Yerel Haberler
Adana
28 Nisan 2026 Salı - 13:28 Başkan Kıvanç: "Zorlu küresel şartlara rağmen ihracatımızı artırmaya devam ediyoruz" Adana Sanayi Odası (ADASO) Nisan Ayı Olağan Meclis Toplantısı ve Meslek Komiteleri Müşterek Toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan Başkan Zeki Kıvanç, küresel belirsizliklere rağmen Adana sanayisinin sergilediği dirençli performansa dikkat çekerek, yeni açıklanan destek paketlerinin üretim çarklarına güç katacağını vurguladı. Adana Sanayi Odası’nın Nisan Ayı Olağan Meclis Toplantısı ve Meslek Komiteleri Müşterek Toplantısı, Meclis Başkanı İsrafil Uçurum’un başkanlığında gerçekleşti. Toplantıda sanayicilere hitap eden Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kıvanç, ekonomi gündemini değerlendirirken hem yerel başarıların altını çizdi hem de küresel ölçekte yaşanan gelişmelere dair öngörülerini paylaştı. Küresel riskler ve enerji dengeleri Dünya genelinde artan jeopolitik risklerin tüm ekonomileri etkilediğini belirten Başkan Kıvanç, özellikle Orta Doğu’daki gelişmelerin enerji fiyatları üzerindeki baskısına değindi. Petrol ve doğalgaz fiyatlarındaki hareketliliğin maliyetler üzerinde bir belirsizlik oluşturduğunu ifade eden Başkan Kıvanç, bu sürecin yakından takip edildiğini ve sanayicinin bu dalgalanmalara karşı korunması gerektiğini belirtti. Ekonomi yönetiminin attığı adımları ve son açıklanan kararları değerlendiren Başkan Kıvanç, sanayi sektörünün daha güçlü desteklenmesi gereken bir dönemden geçildiğini ifade etti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından duyurulan Türkiye Yüzyılı Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı’nın yatırım ortamı adına önemli bir adım olduğunu söyleyen Başkan Kıvanç, şu ifadeleri kullandı; "Özellikle imalatçı ve ihracatçılarımız için kurumlar vergisi oranının yüzde 9’a çekilecek olması, bizler için çok değerli bir adım olacaktır. Türkiye’nin küresel bir finans ve yönetim merkezi olma hedefi, hem yerli yatırımcımızın cesaretini artıracak hem de yabancı sermayeyi ülkemize çekecektir. Bu vizyoner yaklaşım için başta Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, ekonomi yönetimimize ve ilgili tüm Bakanlarımıza şükranlarımızı sunuyorum. Atılan bu kararlı adımların hem ülkemiz ekonomisi için hayırlara vesile olmasını diliyorum." Jeopolitik riskler akabinde sıkı para politikasının bir süre daha devam edeceğinin öngörüldüğünü belirten Başkan Kıvanç, "Sanayicinin finansman ihtiyacına yönelik günü kurtaran çözümler yerine, işletmelerin sermaye yapısını güçlendirecek ve nakit akışını kalıcı olarak iyileştirecek nokta atışı kredi imkanlarının ihtiyaç vardır." dedi. Başkan Kıvanç, Adana Sanayi Odası olarak sanayicilerin her zaman yanında olduklarını hatırlatarak; Model Fabrika, Sürdürülebilirlik Merkezi, Enerji Verimliliği ve Mesleki Gelişim merkezlerinin tek çatı altında toplandığı Sanayi Kampüsü’nün, üyelerin yalın dönüşüm, verimlilik, dijital dönüşüm ve yetkinlik süreçlerinde en büyük destekçisi olmaya çalıştıklarını ifade etti. İhracatçıya "Döviz Dönüşüm Desteği" çağrısı Küresel rekabette ihracatçının elini güçlendirecek somut bir öneri sunan Başkan Kıvanç, döviz dönüşüm desteğinin kapsamının genişletilmesi gerektiğini vurguladı. Mevcut desteğin yüzde 3 seviyesinde olduğunu ve ihracatçıların yalnızca yüzde 20’sinin bu imkandan yararlanabildiğini belirten Başkan Kıvanç şunları kaydetti; "Bu tablo, uygulamanın hem kapsam hem de etkinlik açısından yetersiz kaldığını gösteriyor. Döviz dönüşüm desteğinin herhangi bir şarta bağlı olmaksızın tüm ihracatçılara yaygınlaştırılması ve oranının artırılması artık kritik bir ihtiyaçtır. Uluslararası örneklere baktığımızda, Çin’de bu oranların yüzde 13 seviyelerine kadar ulaştığını görüyoruz. Ülkemizde de bu desteğin yükseltilmesi, sanayicimizin küresel arenada rekabet gücünü korumasını sağlayacaktır." Adana ihracatta ivme kazanıyor Adana’nın 2026 Mart ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 12,1 artışla 276,4 milyon dolar ihracat gerçekleştirdiğini söyleyen Başkan Kıvanç, sözlerini şöyle sürdürdü; "Türkiye İhracatçılar Meclisi tarafından açıklanan Mart 2026 ihracat verilerine göre; Adana’nın 2026 Mart ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 12,1 artışla 276 milyon 396 bin dolar ihracat gerçekleştirdi. Yılın ilk çeyreğini kapsayan Ocak-Mart döneminde ise Adana’nın toplam ihracatının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 8,3 artışla 798 milyon 147 bin dolar seviyesine ulaştı. Ocak-Mart döneminde ise en fazla ihracat yapılan ülke; 64 milyon 695 bin dolar ile İspanya oldu. İspanya’yı 47 milyon 896 bin dolar ile Irak ve 47 milyon 283 bin dolar ile Amerika Birleşik Devletleri izledi. Yılın ilk çeyreğine ise sektörel ihracatımıza baktığımızda ise; kimya sektörü 162 milyon 525 bin dolar ile ilk sıradaki yerini korudu. Aynı dönemde tekstil ve hammaddeleri sektörü 119 milyon 50 bin dolar ile ikinci sırada yer alırken, Hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörü ise 106 milyon 465 bin dolar ile üçüncü sırada yer aldı. Yakalanan bu ivmenin Türkiye genelinde ihracatın önünde olması da ayrıca son derece kıymetlidir. Adana sanayisi, zorlu küresel şartlara rağmen üretmeye ve ihracatını artırmaya devam etmektedir. Adana’nın ihracat potansiyelinin mevcut rakamların çok üzerinde olduğunu bir kez daha ifade etmek isterim. İhracatımıza katkı sağlayan tüm firmalarımıza ve çalışanlarımıza teşekkür ediyorum."
Diş sağlığınız, tüm vücut sağlığınızı etkiliyor
22 Kasım 2024 Cuma - 13:06 Diş sağlığınız, tüm vücut sağlığınızı etkiliyor Prof. Dr. T. Burak Özçelik, ağız sağlığının bozulmasının kalp hastalıklarından diyabete kadar pek çok sistemik rahatsızlığa yol açabileceğini söyledi. Ağız Diş Sağlığı Haftası ve 22 Kasım Dünya Diş Hekimliği Günü kapsamında Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi Diş Hekimliği - Protetik Diş Tedavisi Bölümü’nden Prof. Dr. T. Burak Özçelik, önemli açıklamalarda bulundu. Diş sağlığının yalnızca estetik bir konu değil, genel sağlık için temel bir unsur olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özçelik, farkındalık oluşturmak için atılabilecek adımları sıraladı. Ağız sağlığının bozulmasının kalp hastalıklarından diyabete kadar pek çok sistemik rahatsızlığa yol açabileceğini belirten Prof. Dr. Özçelik, “Toplumun bilinçlenmesi için çocuklardan başlayarak eğitim programları düzenlenmeli. Sosyal medya kampanyaları ve belediyelerle iş birliği yapılarak ücretsiz diş taramaları gibi uygulamalar hayata geçirilebilir. Diş hekimine gitme alışkanlığı kazanılırsa, erken teşhisle bir çok sorun başlamadan önlenebilir” dedi. Diş sağlığı ve vücut sağlığı arasındaki kritik bağlantı Diş sağlığının tüm vücut sağlığıyla doğrudan bağlantılı olduğunun altını çizen Prof. Dr. Özçelik, şu bilgileri paylaştı: “Diş eti hastalıklarının kalp hastalıklarını tetiklediği bilimsel olarak kanıtlandı. Diyabetli hastalarda ağız sağlığı sorunları daha sık görülüyor ve bu durum kan şekerinin kontrol altına alınmasını zorlaştırıyor. Hamilelikte diş eti iltihapları erken doğum riskini artırabilir. Düzenli diş hekimi kontrolleri ve iyi bir ağız hijyeni, bu risklerin önüne geçebilir.” Toplumun en yaygın diş sorunları ve çözümleri Türkiye’de en sık karşılaşılan diş sorunlarının başında diş çürükleri geldiğini ifade eden Prof. Dr. Özçelik, diş eti hastalıkları ve ağız kokusunun da yaygın olduğunu belirterek, “Dişleri günde en az iki kez fırçalamak, diş ipi kullanmak, şekerli ve asitli yiyecekleri sınırlamak, bol su içmek gibi basit önlemlerle bu sorunlar önlenebilir” diyerek sağlıklı alışkanlıkların önemine dikkat çekti. Başkent Üniversitesi’nde ileri düzey ağız ve diş sağlığı hizmetleri Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde sunulan kapsamlı ağız ve diş sağlığı hizmetleri hakkında bilgi veren Prof. Dr. Özçelik, “Dolgu ve kanal tedavisi gibi rutin işlemlerden, diş eti hastalıklarının tedavisine, estetik diş hekimliğinden protez uygulamalarına kadar geniş bir yelpazede hizmet sunuyoruz. Dijital radyografi ve CAD/CAM gibi ileri teknolojilerle tedavi süreçlerini hızlı ve konforlu hale getiriyoruz” dedi. Evde uygulanabilecek pratik öneriler Evde ağız bakımının önemine değinen Prof. Dr. Özçelik, ağız kokusu ve diş çürüğünü önlemek için şu bakım rutinini önerdi: “Günde en az iki kez florürlü diş macunu ile fırçalama, diş ipi kullanımı ve dil temizliği, şekerli ve asitli yiyeceklerden kaçınma, bol su içmek ve ağız gargaraları kullanmak, düzenli diş hekimi kontrolleri” Başkent Üniversitesi’nin uzman kadrosu ve teknolojik altyapısı ile ağız ve diş sağlığı alanında hizmet sunmaya devam ettiğini belirten Özçelik, halkın bu konuda bilinçlenmesinin genel sağlığın korunmasında önemli bir adım olduğunu vurguladı.
Başkan Demirçalı, Kışla Mahallesi sakinleriyle bir araya geldi
22 Kasım 2024 Cuma - 10:23 Başkan Demirçalı, Kışla Mahallesi sakinleriyle bir araya geldi Yüreğir Belediye Başkanı Ali Demirçalı, gerçekleştirdiği ziyaretlerle genç yaşlı tüm Yüreğirlilerin isteklerini ve tavsiyelerini dinlemeyi sürdürüyor. Başkan Demirçalı, mahalle buluşmaları kapsamında bu hafta Kışla Mahallesi sakinleri ile bir araya geldi. Kışla Mahallesi’nde esnaf ve vatandaşlarla buluşan Demirçalı, vatandaşların talep ve önerilerini birebir dinleyerek belediye çalışmaları hakkında bilgiler verdi. Kışla Emekli Kütüphanesi bahçesinde gerçekleşen buluşmaya mahalle sakinleri yoğun ilgi gösterdi. Toplantı öncesi Kışla esnafını da gezen Demirçalı, kendisini ilgiyle karşılayan esnafa bol kazanç ve hayırlı işler temennisinde bulundu. Daha sonra Yüreğir Belediyesi Kışla Emekli Kütüphanesi bahçesinde mahalle sakinleri ile bir araya gelen Demirçalı, mahalle ziyaretleri ile vatandaşları bire bir dinleme imkânı bulduklarını ifade ederek; “Göreve geldiğimiz günden bu yana hep halkımızla iç içe olduk, olmaya devam ediyoruz. Bu hafta Kışla Mahallesi sakinlerimizle bir aradayız. Muhtarımızın önceden ilettiği talepler var; bugün de sizlerin taleplerini dinleyeceğiz. Mahalle buluşmalarımız sorunları daha verimli bir şekilde çözme açısından oldukça verimli geçiyor. Kışla Mahallemizin eksiklerinin farkındayız. Daha güzel, daha yaşanabilir bir Yüreğir’i sizlerle birlikte inşa edeceğiz” dedi. Mahalle sakinleri ise Başkan Demirçalı’ya mahallelerine yaptıkları çalışmalarından ve ziyaretlerinden dolayı teşekkür etti.
Op. Dr. Oğur: “Kadınlarda genital görünümle ilgili rahatlık ve güven artırılabilir”
22 Kasım 2024 Cuma - 09:49 Op. Dr. Oğur: “Kadınlarda genital görünümle ilgili rahatlık ve güven artırılabilir” Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Merih Oğur, labioplastinin tıbbi, fiziksel, kozmetik ve duygusal açıdan birçok nedeni olduğu kaydederek, “Labia minora veya majora asimetrisini düzelterek, genital görünümle ilgili rahatlık ve güven artırılabilir” dedi. Medical Park Adana Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Merih Oğur, labioplasti hakkında açıklamalarda bulunarak, “Labioplasti (labial küçültme), labia boyutlarını küçültmek, asimetrisini düzeltmek veya yeniden şekillendirmek için yapılan cerrahi bir işlemdir. Vajina iç dudaklarındaki sarkma kişinin yaşam kalitesini olumsuz etkileyecek seviyeye gelmiş ise veya labioplastinin tıbbi bir gereklilik haline geldiği durumlarda uygulanabilir” diye konuştu. Op. Dr. Oğur, işlemin tıbbi ve fiziksel nedenleri şu şekilde sıraladı: ”Labia minora boyutunun küçültülmesi, fazla dokunun bükülmesini, sıkışmasını ve rahatsızlık oluşmasını önleyebilir.Egzersiz, fiziksel aktiviteler (bisiklet sürme, koşma gibi) ve cinsel ilişki sırasında oluşabilecek rahatsızlık ve tahrişi azaltabilir. Fazla dokunun hijyen sorunlarına yol açarak idrar yolu enfeksiyonlarına neden olma riskini azaltabilir.” “Kadınlarda özgüveni artırır” Kozmetik ve duygusal nedenlere de değinen Op. Dr. Oğur, “Labioplastinin kadınlarda özgüveni artırmaktadır. Labia minora veya majora asimetrisini (düzensiz şekli) düzelterek genital görünümle ilgili rahatlık ve güven artırılabilir. Normal büyüklükte olan iç dudaklar doğumlar, hormonal değişimler, hızlı kilo alıp verme ve yaşın ilerlemesiyle birlikte deri altı yağ dokusunda azalmaya bağlı sebepler nedeniyle sarkmalar görülebilir. Genital estetik mutlaka uzman hekim tarafından, steril şartlarda gerekli donanıma sahip sağlık kuruluşlarında yapılmalıdır” dedi. “Ameliyat süresi ortalama 45-60 dakikadır” Ameliyat öncesinde hekimle ameliyatın nedenleri, beklentiler ve hedefler üzerine bir görüşme yapılması gerektiğini söyleyen Op. Dr. Merih Oğur, şöyle devam etti: “Cerrahınız işlem detaylarını, kesilerin yapılacağı yerleri ve beklenebilecek değişiklikleri açıklar. Sağlık geçmişiniz ve ameliyatla ilgili tüm ihtimaller değerlendirilir. Ameliyat süresi değişkenlik göstermekle birlikte ortalama 45-60 dakikadadır. İşlem sırasında anestezi uygulandığı için ağrı hissedilmez. Ameliyat sonrası taburculuk süresi aynı gün veya ertesi gün yapılabilmektedir.” “Dar giysiler, yara üzerine baskı yaparak iyileşmeyi geciktirebilir” Taburculuk sonrası bakım hakkında bilgilendirmede bulunan Oğur, ameliyat sonrasında yaranın bakımı ve ağrı kontrolü konusunda dikkat edilmesi gerekilenleri şu şekilde sıraladı: “Bol paçalı pantolonlar ve iç çamaşırları tercih edilmelidir. Dar giysiler ve iç çamaşırları yara üzerine baskı yaparak iyileşmeyi geciktirebilir. Yara bakımı için ılık su kullanılmalı, idrar sonrası baskı uygulamadan her zaman olduğu gibi bu dönemde de önden arkaya doğru silinmelidir. Kabızlıktan kaçınılması önerilir. Cinsel ilişki, ağır sporlar, bisiklet sürme, koşma ve yüzme gibi aktivitelerden 4-6 hafta boyunca uzak durulmalıdır. Erken dönemde bu aktiviteler yaraya baskı yaparak dikişlerin açılmasına veya iyileşmenin gecikmesine neden olabilir.”
Adana’da gül hasadı yüz güldürdü
22 Kasım 2024 Cuma - 09:37 Adana’da gül hasadı yüz güldürdü Adana’nın Yüreğir ilçesinde hasadına başlanan gül, Öğretmenler Günü’ne hazırlanan üreticisinin yüzünü güldürdü. Serada dalında 15-17 liraya satılan gül, kentteki çiçekçilerde tanesi 40-50 liradan alıcı buluyor. 24 Kasım Öğretmenler Günü’ne sayılı günler kala çiçekçiler satış potansiyelinin büyük olduğu gün için hazırlıklarını yapıyor. Adana’nın Yüreğir ilçesindeki gül seralarında ise hasat yoğunluğu yaşanıyor. Yurt içindeki siparişlere yetişmeye çalışan çiçekçiler, talebin yoğunluğundan dolayı oldukça memnun olurken fiyatlar ise çiftçiyi sevindiriyor. Dönümden ortalama 8 bin adet gül verimi alınırken serada dalında 15-17 liraya satılan gül, kentteki çiçekçilerde tanesi 40-50 TL arasında alıcı buluyor. Üretici Ogün Sever Okur, 24 Kasım Öğretmenler Günü’ne hazırlandıklarını anlatarak, “Hasattan ve şu andaki fiyatlardan çok memnunuz. Verimimiz gayet iyi. 20 adeti 300-350 liradan satılıyor. Şu anda sezonun ilk hasadını yapıyoruz. Şubat ve mayıs aylarında da hasat yaparak sezonu kapatacağız” dedi. “Sıcak hava hasadı erkene çekti” Havaların sıcak gitmesi nedeniyle güllerin erken olgunlaştığını vurgulayan Okur, “Genelde özel günlere yakın güllerin hasat edilmesi için çabalıyoruz ancak havaların ısınması güllerin erken olgunlaşmasına neden oldu” diye konuştu. Ersen Okur ise fiyattan ve verimden memnun olduklarını, İstanbul, Ankara, Gaziantep, Sivas, Samsun ve birçok ile gül gönderdiklerini söyledi.
“Global İş Dünyasında Başarının Yolu” semineri gerçekleşti
22 Kasım 2024 Cuma - 09:22 “Global İş Dünyasında Başarının Yolu” semineri gerçekleşti Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi’nde düzenlenen “İş’in Geleceği ve Global İş Dünyasında Başarının Yolu” seminerinde, İş insanı Süreyya Ciliv, globalleşme, inovasyon ve akıllı sistemlerin iş dünyasındaki kritik rolüne dair kapsamlı mesajlar verdi. Sanayicilerin yoğun ilgi gösterdiği etkinlikte, Ciliv’in iş hayatındaki tecrübeleri ve başarılı örneklerden yola çıkarak sunduğu vizyon katılımcılara ilham kaynağı oldu. AOSB Seyhan Salonu’nda düzenlenen ve AOSB Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Sütcü, Yönetim Kurulu Üyeleri Nedim Büyüknacar ve Yusuf Kara, AOSB Bölge Müdürü Ersin Akpınar ile çok sayıda sanayici ve davetlinin katıldığı seminer, sanayicilere hem ilham verdi hem de global iş dünyasında başarının formüllerini sundu. “Geleceği iyi okuyup doğru pozisyon almalıyız” Süreyya Ciliv, işletmelerin globalleşmenin gerekliliklerini anlaması ve geleceği okuyarak doğru adımları atması gerektiğini vurguladı. Türkiye’nin dünya nüfusunun yüzde 1’ine sahip olduğunu ancak, dünya ekonomisinin yüzde 99’unun Türkiye dışında olduğunu belirten Ciliv, “Sadece Türkiye’ye odaklanarak global rekabet ortamında başarılı olamazsınız. Globalleşmek, yeni pazarlara açılmak ve inovatif çözümlerle fark oluşturmak bir zorunluluktur” dedi. “İnovasyon: fikirden faydaya” Ciliv, inovasyonun yalnızca fikir üretmek olmadığını, bu fikirlerin toplumsal ve ekonomik faydaya dönüşmesinin esas başarıyı getirdiğini belirtti. Şirketlerin yenilikçi ve girişimci çalışanları teşvik etmesi gerektiğini söyleyen Ciliv, “İnovasyon, şirketinizi global pazarlarda rekabetçi hale getiren en önemli güçtür” dedi. “Akıllı sistemler rekabette fark oluşturur” Akıllı sistemlerin iş süreçlerini optimize etme ve verimliliği artırma konusundaki önemine değinen Ciliv, yapay zeka ve büyük veri analiziyle işletmelerin rekabet avantajı kazanabileceğini belirterek, şu önerilerde bulundu: “Makinelerinizi ve süreçlerinizi akıllı sistemlerle donatın. Bu, hem maliyetleri düşürür hem de süreçleri hızlandırır. Akıllı sistemler, şirketlerin global pazarlarda öne çıkması için kritik bir role sahiptir.” “Adana sanayisinin geleceği sizin elinizde” Ciliv, Adana’nın Türkiye’nin en önemli sanayi şehirlerinden biri olduğunu belirterek, şehrin geleceğinin sanayicilerin yenilikçi adımlarıyla daha iyi yerlere geleceğini belirterek, “Adana, geçmişiyle büyük bir sanayi şehri. Ancak Adana’yı yeniden canlandıracak olan sizlersiniz. Globalleşmeye açık, yenilikçi ve girişimci şirketlerle Adana, hak ettiği yerlere ulaşacaktır” görüşünü dile getirdi. Takım ruhunun önemi Ciliv, müşteri odaklılığın ve takım ruhunun şirketleri ileri taşıyacağını belirterek şunları kaydetti: “Müşteriniz için vazgeçilmez bir marka olmalısınız. Bunun yolu, müşteriye özel çözümler üretmek ve benzersiz bir deneyim sunmaktan geçer. Ayrıca, iş dünyası bir takım oyunudur. Doğru insanlarla güçlü bir takım kurarak başarıyı yakalayabilirsiniz.” Seminerden öne çıkan vurgular Süreyya Ciliv, globalleşme ve inovasyonun, şirketlerin sürdürülebilir büyümesi için hayati öneme sahip olduğunu vurguladı. Ciliv, kıllı sistemlerin, veri analizi ve yapay zeka kullanımıyla iş süreçlerini optimize ederek işletmelere büyük bir rekabet avantajı sunduğunu belirtti. Ayrıca, müşteri odaklı yaklaşımın şirketlerin başarısında kritik bir rol oynadığını ve müşteriye değer sunan farklı ve güvenilir hizmetlerin vazgeçilmez olduğunu ifade eden Ciliv, güçlü bir takım ruhunun, yenilikçi ve girişimci bireylerle dolu ekiplerin, işletmeleri global başarıya taşıyacağını söyledi. Seminerin sonunda bir panel düzenlendi. Panelde, global iş dünyasında başarılı olmanın yolları, girişimcilik ekosistemi ve teknolojinin şirketlere sunduğu fırsatlar detaylı bir şekilde ele alındı.
Ceyhan Belediyesi zabıta ekiplerinden denetim
22 Kasım 2024 Cuma - 09:14 Ceyhan Belediyesi zabıta ekiplerinden denetim Ceyhan Belediye Zabıtası Müdürlüğüne bağlı ekipler ilçe genelinde denetimlerin artırdı. Ceyhan Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, ilçe genelinde vatandaşların sağlığı ve güvenliği için kapsamlı bir denetim gerçekleştirdi. Zincir marketlerden, fırınlara, unlu mamul satış noktalarından, kaldırım işgaline kadar bir çok alanda kontroller yapıldı. Zabıta ekipleri, zincir marketlerde ürünlerin stand fiyatları ile kasa fiyatları arasındaki uyumu kontrol etti. Vatandaşların alışveriş sırasında mağdur olmaması adına fiyat farklılıklarına izin verilmedi. Ayrıca, ürünlerin son kullanma tarihleri detaylı bir şekilde incelendi. Unlu mamul satışı yapan iş yerleri ile fırınlarda hijyen standartları ve ürün kalitesi detaylı bir şekilde incelendi. İş yerlerinin sağlık koşullarına uygunluğu denetlenirken, fırınlarda ekmek gramajı ve hijyen kurallarına uygunluk kontrol edildi. Eksiklik tespit edilen iş yerlerine gerekli uyarılar yapılarak, vatandaşların sağlıklı ve güvenilir ürünlere ulaşması sağlandı. Yayaların kullanımına açık olması gereken kaldırımlardaki işgaller denetim altına alındı. Esnaflara, kaldırımları yayalar için serbest bırakmaları yönünde bilgilendirme yapıldı ve kurallara uyulması için gerekli önlemler alındı. Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, yapılan denetimlerin önemine dikkat çekerek, “Halkımızın sağlığı ve güvenliği için durmaksızın çalışıyoruz. Ekiplerimiz, ilçe genelinde vatandaşlarımızın hakkını ve huzurunu korumak için denetimlerini aralıksız sürdürecek. Kurallara uyan esnaflarımıza vatandaşlarımız adına teşekkür ederim” ifadelerini kullandı.
Prof. Dr. Pampal: “Türkiye’nin santimetrekaresi yok ki tehlikeden muaf olsun”
21 Kasım 2024 Perşembe - 17:01 Prof. Dr. Pampal: “Türkiye’nin santimetrekaresi yok ki tehlikeden muaf olsun” Jeoloji Mühendisleri Odası Deprem Danışma Kurulu Üyesi Prof. Dr. Süleyman Pampal, “Türkiye’nin santimetrekaresi yok ki tehlikeden muaf olsun. Tüm yapıları depreme dayanıklı hale getirmeliyiz” dedi. Adana Büyükşehir Belediyesince deprem eylem planı çalışmaları kapsamında "Adana’da Fay Hatları ve Deprem Paneli" düzenlendi. Panel öncesi Gazi Üniversitesi Deprem Araştırma Merkezi Kurucu Başkanı ve Jeoloji Mühendisleri Odası Deprem Danışma Kurulu Üyesi Prof. Dr. Süleyman Pampal, İhlas Haber Ajansı’na açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. Pampal, Kahramanmaraş merkezli depremlerden 11 ilin etkilendiğini ve Doğu Anadolu Fayı ile Çardak Fayı’nın deprem üretmeye devam ettiğini belirterek, şunları söyledi: “Kahramanmaraş, Hatay ve Adıyaman en büyük depremlere kaynaklık eden Doğu Anadolu Fayı’nın üzerinde. Ayrıca Kahramanmaraş’ın ilçeleri, en büyük ikinci depremi üreten Çardak Fayı’nın üzerinde. 6 Şubat’ta birisi 7.7, diğeri 7.6 olmak üzere iki büyük deprem yaşandı. Bu faylar kırıldı. Ancak bu fayın çevresinde bu kadar büyük deprem üretmeyecek ancak deprem üretme potansiyeli olan başka faylar var. Bu faylar maalesef kırılmaya devam ediyor. Özellikle fayların uç kısmına transfer edilen stres nedeniyle Malatya, Sivas, Adıyaman ve Suriye’de depremler oluyor. Bu depremler olmaya devam edecek. Daha büyüklerini de bekleyebiliriz ancak ne zaman olacağını bilemeyiz.” “Adana’daki faylar 6 Şubat’taki kadar yıkıcı değil” Adana’da bulunan Akçalıuşağı ve Bozdoğanuşağı faylarının 5 ile 6 büyüklüğünde depremler üretebileceğini söyleyen Prof. Dr. Pampal, “Adana’da en son kasım ayının başında Kozan ilçesinde 5 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Son durumları kontrol etmek için Adana’ya geldik. Adana’da Akçalıuşağı ve Bozdoğanuşağı fayları var. Bu faylar, Kozan, Saimbeyli ve Feke gibi yerleşim alanlarına yakın. Bu faylar kırılıyor. Bu faylar 6 Şubat’taki kadar yıkıcı deprem üretecek faylar değil ama 5-6 büyüklüğü arasında deprem üretebilecek faylar” diye konuştu. “Tüm yapıları depreme dayanıklı hale getirmeliyiz" Tüm Türkiye’nin depreme hazırlanması gerektiğini ve yapı stokunun yüzde 80-90’ının depreme dayanıklı olmadığını anlatan Prof. Dr. Süleyman Pampal, “Ülkemizi bir seferberlik ruhuyla depreme hazırlamamız lazım. Bunun için de bir kentsel dönüşüm yasası çıktı. Bu yasa gelişerek devam ediyor. Ülkemizdeki yapı stoğunun yüzde 80-90’ı depreme dayanıklı değil. Bu çerçevede yapı stoğunu güçlendirmekten başka çaremiz yok. Riskleri azaltmamız lazım. Tehlike var, tehlike büyük ama tehlike her yer için var. Türkiye’nin santimetrekaresi yok ki tehlikeden muaf olsun. O halde yapacağımız tek bir şey var, o da vatandaşlarımızı bilgilendirip, bilinçlendirmek. Tüm yapıları depreme dayanıklı hale getirmeliyiz. Öyle ayrı gayrı değil, herkesin bu işin altına elini koyması lazım. Çünkü deprem gelirse kimseyi ayırmıyor. El ele verip bu problemi çözmemiz lazım” ifadelerini kullandı. “İstanbul yıkılırsa Türkiye altında kalabilir” Beklenen İstanbul depremi hakkında da konuşan Prof. Dr. Pampal, 7 ve üzeri bir depremin meydana gelmesinin beklendiğini ifade ederek, “7 ve 7,5 arası bir deprem bekliyoruz. 7,2 civarında bir depremin olmasını temenni ediyorum. Bu temenniyle olacak bir şey değil ama üst sınır ve alt sınıra baktığımızda alt sınıra yakın olsa keşke. İstanbul’un yapı stoğunu dikkate aldığımızda sonuç çok kötü olabilir. İstanbul yıkılırsa Türkiye altında kalabilir, hepimiz kalabiliriz. Onun için de İstanbul, Ankara, İzmir ve Adana diyerek şehirleri ayırmadan tüm Türkiye’yi depreme hazırlamalıyız” dedi.