Yerel Haberler
Adana
Op. Dr. Şanal: "Verilen kiloların kalıcı olup olmayacağı hastanın ameliyat sonrasındaki yaşam tarzına bağlı" 29 Nisan 2026 Çarşamba - 10:56:33 Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Ali Kaan Şanal, obezite cerrahisi sonrasında verilen kiloların kalıcı olup olmayacağının büyük ölçüde hastanın ameliyat sonrasındaki yaşam tarzına bağlı olduğunu belirterek, "Cerrahi müdahale mide hacmini küçülterek veya emilimi azaltarak önemli bir avantaj sağlasa da bu avantajın sürdürülebilir olması için hastanın bu süreçte istekli ve aktif rol alması gerekir" dedi. Günümüzde obezite, yalnızca bireysel bir sağlık sorunu olmanın ötesine geçerek dünya genelinde hızla yayılan ciddi bir halk sağlığı problemi haline gelmiş durumda. Obezite, artık tüm yaş gruplarını etkileyen yaygın bir sağlık tehdidi olarak karşımıza çıkıyor. Obezitenin, bireylerin yaşam kalitesini düşürdüğünü ve hatta erken ölümlere zemin hazırladığını belirten Medline Adana Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Ali Kaan Şanal, "Obezite cerrahisi, ileri derecede kilo problemi yaşayan bireylerde, kilo kaybını sağlamak ve obeziteye bağlı hastalıkların riskini azaltmak amacıyla uygulanan bir yöntemdir. Ancak, verilen kiloların kalıcı olması, hastaların da bu sürece aktif ve olumlu bir şekilde katılımı ile mümkündür" diyerek obezite cerrahisi hakkında bilgiler verdi. Obezite hastalıklara kapı aralıyor Op. Dr. Şanal, obezite başta tip 2 diyabet, hipertansiyon ve kalp-damar hastalıkları olmak üzere birçok kronik hastalığın gelişiminde önemli bir risk faktörü olduğunu belirterek, "Bununla birlikte kas-iskelet sistemi sorunları, solunum problemleri ve bazı kanser türleri ile de doğrudan ilişkilendirilmektedir. Bu nedenle obezite, önüne geçilmesi gereken ciddi ve küresel bir sağlık sorunudur. Obezite cerrahisinde kullanılan yöntemler; mide hacmini küçülterek besin alımını kısıtlamayı, bağırsakların bir bölümünü devre dışı bırakarak emilimi azaltmayı ya da her iki etkiyi birlikte oluşturarak kalıcı kilo kaybı sağlamayı hedefler. Bu yönüyle obezite cerrahisi, düşünülenin aksine yalnızca estetik bir müdahale olmayıp, hastanın yaşam süresi ve kalitesini artıran önemli bir sağlık uygulamasıdır" dedi. Her birey için uygun olmayabilir Obezite cerrahisi her kilolu birey için uygun bir yöntem olmadığından hasta seçiminin büyük önem taşıdığını kaydeden Şanal, "Genel olarak vücut kitle indeksi (VKİ) 35 ve üzeri olan ya da VKİ 30’un üzerinde olup obeziteye bağlı ek hastalıkları bulunan bireyler bu tedavi için aday kabul edilir. Bununla birlikte; daha önce diyet, egzersiz ve medikal tedavi yöntemlerinden yeterli sonuç alamamış olmak, ameliyata engel teşkil edecek ciddi bir sağlık sorununun bulunmaması ve hastanın ameliyat sonrası yaşam tarzı değişikliklerine uyum sağlayabilecek durumda olması gerekmektedir. Tüm bu kriterler, multidisipliner bir ekip tarafından detaylı şekilde değerlendirilerek kişiye en uygun tedavi planı belirlenir" diye konuştu. Cerrahiden sonrası da önemli Obezite cerrahisinin sonrasında tamamen risksiz bir süreçten söz etmenin mümkün olmadığını kaydeden Şanal, şunları söyledi: "Zamanla mide hacminde bir miktar genişleme yaşanabilir veya hastalar eski beslenme alışkanlıklarına geri dönebilir. Özellikle yüksek kalorili sıvı gıdaların tüketimi, sık ve kontrolsüz atıştırma gibi davranışlar yeniden kilo alımına zemin hazırlayacaktır. Bu nedenle cerrahi tedavi, tek başına bir çözüm değil; yaşam boyu devam etmesi gereken bir disiplinin ilk adımı olarak değerlendirilmelidir. Obezite cerrahisi sonrasında verilen kiloların kalıcı olup olmayacağı, büyük ölçüde hastanın ameliyat sonrasındaki yaşam tarzına bağlıdır. Cerrahi müdahale; mide hacmini küçülterek veya emilimi azaltarak önemli bir avantaj sağlasa da bu avantajın sürdürülebilir olması için hastanın bu süreçte istekli ve aktif rol alması gerekir. Uzman hekimlerin önerdiği kurallara uyulması, rutin doktor kontrollerinin aksatılmaması, diyetisyen tarafından hazırlanan beslenme programına sadık kalınması ve düzenli fiziksel aktivite yapılması durumunda elde edilen kilo kaybını uzun vadede korumak mümkündür."
29 Nisan 2026 Çarşamba - 10:55 Oğlu 9 yıl önce öldürülen acılı anne: "Kolumdaki resmiyle avunup duruyorum" Adana’da 9 yıl önce mezarlıkta uğradığı silahlı saldırı sonucu iki arkadaşıyla birlikte hayatını kaybeden üniversite öğrencisi Refik Bingül’ün annesi Selvihan Bingül’ün, "Kolumdaki resmiyle avunup duruyorum" sözleri, evlat acısının yıllar geçse de dinmediğini bir kez daha gözler önüne serdi. Faili meçhul olarak kalan dosyanın yeniden gündeme gelmesi ise acılı anneye umut oldu. Edinilen bilgiye göre olay, 26 Ocak 2017 tarihinde sabah saatlerinde merkez Yüreğir ilçesi Ali Hocalı Mahallesi’nde mezarlıkta meydana geldi. Mezarlık görevlisi, kaza yapmış 01 ERG 36 plakalı otomobilin şoför koltuğunda bir kişi ile araç çevresinde 2 kişinin hareketsiz yattığını fark etti. Durumun bildirilmesi üzerine olay yerine gelen polis ekipleri, yaptığı incelemede cesetlerin bir gün önce evlerine gitmeyen ve sabah saatlerinde kayıp başvurusu yapılan oto tamircisi Ufuk Altun (38), Eser Binen (36) ve Çukurova Üniversitesi İşletme Fakültesi 2. sınıf öğrencisi Refik Bingül’e (18) ait olduğunu belirledi. Olay yerini güvenlik şeridi ile çeviren ekipler, uzun namlulu silah ve tabancadan çıktığı değerlendirilen yaklaşık 30 adet kovanı tek tek toplayarak inceleme başlattı. Ancak aradan geçen 9 yıla rağmen olayın failleri tespit edilemedi. "9 yıldır ne çektiğimi bir ben, bir de Allah bilir" Refik Bingül’ün acılı annesi Selvihan Bingül (48), yaşadığı tarifsiz acıyı anlatarak, "Diyecek bir şey bulamıyorum. Sözün bittiği yerdeyim. Faili meçhul dosyalar tekrar açılıyor. Umarım bizim dosyamıza da bakarlar. 9 yılda ne çektiğimi bir ben, bir de Allah bilir. Anlatılması zor, evlat acısının tarifi yok. Allah hiçbir anneye bunu yaşatmasın. Kolumdaki resmiyle avunup duruyorum" diye konuştu. "İnşallah yüreğimize su serpilir" Baba Mahmut Bingül (58) ise olay gününü anlatarak faillerin bulunmasını talep etti. Bingül, "Oğlum üniversite öğrencisiydi, arkadaşlarıyla beraber bir araç almışlar. Kutlama yaparak eğlenmişler. Daha sonra gece saat 22.00 gibi mezarlığa gitmişler. Arkadaşının annesinin mezarını ziyaret etmişler. Oradan dönüşte çapraz ateşe tutulmuşlar. Benim oğlum aracın arka sağ tarafında oturuyormuş. Kaçmaya çalışmış ama 7-8 kurşun yemiş. Bunu yapan kişi ya da kişiler, çocukların ensesine de sıkmış. Failler bulunamadı. Ne sonuç ne de kanıt, hiçbir şey yok. Çocukların hepsinin telefonları da mevcut ama bir veriye ulaşılamadı. İnşallah bizim dosyada da bir gelişme olur da yüreğimize su serpilir" diye konuştu.
29 Nisan 2026 Çarşamba - 09:56 Eski polisin katil zanlısı yakalandı Adana’da restoran işletmecisi ve eski polis Ergün Karakaya’nın hayatını kaybettiği, ipotekli iş yeri devrinden kaynaklanan alacak-verecek kavgasına ilişkin soruşturmada yeni detaylar ortaya çıktı. Olayın ardından gözaltına alınan şüphelilerden 9’u tutuklandı. Olay, 5 Nisan günü saat 01.30 sıralarında Seyhan ilçesine bağlı Dumlupınar Mahallesi Ahmet Güven Kaypak Caddesi bulunan oto kiralama dükkanında meydana geldi. İddiaya göre, restoran işletmecisi ve eski polis olan Ergün Karakaya (40), kardeşi Eray Karakaya (32) ve kuzeni Tuğrul Karakaya (27) ile birlikte kendisine borcu olan Fırat Bozkır’ın (30) iş yerine gitti. Yaklaşık 3 milyon TL alacağı olduğu öne sürülen Ergün Karakaya, borcuna karşılık Fırat Bozkır’dan bir iş yerini aldı. Ancak iş yerinin ipotekli çıkmasından dolayı devri alamayan Ergün Karakaya ve Fırat Bozkır arasında tartışma yaşandı. Tartışma kısa sürede kavgaya dönüştü. Kavgaya Karakaya’nın yakınları ve Bozkır’ın tanıdığı 12 kişi karıştı. Fırat Bozkır’ın yanındaki Şaban Bozurttan (39) tabanca ile ateş açmaya başladı. Ergün Karakaya da karşılık verdi. Göğsünden vurulan Ergün Karakaya hayatını kaybederken 5 kişi de yaralandı. Adana Emniyet Müdürlüğüne Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, kavgaya karışan 16 kişiyi gözaltına aldı. Şaban Bozkurttan ise yurt dışına kaçmak üzere Gaziantep’e giderken otoyolda kıskıvrak yakalandı. Emniyetteki sorgusunda Fırat Bozkır’ın, "Borcuma karşılık iş yerini devrettim. İpoteği kaldıracağımı söyledim. Ancak Ergün baskı yapmaya devam etti" dediği, cinayeti işleyen Şaban Bozkurttan’ın ise, "İş yerinde otururken Ergün bağırıp, tabancasını çıkardı. Ben de kendimizi korumak için rastgele ateş ettim" dediği öğrenildi. İşlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Eray Karakaya, Tuğrul Karakaya, Şaban Bozkurttan ve Fırat Bozkır’ın da aralarında bulunduğu 9 kişi tutuklandı. Diğer 7 şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest kaldı.
Ceyhan Belediye Basketbol Akademi, Kepez Belediyespor’u 85-39 skorla mağlup etti
16 Kasım 2024 Cumartesi - 18:18 Ceyhan Belediye Basketbol Akademi, Kepez Belediyespor’u 85-39 skorla mağlup etti Deplasmanlı Kadınlar Basketbol Bölgesel Ligi D Grubu’nda mücadele eden Ceyhan Belediye Basketbol Akademi Takımı, ligin açılış maçında Kepez Belediyespor’u 85-39 skorla mağlup etti. Ceyhan Kapalı Spor Salonu’nda oynanan karşılaşmada Ceyhan Belediye Basketbol Akademi, maça hızlı bir başlangıç yaparak ilk periyotu 25-9 üstün tamamladı. İkinci periyotta da etkili oyununu sürdüren takım, devre arasına 45-20’lik skorla girdi. Üçüncü periyotta rakibine zaman zaman direnme fırsatı tanısa da 17-14’lük üstünlük sağlayan Ceyhan temsilcisi, son periyotta 25-5’lik ezici bir performans sergileyerek sahadan 85-39 galip ayrıldı. Ceyhan Belediye Basketbol Akademi Antrenörü Atila Keskin, maç sonrası yaptığı açıklamada galibiyeti tribünleri dolduran Ceyhanlılara armağan etti. Keskin, “Taraftarımızın desteğiyle bu galibiyeti aldık. Sezon boyunca daha büyük başarılar için mücadele edeceğiz” dedi. Takım kaptanı Nazlıcan Yalçındağ ise galibiyeti Ceyhan Belediye Başkanı ve takımın Onursal Başkanı Kadir Aydar’a ithaf ederek, “Başkanımızın bizlere sağladığı imkanlar sayesinde bugün bu zaferi kazandık. Destekleri için kendisine minnettarız” ifadelerini kullandı. Başkan Aydar’dan tebrik mesajı Maç sonrası Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, takımı tebrik ederek, “Ceyhan Belediye Basketbol Akademi’miz, bu güzel başlangıçla bizleri gururlandırdı. Emeği geçen tüm sporcularımızı ve teknik ekibimizi kutluyorum. Daha nice başarıları hep birlikte kutlayacağız” dedi.
Uzmanı kolesterol ilacı kullananları uyardı
16 Kasım 2024 Cumartesi - 11:24 Uzmanı kolesterol ilacı kullananları uyardı Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Orhan Şen, kolesterol ilacı kullanan kişilerde yaşanan halsizliğin normal olduğunu belirterek, “Bu ilaçlarda ‘Koenzim Q10’ çıkartıldı. ‘Koenzim Q10’ vücudun enerjisini sağlıyor. Ancak Koenzim Q10’u gıda takviyesi olarak almak istemeyenler dengeli bir şekilde sakatat tüketerek bunu almalı” dedi. Sağlıklı bir yaşam için kolesterol seviyesinin kabul edilebilir sınırlarda tutulması çok önemli. Ancak kolesterol ilacı kullanan kişilerde son dönemlerde halsizlik ve yorgunluk yaşanıyor. Uzmanlar, bunun da en önemli nedeninin ‘Koenzim Q10’un ilaçlarda bulunmaması olarak yorumluyor. “Kolesterol ilaçlarının içeriğinde kaslarda zayıflama ve halsizliğe sebep oluyor” Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Orhan Şen, konuyla ilgili İhlas Haber Ajansı’na açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. Şen, “Kardiyoloji uzmanları veya aile hekimleri tarafından hastalara kolesterol ilacı önerildiği zaman hastalar bunu kullanıyor. Ancak bir süre sonra kaslarımda incelme, zayıflama ve halsizlik şikayetleriyle doktorlarına başvuruyorlar. Bu yakınmalarda hastalar haklılar. Kolesterol ilaçlarının içeriğinde kaslarda zayıflama ve halsizliğe sebep oluyor” ifadelerini kullandı. “Koenzim Q10 vücudun enerjisini sağlıyor” Koenzim Q10’un da doktor tavsiyesiyle kullanılması gerektiğini vurgulayan Şen, “Kolesterol ilaçlarıyla ilgili ilk ruhsat başvurusu yapıldığı zaman ‘Koenzim Q10’ ile birlikte üretilsin denilerek ruhsat alınıyor. Ancak daha sonra Koenzim Q10 çıkartılıyor. Bu Koenzim Q10’un eksikliğine bağlı olarak bu hastaların kaslarında erime ve halsizlik şikayetleri var. Koenzim Q10 vücudun enerjisini sağlıyor. Bu enerjinin açığa çıkması için Koenzim Q10 olmazsa olmaz. Sadece kolesterol hastalarında değil, spordan sonra kendisini yorgun, bitkin hissedenlerde kullanmalı” diye konuştu. Öte yandan, Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Orhan Şen, Koenzim Q10’u gıda takviyesi olarak almak istemeyenlerin sakatat başta olmak üzere birçok besinle alabileceklerini söyledi.
216 sanıklı, 46 mağdurlu ’Forex’ duruşmasının iki hafta süreceği düşünülüyor
16 Kasım 2024 Cumartesi - 10:03 216 sanıklı, 46 mağdurlu ’Forex’ duruşmasının iki hafta süreceği düşünülüyor ’Forex’ yatırım vaadiyle 46 kişiyi dolandırdıkları iddiası ile yakalanan ve haklarında 928 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açılan, aralarında suç örgütünün Türkiye yöneticisi İrfan A.’nın da bulunduğu 216 kişi 18 Kasım’da hakim karşısına çıkacak. Davanın, yaklaşık 2 hafta sürmesi bekleniyor. Adana Cumhuriyet Başsavcılığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı koordinesinde, İl Emniyet Müdürlükleri Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüklerince; "nitelikli dolandırıcılık", "suç işlemek amacıyla örgüt kurmak" ve "suçtan elde edilen mal varlığı değerlerini aklama" suçlarını işledikleri iddia edilenlere yönelik Adana merkezli İstanbul, İzmir, Ankara, Mersin, Antalya, Bitlis, Çanakkale, Çorum, Denizli, Diyarbakır, Eskişehir, Gaziantep, Hatay, Kırıkkale, Kocaeli, Kütahya, Ordu, Sivas ve Şırnak olmak üzere 20 ilde eş zamanlı olarak 2 Mart’ta Sibergöz-23 Operasyonları düzenlendi. Operasyon kapsamında yakalanan 216 şüphelinin; Meta Trader-4, Meta Trader-5 ve Vakıf Capital Yatırım isimli mobil uygulamalar ve sabit telefon numaraları üzerinden yurttaşlarla Forex yatırım vaadiyle yüksek kazanç sağlamak teması üzerinden iletişime geçtikleri, sahte yatırım uygulamalarında gerçek olmayan kazançları gösterip yurttaşlardan para talep edip dolandırdıkları belirlendi. Emniyetteki sorgularının ardından adliyeye sevk edilen 216 kişiden aralarında suç örgütünün organizatörü olan Türkiye yöneticisi İrfan A., organizasyon yardımcıları Hamza K., Cem B., Serhat M., Cüneyt A., Doğucan G. ve Mehmet D.’nin de olduğu 74 şüpheli tutuklanırken 77 şüpheli hakkında yakalama kararı çıkartıldı, 65 kişi ise tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Cumhuriyet savcısı soruşturmasını tamamlayarak “Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma, Suç Örgütüne Üye Olmak, Bilişim Sistemleri Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık” suçlarından iddianame hazırladı. Adana 9. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilen iddianame yapılan incelemenin ardından kabul edildi. İddianamede, sanıkların 46 kişiyi dolandırdıkları belirtilirken sanıklardan suç örgütünün Türkiye yöneticisi İrfan A. ile birlikte organizatör yardımcılarının ‘suç örgütü kurmaktan’ 8’er yıl, ‘suç örgütü aracılığı ile nitelikli dolandırıcılıktan’ da 920’şer yıl, diğer sanıkların da en az 4 yıldan başlayan değişik hapis cezalarına mahkum edilmeleri istendi. "Duruşma iki hafta sürebilir" Forex dolandırıcılık davasında sanıklar 18 Kasım Pazartesi günü hakim karşısına çıkacak. Duruşmanın yaklaşık 2 hafta süreceği tahmin ediliyor. Yargılanmaya başlayacak olan sanıklardan suç örgütünün Türkiye yöneticisi İrfan A.’nın iddianamede yer alan diğer sanıklarla yaptığı telefon konuşmalarında örgütle ilgili çarpıcı itirafları yer alıyor. Örgüt Yöneticisi İrfan A.’nın iddianamede yer alan tape kayıtlarında telefonla görüştüğü kişiye, Forex işinin patronlarının Karadağ ve Kıbrıs’ta olduğunu, onların kasasının ise kendisinin olduğunu söylediği belirtildi. Sanık A.’nın görüşmede Forex dolandırıcılığında Türkiye’de bir numara olduğunu belirterek, MASAK’ın ilk 5 listesinde olduğunu, çeteden tutuklansa dahi 5 ay sonra tahliye olacağını belirttiği kaydedildi. İrfan A.’nın yine tape kayıtlarında, Forex dolandırıcılığından haftalık 10 milyon lira gönderdiğini, İstanbul’da 10-15 anonim, Adana’da ise limited şirket kurduğunu, merkezi Adana’dan İstanbul’a taşıyacağını, yeni ortaklar bulduğunu belirttiği de kayıtlara geçti. Suç örgütü lideri İrfan A.’nın suçtan elde edilen paralar ile küçükbaş hayvan alıp ticaretini yaptıkları ayrıca ev ve araba aldıkları da saptandı. Suç örgütünün dolandırdığı paraların transferlerinde yaşanan aksaklıklarda “cebir, şiddet, tehdit vb.” uygulandığı belirtilen tape kayıtlarında suç örgütü yöneticisi İrfan A.’nın “Metin” isimli şahsın suçta kullanılan banka hesaplarındaki parayı aldığı için “Parayı ver yoksa seni öldürürüm” dediği ile ilgili suç unsuru görüşme kayıtlarının olduğu belirlendi. Yine tape kayıtlarında suç ofisi sorumlusu Mehmet D.’nin örgüt yöneticisi İrfan A. ile yaptığı görüşmede öldürülen Mevlüt K. ile ilgili olarak, Mevlüt K.’ye hazır paranın tatlı geldiği için sonunun kötü olduğunu belirttiği kayıtlara geçti. İddianamede, suç örgütü yöneticisi İrfan A. ile Hüseyin U. arasında geçen telefon görüşmesinin içeriği de yer aldı. Tape kayıtlarında İrfan A.’nın, “Suçta kullanılan şirket sahiplerinde suçtan elde ettikleri paraların kaldığını bu nedenle silahların patladığını bu nedenle 3 mahkuma baktığını, elindeki iban ve firmaların kimsede olmadığını, Kıbrıs’ta, Sırbistan’da, Gürcistan’da kod isminin bilindiğini, çok yüklü miktarda para kazandıklarını ve parayı sayarken ellerinin yara olacağını, sadece işlerinin para saymak olacağı” şeklindeki suç unsuru görüşme yaptığı belirlendi. "İrfan A.’nın hesabına 3 yılda 74 milyon 806 bin lira girip çıktı" İddianamede suç örgütü yöneticisi İrfan A.’nın 2021-2022-2023 tarihi arasındaki banka hesabındaki para miktarlarına da yer verildi. 3 yıl içinde İrfan A.’nın banka hesaplarına çeşitli firmalardan hesabına 74 milyon 806 bin lira giriş, kripto para borsalarında ise hesabından 37 milyon 437 bin lira çıkış olduğu görüldüğü kaydedildi. Kripto varlık hizmet sağlayıcılardan gelen bilgiler kapsamında yapılan tespitlerde ise, bankacılık işlem kayıtlarına göre, analiz konusu şahısların BN Teknoloji AŞ, Paribu Teknoloji AŞ ve Eliptik Yazılım ve Ticaret AŞ kripto varlık hizmet sağlayıcılarına (KVHS) 2021-2023 yılları arasında 616.034.218 TL para çıkışı, 120.486.767 TL para girişi olduğunun belirlendiği de belirtildi. İddianamede suç örgütü yöneticisi İrfan A.’nın savunmasına da yer verildi. Etkin pişmanlıktan faydalanmak istediğini belirten sanığın 375 sayfadan oluşan savunmasının özetinde, bayan tekstil mağazasının olduğunu, aylık 15-20 bin lira kazandığını, mal varlığının olmadığını, banka hesaplarının bulunduğunu ancak blokeli olduğunu, şirket ve kişisel hesaplarındaki tüm işlemlerin kendisine ait olduğunu, kripto hesaplarını kendisinin kullandığını belirten İrfan A., kuzeni Ramazan A.’nın muhasebe işlerini yürüttüğünü, Hamza K., Cem B., İhsan O., Ferman A., İsmail A., Mehmet D. ile birlikte bireysel ve şirketler üzerinden Forex işlemleri yaptığını, Eşref Veli K. ve Hasan Ç. adına kayıtlı şirketlerin kuruluşlarını yaptırdığını ve ödemelerini yaptığını, oğlu Cüneyt A.’nın hesaplarını, Aslan T. adına olan şirket hesaplarını kendisinin kullandığını belirterek suç örgütünün işleyişini itiraf etti. Suç örgütü yöneticisi İrfan A., müştekilerin gönderdiği paralar, MASAK hesap hareketleri ve tape kayıtları ile ilgili olarak da, binlerce kişi ile işlemler yaptığını hatırlamadığını, gelen giden paraların Metatrader uygulaması ile ilgili yaptığı yatırımlarla ilgili olduğunu, elden aldığı borcun iadesi olduğunu belirtti. İddianamede MASAK tarafından aklama suçu kapmasında hazırlanan rapora da yer verildi. Raporda, örgüt yöneticisi ve diğer örgüt mensupları ile suçta kullanılmak üzere kurulmuş paravan şirketler arasında ve bu şahıslara ait Kripto para transferleri analiz edildiğinde şahısların birbiriyle yüklü miktarda para transferlerinin olduğu tespit edilirken, paraların genel olarak kripto para borsalarına aktarılarak paranın izinin kaybettirilmeye çalışıldığı ve yaklaşık 30 milyar TL para trafiğinin olduğunun anlaşıldığı belirtildi. "Nasıl dolandırıldığını anlattı" İddianamede mağdurlar nasıl dolandırıldıklarını da ayrıntılı olarak anlattı. Suç örgütüne 22 bin 864 dolar parasını kaptıran İ.Ç. ifadesinde dolandırılmasını şöyle anlattı: “İnternet üzerinden kaldıraçlı işlemler ile ilgili araştırma yaptım. Index FX(indexfx.com) olarak faaliyet gösteren Index Capital Group olarak kendilerini tanıtan bir şirketin reklamını gördüm. Sitede bulunan demo’dan 1000 dolar şeklinde sembolik bir rakam ile satın alma işlemi yaptım. Aynı gün 0531 67 no.lu hattan beni Index FX’ten aradığını söyleyen Tolga Güven olarak tanıtan şahıs aradı. Yatırım için küçük bir meblağ yatırmamı istedi. Şahsın verdiği İndeks Elektronik Bilişim Online adına olan TR73.72 nolu hesaba 5 bin TL gönderdim. Daha sonra Tolga isimli şahıs benim danışmanlığımı yapacağını söyledi. Yağız Karataş isimli şahıs beni arayarak onun yönlendirmesi ile telefonuma ’Meta Trader 4’ uygulamasını indirdim ve uygulamada bana hesap oluşturdu. Şahıslar beni arayarak bakiyenin az olması nedeniyle işlemi yapamadıklarını söylemeleri üzerine aynı şirket hesabına 10 bin TL gönderdim. Yüklediğim uygulama üzerinden yüzde 50 kar elde ettiğimi gördüm. Yağız isimli şahıs arayarak meblağı artırmak için bana teklifte bulundu. Şahsın bana verdiği PHM Dijital Teknoloji Bilişim Ltd. Şti adına olan TR76 .45 nolu hesaba 15 bin TL gönderdim. Uygulama üzerinden kazanç sağladığımı gördüm. Şahsın yönlendirmesi ile yine aynı hesaba 140 bin TL gönderdim. Yağız isimli şahıs beni tekrar arayarak para yatırmamı yoksa yatırımımın riske gireceğini söyledi. Bunun üzerine aynı hesaba 22 bin TL para gönderdim. Uygulamadaki paramı çekmek istediğimde şahsın beni oyaladığını ve yine aynı bahanelerle para istemesi üzerine aynı hesaba 16 bin TL, daha sonra 14 bin TL daha sonra 30 bin TL daha sonra 10 bin TL daha sonra 40 bin TL daha sonra 10 bin TL gönderdim. En son da arkadaşım F.K.’nin hesabından 60 bin TL daha gönderdim. Bu paraları yatırdıktan sonra paramı alamadım, dolandırıldığımı anladım. Toplamda zararım 22 bin 864 dolar. Şikayetçiyim.”
’Dik dik bakıyorsun’ diyerek meyve bıçağıyla öldürdü, sonra da ’Pişmanım’ dedi
16 Kasım 2024 Cumartesi - 09:55 ’Dik dik bakıyorsun’ diyerek meyve bıçağıyla öldürdü, sonra da ’Pişmanım’ dedi Adana’da kendisine dik dik baktığı gerekçesiyle tartıştığı kişiyi meyve bıçağıyla öldüren şüphelinin, emniyetteki ifadesinde “Pişmanım” dediği öne sürüldü. Şüpheli, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Olay, 15 Kasım günü Seyhan ilçesine bağlı Sümer Mahallesi’ndeki bir kafede meydana gelmişti. İddiaya göre, Erencan E. (21) bir kafede oturduğu sırada yabancı uyruklu Mahmoud Rahmani’ye (20) ’Neden dik dik bakıyorsun’ diyerek tartışmaya başladı. Tartışma kısa sürede kavgaya dönüştü. Kavga sırasında Erencan E., Rahmani’yi göğsünden ve bacağından meyve bıçağı ile yaralayarak olay yerinden kaçtı. İhbar üzerine bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri ağır yaralanan genci Seyhan Devlet Hastanesi’ne kaldırdı. Burada yapılan müdahalelere rağmen Rahmani kurtarılamadı. Olay yerine yakın bir bölgede yunus polisleri Erencan E.’yi yakalarak Cinayet Büro Amirliği ekiplerine teslim etti. Şüpheli Erencan E. emniyetteki ifadesinde, "Kafede otururken dik dik bakan şahsı yanıma çağırdım, ’Ne dik dik bakıyordun?’ dedim. Sonra kavga çıktı, sinirle elime geçen meyve bıçağı ile bıçakladım. Çok pişmanım” dediği öne sürüldü. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüpheli, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.
Kızını öldürmekten yargılanan babaya müebbet hapis
15 Kasım 2024 Cuma - 12:30 Kızını öldürmekten yargılanan babaya müebbet hapis Adana’da kendisinden uyuşturucu parası istediğini iddia ettiği 19 yaşındaki kızını bıçaklayarak öldürmekten yargılanan şahsa önce ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası veren mahkeme, sanığın duruşmadaki iyi hali nedeniyle cezayı müebbet hapse çevirdi. Merkez Yüreğir ilçesi Anadolu Mahallesi’nde 26 Şubat’ta meydana gelen olayda Turhan Özdemir (54), iddiaya göre uyuşturucu kullanan kızı Dilan Özdemir (19) ile sokakta karşılaşmış ve aralarında uyuşturucu parası yüzünden tartışma çıkmıştı. Büyüyen tartışmada iddiaya göre babasının bıçakla yaraladığı genç kız, kaldırıldığı Yüreğir Devlet Hastanesi’nde hayatını kaybetmişti. Yakalanarak tutuklanan Turhan Özdemir hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talebiyle Adana 13’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan davanın karar duruşması yapıldı. Duruşmaya sanık Turhan Özdemir ile avukatı katıldı. Özdemir, eski savunmalarını tekrarlayarak kızının kendi kendini bıçakladığını iddia etti. Kızı Dilan’ı yetiştirme yurduna verdiklerini belirten Özdemir, “Kızım, uyuşturucu kullanıyor ve yurttan devamlı kaçıyordu. Hatta mahalleye gelip başkalarına da uyuşturucu satıyormuş. Biz de çevreden duyuyorduk” dedi. Özdemir şöyle devam etti: “Olay günü işten çıkmış eve doğru giderken Dilan ile karşılaştık. Yanıma geldi ve benden uyuşturucu parası istedi. Ben de hem iş kıyafetlerimle olduğum için hem de yanımda para olmadığı için ‘Eve gidelim’ dedim. Kendisi bunu kabul etmedi ve bir anda üzerime yürüyerek, ‘O. çocuğu senin evini yakacağım’ diyerek bıçak çekti. Zaten çevredekiler kızımın durumunu bildikleri için hakkımızda konuşuyorlardı. Ben de daha fazla olay büyümesin diye ‘Kızım elindekini bırak, bak rezil oluyoruz. Hadi eve gidelim’ dedim. Bu esnada da elindeki bıçağı tutayım derken kızım kendine sapladı. Ben kızımı yaralamadım, o kendini yaraladı. Kendisini ne kadar bıçakladı bilmiyorum. Ben olayın şokunu yaşarken çevredekiler gelip bana ‘Buradan kaç’ dedikleri için ben de kaçtım. Ben giderken polisler de olay yerine geliyordu. Zaten sonra da polisler beni yakaladı.” Katil zanlısı baba Özdemir, son sözünde tahliyesini ve beraatını talep etti. Mahkeme heyeti, sanık Turhan Özdemir’i önce ’kızını öldürmek’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum etti, daha sonra duruşmadaki iyi hali nedeniyle cezayı müebbet hapis cezasına çevirerek tutukluluk halinin devamına karar verdi. Öte yandan Dilan’ın erkek arkadaşı Selam Şenci, Dilan’ın öldürülmesine engel olmadığı gerekçesiyle genç kızın arkadaşları tarafından darbedilerek öldürülmüştü.