Yerel Haberler
Adana
28 Nisan 2026 Salı - 09:55 Turfanda patateste hasat başladı Türkiye’nin en erkenci patatesinin yetiştiği Adana’da hasat başladı. Yağmurlar nedeniyle rekoltesi düşen ve dönüme 3 ton verim alınan patatesin kilogramı tarlada 23-25 liradan alıcı buluyor. Adana’da ’sarı altın’ olarak adlandırılan turfanda patateste hasat başladı. Kent genelinde 61 bin dönüm alanda ekilen patatesin rekoltesi bu sene şiddetli yağmurlar nedeniyle düştü. Geçtiğimiz yıllarda dönüme 4-5 ton rekolte alınan patatesten bu sene çiftçiler dönüme 3 ton ürün alıyor. Fiyatlar değişmedi Turfanda patatesin kilogram fiyatıysa geçtiğimiz yıla oranla neredeyse değişmeyerek boyutuna göre 23 ile 25 lira arasında alıcı buluyor. Hasat sırasında konuşan Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, rekoltenin yağışlardan dolayı düşük olduğunu belirterek, "Bu yıl patatesten umduğumuz verimi alamayacağız. Dönüme 3 ton, bazı yerlerde 3,5 ton verim alınacak. Fiyatın 23-25 lira olduğu söyleniyor. Hasat bollaştığında fiyatlar eğer böyle giderse çiftçimiz patatesten biraz para kazanacak. İleriki günlerde hasat bollaştığında fiyatlar ne olur bilemiyoruz" ifadelerini kullandı. "İnşallah bu yıl fiyatlar geçen yılki kadar gerilemez" Kışlık patatesin halen depolarda olduğunu ve fiyatlarının 4 ile 10 lira arasında seyrettiğini anlatan Doğan, "Şu an halen kışlık patateslerimiz depolarda. 4 lira, 5 lira, en iyi patates 8 lira, 10 lira. Şu an kışlık patates para etmiyor. Geçen yıl 22-25 Şubat’ta çok kuvvetli bir don meydana geldi. Patateste verim kaybı yaşadık ve hasat bir ay gecikmeli başladı. Patates geçen sene piyasaya girdiğinde fiyat 22 ile 24 lira arasındaydı ancak Haziran ayında 7-8 liraya kadar geriledi. İnşallah bu yıl fiyatlar geçen yılki kadar gerilemez" diye konuştu. Doğan ayrıca, patates ve soğan için Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonu (DFİF) desteği verilmesi gerektiğini söyledi. "Fiyat istediğimiz gibi" Yüreğir ilçesinde ekimini yaptığı 23 dönüm alanda ilk ürün hasadı yapan üretici Recep Tunç ise, "Rekolte bu sene yağmurlardan dolayı biraz düşük oldu. Normalde 4 veya 5 ton patates almamız lazımken şu an 3 ton alıyoruz. Fiyat da istediğimiz gibi şu an ama kimse sökemediğinden dolayı fiyatlar böyle. 3-5 gün sonra ne olacağını biz bile kestiremiyoruz" dedi.
28 Nisan 2026 Salı - 09:51 Turfanda patateste hasat başladı Türkiye’nin en erkenci patatesinin yetiştiği Adana’da hasat başladı. Yağmurlar nedeniyle rekoltesi düşen ve dönüme 3 ton verim alınan patatesin kilogramı tarlada 23-25 lira arasında alıcı buluyor. Türkiye’nin en önemli tarım üretim merkezlerinden Adana’da ‘Sarı altın’ olarak adlandırılan turfanda patateste hasat başladı. Kent genelinde 61 bin dönüm alanda ekilen patatesin rekoltesi bu sene şiddetli yağmurlar nedeniyle düştü. Geçtiğimiz yıllarda dönüme 4-5 ton rekolte alınan patatesten bu sene çiftçiler dönüme 3 ton ürün alıyor. Fiyatlar değişmedi Turfanda patatesin kilogram fiyatıysa geçtiğimiz yıla oranla neredeyse değişmeyerek boyutuna göre 23 ile 25 lira arasında alıcı buluyor. Hasat sırasında konuşan Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, rekoltenin yağışlardan dolayı düşük olduğunu belirterek, "Bu yıl patatesten umduğumuz verimi alamayacağız. Dönüme 3 ton, bazı yerlerde 3,5 ton verim alınacak. Fiyatın 23-25 lira olduğu söyleniyor. Hasat bollaştığında fiyatlar eğer böyle giderse çiftçimiz patatesten biraz para kazanacak. İleriki günlerde hasat bollaştığında fiyatlar ne olur bilemiyoruz" ifadelerini kullandı. "İnşallah bu yıl fiyatlar geçen yıl ki kadar gerilemez" Kışlık patatesin halen depolarda olduğunu ve fiyatlarının 4 ile 10 lira arasında seyrettiğini anlatan Doğan, "Şuan halen kışlık patateslerimiz depolarda. 4 lira, 5 lira, en iyi patates 8 lira, 10 lira. Şu an kışlık patates para etmiyor. Geçen yıl 22-25 Şubat’ta çok kuvvetli bir don meydana geldi. Patateste verim kaybı yaşadık ve hasat bir ay gecikmeli başladı. Patates geçen sene piyasaya girdiğinde fiyat 22 ile 24 lira arasındaydı ancak Haziran ayında 7-8 liraya kadar geriledi. İnşallah bu yıl fiyatlar geçen yıl ki kadar gerilemez" diye konuştu. Öte yandan Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, patatese ve soğan için Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonu (DFİF) desteği verilmesi gerektiğini söyledi. "Fiyat istediğimiz gibi" Yüreğir ilçesinde 23 dönüm alanda patates eken ve bölgedeki ilk hasadı yapan üretici Recep Tunç ise, "Rekolte bu sene yağmurlardan dolayı biraz düşük oldu. Normalde 4 veya 5 ton patates almamız lazımken şu an 3 ton alıyoruz. Fiyat da istediğimiz gibi şu an ama kimse sökemediğinden dolayı fiyatlar böyle. 3-5 gün sonra ne olacağını biz bile kestiremiyoruz" dedi. (UMT-ELF-
28 Nisan 2026 Salı - 09:49 500 saatlik görüntü incelendi: Cinayet şüphelilerinden 4’ü tutuklandı Adana’da cep telefonu bayisinde başından vurularak öldürülen Emrah Saltıkalp cinayetine ilişkin yürütülen soruşturmada önemli gelişmeler yaşandı. Olay sonrası delilleri yok etmek amacıyla motosikletin yakıldığı belirlenirken, gözaltına alınan 5 şüpheliden 4’ü tutuklandı, 1’i adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Cinayet şüphelisinin ise ifadesinde suçlamaları reddettiği öğrenildi. Olay, 30 Mart günü Seyhan ilçesine bağlı Gülbahçesi Mahallesi’ndeki bir cep telefonu bayisinde meydana geldi. İddiaya göre, yüzlerinde kar maskesi bulunan 2 şüpheli motosikletle Emrah Saltıkalp’in (37) iş yerine geldi. Şüphelilerden biri, tabanca ile Saltıkalp’i başından vurdu. Ağır yaralanan Saltıkalp kanlar içinde yere yığılırken, saldırganlar geldikleri motosikletle kaçtı. Saltıkalp, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybederken cenazesi adli tıptaki otopsinin ardından toprağa verildi. Adana Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü’ne bağlı Cinayet Büro Amirliği ekipleri, şüphelileri yakalamak için geniş çaplı çalışma başlattı. Yaklaşık 10 kilometrelik alanda 500 saatlik güvenlik kamerası görüntüsünü inceleyen ekipler, silahı kullanan kişinin E.Y. (17), motosikleti sürenin ise Lübnan uyruklu O.A. (16) olduğunu belirledi. Yapılan araştırmalarda, cinayetin ardından E.Y. ve O.A.’nın Seyhan ilçesine bağlı Mıdık Mahallesi’ne giderek M.M.A. (17), M.G. (18) ve H.Ö. (14) ile buluştukları ortaya çıktı. Şüphelilerin, olayda kullandıkları motosikleti bu kişilere teslim ettiği, motosikletin ise daha sonra yakıldığı belirlendi. Cinayet Büro ekipleri, kimlikleri tespit edilen 5 şüpheliyi düzenlenen operasyonla yakaladı. Şüphelilerin adreslerinde yapılan aramalarda 2 kar maskesi ve 4 ruhsatsız tabanca ele geçirildi. Cinayetin tetikçisi olduğu öne sürülen E.Y.’nin emniyetteki ifadesinde, "Olayda ben yokum, cinayetle uzaktan yakından alakam yok" dediği ileri sürüldü. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden 4’ü tutuklanırken, H.Ö. adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
DAİMFED Genel Başkanı Karslıoğlu: “Musul’un yeniden yapılanmasına talibiz”
26 Kasım 2024 Salı - 09:16 DAİMFED Genel Başkanı Karslıoğlu: “Musul’un yeniden yapılanmasına talibiz” DAİMFED Genel Başkanı Karslıoğlu, Musul hükümetinin daveti ile Musul’un yeniden ayağa kaldırılması projesini Jandarma Genel Komutanı Ali Çardakcı’ya anlattı. Doğu Akdeniz İnşaat Müteahhit Birlikleri Federasyonu (DAİMFED) Genel Başkanı Mustafa Karslıoğlu ve yönetim kurulu üyeleri, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Ali Çardakcı’yı makamında ziyaret etti. Ziyaret sırasında, Çardakcı’ya yeni görevinde başarılar dileyen DAİMFED Genel Başkanı Karslıoğlu, Irak Hükümeti ile DAİMFED ortaklığınca yapılması planlanan yeniden Musul’un inşaa projesini anlattı. Ziyarette kısa bir konuşma yapan DAİMFED Genel Başkanı Mustafa Karslıoğlu, “Ali Çardakcı paşamızın, Adana’nın bir evladının Jandarma Genel Komutanlığı’na atanması bizleri gururlandırmıştır. Ali Çardakcı Paşamızın yıllardır jandarma bünyesindeki tecrübesi tüm Jandarma Teşkilatının inşaat yapılanmasını sektör üyelerimiz ile yapmaktadır. Federasyon olarak Irak Hükümetinin Musul’u ayağa kaldırma davetinin bilgileri aktarmak adına burada bulunmaktayız. Jandarma Genel Komutanı Ali Çardakcı paşamız vizyonu ve tecrübesiyle sektör temsilcilerimizin daha ileriye gidebilmesi için her daim öncülük etmiştir. Ali Çardakcı paşamız, duruşu ve kişiliğiyle Türkiye’nin ender yetiştirdiği komutanlarımızdandır. Ama her şeyden önemlisi Çardakcı’nın Adana’nın bağrından çıkması, federasyonumuzun da Adana merkezli oluşu, bizlere artı bir iftihar kaynağı olmaktadır, kendilerini kutluyoruz. Daha güzel projelerle ileriki günlerde tecrübe edeceğimiz Musul hükümetinin daveti ile ilgili kendilerine bilgi verdik” diye konuştu. Adana’nın doğduğu, büyüdüğü kent olması hasebiyle çok kıymetli olduğunu söyleyen Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Ali Çardakcı, “Sektör temsilcilerini tek çatıda toplayıp, üst çatı Federasyonu oluşturmaları oldukça memnuniyet verici. DAİMFED Genel Başkanı Mustafa Karslıoğlu ve ekibine başarılar diliyorum. Genelde Federasyon Merkezlerini Başkent Ankara’da oluştururlar fakat DAİMFED’in Adana’da Genel Merkezini kurması bizleri ayrıyeten memnun etmiştir. Musul’un ayağa kaldırma projesinde, o bölgede sınıra en yakın Doğu Akdeniz İnşaat Müteahhit Birlikleri Federasyonu’na çok iş düşmektedir. Sektör temsilcilerine biz de elimizden gelen desteği, her Türk vatandaşını ayırt etmeden nasıl destek veriyorsak aynı şekilde herkese yardımcı olmaya devam ederiz. Müteahhit sektörünün sicili düzgün insanlarla tek çatı altında toplanması da son derece önemli. DAİMFED’in bunu en iyi şekilde yaptığına inanıyorum. Genel Başkan Mustafa Karslıoğlu’na, yönetim kurulu üyelerine ve tüm illerdeki bağlı birliklerine çalışmalarında başarılar diliyorum” dedi.
Adana’da kayanın altında kalarak hayatını kaybeden 4 öğretmen için kurulan hatıra ormanına ilk fidanlar dikildi
25 Kasım 2024 Pazartesi - 14:58 Adana’da kayanın altında kalarak hayatını kaybeden 4 öğretmen için kurulan hatıra ormanına ilk fidanlar dikildi Adana’nın Saimbeyli ilçesinde yamaçtan kopan kayanın otomobilin üzerine düşmesiyle hayatını kaybeden 4 öğretmen adına oluşturulan hatıra ormanına ilk fidanlar dikildi. Saimbeyli ilçesi Saimbeyli-Feke kara yolunda, 6 Nisan 2023’te yamaçtan düşen kaya, ders bitiminin ardından oturdukları Feke’ye gitmek için yoldan geçen Himmetli İlk ve Ortaokulu’nda görevli öğretmenlerin içinde olduğu 01 AJN 537 plakalı otomobilin üzerine düştü. Kazada sürücü Dilek Altıparmak (32) ile meslektaşları Pınar Kılıç (29), Ümmühan Dilbilir (39) ve Rahime Tanrıkulu (37), hayatını kaybetti. Cenazeler Kozan ve kent merkezinde toprağa verilirken, öğretmenlerin ölümü ailelerinin ve yakınlarının yanı sıra öğrencilerini de yasa boğdu. 24 Kasım Öğretmenler Günü nedeniyle okulun toplantı salonunda anma etkinliği düzenlendi. Etkinliğe Saimbeyli Kaymakamı Emre Açar, İlçe Milli Eğitim Müdürü Mustafa Yentur, ilçe protokolü ve okulda görev yapan öğretmenler katıldı. Kar tatili nedeniyle programa öğrenciler katılamazken, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından öğretmenlerin öz geçmişleri okundu. Saimbeyli Kaymakamı Emre Açar, kazada ölen öğretmenleri saygı ve minnetle andığını belirtti. Açar, "Şehitlerimizden aldığımız destek ve güçle ileriye daha sağlam adımlarla ilerliyoruz. Geçtiğimiz günlerde öğretmenlerimizin kabrini öğrencilere ziyaret ettirdik. Ruhları şad, mekanları cennet olsun" dedi. Etkinliğin sonunda öğretmenler anısına oluşturulan hatıra ormanına sedir, ceviz ve badem fidanları dikildi. Fidanların can suyu, öğretmenler ve ilçe protokolü tarafından verildi.
AOSB’de “Akdeniz Bölgesi Sanayi Zirvesi”
25 Kasım 2024 Pazartesi - 14:33 AOSB’de “Akdeniz Bölgesi Sanayi Zirvesi” Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi (AOSB), Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu (OSBÜK), tarafından düzenlenen “Akdeniz Bölge Toplantısına” ev sahipliği yaptı. Bölgedeki sanayi temsilcilerini bir araya getiren toplantıda, Türkiye’nin ekonomik büyümesine öncü katkı sağlayan organize sanayi bölgelerinin geleceği, yeni düzenlemeler ve sürdürülebilirlik konuları ele alındı. Adana Vali Yardımcısı İbrahim Küçük, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Organize Sanayi Bölgeleri Genel Müdürü Abdurrahman Aydın, Türk Standartları Enstitüsü (TSE) Başkanı Mahmut Sami Şahin, OSBÜK Başkanı Memiş Kütükcü, Adana OSB Başkanı Bekir Sütcü, Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ömer Kaya, Yönetim Kurulu Üyeleri Yusuf Kara ve Nedim Büyüknacar, Bölge Müdürü Ersin Akpınar, bölgedeki OSB’ler ve odaların temsilcileri ile sanayicilerin katıldığı bölge toplantısında, sanayinin ve sanayicinin gündeminde olan çok önemli konular ele alındı. Sanayi bölgeleri yönetmeliği ile yeni dönem AOSB Seyhan Salonu’nda düzenlenen toplantının açılış konuşmasını yapan Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Organize Sanayi Bölgeleri Genel Müdürü Abdurrahman Aydın, 5 Eylül 2024 tarihli ve 32653 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Organize Sanayi Bölgeleri Uygulama Yönetmeliği’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğe ilişkin bilgi paylaşımında bulundu. Aydın, bu yönetmelikle sanayinin üretim üssü olan ve ülke kalkınmasında önemli rol oynayan organize sanayi bölgelerine yönelik birçok önemli değişikliğe gidildiğini ifade etti. Tahsis süreleri hızlandı Aydın, yeni yayınlanan OSB Uygulama Yönetmeliği’nin getirdiği avantajlar hakkında bilgi verirken, tahsis süreçlerinin hızlandığını, kamulaştırma ve altyapı çalışmalarında zaman kazandırıldığını belirterek, “Organize sanayi bölgelerimizin büyüme taleplerine cevap verecek düzenlemelerle sanayicilerimizin önünü açıyoruz” dedi. Aydın, konuşmasını, tahsis türleri, süre uzatımları ve yatırım kredisi kullanan katılımcılara yönelik yeni prosedürlerle ilgili katılımcıların sorularını da yanıtlayarak, interaktif bir ortamda gerçekleştirdi. Sanayi bölgelerinin güçlü işbirliği OSBÜK Başkanı Memiş Kütükcü ise konuşmasında, ülke kalkınmasında organize sanayi bölgelerinin önemine vurgu yaptı. Türkiye’nin organize sanayi bölgeleriyle büyüdüğünü vurgulayan Memiş Kütükcü, Akdeniz bölgesinde yer alan 43 OSB’nin 170 bin kişiye istihdam sağladığını ifade ederek, “Son beş yılda kurulan 13 OSB, bölgenin yatırım iştahını gözler önüne seriyor. Bu potansiyeli daha da artırmak için bakanlık ile gece gündüz çalışıyoruz” dedi. Kütükcü ayrıca, Yeşil OSB belgesi alan dört organize sanayi bölgesine ödülleri takdim edilirken, Adana OSB’nin “Yeşil OSB”nin yanı sıra aynı zamanda Su Verimliliği Yönetim Sistemi Belgesi aldığı açıklayarak, tebriklerini iletti. Adana OSB’den öncü çalışmalar Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Sütcü de bölgenin Türkiye genelindeki 400’ü aşkın OSB arasında altyapı ve üstyapısı tamamlanmış en iyi bölgelerden biri olduğunu belirtti. Sanayicilere sundukları fark oluşturan hizmetleri özetleyen Sütcü, “6 milyon metrekarelik genişleme alanımız ve 40 bin kişilik istihdam kapasitemizle Türkiye’nin sanayiye dayalı kalkınmasına örnek teşkil ediyoruz” dedi. Bir şehirde ne varsa tüm hizmetlerin sunulduğu AOSB’de, ayrıca beton santrali, sağlık kompleksi ve anaokulu gibi son dönemlerdeki yeni hizmetlerine ilişkin bilgi paylaşımlarında bulunan Başkan Sütcü, “Tek amacımız var sanayicilerimizin işlerini kolaylaştırıp, tüm performanslarını üretime, ihracata ve istihdama ayırmalarıdır” dedi. Başkan Sütcü, Adana OSB’nin sürdürülebilirlik odaklı projelerle Türkiye’de öncü konumda olduğunu belirterek, sürdürülebilirlik ve yeşil dönüşüme ilişkin projelerden özetler sundu. TSE Başkanı Mahmut Sami Şahin de konuşmasında, uluslararası standartların ekonomik büyümede ve ticaretin şekillenmesinde kritik rol oynadığını ifade etti. Türkiye’nin TSE çatısı altında toplam 38 binin üzerinde standarda sahip olduğunu belirten Şahin, “Standart belirleyen ülkeler, ticarette lider konuma geliyor. Sanayicilerimizin bu süreçlerde aktif yer almasını sağlamak için çalışıyoruz” dedi. Toplantıda, organize sanayi bölgelerinin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkıları ve yatırım iştahının desteklenmesi gerektiği vurgulandı. Adana Hacı Sabancı OSB’nin Yeşil OSB Belgesi alarak çevre dostu üretime katkı sağladığına dikkat çekilirken, sanayi bölgelerinin büyüme ve dönüşüm taleplerinin karşılanması için iş birliği çalışmalarının devam edeceği kaydedildi.
Adana’da bir kişiyi darp edip bıçaklayarak öldüren sanıkların müebbet hapis istemiyle yargılanmasına başlandı
25 Kasım 2024 Pazartesi - 12:20 Adana’da bir kişiyi darp edip bıçaklayarak öldüren sanıkların müebbet hapis istemiyle yargılanmasına başlandı Adana’da, Dilan’ın öldürülmesine engel olmadığı iddiasıyla Dilan’ın sevgilisini öldüren sanıkların müebbet hapis istemiyle yargılanmasına başlandı. Yüreğir ilçesine bağlı Anadolu Mahallesi’nde 26 Şubat’ta meydana gelen olayda, Turhan Özdemir, uyuşturucu kullandığı iddiasıyla tartıştığı kızı Dilan Özdemir’i bıçaklayarak öldürdü. Bu olaydan 3 saat sonra ise Dilan’ın erkek arkadaşı Selam Şenci, iddiaya göre, genç kızın öldürülmesine engel olmadığı için 2’si kadın 5 erkek arkadaşı tarafından Seyhan ilçesi Kuruköprü Mahallesi Çakmak Caddesi’ndeki bir iş yerinin otoparkında darp edilip, bıçaklandı. Hastaneye kaldırılan Şenci, tüm müdahaleye rağmen kurtarılamadı. Şenci’nin öldürülmesinin ardından tutuklanan Damla Aytekin, Yusuf Özçiftçi ile polis merkezine giderek teslim olan ve tutuklanan Deniz Sarı hakkında ‘kasten öldürme’ suçundan Adana 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan davanın ilk duruşması yapıldı. Tutuklu sanıklar Yusuf Özçiftçi ile Damla Aytekin salonda hazır bulunurken, Deniz Sarı, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katıldı. Mahkemede, müştekiler ve taraf avukatları da hazır bulundu. İlk olarak savunması alınan sanık Yusuf Özçiftçi, Selam Şenci ile 10 yıldır arkadaş olduklarını söyledi. Şencin’in arkadaşı olduğu için sadece bakmak amacıyla arkalarından otoparka gittiklerini belirten Özçiftçi, olay anını şöyle anlattı;’’Olay günü ben iş yerime geldim. Kendime ait dükkanı saat 17.00’da açacağım için önce iş yerimin yanında bulunan kuaför Kadir’in yanına gittim. Burada Dilan’ın arkadaşları Damla Aytekin, U.H.Ü (17) ile D.K. (16), Dilan’ın babası tarafından bıçaklandığını ve hastanede olduğunu söyleyerek, yanına gidiyoruz dediler. ‘İsterseniz bende geleyim’ dedim ancak kabul etmediler. Daha sonra ziyaret etmek amacıyla bende gittim ve orada Dilan’ın öldüğünü öğrendim. Arkadaşları sinir krizi geçirdi. Ben yine iş yerime döndüm. Dükkanı açmak için vaktimin olduğunu görünce Kadir’in yanında takılmaya devam ettim. Biz burada otururken, U.H.Ü., D.K., Damla ve Selam geldi. Onlar konuşmak için otoparka gittiler. Selam, 10 yıldır arkadşımdır. Ne olduğuna bakmak amaçlı arkalarından gittim. Aşağı indiğimde namus meselesinin konuşulduğunu duydum. Namus melesi de Selam’ın D.K.’ya karşı yaptığı sarkıntılıktır. Bu nedenle tartışıyorlardı. Sonra kendisi beni fark etti ve arkadaşlar arasında lakabım olan ‘Kırık’ sıfatıyla bana seslenerek, küfür etti. Bende sinirlenip, kendisine 2-3 tane yumruk attım. Geri çekildiğimde üstünden kan aktığını gördüm. Kimin bıçakladığını görmedim. Daha sonra dosya içeriğinden onu D.K. ile U.H.Ü.’nün bıçakladığını öğrendim. Yukarı çıkıp, Kadir’in yanında çalışan ve sevgilim olan Gülsüme Çiftçi’ye ambulansı aramasını söyledim.Ben Selam’a sadece bana küfür ettiği için vurdum. Önceki ifadelerimde geçen başka bir yaradan dolayı o an kendimde değildim. Olayla bir ilgim yoktur.’’ dedi. Savunması alınan Deniz Sarı ise, olayı haberlerde gördüğünü ve olay sonrası kendisinin gidip teslim olduğunu söyledi. Sarı, ’Ben sanıkların hiçbirini tanımıyorum’ diyerek, şöyle konuştu; ’’ Sadece U.H.Ü.’yü tanırım oda annesinden dolayı. Olay günü ben iş görüşmesine gidecektim. Daha erken olduğu için tanıdığım ve kuaförün sahibi olan Kadir’in yanına gittim. Orada otururken, öldürülen kişi ile diğer kişilerin arasında bir laf atma meselesi vardı. Ancak birbirlerine birbirimizi öldüreceğiz tarzında söylemler yoktu. Otoparktaki olayda, adını bilmediğim bayanlardan birisinin öldürülen kişiye hitaben ‘Sen niye böyle yapıyorsun?’ tarzında bir şey söyledi ve olay böyle başladı. Ardından fiziksel olarak birbirilerine saldırmaya başladılar. Ben öldürülen kişiyi kimin bıçakladığını görmedim. Olaya müdahale etmedim ve telefonum olmadığı için 112’yi arayamadım. Yukarı pasaja çıktığımda oradakilere olayı anlatıp, ambulansı aramalarını söyledim. Zaten benim söylememle ambulansı aradılar. Benim olayla ve olayda adı geçen kişilerle hiçbir alakam yoktur. Oradan ayrıldıktan sonra olayı da haberlerde gördüm. Sonra kendim gidip teslim oldum.’’ Savunması alınan Damla Aytekin de, babası tarafından öldürülen ve iddianamede adı geçen Dilan ile arkadaş olduklarını ve barda çalıştıklarını söyledi. Olay günü Selam’ın kendilerinin yanına geldiğini söyleyen Aytekin, şöyle devam etti; ’’Biz otoparkta otururken Selam yanımıza geldi. Kendi aramızda konuşurken Selam bana barda çalıştığımız için;’Sen o....... y......sun. Kendini de Dilan’ı da erkeklere satıyorsun’ dedi. Bu sözü zoruma gittiği için kendisine vurdum. D.K.’da Dilan’ın çocukluk arkadaşı olduğu ve aynı yurtta kaldıkları için oda ‘Ölen birinin arkasından böyle mi söylenir’ diyerek Selam’a tepki gösterdi. U.H.Ü.’de D.K.’nın sevgilisi olduğu için oda araya girdi. Olay büyüdü ve Selam bıçaklandı. Ancak kimin bıçakladığını görmedim. Olay öncesi Yusuf Özçiftçi, şarj etmek için telefonumu aldığından kimseyi arayamadım. Korkup kaçtım ve bir aparta giderek burada 2 gün kaldım. Daha sonra haberleri görünce ne yapacağımı bilemediğim için kendim gidip teslim oldum. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Ayrıca Yusuf Özçiftçi ve bir akrabası bana mektup yollayıp, beni tehdit etmiştir.’’ Diğer sanık Yusuf Özçiftçi, kimseye tehdit mektubu yollamadığını ileri sürerek,’’Ben Damla’ya tehdit mektubu yollamadım. Sadece kendisine doğruları söylemelerini ve bu dosyanın bir an önce kapanmasını istediğimi söyledim. Ayrıca söylediği kişi benim akrabam değildir’’ diye ifade etti. Duruşmada ifadesi alınan tanık G.G. olay günü bahsi geçen kuaföre saçını yaptırmak için gittiğini söyleyerek, şöyle konuştu; ’’Ben ve arkadaşım G.L. saçımızı yaptırmak için kuaföre gittik. Biz gittiğimizde bu kişiler kuaförden çıkıyordu. Saçımız yapıldığı sırada da yine aynı kişiler içeri girdi. Kendilerini tanımadığım için ismen bilmiyorum ancak panik halinde ve elleri titriyordu. Özellikle bayan olan daha çok panikti. Erkek olanların elinde kan vardı. Biri içeri girip elini yıkarken, diğeri gidip üstünü değiştirdi. Polis gelmeden de kuaförden ayrıldılar." Mahkemede bulunan ve öldürülen Selam Şenci’nin babası müşteki Ahmet Şenci de,’’Ben olayı görmedim ancak güvenlik kamerası görüntülerini izledim. Oğlumu nasıl 5 kişi birden vahşice öldürmüş onu izledim. Onlar benim oğlumu öldürdü. En ağır cezayı alsınlar.’’ dedi. Mahkeme heyeti, sanıkların tutukluluk halinin devamına karar verip, aynı dosyadan tutuklu bulunan ve Adana Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılaması yapılan yaşı küçük D.K. (16) ile U.H.Ü.’nün (17) ifadelerini isteyerek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.
Psikolog Şimşek: “Dijital platformlar, cinsel kimlik gelişiminde önemli”
25 Kasım 2024 Pazartesi - 11:16 Psikolog Şimşek: “Dijital platformlar, cinsel kimlik gelişiminde önemli” Psikolog Buse Şimşek, artık cinsel kimliğin gelişimi üzerinde sosyal medyanın ve dijital platformlarının etkisinin olduğunu söyledi. Cinsel kimlik, özellikle ergenlik ve gençlik yıllarında yoğun olarak şekillenir. Ergenlik, bireyin hem biyolojik hem de psikososyal anlamda büyük değişimler yaşadığı aynı zamanda cinsel kimlik gelişiminin de hızlandığı bir dönemdir. “Sosyal medya büyük bir etki” Konuyla ilgili Onma Psikoloji’den Psikolog Buse Şimşek, İhlas Haber Ajansı’na açıklamalarda bulundu. Psikolog Şimşek, “Cinsel kimlik gelişimi, bireyin biyolojik cinsiyeti, cinsel yönelimi, sahip olduğu cinsiyet rolleri ve toplumun beklentileri doğrultusunda kendi benlik algısını oluşturduğu karmaşık bir süreçtir. Günümüzde kişinin cinsel kimliğinin gelişmesinde sosyal medyanın ve dijital platformların oluşturduğu etki de oldukça büyük bir etkiye sahiptir” ifadelerini kullandı. “Gençler, dijital platformların etkisi altında” Dijital çağda büyüyen ergenlerin sosyal medya ve dijital platformların yoğun etkisi altında olduğunu vurgulayan Psikolog Şimşek, daha sonra şunları söyledi: “Dijital çağda büyüyen ergenler, sosyal medya ve dijital platformların yoğun etkisi altındadır. Bu platformlar, gençlerin bilgi edinme, kendilerini ifade etme ve farklı kimlikleri keşfetme süreçlerinde önemli bir rol oynar. Özellikle cinsel kimlik gelişimi gibi hassas bir alanda, sosyal medya ve dijital platformlar ergenler üzerinde olumlu olduğu kadar olumsuz etkiler de oluşturur. Sosyal medya ve dijital platformlar gençlerin farklı cinsel kimlikler ve yönelimler hakkında bilgi edinmesini sağlar. Aynı zamanda benzer kimliklere sahip bireylerle etkileşim kurmak, ergenlerin kendilerini daha iyi anlamalarına, kabul etmelerine imkan sağlarken yalnız hissettikleri anlarda onlara destek kaynağı olabilir.” “Dijital medyanın olumsuz yanları da var” Dijital medyanın olumsuz etkilerinden de bahseden Onma Psikoloji’den Psikolog Buse Şimşek, “Sosyal medya platformları, ergenlerin kendilerini özgürce ifade edebileceği alanlar sunarken, aynı zamanda onları siber zorbalık ve ayrımcılıkla karşı karşıya bırakabilir. Cinsel yönelimini veya kimliğini ifade eden gençler, sosyal medya üzerinden saldırılara maruz kalabilir. Bu da özellikle ergenlerin kendilerini toplumdan dışlanmış veya değersiz hissetmelerine neden olur. Bunun yanı sıra siber zorbalığa maruz kalan ergenlerde özgüven kaybı, depresyon, anksiyete ve sosyal izolasyon gibi ciddi psikolojik sorunlar gelişebilir. Ergenler, doğru ve bilimsel bilgiler öğrenmek istedikleri sosyal medya platformlarından cinsiyet kimliği ve cinsellik hakkında yanlış veya abartılı içeriklerle karşılaşabilir. Bu durum da ergenlerin sağlıklı bir cinsel kimlik geliştirme sürecini olumsuz etkiler. Aynı zamanda sosyal mecralarda yayılan yanlış bilgiler ve kalıp yargılar, gençlerin cinsellikle ilgili gerçekçi olmayan beklentiler geliştirmesine neden olabilir” ifadelerini kullandı.