’basit yaralamadan’ dava açıldı "Kardeşim intihar edecek bir kişi değildi" Ölen Medine Kara’nın ablası Nuray Değirmenci, "İntihar süsü var deniyor ama kesinlikle kardeşim intihar etmedi. Kardeşim intihar edecek bir kişi değildi, kardeşimin ölümüne intihar süsü verildi. Olay günü aralarında küçük kavga olmuş. Kurban kesmiş annesinde ama kardeşime hiç söylememiş bu nedenle kavga çıkmış" dedi. "Ya o beni ya da ben kardeşinizi öldüreceğim" Kardeşinin çok acılar çektiğini ileri süren Değirmenci, "Eşi bizi aradı, ’gelip kardeşinizi götürün ya o beni ya da ben onu öldüreceğim’ dedi. Bu konuşmadan 4 saat sonra kardeşime ulaşamadık. O gün öldürmüş benim kardeşimi. Kardeşim hayatını kaybetmiş ama eşi neden ambulans aramak yerine ağabeyini aramış. 130 kilometre uzaklıktan ağabeyi gelmiş ama ambulans yokmuş. Benim bildiğim önce 112 aranır ya da komşulardan yardım istenir. Kesinlikle ağebeyinin bu işte bir dahili var. Belki de abisi de içerideydi" diye konuştu. "O benim kardeşim değil kızımdı, ben büyüttüm" 10 Ocak’ta tekrar mahkemelerinin olduğunu vurgulayan Değirmenci, "Adalete güveniyorum, rabbim bize yardım etsin. Kardeşimi çok özledim. O benim kardeşim değildi, kızımdı. Onu ben büyüttüm, benim evimden gelin çıktı. Dayanacak gücüm kalmadı yardım edin bana" ifadelerini kullandı.
Üniversite toksin atıcı yoğurt üretti
05 Aralık 2024 Perşembe - 13:18 Üniversite toksin atıcı yoğurt üretti Adana’da Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nde görevli akademisyenler aktif karbon üzerinde çalışarak hem vücuttaki toksinlerin atılmasına yardımcı hem de laktoz intoleransı olan kişilerin tüketimine uygun olan aktif karbonlu yoğurt üretti. Aktif karbon veya diğer adıyla aktif kömür gıdadan kozmetiğe, diyetten detoksa kadar pek çok alanda kullanılıyor. Adana’da Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nde görevli akademisyenler, 5 yıl boyunca aktif karbon üzerinde çalışarak hem vücuttaki toksinlerin atılmasına yardımcı olan hem de laktoz intoleransı olan kişilerin tüketmesine uygun aktif karbonlu yoğurt hazırladı. “Önemli çalışmalar yürüttük” Çukurova Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hamit Emrah Beriş, geliştirdikleri bu ürünün laktoz intoleransı yaşayan bireyler için önemli bir alternatif olmasının yanı sıra vücuttaki toksinlerin ve ağır metallerin atılmasına yardımcı olduğunu belirtti. Aktif karbonlu yoğurdun bilimsel çalışmalarının da üniversitede yapıldığını belirten Prof. Dr. Beriş, “Aktif karbonlu yoğurtta fermantasyon öncesi laktozun yakalandığının tespitinin yanı sıra aktif karbonlu yoğurt ile yaptığımız çalışmalarda aktif karbon eklentisinin yoğurtta laktik asit düzeyini daha aşağı seviyede koruduğunu ve yoğurda özelliğini katan besleyici özelliklerin korunduğunu tespit ettik. Bu konuda dünya çapında yürütülmüş bilimsel çalışmalara destek olarak bizler de etki mekanizmasını ortaya koyan çalışmalar yürüttük” dedi. “Dünyada ilk” Prof. Dr. Hamit Emrah Beriş, aktif karbonlu yoğurdun dünyada ilk olduğunu da söyleyerek, “Aktif karbonlu yoğurt çalışması dünyada ilk. Amacımız aktif karbonlu yoğurdun tüketimini yaygınlaştırmaktır. Bu amaçla yenilik olarak değerlendirilen bu konu ile ilgili süt ve fermente süt işletmelerini ortak çalışma yapmak için bu çalışmamıza dahil etmekten ve bilimsel çalışma yapmak isteyen çalışmacılara ilham olmak ve imkan sağlamaktan mutluluk duyacağız” ifadelerini kullandı. “Yeni bir ürünü pazara sunmak çok zor” Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nazan Koluman ise Çukurova’da tarımın çok önemli bir yerde olduğunu kaydederek, “Tarım bizim göz bebeğimiz. Oldukça dinamik bir ekibiz. Aktif karbon benim çok sevdiğim bir ürün. Bir ürünü elde etmek yıllar sürüyor. Bu ekibin en son şeklini verdiği yoğurdu piyasaya sürme şansını elde ettim. Gerçekten çok meşakkatli yollardan geçtik. Yeni bir ürünü pazara sunmak çok zor. Bu ürünü sizin mutfağınıza, sofralarınıza getirmek için elimizden geleni yapacağız” diye konuştu. “Aktif karbonu fermantasyon sırasında kullandık” Projenin yürütücülerinden Dr. Emin Zümrütdal, yoğurt tüketiminden sonra ortaya çıkan laktoz intoleransı sorununun tüm dünyada çözüme kavuşması için çalışmaların sürdüğünü anlatarak, “Süt ve süt ürünlerinin alternatifi olarak tüm dünyada çalışmalar devam ediyor. Biz de bu çalışmalara aktif karbonlu yoğurt ve fermente süt ürünleriyle devam ettik. Aktif karbon özellikle son yüzyıl içerisinde diş macunlarından yediğimiz gıdalara kadar birçok alanda kullanılıyor. Buradan aldığımız fikirle aktif karbonu fermantasyon sırasında kullandık. Bu çalışma enstitüler tarafından yenilik olarak değerlendirildi. Bu çalışmada yoğurdun özelliğini bozmadan birçok bilimsel veriye ulaştık” dedi. Konuşmaların ardından toplantıya katılan basın mensuplarına aktif karbonlu yoğurt ikram edildi. Öte yandan marketlerde satışa sunulan 200 gramlık yoğurdun 25 TL olduğu öğrenildi.
Üniversite toksin atıcı yoğurt üretti
05 Aralık 2024 Perşembe - 13:09 Üniversite toksin atıcı yoğurt üretti Adana’da hem vücuttaki toksinlerin atılmasına yardımcı olan hem de laktoz intoleransı olan kişilerin tüketmesine uygun olarak üretilen ‘Aktif Karbonlu Yoğurt’ tanıtıldı. Aktif karbon veya diğer adıyla aktif kömür son günlerde kelimenin tam anlamıyla ‘trend’ haline geldi. Öyle ki gıdadan kozmetiğe, diyetten detoksa kadar pek çok alanda aktif karbon kullanılıyor. Adana’da Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nde görevli akademisyenlerde 5 yıl boyunca aktif karbon üzerinde çalışarak hem vücuttaki toksinlerin atılmasına yardımcı olan hem de laktoz intoleransı olan kişilerin tüketmesine uygun ‘Aktif Karbonlu Yoğurt’ hazırladı. Tanıtımı yapıldı, piyasaya sürüldü Üniversitenin tesisinde tanıtımı yapılan ‘Aktif Karbonlu Yoğurt’un üniversitedeki marketlerde satışa sunulduğu öğrenildi. “Önemli çalışmalar yürüttük” Tanıtım programında konuşan Çukurova Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hamit Emrah Beriş, geliştirdikleri bu ürünün, laktoz intoleransı yaşayan bireyler için önemli bir alternatif olmasının yanı sıra, vücuttaki toksinlerin ve ağır metallerin atılmasına yardımcı olduğunu belirtti. Aktif karbonlu yoğurdun bilimsel çalışmalarının da üniversite yapıldığını belirten Beriş, “Aktif karbonlu yoğurtta fermantasyon öncesi laktozun yakalandığının tespitinin yani sıra, aktif karbonlu yoğurt ile yaptığımız çalışmalarda aktif karbon eklentisinin yoğurtta laktik asit düzeyini daha aşağı seviyede koruduğunu ve yoğurda özelliğini katan besleyici özelliklerin korunduğunu tespit ettik. Bu konuda dünya çapında yürütülmüş bilimsel çalışmalara destek olarak bizlerde etki mekanizmasını ortaya koyan çalışmalar yürüttük” dedi. “Dünyada ilk” Prof. Dr. Hamit Emrah Beriş, ‘Aktif Karbonlu Yoğurt’un dünyada ilk olduğunu da anlatarak, “Aktif karbonlu yoğurt çalışması dünyada ilk. Amacımız Aktif Karbonlu Yoğurdun tüketimini yaygınlaştırmaktır. Bu amaçla yenilik olarak değerlendirilen bu konu ile ilgili Süt ve Fermente Süt işletmelerini ortak çalışma yapmak için bu çalışmamıza dahil etmekten ve bilimsel çalışma yapmak isteyen çalışmacılara ilham olmak ve imkan sağlamaktan mutluluk duyacağız” ifadelerini kullandı. “Yeni bir ürünü pazara sunmak çok zor” Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nazan Koluman ise Çukurova’da tarımın çok önemli bir yerde olduğunu kaydederek, “Tarım bizim göz bebeğimiz. Oldukça dinamik bir ekibiz. Aktif karbon benim çok sevdiğim bir ürün. Bir ürünü elde etmek yıllar sürüyor. Ben çok şanslıyım ki bu ekibin en son finalize ettiği yoğurdu piyasaya sürmesinde şansını elde ettim. Gerçekten çok meşakkatli yollardan geçtik. Yeni bir ürünü pazara sunmak çok zor. Bu ürünü sizin mutfağınıza, sofralarınıza getirmek için elimizden geleni yapacağız” diye konuştu. “Aktif karbonu fermantasyon sırasında kullandık” Projenin yürütücülerinden Dr. Emin Zümrütdal ise yoğurt tüketiminden sonra ortaya çıkan laktoz intoleransı sorununun tüm dünyada çözüme kavuşması için çalışmaların sürdüğünü anlatarak, “Süt ve süt ürünlerinin alternatifi olarak tüm dünyada çalışmalar devam ediyor. Bizde bu çalışmalara aktif karbonlu yoğurt ve fermente süt ürünleriyle devam ettik. Aktif karbon özellikle son 100 yıl içerisinde diş macunlarından yediğimiz gıdalara kadar birçok alanda kullanılıyor. Buradan aldığımız fikirle aktif karbonu fermantasyon sırasında kullandık. Bu çalışma enstitüler tarafından yenilik olarak değerlendirildi. Bu çalışmada yoğurdun özelliğini bozmadan birçok bilimsel veriye ulaştık” dedi. Konuşmaların ardından toplantıya katılan basın mensuplarına Aktif Karbonlu Yoğurt ikram edildi. Öte yandan marketlerde satışa sunulan 200 gramlık yoğurdun 25 TL olduğu öğrenildi.
Kış aylarıyla beraber kapımızı çalan 5 hastalık
05 Aralık 2024 Perşembe - 11:25 Kış aylarıyla beraber kapımızı çalan 5 hastalık İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Meriç Zeydan, grip ve soğuk algınlığı gibi yaygın hastalıkların yanı sıra zatürre, bronşit ve sinüzit gibi daha ciddi sorunların da kış aylarında önemli artış gösterdiğini söyledi. Medline Adana Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Meriç Zeydan, kışın soğuk havanın yanı sıra kalabalık ve kapalı alanlarda fazla vakit geçirmek gibi faktörlerin pek çok hastalığın yayılmasına zemin hazırladığını söyleyerek, “Düşen sıcaklıklar, bağışıklık sistemimizin zayıflamasına neden olurken; viral enfeksiyonlar, solunum yolu hastalıkları ve mevsimsel rahatsızlıklar da daha sık görülüyor” dedi. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Zeydan, grip ve soğuk algınlığı gibi yaygın hastalıkların yanı sıra zatürre, bronşit ve sinüzit gibi daha ciddi sorunların da kış aylarında önemli artış gösterdiğini ifade etti. Zeydan, bu hastalıklardan korunmak için önceden alınacak bazı basit önlemlerin sağlıklı bir sezon geçirmeye yardımcı olabileceğini söyleyerek bu önerileri şöyle sıraladı: 1. Grip (İnfluenza) İnfluenza virüslerinin neden olduğu, üst solunum yollarını etkileyen ve bulaşıcı bir hastalık olan grip en sık, ani başlayan yüksek ateş, halsizlik, kas ve eklem ağrıları, baş ağrısı, kuru öksürük ve boğaz ağrısı ile kendini gösterir. Enfekte bir kişinin öksürük veya hapşırık sırasında yaydığı damlacıklarla bulaşır. Ayrıca virüs bulaşmış yüzeylere dokunduktan sonra ağız, burun veya gözlere temas edilmesiyle de enfekte olunabilir. Grip tedavisinde bol sıvı tüketmek, dinlenmek ve gerekirse doktor önerisiyle ateş düşürücü ilaçlar kullanmak gerekebilir. Ağır vakalarda antiviral ilaçlar da gündeme gelebilir. Korunma Yöntemleri: Yıllık grip aşısı yaptırın. Ellerinizi sık-sık sabunla yıkayın. Kalabalık ve kapalı ortamlarda mümkünse maske kullanın. Sağlıklı ve dengeli beslenerek bağışıklık sisteminizi güçlendirin. 2. Soğuk Algınlığı (Nezle) Soğuk algınlığı, genellikle rinovirüslerin neden olduğu, burun ve boğazı etkileyen hafif bir üst solunum yolu enfeksiyonudur. Yaygın, bulaşıcı ve yıl boyunca görülebilmesine rağmen, daha çok sonbahar ve kış aylarında ortaya çıkar. Burun akıntısı veya tıkanıklığı, boğaz ağrısı, hapşırık, hafif ateş, öksürük ve halsizlik yapar. Belirtileri genellikle hafiftir ve 2-7 gün arasında sürer. Enfekte bir kişinin öksürük veya hapşırık yoluyla yaydığı damlacıklarla ya da virüs bulaşmış yüzeylere dokunduktan sonra ağız, burun veya gözlere temas edilmesiyle bulaşır. Hastalık genellikle kendi kendine iyileşir ve özel bir tedavisi yoktur. Belirtilerini hafifletmek için bol sıvı tüketmek, dinlenmek, burun açıcı sprey veya pastiller önerilir. Korunma Yöntemleri: Ellerinizi temiz tutun ve yüzünüze dokunmaktan kaçının. Soğuk havalarda uygun kıyafetler giyin. Vitamin ve mineral açısından zengin besinler tüketin. 3. Bronşit Bronşit, akciğerlerdeki bronş tüplerinin iltihaplanması ile gelişen bir solunum yolu hastalığıdır. Akut ve kronik olmak üzere iki türü vardır. Akut bronşit genellikle soğuk algınlığı veya grip sonrası ortaya çıkar ve geçicidir. Kronik bronşit ise sigara içenlerde daha sık görülür. Öksürük, balgam, nefes darlığı, halsizlik ve hafif ateşe yol açar. Akut bronşit genellikle virüslerden kaynaklanır ve soğuk algınlığı gibi hava yoluyla bulaşır. Belirtiler uzun sürerse veya şiddetliyse, özellikle kronik bronşit durumunda tıbbi destek alınması gerekebilir. Korunma Yöntemleri: Sigara ve kirli havaya maruz kalmaktan kaçının. Solunum yollarınızı sıcak tutun ve soğuk havayı doğrudan solumayın. Grip veya soğuk algınlığı tedavisini ihmal etmeyin; ilerleyerek bronşite dönüşebilir. 4. Zatürre (Pnömoni) Zatürre, akciğerlerdeki hava keseciklerinin iltihaplanması sonucu ortaya çıkan ciddi bir sorundur. Bakteriler, virüsler veya mantarlar zatürreye neden olabilir. Özellikle yaşlılar, çocuklar ve kronik hastalığı olan bireyler için tehlikelidir. Hastalık kendini, yüksek ateş, üşüme, şiddetli öksürük (bazen balgamlı), nefes darlığı ve hızlı nefes alma, göğüs ağrısı, halsizlik, yorgunluk ve iştahsızlık ile belli eder. Zatürre, enfekte damlacıkların solunması veya bağışıklık sisteminin zayıf olduğu durumlarda vücuttaki diğer enfeksiyonların akciğerlere yayılması ile gelişir. Korunma Yöntemleri: Pnömoni aşısı yaptırın (Özellikle risk grubundaki bireyler için). Grip gibi üst solunum yolu enfeksiyonlarını zaman kaybetmeden tedavi ettirin. Sağlıklı beslenme ve düzenli egzersizle bağışıklığınızı destekleyin. 5. Sinüzit Sinüzit, yüz kemiklerinin içinde yer alan boşlukların iltihaplanması ile oluşur. Genellikle viral-bakteriyel enfeksiyonlar veya alerjik reaksiyonlar sonucu ortaya çıkar. Akut sinüzit kısa süreli olup birkaç hafta içinde iyileşir. Kronik sinüzit ise üç aydan uzun sürer ve tekrarlar. Hafif vakaların tedavisinde burun spreyleri, ağrı kesiciler ve bol sıvı tüketimi yeterli olabilir. Bakteriyel enfeksiyonlarda ise doktor kontrolünde antibiyotik tedavisi gerekebilir. Kronik sinüzitte cerrahi müdahale de (sinüs ameliyatı) bir seçenektir. Korunma Yöntemleri: Soğuk havalarda başınızı ve yüzünüzü koruyun. Burun temizliğine özen gösterin ve düzenli olarak nemlendirici sprey kullanın. Kronik alerjiniz varsa tedavi olun.