Yerel Haberler
Adana
Uzmanı, ergenlerle sağlıklı iletişim kurmanın yollarını açıkladı
05 Kasım 2024 Salı - 08:54 Uzmanı, ergenlerle sağlıklı iletişim kurmanın yollarını açıkladı Psikolog Özge Sert, ergenlerle sağlıklı ve güvene dayalı iletişim kurmanın yollarını anlatarak, “Empati kurmak, açık ve doğru iletişim kurup, sınırlar ve kurallarda kararlı olunması çok önemli. Güvene dayalı sağlıklı bir iletişim ortamı ergenlik döneminde sağlanması gereken önemli yapı taşlarından biridir” dedi. Ergenlik, bireyin kimlik ve sosyal rollerini keşfetmeye çalıştığı, özerklik kazanmaya odaklandığı bir geçiş dönemidir. Ergenler, aileden bağımsızlaşma eğiliminde olup akran ilişkilerine ve sosyal kabul görmeye daha çok önem verirken konuyla ilgili Onma Psikoloji’den Psikolog Özge Sert açıklamalarda bulundu. “Duygu ve düşüncelerinizi net bir şekilde dile getirin” Psikolog Sert, ergenlik döneminde gençlerin kendini bulma ve sınırları test etme süreci nedeniyle duygusal dalgalanmalar ve çatışmalar yaşadıklarını belirterek, “Ergenlik döneminde empati kurmak çok önemli. Çocuğunuzun duygularını anlamaya özen gösterin. Ergenlik, yoğun duyguların deneyimlendiği bir süreçtir ve gençler bu duyguları ifade etmekte zorlanabilir. Onun duygularını yargılamadan ve küçümsemeden dinlemek, kendini güvende hissetmesine yardımcı olabilir. Çocuklarınızla açık ve doğru iletişim kurun. Duygu ve düşüncelerinizi net bir şekilde dile getirin. Aynı şekilde, çocuğunuzun da kendini rahatça ifade edebilmesi için ona alan tanıyın. Fikirlerini önemsediğinizi ve onu dinlemeye hazır olduğunuzu hissettirin” ifadelerini kullandı. “Ortak noktada buluşun” Ergenlerle ortak noktada buluşmanın önemli olduğunu anlatan Psikolog Özge Sert, daha sonra şunları söyledi: “Sınırlar ve kurallarda kararlı olun. Ergenlik dönemindeki gençler sınırlar ve kuralları katı bulup önemsiz bakabilirler. Sınırları belirlerken tutarlı ve kararlı davranın. Ancak, bu sınırları koyarken çocuğunuzun ihtiyaçlarını ve görüşlerini de göz önünde bulundurarak adil bir tutum sergileyin. Onun, kendisini ifade etmesine ve kuralların belirlenme sürecine katkıda bulunmasına fırsat verin. Kuralların sebepleri anlatın, düşünce ve duygularını alın. İş birliği yaparak orta noktada buluşun. Bu şekilde; kurallara uyum sağlaması, kendini ve fikirlerini değerli hissetmesi kolaylaşacaktır. Kritik anlarda sakin kalmalısınız. Tartışmalar elbette ki olacaktır. Tartışma anlarında sakin kalmak oldukça önemlidir. Yüksek sesle konuşmak ya da sert tepkiler vermek, çocuğunuzun daha da savunmacı hale gelmesine yol açabilir. Bunun yerine, onunla sakin bir şekilde konuşmaya çalışabilirsiniz.” “Çocuğunuzun bireyselliğine saygı gösterin” Ebeveynlerin ergenlerle kaliteli vakit geçirmesinin bağları güçlendireceğini vurgulayan Onma Psikoloji’den Psikolog Özge Sert, “Ergenlerin ilgi alanlarına ortak olun ve onunla kaliteli vakit geçirin. Onun ilgi alanları hakkında sorular sorun ve üzerinde sohbet edin. Bu, bağınızı güçlendirecek ve ona olan ilginizi ve sevginizi göstermeye yardımcı olacaktır. Onun kendi kişiliğini geliştirmesine izin verin. Ergenlik dönemi, kimlik gelişimi açısından kritik bir süreçtir. Ergenlik dönemini yaşayan genç, özerklik kazanmaya çalışmaktadır. Çocuğunuzun bireyselliğine saygı gösterin ve onun kendi kararlarını almasına izin verin. Bu, kendisine olan güvenini artırır ve aranızdaki güveni pekiştirir. Çocuklar ebeveynlerini rol model alarak büyürler ve gelişirler. Duygularınızı nasıl sağlıklı bir şekilde ifade ettiğinizi, çatışmaları nasıl çözümlediğinizi ve empati gösterdiğinizi çocuğunuza örnek olacak şekilde sergileyin” diye konuştu. “Güvene dayalı bir iletişim, kritik rol oynar” Güvene dayalı iletişim ortamının ergenlik döneminde önemli bir yapı taşı olduğunu dile getiren Psikolog Özge Sert, “Çocuğunuzla sağlıklı ve güvene dayalı bir iletişim kurmak, onun gelişiminde ve duygusal sağlığında kritik bir rol oynar. Bu iletişim, çocuğun kendini ifade etme becerisini artırır, sorunlarıyla başa çıkma becerisini geliştirir, sağlıklı sosyal ilişkiler kurmasına yardımcı olur ve duygusal zeka gelişimine katkıda bulunur. Sonuç olarak, güvene dayalı sağlıklı bir iletişim ortamı ergenlik döneminde sağlanması gereken önemli yapı taşlarından biridir” dedi.
Mahkeme pişmanlık emaresi görmedi indirim yapmadı
04 Kasım 2024 Pazartesi - 09:41 Mahkeme pişmanlık emaresi görmedi indirim yapmadı Adana’da, eşi Deniz (43) ve oğlu Alperen Suna’yı (16) bıçaklayarak öldürdüğü iddiasıyla tutuklanarak, yargılandığı davada “Nitelikli kasten öldürme” suçundan 2 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum edilen Cem Suna’ya verilen hapis cezalarına ilişkin mahkeme gerekçeli kararını yazdı. Kararda, sanığın, eşini ve oğlunu öldürdükten sonraki davranışlarında pişman olduğuna dair davranışları bulunmadığı belirtilerek, cezada indirim uygulanmadığına dikkat çekildi. Olay saatine kadar apartmana giren şahısların bina sakinleri olduğu, yabancı bir şahsın giriş çıkış yapmadığı da vurgulanan kararda, bıçaklar üzerinde sanık ile öldürülen anne-oğul dışında üçüncü bir şahsa ait herhangi bir parmak izi ile DNA profili tespit edilemediği belirtildi. Çukurova ilçesi Toros Mahallesi’nde 19 Ağustos 2023’te 10 katlı apartmanın 9’ncu katındaki dairede yaşanan olayda iddiaya göre, Cem Suna ile eşi Deniz ve oğlu Alperen arasında tartışma çıktı. Çıkan tartışmanın büyümesi üzerine Cem Suna, yine iddiaya göre, mutfaktan aldığı bıçakla eşini 39 yerinden, oğlunu da 49 yerinden bıçakladı. Komşuların ihbarı üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Eve giren ekipler, aileyi yerde kanlar içinde buldu. Sağlık ekiplerince yapılan kontrolde Deniz Suna ile oğlunun olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi. Yaralı Cem Suna ise hastaneye kaldırıldı. Hastanedeki tedavisinin ardından tutuklanan Cem Suna hakkında Adana 12. Ağır Ceza Mahkemesi’nde ‘Nitelikli kasten öldürme’ suçundan açılan davada mahkeme heyeti, tutuklu sanık Cem Suna’yı, eşini ve oğlunu öldürmekten 2 defa ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum edip, tutukluluğunun devamına karar verdi. Yapılan yargılama ve incelemenin ardından mahkeme gerekçeli kararını yazdı. Gerekçeli kararda, ihbar üzerine gidilen evin panjur kapısının kapalı ve kapı girişinde kan izleri olduğu, evin içerisine girildiğinde Cem Suna, Deniz Suna ve Alperen Suna’nın yerde yatar vaziyette olduklarının görüldüğü, Cem Suna’nın yaralı olarak Deniz Suna ile Alperen Suna’nın ise olay yerinde vefat ettiği, yerde iki adet bıçak bulunduğu, ikamette taraflarla birlikte yaşayan köpeğin de olay sırasında balkona çıkarılıp kapısının kapatıldığı ifade edildi. "Yabancı kimse yok" Olayın yaşandığı apartmanın girişinde bulunan kamera kayıtlarının incelendiğine dair tutulan tutanakta, olayın meydana geldiği binaya girişin tek olduğu, ayrı bir girişin bulunmadığı, olay saatine kadar apartmana giren şahısların bina sakinleri olduğu, yabancı bir şahsın giriş çıkış yapmadığı yer aldı. Ayrıca Adana Polis Kriminal Laboratuvarı tarafından yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda olay yerinden alınan bıçaklar, bıçaklar üzerinde bulunan örnekler ile ikamet içerisinden alınan örnekler üzerinde yapılan incelemelerde sanık ile öldürülen anne-oğul dışında üçüncü bir şahsa ait herhangi bir parmak izi ile DNA profili tespit edilemediği belirtildi. Olay günü ailesiyle birlikte vakit geçirdikten sonra uyuduğunu söyleyen ve gözünü hastanede açtığını iddia eden sanığın, olay anına dair bir şey hatırlamadığını söylediğinin yer aldığı gerekçeli kararda, sanık avukatının sanığın akıl sağlığının yerinde olup olmadığına dair rapor alınması talebinin mahkemece yargılamayı uzatmaya yönelik olduğu değerlendirilerek ret edildiği belirtildi. "Ceza indirimi uygulamadı" Otopsi raporları, kolluk tutanakları, olay yeri inceleme raporları ve tüm dosya tümüyle ele alındığında; sanığın tespit edilemeyen bir sebepten dolayı oğlunu ve eşini çok sayıda bıçak darbesiyle öldürdüğü mahkemece kabul edildi. Sanığın suçtan sonraki davranışlarında da pişmanlık duymadığının bu nedenle de sanığın cezasında indirim yapılmaksızın ‘nitelikli kasten öldürme’ suçundan ceza aldığının belirtildiği gerekçeli kararda, şu ifadelere yer verildi; ‘’Sanığın eylemini sırf eziyete neden olacak şekilde uzun bir zaman dilimine yayıp yaymadığının anlaşılamadığı, maktullerin vücudunda çok sayıda kesici alet yarası olmuş olsa da tek başına canavarca hisle veya eziyet çektirerek kasten öldürme suçunun kanıtı sayılamayacak oluşu ve sanığın canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme amacıyla hareket ettiğini gösterir olgunun olmadığı değerlendirildiğinde sanık hakkında maktullere karşı eylemlerine ilişkin koşulları oluşmadığından TCK’nın 82/1-b maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiştir. Netice itibariyle sanığın eşi olan Deniz Suna’ya karşı eylemi nedeniyle TCK’nın 82/1-d,f maddesi gereğince ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla cezalandırılmasına, sanığın oğlu olan Alperen Suna’ya karşı eylemi nedeniyle TCK’nın 82/1-d,e maddesi gereğince ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla cezalandırılmasına, sanığın suçtan sonraki davranışları, pişmanlık duyduğuna dair dosyaya yansıyan davranışları bulunmadığından sanık hakkında TCK’nın 62 maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmekle mütalaaya uygun, oy birliğiyle hüküm kurulmuştur."
Dubai çikolatasına rakip: Adana Çikolatası
04 Kasım 2024 Pazartesi - 09:34 Dubai çikolatasına rakip: Adana Çikolatası Adanalı tatlıcı, içeriği Kilis’in coğrafi işaret belgesiyle tescilli ‘Cennet Çamuru’ olan Dubai çikolatasına yeni bir yorum katarak Adana Çikolatası olarak satmaya başladı. Tatlıcı, "Kendi ürünlerimizi yurt dışında pazarlatmak yerine bu ürünlere sahip çıkalım" dedi. Sosyal medyada yapılan paylaşımlar sayesinde popülerleşen Dubai çikolatası, son dönemin en çok tüketilen ürünleri arasında yer aldı. Özellikle sosyal medyada büyük ilgi gören Dubai çikolatası hem tadı hem de gösterişli ambalajlarıyla kısa sürede popüler hale geldi. Adana çikolatası yaptı Ancak popüler ürünün içerisindeki ise Kilis’in coğrafi işaret belgesiyle tescilli ‘Cennet Çamuru’. Adanalı tatlıcı Zeynep Geyik ise Dubai çikolatası olarak bilinen çikolatayı yeniden yorumlayarak Adana Çikolatası yaptı. Ayrıca Geyik, Cennet Çamuru’ndan Adana Bombası’da yaparak menüsüne ekledi. Kısa sürede sosyal medyada ve müşterileri arasında popüler hale gelen lezzetler, “yerli ve milli” bir tat olarak ilgi gördü. “Yoğun talep var” İhlas Haber Ajansı’na konuşan Zeynep Geyik, “Dubai çikolatası çok Dubai olarak nam saldı. Bizde talepler üzerine yapmaya başladık ama bu çikolatanın içerisindeki ürün Kilis’e ait coğrafi işaret belgesiyle tescilli ‘Cennet Çamuru’. Biz bu ürünün satışını Adana Çikolatası olarak yapıyoruz. Şuanda yoğun talep var. Gelen misafirlerimizin hoşuna gitti” dedi. “Ürünlerimize sahip çıkalım” Herkesin yöresel ürünlere sahip çıkması gerektiğini anlatan Geyik, “İç dolgusunu Adana Bombasında da denedik. Fıstık bizim, şeker bizim, kadayıf bizim. Kendi ürünlerimizi yurt dışında pazarlatmak yerine kendi ülkemizde bu ürünlere sahip çıkalım” ifadelerini kullandı. “Bize ait olan bizimdir” Tatlıyı yemeye gelen Halef Noyan, “Biz buna Dubai çikolatası demeyelim. Tescilli ürünümüz Cennet Çamuru’nu bize yedirmeye çalışıyorlar. Bize ait olan bizimdir. Adanalı tatlıcı buna sahip çıkmış. Cennet Çamuru herkesin tüketebileceği, güzel bir ürün. Çikolatası ve Adana Bombası’da çok güzel olmuş” diye konuştu. “Neden Dubai çikolatası deniyor onu bilmiyorum” Oğuz Gülnaz isimli vatandaş, “Sosyal medyada görüp geldim ve denedim. Çok güzel bir ürün. Cennet Çamuru bizim tescilli ürünümüz. Neden Dubai çikolatası deniyor onu da bilmiyorum. Adana Çikolatası ismi çok yakışmış. Böyle ürünlere sahip çıkılması lazım” dedi.
Tarım fuarında birçok ürün ziyaretçilere tanıtıldı
04 Kasım 2024 Pazartesi - 09:11 Tarım fuarında birçok ürün ziyaretçilere tanıtıldı Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, Adana’da yapılan Tarım-Sera ve Bahçe Fuarı’nın Adana tarımının hem ulusal hem de uluslararası platformlarda tanıtılması açısından büyük önem taşıdığını söyledi. Yüreğir Ziraat Odası standında, Adana’nın verimli topraklarında yetişen narenciye, avokado, muz, karpuz, şeker kamışı, yerfıstığı, pamuk, pikan cevizi, hurma, nar, şadok ve ejder meyvesi gibi bölgenin öne çıkan tarım ürünleri tanıtıldı. Ziyaretçilere, Adana’nın doğal ve lezzetli ürünlerinden oluşan çeşitli ikramlar yapıldı. Misafirler, Çukurova’nın bereketli topraklarının sunduğu bu eşsiz ürünleri tatma fırsatı buldu ve Adana tarımının potansiyelini yakından tanıma imkanı elde etti. Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, fuarın bölge tarımına olan katkılarını değerlendirerek, “Bu fuar, Adana tarımının hem ulusal hem de uluslararası platformlarda tanıtılması açısından büyük önem taşıyor. Çiftçilerimiz ve tarım sektörü paydaşları, modern tarım tekniklerini ve yenilikçi çözümleri keşfederek, sürdürülebilir tarım uygulamalarını daha geniş kitlelere ulaştırma fırsatı buldu” dedi. Doğan, bu fuarın üreticiler ve sektör temsilcileri için bir bilgi paylaşım ve iş birliği platformu olduğunu vurguladı. Başkan Doğan, fuarın Adana’nın tarımsal potansiyelini sergileyerek çiftçilerin ürünlerini daha geniş kitlelere tanıtmasına ve bölge ekonomisine katkıda bulunmasına yardımcı olduğunu belirterek, “Ayrıca çiftçilerimizin modern tarım yöntemleri ve yenilikçi teknolojiler hakkında bilgi edinmesi için büyük bir fırsat sundu” şeklinde konuştu. Doğan, fuarın kapanışında yaptığı değerlendirmede, “Bu tür etkinlikler, sadece tarımsal ürünlerimizin tanıtımı için değil, aynı zamanda çiftçilerimizin sektördeki yenilikleri takip etmesi ve gelişen tarım teknolojilerine adapte olmaları için önemli. Yüreğir Ziraat Odası olarak, bölge tarımının güçlenmesi adına bu tür etkinliklere katılmaya ve destek olmaya devam edeceğiz. Standımızı ziyaret eden ve Adana tarımının tanıtımına katkı sağlayan herkese minnettarız. Bu ilgi, bizleri daha iyi işler yapma konusunda motive ediyor ve Adana tarımının daha geniş kitlelere ulaşmasını sağlıyor” ifadelerini kullandı.